Mob Psycho 10 Benzeri 10 Psişik Anime!: Ruhani Yolculuğa Çıkıyoruz!

Mob Psycho 100 bitti diye üzülme, yolcu! İşte sana benzer vibe'da, beyin eriten 10 psişik anime daha. Güçler, sırlar, kahkaha ve bolca aksiyon seni bekliyor. Hazır ol, evren genişliyor!

Şubat 21, 2026 - 16:33
Şubat 21, 2026 - 16:33
 0  1
Mob Psycho 10 Benzeri 10 Psişik Anime!: Ruhani Yolculuğa Çıkıyoruz!

1. One Punch Man: Tek Yumruk Her Şeyi Çözer Mi?

Yolcu, Mob Psycho 100'ü sevdiysen, One Punch Man'e bayılacağına eminim! Aynı mangakanın (ONE) elinden çıkma bu yapımda da absürt komedi, epik dövüşler ve derin karakter sorgulamaları gırla gidiyor. Saitama, namıdiğer One Punch Man, o kadar güçlü ki, her düşmanını tek yumrukta alt ediyor. İlk başta bu süper güç ona çok havalı gelse de, zamanla hayatının ne kadar sıkıcı olduğunu fark ediyor. Düşünsene, her maçı garanti kazanıyorsun, rekabet yok, heyecan sıfır! Bu durum Saitama'yı içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Acaba kahramanlık sadece güçle mi ölçülür, yoksa daha fazlası mı gerekiyor? One Punch Man, süper kahraman klişelerini alt üst eden, aksiyonu ve komediyi harmanlayan, izlerken hem eğlendiren hem de düşündüren bir şaheser. Animasyon kalitesi de cabası! Dövüş sahneleri o kadar akıcı ve detaylı ki, ağzın açık kalacak. Özellikle Boros'la olan final dövüşü, anime tarihine altın harflerle yazılacak cinsten. Hazır ol, Saitama'nın dünyasına adım attığında, kahkahadan karnın ağrıyacak ve "Tek yumrukla halletseydin ya!" diye bağırmaktan kendini alamayacaksın.

One Punch Man'in dünyasında kahramanlar sadece güçleriyle değil, aynı zamanda karakterleriyle de ön plana çıkıyor. Genos, Saitama'nın sadık öğrencisi, güç arayışında sürekli kendini geliştirmeye çalışan bir siborg. Mükemmeliyetçiliği ve Saitama'ya olan hayranlığı, onu komik ve sevimli bir karakter yapıyor. Tatsumaki, namıdiğer Tornado of Terror, en güçlü psişiklerden biri. Huysuz, egoist ve kontrolcü tavırlarına rağmen, aslında derinlerde yatan bir kırılganlığı var. Bu karakterlerin hepsi, Saitama'nın hayatına renk katıyor ve onu daha iyi bir kahraman olmaya teşvik ediyor. One Punch Man sadece aksiyon değil, aynı zamanda arkadaşlık, fedakarlık ve kendini aşma temalarını da işliyor. Bu yüzden sadece bir süper kahraman animesi değil, aynı zamanda insanın iç dünyasına yolculuk yapmasını sağlayan bir yapım.

Seyir Defteri Notu: One Punch Man'in evreninde kahramanlar ve canavarlar bir sicil sistemine göre sıralanıyor. C sınıfından başlayıp S sınıfına kadar yükseliyorsun. Saitama, gücüyle orantılı olarak çok daha yüksek bir sınıfta olması gerekirken, kahramanlık sınavındaki kötü performansı yüzünden C sınıfında kalıyor. Bu da animenin absürt komedi anlayışını gözler önüne seriyor.

Rota Önerisi: One Punch Man'i bitirdikten sonra, ONE'ın diğer eseri olan Mob Psycho 100'e geri dönebilirsin. İki anime de aynı evrende geçmiyor olsa da, benzer temaları ve mizah anlayışını paylaşıyorlar. Ayrıca, Heroman animesine de göz atabilirsin. Stan Lee'nin katkılarıyla hazırlanan bu yapım da süper güçlere sahip bir kahramanın maceralarını anlatıyor.


