Escaflowne'daki En Efsane 10 Mecha Hikayesi! Robot Analizi!: Gökyüzünde Dansa Hazır mısın?
Escaflowne'un büyülü dünyasına dal, en efsanevi 18 mecha hikayesini keşfet! Robotların derin analizleri, unutulmaz savaşlar ve çok daha fazlası seni bekliyor. Bu galaktik maceraya hazır ol!
1. Escaflowne: Ejder Gücünün Uyanışı
Yolcu, Escaflowne'un açılış anları varya, hani o Van'ın karlı dağlarda ejderha avladığı sahne... İşte o sahne bile tek başına anime tarihine altın harflerle yazılmalı. O vahşi atmosfer, Van'ın kararlılığı ve ejderhanın o mistik gücü... Daha ilk dakikalardan "Ben farklı bir dünyaya geldim!" dedirtiyor. Van'ın Flogien'e olan bağlılığı, babasının intikamını alma arzusu... Her şey o kadar gerçekçi ki, sanki Van'ın acısını kendi kalbinde hissediyorsun. Sonra o efsanevi Escaflowne'u buluyor, kaderi tamamen değişiyor. İşte o an, sadece Van için değil, bizim için de yeni bir maceranın başlangıcı oluyor. Escaflowne'un tasarımı, o kanatları, zırhı, kılıcı... Her detayında ayrı bir özen var. O sadece bir robot değil, adeta bir savaş tanrısı. İlk bölümden itibaren Escaflowne'un gücünü hissetmeye başlıyorsun ve bu güç, hikaye boyunca gitgide artıyor. Van'ın Escaflowne ile olan bağı, zamanla daha da derinleşiyor ve ikisi adeta tek vücut oluyor. Bu bağı izlemek, anime boyunca ayrı bir keyif veriyor.
Escaflowne'un ilk bölümdeki tanıtımı, anime dünyasında adeta bir devrim yarattı. O güne kadar görmediğimiz bir mecha tasarımı, fantastik bir dünya ve derin karakterler... Her şey bir araya gelince ortaya unutulmaz bir yapım çıktı. Van'ın karakter gelişimi, Escaflowne ile olan ilişkisi ve Gaea'nın kaderini değiştirme çabası... Bütün bunlar, hikayeyi daha da sürükleyici hale getiriyor. İlk bölümden itibaren Escaflowne'un ne kadar özel bir yapım olduğunu anlıyorsun ve sonraki bölümleri merakla bekliyorsun. Ejderha avı sahnesi, sadece bir başlangıç. Escaflowne'un dünyasında daha nice efsanevi savaşlar, unutulmaz karakterler ve şaşırtıcı olaylar seni bekliyor. Hazır ol yolcu, çünkü bu macera seni bambaşka diyarlara götürecek!
Ve unutma yolcu, Escaflowne sadece bir mecha anime değil. Aynı zamanda dostluk, fedakarlık, aşk ve kader gibi evrensel temaları da işliyor. Van ve Hitomi'nin arasındaki bağ, savaşın ortasında bile yeşeren bir umut ışığı gibi. Escaflowne'un her bölümü, seni düşündürmeye, hissetmeye ve sorgulamaya davet ediyor. Bu yüzden Escaflowne, sadece izlenip geçilecek bir anime değil, aynı zamanda defalarca izlenip üzerinde düşünülecek bir başyapıt.
Seyir Defteri Notu: Escaflowne'un ilk bölümündeki ejderha avı sahnesinde kullanılan müzikler, Yoko Kanno'nun eşsiz yeteneğini gözler önüne seriyor. O atmosferi daha da yoğunlaştıran müzikler, adeta sahnenin bir parçası haline geliyor.
Rota Önerisi: Escaflowne'u bitirdikten sonra, benzer temaları işleyen RahXephon animesine de göz atabilirsin. RahXephon da mecha, müzik ve kader temalarını başarılı bir şekilde harmanlıyor.
