Death Note Gibi Zeka Savaşı Temalı 10 Manhwa Önerisi! Plan Mücadeleleri!: Beyin Yakan Manhwa Evrenine Giriş!

Zekanın sınırlarını zorlayan, Death Note tadında 20 muhteşem manhwa keşfetmeye hazır ol! Strateji, entrika ve akıl oyunlarıyla dolu bu listede, her yolcuya göre bir şeyler var.

Şubat 28, 2026 - 06:10
Şubat 28, 2026 - 06:10
 0  2
Death Note Gibi Zeka Savaşı Temalı 10 Manhwa Önerisi! Plan Mücadeleleri!: Beyin Yakan Manhwa Evrenine Giriş!

1. Liar Game

Yolcu, Liar Game'e hoş geldin! Bu manhwa, insan doğasının karanlık dehlizlerinde bir yolculuğa çıkarıyor seni. Naif ve dürüst Nao Kanzaki, birdenbire kendini devasa bir para ödülünün olduğu bir yalan oyununun içinde buluyor. Tabii ki, bu oyunun tek bir kuralı var: Yalan söylemek! Ama Nao, yalan söylemekten nefret ediyor. İşte tam bu noktada, dolandırıcı Shinichi Akiyama devreye giriyor. Akiyama, Nao'ya yardım etmeye karar veriyor ve ikili, bu acımasız oyunda hayatta kalmak için zekalarını konuşturmak zorunda kalıyor. Her bölümde yeni bir oyun, yeni bir strateji ve daha da önemlisi, insan psikolojisinin derinliklerine inen bir bakış açısı sunuluyor. Unutma, bu oyunda en zeki olan değil, en iyi yalan söyleyen kazanır! Okurken sürekli "Ulan ben olsam ne yapardım?" diye düşüneceksin, garanti ederim.

Liar Game sadece bir zeka oyunu değil, aynı zamanda insan doğasının bir eleştirisi. Dürüstlük, güven, açgözlülük gibi kavramlar, oyunun acımasız kuralları altında yeniden tanımlanıyor. Nao'nun saflığı ve Akiyama'nın zekası arasındaki kontrast, hikayeye ayrı bir dinamizm katıyor. Her karakterin kendine özgü motivasyonları ve sırları var. Bu da olay örgüsünü sürekli olarak tahmin edilemez kılıyor. Manhwa'nın çizimleri de hikayenin atmosferine uygun olarak karanlık ve gerilim dolu. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri, iç dünyalarını yansıtmakta oldukça başarılı. Liar Game, zeka savaşlarını seven ve insan psikolojisine ilgi duyan her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Liar Game'in bir de Japon dizisi uyarlaması var. Dizi, manhwa'ya oldukça sadık kalmış. Ancak, manhwa'nın derinliği ve karakterlerin iç dünyası, dizide tam olarak yansıtılamamış. Eğer Liar Game'i sevdiysen, dizisine de bir göz atabilirsin. Ama unutma, manhwa her zaman daha iyidir!

Rota Önerisi: Eğer Liar Game'i sevdiysen, Kaiji: Ultimate Survivor animesine de bir göz atmanı öneririm. Kaiji de Liar Game gibi, acımasız bir hayatta kalma oyununu konu alıyor. İki yapım da zeka savaşları, insan psikolojisi ve kumar temalarını işliyor. Ayrıca, her ikisi de izleyiciyi/okuyucuyu sürekli olarak diken üstünde tutmayı başarıyor.


2. Talentless Nana

Selam gezgin! Talentless Nana, ilk bakışta süper güçlere sahip öğrencilerin bir araya geldiği tipik bir okul animesi/manhwası gibi duruyor, değil mi? Ama dur bakalım, daha derine inelim. Bu okulda, insanlığın düşmanı olan "düşmanları" yok etmek için eğitilen öğrenciler var. Ancak, bu öğrencilerden biri, Nana Hiiragi, aslında yeteneksiz. Evet, yanlış duymadın, hiçbir süper gücü yok. Ama Nana'nın süper gücü, zekası! Nana, insanlığı kurtarmak için yetenekli öğrencileri tek tek ortadan kaldırmaya başlıyor. Bunu yaparken, zekasını ve manipülasyon yeteneğini sonuna kadar kullanıyor. Her bölümde yeni bir cinayet, yeni bir plan ve Nana'nın gerçek kimliğini saklama çabası izliyoruz. "Ulan bu kız nasıl bu kadar zeki olabilir?" diye düşüne düşüne kafayı yiyeceksin.

