Girişimcilik ve Startup Temalı 17 Anime Önerisi: Level Atlamaya Hazır mısın?

Yolcu, sanal dünyadan gerçek hayata startup evrenine ışınlanmaya hazır ol! Anime evreninde girişimciliğin 18 farklı yüzünü keşfederken, ilham alacak, gülecek ve belki de yeni bir iş fikri bulacaksın. Hazır mısın, maceraya atılıyoruz!

Şubat 21, 2026 - 17:01
Şubat 21, 2026 - 17:01
 0  3
Girişimcilik ve Startup Temalı 17 Anime Önerisi: Level Atlamaya Hazır mısın?

1. Maoyu Maou Yuusha

Yolcu, bu anime bildiğin ortaçağ fantastik dünyasının ekonomi dersi gibi! İnsanların ve iblislerin savaşı yüzünden ekonomi çökmüş durumda. İşte tam bu noktada Şeytan Kralı (Maou) ve Kahraman (Yuusha) işbirliği yaparak savaşı durdurmak ve ekonomiyi canlandırmak için kolları sıvıyorlar. Ama kılıç sallayarak değil, tarımı geliştirerek, yeni ticaret yolları açarak ve teknolojik yenilikler yaparak! Düşünsene, bir yandan goblinlerle savaşıyorsun, bir yandan da patates üretimini artırmaya çalışıyorsun. Tam bir girişimcilik simülasyonu! Maou'nun analitik zekasına, Yuusha'nın kararlılığına hayran kalmamak elde değil. Bu ikili, adeta bir startup kurmuş gibi, sürekli yeni stratejiler geliştiriyor, risk alıyor ve başarısızlıklarından ders çıkarıyorlar. Hatta bazen düşünüyorum, "Acaba Maou, Silikon Vadisi'nde CEO olsa nasıl olurdu?" diye. Kesinlikle ortalığı kasıp kavururdu!

Bu animenin en sevdiğim yanı, sadece aksiyon ve maceradan ibaret olmaması. Aynı zamanda ekonomi, siyaset ve sosyoloji gibi konuları da eğlenceli bir şekilde işlemesi. Mesela, enflasyonu düşürmek için ne yapılması gerektiğini bir anime karakterinden öğrenmek kimin aklına gelirdi ki? Maoyu Maou Yuusha, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir girişimcilik dersi gibi. İzlerken hem eğleniyor, hem de yeni şeyler öğreniyorsun. Bu yüzden, eğer sen de girişimcilikle ilgileniyorsan, bu animeyi kesinlikle kaçırmamalısın. Hatta belki de izledikten sonra aklına süper bir iş fikri gelir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış ve kapanış müzikleri de çok iyi! Özellikle açılış müziği, sana o gazı veriyor, "Hadi lan, startup kurmaya gidiyoruz!" dedirtiyor.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Spice and Wolf'a da göz atabilirsin. O da ekonomi temalı bir anime ve inanılmaz keyifli.


2. Shirobako

Anime yapım dünyasının perde arkasına ışık tutan Shirobako, tam bir "hayatta kalma" hikayesi. Beş genç kızın anime sektöründe hayallerini gerçekleştirme çabasını izlerken, bir startup'ın zorluklarını birebir yaşıyorsun. Düşünsene, bir yandan bitmek bilmeyen toplantılar, diğer yandan sürekli değişen talepler, bir de üstüne bütçe sorunları! Ama bu kızlar yılmıyor, birbirlerine destek oluyor ve en zorlu engelleri bile aşmayı başarıyorlar. Özellikle Aoi Miyamori karakterine bayılıyorum. O kadar pozitif ve çalışkan ki, her zorluğun üstesinden geliyor. Sanki anime sektörünün Elon Musk'ı gibi! Shirobako, sadece anime yapım sürecini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda ekip çalışmasının, iletişim becerilerinin ve liderliğin önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, gerçekçi olması. Anime sektörünün zorluklarını, stresini ve rekabetini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Ama aynı zamanda, bu sektördeki insanların tutkusunu, yaratıcılığını ve azmini de gösteriyor. Shirobako'yu izlerken, "Acaba ben de hayallerimin peşinden gidebilir miyim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o motivasyonu veriyor, "Hadi lan, sen de yapabilirsin!" dedirtiyor. Eğer sen de yaratıcı bir alanda çalışıyorsan veya bir startup kurmayı düşünüyorsan, Shirobako'yu kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan ilhamı verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin içindeki anime bölümleri de çok eğlenceli! Özellikle "Exodus!" bölümü, beni kahkahalara boğmuştu.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Bakuman'a da göz atabilirsin. O da manga yapım sürecini anlatan bir anime ve inanılmaz sürükleyici.


