Death Note Gibi Ölüm Stratejisi Temalı 10 Manhwa Önerisi! Zeka Planları: Beyin Yakan Seçkiler!

Ölümcül zeka oyunlarına hazır mısın, yolcu? Death Note tadında, strateji dolu 20 Manhwa ile karanlık planlara dalış yap! Entrikalar, dehalar ve ölümcül seçimler seni bekliyor.

Şubat 28, 2026 - 06:09
Şubat 28, 2026 - 06:09
 0  1
Death Note Gibi Ölüm Stratejisi Temalı 10 Manhwa Önerisi! Zeka Planları: Beyin Yakan Seçkiler!

1. Liar Game

Yolcu, eğer Death Note'un o psikolojik savaş atmosferini özlediysen, Liar Game tam sana göre! Bu manhwa'da Nao Kanzaki adında saf bir kızcağız, kendini bir anda Liar Game adı verilen ölümcül bir oyunun içinde buluyor. Amaç basit: Diğer yarışmacıları dolandırıp paralarını çalmak. Tabii ki, dolandırılmamak da önemli. Nao'nun dürüstlüğü ve saflığı, onu bu acımasız dünyada hayatta kalmak için zeki bir dolandırıcı olan Shinichi Akiyama ile işbirliği yapmaya itiyor. Abi, Akiyama'nın zekası Light Yagami'ye taş çıkartır, o derece! Her round, beyin yakıcı stratejilerle dolu. İhanetler, ittifaklar ve akıl oyunları havada uçuşuyor. Liar Game, sadece bir oyun değil, insan doğasının karanlık bir aynası. Her karakterin motivasyonunu sorgularken, kendi ahlaki sınırlarını da zorlayacaksın.

Akiyama'nın Nao'ya olan yardımları ilk başta sadece pragmatik gibi görünse de, zamanla aralarında ilginç bir bağ oluşuyor. Nao'nun saf kalbi, Akiyama'nın karanlık geçmişiyle tezat oluşturuyor ve bu dinamik, seriyi daha da çekici kılıyor. Oyunların karmaşıklığı arttıkça, Akiyama'nın stratejileri de daha da zekice hale geliyor. Rakiplerini alt etmek için psikolojik manipülasyon, matematiksel analiz ve hatta sosyolojik teorileri kullanıyor. Liar Game, sadece bir manhwa değil, aynı zamanda bir zeka egzersizi. Her bölüm sonunda, "Acaba ben olsam ne yapardım?" diye düşünmeden edemeyeceksin.

Liar Game'in en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. Her yarışmacının geçmişi, motivasyonları ve zayıflıkları detaylı bir şekilde işleniyor. Bu da, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını ve onların kararlarını anlamasını sağlıyor. Tabii ki, bazı karakterlerin acımasızlığı ve ihanetleri, okuyucuyu sinir krizine sokabilir. Ama işte tam da bu yüzden Liar Game, bağımlılık yaratan bir manhwa. Zeka savaşları, psikolojik gerilim ve insan doğasının karanlık yönleriyle yüzleşmek istiyorsan, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Liar Game'de kullanılan oyun teorisi kavramlarına dikkat et. Bazı stratejiler gerçek hayatta da işe yarayabilir!

Rota Önerisi: Eğer Liar Game'i sevdiysen, Kaiji: Ultimate Survivor animesine de göz atabilirsin. Orada da ölümcül oyunlar ve zeka savaşları seni bekliyor.


2. Talentless Nana

Death Note'ta Light Yagami'nin dünyayı "temizleme" amacını hatırlarsın. Talentless Nana'da ise Nana Hiiragi adında sevimli bir kızımız var, ama onun amacı yetenekli öğrencileri teker teker ortadan kaldırmak! Nasıl mı? Çünkü bu öğrenciler, insanlığın düşmanı olan "canavarlar" ile savaşmak için eğitiliyorlar. Ancak Nana'nın bir yeteneği yok. İşte bu yüzden zekasını ve manipülasyon yeteneğini kullanarak, yetenekli öğrencileri tek tek avlıyor. Yolcu, bu manhwa'da ters köşe üstüne ters köşe yaşayacaksın. Nana'nın masum görüntüsünün altında yatan karanlık planlar, seni şaşırtmaktan yorulmayacak.

