Okul Sonrası Kulüp Yerine Evde Takılan Karakterli 10 Anime: Gezgin Gamer'dan Seçkiler!
Okul sonrası kulüplerine nanik yapıp evde takılan anime karakterleriyle galaksiler arası bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın? Gezgin Gamer seni bekliyor!
1. Watamote: No Matter How I Look at It, It’s You Guys' Fault I’m Not Popular!
Yolcu, gel gel, sana bir anime anlatayım. Watamote, namıdiğer "Suçlu Sensin Popüler Olmamam!", işte bu anime tam bir anti-kahramanlık destanı. Tomoko Kuroki, liseye yeni başlamış bir kızımız. Kendisi anime, manga ve dating sim oyunlarına gömülmüş, sosyal hayatı "sıfır" olan bir ablamız. İlk başta "Ben bu liseyi sallarım, popüler olacağım!" gazıyla başlıyor ama hayat ona öyle bir çelme takıyor ki, kızcağızın bütün hayalleri tuzla buz oluyor. Şimdi diyeceksin ki "Eee, ne var bunda? Herkesin başına gelir." İşte olay burada başlıyor. Tomoko'nun sosyal beceriksizliği o kadar üst seviyede ki, kendi kendine konuşurken bile utanıyor. Her bölüm, onun popüler olma çabalarını izlerken hem gülüyoruz hem de içten içe ona acıyoruz. Çünkü hepimizin içinde biraz Tomoko var, değil mi?
Watamote'nin en sevdiğim yanı, karakterin dürüstlüğü. Tomoko, kusurlarıyla, hatalarıyla, garip düşünceleriyle tam bir insan portresi çiziyor. