Esport ve Oyun Dünyasını Konu Alan 15 Anime: Sanal Evrenlere Yolculuk Başlıyor!

E-spor arenasının tozunu attıran, oyun dünyasının derinliklerine daldıran 20 anime ile piksel evrenlere doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya hazır ol! Stratejini geliştir, karakterini seç ve maceraya atıl!

Şubat 21, 2026 - 17:14
Şubat 21, 2026 - 17:14
 0  3
Esport ve Oyun Dünyasını Konu Alan 15 Anime: Sanal Evrenlere Yolculuk Başlıyor!

1. Sword Art Online

Yolcu, Sword Art Online (SAO) dediğin zaman akan sular durulur! VRMMORPG türünün babalarından sayılır. Düşünsene, yeni çıkan bir VR oyunu var, SAO. Millet kapış kapış alıyor. Oyuna giriyorlar, hop! Oyunun yapımcısı diyor ki "Oyundan çıkmak yok, eğer ölürseniz gerçek hayatta da ölürsünüz!" İşte bu kadar acımasız bir senaryo. Kirito, ana karakterimiz, tam bir solo oyuncu. Ama bu ölümcül oyunda hayatta kalmak için bir sürü insanla işbirliği yapmak zorunda kalıyor. Aincrad'ın 100 katını tamamlamaları lazım yoksa çıkış yok. SAO sadece bir oyun değil, aynı zamanda hayatta kalma mücadelesi, dostluk, aşk ve kayıpların hikayesi. İlk sezonu bitirdikten sonra, "Acaba ben de VR'a girsem mi?" diye düşünebilirsin, ama bence biraz daha bekleyelim teknolojinin gelişmesini. Sonuçta ölmek istemeyiz değil mi?

SAO'nun en çekici yanlarından biri de oyun mekaniklerinin animeye çok iyi yedirilmiş olması. Karakterlerin level atlaması, skill kullanması, item düşürmesi falan tam bir MMORPG deneyimi yaşatıyor. Hatta bazı bölümlerde o kadar kaptırıyorsun ki, sanki sen de o karakterlerle birlikte dungeon'ları temizliyormuşsun gibi hissediyorsun. Bir de şu var, SAO'nun yarattığı etki çok büyük oldu. Bir sürü benzer VRMMORPG anime çıktı, ama hiçbiri SAO'nun tahtını sallayamadı bence. Belki de ilk olmanın avantajı vardır, kim bilir?

Animenin müzikleri de efsane bu arada. Yuki Kajiura'nın besteleri, o epik savaş sahnelerini daha da epik yapıyor. Özellikle "crossing field" opening'i hala dinlerim. Nostalji oluyor resmen. SAO'yu izlemediysen, mutlaka izle derim. Ama dikkat et, izledikten sonra VR oyunlarına fena halde merak salabilirsin.

Seyir Defteri Notu: SAO'da gözden kaçan bir detay da, oyunun yapımcısı Kayaba Akihiko'nun aslında tam bir deli dahi olması. Adam kendi yarattığı sanal dünyada tanrı olmak istiyor. İşte bu kadar kompleks bir karakter.

Rota Önerisi: SAO'dan sonra Log Horizon'a da göz atabilirsin. O da VRMMORPG türünde ve SAO'ya benzer bir teması var.


2. Log Horizon

Log Horizon, SAO'dan sonra VRMMORPG türüne merak salanlar için harika bir alternatif. Bu sefer olay biraz farklı. Elder Tales adlı popüler bir MMORPG'de oynayan binlerce oyuncu, oyunun yeni bir güncellemesiyle birlikte kendilerini oyunun içinde buluyorlar. Ama bu sefer oyun, bildiğimiz oyun değil. NPC'ler daha gerçekçi, ekonomi daha karmaşık ve oyuncuların hayatta kalmak için yeni yollar bulması gerekiyor. Shiroe, ana karakterimiz, tam bir taktik dehası. Oyunda nasıl hayatta kalacaklarını ve yeni bir düzen kuracaklarını planlıyor. Ama bu o kadar kolay değil. Oyuncular arasında farklı fraksiyonlar var, politik entrikalar dönüyor ve canavarlar her zamankinden daha tehlikeli.