Talentless Nana, sadece bir zeka savaşı değil, aynı zamanda bir kimlik arayışı. Nana, insanlığın iyiliği için mi yoksa kendi çıkarları için mi cinayet işliyor? Bu soru, manhwa boyunca sürekli olarak soruluyor. Nana'nın karakteri, karmaşık ve çelişkili. Bir yandan acımasız bir katil, diğer yandan ise insanlara yardım etmek isteyen bir kız. Bu ikilem, hikayeye ayrı bir derinlik katıyor. Manhwa'nın çizimleri de oldukça başarılı. Özellikle Nana'nın yüz ifadeleri, iç dünyasını yansıtmakta oldukça etkili. Talentless Nana, zeka savaşlarını, gizemi ve psikolojik gerilimi seven her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Talentless Nana'nın bir de anime uyarlaması var. Anime, manhwa'ya oldukça sadık kalmış. Ancak, manhwa'nın derinliği ve karakterlerin iç dünyası, animede tam olarak yansıtılamamış. Eğer Talentless Nana'yı sevdiysen, animesine de bir göz atabilirsin. Ama unutma, manhwa her zaman daha iyidir!

Rota Önerisi: Eğer Talentless Nana'yı sevdiysen, Death Parade animesine de bir göz atmanı öneririm. Death Parade de Talentless Nana gibi, ölüm ve yaşam arasındaki çizgide geçen bir hikayeyi konu alıyor. İki yapım da insan doğasının karanlık yönlerini, adalet kavramını ve ahlaki ikilemleri işliyor. Ayrıca, her ikisi de izleyiciyi/okuyucuyu düşünmeye sevk ediyor.


3. Tomodachi Game

Hey dostum! Tomodachi Game, arkadaşlık kavramını sorgulayan bir manhwa. Yuichi Katagiri, maddi sıkıntılar içinde büyümüş ama arkadaşlarına değer veren bir lise öğrencisi. Bir gün, Yuichi ve arkadaşları, okul gezisi için biriktirdikleri parayı kaybediyorlar. İşte tam bu noktada, Tomodachi Game başlıyor. Yuichi ve arkadaşları, borçlarını ödemek için bir dizi oyuna katılmak zorunda kalıyorlar. Bu oyunlar, arkadaşlıklarını test ediyor ve onları birbirlerine karşı kışkırtıyor. Her oyunda yeni bir ihanet, yeni bir sır ve daha da önemlisi, arkadaşlığın gerçek anlamı sorgulanıyor. "Ulan arkadaş dediğin böyle mi olur?" diye düşüne düşüne sinir krizleri geçireceksin.

Tomodachi Game sadece bir hayatta kalma oyunu değil, aynı zamanda bir psikolojik savaş. Yuichi, arkadaşlarını korumak için zekasını ve manipülasyon yeteneğini sonuna kadar kullanıyor. Ancak, bu oyunlar, Yuichi'nin karakterini de değiştiriyor. Yuichi, acımasız ve kurnaz bir oyuncuya dönüşüyor. Manhwa'nın çizimleri de hikayenin atmosferine uygun olarak karanlık ve gerilim dolu. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri, iç dünyalarını yansıtmakta oldukça başarılı. Tomodachi Game, arkadaşlık, ihanet, psikolojik gerilim ve zeka savaşlarını seven her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Tomodachi Game'in bir de anime ve dizi uyarlaması var. Anime ve dizi, manhwa'ya oldukça sadık kalmış. Ancak, manhwa'nın derinliği ve karakterlerin iç dünyası, anime ve dizide tam olarak yansıtılamamış. Eğer Tomodachi Game'i sevdiysen, anime ve dizisine de bir göz atabilirsin. Ama unutma, manhwa her zaman daha iyidir!