3. Aggretsuko

Ofis hayatının stresini ve monotonluğunu mizahi bir dille anlatan Aggretsuko, tam bir "içimizden biri" anime. Retsuko, sevimli bir kırmızı panda ama aslında içten içe öfke kusan bir death metal hayranı! Her gün sinir bozucu patronuyla, dedikoducu iş arkadaşlarıyla ve anlamsız toplantılarla uğraşmak zorunda kalıyor. Ama o, bu stresi atmak için karaoke barda death metal söyleyerek rahatlıyor. Düşünsene, bir yandan excel tablolarıyla uğraşıyorsun, diğer yandan karaoke barda "Rageeee!" diye bağırıyorsun. Tam bir tezatlık! Aggretsuko, sadece ofis hayatının zorluklarını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda kendini ifade etmenin, sınırlarını çizmenin ve hayallerinin peşinden gitmenin önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, çok gerçekçi olması. Ofis hayatındaki o saçmalıkları, o küçük düşürücü anları ve o bitmek bilmeyen stresi çok iyi yansıtıyor. Aggretsuko'yu izlerken, "Aynen ya, ben de böyle hissediyorum!" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o rahatlamayı veriyor, "Boşver lan, takma kafana!" dedirtiyor. Eğer sen de ofis hayatından bunaldıysan veya bir startup'ta çalışıyorsan, Aggretsuko'yu kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o death metal enerjisini verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin kısa bölümleri, tam bir atıştırmalık gibi! Özellikle öğle arasında izlemek için ideal.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Servant x Service'e de göz atabilirsin. O da komik ve eğlenceli bir ofis hayatı animesi.


4. Log Horizon

MMORPG dünyasına hapsolan oyuncuların hikayesini anlatan Log Horizon, sadece bir "oyun" değil, aynı zamanda bir "toplum" inşa etme hikayesi. Oyuncular, birdenbire gerçek dünyadan sanal dünyaya ışınlanıyorlar ve bu yeni dünyada hayatta kalmak için işbirliği yapmak, yeni kurallar koymak ve yeni bir ekonomi oluşturmak zorunda kalıyorlar. Düşünsene, bir yandan canavarlarla savaşıyorsun, diğer yandan vergi sistemini tartışıyorsun. Tam bir kaos! Ama Shiroe gibi zeki ve stratejik bir lider sayesinde, oyuncular bir araya geliyor, bir şehir kuruyor ve bu yeni dünyada bir düzen oluşturmayı başarıyorlar. Log Horizon, sadece oyun dünyasının heyecanını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda liderliğin, organizasyonun ve toplumsal dayanışmanın önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, derinlemesine dünya inşası. Oyunun kurallarını, karakterlerin motivasyonlarını ve toplumsal dinamikleri çok iyi anlatıyor. Log Horizon'u izlerken, "Acaba ben de böyle bir dünyada yaşayabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o merakı veriyor, "Bu dünyayı keşfetmek istiyorum!" dedirtiyor. Eğer sen de MMORPG'lere meraklıysan veya bir topluluk oluşturmayı düşünüyorsan, Log Horizon'u kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan liderlik vasıflarını verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin taktik savaş sahneleri, tam bir zeka şöleni! Shiroe'nin planlarını izlerken ağzım açık kalıyor.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Sword Art Online'a da göz atabilirsin. O da MMORPG dünyasında geçen bir anime ve inanılmaz popüler.