Log Horizon'ın en sevdiğim yanı, oyunun mekaniklerini çok detaylı bir şekilde işlemesi. Crafting sistemleri, ekonomi, politik ilişkiler falan her şey çok gerçekçi. Sanki gerçek bir dünyayı simüle ediyorlar. Bir de şu var, karakterler çok iyi yazılmış. Her birinin kendi motivasyonları, hedefleri ve geçmişleri var. Bu da onları daha ilgi çekici yapıyor. Shiroe'nin liderlik vasıfları, Akatsuki'nin ninja yetenekleri, Naotsugu'nun komik halleri falan hepsi çok iyi.

Animenin müzikleri de yine çok başarılı. MAN WITH A MISSION'ın "database" opening'i hala dilime dolanır. Log Horizon, sadece bir oyun anime'si değil, aynı zamanda sosyal bir deney. Oyuncuların yeni bir toplum kurma çabalarını, karşılaştıkları zorlukları ve verdikleri kararları izlemek çok keyifli. Eğer strateji oyunlarını seviyorsan, Log Horizon'a bayılacaksın.

Seyir Defteri Notu: Log Horizon'da dikkat edilmesi gereken bir nokta da, oyunun dünyasının aslında gerçek dünyayla bağlantılı olması. Bazı karakterlerin geçmişleri ve motivasyonları, gerçek dünyadaki deneyimleriyle alakalı.

Rota Önerisi: Log Horizon'dan sonra Overlord'a da göz atabilirsin. O da VRMMORPG türünde ve ana karakterin güçlü bir villain olması farklı bir hava katıyor.


3. Btooom!

Btooom!, bildiğin VRMMORPG değil, daha çok battle royale tarzı bir anime. Ryota Sakamoto, NEET (Not in Education, Employment, or Training) olan bir genç. Hayatını online oyunlara gömerek geçiriyor. Btooom! adlı oyunda dünya çapında bir numara. Ama bir gün, uyandığında kendini ıssız bir adada buluyor. Elinde sadece bir çanta dolusu bomba var. Ve diğer oyuncular da aynı durumda. İşte o andan itibaren hayatta kalma mücadelesi başlıyor. Ryota, oyun yeteneklerini gerçek hayatta kullanmak zorunda kalıyor. Ama bu o kadar kolay değil. Diğer oyuncular da hayatta kalmak için her şeyi yapmaya hazır. Dostluklar kuruluyor, ihanetler yaşanıyor ve bolca aksiyon var.

Btooom!'un en çekici yanlarından biri, psikolojik gerilimi çok iyi işlemesi. Karakterlerin hayatta kalmak için verdikleri kararlar, onların karakterlerini ortaya çıkarıyor. Kimisi acımasız bir katile dönüşüyor, kimisi de insanlığını korumaya çalışıyor. Bir de şu var, Btooom!'daki bombalar çok yaratıcı. Her birinin farklı bir özelliği var ve oyuncular bunları kullanarak stratejiler geliştirmek zorunda kalıyor. Mesela, zaman ayarlı bomba, patlama bombası, gaz bombası falan hepsi farklı taktikler için kullanılabiliyor.

Animenin çizimleri de çok iyi. Özellikle patlama sahneleri çok etkileyici. Btooom!, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda insan doğasının karanlık yönlerini de gözler önüne seriyor. Eğer battle royale oyunlarını seviyorsan, Btooom!'a bayılacaksın.

Seyir Defteri Notu: Btooom!'da dikkat edilmesi gereken bir detay da, adaya gönderilen oyuncuların aslında toplumdan dışlanmış insanlar olması. Bu da animeye farklı bir boyut katıyor.

Rota Önerisi: Btooom!'dan sonra Mirai Nikki'ye de göz atabilirsin. O da hayatta kalma temalı ve psikolojik gerilimi yüksek bir anime.


4. Accel World

Accel World, SAO'nun yazarı Reki Kawahara'nın bir başka eseri. Bu sefer olay biraz daha farklı. 2046 yılında geçiyoruz ve teknoloji çok gelişmiş durumda. İnsanlar "Neuro Linker" adlı bir cihazla sanal dünyaya bağlanabiliyorlar. Haruyuki Arita, kilolu ve özgüvensiz bir genç. Okulda sürekli zorbalığa uğruyor. Ama sanal dünyada çok yetenekli bir oyuncu. Bir gün, okulun en popüler kızı Kuroyukihime, ona Accel World adlı gizli bir programı veriyor. Bu program sayesinde Haruyuki, zamanı hızlandırabiliyor ve diğer oyuncularla savaşabiliyor. İşte o andan itibaren hayatı değişiyor. Haruyuki, Accel World'de daha güçlü olmak ve Kuroyukihime'nin sırlarını çözmek için mücadele ediyor.