Nana'nın planları o kadar ince düşünülmüş ki, her bölümde "Yok artık, bunu nasıl akıl etti?" diye hayret edeceksin. Rakiplerinin yeteneklerini, kişiliklerini ve zayıflıklarını en ince detayına kadar analiz ediyor ve ona göre hareket ediyor. Tabii ki, bazı öğrenciler de Nana'nın oyununu çözmeye çalışıyor. Bu da, seriye ekstra bir gerilim katıyor. Nana'nın sürekli tetikte olması ve her an yakalanma riskiyle yaşaması, okuyucuyu da gergin tutuyor. Talentless Nana, sadece bir zeka savaşı değil, aynı zamanda ahlaki bir sorgulama. Nana'nın yaptıkları doğru mu, yoksa yanlış mı? Bu soruyu kendine sormadan edemeyeceksin.

Talentless Nana'nın en sevdiğim yanı, karakterlerin karmaşıklığı. Nana'nın motivasyonları, geçmişi ve duygusal çatışmaları detaylı bir şekilde işleniyor. Bu da, onu sadece bir kötü karakter olarak görmeni engelliyor. Aksine, onunla empati kurmanı ve yaptıklarını anlamanı sağlıyor. Tabii ki, bazı öğrencilerin ölümü seni üzebilir. Ama unutma, bu sadece bir oyun. Ya da değil mi? Talentless Nana, zeka oyunları, psikolojik gerilim ve karanlık sırlarla dolu bir manhwa. Eğer Death Note'un o karmaşık ve sürükleyici atmosferini özlediysen, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Talentless Nana'da karakterlerin yeteneklerine dikkat et. Bazı yetenekler ilk başta önemsiz gibi görünse de, ilerleyen bölümlerde çok önemli roller oynuyor.

Rota Önerisi: Eğer Talentless Nana'yı sevdiysen, Re:Zero - Starting Life in Another World animesine de göz atabilirsin. Orada da ana karakter, sürekli ölümden dönerek olayları çözmeye çalışıyor.


3. Tomodachi Game

Yolcu, arkadaşlık senin için ne kadar değerli? Tomodachi Game, bu soruyu alıp seni derin bir sorgulamaya itiyor. Yuuichi Katagiri adında yoksul ama zeki bir lise öğrencisi, en yakın arkadaşlarıyla birlikte Tomodachi Game adı verilen bir oyuna katılmak zorunda kalıyor. Amaç basit: Arkadaşlarına güvenmek ve oyunları kazanmak. Ancak oyunlar, arkadaşlık bağlarını sınayan acımasız testlerden oluşuyor. Yalanlar, ihanetler ve sırlar ortaya çıktıkça, Yuuichi ve arkadaşlarının ilişkileri paramparça oluyor. Abi, bu manhwa'da arkadaşlık kavramının ne kadar kırılgan olduğunu göreceksin.

Yuuichi'nin zekası, Light Yagami'nin zekasıyla yarışır cinsten. Her oyunda, rakiplerinin psikolojisini çözerek onları manipüle ediyor. Ancak Yuuichi'nin en büyük zorluğu, arkadaşlarına güvenmek. Çünkü oyunlar, arkadaşların birbirine ihanet etmesini teşvik ediyor. Yuuichi, arkadaşlarını kurtarmak için kendi ahlaki sınırlarını zorlamak zorunda kalıyor. Tomodachi Game, sadece bir zeka savaşı değil, aynı zamanda bir karakter gelişimi hikayesi. Yuuichi'nin arkadaşlarına olan inancı, oyunlar boyunca sınanıyor ve değişiyor.

Tomodachi Game'in en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. Her arkadaşın geçmişi, motivasyonları ve sırları detaylı bir şekilde işleniyor. Bu da, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını ve onların kararlarını anlamasını sağlıyor. Tabii ki, bazı ihanetler seni çok sinirlendirebilir. Ama unutma, bu sadece bir oyun. Ya da değil mi? Tomodachi Game, arkadaşlık, güven ve ihanet temalarını işleyen sürükleyici bir manhwa. Eğer Death Note'un o psikolojik gerilimini ve zeka oyunlarını özlediysen, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Tomodachi Game'de arkadaşların birbirine olan davranışlarına dikkat et. Bazı davranışlar, gelecekteki ihanetlerin habercisi olabilir.