2. Guymelef: Savaşın Zarafeti ve Ölümcül Dansı
Guymelef'ler varya, Escaflowne evreninin bel kemiği resmen! Sadece birer robot değiller, her biri birer savaş makinesi, birer sanat eseri. Her Guymelef'in kendine özgü bir tasarımı var ve bu tasarımlar, pilotlarının karakterlerini yansıtıyor. Allen Schezar'ın Scherezade'si mesela, o asil duruşu, zarif hatları... Allen'ın karizmasını ve liderlik vasıflarını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Veya Folken Lacour de Fanel'in kendi modifiye ettiği Guymelef'i... O karanlık ve tehditkar görünümü, Folken'ın içindeki acıyı ve hırsı gözler önüne seriyor. Guymelef'ler sadece savaşmak için değil, aynı zamanda gösteriş yapmak için de tasarlanmış gibi. Savaş meydanında dans eder gibi hareket ediyorlar, kılıçlarını savururken adeta birer balerin gibi zarifler. Ama o zarafetin altında ölümcül bir güç yatıyor. Guymelef'ler, düşmanlarını tek bir hamleyle yok edebilecek kadar güçlüler. Bu yüzden Guymelef savaşları, her zaman heyecan verici ve nefes kesici oluyor.
Guymelef'lerin en önemli özelliklerinden biri de, pilotlarıyla olan bağları. Pilotlar, Guymelef'lerini sadece bir araç olarak görmüyorlar, onlarla adeta bir bütün oluyorlar. Guymelef'lerin hareketleri, pilotlarının düşüncelerini yansıtıyor ve pilotlar, Guymelef'lerini kontrol ederken adeta kendi bedenlerini kontrol ediyorlar gibi hissediyorlar. Bu bağ, Guymelef savaşlarını daha da kişisel ve duygusal hale getiriyor. Pilotlar, Guymelef'leri için savaşıyorlar, sevdikleri için savaşıyorlar ve gelecekleri için savaşıyorlar. Bu yüzden Guymelef savaşları, sadece birer çatışma değil, aynı zamanda birer yaşam mücadelesi.
Guymelef'ler, Escaflowne evreninin en ikonik unsurlarından biri. Onlar sadece birer robot değil, aynı zamanda birer sembol. Savaşın, gücün, zarafetin ve kaderin sembolü. Guymelef'ler, Escaflowne'u Escaflowne yapan unsurlardan biri ve anime tarihine adını altın harflerle yazdırmış durumda. Eğer mecha animelere meraklıysan, Guymelef'lerin dünyasına kesinlikle göz atmalısın. Emin ol, pişman olmayacaksın!
Seyir Defteri Notu: Guymelef'lerin tasarımları, Shoji Kawamori'nin imzasını taşıyor. Kawamori, Macross serisi gibi birçok ikonik mecha animeye de tasarımcı olarak katkıda bulunmuş bir efsane.
Rota Önerisi: Guymelef'lere benzer tasarımlara sahip robotları görmek istersen, Aura Battler Dunbine animesine de göz atabilirsin. Dunbine da fantastik bir dünyada geçen ve organik tasarımlı robotların yer aldığı bir yapım.
3. Van Fanel: Kayıp Krallığın Son Umudu
Van Fanel... Abi o adam karizma abidesi ya! Flogien'in son kralı, ejderha kanından gelen savaşçı. Daha ilk bölümden omuzlarına yüklenen sorumlulukla, intikam ateşiyle yanıp tutuşuyor. Ama sadece kaba kuvvet değil, aynı zamanda derin bir adalet duygusu var. Halkını korumak için her şeyi yapmaya hazır. Van'ın karakteri, anime boyunca sürekli gelişiyor. İlk başlarda sadece intikam odaklı bir savaşçıyken, zamanla daha olgun ve bilge bir lidere dönüşüyor. Hitomi ile olan ilişkisi, ona farklı bir bakış açısı kazandırıyor ve onu daha iyi bir insan yapıyor. Van'ın Escaflowne ile olan bağı da çok önemli. Escaflowne, onun sadece bir silahı değil, aynı zamanda kaderini değiştirecek bir araç. Van, Escaflowne'u kullanmayı öğrendikçe, kendi içindeki gücü de keşfediyor.
Van'ın en sevdiğim özelliği, asla pes etmemesi. Ne kadar zor durumda olursa olsun, her zaman bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor. Düşmanları ne kadar güçlü olursa olsun, onlara karşı asla boyun eğmiyor. Van'ın kararlılığı, etrafındaki insanlara da ilham veriyor ve onları da daha güçlü yapıyor. Van, sadece bir kahraman değil, aynı zamanda bir umut sembolü. Karanlık zamanlarda bile, insanlara umut vermeyi başarıyor. Van'ın hikayesi, bize asla pes etmemeyi ve her zaman mücadele etmeyi öğretiyor.
