Jujutsu Kaisen Gibi Lanet ve Şeytan Temalı 10 Anime Önerisi! Karanlık! : Ruhunu besleyecek karanlık anime şöleni!
Jujutsu Kaisen'i sevdiysen, bu lanetli ve şeytani anime önerileri listesi seni bambaşka boyutlara taşıyacak. Hazır ol, yolculuk başlıyor!
1. Devilman Crybaby
Yolcu, eğer kan, vahşet ve duygusal yıkımla dolu bir rollercoaster'a binmek istiyorsan, Devilman Crybaby tam sana göre. Seri, Akira Fudo adındaki ürkek bir gencin, şeytan Ryo Asuka tarafından şeytanlarla birleşmeye zorlanmasıyla başlıyor. Akira, Devilman'a dönüşüyor, insanlığı şeytanlardan koruma görevini üstleniyor. Ama bu o kadar kolay değil! Seri, insanlığın karanlık yüzünü, önyargıları ve korkuları yüzünden nasıl canavarlara dönüştüğünü acımasızca gözler önüne seriyor. Devilman Crybaby, sadece aksiyon dolu dövüş sahneleriyle değil, aynı zamanda derin felsefi sorgulamalarıyla da akıllarda yer ediyor. Özellikle final bölümü, izleyicileri uzun süre etkisinden kurtaramıyor.
Dövüş sahneleri o kadar çılgın ki, bazen ne olup bittiğini anlamakta zorlanabilirsin. Ama bu, serinin kaotik ve vahşi atmosferine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor. Karakter tasarımları da oldukça özgün, klasik anime tarzından farklı bir çizgiye sahip. Müzikler ise adeta bir şölen! Özellikle açılış şarkısı "MAN HUMAN" seni anında serinin dünyasına çekiyor. Hazır ol, bu anime seni duygusal olarak lime lime edecek!
Seyir Defteri Notu: Devilman Crybaby, Go Nagai'nin 1972 tarihli Devilman mangasının modern bir uyarlaması. Ancak, orijinal mangadan bazı önemli farklılıklar içeriyor. Bu farklılıklar, seriye yeni bir soluk getirirken, aynı zamanda bazı hayranları da hayal kırıklığına uğratabiliyor.
Rota Önerisi: Eğer Devilman Crybaby'yi sevdiysen, Go Nagai'nin diğer eserlerine de göz atabilirsin. Özellikle Violence Jack ve Mazinger Z, karanlık ve şiddet dolu temaları sevenler için ideal.
2. Dororo
Hyakkimaru, babası tarafından şeytanlara adanmış bir bebek olarak doğar. Vücudunun 48 parçası şeytanlar tarafından çalınmıştır. Ancak, bir doktor tarafından kurtarılır ve protezlerle hayata döndürülür. Hyakkimaru, vücudunun çalınan parçalarını geri almak için şeytanları avlamak üzere bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta, Dororo adında bir yetim çocukla karşılaşır. Dororo, Hyakkimaru'nun yoldaşı olur ve birlikte birçok zorluğun üstesinden gelirler. Dororo, sadece aksiyon dolu dövüş sahneleriyle değil, aynı zamanda insanlık, fedakarlık ve intikam gibi derin temaları işlemesiyle de öne çıkıyor.
Serinin en etkileyici yanlarından biri, Hyakkimaru'nun insanlığını geri kazanma sürecini adım adım izlememiz. Başlangıçta duygusuz bir kukla gibi olan Hyakkimaru, zamanla duygularını keşfediyor ve insanlarla bağ kurmaya başlıyor. Dororo ise, Hyakkimaru'ya umut ve sevgi aşılayan bir karakter olarak öne çıkıyor. İkilinin arasındaki ilişki, serinin kalbini oluşturuyor diyebiliriz. Müzikler de atmosfere mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor. Özellikle geleneksel Japon enstrümanlarının kullanımı, seriye ayrı bir hava katıyor.
