Küçük Kasaba Hayatını Sevenlere 10 Yavaş Tempolu Anime: Sakin Sulara Yolculuk
Şehir hayatından bıktın mı? O zaman gel, 20 yavaş tempolu anime ile küçük kasabaların huzur dolu dünyasına dalalım. Unutma, burada acele etmek yok!
1. Non Non Biyori: Taşra Kokusu
Yolcu, Non Non Biyori'ye hoş geldin! Burası, Japonya'nın ücra bir köyünde geçen, kalabalıktan uzak, mis gibi taşra kokan bir anime. Şehir hayatının stresinden bunalıp "Acaba köyde yaşamak nasıl olurdu?" diye düşünenlerdensen, bu anime tam sana göre. Ana karakterimiz Hotaru, büyük şehirden bu küçücük köye taşınıyor ve bambaşka bir dünyaya adım atıyor. Okulda sadece beş öğrenci var, dersler öğleden sonra bitiyor ve çocuklar doğayla iç içe yaşıyor. İlk başta Hotaru biraz afallıyor ama kısa sürede bu sakin hayata alışıyor ve yeni arkadaşlar ediniyor. Renge'nin bitmek bilmeyen enerjisi, Natsumi'nin yaramazlıkları ve Komari'nin ablalık halleri, her bölümü ayrı bir keyif haline getiriyor. Animenin en güzel yanı, hiçbir şey olmasa bile izlemesi çok keyifli olması. Sadece arkanıza yaslanın, köyün manzaralarını izleyin ve karakterlerin tatlı sohbetlerine kulak verin. Bu anime, adeta bir terapi gibi geliyor. Şehir hayatının koşturmacasından uzaklaşmak ve biraz olsun nefes almak isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.
Seyir Defteri Notu: Animenin müzikleri o kadar huzur verici ki, sırf onları dinlemek için bile izlenir. Özellikle opening ve ending şarkıları, insana bambaşka bir enerji veriyor. Ayrıca, karakterlerin kullandığı yöresel şiveye de dikkat edin. Bu şive, animeye ayrı bir tat katıyor.
Rota Önerisi: Eğer Non Non Biyori'yi sevdiysen, Flying Witch ve Barakamon gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni küçük kasaba hayatının büyülü dünyasına götürecek.
2. Yuru Camp: Kamp Ateşi Başında Sohbetler
Yolcu, kamp yapmayı sever misin? Yuru Camp, işte tam olarak bunu anlatıyor. Ama öyle aksiyon dolu, hayatta kalma mücadelesi falan değil. Daha çok, bir grup kızın birlikte kamp yaparken yaşadığı keyifli anları konu alıyor. Ana karakterimiz Rin, tek başına kamp yapmayı seven, sessiz sakin bir kız. Bir gün, Nadeshiko adında enerjik bir kızla tanışıyor ve birlikte kamp yapmaya başlıyorlar. Zamanla, diğer arkadaşları da onlara katılıyor ve ekip tamamlanıyor. Animenin her bölümünde, farklı bir kamp alanına gidiyorlar, lezzetli yemekler pişiriyorlar ve kamp ateşi başında sohbet ediyorlar. Manzaralar muhteşem, yemekler iştah açıcı ve karakterler çok sevimli. Yuru Camp, izlerken içini ısıtan, insana huzur veren bir anime. Özellikle kış aylarında, battaniyenin altına girip Yuru Camp izlemek, gibisi yok. Kamp yapmayı sevenler zaten bayılacaktır ama kamp yapmaktan hoşlanmayanlar bile bu animeyi izlerken keyif alabilir. Çünkü Yuru Camp, sadece kamp yapmayı değil, aynı zamanda arkadaşlığı, doğayı ve hayatın küçük zevklerini kutluyor.
Seyir Defteri Notu: Animenin yemek çizimleri o kadar gerçekçi ki, izlerken acıkmamak elde değil. Özellikle Rin'in yaptığı köri pilavı ve Nadeshiko'nun yaptığı hot pot, denemeye değer. Ayrıca, animede kullanılan kamp malzemelerine de dikkat edin. Hepsi gerçek hayatta da bulunabilen, kaliteli ürünler.