Van Fanel, Escaflowne evreninin en önemli karakterlerinden biri. Onun hikayesi, anime tarihine adını altın harflerle yazdırmış durumda. Eğer kahramanlık hikayelerine meraklıysan, Van'ın macerasına kesinlikle ortak olmalısın. Emin ol, pişman olmayacaksın!
Seyir Defteri Notu: Van'ın seslendirmesini yapan Tomokazu Seki, aynı zamanda birçok ünlü anime karakterini de seslendirmiş bir isim. Gundam Wing'deki Duo Maxwell ve Fate/stay night'daki Gilgamesh gibi karakterler de onun sesinden hayat buluyor.
Rota Önerisi: Van'a benzer bir karaktere sahip bir kahraman görmek istersen, Berserk'teki Guts'a da göz atabilirsin. Guts da intikam ateşiyle yanıp tutuşan ve halkını korumak için her şeyi yapmaya hazır bir savaşçı.
4. Hitomi Kanzaki: İki Dünya Arasında Bir Köprü
Hitomi Kanzaki... Tokyo'nun sıradan bir lise öğrencisiyken, birdenbire Gaea'nın fantastik dünyasına sürükleniyor. İlk başlarda her şey ona çok garip geliyor, ama zamanla Gaea'ya ve oradaki insanlara alışmaya başlıyor. Hitomi'nin en önemli özelliği, geleceği görme yeteneği. Bu yetenek, ona hem yardımcı oluyor hem de hayatını zorlaştırıyor. Geleceği gördükçe, kaderin kaçınılmaz olup olmadığını sorgulamaya başlıyor. Hitomi'nin Van ile olan ilişkisi, anime boyunca sürekli gelişiyor. İlk başlarda sadece birer yabancıyken, zamanla birbirlerine aşık oluyorlar. Hitomi, Van'a farklı bir bakış açısı kazandırıyor ve onu daha iyi bir insan yapıyor. Van da Hitomi'ye güvenmeyi ve ona değer vermeyi öğretiyor.
Hitomi'nin karakteri, anime boyunca sürekli gelişiyor. İlk başlarda çekingen ve ürkek bir kızken, zamanla daha cesur ve kararlı bir kadına dönüşüyor. Gaea'da yaşadığı maceralar, onu daha güçlü ve daha bağımsız yapıyor. Hitomi, sadece Van'ın sevgilisi değil, aynı zamanda Gaea'nın kaderini değiştirecek önemli bir figür. Onun geleceği görme yeteneği, Gaea'nın geleceğini şekillendiriyor.
Hitomi Kanzaki, Escaflowne evreninin en önemli karakterlerinden biri. Onun hikayesi, anime tarihine adını altın harflerle yazdırmış durumda. Eğer fantastik dünyalara ve aşk hikayelerine meraklıysan, Hitomi'nin macerasına kesinlikle ortak olmalısın. Emin ol, pişman olmayacaksın!
Seyir Defteri Notu: Hitomi'nin geleceği görme yeteneği, aslında onun bilinçaltının bir yansıması. Hitomi, içgüdülerine güvenmeyi öğrendikçe, geleceği daha net görmeye başlıyor.
Rota Önerisi: Hitomi'ye benzer bir karakter görmek istersen, Vision of Escaflowne filmi de var. Film, animesinin yeniden anlatımı ve Hitomi'nin karakterine daha farklı bir bakış açısı sunuyor.
5. Allen Schezar: Asaletin ve Fedakarlığın Sembolü
Allen Schezar... Asturia'nın karizmatik komutanı, Van'ın en büyük destekçisi. Asil duruşu, keskin zekası ve savaş yetenekleriyle herkesi etkiliyor. Ama Allen'ın asıl gücü, fedakarlık yapabilmesinde yatıyor. Halkı için, sevdikleri için her şeyi göze alabiliyor. Allen'ın karakteri, anime boyunca sürekli gelişiyor. İlk başlarda sadece bir komutan olarak gördüğümüz Allen, zamanla daha derin ve karmaşık bir karaktere dönüşüyor. Geçmişiyle yüzleştikçe, içindeki acıyı ve pişmanlığı daha iyi anlıyoruz. Allen'ın Millerna ile olan ilişkisi, onun duygusal yönünü ortaya çıkarıyor. Millerna'ya olan aşkı, ona güç veriyor ve onu daha iyi bir insan yapıyor.
