Japonya Dışında Geçen (Avrupa, Amerika vb.) 18 Anime: Anime Evreninde Kıta Keşfi!

Yolcu, kemerini bağla! Japonya'nın dışına uzanan, Avrupa'dan Amerika'ya anime evreninde epik bir kıta keşfine çıkıyoruz. Bu 20 anime seni bambaşka dünyalara götürecek. Hazır ol!

Şubat 21, 2026 - 16:52
Şubat 21, 2026 - 16:52
 0  1
Japonya Dışında Geçen (Avrupa, Amerika vb.) 18 Anime: Anime Evreninde Kıta Keşfi!

1. Baccano! - 1930'lar New York'unda Mafya ve Ölümsüzlük

Yolcu, 1930'ların New York'una ışınlanmaya hazır ol! Baccano!, Prohibition döneminin caz dolu atmosferini, mafya savaşlarını ve ölümsüzlük iksirini bir araya getiren çılgın bir anime. Hikaye, farklı grupların ölümsüzlük iksirinin peşine düşmesiyle başlıyor ve olaylar zinciri, Flying Pussyfoot adlı trende doruğa ulaşıyor. Tren soygunu, mafya hesaplaşmaları ve doğaüstü güçler derken, Baccano! izleyiciyi bir an bile sıkmıyor. Karakterlerin her biri birbirinden renkli ve olay örgüsü o kadar karmaşık ki, her bölüm sonunda "Ne oluyor lan?" diye bağırmak serbest. Isaac ve Miria'nın absürt halleri, Ladd Russo'nun psikopatlığı ve Claire Stanfield'ın gizemli aurası, bu animeyi unutulmaz kılıyor. Özellikle Claire Stanfield'ın "Trenin rengini kırmızıya boyayacağım!" repliği, anime tarihine altın harflerle yazıldı diyebilirim. Baccano!'nun en büyük özelliği, kronolojik olmayan anlatımı. Olaylar farklı karakterlerin gözünden, farklı zaman dilimlerinde aktarılıyor ve sonunda tüm parçalar bir araya gelerek büyük resmi oluşturuyor. Bu da izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor ve merak duygusunu kamçılıyor.

Baccano!'nun müzikleri de en az hikayesi kadar etkileyici. 1930'ların caz ve swing ezgileri, animeye o dönemin ruhunu mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Özellikle açılış teması "Guns and Roses", daha ilk saniyeden izleyiciyi kendine çekiyor ve maceraya davet ediyor. Anime, görsel olarak da oldukça başarılı. Karakter tasarımları, mekanlar ve animasyonlar, 1930'lar New York'unu canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Baccano!, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir sanat eseri. İzledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacağın, tekrar tekrar izlemek isteyeceğin bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Baccano!'nun isminin İtalyanca'da "gürültü" veya "kargaşa" anlamına geldiğini biliyor muydun? Anime, isminin hakkını sonuna kadar veriyor!

Rota Önerisi: Baccano!'yu sevdiysen, Durarara!!'ya da göz atabilirsin. Aynı evrende geçen, yine Narita Ryohgo'nun kaleminden çıkan bir başka çılgın hikaye.


2. Emma: A Victorian Romance - 19. Yüzyıl İngiltere'sinde Aşk ve Sınıf Farkı

Yolcu, şimdi de 19. yüzyıl İngiltere'sine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Emma: A Victorian Romance, Londra'da yaşayan bir hizmetçi olan Emma ile zengin bir beyefendi olan William'ın arasındaki aşkı konu alıyor. Anime, o dönemin İngiliz toplumunu, sınıf farklarını ve aşkın önündeki engelleri etkileyici bir şekilde işliyor. Emma'nın sadeliği, William'ın asil duruşu ve ikisi arasındaki çekim, izleyiciyi büyülüyor. Hikaye, Emma'nın bir Alman hizmetçi ajansı sahibi olan Bayan Stownar'ın yanında çalışmaya başlamasıyla başlıyor. William, Bayan Stownar'ı ziyareti sırasında Emma ile tanışıyor ve ilk görüşte aşık oluyor. Ancak, William'ın ailesi, onun bir hizmetçiyle evlenmesine kesinlikle karşı çıkıyor. Aşk, sınıf farkı ve toplumsal beklentiler arasında sıkışıp kalan Emma ve William, tüm zorluklara rağmen aşklarını korumaya çalışıyor.