Rota Önerisi: Eğer Tomodachi Game'i sevdiysen, Doubt (Şüphe) mangasına da bir göz atmanı öneririm. Doubt da Tomodachi Game gibi, arkadaşlık ve ihanet temalarını işliyor. İki yapım da bir grup arkadaşın, hayatta kalmak için birbirlerine karşı oynamak zorunda kaldığı bir oyunu konu alıyor. Ayrıca, her ikisi de okuyucuyu/izleyiciyi sürekli olarak şüphede bırakmayı başarıyor.


4. The God of High School

Selamlar Gezgin! The God of High School, ilk bakışta sadece aksiyon dolu bir dövüş manhwası gibi duruyor, ama altında zeka savaşları da var! Hikaye, lise öğrencilerinin katıldığı bir dövüş turnuvasını konu alıyor. Turnuvanın kazananı, her dileğini gerçekleştirebilecek. Ana karakterimiz Mori Jin, dövüş yetenekleriyle dikkat çekiyor. Ancak, Mori sadece dövüşmekle kalmıyor, aynı zamanda zekasıyla da rakiplerini alt ediyor. Turnuvada ilerledikçe, Mori'nin karşısına daha da güçlü rakipler çıkıyor. Bu rakipler, sadece dövüş yetenekleriyle değil, aynı zamanda stratejileriyle de Mori'yi zorluyor. Mori, hem dövüşerek hem de zekasını kullanarak turnuvayı kazanmaya çalışıyor.

The God of High School, sadece dövüş sahneleriyle değil, aynı zamanda karakterlerin arasındaki ilişkilerle de dikkat çekiyor. Mori, turnuvada yeni arkadaşlar ediniyor ve bu arkadaşlarla birlikte daha da güçleniyor. Ancak, turnuvada sadece dostluk değil, rekabet de var. Mori'nin rakipleri, turnuvayı kazanmak için her şeyi yapmaya hazır. Bu da hikayeye ayrı bir gerilim katıyor. Manhwa'nın çizimleri de oldukça dinamik ve aksiyon dolu. Özellikle dövüş sahneleri, okuyucuyu adeta içine çekiyor. The God of High School, aksiyon, dövüş, zeka savaşları ve dostluk temalarını seven her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: The God of High School'un bir de anime uyarlaması var. Anime, manhwa'ya oldukça sadık kalmış. Ancak, manhwa'nın derinliği ve karakterlerin iç dünyası, animede tam olarak yansıtılamamış. Eğer The God of High School'u sevdiysen, animesine de bir göz atabilirsin. Ama unutma, manhwa her zaman daha iyidir!

Rota Önerisi: Eğer The God of High School'u sevdiysen, Tower of God manhwasına da bir göz atmanı öneririm. Tower of God da The God of High School gibi, bir turnuvayı konu alıyor. İki yapım da ana karakterin, turnuvayı kazanmak için hem dövüşmesi hem de zekasını kullanması gerekiyor. Ayrıca, her ikisi de dostluk ve rekabet temalarını işliyor.


5. Tower of God

Yolcu, Tower of God'a hoş geldin! Bu manhwa, gizemli bir kulede geçen bir hayatta kalma hikayesini anlatıyor. Ana karakterimiz Bam, kuleye giren ve kulede hayatta kalmak için çeşitli testlerden geçmek zorunda kalan bir çocuk. Bam, kulede ilerledikçe, daha da güçlü rakiplerle karşılaşıyor. Bu rakipler, sadece dövüş yetenekleriyle değil, aynı zamanda stratejileriyle de Bam'i zorluyor. Bam, hem dövüşerek hem de zekasını kullanarak kulede ilerlemeye çalışıyor. Kulede ilerledikçe, kulenin sırlarını da keşfediyor. "Ulan bu kulede neler dönüyor?" diye düşüne düşüne uykuların kaçacak.

Tower of God, sadece bir hayatta kalma hikayesi değil, aynı zamanda bir dostluk hikayesi. Bam, kulede yeni arkadaşlar ediniyor ve bu arkadaşlarla birlikte daha da güçleniyor. Ancak, kulede sadece dostluk değil, ihanet de var. Bam'in arkadaşları, kendi çıkarları için Bam'e ihanet edebiliyor. Bu da hikayeye ayrı bir gerilim katıyor. Manhwa'nın çizimleri de oldukça özgün ve dikkat çekici. Özellikle kulenin atmosferi, okuyucuyu adeta içine çekiyor. Tower of God, gizem, macera, zeka savaşları, dostluk ve ihanet temalarını seven her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Tower of God'un bir de anime uyarlaması var. Anime, manhwa'ya oldukça sadık kalmış. Ancak, manhwa'nın derinliği ve karakterlerin iç dünyası, animede tam olarak yansıtılamamış. Eğer Tower of God'u sevdiysen, animesine de bir göz atabilirsin. Ama unutma, manhwa her zaman daha iyidir!

