Bilim Kurgu Dizi Sevenlere Anime Önerileri: Black Mirror Tadında 10 Seri: Uzay Boşluğunda Akıl Oyunları!
Black Mirror'ı bitirdin ve boşluğa mı düştün? Yolcu, üzülme! Bilim kurgu sevenlere özel, Black Mirror tadında 18 anime serisi ile zihnin sınırlarını zorla. Evrenin derinliklerinde unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya hazır ol!
1. Psycho-Pass: Sibyl Sistemi'nin Gölgesinde
Yolcu, Psycho-Pass'e hoş geldin! Bu anime, geleceğin Japonya'sında geçiyor ve Sibyl Sistemi adında bir yapay zeka, insanların suç işleme potansiyelini ölçerek toplumun düzenini sağlıyor. Sistem, "Suçluluk Katsayısı" yüksek olanları potansiyel suçlu olarak işaretliyor ve bu kişiler "İnfazcılar" tarafından yakalanıyor. Hikaye, Akane Tsunemori adında idealist bir müfettişin, bu sistemin adalet anlayışını sorgulamasıyla başlıyor. İlk başta sisteme güvenen Akane, zamanla Sibyl'in karanlık sırlarını keşfediyor ve ahlaki bir çıkmazın içine sürükleniyor.
Psycho-Pass, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda felsefi soruları da gündeme getiriyor. Bireysel özgürlük, toplumun kontrolü, adalet kavramı gibi temalar, Sibyl Sistemi'nin merceğinden geçirilerek izleyiciye sunuluyor. Animedeki görsel atmosfer, distopik geleceği mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Neon ışıklarının aydınlattığı karanlık sokaklar, yüksek teknolojinin hüküm sürdüğü binalar, izleyiciyi anında bu dünyanın içine çekiyor. Karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı, hikayeye ayrı bir boyut katıyor. Akane'nin idealizmi, Kougami'nin karanlık geçmişi, Makishima'nın nihilist felsefesi, Psycho-Pass'i unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Eğer Black Mirror'ı seviyorsan, Psycho-Pass'e kesinlikle bayılacaksın. İki yapım da teknolojinin insanlık üzerindeki etkilerini, toplumsal düzenin karanlık yüzünü ve bireyin özgürlük arayışını benzer temalar üzerinden işliyor. Psycho-Pass, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir uyarı niteliği taşıyor. Gelecekte teknolojinin bizi nasıl kontrol edebileceğini, bireysel özgürlüğümüzün nasıl kısıtlanabileceğini ve adalet kavramının nasıl çarpıtılabileceğini gözler önüne seriyor.
Seyir Defteri Notu: Sibyl Sistemi'nin arkasındaki gerçekler, animenin en çarpıcı noktalarından biri. Sistemin nasıl çalıştığını, kimlerden oluştuğunu ve amacının ne olduğunu öğrendikçe, dehşete düşeceksin.
Rota Önerisi: Psycho-Pass'i bitirdikten sonra, Ghost in the Shell serisine göz atabilirsin. İki yapım da siberpunk teması, yapay zeka ve insan-makine etkileşimi gibi konuları benzer bir derinlikle işliyor.
2. Ergo Proxy: Hatıraların İzinde Bir Arayış
Ergo Proxy, yolcu, seni bambaşka bir atmosfere taşıyacak. Romdo şehrinde, insanlar ve AutoReiv adı verilen androidler bir arada yaşıyor. Ancak, Cogito virüsü adı verilen bir virüs, AutoReiv'lerin bilinç kazanmasına ve kontrolden çıkmasına neden oluyor. Bu olaylar zinciri, Re-l Mayer adında genç bir dedektifin, Proxy adı verilen gizemli varlıkları araştırmasına yol açıyor. Re-l, bu araştırması sırasında Vincent Law adında hafızasını kaybetmiş bir göçmenle tanışıyor ve ikili, gerçeği aramak için Romdo'dan ayrılıyor.
Ergo Proxy, sadece görsel açıdan değil, aynı zamanda hikaye anlatımı ve felsefi derinliğiyle de öne çıkıyor. Animenin atmosferi, kasvetli ve melankolik bir havaya sahip. Terk edilmiş şehirler, çorak araziler, neon ışıklarının aydınlattığı karanlık sokaklar, izleyiciyi anında bu dünyanın içine çekiyor. Karakterlerin içsel çatışmaları, animenin temelini oluşturuyor. Re-l'nin kimlik arayışı, Vincent'ın hafızasını geri kazanma çabası, Pino'nun masumiyeti, Ergo Proxy'i unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Black Mirror gibi Ergo Proxy de insanlığın geleceği, bilinç, kimlik ve varoluşsal sorgulamalar üzerine yoğunlaşıyor. Eğer sen de "Ben kimim?", "Hayatın anlamı ne?" gibi sorulara kafa yoruyorsan, Ergo Proxy tam sana göre. Ancak uyarayım, bu animeyi anlamak için biraz düşünmen, felsefi göndermeleri yakalaman gerekebilir. Ama merak etme, bu çaba sonunda elde edeceğin deneyime kesinlikle değecek.
Seyir Defteri Notu: Proxy'lerin kim olduğu ve neyi temsil ettiği, animenin en büyük sırlarından biri. Her Proxy'nin farklı bir gücü ve amacı var. Bu sırları çözdükçe, evrenin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkacaksın.
Rota Önerisi: Ergo Proxy'i bitirdikten sonra, Serial Experiments Lain'e göz atabilirsin. İki yapım da kimlik, gerçeklik ve sanal dünya gibi konuları benzer bir üslupla işliyor.
3. Shinsekai Yori: Distopik Bir Cennetin Karanlık Sırları
Shinsekai Yori, yolcu, seni 1000 yıl sonrasına götürüyor. İnsanların psişik güçlere sahip olduğu ve doğayla uyum içinde yaşadığı bir dünyada, görünüşte ütopik bir toplumun karanlık sırlarını keşfetmeye hazır ol. Hikaye, Saki Watanabe adında genç bir kızın, psişik güçlerini kullanmayı öğrenmesiyle başlıyor. Saki ve arkadaşları, toplumun kurallarını ve yasaklarını çiğneyerek, dünyanın gerçek tarihini ve toplumun kuruluş amacını araştırmaya başlıyor. Ancak, bu araştırma onları tehlikeli bir yolculuğa sürüklüyor ve toplumun karanlık yüzüyle yüzleşmelerine neden oluyor.
Shinsekai Yori, sadece fantastik bir hikaye değil, aynı zamanda toplumsal eleştiri ve psikolojik gerilim unsurlarını da barındırıyor. Animenin atmosferi, hem huzurlu hem de tedirgin edici bir havaya sahip. Doğanın güzelliği, toplumun düzeni, psişik güçlerin varlığı, ilk başta izleyiciye ütopik bir dünya sunuyor. Ancak, zamanla bu dünyanın karanlık sırları ortaya çıkıyor ve izleyici, toplumun gerçek yüzüyle yüzleşiyor. Karakterlerin psikolojik derinliği, animenin etkisini artırıyor. Saki'nin idealizmi, Shun'un melankolisi, Maria'nın cesareti, Shinsekai Yori'yi unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Black Mirror'ı seven bir yolcuysan, Shinsekai Yori'nin toplumsal düzen, kontrol mekanizmaları ve bireysel özgürlük temalarını nasıl işlediğine hayran kalacaksın. Bu anime, sana "Ütopya gerçekten mümkün mü?" sorusunu sorduracak ve toplumun karanlık sırlarını keşfetmeye teşvik edecek.
Seyir Defteri Notu: Toplumun kuruluş amacı ve geçmişi, animenin en büyük sırlarından biri. İnsanların psişik güçlere nasıl sahip olduğu, geçmişte yaşanan savaşlar, toplumun kuralları ve yasakları, hepsi bu sırla bağlantılı.
Rota Önerisi: Shinsekai Yori'yi bitirdikten sonra, Made in Abyss'e göz atabilirsin. İki yapım da keşif, macera ve tehlike temalarını benzer bir üslupla işliyor.