Rota Önerisi: Eğer Yuru Camp'i sevdiysen, Encouragement of Climb ve Laid-Back Camp Movie gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni doğayla iç içe, keyifli bir maceraya sürükleyecek.
3. Barakamon: Kaligrafi ve Köy Hayatı
Yolcu, kaligrafi sanatına meraklı mısın? Barakamon, işte tam olarak bunu anlatıyor. Ama öyle sıkıcı, akademik bir şekilde değil. Daha çok, genç bir kaligraf sanatçısının, büyük şehirden uzaklaşıp küçük bir adaya taşınmasını ve burada yaşadığı deneyimleri konu alıyor. Ana karakterimiz Handa, yetenekli ama kibirli bir kaligraf sanatçısı. Bir gün, bir sergide yaptığı bir iş eleştiriliyor ve sinirlenip eleştirmene yumruk atıyor. Bunun üzerine, babası onu küçük bir adaya gönderiyor ve orada inzivaya çekilmesini istiyor. Handa, ilk başta bu duruma çok sinirleniyor ama adadaki insanlarla tanışınca hayatı değişiyor. Çocuklar, yaşlılar, balıkçılar, çiftçiler... Herkes Handa'ya kucak açıyor ve ona yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Handa da zamanla, kaligrafi sanatına olan tutkusunu yeniden keşfediyor ve daha iyi bir insan oluyor. Barakamon, izlerken hem güldüren hem de düşündüren bir anime. Özellikle Handa'nın çocuklarla olan etkileşimleri, çok eğlenceli. Ayrıca, animenin manzaraları da çok güzel. Adanın doğal güzellikleri, insana huzur veriyor. Barakamon, şehir hayatının stresinden uzaklaşmak ve biraz olsun nefes almak isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.
Seyir Defteri Notu: Animenin kaligrafi çizimleri o kadar etkileyici ki, izlerken kaligrafi öğrenme isteği uyanıyor. Ayrıca, karakterlerin kullandığı yöresel şiveye de dikkat edin. Bu şive, animeye ayrı bir tat katıyor.
Rota Önerisi: Eğer Barakamon'u sevdiysen, Silver Spoon ve Usagi Drop gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni farklı yaşam tarzlarıyla tanıştıracak ve sana yeni şeyler öğretecek.
4. Flying Witch: Büyü ve Günlük Yaşam
Yolcu, büyüye inanır mısın? Flying Witch, işte tam olarak bunu anlatıyor. Ama öyle Harry Potter gibi fantastik bir dünyada değil. Daha çok, modern Japonya'da, büyücülük geleneğini sürdüren genç bir kızın hikayesini konu alıyor. Ana karakterimiz Makoto, 15 yaşında bir büyücü. Ailesiyle birlikte, akrabalarının yanına taşınıyor ve orada büyücülük eğitimine devam ediyor. Makoto, çok yetenekli bir büyücü değil ama çok sevimli ve iyi niyetli bir kız. Köydeki insanlarla kolayca arkadaşlık kuruyor ve onlara büyüyle yardım ediyor. Animenin en güzel yanı, büyücülük olaylarını çok doğal bir şekilde işlemesi. Büyü, günlük hayatın bir parçası gibi. Kimse büyüye şaşırmıyor, herkes normal karşılıyor. Flying Witch, izlerken insana huzur veren, sıcak bir anime. Özellikle Makoto'nun yaptığı yemekler ve kullandığı bitkiler, çok ilgi çekici. Ayrıca, animenin manzaraları da çok güzel. Köyün doğal güzellikleri, insana huzur veriyor. Flying Witch, şehir hayatının stresinden uzaklaşmak ve biraz olsun rahatlamak isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.
Seyir Defteri Notu: Animenin yemek çizimleri o kadar gerçekçi ki, izlerken acıkmamak elde değil. Özellikle Makoto'nun yaptığı bitki çayları ve kullandığı baharatlar, denemeye değer. Ayrıca, animede geçen büyücülük ritüellerine de dikkat edin. Hepsi gerçek hayatta da uygulanan, eski gelenekler.