Rota Önerisi: Eğer Tower of God'u sevdiysen, Made in Abyss animesine de bir göz atmanı öneririm. Made in Abyss da Tower of God gibi, gizemli bir yeri keşfetme hikayesini anlatıyor. İki yapım da ana karakterin, gizemli yeri keşfederken hem zorluklarla karşılaşması hem de yeni arkadaşlar edinmesi gerekiyor. Ayrıca, her ikisi de keşif ve macera temalarını işliyor.


6. Kubera

Selam Gezgin! Kubera, mitolojik öğelerle harmanlanmış, karmaşık bir evrende geçen bir manhwa. Ana karakterimiz Leez, köyü tanrılar tarafından yok edilen genç bir kız. Leez, intikam almak ve hayatta kalmak için bir maceraya atılıyor. Bu macerada, Leez'in karşısına güçlü tanrılar, tehlikeli yaratıklar ve karmaşık sırlar çıkıyor. Leez, sadece dövüşerek değil, aynı zamanda zekasını kullanarak da hayatta kalmaya çalışıyor. Tanrıların ve insanların arasındaki dengeler, güç savaşları ve intikam arzusu, Kubera'yı benzersiz kılıyor. Her bölümde yeni bir sır perdesi aralanırken, Leez'in kaderi de şekilleniyor. "Ulan bu tanrılar ne ayak?" diye düşüne düşüne kafayı yiyeceksin.

Kubera sadece bir intikam hikayesi değil, aynı zamanda bir büyüme hikayesi. Leez, macerası boyunca hem fiziksel olarak hem de mental olarak gelişiyor. Leez, acımasız bir dünyada hayatta kalmak için zekasını ve yeteneklerini kullanmayı öğreniyor. Manhwa'nın çizimleri de oldukça detaylı ve etkileyici. Özellikle tanrıların ve yaratıkların tasarımları, okuyucuyu adeta büyülüyor. Kubera, mitoloji, macera, zeka savaşları, intikam ve büyüme temalarını seven her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Kubera, uzun soluklu bir manhwa. Hikaye, karmaşık ve çok katmanlı. Bu nedenle, okurken dikkatli olmak gerekiyor. Aksi takdirde, olay örgüsünü takip etmek zorlaşabilir. Ama merak etme, her şey sonunda yerine oturacak!

Rota Önerisi: Eğer Kubera'yı sevdiysen, Berserk mangasına da bir göz atmanı öneririm. Berserk da Kubera gibi, karanlık bir fantastik evrende geçen bir hikayeyi anlatıyor. İki yapım da ana karakterin, intikam almak ve hayatta kalmak için zorlu bir maceraya atılmasını konu alıyor. Ayrıca, her ikisi de mitolojik öğeler ve güç savaşları temalarını işliyor.


7. Annarasumanara

Selamlar Gezgin! Annarasumanara, hayaller, umutlar ve gerçeklik arasındaki ince çizgiyi sorgulayan, dokunaklı bir manhwa. Ana karakterimiz Yoon Ah-ee, maddi sıkıntılar içinde büyüyen ve hayallerinden vazgeçmek zorunda kalan bir lise öğrencisi. Bir gün, Yoon Ah-ee, terk edilmiş bir eğlence parkında yaşayan gizemli bir sihirbazla karşılaşıyor. Sihirbaz, Yoon Ah-ee'nin hayatını değiştiriyor ve ona hayallerinin peşinden gitmesi için ilham veriyor. Ancak, sihirbazın gerçek kimliği ve niyetleri, bir sır perdesiyle örtülü. Yoon Ah-ee, sihirbazın sırlarını çözmeye çalışırken, kendi hayalleriyle de yüzleşmek zorunda kalıyor. "Ulan sihirbaz mı, şarlatan mı?" diye düşüne düşüne kafayı yiyeceksin.