Emma: A Victorian Romance, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda 19. yüzyıl İngiltere'sine dair detaylı bir portre çiziyor. Anime, o dönemin kıyafetlerini, yaşam tarzını, geleneklerini ve göreneklerini titizlikle yansıtıyor. Emma'nın çalıştığı evin iç dekorasyonu, William'ın ailesinin yaşadığı malikaneler ve Londra sokakları, adeta birer zaman kapsülü gibi. Anime, müzikleriyle de izleyiciyi o döneme götürmeyi başarıyor. Klasik müzik parçaları, hikayenin duygusal yoğunluğunu artırıyor ve atmosfere katkıda bulunuyor. Emma: A Victorian Romance, sakin, huzurlu ve romantik bir anime arayanlar için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Emma: A Victorian Romance'ın mangası, Kaoru Mori tarafından yazılıp çizilmiştir. Mori, aynı zamanda A Bride's Story adlı mangasıyla da tanınıyor.

Rota Önerisi: Emma: A Victorian Romance'ı sevdiysen, Gosick'e de göz atabilirsin. 20. yüzyılın başlarında Avrupa'da geçen, gizem ve romantizmi harmanlayan bir başka anime.


3. Monster - Almanya'da Seri Katil Avı

Yolcu, bu sefer de Almanya'nın karanlık sokaklarında bir seri katil avına çıkıyoruz. Monster, genç bir beyin cerrahı olan Dr. Kenzo Tenma'nın hikayesini anlatıyor. Tenma, hayatını kurtardığı Johan Liebert adlı çocuğun aslında bir canavar olduğunu fark eder ve onu durdurmak için amansız bir mücadeleye girişir. Anime, psikolojik gerilim, suç ve felsefi sorgulamaları bir araya getiren, türünün en iyi örneklerinden biri. Johan Liebert, anime tarihinin en unutulmaz kötü karakterlerinden biri. Zekası, manipülasyon yeteneği ve acımasızlığıyla izleyiciyi derinden etkiliyor. Tenma'nın Johan'ı durdurma çabası, onu Almanya'nın dört bir yanına sürüklüyor ve geçmişi karanlık sırlar barındıran birçok insanla tanışmasına neden oluyor. Anime, sadece bir seri katil avı değil, aynı zamanda insan doğasının karanlık yönlerini ve iyilik ile kötülük arasındaki ince çizgiyi sorguluyor.

Monster, karakter derinliği ve olay örgüsünün karmaşıklığıyla öne çıkıyor. Her karakterin kendine özgü bir geçmişi, motivasyonu ve sırları var. Anime, izleyiciyi sürekli şaşırtıyor ve tahmin edilemez olaylarla dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Monster'ın müzikleri de en az hikayesi kadar etkileyici. Gerilim dolu atmosferi destekleyen, karanlık ve melankolik müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, görsel olarak da oldukça başarılı. Karakter tasarımları, mekanlar ve animasyonlar, Almanya'nın kasvetli atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Monster, sabırla izlenmesi gereken, derin ve düşündürücü bir anime. İzledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacağın, defalarca üzerine düşüneceğin bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Monster'ın mangası, Naoki Urasawa tarafından yazılıp çizilmiştir. Urasawa, aynı zamanda 20th Century Boys ve Pluto gibi başarılı mangaların da yaratıcısı.

Rota Önerisi: Monster'ı sevdiysen, Psycho-Pass'e de göz atabilirsin. Gelecekte geçen, suç ve ceza kavramlarını sorgulayan bir başka psikolojik gerilim anime.


