En İyi 12 "Yemek Yapma" Animesi! (İştah Açıcı Öneriler): Mideniz Bayram Edecek!

Aç kurtlar, toplanın! En iyi yemek yapma animeleriyle lezzet evrenine dalıyoruz. Tarifler, karakterler, unutulmaz anlar... Mideniz guruldayacak, gözleriniz bayram edecek!

Şubat 23, 2026 - 15:54
Şubat 23, 2026 - 15:54
 0  1
En İyi 12 "Yemek Yapma" Animesi! (İştah Açıcı Öneriler): Mideniz Bayram Edecek!

1. Shokugeki no Soma (Food Wars!)

Yolcu, bak şimdi, Shokugeki no Soma dediğin olay bildiğin yemekle dövüşmek! Tamam, yumruklar falan yok ama tadıyla, kokusuyla rakibini yere seren yemekler var. Soma Yukihira diye bir eleman var, babasının salaş lokantasında pişen, tam bir sokak çocuğu. Ama bir gün babası onu Japonya'nın en prestijli yemek okuluna, Totsuki Akademisi'ne gönderiyor. İşte ondan sonra cümbüş başlıyor! Her bölümde birbirinden absürt yemek düelloları, karakterlerin yemeklere verdikleri inanılmaz tepkiler... İzlerken ağzın sulanacak, miden kazınacak garanti veriyorum. Özellikle o "ecstasy" sahneleri yok mu, tam kafa ütülemelik! Ama şunu da söyleyeyim, bu anime sadece yemekten ibaret değil. Soma'nın kendini geliştirme çabası, arkadaşlıkları, rekabet... Hepsi bir arada çok iyi harmanlanmış. Yani sırf yemek değil, bir de drama sosu var.

Yalnız, dikkat et Yolcu, bu animeyi aç karnına izlemeye kalkma! Yoksa kendini buzdolabının önünde bulursun, ne bulursan tıka basa yersin. Benim başıma geldi, oradan biliyorum. Bir de bu anime yüzünden mutfakta daha çok vakit geçirmeye başladım, tarifleri deniyorum falan. Bayağı hayatımı değiştirdi diyebilirim. Ama iyi anlamda tabii ki. Artık misafir gelince "Ne pişirsem?" diye düşünmüyorum, direkt Soma'dan öğrendiğim bir tarifi yapıştırıyorum. Herkes de bayılıyor. Demem o ki, Shokugeki no Soma sadece bir anime değil, bir yaşam tarzı!

Seyir Defteri Notu: Anime'deki yemeklerin çoğu gerçek hayatta da yapılabiliyor. İnternette bir sürü tarif var, deneyebilirsin. Yalnız, o "ecstasy" efektini yakalamak biraz zor, onu söyleyeyim. Belki biraz fazla baharat, biraz da sevgi katarsan olur.

Rota Önerisi: Shokugeki no Soma'yı bitirdikten sonra, "Yakitate!! Japan" animesine geçebilirsin. O da ekmek yapma üzerine, bayağı eğlenceli.


2. Yakitate!! Japan

Ekmek delisi bir çocuğun hikayesi! Azuma Kazuma, güneş enerjisiyle çalışan elleriyle (evet, yanlış okumadın) Japonya'nın en iyi ekmek ustası olma hayali kuruyor. Bu anime, ekmek yapımını o kadar abartıyor ki, izlerken kahkahadan kırılacaksın. Mesela, Azuma'nın yaptığı ekmekler insanlara farklı ülkeleri, farklı zamanları yaşatıyor. Bir ısırık alıyorsun, kendini Paris'te buluyorsun, bir ısırık daha alıyorsun, antik Roma'dasın. Tamam, biraz fantastik ama çok eğlenceli. Bir de karakterlerin tepkileri var ki, dillere destan. Ekmek yedikten sonra uzaya fırlayanı mı ararsın, dinozora dönüşeni mi... Her şey mümkün.

Bu animeyi izlerken ekmek yeme isteği tavan yapıyor. Hele bir de o çıtır çıtır ekmeklerin sesini duydukça, dayanamıyorsun. Ben sırf bu anime yüzünden ekmek yapmaya başladım. İlk başta biraz zorlandım ama sonra alıştım. Artık evde mis gibi ekmek kokusu eksik olmuyor. Bir de bu anime, Japon ekmek kültürü hakkında da bir şeyler öğretiyor. Mesela, "pan" diye bir ekmek türü var, Japonların çok sevdiği. Bu anime sayesinde onu da öğrendim, denedim. Gerçekten de çok lezzetli.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki ekmeklerin çoğu gerçek hayatta da var. İnternette tariflerini bulabilirsin. Yalnız, Azuma'nın güneş enerjili ellerine sahip değilsen, biraz daha uğraşman gerekecek.

