Erken Bitirdiği İçin Hayranların Devamını İstediği 10 Anime: Keşfedilmeyi Bekleyen Evrenler

Yolcu, ekran başında "Bu kadar mıydı ya?" dediğin o anime boşluğunu biliyoruz. İşte devamı gelmesi için dualar ettiğimiz, evrenleri keşfetmeye doyamadığımız 20 anime!

Şubat 21, 2026 - 17:13
Şubat 21, 2026 - 17:13
 0  3
Erken Bitirdiği İçin Hayranların Devamını İstediği 10 Anime: Keşfedilmeyi Bekleyen Evrenler

1. No Game No Life

Yolcu, No Game No Life... Ah, o nasıl bir animeydi öyle! Oyun bağımlısı kardeşler Sora ve Shiro, her şeyin oyunlarla belirlendiği bir dünyaya ışınlanıyor. Bu dünya, Disboard, bildiğin kuralları alt üst ediyor. Savaş yok, şiddet yok; her şey iskambil kağıtları, satranç tahtaları ve zeka oyunlarıyla çözülüyor. İlk sezonun o bitişi yok mu? Resmen içimde bir şeyler koptu. Daha fazla oyun, daha fazla strateji, daha fazla Disboard görmek istiyordum! Animasyonlar desen şahane, renkler cıvıl cıvıl, karakter tasarımları akılda kalıcı. Hikaye ise, her bölümünde yeni bir oyunla karşına çıkıyor, seni de o dünyanın içine çekiyor. Sora ve Shiro'nun zekası karşısında nutkun tutuluyor, "Ben neden böyle düşünemedim?" diye hayıflanıyorsun. Bu anime, sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda strateji ve zeka oyunlarına bir övgü. Devam sezonu gelene kadar Disboard'un haritasını ezberledim desem yeridir.

Seyir Defteri Notu: Disboard'daki yeminler var ya, aslında her şeyin temelini oluşturuyor. Bu yeminleri iyi anlarsan, karakterlerin motivasyonlarını ve hikayenin gidişatını daha iyi kavrarsın. Ayrıca, her ırkın kendine özgü oyun tarzı ve stratejisi var; bunlara dikkat et.

Rota Önerisi: No Game No Life'ın o zekice kurgusunu sevdiysen, "Code Geass" serisine de bir göz at. Orada da strateji ve zeka oyunları havada uçuşuyor.


2. Devil is a Part-Timer!

Şimdi de seni Devil is a Part-Timer! ile güldürmeye geldim. Şeytan Kral Sadao, kahraman Emilia tarafından yenilgiye uğratıldıktan sonra dünyamıza, Tokyo'ya sürgün ediliyor. Ama bekle, olaylar burada başlıyor! Sadao, bildiğin şeytanlıkları bırakıp, MgRonald's'da part-time işe giriyor. Evet, yanlış duymadın, şeytan kral hamburger pişiriyor! Düşünsene, bir yandan dünyayı ele geçirme planları yaparken, bir yandan da "Patatesleri kim yedi?" diye sinirleniyor. Animenin mizah anlayışı o kadar absürt ki, kahkahalarına engel olamıyorsun. Emilia da peşinden geliyor, o da bir çağrı merkezinde çalışmaya başlıyor. Aralarındaki çekişme, dostluk, aşk... Her şey o kadar doğal ve komik ki, izlerken yanakların ağrıyor. İlk sezonu bitirdiğimde, "Bu kadar mıydı yani? Şeytan kralın dünyayı ele geçirme planlarını daha detaylı görmek istiyorum!" diye isyan etmiştim. Neyse ki ikinci sezon geldi de içim rahatladı ama yetmez, daha fazla şeytan kral komedisi istiyoruz!

Seyir Defteri Notu: Animenin en komik yanlarından biri, karakterlerin dünyamıza adapte olma çabaları. Özellikle Sadao'nun Japon kültürüne uyum sağlama süreci tam bir komedi şöleni. Ayrıca, MgRonald's'daki iş arkadaşlarıyla olan ilişkileri de çok eğlenceli.

Rota Önerisi: Eğer Devil is a Part-Timer!'ın o absürt mizahını sevdiysen, "Hataraku Maou-sama!!" serisine de bir göz at. Benzer bir konuya sahip ve seni bol bol güldüreceğine eminim.