5. Recovery of an MMO Junkie

Çalışma hayatından bunalıp kendini MMO dünyasına atan bir kadının hikayesini anlatan Recovery of an MMO Junkie, tam bir "kaçış" hikayesi. Moriko Morioka, başarılı bir iş kadınıyken, birdenbire işi bırakıyor ve kendini tamamen bir MMO oyununa adıyor. Oyunda yakışıklı bir erkek karakteriyle tanışıyor ve sanal dünyada yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Düşünsene, bir yandan pizza yiyerek oyun oynuyorsun, diğer yandan sanal aşk yaşıyorsun. Tam bir rahatlık! Ama Moriko, gerçek dünyadan tamamen kopmak istemiyor ve yavaş yavaş gerçek hayattaki insanlarla da iletişim kurmaya başlıyor. Recovery of an MMO Junkie, sadece oyun bağımlılığını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda sosyalleşmenin, kendini kabul etmenin ve yeni başlangıçlar yapmanın önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, karakterlerin derinliği. Moriko'nun iç dünyasını, korkularını ve umutlarını çok iyi yansıtıyor. Recovery of an MMO Junkie'yi izlerken, "Acaba ben de böyle bir kaçış yolu arıyor muyum?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o farkındalığı veriyor, "Kendine iyi bak!" dedirtiyor. Eğer sen de çalışma hayatından bunaldıysan veya bir kaçış yolu arıyorsan, Recovery of an MMO Junkie'yi kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o motivasyonu verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin romantik sahneleri, tam bir şekerleme gibi! Özellikle Moriko ve Hayashi'nin birbirlerine olan hislerini izlemek çok keyifli.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Wotakoi: Love is Hard for Otaku'ya da göz atabilirsin. O da yetişkin otaku'ların aşk hayatını anlatan bir anime ve inanılmaz komik.


6. Cells at Work!

Vücudumuzun içindeki hücrelerin maceralarını anlatan Cells at Work!, tam bir "eğitici" anime. Kırmızı kan hücresi, beyaz kan hücresi, trombositler... Hepsi vücudumuzu korumak için gece gündüz çalışıyorlar. Düşünsene, bir yandan virüslerle savaşıyorsun, diğer yandan oksijen taşıyorsun. Tam bir görev adamı! Ama bu hücreler, sadece görevlerini yapmakla kalmıyor, aynı zamanda birbirleriyle arkadaşlık kuruyor, birbirlerine destek oluyor ve birlikte eğleniyorlar. Cells at Work!, sadece vücudumuzun nasıl çalıştığını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda ekip çalışmasının, dayanışmanın ve hayata pozitif bakmanın önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, bilgiyi eğlenceli bir şekilde sunması. Hücrelerin karakterleri, görevleri ve ilişkileri çok iyi tasvir edilmiş. Cells at Work!'ü izlerken, "Vücudum ne kadar karmaşık bir sistemmiş!" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o merakı veriyor, "Daha fazla şey öğrenmek istiyorum!" dedirtiyor. Eğer sen de biyolojiye meraklıysan veya vücudumuzun nasıl çalıştığını öğrenmek istiyorsan, Cells at Work!'ü kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o motivasyonu verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin aksiyon sahneleri, tam bir görsel şölen! Özellikle beyaz kan hücresinin mikroplarla savaşını izlemek çok heyecan verici.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Dr. Stone'a da göz atabilirsin. O da bilimi eğlenceli bir şekilde anlatan bir anime ve inanılmaz yaratıcı.


7. Space Brothers

Uzaya gitme hayali kuran iki kardeşin hikayesini anlatan Space Brothers, tam bir "azim" hikayesi. Mutta Nanba, başarısız bir iş adamıyken, birdenbire çocukluk hayalini gerçekleştirmeye karar veriyor ve astronot olmak için eğitimlere başlıyor. Düşünsene, bir yandan işsizsin, diğer yandan uzaya gitmeye çalışıyorsun. Tam bir çılgınlık! Ama Mutta, yılmıyor, sürekli çalışıyor, yeni şeyler öğreniyor ve en zorlu engelleri bile aşmayı başarıyor. Space Brothers, sadece uzay macerasını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda hayallerinin peşinden gitmenin, pes etmemenin ve kendine inanmanın önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, gerçekçi olması. Astronot eğitimlerinin zorluklarını, rekabetini ve stresini çok iyi yansıtıyor. Space Brothers'ı izlerken, "Acaba ben de hayallerimin peşinden gidebilir miyim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o motivasyonu veriyor, "Hadi lan, sen de yapabilirsin!" dedirtiyor. Eğer sen de uzaya meraklıysan veya hayallerini gerçekleştirmek istiyorsan, Space Brothers'ı kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o cesareti verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin duygusal sahneleri, tam bir mendil yakma seansı! Özellikle Mutta ve Hibito'nun birbirlerine olan desteğini izlemek çok etkileyici.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Planetes'e de göz atabilirsin. O da uzayda geçen bir anime ve inanılmaz gerçekçi.