4. Code Geass - Kutsal Britanya İmparatorluğu'na Karşı İsyan

Yolcu, şimdi de alternatif bir geleceğe gidiyoruz. Code Geass, Kutsal Britanya İmparatorluğu'nun işgali altında olan Japonya'da geçiyor. Hikaye, Lelouch Lamperouge adlı bir öğrencinin, Geass adı verilen gizemli bir güce sahip olmasıyla başlıyor. Lelouch, bu gücü kullanarak Britanya İmparatorluğu'na karşı bir isyan başlatıyor ve Japonya'yı özgürlüğüne kavuşturmaya çalışıyor. Anime, strateji, politika ve aksiyonu bir araya getiren, sürükleyici bir yapım. Lelouch, anime tarihinin en zeki ve karizmatik karakterlerinden biri. Stratejik dehası, manipülasyon yeteneği ve kararlılığıyla izleyiciyi kendine hayran bırakıyor. Ancak, Lelouch'un yöntemleri her zaman etik değil ve bu da onu karmaşık bir karakter yapıyor. Anime, sadece bir isyan hikayesi değil, aynı zamanda güç, adalet ve özgürlük kavramlarını sorguluyor.

Code Geass, olay örgüsünün karmaşıklığı ve karakterlerinin derinliğiyle öne çıkıyor. Her karakterin kendine özgü bir geçmişi, motivasyonu ve sırları var. Anime, izleyiciyi sürekli şaşırtıyor ve tahmin edilemez olaylarla dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Code Geass'ın müzikleri de en az hikayesi kadar etkileyici. Aksiyon sahnelerini destekleyen, epik ve heyecan verici müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, görsel olarak da oldukça başarılı. Karakter tasarımları, mekanlar ve animasyonlar, geleceğin dünyasını canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Code Geass, aksiyon, strateji ve politika sevenler için kaçırılmaması gereken bir anime.

Seyir Defteri Notu: Code Geass'ın yaratıcısı Ichiro Okouchi, aynı zamanda Devilman Crybaby ve Sk8 the Infinity gibi başarılı animelerin de senaristi.

Rota Önerisi: Code Geass'ı sevdiysen, Death Note'a da göz atabilirsin. Zeki bir öğrencinin, insanları öldürme gücü veren bir defteri ele geçirmesini konu alan bir başka strateji anime.


5. Cowboy Bebop - Uzay Kovboylarının Maceraları

Yolcu, uzayın derinliklerine doğru bir yolculuğa hazır ol! Cowboy Bebop, 2071 yılında geçen, ödül avcısı olan uzay kovboylarının maceralarını konu alıyor. Spike Spiegel, Jet Black, Faye Valentine ve Ed, Bebop adlı gemileriyle galaksiyi dolaşarak suçluları yakalamaya çalışıyor. Anime, aksiyon, macera, komedi ve dramı harmanlayan, türünün en iyi örneklerinden biri. Spike Spiegel, anime tarihinin en cool karakterlerinden biri. Dövüş yetenekleri, karizması ve gizemli geçmişiyle izleyiciyi kendine hayran bırakıyor. Bebop'un mürettebatı, birbirinden farklı kişiliklere sahip ve aralarındaki dinamik, animeye ayrı bir renk katıyor. Anime, sadece ödül avcılığı değil, aynı zamanda geçmişle yüzleşme, kayıp ve umut gibi temaları da işliyor.

Cowboy Bebop, atmosferi ve müzikleriyle öne çıkıyor. Caz, blues ve rock müziklerinin harmanlandığı soundtrack, animeye ayrı bir hava katıyor. Özellikle Yoko Kanno'nun besteleri, anime tarihine damga vurmuş durumda. Anime, görsel olarak da oldukça başarılı. Karakter tasarımları, mekanlar ve animasyonlar, geleceğin galaksisini canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Cowboy Bebop, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir kültürel fenomen. İzledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacağın, tekrar tekrar izlemek isteyeceğin bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Cowboy Bebop'un yönetmeni Shinichirō Watanabe, aynı zamanda Samurai Champloo ve Kids on the Slope gibi başarılı animelerin de yönetmeni.

Rota Önerisi: Cowboy Bebop'u sevdiysen, Trigun'a da göz atabilirsin. Vahşi Batı temalı, aksiyon ve komediyi harmanlayan bir başka uzay kovboyu anime.