2. My Hero Academia: Kahraman Olmak Herkesin Hakkı Mı?

Yolcu, süper güçler, okul hayatı ve bolca aksiyon arıyorsan, My Hero Academia tam sana göre! Dünyanın büyük bir kısmının "quirk" adı verilen özel yeteneklere sahip olduğu bir evrende geçiyoruz. İzuku Midoriya, namıdiğer Deku, quirk'ü olmayan nadir insanlardan biri. Ama hayalleri büyük: En büyük kahraman olmak! Bir gün idolü olan All Might'la karşılaşması, hayatını tamamen değiştiriyor. All Might, Deku'ya kendi gücünü miras bırakıyor ve onu kahramanlık okuluna (U.A. High School) girmeye teşvik ediyor. İşte macera da tam burada başlıyor! Deku, okulda birbirinden farklı quirk'lere sahip öğrencilerle tanışıyor, zorlu eğitimlerden geçiyor ve kötü adamlarla savaşıyor. My Hero Academia, klasik süper kahraman hikayelerini modern bir yorumla sunuyor. Karakterler çok çeşitli ve derin, her birinin kendine özgü motivasyonları ve hedefleri var. Animasyon kalitesi de göz kamaştırıcı! Dövüş sahneleri o kadar dinamik ve heyecanlı ki, yerinde duramayacaksın. Özellikle All Might'ın dövüşleri, anime tarihine damga vuran anlardan biri.

My Hero Academia'nın dünyasında quirk'ler sadece birer güç kaynağı değil, aynı zamanda karakterlerin kimliklerinin bir parçası. Her quirk'in kendine özgü avantajları ve dezavantajları var. Bazı quirk'ler doğuştan çok güçlüyken, bazıları ise zamanla geliştirilmesi gerekiyor. Öğrenciler, quirk'lerini kontrol etmeyi, ustalaşmayı ve başkalarına zarar vermeden kullanmayı öğrenmek zorunda. Bu da animenin sadece aksiyon değil, aynı zamanda sorumluluk, etik ve kendini geliştirme temalarını da işlemesini sağlıyor. Deku'nun kahraman olma yolundaki çabaları, izleyicilere ilham veriyor ve "Herkes kahraman olabilir mi?" sorusunu sorduruyor. Anime, süper güçlere sahip olmanın ne anlama geldiğini, kahramanlığın ne demek olduğunu ve toplumun bu kavramlara nasıl baktığını derinlemesine inceliyor.

Seyir Defteri Notu: My Hero Academia'nın dünyasında kahramanlar, toplum tarafından tanınan ve desteklenen figürler. Kahramanlık, sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir sorumluluk. Kahramanlar, insanları korumak, suçluları yakalamak ve topluma örnek olmakla yükümlü. Bu da animenin kahramanlık kavramına farklı bir boyut kazandırıyor.

Rota Önerisi: My Hero Academia'yı bitirdikten sonra, Hunter x Hunter animesine geçebilirsin. Hunter x Hunter da süper güçlere sahip karakterlerin maceralarını anlatıyor ve benzer temaları işliyor. Ayrıca, Assassination Classroom animesine de göz atabilirsin. Bu yapım da sıra dışı bir öğretmenin öğrencilerini eğitmesini ve onları daha iyi insanlar yapmasını konu alıyor.


3. Saiki Kusuo no Psi-nan (The Disastrous Life of Saiki K.): Psişik Güçlerle Yaşamak Ne Kadar Zor Olabilir Ki?

Yolcu, kahkahaya boğulmak ve psişik güçlerin absürtlüğüne tanık olmak istiyorsan, The Disastrous Life of Saiki K. tam sana göre! Saiki Kusuo, doğuştan gelen inanılmaz psişik güçlere sahip bir lise öğrencisi. Telepati, telekinezi, ışınlanma, geleceği görme... Aklına gelebilecek her türlü psişik yeteneğe sahip. Ama Saiki, bu güçleri kimseye göstermeden, sıradan bir hayat sürmek istiyor. Çünkü psişik güçler, tahmin edebileceğinden çok daha fazla sorun yaratıyor! Etrafındaki insanlar o kadar tuhaf ve dikkat çekici ki, Saiki sürekli olarak güçlerini kullanmak zorunda kalıyor. Aptal arkadaşları, garip öğretmenleri ve sürekli başına bela açan ailesi, Saiki'nin hayatını tam bir kaosa çeviriyor. The Disastrous Life of Saiki K., absürt komedi, parodi ve günlük hayatın komik yanlarını harmanlayan, izlerken kahkahadan karnının ağrımasına neden olan bir yapım. Saiki'nin iç monologları, olaylara yaptığı yorumlar ve güçlerini kullanma şekli, animenin en eğlenceli yanlarından biri.