Seyir Defteri Notu: Dororo, Osamu Tezuka'nın 1967 tarihli mangasının bir uyarlaması. 2019 yapımı anime uyarlaması, orijinal mangaya sadık kalırken, aynı zamanda modern bir dokunuşla güncellenmiş.
Rota Önerisi: Eğer Dororo'yu sevdiysen, Osamu Tezuka'nın diğer eserlerine de göz atabilirsin. Özellikle Astro Boy ve Black Jack, anime tarihinin önemli yapıtları arasında yer alıyor.
3. Mononoke
Yolcu, Mononoke'yi izlemeye hazır mısın? Bu anime, klasik Japon korku hikayelerinden esinlenerek yaratılmış, görsel olarak büyüleyici bir yapım. Hikaye, "Medicine Seller" (İlaç Satıcısı) adında gizemli bir karakterin etrafında dönüyor. İlaç Satıcısı, mononoke adı verilen kötücül ruhları yok etmek için seyahat ediyor. Ancak, bir mononoke'yi yok etmek için, onun "şekli"ni, "gerçeği"ni ve "nedeni"ni anlaması gerekiyor. Bu süreç, genellikle geçmişte yaşanan trajik olayları ve insan psikolojisinin karanlık dehlizlerini ortaya çıkarıyor.
Mononoke, sadece korku unsurlarıyla değil, aynı zamanda benzersiz görsel stiliyle de öne çıkıyor. Geleneksel Japon sanatından esinlenilmiş, canlı renkler ve karmaşık desenlerle dolu bir dünya yaratılmış. Hikaye anlatımı da oldukça özgün, her bölüm farklı bir mononoke vakasını ele alıyor ve İlaç Satıcısı'nın gizemli geçmişine dair ipuçları sunuyor. Müzikler de adeta bir sanat eseri, geleneksel Japon müziği ile elektronik müziğin harmanlanmasıyla ortaya çıkmış, tüyler ürpertici bir atmosfer yaratıyor.
Seyir Defteri Notu: Mononoke, Ayakashi: Samurai Horror Tales adlı antoloji serisinden bir spin-off. Eğer Mononoke'yi sevdiysen, Ayakashi'nin diğer bölümlerine de göz atabilirsin.
Rota Önerisi: Eğer Mononoke'yi sevdiysen, Mushishi ve Kaiba gibi görsel olarak özgün ve düşündürücü animelere de göz atabilirsin.
4. Tokyo Ghoul
Kaneki Ken, normal bir üniversite öğrencisiyken, bir ghoul saldırısına uğrar ve ölümden döner. Ancak, ameliyat sırasında ona bir ghoul'un organları nakledilir ve yarı ghoul'a dönüşür. Kaneki, insan ve ghoul dünyası arasında sıkışıp kalır. İnsan olarak yaşamaya devam etmek mi, yoksa ghoul olarak hayatta kalmak için insanları avlamak mı zorunda kalacaktır? Tokyo Ghoul, bu ikilemi merkezine alarak, toplumda dışlanmışlığın, kimlik arayışının ve hayatta kalma mücadelesinin acımasız bir portresini çiziyor.
Serinin ilk sezonu, Kaneki'nin yeni kimliğine adapte olma sürecini ve ghoul dünyasının karmaşıklıklarını keşfetmesini anlatıyor. Kaneki, Anteiku adında bir kahve dükkanında çalışmaya başlar ve burada insanlarla barış içinde yaşamaya çalışan ghoul'larla tanışır. Ancak, ghoul'lar arasında da farklı fraksiyonlar vardır ve Kaneki, bu fraksiyonlar arasındaki savaşın ortasında kalır. Dövüş sahneleri oldukça kanlı ve vahşi, ama aynı zamanda görsel olarak da etkileyici. Karakter tasarımları da oldukça özgün, ghoul'ların "kagune" adı verilen özel organları, her karaktere farklı bir görünüm kazandırıyor. Müzikler ise serinin karanlık ve kasvetli atmosferine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor. Özellikle açılış şarkısı "Unravel" seni anında serinin dünyasına çekiyor.