Rota Önerisi: Yakitate!! Japan'ı bitirdikten sonra, "Ramen Daisuki Koizumi-san" animesine geçebilirsin. O da ramen üzerine, bayağı bilgilendirici.


3. Ramen Daisuki Koizumi-san (Ms. Koizumi Loves Ramen Noodles)

Ramen aşkına! Koizumi, liseli bir kız ve ramen konusunda tam bir uzman. Ama sosyal hayatı sıfır. Sürekli ramen dükkanlarını geziyor, farklı ramen türlerini deniyor ve ramen hakkında inanılmaz detaylı bilgiler veriyor. Bu anime, ramen kültürünü o kadar iyi anlatıyor ki, izlerken ramen hakkında her şeyi öğreniyorsun. Hangi ramen türü hangi bölgeden geliyor, hangi malzemeler kullanılıyor, nasıl pişiriliyor... Her şey en ince ayrıntısına kadar anlatılıyor. Bir de Koizumi'nin ramen yerkenki yüz ifadesi var ki, görülmeye değer. Gözleri parlıyor, dudakları büzülüyor, adeta transa geçiyor. İzlerken "Ben de o ramen'den istiyorum!" diye bağırıyorsun.

Bu animeyi izledikten sonra ramen yemeye bakış açım tamamen değişti. Artık sadece "bir çorba" olarak görmüyorum, bir sanat eseri olarak görüyorum. Bir de bu anime sayesinde farklı ramen dükkanlarını keşfetmeye başladım. Eskiden sadece "Hazır noodle" yerdim, şimdi gerçek ramen peşindeyim. Bayağı ramen gurmesi oldum diyebilirim. Hatta bir gün Japonya'ya gidip, Koizumi'nin gezdiği ramen dükkanlarını gezmek istiyorum. O kadar etkilendim bu animeden.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki ramen dükkanlarının çoğu gerçek hayatta da var. Eğer Japonya'ya yolun düşerse, mutlaka ziyaret et.

Rota Önerisi: Ramen Daisuki Koizumi-san'ı bitirdikten sonra, "Isekai Izakaya "Nobu Plus"" animesine geçebilirsin. O da farklı bir yemek kültürü sunuyor.


4. Isekai Izakaya "Nobu Plus"

Ortaçağ Avrupa'sına ışınlanan bir Japon meyhanesi! Nobu, Kyoto'da bulunan küçük bir meyhane. Ama bir gün kapısı başka bir dünyaya açılıyor. Ortaçağ Avrupa'sına benzeyen bu dünyada, insanlar Japon yemeklerine ve içkilerine bayılıyor. Tabii ki, başta biraz şüpheyle yaklaşıyorlar ama sonra lezzeti tadınca bağımlısı oluyorlar. Bu anime, Japon yemeklerini ve içkilerini farklı bir kültüre tanıtma hikayesi. Sushi'den sake'ye, tempura'dan ramen'e kadar her şey var. Bir de karakterlerin tepkileri çok komik. Mesela, ilk defa sake içen bir şövalye, "Bu ne büyülü bir içecek böyle!" diye bağırıyor.

Bu animeyi izlerken hem midem kazınıyor, hem de gülüyorum. Japon yemeklerinin o kadar farklı bir kültüre nasıl adapte olduğunu görmek çok ilginç. Bir de bu anime sayesinde Japon içki kültürü hakkında da bir şeyler öğrendim. Mesela, sake'nin farklı türleri olduğunu, hangi yemeğin yanında hangi sake'nin içilmesi gerektiğini öğrendim. Artık misafir gelince sake ikram ediyorum, hava atıyorum. Bayağı kültürlendim bu anime sayesinde.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki yemeklerin ve içkilerin çoğu gerçek hayatta da var. Eğer denemek istersen, Japon restoranlarına gidebilirsin.

Rota Önerisi: Isekai Izakaya "Nobu Plus"'ı bitirdikten sonra, "Sweetness & Lightning" animesine geçebilirsin. O da aile ve yemek üzerine, çok sıcak bir anime.