Allen'ın en sevdiğim özelliği, dürüstlüğü. Ne olursa olsun, her zaman doğruyu söylüyor ve doğru olanı yapmaya çalışıyor. Yalan söylemek veya hile yapmak, onun karakterine tamamen aykırı. Allen'ın dürüstlüğü, etrafındaki insanlara da ilham veriyor ve onları da daha dürüst olmaya teşvik ediyor. Allen, sadece bir komutan değil, aynı zamanda bir rol model.
Allen Schezar, Escaflowne evreninin en önemli karakterlerinden biri. Onun hikayesi, anime tarihine adını altın harflerle yazdırmış durumda. Eğer asalet, fedakarlık ve aşk hikayelerine meraklıysan, Allen'ın macerasına kesinlikle ortak olmalısın. Emin ol, pişman olmayacaksın!
Seyir Defteri Notu: Allen'ın kılıç kullanma stili, aslında onun kişiliğinin bir yansıması. Zarif, keskin ve etkili. Allen, kılıcını adeta bir uzvu gibi kullanıyor.
Rota Önerisi: Allen'a benzer bir karaktere sahip bir komutan görmek istersen, Legend of the Galactic Heroes'daki Reinhard von Lohengramm'a da göz atabilirsin. Reinhard da zekası, karizması ve liderlik vasıflarıyla herkesi etkileyen bir komutan.
6. Folken Lacour de Fanel: Kaderin Karanlık Yüzü
Folken Lacour de Fanel... Van'ın ağabeyi, Zaibach İmparatorluğu'nun dahi bilim adamı. Ama aynı zamanda karanlık bir geçmişe sahip, kaderin acımasız oyuncağı olmuş bir karakter. Folken'ın zekası, onu hem güçlü hem de tehlikeli yapıyor. Zaibach için geliştirdiği teknolojiler, savaşın seyrini değiştiriyor. Ama Folken'ın asıl amacı, Gaea'nın kaderini değiştirmek. Kendi yöntemleriyle, Gaea'ya barış getirmek istiyor. Folken'ın Van ile olan ilişkisi, anime boyunca gerilim dolu anlara sahne oluyor. İki kardeş, farklı idealler uğruna karşı karşıya geliyorlar. Ama içten içe, birbirlerine karşı hala bir sevgi besliyorlar.
Folken'ın karakteri, anime boyunca sürekli değişiyor. İlk başlarda kötü bir adam olarak gördüğümüz Folken, zamanla daha karmaşık ve anlaşılabilir bir karaktere dönüşüyor. Geçmişiyle yüzleştikçe, içindeki acıyı ve pişmanlığı daha iyi anlıyoruz. Folken, sadece bir bilim adamı değil, aynı zamanda bir filozof. Kader, özgür irade ve insanlığın geleceği gibi derin konular üzerine düşünüyor.
Folken Lacour de Fanel, Escaflowne evreninin en önemli karakterlerinden biri. Onun hikayesi, anime tarihine adını altın harflerle yazdırmış durumda. Eğer karanlık karakterlere, bilim kurguya ve felsefi konulara meraklıysan, Folken'ın macerasına kesinlikle ortak olmalısın. Emin ol, pişman olmayacaksın!
Seyir Defteri Notu: Folken'ın tek kolu, aslında onun geçmişindeki bir travmanın sembolü. O kolunu kaybetmesi, onun hayata bakış açısını tamamen değiştiriyor.
Rota Önerisi: Folken'a benzer bir karaktere sahip bir bilim adamı görmek istersen, Neon Genesis Evangelion'daki Gendo Ikari'ye de göz atabilirsin. Gendo da zekası, hırsı ve karanlık geçmişiyle dikkat çeken bir karakter.
7. Dilandau Albatou: Deliliğin ve Yıkımın Temsilcisi
Dilandau Albatou... Zaibach İmparatorluğu'nun psikopat komutanı, savaşın ve yıkımın vücut bulmuş hali. Dilandau'nun tek amacı, kaos yaratmak ve her şeyi yakıp yıkmak. Savaş meydanında acımasızlığı ve vahşetiyle ün salmış durumda. Dilandau'nun geçmişi hakkında pek bir şey bilmiyoruz, ama onun deliliğinin bir nedeni olduğu kesin. Belki de geçmişinde yaşadığı travmalar, onu bu kadar acımasız yapmış olabilir. Dilandau'nun Van ile olan ilişkisi, anime boyunca nefret dolu anlara sahne oluyor. İki karakter, birbirlerine karşı derin bir düşmanlık besliyorlar. Dilandau, Van'ı öldürmek için her şeyi yapmaya hazır.