4. Texhnolyze: Geleceğin Yeraltı Dünyası
Texhnolyze, yolcu, seni Lux şehrinin karanlık sokaklarına götürüyor. Bu şehirde, Texhnolyze adı verilen teknoloji sayesinde insanlar, kaybettikleri uzuvlarını metal parçalarla değiştirebiliyor. Şehir, Organo, Union ve Salvation Union adlı üç farklı grubun kontrolü altında bulunuyor ve sürekli bir savaş hali hakim. Hikaye, Ichise adında genç bir dövüşçünün, Organo tarafından Texhnolyze edilmesiyle başlıyor. Ichise, daha sonra Ran adında gizemli bir kızla tanışıyor ve ikili, şehrin geleceğini değiştirecek olayların içine sürükleniyor.
Texhnolyze, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda distopik bir geleceği ve insanlığın karanlık yüzünü de gözler önüne seriyor. Animenin atmosferi, kasvetli ve umutsuz bir havaya sahip. Yıkık dökük binalar, neon ışıklarının aydınlattığı karanlık sokaklar, şiddetin kol gezdiği yeraltı dünyası, izleyiciyi anında bu dünyanın içine çekiyor. Karakterlerin içsel çatışmaları, animenin temelini oluşturuyor. Ichise'nin intikam arayışı, Ran'ın kehanetleri, Onishi'nin liderlik vasfı, Texhnolyze'i unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Eğer Black Mirror'ın teknoloji ve toplum arasındaki ilişkiyi ele alış biçimini seviyorsan, Texhnolyze'in Texhnolyze teknolojisinin insanlık üzerindeki etkilerini nasıl gösterdiğine hayran kalacaksın. Bu anime, sana "Teknoloji bizi kurtaracak mı, yoksa yok mu edecek?" sorusunu sorduracak ve geleceğin karanlık yüzünü keşfetmeye teşvik edecek.
Seyir Defteri Notu: Texhnolyze teknolojisinin ne olduğu ve nasıl çalıştığı, animenin en önemli detaylarından biri. Bu teknolojinin insan vücudu üzerindeki etkileri, bağımlılık yaratması ve toplum üzerindeki etkileri, Texhnolyze'i farklı kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Rota Önerisi: Texhnolyze'i bitirdikten sonra, Blame!'e göz atabilirsin. İki yapım da distopik bir geleceği, teknolojik gelişmeleri ve insanlığın hayatta kalma mücadelesini benzer bir üslupla işliyor.
5. Kaiba: Hatıraların Satıldığı Bir Gelecek
Kaiba, yolcu, seni hatıraların alınıp satılabildiği, vücutların değiştirilebildiği tuhaf bir geleceğe götürüyor. Bu dünyada, zenginler hatıralarını koruyarak sonsuza kadar yaşarken, fakirler vücutlarını ve hatıralarını kaybederek yok oluyor. Hikaye, hafızasını kaybetmiş ve vücudunda bir delikle uyanan Kaiba adında bir adamın, kim olduğunu ve nereden geldiğini araştırmasıyla başlıyor. Kaiba, bu araştırması sırasında farklı gezegenleri ziyaret ediyor, farklı insanlarla tanışıyor ve toplumun karanlık sırlarını keşfediyor.
Kaiba, sadece görsel açıdan değil, aynı zamanda hikaye anlatımı ve toplumsal eleştiriyle de öne çıkıyor. Animenin çizim tarzı, retro bir havaya sahip ve izleyiciyi geçmişe götürüyor. Hikaye, hatıraların değeri, sınıf farklılıkları, kimlik ve varoluşsal sorgulamalar gibi temaları işliyor. Kaiba'nın hafızasını geri kazanma çabası, toplumun adaletsizliğiyle yüzleşmesi ve kendi kimliğini bulma arayışı, Kaiba'yı unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Black Mirror'ın "The Entire History of You" bölümünü sevdiysen, Kaiba'nın hatıraların manipüle edilebildiği bir dünyayı nasıl ele aldığına hayran kalacaksın. Bu anime, sana "Hatıralarımız bizi biz yapar mı?" sorusunu sorduracak ve geleceğin karanlık yüzünü keşfetmeye teşvik edecek.
