En İyi 10 "Hayvanlarla Konuşabilen" Karakterli Anime!: Vahşi Dostluklara Yolculuk Başlıyor!
Miyavlar, havlamalar, ötüşler... Anime dünyasının en konuşkan hayvan dostlarıyla tanışmaya hazır ol, Yolcu! Bu rehberde, hayvanlarla fısıldaşan kahramanların en unutulmaz maceralarına atılıyoruz. Tüylü, pullu, kanatlı yoldaşlıkların derinliklerine inmeye ne dersin?
1. Princess Mononoke'den San: Kurtların Kızı
Yolcu, şöyle ormanın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkalım. Hani o ağaçların fısıltısını duyduğun, her adımda toprağın enerjisini hissettiğin yer var ya? İşte tam oradayız! Prenses Mononoke'nin San'ı, hayvanlarla konuşmaktan öte, onlarla yaşayan, onlar gibi düşünen bir karakter. İnsan mı kurt mu, karar veremediği o çalkantılı ruh hali, anime tarihinin en unutulmaz figürlerinden biri olmasını sağlıyor. Kurtlar tarafından büyütülmüş, doğanın intikamını almak için savaşan bu kızın öyküsü, sadece hayvanlarla iletişim kurmanın değil, aynı zamanda aidiyetin, kimliğin ve doğayla uyumun da derin bir sorgulaması.
San'ın dünyasında hayvanlarla konuşmak, sadece kelimeleri anlamakla sınırlı değil. Onların hislerini, niyetlerini, hatta ruhlarını anlamak demek. Ormanın ruhuyla bütünleşmiş bu karakter, anime dünyasına bambaşka bir boyut getiriyor. Hani o savaş sahneleri var ya, San'ın kurtlarıyla birlikte ormanın derinliklerinden fırlayıp insanlara karşı verdiği mücadele... İşte o anlar, anime tarihine altın harflerle yazılmalı. Miyazaki'nin bu başyapıtı, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda doğayla olan ilişkimizi sorgulatan, içimize dokunan bir yapım.
Bu animede, hayvanlarla konuşabilme yeteneği, sadece bir güç değil, aynı zamanda bir sorumluluk. San, ormanın ve hayvanların bekçisi olarak, insanlığın doğaya verdiği zarara karşı amansız bir mücadele veriyor. Onun hikayesi, bizlere doğayı koruma, hayvanlara saygı duyma ve kendi içimizdeki dengeyi bulma konusunda ilham veriyor. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam dersi.
Seyir Defteri Notu: San'ın maskesi, aslında onun kimliğinin bir sembolü. Kurtların yüzünü taşıyan bu maske, onun hem insan hem de kurt olduğunu, iki dünya arasında sıkıştığını gösteriyor. Bu detay, karakterin derinliğini daha da artırıyor.
Rota Önerisi: Eğer San'ın hikayesi seni etkilediyse, doğayla iç içe geçen diğer Miyazaki filmlerine de göz atmalısın. "Ruhların Kaçışı" ve "Komşum Totoro" da seni büyüleyecek yapımlar arasında.
2. Mushishi'den Ginko: Mushi'lerin Fısıltıcısı
Şimdi de biraz daha gizemli, biraz daha spiritüel bir atmosfere doğru yol alalım Yolcu. Mushishi'nin dünyası, bizimkinden biraz farklı. Orada, "mushi" adı verilen, ne bitki ne hayvan olan, doğanın ruhunu temsil eden varlıklar var. Ginko ise, bu mushi'lerle konuşabilen, onların dünyasını anlayabilen bir gezgin. Bu yetenek, ona sadece bilgi değil, aynı zamanda doğanın dengesini koruma sorumluluğunu da yüklüyor. Her bölümde farklı bir mushi ve farklı bir insan hikayesiyle karşılaşıyoruz. Ginko'nun sakin ve bilge tavırları, animeye adeta bir terapi etkisi katıyor.