Seyir Defteri Notu: Tokyo Ghoul, Sui Ishida'nın aynı adlı mangasından uyarlanmıştır. Anime uyarlaması, mangaya sadık kalmakla birlikte, bazı önemli farklılıklar içeriyor. Özellikle ikinci sezon, mangadan farklı bir hikaye anlatıyor.
Rota Önerisi: Eğer Tokyo Ghoul'u sevdiysen, Parasyte: The Maxim ve Ajin: Demi-Human gibi benzer temaları işleyen animelere de göz atabilirsin.
5. Berserk
Yolcu, karanlık ve acımasız bir dünyaya adım atmaya hazır mısın? Berserk, ortaçağ Avrupa'sından esinlenilmiş, fantastik bir dünyada geçiyor. Guts adındaki yalnız bir savaşçının hikayesini anlatıyor. Guts, doğduğu andan itibaren savaşın içinde büyümüş, kılıcıyla hayatta kalmaya çalışan bir paralı askerdir. Ancak, Griffith adında karizmatik bir liderle tanışır ve onun paralı asker grubu olan "Band of the Hawk"a katılır. Guts, Griffith'in liderliğinde birçok savaşa katılır ve büyük başarılar elde eder. Ancak, Griffith'in karanlık emelleri vardır ve bu emeller, Guts'ın hayatını sonsuza dek değiştirecektir.
Berserk, sadece aksiyon dolu dövüş sahneleriyle değil, aynı zamanda karakterlerin derin psikolojik analizleriyle de öne çıkıyor. Guts, güçlü ve yetenekli bir savaşçı olmasına rağmen, içsel olarak kırılgan ve yalnız bir karakterdir. Griffith ise, dışarıdan mükemmel ve karizmatik görünse de, içten içe karanlık ve hırslı bir kişiliğe sahiptir. İki karakter arasındaki ilişki, serinin kalbini oluşturuyor diyebiliriz. Dövüş sahneleri oldukça kanlı ve vahşi, ama aynı zamanda görsel olarak da etkileyici. Özellikle Guts'ın devasa kılıcı "Dragon Slayer" ile yaptığı dövüşler, akıllara kazınıyor. Müzikler ise serinin epik ve karanlık atmosferine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor. Özellikle Susumu Hirasawa'nın besteleri, seriye ayrı bir hava katıyor.
Seyir Defteri Notu: Berserk, Kentaro Miura'nın aynı adlı mangasından uyarlanmıştır. Anime uyarlaması, mangaya sadık kalmakla birlikte, bazı önemli farklılıklar içeriyor. Özellikle 2016 ve 2017 yapımı CGI anime uyarlamaları, hayranlar tarafından eleştirilmişti.
Rota Önerisi: Eğer Berserk'i sevdiysen, Claymore ve Vinland Saga gibi benzer temaları işleyen animelere de göz atabilirsin.
6. Claymore
Yolcu, Yoma adı verilen insan yiyen canavarların kol gezdiği bir dünyada, Claymore adındaki yarı insan yarı Yoma savaşçılarının hikayesine tanık olmaya hazır mısın? Claymore'lar, Yoma'ları avlamak ve insanları korumak için eğitilmişlerdir. Ancak, yarı Yoma olmaları nedeniyle, insanlar tarafından da dışlanırlar. Clare adındaki genç bir Claymore, intikam almak için Yoma'ları avlamaya başlar. Bu yolculukta, birçok zorluğun üstesinden gelir ve Claymore'ların gizemli geçmişini keşfeder.
Claymore, sadece aksiyon dolu dövüş sahneleriyle değil, aynı zamanda karakterlerin arasındaki bağlarla ve içsel çatışmalarıyla da öne çıkıyor. Clare, intikam hırsıyla hareket etse de, zamanla insanlara karşı şefkat duymaya başlar. Diğer Claymore'larla kurduğu dostluklar, ona güç verir ve hayatta kalma mücadelesinde yardımcı olur. Dövüş sahneleri oldukça kanlı ve vahşi, ama aynı zamanda görsel olarak da etkileyici. Özellikle Claymore'ların "Yoki" adı verilen özel güçlerini kullanmaları, akıllara kazınıyor. Müzikler ise serinin karanlık ve kasvetli atmosferine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor.