8. Barakamon

Şehir hayatından bunalıp kendini bir adaya atan bir hattatın hikayesini anlatan Barakamon, tam bir "yenilenme" hikayesi. Seishu Handa, ünlü bir hattatken, bir sergide yaptığı bir hata yüzünden kendini bir adada buluyor. Düşünsene, bir yandan sanatla uğraşıyorsun, diğer yandan ineklerle karşılaşıyorsun. Tam bir tezatlık! Ama Seishu, adadaki çocuklarla arkadaşlık kuruyor, doğayla iç içe yaşıyor ve yavaş yavaş hayatın anlamını yeniden keşfediyor. Barakamon, sadece sanatı anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda doğallığın, samimiyetin ve insan ilişkilerinin önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, sıcak ve samimi atmosferi. Adadaki insanların karakterleri, yaşam tarzları ve ilişkileri çok iyi tasvir edilmiş. Barakamon'u izlerken, "Acaba ben de böyle bir adada yaşayabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o huzuru veriyor, "Sakinleş lan, rahatla!" dedirtiyor. Eğer sen de şehir hayatından bunaldıysan veya bir kaçış yolu arıyorsan, Barakamon'u kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o sükuneti verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin komik sahneleri, tam bir kahkaha tufanı! Özellikle Naru'nun yaramazlıklarına bayılıyorum.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Usagi Drop'a da göz atabilirsin. O da sıcak ve samimi bir aile animesi.


9. New Game!

Oyun yapım şirketinde çalışan genç bir kızın hikayesini anlatan New Game!, tam bir "kariyer" hikayesi. Aoba Suzukaze, hayranı olduğu bir oyun şirketinde işe başlıyor ve oyun yapım sürecinin zorluklarını, stresini ve rekabetini yakından deneyimliyor. Düşünsene, bir yandan karakter tasarlıyorsun, diğer yandan hataları düzeltmeye çalışıyorsun. Tam bir kaos! Ama Aoba, yılmıyor, sürekli öğreniyor, yeni beceriler kazanıyor ve en zorlu engelleri bile aşmayı başarıyor. New Game!, sadece oyun yapım sürecini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda ekip çalışmasının, iletişim becerilerinin ve liderliğin önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, gerçekçi olması. Oyun sektörünün zorluklarını, stresini ve rekabetini çok iyi yansıtıyor. New Game!'i izlerken, "Acaba ben de böyle bir sektörde çalışabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o motivasyonu veriyor, "Hadi lan, sen de yapabilirsin!" dedirtiyor. Eğer sen de oyun sektörüne meraklıysan veya kariyerini geliştirmek istiyorsan, New Game!'i kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o ilhamı verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin sevimli karakterleri, tam bir şekerleme gibi! Özellikle Aoba'nın saf ve temiz kalbi beni çok etkiliyor.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Encouragement of Climb'a da göz atabilirsin. O da genç kızların maceralarını anlatan bir anime ve inanılmaz keyifli.