The Disastrous Life of Saiki K.'nın dünyasında psişik güçler, sadece süper kahraman hikayelerinde gördüğümüz gibi, dünyayı kurtarmak için kullanılmıyor. Saiki, güçlerini daha çok günlük sorunları çözmek, dikkat çekmemek ve sıradan bir hayat sürmek için kullanıyor. Örneğin, telepatik yeteneği sayesinde arkadaşlarının düşüncelerini okuyabiliyor ve onlara istediklerini söyleyerek tartışmalardan kaçınıyor. Telekinezi yeteneği sayesinde eşyaları hareket ettirebiliyor ve tembellik yapabiliyor. Işınlanma yeteneği sayesinde okula geç kalmıyor ve sıkıcı derslerden kaçabiliyor. Ancak, bu güçler her zaman işe yaramıyor ve Saiki'nin hayatını daha da karmaşık hale getirebiliyor. Anime, psişik güçlere sahip olmanın hem avantajlarını hem de dezavantajlarını komik bir şekilde gözler önüne seriyor.

Seyir Defteri Notu: Saiki Kusuo, pembe saçları, antenleri ve gözlükleriyle dikkat çekici bir görünüme sahip. Ancak, bu görünümün altında, sıradan bir hayat sürmek isteyen, içe dönük ve zeki bir genç yatıyor. Saiki, duygularını pek belli etmese de, aslında arkadaşlarına ve ailesine değer veriyor. Sadece, onların tuhaflıklarından ve dikkat çekmelerinden dolayı, onlarla mesafeli durmaya çalışıyor.

Rota Önerisi: The Disastrous Life of Saiki K.'yı bitirdikten sonra, Gintama animesine geçebilirsin. Gintama da absürt komedi, parodi ve aksiyonu harmanlayan, benzer bir mizah anlayışına sahip. Ayrıca, Daily Lives of High School Boys animesine de göz atabilirsin. Bu yapım da lise öğrencilerinin günlük hayatlarını komik bir şekilde anlatıyor.


4. Darker than Black: Bedeli Olan Güçler

Yolcu, daha karanlık ve gizemli bir atmosfere sahip, psişik güçlerin bedelini ödeyen karakterleri izlemek istiyorsan, Darker than Black tam sana göre! Dünyada aniden ortaya çıkan iki anormal alan (Heaven's Gate ve Hell's Gate), yıldızların kaybolmasına ve "Contractor" adı verilen özel yeteneklere sahip insanların ortaya çıkmasına neden oluyor. Contractor'lar, doğaüstü güçlere sahip olsalar da, bu güçleri kullanmanın bir bedeli var. Her güç kullandıklarında, kendilerine özgü bir "karşılık" ödemek zorundalar. Bu karşılık, basit bir eylem olabileceği gibi (örneğin, sigara içmek), acı verici veya ahlaki olarak sorgulanabilir bir eylem de olabilir (örneğin, birini öldürmek). Hei, namıdiğer Black Reaper, en yetenekli Contractor'lardan biri. Soğukkanlı, gizemli ve acımasız bir suikastçı. Ancak, geçmişi ve motivasyonları hakkında çok az şey biliniyor. Darker than Black, aksiyon, gerilim ve gizemi harmanlayan, izlerken düşündüren ve merak uyandıran bir yapım. Contractor'ların güçleri, karşılıkları ve yaşadıkları içsel çatışmalar, animenin en ilgi çekici yanlarından biri.