3. Deadman Wonderland

Yolcu, Deadman Wonderland... Bu anime, seni karanlık ve acımasız bir dünyaya davet ediyor. Ganta Igarashi, işlemediği bir suç yüzünden Deadman Wonderland adlı bir hapishaneye gönderiliyor. Burası bildiğin hapishanelerden değil; mahkumlar, ziyaretçilere "eğlence" sunmak için ölümcül oyunlara katılmak zorunda. Ganta'nın hayatta kalmak için kullanması gereken özel bir yeteneği var: kanını silaha dönüştürebilme. Animenin atmosferi o kadar gergin ve kasvetli ki, izlerken nefesini tutuyorsun. Karakterlerin geçmişleri, motivasyonları ve hayatta kalma mücadeleleri seni derinden etkiliyor. İlk sezonun sonu, resmen bir uçurumun kenarında bırakıyor seni. Daha fazla kan, daha fazla ölüm, daha fazla Deadman görmek istiyordum! Animenin şiddet dozu yüksek olsa da, aslında insan doğasının karanlık yönlerini ve hayatta kalma içgüdüsünü sorguluyor. Unutma, bu dünyada merhamet diye bir şey yok.

Seyir Defteri Notu: Animenin müzikleri, atmosferi daha da güçlendiriyor. Özellikle opening şarkısı, seni Deadman Wonderland'ın o karanlık dünyasına hazırlıyor. Ayrıca, her karakterin kanını kullanma şekli farklı; bu da dövüş sahnelerini daha da ilgi çekici hale getiriyor.

Rota Önerisi: Eğer Deadman Wonderland'ın o karanlık ve acımasız atmosferini sevdiysen, "Akame ga Kill!" serisine de bir göz at. Orada da ölüm ve hayatta kalma mücadelesi ön planda.


4. Claymore

Claymore... Orta Çağ'dan fırlamış gibi, karanlık ve gotik bir dünyada geçiyor. Yoma adı verilen, insan yiyen yaratıklarla dolu bir dünyada, Claymore adı verilen melez savaşçılar, insanlığı korumak için savaşıyor. Claymore'lar, yarı insan yarı Yoma oldukları için, hem insanlardan hem de Yomalardan dışlanıyorlar. Ana karakterimiz Clare, intikam almak için Claymore oluyor ve Yomalara karşı amansız bir mücadele veriyor. Animenin dövüş sahneleri o kadar epik ve kanlı ki, gözlerini kırpmadan izliyorsun. Clare'in içsel çatışmaları, yalnızlığı ve intikam arzusu seni derinden etkiliyor. İlk sezonun sonu, resmen bir savaşın ortasında bırakıyor seni. Daha fazla Claymore, daha fazla Yoma, daha fazla Clare görmek istiyordum! Animenin atmosferi o kadar karanlık ve kasvetli ki, izlerken içini bir hüzün kaplıyor. Ama aynı zamanda, Clare'in azmi ve kararlılığı sana ilham veriyor.

Seyir Defteri Notu: Claymore'ların güçleri, Yoma kanı aldıkça artıyor. Ancak, çok fazla Yoma kanı alırlarsa, tamamen Yoma'ya dönüşme riskiyle karşı karşıya kalıyorlar. Bu da karakterlerin sürekli bir içsel savaş vermesine neden oluyor.

Rota Önerisi: Eğer Claymore'un o karanlık ve gotik atmosferini sevdiysen, "Berserk" serisine de bir göz at. Orada da karanlık güçlere karşı verilen amansız bir mücadele var.


5. Btooom!

Btooom!... Gerçek hayatta asosyal olan Ryota Sakamoto, bir gün uyandığında kendisini ıssız bir adada buluyor. Kısa süre sonra, adada diğer insanlarla birlikte bir ölüm oyununa katılmak zorunda olduğunu anlıyor. Oyunda, her oyuncuya farklı türde bombalar veriliyor ve hayatta kalmak için diğer oyuncuları öldürmek zorundalar. Animenin konusu o kadar ilginç ve gerilim dolu ki, izlerken koltuğuna yapışıyorsun. Ryota'nın hayatta kalma mücadelesi, diğer oyuncularla olan ilişkileri ve oyunun ardındaki sır perdesi seni derinden etkiliyor. İlk sezonun sonu, resmen bir çıkmazda bırakıyor seni. Daha fazla bomba, daha fazla ölüm, daha fazla Ryota görmek istiyordum! Animenin şiddet dozu yüksek olsa da, aslında insanın hayatta kalma içgüdüsünü ve toplumun acımasızlığını sorguluyor. Unutma, bu adada kimseye güvenemezsin.