Mushishi'de hayvanlarla konuşmak, aslında doğayla bütünleşmek anlamına geliyor. Ginko, mushi'lerin dilini anlayarak, onların ihtiyaçlarını ve sorunlarını çözmeye çalışıyor. Bu süreçte, insanların doğayla olan ilişkisini, inançlarını ve korkularını da derinlemesine inceliyor. Anime, sadece fantastik bir macera sunmakla kalmıyor, aynı zamanda insanın doğayla olan bağını, yaşamın anlamını ve evrenin sırlarını sorgulatıyor. Her bölüm, adeta bir Zen bahçesinde meditasyon yapmak gibi.
Ginko'nun yolculuğu, sadece mushi'lerle değil, aynı zamanda insanlarla da dolu. Karşılaştığı her insan, ona farklı bir hikaye anlatıyor, farklı bir bakış açısı sunuyor. Ginko, bu hikayelerden ders çıkararak, kendi içindeki dengeyi bulmaya çalışıyor. Bu anime, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda ruhani bir yolculuk. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi.
Seyir Defteri Notu: Ginko'nun beyaz saçları ve yeşil gözleri, onun mushi'lerle olan özel bağının bir göstergesi. Bu detay, karakterin gizemini daha da artırıyor.
Rota Önerisi: Eğer Mushishi'nin sakin ve düşündürücü atmosferini sevdiysen, "Natsume's Book of Friends" animesine de göz atmalısın. Orada da, doğaüstü varlıklarla iletişim kurabilen bir karakterin hikayesi anlatılıyor.
3. Fruits Basket'tan Tohru Honda: Zodyak'ın Kalbi
Yolcu, şimdi de biraz daha duygusal, biraz daha sıcak bir atmosfere doğru yol alalım. Fruits Basket'in dünyası, lanetli bir aile ve onların sırlarını çözmeye çalışan bir kızın hikayesiyle dolu. Tohru Honda, hayvanlarla konuşmaktan öte, onların kalplerine dokunabilen, onlara şefkat gösterebilen bir karakter. Zodyak hayvanlarına dönüşen Sohma ailesinin üyeleriyle kurduğu bağ, animeye adeta bir terapi etkisi katıyor. Tohru'nun iyimserliği ve sevgisi, lanetli ailenin üyelerinin yaralarını sarmasına yardımcı oluyor.
Fruits Basket'te hayvanlarla konuşmak, aslında duygusal bir bağ kurmak anlamına geliyor. Tohru, Sohma ailesinin üyelerinin hayvan formlarını anlayarak, onların acılarını ve travmalarını çözmeye çalışıyor. Bu süreçte, kendi geçmişiyle de yüzleşiyor ve kendi içindeki yaraları sarmaya başlıyor. Anime, sadece romantik bir komedi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda aile bağlarını, travmaları ve iyileşmeyi de derinlemesine inceliyor. Her bölüm, adeta bir duygusal şölen.
Tohru'nun yolculuğu, sadece Sohma ailesiyle değil, aynı zamanda kendi arkadaşlarıyla da dolu. Karşılaştığı her insan, ona farklı bir bakış açısı sunuyor, farklı bir ders veriyor. Tohru, bu deneyimlerden ders çıkararak, kendi içindeki gücü keşfediyor. Bu anime, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda kişisel bir gelişim hikayesi. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam rehberi.
Seyir Defteri Notu: Tohru'nun annesinin ona öğrettiği "Umeboshi" (Erik Turşusu) hikayesi, onun hayata karşı pozitif bakış açısının sembolü. Bu detay, karakterin derinliğini daha da artırıyor.
Rota Önerisi: Eğer Fruits Basket'in duygusal ve sıcak atmosferini sevdiysen, "Your Lie in April" animesine de göz atmalısın. Orada da, travmalarıyla yüzleşen ve müzikle iyileşen bir karakterin hikayesi anlatılıyor.
4. Wolf's Rain'den Kiba: Cennetin Kurtarıcısı
Şimdi de biraz daha karanlık, biraz daha epik bir atmosfere doğru yol alalım Yolcu. Wolf's Rain'in dünyası, insanların neredeyse yok olduğu, kurtların efsanevi cenneti aradığı bir kıyamet sonrası evren. Kiba, hayvanlarla konuşmaktan öte, onların lideri, onların umudu olan bir kurt. İnsan kılığına girebilen kurtların hikayesi, animeye adeta bir mitolojik hava katıyor. Kiba'nın kararlılığı ve cesareti, anime tarihinin en unutulmaz kahramanlarından biri olmasını sağlıyor.