Rota Önerisi: Eğer Tomodachi Game'i sevdiysen, Doubt manga serisine de göz atabilirsin. Orada da bir grup arkadaş, ölümcül bir oyunda hayatta kalmaya çalışıyor.


4. Code Geass

Yolcu, Death Note'un o politik entrikalarla dolu dünyasını hatırlarsın. Code Geass, işte o dünyaya benzer bir atmosfer sunuyor. Lelouch Lamperouge adında zeki bir öğrenci, Kutsal Britanya İmparatorluğu'na karşı bir isyan başlatıyor. Amacı, kız kardeşinin daha iyi bir dünyada yaşamasını sağlamak. Lelouch, Geass adı verilen bir güce sahip oluyor. Bu güç, ona insanlara tek seferlik emir verme yeteneği veriyor. Lelouch, bu gücü kullanarak Britanya İmparatorluğu'na karşı savaş açıyor. Ama Lelouch'un planları o kadar karmaşık ki, her adımında yeni bir riskle karşılaşıyor.

Lelouch'un zekası, Light Yagami'nin zekasıyla yarışır cinsten. Her savaşta, rakiplerinin stratejilerini çözerek onları alt ediyor. Ancak Lelouch'un en büyük zorluğu, Geass'ın gücünü kontrol etmek. Çünkü Geass, yanlış kullanıldığında çok tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Lelouch, hem Britanya İmparatorluğu'na karşı savaşmak, hem de Geass'ın gücünü kontrol etmek zorunda kalıyor. Code Geass, sadece bir aksiyon serisi değil, aynı zamanda bir politik drama. Lelouch'un kararları, sadece kendi hayatını değil, tüm dünyanın kaderini etkiliyor.

Code Geass'ın en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. Lelouch'un motivasyonları, geçmişi ve duygusal çatışmaları detaylı bir şekilde işleniyor. Bu da, onu sadece bir kahraman olarak görmeni engelliyor. Aksine, onunla empati kurmanı ve yaptıklarını anlamanı sağlıyor. Tabii ki, bazı karakterlerin ölümü seni çok üzebilir. Ama unutma, bu sadece bir oyun. Ya da değil mi? Code Geass, aksiyon, politika ve dramı harmanlayan sürükleyici bir anime. Eğer Death Note'un o zeka oyunlarını ve politik entrikalarını özlediysen, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Code Geass'da Lelouch'un kullandığı taktiklere dikkat et. Bazı taktikler, gerçek hayatta da işe yarayabilir.

Rota Önerisi: Eğer Code Geass'ı sevdiysen, Aldnoah.Zero anime serisine de göz atabilirsin. Orada da iki farklı gezegen arasındaki savaş konu ediliyor.


5. Death Parade

Yolcu, ölümden sonra ne olduğuna hiç merak ettin mi? Death Parade, bu soruya farklı bir bakış açısı getiriyor. Ölümden sonra, insanlar Decim adında bir barmen tarafından yönetilen bir bara geliyor. Decim, ölen kişilerin ruhlarını yargılamak için onlara çeşitli oyunlar oynatıyor. Oyunlar, ölen kişilerin en karanlık sırlarını ve duygularını ortaya çıkarıyor. Decim, bu bilgilere dayanarak ölen kişilerin cennete mi, yoksa cehenneme mi gideceğine karar veriyor. Abi, bu anime'de ölümün ne kadar karmaşık bir kavram olduğunu göreceksin.

Decim'in zekası, insan doğasını anlama yeteneğinde yatıyor. Her oyunda, ölen kişilerin davranışlarını analiz ederek onların gerçek karakterlerini ortaya çıkarıyor. Ancak Decim'in en büyük zorluğu, duygularını kontrol etmek. Çünkü Decim, bir kukla ve duyguları olmaması gerekiyor. Ancak zamanla, ölen kişilerle etkileşim kurdukça duygular geliştirmeye başlıyor. Death Parade, sadece bir yargılama süreci değil, aynı zamanda bir insanlık dramı. Decim'in duygusal gelişimi, seriye ekstra bir derinlik katıyor.