Seyir Defteri Notu: Her oyuncunun farklı türde bombası var ve bu bombaların farklı özellikleri var. Bu da dövüş sahnelerini daha da stratejik ve heyecanlı hale getiriyor. Ayrıca, bazı oyuncuların geçmişleri ve motivasyonları seni şaşırtacak.

Rota Önerisi: Eğer Btooom!'un o gerilim dolu atmosferini sevdiysen, "Mirai Nikki" serisine de bir göz at. Orada da ölümcül bir oyunda hayatta kalma mücadelesi var.


6. Highschool of the Dead

Highschool of the Dead... Zombilerle dolu bir dünyada, bir grup lise öğrencisi hayatta kalmak için mücadele ediyor. Evet, bildiğin zombi temalı bir anime ama bu animeyi diğerlerinden ayıran bazı özellikler var. Öncelikle, animasyonlar o kadar detaylı ve gerçekçi ki, zombilerin saldırılarını resmen hissediyorsun. İkincisi, karakterler o kadar renkli ve eğlenceli ki, zombi kıyametinin ortasında bile gülebiliyorsun. Üçüncüsü, anime bol bol "ecchi" içeriyor; yani, karakterlerin kıyafetleri yırtılıyor, dekolteleri açılıyor falan... Bu durum bazı izleyicileri rahatsız etse de, animenin genel atmosferine ayrı bir renk katıyor. İlk sezonun sonu, resmen bir yolculuğun başlangıcında bırakıyor seni. Daha fazla zombi, daha fazla ecchi, daha fazla lise öğrencisi görmek istiyordum! Animenin şiddet dozu yüksek olsa da, aslında dostluğun, dayanışmanın ve hayatta kalma arzusunun önemini vurguluyor. Unutma, bu dünyada tek başına değilsin.

Seyir Defteri Notu: Animenin silah tasarımları çok detaylı ve gerçekçi. Karakterlerin kullandığı silahlar, zombilere karşı verdikleri mücadelede hayati bir rol oynuyor. Ayrıca, bazı karakterlerin zombi türlerine karşı özel yetenekleri var.

Rota Önerisi: Eğer Highschool of the Dead'in o zombi temalı ve ecchi dolu atmosferini sevdiysen, "Zombie Land Saga" serisine de bir göz at. Orada da zombilerle dolu bir dünyada eğlenceli bir macera var.


7. Gangsta.

Gangsta... Ergastulum adlı, suçun kol gezdiği bir şehirde, "Handymen" olarak bilinen iki tetikçi, Worick Arcangelo ve Nicolas Brown, her türlü kirli işi yapıyor. Worick, karizmatik ve zeki bir gigolo; Nicolas ise, sağır ve dilsiz bir "Twilight" (özel yeteneklere sahip insanlar). İkili, hem şehrin karanlık sırlarını ortaya çıkarıyor, hem de hayatta kalmak için amansız bir mücadele veriyor. Animenin atmosferi o kadar karanlık ve kasvetli ki, izlerken içine bir hüzün çöküyor. Karakterlerin geçmişleri, motivasyonları ve birbirleriyle olan ilişkileri seni derinden etkiliyor. İlk sezonun sonu, resmen bir savaşın ortasında bırakıyor seni. Daha fazla Gangsta, daha fazla Ergastulum, daha fazla Worick ve Nicolas görmek istiyordum! Animenin şiddet dozu yüksek olsa da, aslında insanlığın karanlık yönlerini ve suçun doğasını sorguluyor. Unutma, bu şehirde kimseye güvenemezsin.

Seyir Defteri Notu: Twilight'ların özel yetenekleri var ve bu yetenekler, dövüş sahnelerini daha da heyecanlı hale getiriyor. Ayrıca, Ergastulum'un farklı bölgeleri var ve her bölgenin kendine özgü kuralları var.

Rota Önerisi: Eğer Gangsta'nın o karanlık ve suç dolu atmosferini sevdiysen, "91 Days" serisine de bir göz at. Orada da intikam ve suç temaları ön planda.


8. Erased (Boku dake ga Inai Machi)

Erased... Satoru Fujinuma, geçmişe kısa süreliğine gidebilme yeteneğine sahip. Bu yeteneği, çevresindeki insanların hayatını kurtarmak için kullanıyor. Bir gün, annesi öldürülünce, Satoru kendisini 18 yıl öncesine, ilkokul çağına geri dönmüş buluyor. Amacı, hem annesinin katilini bulmak, hem de geçmişte yaşanan bir dizi cinayeti engellemek. Animenin konusu o kadar sürükleyici ve gizemli ki, izlerken nefesini tutuyorsun. Satoru'nun çocukluk arkadaşlarıyla olan ilişkileri, katilin kimliği ve geçmişte yaşanan olaylar seni derinden etkiliyor. İlk sezonun sonu, resmen bir sürprizle bırakıyor seni. Daha fazla Erased, daha fazla Satoru, daha fazla gizem görmek istiyordum! Animenin şiddet dozu düşük olsa da, aslında çocukluk travmalarının, arkadaşlığın ve fedakarlığın önemini vurguluyor. Unutma, geçmişi değiştirmek geleceği de değiştirebilir.