Wolf's Rain'de hayvanlarla konuşmak, aslında bir amaç uğruna bir araya gelmek anlamına geliyor. Kiba, diğer kurtları cennete götürmek için yola çıkıyor ve bu süreçte, insanlarla da karşılaşıyor. İnsanların kurtlara olan nefreti, animeye adeta bir gerilim katıyor. Kurtların cenneti arayışı, sadece fiziksel bir yolculuk değil, aynı zamanda ruhani bir arayış. Anime, sadece aksiyon ve macera sunmakla kalmıyor, aynı zamanda inanç, umut ve fedakarlık gibi temaları da derinlemesine inceliyor. Her bölüm, adeta bir destan.
Kiba'nın yolculuğu, sadece kurtlarla değil, aynı zamanda insanlarla da dolu. Karşılaştığı her insan, ona farklı bir ders veriyor, farklı bir bakış açısı sunuyor. Kiba, bu deneyimlerden ders çıkararak, kendi içindeki gücü keşfediyor. Bu anime, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda felsefi bir sorgulama. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam dersi.
Seyir Defteri Notu: Kurtların insan kılığına girebilmesi, aslında onların insanlarla olan ilişkisini simgeliyor. Kurtlar, insanlara benzeyerek, onların dünyasına girmeye çalışıyor. Bu detay, animeye derinlik katıyor.
Rota Önerisi: Eğer Wolf's Rain'in karanlık ve epik atmosferini sevdiysen, "Ergo Proxy" animesine de göz atmalısın. Orada da, kıyamet sonrası bir dünyada, kimliğini arayan bir karakterin hikayesi anlatılıyor.
5. Natsume's Book of Friends'ten Takashi Natsume: Ruhların Mirası
Yolcu, şimdi de biraz daha huzurlu, biraz daha içsel bir atmosfere doğru yol alalım. Natsume's Book of Friends'in dünyası, ruhları görebilen ve onlarla konuşabilen bir çocuğun hikayesiyle dolu. Takashi Natsume, hayvanlarla konuşmaktan öte, ruhlarla iletişim kurabilen, onların isimlerini geri verebilen bir karakter. Büyükannesinden miras kalan "Dostluk Kitabı", onun hayatını tamamen değiştiriyor. Her ruhun farklı bir hikayesi, animeye adeta bir antoloji havası katıyor. Natsume'nin şefkati ve anlayışı, anime tarihinin en sevilen kahramanlarından biri olmasını sağlıyor.
Natsume's Book of Friends'te hayvanlarla konuşmak, aslında varlıklarla iletişim kurmak anlamına geliyor. Natsume, ruhların dilini anlayarak, onların isteklerini yerine getirmeye çalışıyor. Bu süreçte, kendi geçmişiyle de yüzleşiyor ve yalnızlığını yenmeye başlıyor. Anime, sadece fantastik bir macera sunmakla kalmıyor, aynı zamanda yalnızlık, kabul ve bağışlama gibi temaları da derinlemesine inceliyor. Her bölüm, adeta bir terapi seansı.
Natsume'nin yolculuğu, sadece ruhlarla değil, aynı zamanda insanlarla da dolu. Karşılaştığı her insan, ona farklı bir bakış açısı sunuyor, farklı bir ders veriyor. Natsume, bu deneyimlerden ders çıkararak, kendi içindeki gücü keşfediyor. Bu anime, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda ruhani bir yolculuk. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi.
Seyir Defteri Notu: Natsume'nin koruyucu ruhu olan Nyanko-sensei, aslında güçlü bir ruh olmasına rağmen, sevimli bir kedi formunda dolaşıyor. Bu detay, animeye mizah katıyor.
Rota Önerisi: Eğer Natsume's Book of Friends'in huzurlu ve içsel atmosferini sevdiysen, "Hotarubi no Mori e" filmine de göz atmalısın. Orada da, bir ruhla arkadaşlık kuran bir kızın hikayesi anlatılıyor.