Darker than Black'in dünyasında Contractor'lar, toplum tarafından dışlanan ve korkulan figürler. Güçleri, onları hem tehlikeli hem de değerli kılıyor. Çeşitli organizasyonlar, Contractor'ları kendi çıkarları için kullanmaya çalışıyor. Contractor'lar da hayatta kalmak, geçmişlerini öğrenmek ve geleceğe dair umutlarını korumak için mücadele ediyor. Anime, süper güçlere sahip olmanın ne anlama geldiğini, toplumun bu güçlere nasıl tepki verdiğini ve bireylerin bu güçlerle nasıl başa çıktığını derinlemesine inceliyor. Hei'nin karakteri, Contractor'ların yaşadığı ikilemleri ve içsel çatışmaları en iyi şekilde yansıtıyor. Soğukkanlı ve acımasız görünümünün altında, aslında şefkatli ve koruyucu bir kalbe sahip. Anime, iyilik ve kötülük arasındaki çizgilerin ne kadar bulanık olabileceğini ve insanların seçimlerinin sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Seyir Defteri Notu: Darker than Black'in evreninde Contractor'ların güçleri, yıldızların konumlarıyla bağlantılı. Yıldızlar kayboldukça, Contractor'ların güçleri de zayıflıyor. Bu da Contractor'ların geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor.

Rota Önerisi: Darker than Black'i bitirdikten sonra, Psycho-Pass animesine geçebilirsin. Psycho-Pass da distopik bir gelecekte geçen, suç ve ceza kavramlarını sorgulayan, benzer bir atmosfere sahip. Ayrıca, Ergo Proxy animesine de göz atabilirsin. Bu yapım da gizemli bir dünyada geçen, varoluşsal sorular soran, karmaşık bir hikayeye sahip.


5. Charlotte: Ergenlik ve Süper Güçler Bir Arada!

Yolcu, süper güçlere sahip ergenlerin okul hayatını, dramı ve gizemi bir arada izlemek istiyorsan, Charlotte tam sana göre! Dünyanın belirli bir yüzdesi, ergenlik döneminde özel yetenekler kazanıyor. Bu yetenekler genellikle geçici ve kontrol edilmesi zor oluyor. Yu Otosaka, zeki ve bencil bir lise öğrencisi. Telepati yeteneği sayesinde, diğer insanların bedenlerine kısa süreliğine girebiliyor. Bu yeteneği, sınavları geçmek, kızları etkilemek ve hayatını kolaylaştırmak için kullanıyor. Ancak, bir gün Nao Tomori adlı gizemli bir kızla tanışması, hayatını tamamen değiştiriyor. Nao, Yu'yu diğer süper güçlere sahip ergenleri bulmak ve onları korumak için kurulan bir organizasyona davet ediyor. İşte macera da tam burada başlıyor! Yu, Nao ve diğer üyelerle birlikte, farklı yeteneklere sahip ergenleri buluyor, onların güçlerini kontrol etmelerine yardımcı oluyor ve kötü niyetli insanlardan koruyor. Charlotte, süper güçlere sahip olmanın ne anlama geldiğini, ergenlik döneminin zorluklarını ve arkadaşlığın önemini anlatan, duygusal ve sürükleyici bir yapım.

Charlotte'un dünyasında süper güçler, sadece birer yetenek değil, aynı zamanda birer sorumluluk. Ergenler, güçlerini kontrol etmeyi, başkalarına zarar vermeden kullanmayı ve sırlarını saklamayı öğrenmek zorunda. Aksi takdirde, kötü niyetli insanlar tarafından kaçırılabilir, deneylerde kullanılabilir veya toplum tarafından dışlanabilirler. Anime, süper güçlere sahip olmanın hem avantajlarını hem de dezavantajlarını gözler önüne seriyor. Yu'nun karakteri, süper güçlere sahip olmanın insanı nasıl değiştirebileceğini ve hatalarından ders çıkarmanın önemini gösteriyor. Bencil ve manipülatif bir gençten, başkalarını korumak için kendini feda etmeye hazır bir kahramana dönüşüyor. Anime, süper güçlere sahip olmanın sadece güçle ilgili olmadığını, aynı zamanda sorumluluk, fedakarlık ve kendini aşma temalarını da işliyor.