Rota Önerisi: Eğer Flying Witch'i sevdiysen, Aria the Animation ve Kiki's Delivery Service gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni farklı dünyalara götürecek ve sana yeni şeyler öğretecek.
5. Aria the Animation: Gondollar ve Venedik Esintisi
Yolcu, Venedik'e gitmek ister misin? Aria the Animation, işte tam olarak bunu anlatıyor. Ama öyle kalabalık turist gruplarıyla değil. Daha çok, Mars gezegeninde yeniden inşa edilen Neo-Venedik şehrinde, gondolcu olarak çalışan genç bir kızın hikayesini konu alıyor. Ana karakterimiz Akari, hayallerinin peşinden giderek Neo-Venedik'e taşınıyor ve Aria Company adında küçük bir gondol şirketinde çalışmaya başlıyor. Akari, çok yetenekli bir gondolcu değil ama çok çalışkan ve pozitif bir kız. Şehirdeki insanlarla kolayca arkadaşlık kuruyor ve onlara gondol gezileriyle keyif veriyor. Animenin en güzel yanı, Neo-Venedik şehrinin atmosferini çok iyi yansıtması. Şehir, Venedik'in birebir kopyası gibi. Gondollar, kanallar, köprüler, meydanlar... Her şey çok güzel çizilmiş. Aria the Animation, izlerken insana huzur veren, romantik bir anime. Özellikle Akari'nin gondol gezileri sırasında yaşadığı deneyimler, çok etkileyici. Ayrıca, animenin müzikleri de çok güzel. İtalyan ezgileri, animeye ayrı bir hava katıyor. Aria the Animation, şehir hayatının stresinden uzaklaşmak ve biraz olsun hayallere dalmak isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.
Seyir Defteri Notu: Animenin Neo-Venedik çizimleri o kadar gerçekçi ki, izlerken sanki gerçekten oradaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Ayrıca, animede geçen gondolculuk terimlerine de dikkat edin. Hepsi gerçek hayatta da kullanılan, İtalyanca kelimeler.
Rota Önerisi: Eğer Aria the Animation'ı sevdiysen, Yokohama Kaidashi Kikou ve Planetarian: Chiisana Hoshi no Yume gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni farklı gezegenlere götürecek ve sana yeni şeyler öğretecek.
6. Usagi Drop: Beklenmedik Babalık
Yolcu, aile olmayı hiç düşündün mü? Usagi Drop, işte tam olarak bunu anlatıyor. Ama öyle geleneksel bir aile yapısı değil. Daha çok, 30 yaşında bekar bir adamın, dedesinin ölümünden sonra, dedesinin gayrı meşru çocuğu olan 6 yaşındaki Rin'e bakmak zorunda kalmasını konu alıyor. Ana karakterimiz Daikichi, Rin'i yanına alarak hayatını tamamen değiştiriyor. Daikichi, ilk başta çocuk bakımı konusunda hiçbir şey bilmiyor. Ama zamanla, Rin'e bakarken hem kendi hayatını düzene sokuyor hem de Rin'e sevgi dolu bir yuva veriyor. Animenin en güzel yanı, Daikichi ve Rin arasındaki ilişkiyi çok gerçekçi bir şekilde işlemesi. Daikichi, Rin'e sadece bir baba değil, aynı zamanda bir arkadaş, bir sırdaş oluyor. Usagi Drop, izlerken hem güldüren hem de ağlatan bir anime. Özellikle Daikichi'nin Rin'e olan sevgisi, çok etkileyici. Ayrıca, animenin müzikleri de çok güzel. Piyanoyla çalınan melodiler, animeye ayrı bir duygu katıyor. Usagi Drop, aile olmanın ne demek olduğunu merak eden herkese şiddetle tavsiye ederim.
Seyir Defteri Notu: Animenin Rin karakteri o kadar sevimli ki, izlerken ona sarılmak istiyorsunuz. Ayrıca, animede geçen çocuk bakımı ipuçlarına da dikkat edin. Hepsi gerçek hayatta da işe yarayan, pratik bilgiler.