Seyir Defteri Notu: Animenin müzikleri, atmosferi daha da güçlendiriyor. Özellikle opening şarkısı, seni Erased'in o gizemli dünyasına hazırlıyor. Ayrıca, her karakterin geçmişi ve motivasyonu seni şaşırtacak.

Rota Önerisi: Eğer Erased'in o gizemli ve sürükleyici atmosferini sevdiysen, "Steins;Gate" serisine de bir göz at. Orada da zaman yolculuğu ve geleceği değiştirme temaları ön planda.


9. Beyond the Boundary (Kyoukai no Kanata)

Beyond the Boundary... Akihito Kanbara, yarı ölümsüz bir lise öğrencisi. Mirai Kuriyama ise, "Lanetli Kan" soyundan gelen bir ruh savaşçısı. İkili, dünyayı tehdit eden "Youmu" adı verilen doğaüstü varlıklara karşı savaşıyor. Animenin konusu o kadar fantastik ve duygusal ki, izlerken hem heyecanlanıyorsun, hem de hüzünleniyorsun. Akihito'nun ölümsüzlüğü, Mirai'nin lanetli kanı ve Youmu'lara karşı verdikleri mücadele seni derinden etkiliyor. İlk sezonun sonu, resmen bir veda sahnesiyle bırakıyor seni. Daha fazla Beyond the Boundary, daha fazla Akihito ve Mirai görmek istiyordum! Animenin şiddet dozu orta seviyede olsa da, aslında aşkın, arkadaşlığın ve fedakarlığın önemini vurguluyor. Unutma, bazen en büyük savaşlar içimizde yaşanır.

Seyir Defteri Notu: Animenin animasyonları çok güzel ve akıcı. Özellikle dövüş sahneleri, görsel bir şölen sunuyor. Ayrıca, her karakterin kendine özgü yetenekleri var ve bu yetenekler, Youmu'lara karşı verdikleri mücadelede hayati bir rol oynuyor.

Rota Önerisi: Eğer Beyond the Boundary'nin o fantastik ve duygusal atmosferini sevdiysen, "Violet Evergarden" serisine de bir göz at. Orada da duygusal bir yolculuk ve insan ilişkileri ön planda.


10. Noragami

Noragami... Yato, küçük bir tapınağı bile olmayan, kimsenin tanımadığı bir tanrı. Hayatta kalmak için 5 yen karşılığında her türlü işi yapıyor. Bir gün, Hiyori Iki adlı bir lise öğrencisi, Yato'nun hayatını kurtarmaya çalışırken, ruhu bedeninden ayrılmaya başlıyor. Hiyori, Yato'dan eski haline dönmesini istiyor ve ikili, birlikte çeşitli maceralara atılıyor. Animenin konusu o kadar eğlenceli ve aksiyon dolu ki, izlerken kahkahalarına engel olamıyorsun. Yato'nun komik halleri, Hiyori ile olan ilişkisi ve dünyayı tehdit eden kötü ruhlara karşı verdikleri mücadele seni derinden etkiliyor. İlk sezonun sonu, resmen bir dostluğun başlangıcında bırakıyor seni. Daha fazla Noragami, daha fazla Yato ve Hiyori görmek istiyordum! Animenin şiddet dozu orta seviyede olsa da, aslında arkadaşlığın, bağlılığın ve inancın önemini vurguluyor. Unutma, bazen en küçük tanrılar bile büyük işler başarabilir.

Seyir Defteri Notu: Animenin müzikleri, atmosferi daha da eğlenceli hale getiriyor. Özellikle opening şarkısı, seni Noragami'nin o maceraperest dünyasına hazırlıyor. Ayrıca, her karakterin geçmişi ve motivasyonu seni şaşırtacak.

Rota Önerisi: Eğer Noragami'nin o eğlenceli ve aksiyon dolu atmosferini sevdiysen, "Kekkai Sensen" serisine de bir göz at. Orada da doğaüstü varlıklarla dolu bir dünyada eğlenceli bir macera var.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.