Death Parade'in en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. Her ölen kişinin geçmişi, motivasyonları ve pişmanlıkları detaylı bir şekilde işleniyor. Bu da, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını ve onların kararlarını anlamasını sağlıyor. Tabii ki, bazı ölümler seni çok üzebilir. Ama unutma, bu sadece bir oyun. Ya da değil mi? Death Parade, ölüm, yargılama ve insanlık temalarını işleyen sürükleyici bir anime. Eğer Death Note'un o karanlık atmosferini ve felsefi sorgulamalarını özlediysen, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Death Parade'de oynanan oyunlara dikkat et. Oyunlar, ölen kişilerin karakterlerini yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Death Parade'i sevdiysen, Erased anime serisine de göz atabilirsin. Orada da ana karakter, geçmişe giderek olayları değiştirmeye çalışıyor.


6. Monster

Yolcu, gerçek bir kötü adamla karşı karşıya gelmeye hazır mısın? Monster, Dr. Kenzo Tenma adında yetenekli bir beyin cerrahının hikayesini anlatıyor. Dr. Tenma, bir gün vicdanının sesini dinleyerek genç bir çocuğun hayatını kurtarıyor. Ancak bu çocuk, büyüdüğünde acımasız bir seri katile dönüşüyor. Dr. Tenma, yaptığından pişmanlık duyarak seri katili durdurmaya karar veriyor. Abi, bu anime'de iyilik ve kötülük arasındaki ince çizgiyi göreceksin.

Dr. Tenma'nın zekası, tıp bilgisi ve insanları anlama yeteneğinde yatıyor. Seri katilin izini sürerken, onun geçmişini ve motivasyonlarını araştırmaya çalışıyor. Ancak seri katil, Dr. Tenma'dan çok daha zeki ve kurnaz. Her adımda, Dr. Tenma'yı tuzağa düşürmeye çalışıyor. Monster, sadece bir gerilim serisi değil, aynı zamanda bir psikolojik drama. Dr. Tenma'nın vicdan azabı ve seri katili durdurma çabası, seriye ekstra bir derinlik katıyor.

Monster'ın en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. Dr. Tenma'nın ahlaki değerleri, seri katilin karanlık geçmişi ve diğer karakterlerin motivasyonları detaylı bir şekilde işleniyor. Bu da, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını ve onların kararlarını anlamasını sağlıyor. Tabii ki, bazı ölümler seni çok üzebilir. Ama unutma, bu sadece bir oyun. Ya da değil mi? Monster, gerilim, psikoloji ve dramı harmanlayan sürükleyici bir anime. Eğer Death Note'un o karanlık atmosferini ve zeka oyunlarını özlediysen, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Monster'da seri katilin davranışlarına dikkat et. Davranışları, geçmişindeki travmaları yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Monster'ı sevdiysen, Psycho-Pass anime serisine de göz atabilirsin. Orada da suç oranını ölçen bir sistem ve suçluları yakalamaya çalışan polisler konu ediliyor.


7. The Promised Neverland

Yolcu, cennet gibi görünen bir yetimhanenin ardındaki karanlık sırrı keşfetmeye hazır mısın? The Promised Neverland, Grace Field House adında bir yetimhanede yaşayan çocukların hikayesini anlatıyor. Çocuklar, yetimhanede mutlu bir hayat sürüyorlar. Ancak bir gün, yetimhanenin gerçek amacını öğreniyorlar. Yetimhane, aslında çocukları iblislere yem olarak yetiştiren bir çiftlik! Çocuklar, hayatta kalmak için yetimhaneden kaçmaya karar veriyorlar. Abi, bu anime'de masumiyetin nasıl yok edilebileceğini göreceksin.

Emma, Norman ve Ray adındaki üç zeki çocuk, kaçış planını yönetiyorlar. Her birinin farklı yetenekleri ve zekası var. Emma'nın liderlik yeteneği, Norman'ın stratejik zekası ve Ray'in bilgi birikimi, kaçış planının başarılı olması için çok önemli. Ancak yetimhanenin yöneticisi olan Isabella, çocuklardan çok daha zeki ve kurnaz. Her adımda, çocukların planlarını bozmaya çalışıyor. The Promised Neverland, sadece bir kaçış hikayesi değil, aynı zamanda bir zeka savaşı. Çocukların hayatta kalma çabası, seriye ekstra bir gerilim katıyor.