10. Planetes

Uzayda çöp toplayan bir ekibin hikayesini anlatan Planetes, tam bir "gelecek" hikayesi. 2075 yılında, uzay çöpleri dünya için büyük bir tehlike oluşturuyor ve Hachimaki Hoshino gibi çöp toplayıcıları bu çöpleri temizlemek için gece gündüz çalışıyorlar. Düşünsene, bir yandan uzay boşluğundasın, diğer yandan çöplerle uğraşıyorsun. Tam bir ironi! Ama Hachimaki, uzaya gitme hayali kuruyor ve bu hayalini gerçekleştirmek için elinden geleni yapıyor. Planetes, sadece uzay macerasını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çevre sorunlarına, insanlığın geleceğine ve hayallerin peşinden gitmenin önemine de dikkat çekiyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, derinlemesine dünya inşası. Uzayın zorluklarını, teknolojinin gelişimini ve insanlığın geleceğini çok iyi tasvir ediyor. Planetes'i izlerken, "Acaba uzayda yaşam nasıl olurdu?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o merakı veriyor, "Geleceği keşfetmek istiyorum!" dedirtiyor. Eğer sen de uzaya meraklıysan veya insanlığın geleceği hakkında düşünmek istiyorsan, Planetes'i kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o vizyonu verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin gerçekçi uzay tasvirleri, tam bir görsel şölen! Özellikle yerçekimsiz ortamdaki hareketleri izlemek çok etkileyici.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Space Brothers'a da göz atabilirsin. O da uzayda geçen bir anime ve inanılmaz ilham verici.


11. Spice and Wolf

Gezgin bir tüccar olan Lawrence ve kurt tanrıçası Holo'nun maceralarını anlatan Spice and Wolf, sadece bir fantastik anime değil, aynı zamanda bir ekonomi dersi! Lawrence, kasaba kasaba dolaşarak ticaret yapıyor ve Holo da ona bu yolculukta eşlik ediyor. Holo'nun bilgeliği ve Lawrence'ın ticaret zekası birleşince, ikili her türlü zorluğun üstesinden geliyor. Düşünsene, bir yandan kurt tanrıçasıyla seyahat ediyorsun, diğer yandan para kazanmaya çalışıyorsun. Tam bir fırsat! Spice and Wolf, sadece ticaretin inceliklerini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda güvenin, sadakatin ve insan ilişkilerinin önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, ekonomi konularını eğlenceli bir şekilde işlemesi. Enflasyon, deflasyon, arz-talep dengesi gibi kavramları Holo ve Lawrence'ın diyaloglarından öğrenmek çok keyifli. Spice and Wolf'u izlerken, "Acaba ben de böyle bir ticaret yapabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o merakı veriyor, "Ekonomiyi anlamak istiyorum!" dedirtiyor. Eğer sen de ticarete meraklıysan veya ekonomi hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorsan, Spice and Wolf'u kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o iş zekasını verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin Holo karakteri, tam bir karizma abidesi! Onun bilgeliği, zekası ve şakacılığı beni her zaman etkiliyor.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Maoyu Maou Yuusha'ya da göz atabilirsin. O da ekonomi temalı bir anime ve inanılmaz yaratıcı.


12. The Devil is a Part-Timer!

Şeytan Kralı Sadao'nun Tokyo'da bir fast food restoranında çalışmaya başlamasını anlatan The Devil is a Part-Timer!, tam bir "ters köşe" anime. Sadao, büyülü dünyasında yenilince, Tokyo'ya kaçıyor ve hayatta kalmak için bir fast food restoranında çalışmaya başlıyor. Düşünsene, bir yandan dünyayı ele geçirmeye çalışıyorsun, diğer yandan hamburger pişiriyorsun. Tam bir ironi! Ama Sadao, işini ciddiye alıyor, hızlı ve etkili bir şekilde çalışıyor ve kısa sürede yükselmeyi başarıyor. The Devil is a Part-Timer!, sadece komik bir anime olmakla kalmıyor, aynı zamanda çalışmanın, azmin ve uyum sağlamanın önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, absürt mizahı. Şeytan Kralı'nın fast food restoranında yaşadığı komik olaylar, beni her zaman kahkahalara boğuyor. The Devil is a Part-Timer!'ı izlerken, "Acaba ben de böyle bir işte çalışabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o rahatlamayı veriyor, "Boşver lan, eğlenmene bak!" dedirtiyor. Eğer sen de komik bir anime izlemek istiyorsan veya stres atmak istiyorsan, The Devil is a Part-Timer!'ı kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o kahkahayı verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin aksiyon sahneleri, tam bir sürpriz yumurta! Şeytan Kralı'nın güçlerini kullandığı anlar, beni her zaman heyecanlandırıyor.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Miss Kobayashi's Dragon Maid'e de göz atabilirsin. O da absürt mizahı sevenler için ideal bir anime.