5. Sweetness & Lightning

Bekar bir baba ve küçük kızı... Yemekle iyileşme hikayesi! Kouhei Inuzuka, eşini kaybetmiş ve küçük kızı Tsumugi'ye bakmakla yükümlü bir öğretmen. Ama yemek yapma konusunda tam bir beceriksiz. Bir gün, öğrencisi Kotori Iida ile tanışıyor ve Kotori onlara yemek yapmayı öğretiyor. Bu anime, yemek yapmanın sadece karın doyurmak olmadığını, aynı zamanda insanları bir araya getirdiğini, duygusal bağlar kurduğunu anlatıyor. Tsumugi'nin yemek yerkenki mutluluğu, Kouhei'nin yemek yapmayı öğrenme çabası... İzlerken içini ısıtacak, gözlerini dolduracak sahneler var.

Bu animeyi izledikten sonra yemek yapmaya bakış açım tamamen değişti. Artık sadece "mecburiyet" olarak görmüyorum, bir sevgi ifadesi olarak görüyorum. Bir de bu anime sayesinde ailemle daha çok vakit geçirmeye başladım. Birlikte yemek yapıyoruz, birlikte yiyoruz, birlikte gülüyoruz. Bayağı aile bağlarımız güçlendi diyebilirim. Hatta bir gün kızımla birlikte anime'deki yemekleri yapmayı planlıyoruz. O kadar etkilendim bu animeden.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki yemeklerin çoğu kolayca yapılabilecek tarifler. Eğer çocuklarınla birlikte yemek yapmak istersen, bu anime tam sana göre.

Rota Önerisi: Sweetness & Lightning'i bitirdikten sonra, "Restaurant to Another World" animesine geçebilirsin. O da farklı bir yemek kültürü sunuyor.


6. Restaurant to Another World

Başka dünyaya açılan bir restoran! Nekoya, Tokyo'da bulunan sıradan bir restoran. Ama her cumartesi, kapısı başka bir dünyaya açılıyor. Elfler, ejderhalar, periler... Farklı ırklardan ve kültürlerden insanlar bu restorana geliyor ve Japon yemeklerinin tadını çıkarıyor. Bu anime, yemeklerin sınırları aştığını, farklı dünyaları bir araya getirdiğini anlatıyor. Her bölüm, farklı bir karakterin hikayesini ve o karakterin Nekoya'da yediği yemeğin anlamını anlatıyor. İzlerken hem miden kazınacak, hem de farklı kültürler hakkında bir şeyler öğreneceksin.

Bu animeyi izledikten sonra farklı kültürlere olan ilgim daha da arttı. Japon yemeklerinin o kadar farklı dünyalarda nasıl sevildiğini görmek çok ilginç. Bir de bu anime sayesinde farklı yemek tarifleri öğrendim. Mesela, "menchi katsu" diye bir yemek var, kıyma köftesi. Bu anime sayesinde onu öğrendim ve denedim. Gerçekten de çok lezzetli. Artık misafir gelince menchi katsu yapıyorum, hava atıyorum. Bayağı kültürlendim bu anime sayesinde.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki yemeklerin çoğu gerçek hayatta da var. Eğer denemek istersen, Japon restoranlarına gidebilirsin.

Rota Önerisi: Restaurant to Another World'ü bitirdikten sonra, "Kakuriyo: Bed and Breakfast for Spirits" animesine geçebilirsin. O da farklı bir dünya ve yemek üzerine, fantastik bir anime.


7. Kakuriyo: Bed and Breakfast for Spirits

Ayakları yere basan bir kızın hayalet dünyasında verdiği mücadele! Aoi Tsubaki, dedesinden miras kalan yeteneği sayesinde hayaletleri görebilen bir üniversite öğrencisi. Ama bir gün, dedesinin borçları yüzünden hayalet dünyasının en güçlü varlıklarından biri olan Odanna'ya gelin olarak gitmek zorunda kalıyor. Aoi, bu kaderi kabul etmek yerine, Odanna'nın restoranında çalışmaya başlıyor ve hayaletlere yemek yaparak kendini kanıtlamaya çalışıyor. Bu anime, yemek yapmanın sadece karın doyurmak olmadığını, aynı zamanda insanları (ve hayaletleri) etkilemenin, kalplerini kazanmanın bir yolu olduğunu anlatıyor. Aoi'nin azmi, yemekleri, hayaletlerle olan ilişkileri... İzlerken hem eğlenecek, hem de duygulanacaksın.