Accel World'ün en sevdiğim yanı, karakterlerin gelişimini çok iyi işlemesi. Haruyuki, özgüvensiz bir gençten güçlü bir savaşçıya dönüşüyor. Kuroyukihime ise gizemli ve karizmatik bir karakter. İkisinin arasındaki ilişki de çok ilgi çekici. Bir de şu var, Accel World'deki dövüş sahneleri çok dinamik ve aksiyon dolu. Karakterlerin kullandığı özel yetenekler ve stratejiler, dövüşleri daha da heyecanlı hale getiriyor.

Animenin müzikleri de yine çok başarılı. May'n'in "chase the world" opening'i hala dinlerim. Accel World, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda dostluk, aşk ve kişisel gelişim temalarını da işliyor. Eğer SAO'yu sevdiysen, Accel World'e de bayılacaksın.

Seyir Defteri Notu: Accel World'de dikkat edilmesi gereken bir detay da, Accel World'ün aslında SAO evreninde geçtiği teorisi. Bazı hayranlar, iki anime arasında bağlantılar olduğunu düşünüyor.

Rota Önerisi: Accel World'den sonra Infinite Dendrogram'a da göz atabilirsin. O da VRMMORPG türünde ve gerçekçi bir oyun deneyimi sunuyor.


5. No Game No Life

No Game No Life, oyun temalı animeler arasında farklı bir yere sahip. Sora ve Shiro, NEET olan ve oyunlarda yenilmez olan iki kardeş. İnternette "Blank" adıyla tanınıyorlar. Bir gün, tanrı olduğunu iddia eden bir çocuk, onları başka bir dünyaya davet ediyor. Bu dünyada her şey oyunlarla belirleniyor. Savaşlar, politikalar, hatta günlük hayat bile oyunlarla çözülüyor. Sora ve Shiro, bu dünyada insanlığı kurtarmak ve tanrıya meydan okumak için oyunlar oynamak zorunda kalıyor. Ama bu o kadar kolay değil. Diğer ırklar da çok güçlü ve zeki. Sora ve Shiro, zekalarını ve strateji yeteneklerini kullanarak rakiplerini yenmek zorunda kalıyor.

No Game No Life'ın en sevdiğim yanı, oyun mekaniklerini çok yaratıcı bir şekilde kullanması. Her bölümde farklı bir oyun oynanıyor ve Sora ile Shiro'nun bu oyunları nasıl kazandığı çok ilgi çekici. Bir de şu var, karakterler çok karizmatik ve komik. Sora'nın liderlik vasıfları, Shiro'nun zekası, Stephanie Dola'nın sakarlıkları falan hepsi çok iyi.

Animenin çizimleri de çok renkli ve canlı. Özellikle karakterlerin gözleri çok etkileyici. No Game No Life, sadece oyun dolu bir anime değil, aynı zamanda kardeşlik, dostluk ve zeka temalarını da işliyor. Eğer strateji oyunlarını seviyorsan, No Game No Life'a bayılacaksın.

Seyir Defteri Notu: No Game No Life'da dikkat edilmesi gereken bir detay da, oyunların kurallarının aslında çok esnek olması. Sora ve Shiro, kuralların boşluklarını bularak rakiplerini yeniyor.

Rota Önerisi: No Game No Life'dan sonra Problem Children Are Coming from Another World, Aren't They? anime'sine de göz atabilirsin. O da başka bir dünyaya gönderilen ve özel yeteneklere sahip olan karakterleri konu alıyor.


6. Overlord

Overlord, VRMMORPG türünde bir başka popüler anime. Momonga, Yggdrasil adlı popüler bir VR oyununda güçlü bir büyücü. Oyunun sunucuları kapanmak üzereyken, Momonga oyunda kalmaya karar veriyor. Ama bir şey oluyor ve Momonga, oyunun içinde hapsoluyor. NPC'ler canlanıyor ve Momonga, Ains Ooal Gown adıyla bir iskelet büyücü olarak yeni bir dünyaya adım atıyor. Ains, bu yeni dünyada kendi gücünü kanıtlamak ve eski arkadaşlarını bulmak için mücadele ediyor. Ama bu o kadar kolay değil. Diğer ırklar da çok güçlü ve Ains, hem kendi gücünü korumak hem de yeni müttefikler bulmak zorunda kalıyor.