Seyir Defteri Notu: Claymore, Norihiro Yagi'nin aynı adlı mangasından uyarlanmıştır. Anime uyarlaması, mangaya sadık kalmakla birlikte, bazı önemli farklılıklar içeriyor. Özellikle final bölümü, mangadan farklı bir şekilde sonuçlanıyor.
Rota Önerisi: Eğer Claymore'u sevdiysen, Berserk ve Goblin Slayer gibi benzer temaları işleyen animelere de göz atabilirsin.
7. Seraph of the End
Yolcu, Seraph of the End ile vampirlerin ve insanlığın kıyasıya mücadelesine tanık olmaya hazır ol! Bir virüsün dünyayı kasıp kavurmasının ardından, vampirler insanlığı kontrol altına alır. Yuichiro ve Mikaela, vampirlerin esiri olarak yaşayan yetim çocuklardır. Bir gün, kaçmaya çalışırlar ancak Mikaela, Yuichiro'yu kurtarmak için kendini feda eder. Yuichiro, intikam almak için vampirleri yok etmeye ant içer ve Moon Demon Company adındaki bir askeri birliğe katılır. Ancak, vampirlerin ardında gizli bir sır vardır ve Yuichiro, bu sırrı çözmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.
Seraph of the End, sadece aksiyon dolu dövüş sahneleriyle değil, aynı zamanda karakterlerin arasındaki dostluklarla ve fedakarlıklarıyla da öne çıkıyor. Yuichiro, intikam hırsıyla hareket etse de, zamanla arkadaşlarına değer vermeyi öğrenir. Mikaela ise, Yuichiro'yu korumak için her şeyi yapmaya hazır bir karakterdir. İki karakter arasındaki ilişki, serinin kalbini oluşturuyor diyebiliriz. Dövüş sahneleri oldukça hızlı ve dinamik, özellikle "Cursed Gear" adı verilen özel silahların kullanımı, akıllara kazınıyor. Müzikler ise serinin epik ve dramatik atmosferine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor.
Seyir Defteri Notu: Seraph of the End, Takaya Kagami'nin aynı adlı light novel serisinden uyarlanmıştır. Anime uyarlaması, light novel'a sadık kalmakla birlikte, bazı önemli farklılıklar içeriyor.
Rota Önerisi: Eğer Seraph of the End'i sevdiysen, Owari no Seraph ve Attack on Titan gibi benzer temaları işleyen animelere de göz atabilirsin.
8. Blue Exorcist
Yolcu, Blue Exorcist ile şeytanların ve insanların dünyasının kesiştiği bir maceraya atılmaya hazır mısın? Rin Okumura, şeytan kralı Satan'ın oğludur. Ancak, bunu uzun süre bilmeden normal bir hayat yaşamaktadır. Bir gün, koruyucu babası Şeytanlar tarafından öldürülür ve Rin, şeytan güçlerini kontrol altına almak ve intikam almak için Exorcist olmaya karar verir. True Cross Academy'ye kaydolur ve burada şeytan çıkarma eğitimi alır. Ancak, Satan'ın oğlu olması nedeniyle, hem insanlar hem de şeytanlar tarafından dışlanır.
Blue Exorcist, sadece aksiyon dolu dövüş sahneleriyle değil, aynı zamanda karakterlerin arasındaki dostluklarla ve aile bağlarıyla da öne çıkıyor. Rin, şeytan güçlerini kontrol altına almakta zorlansa da, arkadaşları ona destek olur ve birlikte birçok zorluğun üstesinden gelirler. Dövüş sahneleri oldukça eğlenceli ve dinamik, özellikle Rin'in "Kurikara" adındaki şeytan kılıcını kullanması, akıllara kazınıyor. Müzikler ise serinin enerjik ve heyecanlı atmosferine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor.