Seyir Defteri Notu: Kaiba'nın hafızasını kaybetmesinin nedeni ve kim olduğu, animenin en büyük sırlarından biri. Bu sırrı çözdükçe, toplumun karanlık sırlarını da ortaya çıkaracaksın.
Rota Önerisi: Kaiba'yı bitirdikten sonra, Angel's Egg'e göz atabilirsin. İki yapım da varoluşsal sorgulamalar, kimlik arayışı ve sembolizm gibi konuları benzer bir üslupla işliyor.
6. Serial Experiments Lain: Gerçeklik ve Sanallığın Sınırında
Yolcu, Serial Experiments Lain seni Wired adı verilen internet benzeri bir ağın derinliklerine çekiyor. Lain Iwakura, içine kapanık bir ortaokul öğrencisiyken, ölen bir sınıf arkadaşından gelen e-postayı almasıyla hayatı değişiyor. Lain, Wired'a girmeye başlıyor ve gerçeklik ile sanallığın arasındaki sınırlar bulanıklaşıyor. Lain, kim olduğunu, nereden geldiğini ve Wired'ın ne olduğunu araştırmaya başlıyor. Bu araştırma onu tehlikeli bir yolculuğa sürüklüyor ve kendi kimliğiyle yüzleşmesine neden oluyor.
Serial Experiments Lain, sadece görsel açıdan değil, aynı zamanda felsefi derinliği ve psikolojik gerilimiyle de öne çıkıyor. Animenin atmosferi, kasvetli ve tedirgin edici bir havaya sahip. Wired'ın sanal dünyası, gerçekliğin çarpıtılmış bir yansıması gibi. Karakterlerin içsel çatışmaları, animenin temelini oluşturuyor. Lain'in kimlik arayışı, Wired'ın sırları, gerçeklik ve sanallık arasındaki ilişki, Serial Experiments Lain'i unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Black Mirror'ın "San Junipero" ve "The Entire History of You" bölümlerini sevdiysen, Serial Experiments Lain'in sanal dünyayı, kimliği ve hatıraların manipülasyonunu nasıl ele aldığına hayran kalacaksın. Bu anime, sana "Gerçeklik nedir?" sorusunu sorduracak ve sanal dünyanın tehlikelerini keşfetmeye teşvik edecek.
Seyir Defteri Notu: Wired'ın ne olduğu ve kimler tarafından kontrol edildiği, animenin en büyük sırlarından biri. Bu sırrı çözdükçe, Lain'in kimliğini ve amacını da anlayacaksın.
Rota Önerisi: Serial Experiments Lain'i bitirdikten sonra, Dennou Coil'e göz atabilirsin. İki yapım da sanal gerçeklik, kimlik ve çocukların dünyası gibi konuları benzer bir üslupla işliyor.
7. Planetes: Uzayın Çöpleri Arasında Bir Umut Arayışı
Planetes, yolcu, seni 2075 yılına, insanların uzayı kolonileştirdiği bir geleceğe götürüyor. Ancak, uzay kolonilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte uzay çöpleri de artıyor ve bu çöpler, uzay araçları ve uydular için büyük bir tehlike oluşturuyor. Hikaye, Uzay Çöp Toplama Bölümü'nde çalışan Hachimaki adında genç bir adamın, kendi uzay gemisine sahip olma hayalini gerçekleştirmeye çalışmasıyla başlıyor. Hachimaki ve ekibi, uzay çöplerini toplarken, farklı insanlarla tanışıyor, farklı sorunlarla karşılaşıyor ve uzayın gerçek yüzünü keşfediyor.