Overlord'un en sevdiğim yanı, ana karakterin güçlü bir villain olması. Ains, acımasız ve pragmatik bir lider. Amacına ulaşmak için her şeyi yapmaya hazır. Bir de şu var, Overlord'daki dünya çok detaylı ve zengin. Farklı ırklar, farklı kültürler ve farklı politik sistemler var. Bu da animeyi daha ilgi çekici hale getiriyor.

Animenin çizimleri de çok iyi. Özellikle Ains'in iskelet görünümü çok etkileyici. Overlord, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda güç, liderlik ve etik temalarını da işliyor. Eğer karanlık fantezi türünü seviyorsan, Overlord'a bayılacaksın.

Seyir Defteri Notu: Overlord'da dikkat edilmesi gereken bir detay da, Ains'in aslında insanlığını kaybetmeye başlaması. Güçlendikçe duyguları azalıyor ve daha acımasız hale geliyor.

Rota Önerisi: Overlord'dan sonra That Time I Got Reincarnated as a Slime anime'sine de göz atabilirsin. O da başka bir dünyaya reenkarne olan ve güçlü bir canavara dönüşen bir karakteri konu alıyor.


7. Recovery of an MMO Junkie

Recovery of an MMO Junkie, oyun dünyasının daha sakin ve romantik bir yüzünü gösteriyor. Moriko Morioka, 30 yaşında ve işinden ayrılmış bir NEET. Hayatını online oyunlara gömerek geçiriyor. Fruits de Mer adlı bir MMORPG'de, yakışıklı bir erkek karakter olan Hayashi'yi oynuyor. Oyunda Lily adında şifacı bir karakterle tanışıyor ve ikisi arasında bir bağ oluşuyor. Ama gerçek hayatta da ilginç şeyler oluyor. Moriko, bir markette Yuta Sakurai adında genç bir adamla tanışıyor ve ikisi arasında bir şeyler filizlenmeye başlıyor. Moriko, hem oyunda hem de gerçek hayatta aşkı bulmaya çalışıyor.

Recovery of an MMO Junkie'nin en sevdiğim yanı, karakterlerin çok gerçekçi olması. Moriko'nun NEET hayatı, Yuta'nın utangaçlığı, Lily'nin şefkati falan hepsi çok iyi işlenmiş. Bir de şu var, anime, oyun dünyasının sosyal yönlerini çok iyi yansıtıyor. Oyuncuların arasındaki dostluklar, rekabetler, aşklar falan hepsi çok doğal.

Animenin çizimleri de çok sevimli ve sıcak. Özellikle karakterlerin ifadeleri çok etkileyici. Recovery of an MMO Junkie, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda yalnızlık, sosyal kaygı ve kendini bulma temalarını da işliyor. Eğer sakin ve duygusal bir anime izlemek istiyorsan, Recovery of an MMO Junkie'ye bayılacaksın.

Seyir Defteri Notu: Recovery of an MMO Junkie'de dikkat edilmesi gereken bir detay da, Moriko ve Yuta'nın aslında aynı oyunu oynuyor olması. Bu da animeye farklı bir boyut katıyor.

Rota Önerisi: Recovery of an MMO Junkie'den sonra Wotakoi: Love Is Hard for Otaku anime'sine de göz atabilirsin. O da otaku kültürünü ve aşkı bir araya getiren bir anime.


8. King's Avatar (Quan Zhi Gao Shou)

King's Avatar, Çin yapımı bir anime ve e-spor dünyasını konu alıyor. Ye Xiu, Glory adlı popüler bir online oyunun en iyi oyuncusu. Ama profesyonel takımından kovuluyor ve bir internet kafede çalışmaya başlıyor. Glory'nin yeni bir sunucusu açıldığında, Ye Xiu yeni bir karakterle oyuna geri dönüyor ve yeniden zirveye tırmanmaya çalışıyor. Ama bu o kadar kolay değil. Diğer oyuncular da çok yetenekli ve Ye Xiu, hem eski yeteneklerini kullanmak hem de yeni stratejiler geliştirmek zorunda kalıyor.