Rota Önerisi: Eğer Usagi Drop'u sevdiysen, Sweetness and Lightning ve Poco's Udon World gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni farklı aile hikayeleriyle tanıştıracak ve sana yeni şeyler öğretecek.
7. Silver Spoon: Tarım ve Hayaller
Yolcu, tarım hayatına meraklı mısın? Silver Spoon, işte tam olarak bunu anlatıyor. Ama öyle romantik bir şekilde değil. Daha çok, şehir hayatından sıkılıp tarım lisesine giden genç bir çocuğun yaşadığı zorlukları ve deneyimleri konu alıyor. Ana karakterimiz Yuugo, derslerinde başarılı ama hayatında ne istediğini bilmeyen bir çocuk. Ailesiyle arası pek iyi değil ve bu yüzden evden uzaklaşmak istiyor. Bir gün, tarım lisesine kaydoluyor ve bambaşka bir dünyaya adım atıyor. Yuugo, ilk başta hayvan kokusuna, çamura ve yorucu işlere alışmakta zorlanıyor. Ama zamanla, tarım hayatının zorluklarını ve güzelliklerini keşfediyor. Arkadaşlarıyla birlikte çalışıyor, hayvanlara bakıyor, sebze yetiştiriyor ve kendi yemeklerini pişiriyor. Animenin en güzel yanı, tarım hayatını çok gerçekçi bir şekilde işlemesi. Hayvanların kesilmesi, sebzelerin yetiştirilmesi, tarlaların sürülmesi... Her şey çok detaylı bir şekilde anlatılıyor. Silver Spoon, izlerken hem güldüren hem de düşündüren bir anime. Özellikle Yuugo'nun hayallerini keşfetme süreci, çok etkileyici. Ayrıca, animenin yemek çizimleri de çok güzel. Taze sebzeler, lezzetli etler, ev yapımı ekmekler... Her şey iştah açıcı. Silver Spoon, şehir hayatından sıkılıp farklı bir şeyler denemek isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.
Seyir Defteri Notu: Animenin hayvan çizimleri o kadar gerçekçi ki, izlerken onlara dokunmak istiyorsunuz. Ayrıca, animede geçen tarım terimlerine de dikkat edin. Hepsi gerçek hayatta da kullanılan, teknik bilgiler.
Rota Önerisi: Eğer Silver Spoon'u sevdiysen, Moyashimon ve Aggretsuko gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni farklı mesleklerle tanıştıracak ve sana yeni şeyler öğretecek.
8. Hakumei and Mikochi: Minik Dostlar
Yolcu, minik canlıları sever misin? Hakumei and Mikochi, işte tam olarak bunu anlatıyor. Ama öyle sevimli hayvanlar değil. Daha çok, 9 santim boyunda olan Hakumei ve Mikochi adındaki iki kızın, ağaçların arasında, böceklerin ve hayvanların dünyasında yaşadığı maceraları konu alıyor. Hakumei ve Mikochi, çok farklı karakterlere sahip. Hakumei, daha maceraperest ve pratik bir kız. Mikochi ise daha sakin ve sanatsal bir kız. Birlikte, ormanda yaşıyorlar, evlerini ağaç kovuklarına kuruyorlar, böceklerden eşya yapıyorlar ve hayvanlarla arkadaşlık kuruyorlar. Animenin en güzel yanı, minik dünyayı çok detaylı bir şekilde işlemesi. Ağaçların yaprakları, böceklerin kanatları, hayvanların tüyleri... Her şey çok güzel çizilmiş. Hakumei and Mikochi, izlerken insana huzur veren, yaratıcı bir anime. Özellikle Hakumei ve Mikochi'nin yaptıkları eşyalar ve kullandıkları araçlar, çok ilgi çekici. Ayrıca, animenin müzikleri de çok güzel. Flüt ve gitarla çalınan melodiler, animeye ayrı bir hava katıyor. Hakumei and Mikochi, şehir hayatının stresinden uzaklaşmak ve biraz olsun hayal gücünüzü çalıştırmak isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.
Seyir Defteri Notu: Animenin minik dünya çizimleri o kadar gerçekçi ki, izlerken sanki oradaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Ayrıca, animede geçen böcek ve hayvan isimlerine de dikkat edin. Hepsi gerçek hayatta da bulunan, bilimsel isimler.