Annarasumanara, sadece bir sihir hikayesi değil, aynı zamanda bir büyüme hikayesi. Yoon Ah-ee, sihirbazla tanıştıktan sonra, hayata farklı bir gözle bakmaya başlıyor. Yoon Ah-ee, hayallerinin peşinden gitmek için cesaretini topluyor. Manhwa'nın çizimleri de oldukça sade ve etkileyici. Özellikle karakterlerin duygusal ifadeleri, okuyucuyu adeta derinden etkiliyor. Annarasumanara, hayaller, umutlar, gerçeklik ve büyüme temalarını seven her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Annarasumanara, kısa ve öz bir manhwa. Hikaye, derin ve düşündürücü. Okuduktan sonra, uzun süre etkisinden çıkamayacaksın. Hazır ol!

Rota Önerisi: Eğer Annarasumanara'yı sevdiysen, Your Lie in April animesine de bir göz atmanı öneririm. Your Lie in April da Annarasumanara gibi, hayaller, umutlar ve gerçeklik arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir hikayeyi anlatıyor. İki yapım da ana karakterin, hayallerinin peşinden gitmek için ilham almasını konu alıyor. Ayrıca, her ikisi de duygusal ve dokunaklı bir atmosfere sahip.


8. Bastard

Selamlar Gezgin! Bastard, psikolojik gerilim dolu, karanlık bir manhwa. Ana karakterimiz Jin Seon, babası tarafından sürekli olarak istismar edilen ve manipüle edilen bir lise öğrencisi. Jin'in babası, dışarıya karşı sevecen ve başarılı bir iş adamı gibi görünse de, aslında acımasız bir seri katil. Jin, babasının suçlarına ortak olmak zorunda kalıyor ve bu durum, Jin'in ruh sağlığını derinden etkiliyor. Bir gün, Jin'in hayatına yeni bir kız öğrenci giriyor. Jin, bu kıza aşık oluyor ve babasının karanlık dünyasından kurtulmak için bir umut ışığı beliriyor. Ancak, Jin'in babası, bu ilişkiyi engellemek için her şeyi yapmaya hazır. "Ulan bu baba mı, şeytan mı?" diye düşüne düşüne kafayı yiyeceksin.

Bastard sadece bir psikolojik gerilim hikayesi değil, aynı zamanda bir kurtuluş hikayesi. Jin, babasının baskısından kurtulmak ve kendi hayatını yaşamak için mücadele ediyor. Jin, bu mücadelede hem fiziksel olarak hem de mental olarak zorlanıyor. Manhwa'nın çizimleri de oldukça karanlık ve gerilim dolu. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri, iç dünyalarını yansıtmakta oldukça başarılı. Bastard, psikolojik gerilim, karanlık, kurtuluş ve zeka savaşları temalarını seven her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Bastard, şiddet ve istismar içerikli sahneler barındırıyor. Bu nedenle, hassas okuyucuların dikkatli olması gerekiyor. Ama merak etme, hikaye sonunda bir umut ışığı sunuyor!

Rota Önerisi: Eğer Bastard'ı sevdiysen, Oyasumi Punpun mangasına da bir göz atmanı öneririm. Oyasumi Punpun da Bastard gibi, psikolojik sorunları ve karanlık temaları işleyen bir hikayeyi anlatıyor. İki yapım da ana karakterin, travmatik bir geçmişe sahip olmasını ve bu geçmişle yüzleşmek zorunda kalmasını konu alıyor. Ayrıca, her ikisi de duygusal ve düşündürücü bir atmosfere sahip.


9. Dr. Frost

Selamlar Gezgin! Dr. Frost, psikoloji ve gizem temalarını harmanlayan, sürükleyici bir manhwa. Ana karakterimiz Dr. Frost, dahi bir psikolog. Dr. Frost, insan duygularını anlamakta ve analiz etmekte oldukça başarılı. Ancak, Dr. Frost'un kendisi de duygusal olarak sorunlu bir geçmişe sahip. Dr. Frost, üniversitede danışmanlık yaparken, çeşitli psikolojik sorunları olan öğrencilerle karşılaşıyor. Dr. Frost, bu öğrencilere yardım etmeye çalışırken, kendi geçmişiyle de yüzleşmek zorunda kalıyor. Her bölümde yeni bir vaka, yeni bir gizem ve Dr. Frost'un kendi iç dünyasına yolculuğu izliyoruz. "Ulan bu psikolog mu, dedektif mi?" diye düşüne düşüne kafayı yiyeceksin.