Seyir Defteri Notu: Charlotte'un evreninde süper güçler, bir kuyruklu yıldızın dünyaya yaklaşmasıyla ortaya çıkıyor. Bu kuyruklu yıldız, dünyaya özel bir toz yayıyor ve bu toz, ergenlik dönemindeki insanların beyinlerini etkileyerek onlara süper güçler kazandırıyor.

Rota Önerisi: Charlotte'u bitirdikten sonra, Angel Beats! animesine geçebilirsin. Angel Beats! da ölümden sonraki hayatta geçen, duygusal ve dramatik bir hikayeye sahip. Ayrıca, Anohana: The Flower We Saw That Day animesine de göz atabilirsin. Bu yapım da geçmişte yaşanan bir trajedinin ardından dağılan bir arkadaş grubunun hikayesini anlatıyor.


6. Bungou Stray Dogs: Edebiyat Kahramanları Psişik Güçlerle Birleşince!

Yolcu, edebiyatı, aksiyonu ve süper güçleri bir arada izlemek istiyorsan, Bungou Stray Dogs tam sana göre! Dünyada, ünlü edebiyatçıların adlarını taşıyan ve özel yeteneklere sahip olan insanlar var. Bu insanlar, genellikle "Armed Detective Agency" veya "Port Mafia" gibi organizasyonlara üye oluyor ve şehirdeki suçları çözmek veya kendi çıkarlarını korumak için güçlerini kullanıyor. Atsushi Nakajima, bir yetimhaneden kovulan ve açlıkla mücadele eden bir genç. Bir gün, Dazai Osamu adlı tuhaf bir dedektifle karşılaşması, hayatını tamamen değiştiriyor. Dazai, Atsushi'nin "Ayışığı Canavarı" adlı özel bir yeteneğe sahip olduğunu keşfediyor ve onu Armed Detective Agency'ye davet ediyor. İşte macera da tam burada başlıyor! Atsushi, Dazai ve diğer üyelerle birlikte, farklı yeteneklere sahip suçlularla savaşıyor, gizemli olayları çözüyor ve şehrin güvenliğini sağlıyor. Bungou Stray Dogs, edebiyat göndermeleriyle dolu, aksiyon dolu ve sürükleyici bir yapım. Karakterler çok çeşitli ve derin, her birinin kendine özgü geçmişleri ve motivasyonları var. Animasyon kalitesi de göz kamaştırıcı! Dövüş sahneleri o kadar dinamik ve heyecanlı ki, yerinde duramayacaksın.

Bungou Stray Dogs'un dünyasında yetenekler, sadece birer güç kaynağı değil, aynı zamanda karakterlerin kişiliklerinin ve geçmişlerinin bir yansıması. Örneğin, Dazai Osamu'nun yeteneği "İnsanlığımı Yitirdim", aynı adlı romanından esinlenerek yaratılmış ve onun depresif ve intihara meyilli kişiliğini yansıtıyor. Atsushi Nakajima'nın yeteneği "Ayışığı Canavarı", onun içindeki vahşi ve kontrol edilemeyen gücü temsil ediyor. Anime, edebiyatı ve süper güçleri harmanlayarak, karakterlerin iç dünyalarına ve motivasyonlarına farklı bir boyut kazandırıyor. Atsushi'nin kahraman olma yolundaki çabaları, izleyicilere ilham veriyor ve "Herkes geçmişinden kurtulabilir mi?" sorusunu sorduruyor. Anime, edebiyatın gücünü, kahramanlığın ne demek olduğunu ve toplumun bu kavramlara nasıl baktığını derinlemesine inceliyor.

Seyir Defteri Notu: Bungou Stray Dogs'un evreninde yetenekler, sadece belirli insanlarda bulunuyor ve kalıtsal olarak aktarılmıyor. Bir yeteneğin nasıl ortaya çıktığı veya neden belirli insanlarda görüldüğü hakkında kesin bir bilgi yok.