Rota Önerisi: Eğer Hakumei and Mikochi'yi sevdiysen, Mushishi ve Girls' Last Tour gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni farklı dünyalara götürecek ve sana yeni şeyler öğretecek.
9. Yokohama Kaidashi Kikou: Nostaljik Bir Gelecek
Yolcu, nostaljiye düşkün müsün? Yokohama Kaidashi Kikou, işte tam olarak bunu anlatıyor. Ama öyle geçmişe özlem duymak değil. Daha çok, dünyanın sular altında kaldığı bir gelecekte, Yokohama şehrinde yaşayan Alpha Hatsuseno adındaki bir android kızın hikayesini konu alıyor. Alpha, bir kafede çalışıyor ve müşterilerine kahve yapıyor. Şehirde pek fazla insan kalmamış ama Alpha, hayatından memnun. Günlerini, motosikletiyle şehri gezerek, yeni yerler keşfederek ve insanlarla tanışarak geçiriyor. Animenin en güzel yanı, melankolik atmosferi çok iyi yansıtması. Şehir, terk edilmiş binalarla, su dolu sokaklarla ve yıkık köprülerle dolu. Ama aynı zamanda, doğanın güzelliği ve insanların sıcaklığı da hissediliyor. Yokohama Kaidashi Kikou, izlerken insana huzur veren, düşündüren bir anime. Özellikle Alpha'nın yalnızlığı ve umudu, çok etkileyici. Ayrıca, animenin müzikleri de çok güzel. Piyano ve kemanla çalınan melodiler, animeye ayrı bir duygu katıyor. Yokohama Kaidashi Kikou, şehir hayatının stresinden uzaklaşmak ve biraz olsun geleceği düşünmek isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.
Seyir Defteri Notu: Animenin Yokohama çizimleri o kadar gerçekçi ki, izlerken sanki oradaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Ayrıca, animede geçen android terimlerine de dikkat edin. Hepsi gerçek hayatta da kullanılan, teknik bilgiler.
Rota Önerisi: Eğer Yokohama Kaidashi Kikou'yu sevdiysen, Girls' Last Tour ve Kino's Journey gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni farklı dünyalara götürecek ve sana yeni şeyler öğretecek.
10. Amanchu!: Dalış ve Dostluk
Yolcu, denizi sever misin? Amanchu!, işte tam olarak bunu anlatıyor. Ama öyle aksiyon dolu bir macera değil. Daha çok, lisede tanışan iki kızın, birlikte dalış yaparken yaşadığı keyifli anları konu alıyor. Ana karakterlerimiz Hikari ve Futaba, çok farklı karakterlere sahip. Hikari, daha enerjik ve maceraperest bir kız. Futaba ise daha utangaç ve çekingen bir kız. Birlikte, dalış kulübüne katılıyorlar ve denizin altında bambaşka bir dünya keşfediyorlar. Animenin en güzel yanı, deniz altı dünyasını çok güzel yansıtması. Balıklar, mercanlar, deniz bitkileri... Her şey çok canlı ve renkli. Amanchu!, izlerken insana huzur veren, sıcak bir anime. Özellikle Hikari ve Futaba arasındaki dostluk, çok etkileyici. Ayrıca, animenin müzikleri de çok güzel. Gitar ve ukulele ile çalınan melodiler, animeye ayrı bir hava katıyor. Amanchu!, şehir hayatının stresinden uzaklaşmak ve biraz olsun denizin büyüsüne kapılmak isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.
Seyir Defteri Notu: Animenin deniz altı çizimleri o kadar gerçekçi ki, izlerken sanki oradaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Ayrıca, animede geçen dalış terimlerine de dikkat edin. Hepsi gerçek hayatta da kullanılan, teknik bilgiler.
Rota Önerisi: Eğer Amanchu!'yu sevdiysen, Grand Blue ve Flying Witch gibi benzer temalara sahip animelere de göz atabilirsin. Bu animeler de seni farklı dünyalara götürecek ve sana yeni şeyler öğretecek.
Tepkiniz Nedir?