King's Avatar'ın en sevdiğim yanı, e-spor dünyasını çok gerçekçi bir şekilde işlemesi. Oyuncuların arasındaki rekabet, takım dinamikleri, sponsorluk anlaşmaları falan hepsi çok iyi yansıtılmış. Bir de şu var, anime, aksiyon dolu dövüş sahneleriyle dolu. Karakterlerin kullandığı özel yetenekler ve stratejiler, dövüşleri daha da heyecanlı hale getiriyor.

Animenin çizimleri de çok iyi. Özellikle dövüş sahneleri çok akıcı ve dinamik. King's Avatar, sadece e-spor dolu bir anime değil, aynı zamanda azim, dostluk ve rekabet temalarını da işliyor. Eğer e-spor dünyasına meraklıysan, King's Avatar'a bayılacaksın.

Seyir Defteri Notu: King's Avatar'da dikkat edilmesi gereken bir detay da, Ye Xiu'nun aslında çok mütevazı bir karakter olması. Zirvede olmasına rağmen kendini beğenmiş değil ve sürekli kendini geliştirmeye çalışıyor.

Rota Önerisi: King's Avatar'dan sonra Free! anime'sine de göz atabilirsin. O da rekabetçi bir spor dalını konu alıyor ve karakterlerin arasındaki dostluğu ön plana çıkarıyor.


9. Gamers!

Gamers!, oyun temalı bir romantik komedi anime'si. Keita Amano, oyun oynamayı seven sıradan bir lise öğrencisi. Bir gün, okulun en popüler kızı Karen Tendou, onu oyun kulübüne davet ediyor. Keita, bu teklifi kabul ediyor ve oyun kulübünde diğer oyun severlerle tanışıyor. Ama işler karmaşıklaşıyor. Keita, Karen'a aşık oluyor, ama Karen da Keita'ya aşık mı? Diğer oyun kulübü üyeleri de bu aşk üçgenine dahil oluyor ve olaylar iyice karışıyor.

Gamers!'ın en sevdiğim yanı, karakterlerin çok komik ve sevimli olması. Keita'nın sakarlıkları, Karen'ın mükemmeliyetçiliği, Chiaki'nin sinirliliği falan hepsi çok iyi işlenmiş. Bir de şu var, anime, oyun kültürünü çok iyi yansıtıyor. Oyuncuların arasındaki rekabetler, tartışmalar, şakalar falan hepsi çok doğal.

Animenin çizimleri de çok renkli ve canlı. Özellikle karakterlerin ifadeleri çok komik. Gamers!, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda arkadaşlık, rekabet ve kendini bulma temalarını da işliyor. Eğer komik ve eğlenceli bir anime izlemek istiyorsan, Gamers!'a bayılacaksın.

Seyir Defteri Notu: Gamers!'da dikkat edilmesi gereken bir detay da, karakterlerin aslında farklı oyun türlerini sevmesi. Bu da animeye farklı bir boyut katıyor.

Rota Önerisi: Gamers!'dan sonra My Teen Romantic Comedy SNAFU anime'sine de göz atabilirsin. O da lise hayatını ve karakterlerin arasındaki ilişkileri konu alıyor.


10. And You Thought There Is Never a Girl Online?

And You Thought There Is Never a Girl Online?, uzun adıyla dikkat çeken bir anime. Hideki Nishimura, online bir oyunda Ako Tamaki adında bir kızla evleniyor. Ama bir gün, Ako'nun gerçek hayatta da bir kız olduğunu öğreniyor. Hideki, şok oluyor çünkü daha önce online oyunlarda kız olduğunu söyleyenlerin hepsi erkek çıkmıştı. Hideki ve arkadaşları, Ako'ya gerçek hayatı öğretmeye çalışıyor. Ama Ako, online dünyayla gerçek dünya arasındaki farkı anlamakta zorlanıyor. Olaylar komik ve duygusal bir hal alıyor.

And You Thought There Is Never a Girl Online?'ın en sevdiğim yanı, karakterlerin çok sevimli ve komik olması. Hideki'nin şaşkınlığı, Ako'nun saflığı, diğer karakterlerin destekleyici tavırları falan hepsi çok iyi işlenmiş. Bir de şu var, anime, online oyun dünyasının sosyal yönlerini çok iyi yansıtıyor. Oyuncuların arasındaki ilişkiler, arkadaşlıklar, aşklar falan hepsi çok doğal.