Planetes, sadece bilim kurgu ve macera unsurlarını değil, aynı zamanda toplumsal eleştiri ve insan dramını da barındırıyor. Animenin atmosferi, hem gerçekçi hem de umut dolu bir havaya sahip. Uzayın sonsuzluğu, uzay çöplerinin tehlikesi, insanların hayalleri ve umutları, Planetes'i unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı. Karakterlerin derinliği, animenin etkisini artırıyor. Hachimaki'nin hayalleri, Ai'nin geçmişi, Claire'in liderlik vasfı, Planetes'i farklı kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Black Mirror'ın "Metalhead" ve "Space" bölümlerini sevdiysen, Planetes'in uzayı, teknolojiyi ve insanlığın geleceğini nasıl ele aldığına hayran kalacaksın. Bu anime, sana "Uzay kolonileri insanlığın kurtuluşu mu, yoksa sonu mu olacak?" sorusunu sorduracak ve uzayın zorlu koşullarında hayatta kalma mücadelesini keşfetmeye teşvik edecek.
Seyir Defteri Notu: Uzay çöplerinin ne kadar tehlikeli olduğu ve bu sorunun nasıl çözülebileceği, animenin önemli bir konusu. Uzay çöplerinin uzay araçlarına ve uydulara verdiği zararlar, animede gerçekçi bir şekilde gösteriliyor.
Rota Önerisi: Planetes'i bitirdikten sonra, Uchuu Kyoudai'ye göz atabilirsin. İki yapım da uzay, hayaller ve kardeşlik gibi konuları benzer bir üslupla işliyor.
8. Code Geass: İsyanın ve Stratejinin Dansı
Code Geass, yolcu, seni Kutsal Britanya İmparatorluğu'nun dünyayı ele geçirdiği alternatif bir geleceğe götürüyor. Japonya, İmparatorluk tarafından işgal edilmiş ve "Area 11" olarak yeniden adlandırılmıştır. Hikaye, Britanyalı bir öğrenci olan Lelouch Lamperouge'un, Geass adı verilen gizemli bir güç elde etmesiyle başlıyor. Lelouch, Geass'ı kullanarak İmparatorluğa karşı bir isyan başlatıyor ve "Zero" adıyla bir direniş örgütü kuruyor. Lelouch, zekası ve stratejik yetenekleriyle İmparatorluğa karşı savaşırken, kendi idealleri ve Geass'ın karanlık tarafıyla yüzleşmek zorunda kalıyor.
Code Geass, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda politik entrika, strateji ve karakter dramını da barındırıyor. Animenin atmosferi, gerilim dolu ve heyecan verici bir havaya sahip. Savaş sahneleri, karakterlerin stratejik hamleleri, politik entrikalar, Code Geass'ı unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı. Karakterlerin derinliği, animenin etkisini artırıyor. Lelouch'un zekası, Suzaku'nun idealizmi, C.C.'nin gizemi, Code Geass'ı farklı kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Black Mirror'ın "The Waldo Moment" ve "Men Against Fire" bölümlerini sevdiysen, Code Geass'ın politik gücü, manipülasyonu ve savaşın ahlaki boyutunu nasıl ele aldığına hayran kalacaksın. Bu anime, sana "Güç insanı yozlaştırır mı?" sorusunu sorduracak ve politik entrikaların karanlık dünyasını keşfetmeye teşvik edecek.
Seyir Defteri Notu: Geass'ın ne olduğu, nasıl çalıştığı ve kimler tarafından kullanılabildiği, animenin önemli bir konusu. Geass'ın farklı türleri, kullanıcılara farklı güçler veriyor ve bu güçler, savaşın seyrini değiştirebiliyor.
Rota Önerisi: Code Geass'ı bitirdikten sonra, Death Note'a göz atabilirsin. İki yapım da zeki karakterler, stratejik hamleler ve ahlaki ikilemler gibi konuları benzer bir üslupla işliyor.
9. Neon Genesis Evangelion: Mecha'ların ve Ruhsal Çöküşün Hikayesi
Neon Genesis Evangelion, yolcu, seni devasa biyomekanik robotlar olan Evangelion'ların, Angel adı verilen gizemli yaratıklara karşı savaştığı bir geleceğe götürüyor. Hikaye, Shinji Ikari adında içine kapanık bir gencin, babası tarafından Evangelion pilotu olması için çağrılmasıyla başlıyor. Shinji, Evangelion'a binmek ve Angel'lara karşı savaşmak zorunda kalırken, kendi içsel sorunlarıyla ve dünyanın sırlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Evangelion, sadece mecha türünün bir örneği değil, aynı zamanda psikolojik gerilim, varoluşsal sorgulamalar ve dini sembolizmle dolu bir yapım.