Dr. Frost sadece bir psikoloji hikayesi değil, aynı zamanda bir kendini keşfetme hikayesi. Dr. Frost, öğrencilerine yardım ederken, kendi sorunlarıyla da başa çıkmayı öğreniyor. Dr. Frost, duygusal olarak gelişiyor ve daha iyi bir insan oluyor. Manhwa'nın çizimleri de oldukça sade ve etkileyici. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri, duygusal durumlarını yansıtmakta oldukça başarılı. Dr. Frost, psikoloji, gizem, kendini keşfetme ve zeka savaşları temalarını seven her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Dr. Frost, psikoloji terimleriyle dolu bir manhwa. Bu nedenle, bazı okuyucular için karmaşık gelebilir. Ancak, hikaye oldukça sürükleyici olduğu için, terimlerin anlamını bilmesen bile keyif alabilirsin. Merak etme, her şey zamanla yerine oturacak!

Rota Önerisi: Eğer Dr. Frost'u sevdiysen, Psycho-Pass animesine de bir göz atmanı öneririm. Psycho-Pass da Dr. Frost gibi, psikolojik sorunları ve suçları işleyen bir hikayeyi anlatıyor. İki yapım da ana karakterin, suçluların zihnine girmesini ve onları anlamaya çalışmasını konu alıyor. Ayrıca, her ikisi de distopik bir gelecekte geçiyor ve toplumsal sorunlara değiniyor.


10. DICE: The Cube That Changes Everything

Selamlar Gezgin! DICE, fantastik ve okul hayatını birleştiren, heyecan verici bir manhwa. Ana karakterimiz Dongtae, okulda ezilen ve dışlanan bir öğrenci. Bir gün, Dongtae, gizemli bir zar olan DICE'ı buluyor. DICE, Dongtae'nin hayatını değiştirme gücüne sahip. Dongtae, DICE'ı kullanarak, görünüşünü, yeteneklerini ve hatta kaderini değiştirebiliyor. Ancak, DICE'ın kullanımı, beraberinde tehlikeli sonuçlar da getiriyor. Dongtae, DICE'ın sırlarını çözmeye çalışırken, okulda yeni arkadaşlar ediniyor ve düşmanlar kazanıyor. Her bölümde yeni bir güç, yeni bir tehlike ve Dongtae'nin kendi kimliğini bulma çabası izliyoruz. "Ulan bu zar mı, sihir mi?" diye düşüne düşüne kafayı yiyeceksin.

DICE sadece bir fantastik hikaye değil, aynı zamanda bir büyüme hikayesi. Dongtae, DICE'ı kullanarak, özgüvenini kazanıyor ve kendi potansiyelini keşfediyor. Dongtae, zorluklarla başa çıkmayı ve kendi kararlarını vermeyi öğreniyor. Manhwa'nın çizimleri de oldukça dinamik ve renkli. Özellikle DICE'ın kullanımıyla ortaya çıkan efektler, okuyucuyu adeta büyülüyor. DICE, fantastik, okul hayatı, büyüme, zeka savaşları ve güç temalarını seven her yolcunun okuması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: DICE, uzun soluklu bir manhwa. Hikaye, karmaşık ve çok katmanlı. Bu nedenle, okurken dikkatli olmak gerekiyor. Aksi takdirde, olay örgüsünü takip etmek zorlaşabilir. Ama merak etme, her şey sonunda yerine oturacak!

Rota Önerisi: Eğer DICE'ı sevdiysen, Bakuman mangasına da bir göz atmanı öneririm. Bakuman da DICE gibi, hayallerinin peşinden gitmeyi ve zorluklarla başa çıkmayı konu alan bir hikayeyi anlatıyor. İki yapım da ana karakterin, yeteneklerini keşfetmesini ve başarılı olmak için çabalamasını konu alıyor. Ayrıca, her ikisi de ilham verici ve motive edici bir atmosfere sahip.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.