Animenin çizimleri de çok renkli ve canlı. Özellikle karakterlerin ifadeleri çok komik. And You Thought There Is Never a Girl Online?, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda arkadaşlık, online dünya ve kendini bulma temalarını da işliyor. Eğer komik ve eğlenceli bir anime izlemek istiyorsan, And You Thought There Is Never a Girl Online?'a bayılacaksın.

Seyir Defteri Notu: Bu animede dikkat edilmesi gereken bir detay da, karakterlerin aslında aynı okulda okuyor olması. Bu da işleri daha da karmaşık hale getiriyor.

Rota Önerisi: Bu animeden sonra Netoge no Yome wa Onnanoko ja Nai to Omotta? anime'sine de göz atabilirsin. O da online oyun dünyasını ve karakterlerin arasındaki ilişkileri konu alıyor.


11. Skilled Teaser Takagi-san

Yolcu, şimdi de seni tatlı mı tatlı bir rekabetin içine sokalım: Skilled Teaser Takagi-san! Bu anime, e-spor ya da sanal dünyalarla direkt alakalı olmasa da, rekabetin ve stratejinin en saf halini, tatlı bir aşkla harmanlayarak sunuyor. Ortaokul öğrencisi Nishikata, her gün sınıf arkadaşı Takagi tarafından sürekli olarak takılır. Takagi, Nishikata'yı o kadar iyi tanır ki, her hamlesini önceden tahmin edebilir ve onu utandırmayı başarır. Nishikata ise, Takagi'ye karşılık vermeye çalışır, ama ne yapsa Takagi'nin zekasına ve oyunculuğuna yetişemez. İşte bu sürekli didişme, aslında ikisi arasındaki tatlı bir aşkın da filizlenmesine neden olur.

Bu animeyi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, rekabetin masumiyeti ve karakterler arasındaki kimya. Takagi'nin Nishikata'yı takma şekli, asla kötü niyetli değil, aksine onunla eğlenmek ve ona olan ilgisini göstermek için bir yol. Nishikata'nın sürekli yenilmesine rağmen yılmaması ve Takagi'ye karşılık verme çabası ise, onun azmini ve kararlılığını gösteriyor. Bu tatlı rekabet, animeyi izlerken hem gülümsemenize hem de karakterlere sempati duymanıza neden oluyor.

Skilled Teaser Takagi-san, e-spor arenasında ya da sanal dünyalarda geçen animelerden farklı olsa da, rekabetin ve stratejinin önemini, aşkla harmanlayarak izleyiciye sunması açısından önemli. Eğer rekabetin tatlı yüzünü görmek ve keyifli bir anime izlemek istersen, bu animeyi kesinlikle kaçırmamalısın.

Seyir Defteri Notu: Takagi'nin Nishikata'yı sürekli takmasının altında, ona olan ilgisini gösterme çabası yatıyor. Aslında Takagi, Nishikata'yı sevdiği için onu sürekli olarak sınar ve onun tepkilerini ölçer.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Karakai Jouzu no Takagi-san Movie'yi de izleyebilirsin. Filmde, Takagi ve Nishikata'nın yaz tatilinde yaşadıkları maceralar anlatılıyor.


12. Death Parade

Yolcu, şimdi de seni oyunun ölümle dans ettiği bir dünyaya götürelim: Death Parade! Bu anime, hayatını kaybeden insanların, cennete mi yoksa cehenneme mi gideceğine karar vermek için gittikleri bir barda geçiyor. Burada, Decim adlı barmen, onlara çeşitli oyunlar oynatır. Bu oyunlar, aslında insanların gerçek karakterlerini ve içlerindeki karanlığı ortaya çıkarmayı amaçlar. Oyunların sonunda, Decim, insanların ruhlarına göre bir karar verir ve onları ya cennete ya da cehenneme gönderir. Death Parade, oyunun sadece eğlence olmadığını, aynı zamanda insanın iç dünyasını da yansıtabileceğini gösteriyor.

Bu animeyi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, oyunun felsefi bir yaklaşımla ele alınması. Death Parade, oyunun sadece kazanmak ya da kaybetmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda insanın kendiyle yüzleşmesine ve kendi değerlerini sorgulamasına da yardımcı olabileceğini gösteriyor. Oyunlar, insanların en karanlık sırlarını ve en derin korkularını ortaya çıkarır. Bu da, karakterlerin daha karmaşık ve ilgi çekici hale gelmesine neden olur.