13. Silver Spoon

Şehir hayatından bunalıp bir tarım okuluna giden bir gencin hikayesini anlatan Silver Spoon, tam bir "doğallık" hikayesi. Yuugo Hachiken, şehir hayatından sıkıldığı için bir tarım okuluna yazılıyor ve kırsal yaşamın zorluklarını, güzelliklerini ve sürprizlerini yakından deneyimliyor. Düşünsene, bir yandan ders çalışıyorsun, diğer yandan hayvanlarla ilgileniyorsun. Tam bir tezatlık! Ama Yuugo, tarım okulunda yeni arkadaşlar ediniyor, doğayla iç içe yaşıyor ve yavaş yavaş hayatın anlamını yeniden keşfediyor. Silver Spoon, sadece tarımı anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çalışmanın, dayanışmanın ve doğayla uyum içinde yaşamanın önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, samimi atmosferi. Tarım okulundaki öğrencilerin karakterleri, yaşam tarzları ve ilişkileri çok iyi tasvir edilmiş. Silver Spoon'u izlerken, "Acaba ben de böyle bir okulda okuyabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o huzuru veriyor, "Sakinleş lan, doğayla iç içe ol!" dedirtiyor. Eğer sen de şehir hayatından bunaldıysan veya doğaya dönmek istiyorsan, Silver Spoon'u kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o sükuneti verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin yemek sahneleri, tam bir ziyafet şöleni! Özellikle taze süt ve peynirlerin tadına bakmak için can atıyorum.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Barakamon'a da göz atabilirsin. O da sıcak ve samimi bir kırsal yaşam animesi.


14. Dr. Stone

Tüm insanlığın taşa dönüştüğü bir dünyada bilimi kullanarak medeniyeti yeniden inşa etmeye çalışan bir gencin hikayesini anlatan Dr. Stone, tam bir "yaratıcılık" hikayesi. Senkuu Ishigami, zeki ve bilim meraklısı bir gençken, tüm insanlık gizemli bir olay sonucu taşa dönüşüyor. Yüzyıllar sonra taştan kurtulan Senkuu, bilimi kullanarak medeniyeti yeniden inşa etmeye karar veriyor. Düşünsene, bir yandan taş devrindesin, diğer yandan laboratuvar kurmaya çalışıyorsun. Tam bir çılgınlık! Dr. Stone, sadece bilimin gücünü anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çalışmanın, azmin ve ekip çalışmasının önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, bilimi eğlenceli bir şekilde işlemesi. Senkuu'nun deneyleri, icatları ve açıklamaları beni her zaman hayran bırakıyor. Dr. Stone'u izlerken, "Acaba ben de böyle bir dünyada yaşayabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o merakı veriyor, "Bilimi öğrenmek istiyorum!" dedirtiyor. Eğer sen de bilime meraklıysan veya yaratıcı çözümler bulmak istiyorsan, Dr. Stone'u kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o ilhamı verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin komik sahneleri, tam bir kahkaha tufanı! Senkuu'nun abartılı tepkileri beni her zaman güldürüyor.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Cells at Work!'e de göz atabilirsin. O da bilimi eğlenceli bir şekilde anlatan bir anime.


15. Food Wars!: Shokugeki no Souma

Ünlü bir aşçılık okulunda en iyi olmak için yarışan bir gencin hikayesini anlatan Food Wars!: Shokugeki no Souma, sadece bir yemek animesi değil, aynı zamanda bir rekabet hikayesi. Souma Yukihira, babasının restoranında çalışırken, ünlü bir aşçılık okuluna yazılıyor ve burada en iyi olmak için yarışıyor. Düşünsene, bir yandan yemek pişiriyorsun, diğer yandan rakiplerini yenmeye çalışıyorsun. Tam bir yarış! Food Wars!: Shokugeki no Souma, sadece yemeklerin lezzetini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çalışmanın, yaratıcılığın ve rekabetin önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, yemeklerin görsel şöleni. Yemeklerin tasvirleri, renkleri ve sunumları beni her zaman büyüleniyor. Food Wars!: Shokugeki no Souma'yı izlerken, "Acaba ben de böyle yemekler yapabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o iştahı veriyor, "Yemek yemek istiyorum!" dedirtiyor. Eğer sen de yemek yapmaya meraklıysan veya rekabeti seviyorsan, Food Wars!: Shokugeki no Souma'yı kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o mutfak yeteneğini verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin yemek tadım sahneleri, tam bir şov! Karakterlerin abartılı tepkileri beni her zaman güldürüyor.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Yakitate!! Japan'a da göz atabilirsin. O da yemek yapmayı konu alan bir anime ve inanılmaz komik.