6. Michiko to Hatchin - Brezilya'da Bir Kaçış Hikayesi

Yolcu, Güney Amerika'nın sıcak topraklarına doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Michiko to Hatchin, Brezilya'da geçen, Michiko Malandro adlı bir suçlu ile Hatchin (Hana Morenos) adlı bir yetim kızın kaçış hikayesini konu alıyor. Michiko, hapishaneden kaçarak Hatchin'i yanına alır ve birlikte Hatchin'in kayıp babasını aramaya başlarlar. Anime, aksiyon, macera ve dramı harmanlayan, sürükleyici bir yapım. Michiko, anime tarihinin en güçlü ve bağımsız kadın karakterlerinden biri. Dövüş yetenekleri, kararlılığı ve umursamaz tavırlarıyla izleyiciyi etkiliyor. Hatchin, Michiko'nun tam zıttı bir karakter. Masum, kırılgan ve naif olan Hatchin, Michiko'nun vicdanı oluyor. Anime, sadece bir kaçış hikayesi değil, aynı zamanda aile, arkadaşlık ve özgürlük gibi temaları da işliyor.

Michiko to Hatchin, atmosferi ve müzikleriyle öne çıkıyor. Latin Amerika müziklerinin harmanlandığı soundtrack, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, görsel olarak da oldukça başarılı. Karakter tasarımları, mekanlar ve animasyonlar, Brezilya'nın renkli ve canlı atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Michiko to Hatchin, farklı bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Michiko to Hatchin, Sayo Yamamoto'nun yönettiği ilk anime serisi. Yamamoto, aynı zamanda Yuri!!! on Ice ve Lupin the 3rd: The Woman Called Fujiko Mine gibi başarılı animelerin de yönetmeni.

Rota Önerisi: Michiko to Hatchin'i sevdiysen, Gangsta.'ya da göz atabilirsin. Yine aksiyon dolu, suç dünyasında geçen bir anime.


7. 91 Days - 1920'ler Amerika'sında Mafya İntikamı

Yolcu, 1920'lerin Amerika'sına, mafya dünyasının derinliklerine iniyoruz. 91 Days, ailesi bir mafya çatışmasında öldürülen Angelo Lagusa'nın intikam hikayesini konu alıyor. Angelo, ailesinin katillerini bulmak ve intikamını almak için 7 yıl sonra Lawless şehrine geri döner. Anime, suç, dram ve intikamı harmanlayan, sürükleyici bir yapım. Angelo, anime tarihinin en kararlı ve soğukkanlı karakterlerinden biri. Amacına ulaşmak için her şeyi yapmaya hazır olan Angelo, izleyiciyi derinden etkiliyor. Anime, sadece bir intikam hikayesi değil, aynı zamanda mafya dünyasının acımasızlığını, dostluk ve ihaneti de işliyor.

91 Days, atmosferi ve müzikleriyle öne çıkıyor. 1920'lerin caz müzikleri, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, görsel olarak da oldukça başarılı. Karakter tasarımları, mekanlar ve animasyonlar, o dönemin Amerika'sını canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. 91 Days, karanlık ve gerilim dolu bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: 91 Days'in senaryosu, Taku Kishimoto tarafından yazılmıştır. Kishimoto, aynı zamanda Haikyu!! ve ERASED gibi başarılı animelerin de senaristi.

Rota Önerisi: 91 Days'i sevdiysen, Baccano!'ya da göz atabilirsin. Yine 1930'lar Amerika'sında geçen, mafya dünyasını konu alan bir anime.


8. Ergo Proxy - Distopik Bir Gelecekte Kimlik Arayışı

Yolcu, distopik bir geleceğe, Romdo adlı bir şehre gidiyoruz. Ergo Proxy, insanların ve androidlerin (AutoReiv) bir arada yaşadığı bu şehirde, Cogito virüsü nedeniyle AutoReiv'lerin bilinç kazanmasıyla başlayan olayları konu alıyor. Lil Mayer, bu olayları araştırmakla görevlendirilen bir dedektiftir. Anime, bilim kurgu, gizem ve psikolojik gerilimi harmanlayan, düşündürücü bir yapım. Lil Mayer, anime tarihinin en güçlü ve zeki kadın karakterlerinden biri. Sorgulayıcı tavrı ve kararlılığıyla izleyiciyi etkiliyor. Ergo Proxy, gizemli ve karmaşık bir anime. Kimlik, bilinç ve varoluş gibi felsefi temaları sorguluyor.