Rota Önerisi: Bungou Stray Dogs'u bitirdikten sonra, Durarara!! animesine geçebilirsin. Durarara!! da şehirde geçen, farklı grupların ve karakterlerin hikayelerini anlatan, benzer bir atmosfere sahip. Ayrıca, Baccano! animesine de göz atabilirsin. Bu yapım da 1930'ların Amerika'sında geçen, mafya, ölümsüzlük ve aksiyonu harmanlayan bir hikayeye sahip.


7. Code Geass: Zekasıyla Dünyayı Değiştiren Bir Adam!

Yolcu, strateji, aksiyon ve süper güçleri bir arada izlemek istiyorsan, Code Geass tam sana göre! Kutsal Britanya İmparatorluğu'nun dünyayı ele geçirdiği bir gelecekte geçiyoruz. Japonya, "Area 11" olarak adlandırılıyor ve Japon halkı, Britanya İmparatorluğu tarafından baskı altında tutuluyor. Lelouch Lamperouge, Britanya İmparatorluğu'na karşı intikam almak isteyen zeki ve karizmatik bir genç. Bir gün, C.C. adlı gizemli bir kızla karşılaşması, hayatını tamamen değiştiriyor. C.C., Lelouch'a "Geass" adı verilen özel bir güç veriyor. Geass, Lelouch'un insanlara tek bir emir verme yeteneği sağlıyor. Lelouch, bu gücü kullanarak Britanya İmparatorluğu'na karşı bir direniş başlatıyor ve "Zero" adlı maskeli bir lider olarak ortaya çıkıyor. Code Geass, strateji, aksiyon ve dramı harmanlayan, izlerken düşündüren ve merak uyandıran bir yapım. Lelouch'un zekası, planları ve kararları, animenin en ilgi çekici yanlarından biri. Anime, güç, adalet, intikam ve fedakarlık temalarını derinlemesine inceliyor.

Code Geass'ın dünyasında Geass, sadece bir güç değil, aynı zamanda bir lanet. Lelouch, Geass'ı kullanırken, insanları manipüle ediyor, yalan söylüyor ve ahlaki sınırları aşıyor. Geass, onu giderek daha acımasız ve kontrolcü bir hale getiriyor. Anime, gücün insanı nasıl değiştirebileceğini ve ahlaki değerlerin önemini gözler önüne seriyor. Lelouch'un karakteri, iyi ve kötü arasındaki çizgilerin ne kadar bulanık olabileceğini ve insanların seçimlerinin sonuçlarını gösteriyor. Lelouch, Britanya İmparatorluğu'na karşı intikam almak istese de, eylemleri bazen masum insanların zarar görmesine neden oluyor. Anime, adalet, intikam ve fedakarlık kavramlarını sorguluyor ve izleyicilere "Doğru olanı yapmak her zaman kolay mıdır?" sorusunu sorduruyor.

Seyir Defteri Notu: Code Geass'ın evreninde Geass, sadece belirli insanlarda ortaya çıkıyor ve her Geass'ın farklı bir yeteneği var. Geass, zamanla kontrol edilmesi daha zor hale geliyor ve kullanıcısının zihnine zarar verebiliyor.

Rota Önerisi: Code Geass'ı bitirdikten sonra, Death Note animesine geçebilirsin. Death Note da zeki bir karakterin, dünyayı değiştirmek için olağanüstü bir güç kullanmasını konu alıyor ve benzer temaları işliyor. Ayrıca, Attack on Titan animesine de göz atabilirsin. Bu yapım da insanlığın hayatta kalma mücadelesini anlatıyor ve politik entrikalarla dolu bir hikayeye sahip.


8. Mob Psycho 100 II: Duygular Kontrolden Çıkınca Ne Olur?

Yolcu, eğer Mob Psycho 100'ün ilk sezonunu sevdiysen, ikinci sezonuna bayılacağına eminim! Mob Psycho 100 II, Shigeo "Mob" Kageyama'nın psişik güçlerini kontrol etme ve insanlarla daha iyi iletişim kurma yolundaki macerasını daha da derinleştiriyor. Mob, hala Reigen Arataka'nın yanında çalışıyor ve günlük hayatın sıradan sorunlarıyla uğraşıyor. Ancak, içindeki duygusal patlamalar hala kontrol altında tutulması gereken bir tehdit. Mob Psycho 100 II, ilk sezondan daha duygusal, daha komik ve daha aksiyon dolu. Karakterler daha da gelişiyor, hikaye daha da karmaşıklaşıyor ve animasyon kalitesi daha da yükseliyor. Özellikle Mob'un duygusal patlamaları, anime tarihine damga vuran anlardan biri. Anime, duyguların önemi, kendini kabul etme ve başkalarıyla iletişim kurma temalarını derinlemesine işliyor.