6. Pokemon'dan Ash Ketchum: Kalbiyle Konuşan Eğitmen
Yolcu, şimdi de biraz daha enerjik, biraz daha maceraperest bir dünyaya adım atalım. Pokemon dünyası, birbirinden farklı yaratıkların insanlarla birlikte yaşadığı, eğitildiği bir evren. Ash Ketchum, hayvanlarla konuşmaktan ziyade, onlarla derin bir bağ kurabilen, kalbiyle iletişim kurabilen bir Pokemon eğitmeni. Pikachu ile olan dostluğu, anime tarihinin en ikonik ikililerinden biri. Ash'in azmi ve Pokemonlara olan sevgisi, onu efsanevi bir figür haline getiriyor.
Pokemon'da hayvanlarla konuşmak, aslında karşılıklı anlayış ve saygıya dayanıyor. Ash, Pokemonların dilini tam olarak anlamasa da, onların duygularını hissedebiliyor ve ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Bu sayede, Pikachu ve diğer Pokemonlarla güçlü bir bağ kuruyor ve birlikte sayısız maceraya atılıyorlar. Anime, sadece aksiyon ve macera sunmakla kalmıyor, aynı zamanda dostluk, takım çalışması ve hedeflere ulaşma gibi temaları da işliyor. Her bölüm, adeta bir motivasyon kaynağı.
Ash'in yolculuğu, sadece Pokemonlarla değil, aynı zamanda diğer eğitmenlerle de dolu. Karşılaştığı her rakip, ona yeni stratejiler öğretiyor, onu daha da geliştiriyor. Ash, bu deneyimlerden ders çıkararak, en iyi Pokemon eğitmeni olma yolunda ilerliyor. Bu anime, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda bir gelişim hikayesi. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir ilham kaynağı.
Seyir Defteri Notu: Pikachu'nun Ash'e olan bağlılığı, aslında Pokemonların eğitmenlerine duyduğu güvenin bir sembolü. Bu detay, animeye duygusal bir derinlik katıyor.
Rota Önerisi: Eğer Pokemon'un enerjik ve maceraperest atmosferini sevdiysen, "Digimon Adventure" animesine de göz atmalısın. Orada da, farklı dünyalardan gelen yaratıklarla arkadaşlık kuran çocukların hikayesi anlatılıyor.
7. One Piece'den Monkey D. Luffy: Hayvanların Dostu Kaptan
Yolcu, şimdi de denizlere açılma vakti! One Piece'in dünyası, korsanların hazine avına çıktığı, fantastik yaratıkların yaşadığı bir evren. Monkey D. Luffy, hayvanlarla konuşmaktan öte, onlara içgüdüsel olarak yakınlık duyan, onları anlayan bir korsan kaptanı. Hasır Şapka Korsanları'nın lideri olarak, hayvanlarla kurduğu doğal bağ, ekibine sayısız kez yardım ediyor. Luffy'nin saf kalbi ve maceraperest ruhu, onu hayvanların gözünde güvenilir bir dost yapıyor.
One Piece'te hayvanlarla iletişim, genellikle Luffy'nin doğal yeteneği sayesinde gerçekleşir. O, hayvanların dilini konuşmasa da, onların niyetlerini ve duygularını sezgisel olarak anlar. Örneğin, dev bir deniz canavarıyla karşılaştıklarında, Luffy'nin ona duyduğu empati, canavarın saldırganlığını yatıştırır ve hatta onunla müttefik olmalarını sağlar. Bu, One Piece evreninde hayvanlarla iletişimin sadece kelimelerle değil, aynı zamanda kalple de kurulabileceğini gösterir.
Luffy'nin yolculuğu, sadece denizlerdeki maceralarla sınırlı değil; aynı zamanda farklı kültürler ve canlı türleriyle de etkileşim içinde olmayı içerir. Onun hayvanlara olan saygısı ve dostluğu, diğer karakterlere de örnek olur ve ekibin uyumunu güçlendirir. One Piece, sadece aksiyon dolu bir korsan hikayesi değil, aynı zamanda farklılıkları kabul etme, empati kurma ve doğayla uyum içinde yaşama gibi evrensel mesajlar da verir. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi.