Ergo Proxy, atmosferi ve görsel stiliyle öne çıkıyor. Karanlık ve kasvetli atmosferi, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, müzikleriyle de izleyiciyi derinden etkiliyor. Deneysel müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. Ergo Proxy, derin ve düşündürücü bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Ergo Proxy'nin yönetmeni Shukō Murase, aynı zamanda Witch Hunter Robin ve Genocidal Organ gibi başarılı animelerin de yönetmeni.

Rota Önerisi: Ergo Proxy'yi sevdiysen, Psycho-Pass'e de göz atabilirsin. Yine distopik bir gelecekte geçen, suç ve ceza kavramlarını sorgulayan bir anime.


9. Vinland Saga - Vikinglerin Acımasız Dünyasında Hayatta Kalma Mücadelesi

Yolcu, Vikinglerin acımasız dünyasına, 11. yüzyıl İngiltere'sine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Vinland Saga, Thorfinn adlı genç bir Viking'in, babasının intikamını almak için çıktığı yolculuğu konu alıyor. Anime, tarihsel kurgu, aksiyon ve dramı harmanlayan, sürükleyici bir yapım. Thorfinn, anime tarihinin en karmaşık karakterlerinden biri. İntikam hırsıyla dolu olan Thorfinn, zamanla hayata farklı bir bakış açısı kazanıyor. Anime, sadece bir intikam hikayesi değil, aynı zamanda savaşın acımasızlığını, insanlığın değerini ve barışın önemini de işliyor.

Vinland Saga, atmosferi ve savaş sahneleriyle öne çıkıyor. Vikinglerin yaşam tarzı, savaş taktikleri ve gemi inşa teknikleri, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, görsel olarak da oldukça başarılı. Karakter tasarımları, mekanlar ve animasyonlar, o dönemin dünyasını canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Vinland Saga, aksiyon dolu, tarihsel bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Vinland Saga'nın mangası, Makoto Yukimura tarafından yazılıp çizilmiştir. Yukimura, aynı zamanda Planetes adlı mangasıyla da tanınıyor.

Rota Önerisi: Vinland Saga'yı sevdiysen, Berserk'e de göz atabilirsin. Yine karanlık ve acımasız bir dünyada geçen, aksiyon dolu bir anime.


10. Children of the Whales - Kum Denizinin Ortasında Bir Ada

Yolcu, kum denizinin ortasında yer alan Mud Whale adlı adaya gidiyoruz. Children of the Whales, adada yaşayan ve özel güçlere sahip olan insanların hikayesini konu alıyor. Chakuro, Mud Whale'ın arşivcisi olarak görev yapmaktadır. Bir gün, adanın dış dünyayla ilk temasını yaşamasıyla hayatı değişir. Anime, fantastik, dram ve gizemi harmanlayan, duygusal bir yapım. Chakuro, anime tarihinin en naif ve duygusal karakterlerinden biri. Meraklı kişiliği ve adayı koruma çabasıyla izleyiciyi etkiliyor. Anime, sadece bir fantastik hikaye değil, aynı zamanda farklı kültürlerin karşılaşmasını, savaşın sonuçlarını ve umudun önemini de işliyor.

Children of the Whales, atmosferi ve görsel stiliyle öne çıkıyor. Kum denizinin ve Mud Whale'ın eşsiz manzaraları, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, müzikleriyle de izleyiciyi derinden etkiliyor. Duygusal müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. Children of the Whales, farklı bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Children of the Whales'ın mangası, Abi Umeda tarafından yazılıp çizilmiştir.

Rota Önerisi: Children of the Whales'ı sevdiysen, Made in Abyss'e de göz atabilirsin. Yine fantastik bir dünyada geçen, gizemli ve tehlikeli bir anime.