Death Parade, e-spor ya da sanal dünyalarda geçen animelerden farklı olsa da, oyunun insanın iç dünyasını nasıl etkileyebileceğini ve oyunun sadece eğlence olmadığını, aynı zamanda bir sınav olabileceğini de gösteriyor. Eğer felsefi bir yaklaşımla ele alınmış, karanlık ve düşündürücü bir anime izlemek istersen, bu animeyi kesinlikle kaçırmamalısın.

Seyir Defteri Notu: Death Parade'de, Decim'in aslında duyguları anlamakta zorlandığı ve bu yüzden insanları doğru bir şekilde yargılamakta zorlandığı görülür. Ancak, zamanla, Decim, duyguları anlamayı öğrenir ve daha iyi bir yargıç haline gelir.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Angel Beats! anime'sine de göz atabilirsin. O da ölümden sonraki yaşamı ve karakterlerin arasındaki ilişkileri konu alıyor.


13. Hi Score Girl

Yolcu, nostaljiye hazır ol! Hi Score Girl, 90'lı yılların atari salonlarının tozunu attıran, piksel kokan bir aşk hikayesi. Haruo Yaguchi, atari salonlarında büyümüş, oyunlara aşık bir çocuk. Derslerinde pek başarılı olmasa da, oyunlarda tam bir usta. Bir gün, okulun en zeki ve popüler kızı Akira Oono, onu bir atari salonunda yener. Haruo, bu yenilgiyi hazmedemez ve Akira'ya meydan okumaya başlar. İkisi arasında başlayan bu rekabet, zamanla tatlı bir aşka dönüşür. Hi Score Girl, oyunların sadece eğlence olmadığını, aynı zamanda insanları bir araya getirebileceğini ve aşkı da başlatabileceğini gösteriyor.

Bu animeyi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, 90'lı yılların atari salonu atmosferini ve o dönemin popüler oyunlarını çok iyi yansıtması. Street Fighter, Final Fight, Super Mario Kart gibi oyunlar, anime boyunca sık sık karşımıza çıkar ve izleyiciyi o yıllara götürür. Ayrıca, anime, karakterlerin gelişimini ve aralarındaki ilişkiyi çok iyi işler. Haruo'nun oyunlara olan tutkusu, Akira'nın zekası ve ikisi arasındaki rekabet, animeyi izlerken hem gülümsemenize hem de karakterlere sempati duymanıza neden oluyor.

Hi Score Girl, e-spor arenasında ya da sanal dünyalarda geçen animelerden farklı olsa da, oyunların insanları nasıl etkileyebileceğini ve oyunların sadece eğlence olmadığını, aynı zamanda aşkı da başlatabileceğini gösteriyor. Eğer nostaljik bir aşk hikayesi izlemek ve 90'lı yılların atari salonu atmosferini yaşamak istersen, bu animeyi kesinlikle kaçırmamalısın.

Seyir Defteri Notu: Hi Score Girl'de, Akira'nın aslında zengin bir aileden geldiği ve oyun oynamasının ailesi tarafından pek hoş karşılanmadığı görülür. Ancak, Akira, oyun oynamaktan vazgeçmez ve Haruo ile birlikte oyunlara olan tutkusunu yaşamaya devam eder.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Wotakoi: Love Is Hard for Otaku anime'sine de göz atabilirsin. O da otaku kültürünü ve aşkı bir araya getiren bir anime.


14. Baka to Test to Shoukanjuu (Baka and Test - Summon the Beasts)

Yolcu, şimdi de seni zekanın savaş alanına dönüştüğü bir dünyaya götürelim: Baka to Test to Shoukanjuu! Bu anime, Fumizuki Akademisi'nde geçiyor. Bu okulda, öğrencilerin zeka seviyelerine göre sınıfları belirlenir. En zeki öğrenciler A sınıfında, en aptal öğrenciler ise F sınıfında okur. Okulda, "Summoner Test" adı verilen özel bir sistem vardır. Bu sistem sayesinde, öğrenciler, zeka seviyelerine göre "Shoukanjuu" adı verilen yaratıklar çağırabilir ve diğer sınıflarla savaşabilir. F sınıfı öğrencisi Akihisa Yoshii ve arkadaşları, A sınıfına karşı savaşmak ve okuldaki eşitsizliği ortadan kaldırmak için bir plan yaparlar. Baka to Test to Shoukanjuu, zekanın sadece derslerde değil, savaşta da kullanılabileceğini gösteriyor.