Seyir Defteri Notu: Luffy'nin gemisi Going Merry'nin canlı bir ruhu olduğu ve korsanlarla iletişim kurabildiği söylenir. Bu, One Piece evreninde hayvanların ve hatta nesnelerin bile bilinçli olabileceğine dair bir ipucu verir.
Rota Önerisi: Eğer One Piece'in epik deniz maceralarını ve hayvan dostluklarını sevdiysen, "Hunter x Hunter" animesine de göz atmalısın. Orada da, farklı yeteneklere sahip karakterlerin fantastik yaratıklarla etkileşimleri konu alınır.
8. Avatar: The Last Airbender'dan Aang: Ruhlar Dünyasının Elçisi
Yolcu, şimdi de elementlerin gücünü keşfetmeye hazır ol! Avatar dünyası, dört ulusun (Su, Toprak, Ateş, Hava) ve elementleri bükebilen Avatar'ın hikayesini anlatır. Aang, hayvanlarla doğrudan konuşmaktan ziyade, Ruhlar Dünyası ile derin bir bağlantıya sahip olan ve bu sayede hayvanların hislerini anlayabilen bir Avatar. Uçan bizonu Appa ve lemuru Momo ile olan özel bağı, animeye duygusal bir derinlik katıyor. Aang'in barışı sağlama çabası, onu hayvanların da gözünde bir kahraman yapıyor.
Avatar evreninde hayvanlarla iletişim, genellikle Ruhlar Dünyası aracılığıyla gerçekleşir. Aang, Ruhlar Dünyası'na girerek hayvanların ruhlarıyla etkileşim kurabilir ve onların mesajlarını anlayabilir. Bu yeteneği sayesinde, hayvanların doğal dengesini koruma ve insanlarla aralarındaki sorunları çözme konusunda önemli bir rol oynar. Avatar, sadece aksiyon ve macera sunmakla kalmıyor, aynı zamanda doğa, denge ve ruhaniyet gibi temaları da işliyor. Her bölüm, adeta bir meditasyon seansı.
Aang'in yolculuğu, sadece elementleri bükmeyi öğrenmekle sınırlı değil; aynı zamanda farklı kültürler ve canlı türleriyle de etkileşim içinde olmayı içerir. Onun hayvanlara olan saygısı ve şefkati, diğer karakterlere de örnek olur ve dünyaya barışı getirme çabasını destekler. Avatar, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda evrensel bir mesaj. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam dersi.
Seyir Defteri Notu: Avatar evrenindeki hayvanlar, genellikle iki veya daha fazla hayvanın özelliklerini taşıyan melez yaratıklardır. Bu, doğanın çeşitliliğini ve uyumunu simgeler.
Rota Önerisi: Eğer Avatar'ın mistik atmosferini ve hayvan dostluklarını sevdiysen, "Princess Mononoke" filmine de göz atmalısın. Orada da, doğa ve insan arasındaki dengeyi koruma çabası konu alınır.
9. Fairy Tail'den Lucy Heartfilia: Yıldız Ruhlarıyla Fısıldaşan Büyücü
Yolcu, şimdi de büyülü bir dünyaya adım atalım! Fairy Tail'in dünyası, sihirin günlük yaşamın bir parçası olduğu, büyücülerin çeşitli görevler üstlendiği bir evren. Lucy Heartfilia, hayvanlarla doğrudan konuşmaktan ziyade, Yıldız Ruhları adı verilen büyülü varlıklarla sözleşme yaparak onları çağırabilen bir büyücü. Yıldız Ruhları ile kurduğu bağ, animeye fantastik bir boyut katıyor. Lucy'nin zekası ve Yıldız Ruhlarına olan bağlılığı, onu güçlü bir büyücü yapıyor.