11. Princess Principal - 19. Yüzyıl Londra'sında Casusluk

Yolcu, 19. yüzyılın alternatif Londra'sına, Albion Krallığı'na gidiyoruz. Princess Principal, Londra'yı ikiye bölen bir duvarın ardında casusluk yapan beş genç kızın hikayesini konu alıyor. Ange, Dorothy, Beatrice, Chise ve Prenses Charlotte, birbirinden farklı yeteneklere sahip casuslardır. Anime, steampunk, casusluk ve aksiyonu harmanlayan, sürükleyici bir yapım. Ange, anime tarihinin en gizemli ve yetenekli casuslarından biri. Soğukkanlılığı ve zekasıyla izleyiciyi etkiliyor. Anime, sadece bir casusluk hikayesi değil, aynı zamanda siyasi entrikaları, dostluğu ve fedakarlığı da işliyor.

Princess Principal, atmosferi ve görsel stiliyle öne çıkıyor. Steampunk tarzı mekanlar, kıyafetler ve cihazlar, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, müzikleriyle de izleyiciyi derinden etkiliyor. Gerilim dolu müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. Princess Principal, aksiyon dolu, steampunk temalı bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Princess Principal, Studio 3Hz ve Actas tarafından ortaklaşa üretilmiştir.

Rota Önerisi: Princess Principal'ı sevdiysen, Joker Game'e de göz atabilirsin. Yine casusluk temalı, tarihi bir anime.


12. Yuri!!! on Ice - Buz Pateni Dünyasında Aşk ve Rekabet

Yolcu, buz pateni dünyasına, Rusya'ya gidiyoruz. Yuri!!! on Ice, Japon buz patenci Yuri Katsuki'nin, Rus buz pateni şampiyonu Victor Nikiforov ile tanışmasıyla başlayan hikayesini konu alıyor. Victor, Yuri'nin antrenörü olur ve birlikte buz pateni dünyasında zirveye ulaşmaya çalışırlar. Anime, spor, romantizm ve dramı harmanlayan, duygusal bir yapım. Yuri Katsuki, anime tarihinin en gerçekçi karakterlerinden biri. Kendine olan güvensizliği ve azmiyle izleyiciyi etkiliyor. Anime, sadece bir spor hikayesi değil, aynı zamanda aşkı, dostluğu ve kendini keşfetmeyi de işliyor.

Yuri!!! on Ice, buz pateni sahneleri ve müzikleriyle öne çıkıyor. Buz pateni hareketlerinin gerçekçiliği ve müziklerin uyumu, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, görsel olarak da oldukça başarılı. Karakter tasarımları, mekanlar ve animasyonlar, buz pateni dünyasını canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Yuri!!! on Ice, duygusal, romantik ve spor temalı bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Yuri!!! on Ice, Sayo Yamamoto tarafından yönetilmiştir. Yamamoto, aynı zamanda Michiko to Hatchin ve Lupin the 3rd: The Woman Called Fujiko Mine gibi başarılı animelerin de yönetmeni.

Rota Önerisi: Yuri!!! on Ice'ı sevdiysen, Sk8 the Infinity'e de göz atabilirsin. Yine spor temalı, dinamik ve eğlenceli bir anime.


13. Violet Evergarden - Savaş Sonrası Avrupa'da Bir Otomatik Bebek'in Yolculuğu

Yolcu, savaş sonrası Avrupa'sına, Leidenschaftlich'e gidiyoruz. Violet Evergarden, savaşta kollarını kaybeden ve duygularını ifade etmekte zorlanan Violet Evergarden'ın, Auto Memory Doll olarak çalışmaya başlamasıyla başlayan hikayesini konu alıyor. Auto Memory Doll'lar, insanların duygularını mektuplara döken yazarlardır. Anime, dram, fantezi ve duygusallığı harmanlayan, dokunaklı bir yapım. Violet Evergarden, anime tarihinin en unutulmaz karakterlerinden biri. Duygularını keşfetme çabası ve insanlarla kurduğu bağlarla izleyiciyi derinden etkiliyor. Anime, sadece bir duygusal hikaye değil, aynı zamanda savaşın yıkıcı etkilerini, insanlığın değerini ve iletişimin önemini de işliyor.