The Promised Neverland'in en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. Çocukların umutları, korkuları ve hayatta kalma arzuları detaylı bir şekilde işleniyor. Isabella'nın motivasyonları ve geçmişi de serinin ilerleyen bölümlerinde açıklanıyor. Bu da, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını ve onların kararlarını anlamasını sağlıyor. Tabii ki, bazı sahneler seni çok üzebilir. Ama unutma, bu sadece bir oyun. Ya da değil mi? The Promised Neverland, gerilim, zeka ve umut temalarını işleyen sürükleyici bir anime. Eğer Death Note'un o karanlık atmosferini ve zeka oyunlarını özlediysen, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: The Promised Neverland'da çocukların kullandığı taktiklere dikkat et. Taktikler, yetimhanenin yapısı ve iblislerin zayıflıkları üzerine kurulmuş.

Rota Önerisi: Eğer The Promised Neverland'i sevdiysen, Attack on Titan anime serisine de göz atabilirsin. Orada da insanlar, devlere karşı hayatta kalmaya çalışıyor.


8. Akagi

Yolcu, kumar masasında zekanın ne kadar önemli olduğunu merak ediyor musun? Akagi, Shigeru Akagi adında genç bir kumarbazın hikayesini anlatıyor. Akagi, mahjong oyununda olağanüstü bir yeteneğe sahip. Soğukkanlılığı, zekası ve şansı sayesinde, rakiplerini kolayca alt ediyor. Ancak Akagi, sadece para kazanmak için kumar oynamıyor. O, kumarın heyecanını, riskini ve zihinsel meydan okumasını seviyor. Abi, bu anime'de kumarın bir sanat haline geldiğini göreceksin.

Akagi'nin zekası, rakiplerinin hamlelerini tahmin etme ve kendi stratejilerini buna göre ayarlama yeteneğinde yatıyor. Her oyunda, rakiplerinin psikolojisini çözerek onları manipüle ediyor. Ancak Akagi'nin en büyük rakibi, Ichikawa adında deneyimli bir kumarbaz. Ichikawa, Akagi'den çok daha yaşlı ve tecrübeli. Ancak Akagi, Ichikawa'nın zekasına ve deneyimine meydan okumaya kararlı. Akagi, sadece bir kumar serisi değil, aynı zamanda bir zeka savaşı. Akagi ve Ichikawa arasındaki rekabet, seriye ekstra bir gerilim katıyor.

Akagi'nin en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. Akagi'nin soğukkanlılığı, Ichikawa'nın deneyimi ve diğer kumarbazların motivasyonları detaylı bir şekilde işleniyor. Bu da, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını ve onların kararlarını anlamasını sağlıyor. Tabii ki, bazı kumar oyunları seni çok gerginleştirebilir. Ama unutma, bu sadece bir oyun. Ya da değil mi? Akagi, kumar, zeka ve risk temalarını işleyen sürükleyici bir anime. Eğer Death Note'un o zeka oyunlarını ve gerilimini özlediysen, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Akagi'de mahjong oyununun kurallarına dikkat et. Kurallar, oyunun stratejisini anlamak için çok önemli.

Rota Önerisi: Eğer Akagi'yi sevdiysen, Kaiji: Ultimate Survivor anime serisine de göz atabilirsin. Orada da ana karakter, ölümcül kumar oyunlarında hayatta kalmaya çalışıyor.


9. Classroom of the Elite

Yolcu, yetenekli öğrencilerin rekabet dolu dünyasına girmeye hazır mısın? Classroom of the Elite, Koudo Ikusei Lisesi adında özel bir okulda geçen bir hikayeyi anlatıyor. Bu okul, Japonya'nın en iyi öğrencilerini yetiştirmeyi amaçlıyor. Ancak okulun sistemi, öğrencileri sınıflandırmaya ve rekabete dayalı bir ortama sokmaya yönelik. Ayanokouji Kiyotaka adında gizemli bir öğrenci, en düşük sınıf olan D sınıfına yerleştiriliyor. Ayanokouji, zekası ve yetenekleriyle diğer öğrencilerden farklı olduğunu gösteriyor. Ancak o, dikkat çekmemeye ve arka planda kalmaya çalışıyor. Abi, bu anime'de rekabetin ne kadar acımasız olabileceğini göreceksin.