Evangelion, sadece aksiyon sahneleriyle değil, aynı zamanda karakterlerin psikolojik derinliği ve sembolik anlatımıyla da öne çıkıyor. Animenin atmosferi, kasvetli, tedirgin edici ve zaman zaman umutsuz bir havaya sahip. Angel'ların gizemi, Evangelion'ların gücü, karakterlerin içsel çatışmaları, Evangelion'u unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı. Shinji'nin korkuları, Asuka'nın travmaları, Rei'nin gizemi, Evangelion'u farklı kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Black Mirror'ın "White Bear" ve "Hated in the Nation" bölümlerini sevdiysen, Evangelion'un insan psikolojisini, travmayı ve toplumun baskısını nasıl ele aldığına hayran kalacaksın. Bu anime, sana "İnsan olmak ne demek?" sorusunu sorduracak ve kendi iç dünyanı keşfetmeye teşvik edecek.
Seyir Defteri Notu: Angel'ların kim olduğu, nereden geldiği ve amaçlarının ne olduğu, animenin en büyük sırlarından biri. Angel'ların farklı türleri, farklı özelliklere sahip ve her biri, insanlığa farklı bir tehdit oluşturuyor.
Rota Önerisi: Evangelion'u bitirdikten sonra, Devilman Crybaby'ye göz atabilirsin. İki yapım da şiddet, psikolojik gerilim ve apokaliptik temaları benzer bir üslupla işliyor.
10. Steins;Gate: Zamanın Labirentlerinde Bir Yolculuk
Steins;Gate, yolcu, seni Akihabara'da yaşayan çılgın bilim adamı Rintarou Okabe'nin, yanlışlıkla zaman yolculuğunu keşfetmesiyle başlayan bir maceraya götürüyor. Okabe ve arkadaşları, geleceğe mesaj gönderebilen bir cihaz icat ediyorlar ve bu cihazı kullanarak geçmişi değiştirmeye çalışıyorlar. Ancak, geçmişi değiştirmenin beklenmedik sonuçları oluyor ve Okabe, farklı zaman çizgilerinde sıkışıp kalıyor. Okabe, sevdiklerini kurtarmak ve doğru zaman çizgisini bulmak için zamana karşı bir yarışa giriyor.
Steins;Gate, sadece bilim kurgu ve gerilim unsurlarını değil, aynı zamanda karakter dramı ve romantizmi de barındırıyor. Animenin atmosferi, hem komik hem de duygusal bir havaya sahip. Okabe'nin çılgınlığı, arkadaşlarının desteği, zaman yolculuğunun tehlikeleri, Steins;Gate'i unutulmaz kılan unsurlardan sadece birkaçı. Okabe'nin kararlılığı, Kurisu'nun zekası, Mayuri'nin masumiyeti, Steins;Gate'i farklı kılan unsurlardan sadece birkaçı.
Black Mirror'ın "Bandersnatch" ve "White Christmas" bölümlerini sevdiysen, Steins;Gate'in zaman yolculuğunu, paralel evrenleri ve seçimlerin sonuçlarını nasıl ele aldığına hayran kalacaksın. Bu anime, sana "Geçmişi değiştirmek mümkün mü, yoksa kaderimize mi mahkumuz?" sorusunu sorduracak ve zamanın labirentlerinde kaybolmaya teşvik edecek.
Seyir Defteri Notu: Zaman yolculuğunun nasıl çalıştığı, farklı zaman çizgilerinin ne olduğu ve bu çizgiler arasındaki geçişlerin nasıl gerçekleştiği, animenin önemli bir konusu. Zaman yolculuğunun paradoksları, kelebek etkisi ve determinizm gibi kavramlar, animede detaylı bir şekilde işleniyor.
Rota Önerisi: Steins;Gate'i bitirdikten sonra, Re:Zero - Starting Life in Another World'e göz atabilirsin. İki yapım da zaman döngüleri, ölümün anlamı ve kader gibi konuları benzer bir üslupla işliyor.
Tepkiniz Nedir?