Mob Psycho 100 II'nin dünyasında psişik güçler, sadece birer yetenek değil, aynı zamanda birer sorumluluk. Mob, güçlerini kullanırken, insanlara zarar vermemeye, kibirli olmamaya ve duygularını kontrol etmeye çalışıyor. Anime, süper güçlere sahip olmanın ne anlama geldiğini, sorumluluğun önemini ve kendini geliştirmenin gerekliliğini gözler önüne seriyor. Mob'un karakteri, utangaç ve çekingen bir gençten, kendine güvenen ve başkalarına yardım etmeye hazır bir kahramana dönüşüyor. Anime, kendini kabul etme, başkalarıyla iletişim kurma ve hayatta anlam bulma temalarını işliyor. Mob Psycho 100 II, sadece bir süper güç animesi değil, aynı zamanda insanın iç dünyasına yolculuk yapmasını sağlayan bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Mob Psycho 100 II'nin evreninde psişik güçler, duygusal durumlarla bağlantılı. Mob'un duygusal durumu ne kadar yoğun olursa, güçleri de o kadar artıyor. Ancak, duygusal kontrolünü kaybettiğinde, güçleri kontrolden çıkıyor ve etrafına zarar veriyor.

Rota Önerisi: Mob Psycho 100 II'yi bitirdikten sonra, Boogiepop wa Warawanai animesine geçebilirsin. Boogiepop wa Warawanai da sıra dışı olayları çözmeye çalışan, gizemli bir varlığın hikayesini anlatıyor ve benzer temaları işliyor. Ayrıca, Devilman Crybaby animesine de göz atabilirsin. Bu yapım da şeytanlarla savaşan, dramatik ve şiddet dolu bir hikayeye sahip.


9. Jujutsu Kaisen: Lanetlerle Dans!

Yolcu, aksiyon, korku ve süper güçleri bir arada izlemek istiyorsan, Jujutsu Kaisen tam sana göre! Yuji Itadori, olağanüstü fiziksel yeteneklere sahip bir lise öğrencisi. Bir gün, lanetli bir nesneyi yutması, hayatını tamamen değiştiriyor. Yuji, Ryomen Sukuna adlı güçlü bir lanetin bedenine girmesine neden oluyor. Jujutsu Büyücüleri, Yuji'yi Sukuna'yı yok etmek için eğitmeye karar veriyor. İşte macera da tam burada başlıyor! Yuji, Jujutsu Büyücülüğü Lisesi'nde eğitim alıyor, lanetlerle savaşıyor ve Sukuna'yı kontrol etmeyi öğreniyor. Jujutsu Kaisen, aksiyon dolu, korkutucu ve sürükleyici bir yapım. Karakterler çok çeşitli ve derin, her birinin kendine özgü geçmişleri ve motivasyonları var. Animasyon kalitesi de göz kamaştırıcı! Dövüş sahneleri o kadar dinamik ve heyecanlı ki, yerinde duramayacaksın. Anime, lanetlerin doğası, fedakarlık ve insanlığın karanlık yüzü temalarını derinlemesine inceliyor.

Jujutsu Kaisen'in dünyasında lanetler, insanların negatif duygularından doğuyor ve dünyayı tehdit ediyor. Jujutsu Büyücüleri, lanetlerle savaşarak insanları korumakla görevli. Anime, lanetlerin doğası, insanlığın karanlık yüzü ve fedakarlık temalarını işliyor. Yuji'nin karakteri, insanları kurtarmak için kendini feda etmeye hazır bir kahramanı temsil ediyor. Anime, iyilik ve kötülük arasındaki çizgilerin ne kadar bulanık olabileceğini ve insanların seçimlerinin sonuçlarını gösteriyor. Yuji, Sukuna'yı kontrol etmeye çalışırken, kendi insanlığını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Anime, insanın içindeki karanlıkla mücadele etmenin zorluğunu ve umudun önemini vurguluyor.