Violet Evergarden, görsel kalitesi ve müzikleriyle öne çıkıyor. Kyoto Animation'ın muhteşem çizimleri ve Yevgeny Irshai'nin dokunaklı müzikleri, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, görsel olarak da oldukça başarılı. Karakter tasarımları, mekanlar ve animasyonlar, savaş sonrası Avrupa'sını canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Violet Evergarden, duygusal, dokunaklı ve görsel açıdan etkileyici bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Violet Evergarden, Kana Akatsuki tarafından yazılan bir light novel serisidir.

Rota Önerisi: Violet Evergarden'ı sevdiysen, Clannad'a da göz atabilirsin. Yine duygusal ve dokunaklı bir anime.


14. Gosick - 20. Yüzyılın Başlarında Avrupa'da Bir Gizem Çözücü

Yolcu, 20. yüzyılın başlarındaki Avrupa'ya, Sauville Krallığı'na gidiyoruz. Gosick, Kazuya Kujo adlı Japon bir öğrencinin, Saint Marguerite Akademisi'nde Victorique de Blois adlı gizemli bir kızla tanışmasıyla başlayan hikayesini konu alıyor. Victorique, zekası ve analitik yetenekleriyle karmaşık davaları çözmektedir. Anime, gizem, romantizm ve dramı harmanlayan, sürükleyici bir yapım. Victorique de Blois, anime tarihinin en zeki ve gizemli karakterlerinden biri. Analitik yetenekleri ve keskin zekasıyla izleyiciyi etkiliyor. Anime, sadece bir gizem hikayesi değil, aynı zamanda aşkı, dostluğu ve savaşın etkilerini de işliyor.

Gosick, atmosferi ve görsel stiliyle öne çıkıyor. 20. yüzyılın başlarındaki Avrupa'nın mimarisi, kıyafetleri ve yaşam tarzı, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, müzikleriyle de izleyiciyi derinden etkiliyor. Gerilim dolu müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. Gosick, gizem dolu, romantik ve tarihi bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Gosick, Kazuki Sakuraba tarafından yazılan bir light novel serisidir.

Rota Önerisi: Gosick'i sevdiysen, Hyouka'ya da göz atabilirsin. Yine gizem çözme temalı, lise hayatını konu alan bir anime.


15. No Game No Life - Alternatif Bir Dünyada Oyun Tanrıları

Yolcu, Disboard adlı alternatif bir dünyaya gidiyoruz. No Game No Life, Sora ve Shiro adlı iki kardeşin, her şeyin oyunlarla çözüldüğü bu dünyaya ışınlanmasıyla başlayan hikayesini konu alıyor. Bu iki kardeş, oyunlarda yenilmez bir ikilidir ve Disboard'da da en güçlü olmak için mücadele ederler. Anime, fantezi, komedi ve ecchi'yi harmanlayan, eğlenceli bir yapım. Sora ve Shiro, anime tarihinin en zeki ve uyumlu kardeşlerinden biri. Oyunlardaki stratejileri ve birbirlerine olan güvenleri, izleyiciyi etkiliyor. Anime, sadece bir oyun hikayesi değil, aynı zamanda dostluğu, rekabeti ve farklılıkları kabul etmeyi de işliyor.

No Game No Life, renkli görsel stili ve müzikleriyle öne çıkıyor. Disboard'un fantastik dünyası, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, müzikleriyle de izleyiciyi coşturuyor. Enerjik müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. No Game No Life, eğlenceli, fantastik ve oyun temalı bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: No Game No Life, Yuu Kamiya tarafından yazılan ve çizilen bir light novel serisidir.

Rota Önerisi: No Game No Life'ı sevdiysen, Overlord'a da göz atabilirsin. Yine alternatif bir dünyada geçen, güçlü bir karakterin macerasını konu alan bir anime.


16. Black Lagoon - Güneydoğu Asya'da Bir Suç Örgütü

Yolcu, Güneydoğu Asya'nın tehlikeli sularına, Roanapur şehrine gidiyoruz. Black Lagoon, Rokuro Okajima adlı Japon bir iş adamının, Black Lagoon adlı bir suç örgütü tarafından kaçırılmasıyla başlayan hikayesini konu alıyor. Rokuro, örgütün bir üyesi olur ve tehlikeli görevlere katılır. Anime, aksiyon, suç ve dramı harmanlayan, sert bir yapım. Rokuro Okajima, anime tarihinin en sıradan karakterlerinden biri. Ancak, suç dünyasına adapte olması ve hayatta kalma çabası, izleyiciyi etkiliyor. Anime, sadece bir suç hikayesi değil, aynı zamanda ahlaki değerleri, dostluğu ve hayatta kalma içgüdüsünü de işliyor.

Black Lagoon, aksiyon dolu sahneleri ve atmosferiyle öne çıkıyor. Roanapur'un tehlikeli sokakları, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, müzikleriyle de izleyiciyi coşturuyor. Rock ve metal müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. Black Lagoon, aksiyon dolu, sert ve suç temalı bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Black Lagoon, Rei Hiroe tarafından yazılan ve çizilen bir manga serisidir.

Rota Önerisi: Black Lagoon'u sevdiysen, Gangsta.'ya da göz atabilirsin. Yine suç dünyasında geçen, aksiyon dolu bir anime.


17. Arte - Rönesans İtalya'sında Bir Ressam Olma Mücadelesi

Yolcu, Rönesans İtalya'sına, Floransa'ya gidiyoruz. Arte, soylu bir ailenin kızı olan Arte'nin, erkek egemen bir dünyada ressam olma mücadelesini konu alıyor. Anime, tarihi, dram ve sanatı harmanlayan, ilham verici bir yapım. Arte, anime tarihinin en kararlı ve yetenekli karakterlerinden biri. Ressam olma tutkusu ve engelleri aşma çabası, izleyiciyi etkiliyor. Anime, sadece bir sanat hikayesi değil, aynı zamanda kadınların toplumdaki yerini, özgürlüğü ve hayallerin peşinden gitmeyi de işliyor.

Arte, Rönesans İtalya'sının atmosferi ve sanatıyla öne çıkıyor. Floransa'nın tarihi mekanları, kıyafetleri ve sanat eserleri, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, müzikleriyle de izleyiciyi derinden etkiliyor. Klasik müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. Arte, ilham verici, tarihi ve sanatsal bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Arte, Kei Ohkubo tarafından yazılan ve çizilen bir manga serisidir.

Rota Önerisi: Arte'yi sevdiysen, Emma: A Victorian Romance'a da göz atabilirsin. Yine tarihi bir dönemde geçen, kadınların mücadelesini konu alan bir anime.


18. Banana Fish - New York'ta Bir Gang Savaşları ve Aşk Hikayesi

Yolcu, 1980'lerin New York'una, sokakların tehlikeli olduğu bir zamana gidiyoruz. Banana Fish, Aslan Jade Callenreese adlı genç bir gangsterin, "Banana Fish" adlı gizemli bir kelimeyi araştırmasıyla başlayan hikayesini konu alıyor. Ash, bu araştırması sırasında Eiji Okumura adlı Japon bir fotoğrafçıyla tanışır ve aralarında özel bir bağ oluşur. Anime, aksiyon, suç, dram ve BL (Boys' Love) elementlerini harmanlayan, sürükleyici bir yapım. Ash Lynx, anime tarihinin en karizmatik ve karmaşık karakterlerinden biri. Geçmişi ve hayatta kalma çabası, izleyiciyi etkiliyor. Anime, sadece bir suç hikayesi değil, aynı zamanda aşkı, dostluğu, travmayı ve hayatta kalmayı da işliyor.

Banana Fish, New York'un atmosferi ve karakterlerinin derinliğiyle öne çıkıyor. 1980'lerin sokakları, barları ve gece hayatı, animeye ayrı bir hava katıyor. Anime, müzikleriyle de izleyiciyi derinden etkiliyor. Rock, pop ve caz müzikler, animeye ayrı bir hava katıyor. Banana Fish, aksiyon dolu, dramatik ve duygusal bir anime deneyimi yaşamak isteyenler için ideal bir seçim.

Seyir Defteri Notu: Banana Fish, Akimi Yoshida tarafından yazılan ve çizilen bir manga serisidir.

Rota Önerisi: Banana Fish'i sevdiysen, 91 Days'e de göz atabilirsin. Yine intikam temalı,

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.