16. Skip Beat!

Sevdiği adam tarafından ihanete uğrayan bir kızın intikam almak için şov dünyasına girmesini anlatan Skip Beat!, tam bir "dönüşüm" hikayesi. Kyouko Mogami, sevdiği adamın hayallerini gerçekleştirmesi için her şeyini feda ediyor, ancak adam onu sadece bir araç olarak kullanıyor. İhanete uğrayan Kyouko, intikam almak için şov dünyasına giriyor ve ünlü bir yıldız olmak için çalışıyor. Düşünsene, bir yandan intikam almaya çalışıyorsun, diğer yandan oyunculuk dersleri alıyorsun. Tam bir karmaşa! Skip Beat!, sadece şov dünyasının zorluklarını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda kendini keşfetmenin, hayallerinin peşinden gitmenin ve güçlü olmanın önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, Kyouko'nun karakter gelişimi. Kyouko'nun intikam hırsıyla başlayan yolculuğu, zamanla kendini bulma ve hayallerini gerçekleştirme yolculuğuna dönüşüyor. Skip Beat!'i izlerken, "Acaba ben de böyle bir dönüşüm yaşayabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o motivasyonu veriyor, "Kendine inan lan, yapabilirsin!" dedirtiyor. Eğer sen de dönüşüm geçirmek istiyorsan veya hayallerinin peşinden gitmek istiyorsan, Skip Beat!'i kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o cesareti verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin komik sahneleri, tam bir kahkaha tufanı! Kyouko'nun iç sesleri beni her zaman güldürüyor.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Glass Mask'a da göz atabilirsin. O da şov dünyasında geçen bir anime ve inanılmaz sürükleyici.


17. Paradise Kiss

Moda dünyasına giren bir öğrencinin hikayesini anlatan Paradise Kiss, tam bir "keşif" hikayesi. Yukari Hayasaka, sınavlara hazırlanan sıradan bir öğrenciyken, bir grup moda öğrencisiyle tanışıyor ve onların tasarımlarına hayran kalıyor. Moda dünyasına giren Yukari, kendini keşfediyor, yeteneklerini geliştiriyor ve hayallerinin peşinden gitmeye karar veriyor. Düşünsene, bir yandan ders çalışıyorsun, diğer yandan defilelere katılıyorsun. Tam bir değişim! Paradise Kiss, sadece moda dünyasının cazibesini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda kendini bulmanın, risk almanın ve hayallerinin peşinden gitmenin önemini de vurguluyor.

Bu animenin en sevdiğim yanı, moda tasarımlarının görsel şöleni. Tasarımların detayları, renkleri ve stilleri beni her zaman büyüleniyor. Paradise Kiss'i izlerken, "Acaba ben de böyle tasarımlar yapabilir miydim?" diye düşünmeden edemiyorsun. Bu anime, sana o ilhamı veriyor, "Yaratıcı olmak istiyorum!" dedirtiyor. Eğer sen de modaya meraklıysan veya yaratıcılığını geliştirmek istiyorsan, Paradise Kiss'i kesinlikle izlemelisin. Belki de bu anime, sana ihtiyacın olan o vizyonu verir, kim bilir?

Seyir Defteri Notu: Animenin karakterleri, tam bir stil ikonu! Onların giyim tarzları beni her zaman etkiliyor.

Rota Önerisi: Eğer bu animeyi sevdiysen, Princess Jellyfish'e de göz atabilirsin. O da moda dünyasında geçen bir anime ve inanılmaz komik.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.