Bu animeyi izledikten sonra yemek yapmaya bakış açım tamamen değişti. Artık sadece "iş" olarak görmüyorum, bir tutku olarak görüyorum. Bir de bu anime sayesinde Japon mitolojisi hakkında da bir şeyler öğrendim. Mesela, "ayakashi" diye bir hayalet türü var, Japon mitolojisinde çok önemli bir yere sahip. Bu anime sayesinde onu da öğrendim. Hatta bir gün Japonya'ya gidip, ayakashileri görmek istiyorum. Tabii ki, şaka yapıyorum ama o kadar etkilendim bu animeden.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki yemeklerin çoğu Japon mutfağına ait. Eğer denemek istersen, Japon restoranlarına gidebilirsin.

Rota Önerisi: Kakuriyo: Bed and Breakfast for Spirits'i bitirdikten sonra, "Yumeiro Pâtissière" animesine geçebilirsin. O da tatlılar üzerine, bayağı iştah açıcı.


8. Yumeiro Pâtissière

Tatlı hayallerin peşinde koşan bir kızın hikayesi! Ichigo Amano, pastacılık konusunda tam bir yeteneksiz. Ama tatlılara olan aşkı o kadar büyük ki, prestijli bir pastacılık okuluna kabul ediliyor. Bu okulda, "tatlı perileri" ile tanışıyor ve onlardan pastacılık konusunda dersler alıyor. Ichigo, her bölümde yeni bir tarif öğreniyor, yeni bir zorlukla karşılaşıyor ve hayallerine ulaşmak için çabalıyor. Bu anime, pastacılığın sadece teknik bilgi olmadığını, aynı zamanda yaratıcılık, tutku ve sevgi gerektirdiğini anlatıyor. Ichigo'nun azmi, tatlıları, arkadaşlıkları... İzlerken hem ağzın sulanacak, hem de motive olacaksın.

Bu animeyi izledikten sonra pastacılığa olan ilgim daha da arttı. Artık sadece "yemek" olarak görmüyorum, bir sanat eseri olarak görüyorum. Bir de bu anime sayesinde farklı pastacılık teknikleri öğrendim. Mesela, "choux à la crème" diye bir tatlı var, kremalı beze. Bu anime sayesinde onu öğrendim ve denedim. Gerçekten de çok lezzetli. Artık misafir gelince choux à la crème yapıyorum, hava atıyorum. Bayağı kültürlendim bu anime sayesinde.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki tatlıların çoğu Fransız pastacılığına ait. Eğer denemek istersen, Fransız pastanelerine gidebilirsin.

Rota Önerisi: Yumeiro Pâtissière'i bitirdikten sonra, "Cooking Papa" animesine geçebilirsin. O da aile ve yemek üzerine, uzun soluklu bir anime.


9. Cooking Papa

Hem iş adamı, hem aşçı! Kazuo Araiwa, büyük bir şirkette çalışan başarılı bir iş adamı. Ama aynı zamanda, muhteşem yemekler yapan bir aşçı. Ailesi için her gün lezzetli yemekler hazırlıyor ve yemek yapmayı çok seviyor. Bu anime, yemek yapmanın sadece kadınların işi olmadığını, erkeklerin de mutfakta harikalar yaratabileceğini anlatıyor. Kazuo'nun yemekleri, ailesiyle olan ilişkileri, iş hayatı... İzlerken hem eğlenecek, hem de ilham alacaksın.

Bu animeyi izledikten sonra yemek yapmaya bakış açım tamamen değişti. Artık sadece "zorunluluk" olarak görmüyorum, bir keyif olarak görüyorum. Bir de bu anime sayesinde farklı yemek tarifleri öğrendim. Mesela, "tonkatsu" diye bir yemek var, pane kızarmış domuz pirzolası. Bu anime sayesinde onu öğrendim ve denedim. Gerçekten de çok lezzetli. Artık misafir gelince tonkatsu yapıyorum, hava atıyorum. Bayağı kültürlendim bu anime sayesinde.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki yemeklerin çoğu Japon mutfağına ait. Eğer denemek istersen, Japon restoranlarına gidebilirsin.

Rota Önerisi: Cooking Papa'yı bitirdikten sonra, "Ben-To" animesine geçebilirsin. O da indirimli yemekler üzerine, aksiyon dolu bir anime.