Fairy Tail evreninde Yıldız Ruhları, farklı burçları temsil eden ve farklı yeteneklere sahip olan büyülü varlıklardır. Lucy, anahtarlarını kullanarak bu ruhları çağırır ve onların güçlerinden faydalanır. Yıldız Ruhları ile arasındaki ilişki, sadece bir büyücü-yardımcı ilişkisi değil; aynı zamanda bir dostluk ve güven ilişkisidir. Lucy, ruhların duygularını anlar ve onlara saygı duyar. Bu sayede, Yıldız Ruhları da Lucy'ye sadık kalır ve ona yardım etmek için ellerinden geleni yaparlar.
Lucy'nin yolculuğu, sadece büyücülük yeteneklerini geliştirmekle sınırlı değil; aynı zamanda Fairy Tail loncasının bir üyesi olarak farklı görevler üstlenmeyi ve arkadaşlarıyla birlikte çalışmayı da içerir. Onun Yıldız Ruhlarına olan bağlılığı, diğer lonca üyelerine de örnek olur ve ekibin uyumunu güçlendirir. Fairy Tail, sadece aksiyon ve macera sunmakla kalmıyor, aynı zamanda dostluk, aile ve bağlılık gibi temaları da işliyor. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam dersi.
Seyir Defteri Notu: Lucy'nin Yıldız Ruhları anahtarları, aslında farklı duyguları ve kişilikleri temsil eder. Bu, insanların da farklı yönleri olduğunu ve birbirimizi anlamamız gerektiğini simgeler.
Rota Önerisi: Eğer Fairy Tail'in büyülü atmosferini ve dostluk temasını sevdiysen, "Soul Eater" animesine de göz atmalısın. Orada da, farklı yeteneklere sahip karakterlerin birlikte çalıştığı ve birbirlerini desteklediği bir hikaye anlatılıyor.
10. Attack on Titan'dan Eren Yeager: Titanların Fısıltısı
Yolcu, şimdi de biraz gerilim dolu, biraz da karanlık bir dünyaya yolculuk edelim. Attack on Titan'ın dünyası, devasa Titanlar tarafından yok olmanın eşiğine gelmiş insanlığın, yüksek duvarlar ardında hayatta kalma mücadelesini anlatır. Eren Yeager, hayvanlarla doğrudan konuşmasa da, Titanlarla olan özel bağı sayesinde, onların niyetlerini sezebilen ve hatta onları kontrol edebilen bir karakter. Titanlara dönüşebilme yeteneği, animeye sıra dışı bir boyut katıyor. Eren'in öfkesi ve intikam arzusu, onu hem kahraman hem de anti-kahraman yapıyor.
Attack on Titan evreninde Titanlarla iletişim, genellikle Eren'in Titan formundayken gerçekleşir. Eren, Titan formundayken diğer Titanların davranışlarını etkileyebilir ve onları yönlendirebilir. Bu yeteneği sayesinde, insanlığın hayatta kalma mücadelesinde önemli bir rol oynar. Ancak, Titanlarla olan bağı, aynı zamanda Eren'in içsel çatışmalarına ve psikolojik sorunlarına da yol açar. Anime, sadece aksiyon ve gerilim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda savaşın yıkıcı etkileri, insan doğası ve özgürlük gibi temaları da işliyor. Her bölüm, adeta bir psikolojik savaş.
Eren'in yolculuğu, sadece Titanlarla savaşmakla sınırlı değil; aynı zamanda insanlığın gerçek tarihini ve Titanların kökenlerini öğrenmeyi de içerir. Onun Titanlarla olan bağı, diğer karakterlerin de bakış açısını değiştirir ve dünyaya farklı bir gözle bakmalarını sağlar. Attack on Titan, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda felsefi bir sorgulama. Unutma Yolcu, bu sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam dersi.
Seyir Defteri Notu: Titanların insanları yeme sebebi, aslında bilinmeyen bir amaç uğruna yapılan bir eylemdir. Bu, savaşın ve şiddetin anlamsızlığını simgeler.
Rota Önerisi: Eğer Attack on Titan'ın gerilim dolu atmosferini ve karmaşık karakterlerini sevdiysen, "Death Note" animesine de göz atmalısın. Orada da, adalet kavramını sorgulayan ve ahlaki sınırları zorlayan bir hikaye anlatılıyor.
Tepkiniz Nedir?