Dilandau'nun karakteri, anime boyunca hiç değişmiyor. O her zaman deli, her zaman acımasız ve her zaman yıkıcı. Belki de bu yüzden, onu anlamak bu kadar zor. Dilandau, sadece bir kötü adam değil, aynı zamanda insanlığın karanlık tarafının bir yansıması. Onun varlığı, bize savaşın ne kadar korkunç bir şey olduğunu hatırlatıyor.
Dilandau Albatou, Escaflowne evreninin en unutulmaz karakterlerinden biri. Onun hikayesi, anime tarihine adını altın harflerle yazdırmış durumda. Eğer psikolojik gerilime, şiddete ve karanlık karakterlere meraklıysan, Dilandau'nun macerasına kesinlikle ortak olmalısın. Ama uyarayım, bu macera seni biraz ürkütebilir!
Seyir Defteri Notu: Dilandau'nun kullandığı Guymelef'in adı Alseides. Alseides, Yunanca'da "delilik" anlamına geliyor. Bu isim, Dilandau'nun karakterini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.
Rota Önerisi: Dilandau'ya benzer bir karaktere sahip bir psikopat komutan görmek istersen, Mobile Suit Gundam'daki Char Aznable'a da göz atabilirsin. Char da zekası, karizması ve deliliğiyle dikkat çeken bir karakter.
8. Millerna Aston: Aşkın ve Umudun Sesi
Millerna Aston... Asturia'nın prensesi, Allen'ın sevgilisi. Millerna'nın kalbi, sevgi dolu ve şefkatli. Herkese yardım etmek istiyor ve dünyayı daha iyi bir yer yapmak için çabalıyor. Millerna'nın Allen ile olan ilişkisi, anime boyunca romantik anlara sahne oluyor. İki karakter, birbirlerine derinden aşıklar ve birlikte mutlu bir gelecek hayal ediyorlar. Ama savaş, onların mutluluğunu tehdit ediyor.
Millerna'nın karakteri, anime boyunca sürekli gelişiyor. İlk başlarda naif bir prenses olarak gördüğümüz Millerna, zamanla daha güçlü ve kararlı bir kadına dönüşüyor. Savaşın acımasızlığıyla yüzleştikçe, dünyayı değiştirme arzusu daha da güçleniyor. Millerna, sadece bir prenses değil, aynı zamanda bir umut sembolü. Karanlık zamanlarda bile, insanlara umut vermeyi başarıyor.
Millerna Aston, Escaflowne evreninin en sevilen karakterlerinden biri. Onun hikayesi, anime tarihine adını altın harflerle yazdırmış durumda. Eğer aşk hikayelerine, romantizme ve umut dolu karakterlere meraklıysan, Millerna'nın macerasına kesinlikle ortak olmalısın. Emin ol, pişman olmayacaksın!
Seyir Defteri Notu: Millerna'nın sesi, aslında onun kalbinin bir yansıması. Yumuşak, sıcak ve sevgi dolu. Millerna'nın seslendirmesini yapan Mayumi Iizuka, aynı zamanda birçok ünlü anime karakterini de seslendirmiş bir isim.
Rota Önerisi: Millerna'ya benzer bir karaktere sahip bir prenses görmek istersen, Revolutionary Girl Utena'daki Utena Tenjou'a da göz atabilirsin. Utena da güçlü, kararlı ve dünyayı değiştirmek isteyen bir prenses.
9. Zaibach: Teknolojinin Karanlık Yüzü
Zaibach İmparatorluğu... Gaea'nın en güçlü ve en gelişmiş ülkesi. Ama bu güç, teknolojinin karanlık yüzünü temsil ediyor. Zaibach, teknolojiyi savaş için kullanıyor ve diğer ülkeleri ele geçirmek için her şeyi yapmaya hazır. Zaibach'ın lideri, İmparator Dornkirk. Dornkirk, Gaea'nın kaderini değiştirmek için planlar yapıyor. Ama bu planlar, Gaea'nın sonunu getirebilir. Zaibach'ın teknolojisi, Guymelef'leri ve kader kontrol sistemini içeriyor. Bu teknolojiler, savaşın seyrini tamamen değiştiriyor.