Seyir Defteri Notu: Blue Exorcist, Kazue Kato'nun aynı adlı mangasından uyarlanmıştır. Anime uyarlaması, mangaya sadık kalmakla birlikte, bazı önemli farklılıklar içeriyor.
Rota Önerisi: Eğer Blue Exorcist'i sevdiysen, Soul Eater ve D.Gray-man gibi benzer temaları işleyen animelere de göz atabilirsin.
9. Devil May Cry: The Animated Series
Yolcu, Devil May Cry evrenine anime ile dalış yapmaya ne dersin? Dante, şeytan avcısı ve aynı zamanda efsanevi şeytan Sparda'nın oğludur. Devil May Cry adında bir dükkanı vardır ve burada şeytanlarla ilgili sorunları olan insanlara yardım etmektedir. Dante, güçlü ve yetenekli bir savaşçı olmasına rağmen, aynı zamanda umursamaz ve alaycı bir kişiliğe sahiptir. Ancak, şeytanların dünyayı ele geçirme planlarını öğrenir ve onları durdurmak için harekete geçer.
Devil May Cry: The Animated Series, sadece aksiyon dolu dövüş sahneleriyle değil, aynı zamanda gotik atmosferi ve karizmatik karakterleriyle de öne çıkıyor. Dante, umursamaz tavırlarına rağmen, insanlara yardım etmekten çekinmeyen bir kahramandır. Dövüş sahneleri oldukça stilize ve abartılı, özellikle Dante'nin kılıç ve silah kombinasyonlarıyla yaptığı dövüşler, akıllara kazınıyor. Müzikler ise serinin gotik ve karanlık atmosferine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor.
Seyir Defteri Notu: Devil May Cry: The Animated Series, Capcom'un aynı adlı video oyunu serisinden uyarlanmıştır. Anime uyarlaması, oyunların evrenine sadık kalmakla birlikte, yeni karakterler ve hikayeler sunuyor.
Rota Önerisi: Eğer Devil May Cry: The Animated Series'i sevdiysen, Castlevania ve Hellsing gibi benzer temaları işleyen animelere de göz atabilirsin.
10. Hell Girl
Yolcu, intikam almak isteyenlerin başvurduğu gizemli bir siteye, Hell Correspondence'a davetlisin! Gecenin yarısı, sadece öfke ve nefretle dolu olanlar bu siteye erişebilir ve intikam almak istedikleri kişinin adını yazabilirler. Ancak, bu intikamın bir bedeli vardır: intikam alan kişi, ölümden sonra cehenneme gidecektir. Ai Enma, Hell Girl olarak bilinir ve intikam isteklerini yerine getirmekle görevlidir. Ancak, Ai Enma, sadece bir araçtır ve intikamın sonuçlarından sorumlu değildir.
Hell Girl, sadece korku unsurlarıyla değil, aynı zamanda insan psikolojisinin karanlık dehlizlerini keşfetmesiyle de öne çıkıyor. Her bölümde farklı bir intikam vakası ele alınıyor ve intikamın nedenleri ve sonuçları derinlemesine inceleniyor. Ai Enma, sessiz ve ifadesiz bir karakter olmasına rağmen, izleyiciler onun gözünden insanlığın karanlık yüzünü görüyorlar. Müzikler ise serinin gizemli ve ürkütücü atmosferine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor. Özellikle açılış şarkısı "Sakasama no Chou" seni anında serinin dünyasına çekiyor.
Seyir Defteri Notu: Hell Girl, orijinal bir anime serisidir. Dört sezonu bulunmaktadır ve her sezon, farklı intikam vakalarını ele almaktadır.
Rota Önerisi: Eğer Hell Girl'ü sevdiysen, Jigoku Shoujo ve Yami Shibai: Japanese Ghost Stories gibi benzer temaları işleyen animelere de göz atabilirsin.
Tepkiniz Nedir?