10. Ben-To

İndirimli yemekler için savaş! Liseli bir öğrenci olan You Satou, süpermarkette indirimli bento (hazır yemek kutusu) almak isterken bayılıyor. Uyandığında, kendini indirimli bento için savaşan bir grup insanın arasında buluyor. Bu anime, yemeklerin sadece karın doyurmak olmadığını, aynı zamanda rekabet, strateji ve hayatta kalma mücadelesi anlamına gelebileceğini anlatıyor. You'nun bento savaşlarındaki maceraları, arkadaşlıkları, rakipleri... İzlerken hem gülecek, hem de heyecanlanacaksın.

Bu animeyi izledikten sonra indirimli yemeklere olan ilgim daha da arttı. Artık süpermarkete gidince indirimli bento arıyorum. Bir de bu anime sayesinde farklı bento türleri öğrendim. Mesela, "makunouchi bento" diye bir bento türü var, içinde farklı yemekler bulunan. Bu anime sayesinde onu öğrendim ve denedim. Gerçekten de çok lezzetli. Artık öğle yemeklerinde makunouchi bento yiyorum, hava atıyorum. Bayağı kültürlendim bu anime sayesinde.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki bentoların çoğu Japon süpermarketlerinde bulunabiliyor. Eğer denemek istersen, Japonya'ya gitmen gerekebilir.

Rota Önerisi: Ben-To'yu bitirdikten sonra, "Wakakozake" animesine geçebilirsin. O da alkol ve yemek üzerine, kısa ve keyifli bir anime.


11. Wakakozake

Tek başına içki keyfi! Wakako Murasaki, 26 yaşında ve tek başına yemek yemeyi ve içki içmeyi çok seven bir ofis çalışanı. Her bölümde, farklı bir restorana gidiyor, farklı yemekler yiyor ve farklı içkiler içiyor. Yemeklerin ve içkilerin tadını çıkarırken, "Pshuuu!" diye bir ses çıkarıyor. Bu anime, yalnızlığın kötü bir şey olmadığını, kendi başına da keyifli vakit geçirilebileceğini anlatıyor. Wakako'nun yemekleri, içkileri, yalnızlığı... İzlerken hem rahatlayacak, hem de ilham alacaksın.

Bu animeyi izledikten sonra tek başıma dışarı çıkmaya daha çok başladım. Artık sadece arkadaşlarımla değil, kendi başıma da restoranlara gidiyorum, farklı yemekler yiyorum ve farklı içkiler içiyorum. Bir de bu anime sayesinde farklı içki türleri öğrendim. Mesela, "sake" diye bir Japon içkisi var, pirinçten yapılan. Bu anime sayesinde onu öğrendim ve denedim. Gerçekten de çok lezzetli. Artık evde sake içiyorum, hava atıyorum. Bayağı kültürlendim bu anime sayesinde.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki restoranların çoğu Tokyo'da bulunuyor. Eğer yolun düşerse, mutlaka ziyaret et.

Rota Önerisi: Wakakozake'yi bitirdikten sonra, "Koufuku Graffiti" animesine geçebilirsin. O da yemek ve arkadaşlık üzerine, sevimli bir anime.


12. Koufuku Graffiti

Yemekle gelen mutluluk! Ryou Machiko, büyükannesinin ölümünden sonra yalnız kalan bir ortaokul öğrencisi. Ama kuzeni Kirin ile yaşamaya başladıktan sonra, yemeklerin tadı daha güzel gelmeye başlıyor. Bu anime, yemeklerin sadece karın doyurmak olmadığını, aynı zamanda insanları bir araya getirdiğini, mutluluk verdiğini anlatıyor. Ryou'nun yemekleri, Kirin ile olan ilişkisi, arkadaşlıkları... İzlerken içini ısıtacak, yüzünü güldürecek sahneler var.

Bu animeyi izledikten sonra yemek yapmaya daha çok özen göstermeye başladım. Artık sadece "hızlıca bir şeyler atıştırmak" olarak görmüyorum, bir ritüel olarak görüyorum. Bir de bu anime sayesinde farklı yemek tarifleri öğrendim. Mesela, "onigiri" diye bir Japon yemeği var, pirinç topu. Bu anime sayesinde onu öğrendim ve denedim. Gerçekten de çok lezzetli. Artık evde onigiri yapıyorum, hava atıyorum. Bayağı kültürlendim bu anime sayesinde.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki yemeklerin çoğu Japon ev yemekleri. Eğer denemek istersen, internette bir sürü tarif bulabilirsin.

Rota Önerisi: Koufuku Graffiti'yi bitirdikten sonra, "Amaama to Inazuma" (Sweetness & Lightning) animesine geri dönebilirsin. Çünkü o da aile ve yemek üzerine, çok sıcak bir anime.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.