Zaibach'ın ideolojisi, kontrol ve düzen üzerine kurulu. Dornkirk, Gaea'yı kontrol etmek ve her şeyi önceden planlamak istiyor. Ama özgür irade ve kader, onun planlarını bozabilir. Zaibach, sadece bir ülke değil, aynı zamanda bir ideoloji. Teknolojinin insanlığı nasıl etkileyebileceğini ve kontrol arzusunun nelere yol açabileceğini gösteriyor.
Zaibach İmparatorluğu, Escaflowne evreninin en önemli unsurlarından biri. Onun hikayesi, anime tarihine adını altın harflerle yazdırmış durumda. Eğer bilim kurguya, teknolojiye ve distopik dünyalara meraklıysan, Zaibach'ın macerasına kesinlikle ortak olmalısın. Emin ol, pişman olmayacaksın!
Seyir Defteri Notu: Zaibach'ın sembolü, aslında kontrol ve düzeni temsil ediyor. Sembolün içindeki dişliler, teknolojiyi ve mekanikleşmeyi simgeliyor.
Rota Önerisi: Zaibach'a benzer bir teknolojik imparatorluk görmek istersen, Code Geass'daki Britannia İmparatorluğu'na da göz atabilirsin. Britannia da teknolojiyi kullanarak dünyayı kontrol etmek isteyen bir imparatorluk.
10. Escaflowne'un Mirası: Mecha Türüne Etkisi
Escaflowne, mecha anime türüne getirdiği yeniliklerle adeta bir mihenk taşı oldu. Sadece devasa robotların savaştığı bir yapım olmanın ötesinde, fantastik öğelerle harmanlanmış derin bir hikaye sunmasıyla öne çıktı. Karakterlerin karmaşık ilişkileri, politik entrikalar ve felsefi sorgulamalar, Escaflowne'u diğer mecha animelerinden ayırdı. Guymelef tasarımları, geleneksel robot görünümünden uzak, daha organik ve şık bir estetiğe sahip. Bu tasarımlar, sonraki mecha animelerine ilham kaynağı oldu ve türün görsel çeşitliliğini artırdı. Escaflowne'un müzikleri de unutulmaz. Yoko Kanno'nun besteleri, animeye epik bir hava katarken, duygusal sahnelerin etkisini de katbekat artırdı. Müzikler, Escaflowne'un atmosferini tamamlayan önemli bir unsur oldu ve anime müzikleri arasında klasikleşti.
Escaflowne, sadece mecha türüne değil, genel olarak anime dünyasına da önemli bir etki bıraktı. Fantastik ve bilim kurgu öğelerini bir araya getiren yapımlar için bir örnek teşkil etti. Karakter odaklı hikaye anlatımı, sonraki anime yapımlarında daha sık görülmeye başlandı. Escaflowne'un başarısı, anime yapımcılarını daha cesur ve yenilikçi olmaya teşvik etti. Sonuç olarak, anime dünyası daha çeşitli ve zengin bir hale geldi. Escaflowne, anime tarihinin en önemli yapımlarından biri olarak kabul ediliyor ve hala birçok hayranı tarafından sevilerek izleniyor.
Yolcu, Escaflowne'un mirası hala yaşamaya devam ediyor. Animeye getirdiği yenilikler ve yarattığı etki, unutulmaz bir yapım olmasını sağladı. Eğer mecha anime türüne meraklıysan, Escaflowne'u mutlaka izlemelisin. Bu anime, seni bambaşka bir dünyaya götürecek ve unutulmaz bir deneyim yaşatacak. Hazır ol, çünkü Escaflowne seni büyüleyecek!
Seyir Defteri Notu: Escaflowne'un yönetmeni Kazuki Akane, daha sonra birçok başarılı animeye imza attı. Noein: To Your Other Self gibi yapımlar, Akane'nin yönetmenlik yeteneğini bir kez daha kanıtladı.
Rota Önerisi: Escaflowne'a benzer bir atmosfere sahip bir mecha anime izlemek istersen, Eureka Seven'a da göz atabilirsin. Eureka Seven da fantastik öğelerle harmanlanmış, karakter odaklı bir hikaye sunuyor.
Tepkiniz Nedir?