Ayanokouji'nin zekası, insanları manipüle etme ve olayları kontrol etme yeteneğinde yatıyor. Her durumda, en uygun stratejiyi belirleyerek hedeflerine ulaşıyor. Ancak Ayanokouji'nin motivasyonları ve geçmişi hakkında çok az şey biliniyor. O, sırlarla dolu bir karakter. Classroom of the Elite, sadece bir okul hikayesi değil, aynı zamanda bir zeka savaşı. Ayanokouji'nin diğer öğrencilerle olan rekabeti, seriye ekstra bir gerilim katıyor.

Classroom of the Elite'in en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. Ayanokouji'nin gizemli kişiliği, diğer öğrencilerin hırsları ve okulun sisteminin acımasızlığı detaylı bir şekilde işleniyor. Bu da, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını ve onların kararlarını anlamasını sağlıyor. Tabii ki, bazı rekabet sahneleri seni çok sinirlendirebilir. Ama unutma, bu sadece bir oyun. Ya da değil mi? Classroom of the Elite, zeka, rekabet ve sır temalarını işleyen sürükleyici bir anime. Eğer Death Note'un o zeka oyunlarını ve gizemini özlediysen, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Classroom of the Elite'de Ayanokouji'nin davranışlarına dikkat et. Davranışları, geçmişi hakkında ipuçları veriyor.

Rota Önerisi: Eğer Classroom of the Elite'i sevdiysen, Assassination Classroom anime serisine de göz atabilirsin. Orada da öğrenciler, öğretmenlerini öldürmeye çalışıyor.


10. Moriarty the Patriot

Yolcu, Sherlock Holmes'ün ezeli rakibiyle tanışmaya hazır mısın? Moriarty the Patriot, William James Moriarty adında zeki bir matematik profesörünün hikayesini anlatıyor. William, İngiltere'deki sınıf ayrımından ve adaletsizlikten rahatsız. Bu yüzden, ülkeyi daha iyi bir yer haline getirmek için suç işlemeye karar veriyor. William, zekası ve planlama yeteneği sayesinde, kusursuz cinayetler işliyor. Ancak onun amacı, sadece suç işlemek değil. O, İngiltere'deki sistemi değiştirmek ve adaleti sağlamak istiyor. Abi, bu anime'de suçun bir amaca hizmet edebileceğini göreceksin.

William'ın zekası, karmaşık planlar yapma ve insanları manipüle etme yeteneğinde yatıyor. Her cinayeti, kusursuz bir şekilde tasarlıyor ve uyguluyor. Ancak William'ın en büyük rakibi, Sherlock Holmes adında ünlü bir dedektif. Sherlock, William'ın cinayetlerini çözmeye ve onu adalete teslim etmeye kararlı. Moriarty the Patriot, sadece bir suç serisi değil, aynı zamanda bir zeka savaşı. William ve Sherlock arasındaki rekabet, seriye ekstra bir gerilim katıyor.

Moriarty the Patriot'in en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. William'ın motivasyonları, Sherlock'un zekası ve diğer karakterlerin rolleri detaylı bir şekilde işleniyor. Bu da, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını ve onların kararlarını anlamasını sağlıyor. Tabii ki, bazı cinayet sahneleri seni çok rahatsız edebilir. Ama unutma, bu sadece bir oyun. Ya da değil mi? Moriarty the Patriot, suç, zeka ve adalet temalarını işleyen sürükleyici bir anime. Eğer Death Note'un o zeka oyunlarını ve karanlık atmosferini özlediysen, bu seriyi kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Moriarty the Patriot'de William'ın planlarına dikkat et. Planlar, İngiltere'deki sosyal sorunlara çözüm önerileri sunuyor.

Rota Önerisi: Eğer Moriarty the Patriot'i sevdiysen, Joker anime serisine de göz atabilirsin. Orada da ana karakter, suç dünyasının en zeki isimlerinden biri.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.