Bu animeyi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, komedi unsurlarının ve savaş sahnelerinin çok iyi harmanlanması. Karakterlerin aptallıkları ve sakarlıkları, animeyi izlerken kahkahalara boğulmanıza neden olurken, Shoukanjuu savaşları ise aksiyon dolu ve heyecan verici anlar yaşatır. Ayrıca, anime, arkadaşlık, rekabet ve kendini aşma temalarını çok iyi işler. Akihisa ve arkadaşlarının A sınıfına karşı verdikleri mücadele, onların birbirlerine olan bağlılıklarını ve azimlerini gösterir.

Baka to Test to Shoukanjuu, e-spor arenasında ya da sanal dünyalarda geçen animelerden farklı olsa da, zekanın ve stratejinin önemini, komedi unsurlarıyla birleştirerek izleyiciye sunması açısından önemli. Eğer komik ve eğlenceli bir anime izlemek ve zekanın savaş alanına dönüştüğü bir dünyaya tanık olmak istersen, bu animeyi kesinlikle kaçırmamalısın.

Seyir Defteri Notu: Baka to Test to Shoukanjuu'da, Akihisa'nın aslında çok şanssız bir karakter olduğu görülür. Sürekli olarak başına talihsiz olaylar gelir ve arkadaşlarının gazabına uğrar.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Seitokai Yakuindomo anime'sine de göz atabilirsin. O da komedi unsurlarını ön plana çıkaran ve okul hayatını konu alan bir anime.


15. Classroom of the Elite

Yolcu, şimdi de seni zekanın ve stratejinin acımasız bir şekilde kullanıldığı bir dünyaya götürelim: Classroom of the Elite! Bu anime, Koudo Ikusei Lisesi'nde geçiyor. Bu okulda, öğrenciler, notlarına göre sınıflara ayrılır. En başarılı öğrenciler A sınıfında, en başarısız öğrenciler ise D sınıfında okur. Okulda, öğrencilere her ay belirli bir miktar para verilir. Ancak, bu parayı kullanmak için öğrencilerin sınavları geçmesi ve diğer sınıflarla rekabet etmesi gerekir. D sınıfı öğrencisi Kiyotaka Ayanokouji, zeki ve yetenekli bir öğrencidir. Ancak, geçmişiyle ilgili sırları vardır ve D sınıfından yükselmek gibi bir amacı yoktur. Ancak, sınıf arkadaşları için elinden geleni yapar ve onları korumaya çalışır. Classroom of the Elite, zekanın sadece derslerde değil, hayatta da kullanılabileceğini gösteriyor.

Bu animeyi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, karakterlerin karmaşıklığı ve olay örgüsünün gizemli olması. Kiyotaka Ayanokouji, anime boyunca sırlarını saklar ve izleyiciyi sürekli olarak şaşırtır. Diğer karakterlerin de kendi motivasyonları ve hedefleri vardır. Bu da, animeyi izlerken karakterlere sempati duymanıza ve olay örgüsüne daha fazla dahil olmanıza neden olur. Ayrıca, anime, rekabet, manipülasyon ve sosyal hiyerarşi temalarını çok iyi işler. Öğrencilerin A sınıfına yükselmek için verdikleri mücadele, onların hırslarını ve zaaflarını ortaya çıkarır.

Classroom of the Elite, e-spor arenasında ya da sanal dünyalarda geçen animelerden farklı olsa da, zekanın ve stratejinin önemini, gerilim unsurlarıyla birleştirerek izleyiciye sunması açısından önemli. Eğer zeki karakterlerin ve gizemli olay örgüsünün olduğu bir anime izlemek istersen, bu animeyi kesinlikle kaçırmamalısın.

Seyir Defteri Notu: Classroom of the Elite'de, Kiyotaka Ayanokouji'nin aslında çok zeki ve yetenekli olduğu, ancak geçmişiyle ilgili sırları olduğu için yeteneklerini sakladığı görülür. Kiyotaka, anime boyunca sınıf arkadaşları için elinden geleni yapar ve onları korumaya çalışır.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Hyouka anime'sine de göz atabilirsin. O da zeki karakterlerin ve gizemli olay örgüsünün olduğu bir anime.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.