Seyir Defteri Notu: Jujutsu Kaisen'in evreninde lanetler, farklı seviyelerde bulunuyor. En güçlü lanetler, özel sınıf olarak adlandırılıyor ve Jujutsu Büyücüleri için büyük bir tehdit oluşturuyor.

Rota Önerisi: Jujutsu Kaisen'i bitirdikten sonra, Demon Slayer: Kimetsu no Yaiba animesine geçebilirsin. Demon Slayer da şeytanlarla savaşan bir kahramanın hikayesini anlatıyor ve benzer temaları işliyor. Ayrıca, Tokyo Ghoul animesine de göz atabilirsin. Bu yapım da insan yiyen ghoullarla dolu bir dünyada geçen, karanlık ve şiddet dolu bir hikayeye sahip.


10. Psycho-Pass: Özgür İrade mi, Sistem mi?

Yolcu, distopik bir gelecekte geçen, suç ve ceza kavramlarını sorgulayan bir anime izlemek istiyorsan, Psycho-Pass tam sana göre! 2113 yılında, Sibyl Sistemi adlı bir teknoloji, insanların zihinsel durumlarını ve suç işleme potansiyellerini ölçebiliyor. "Crime Coefficient" adı verilen bir değer, insanların ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor. Inspector'lar, Crime Coefficient'i yüksek olan insanları yakalamak veya etkisiz hale getirmekle görevli. Akane Tsunemori, idealist ve dürüst bir Inspector. İlk görevinde, Sibyl Sistemi'nin hatalarını ve adaletsizliklerini fark ediyor. Psycho-Pass, distopik bir gelecekte geçen, suç ve ceza kavramlarını sorgulayan, izlerken düşündüren ve merak uyandıran bir yapım. Sibyl Sistemi'nin doğası, özgür iradenin anlamı ve toplumun güvenliği arasındaki denge, animenin en ilgi çekici yanlarından biri. Anime, suçun önlenmesi, bireysel özgürlükler ve toplumun kontrolü temalarını derinlemesine inceliyor.

Psycho-Pass'ın dünyasında Sibyl Sistemi, toplumun güvenliğini sağlamak için tasarlanmış olsa da, aynı zamanda bireysel özgürlükleri kısıtlıyor. Sibyl Sistemi, insanların potansiyel suçlular olarak etiketlenmesine ve cezalandırılmasına neden olabiliyor. Anime, teknolojinin toplum üzerindeki etkilerini, bireysel özgürlüklerin önemini ve adaletin ne anlama geldiğini sorguluyor. Akane'nin karakteri, Sibyl Sistemi'nin hatalarını fark eden ve sisteme karşı çıkan bir kahramanı temsil ediyor. Anime, bireylerin kendi kararlarını verme özgürlüğünün önemini ve sisteme körü körüne güvenmemenin gerekliliğini vurguluyor. Akane, Sibyl Sistemi'nin içinde çalışırken, sistemin kusurlarını düzeltmeye ve adaleti sağlamaya çalışıyor. Anime, bireylerin sisteme karşı durma gücünü ve toplumu daha iyi bir yer yapma potansiyelini gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Psycho-Pass'ın evreninde Sibyl Sistemi, suçluların beyinlerini kullanarak çalışıyor. Sibyl Sistemi, suçluların düşüncelerini analiz ediyor ve gelecekte suç işleme potansiyellerini tahmin ediyor.

Rota Önerisi: Psycho-Pass'ı bitirdikten sonra, Ghost in the Shell animesine geçebilirsin. Ghost in the Shell da siberpunk bir gelecekte geçen, teknolojinin insanlık üzerindeki etkilerini sorgulayan ve benzer temaları işliyor. Ayrıca, Ergo Proxy animesine de göz atabilirsin. Bu yapım da gizemli bir dünyada geçen, varoluşsal sorular soran, karmaşık bir hikayeye sahip.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.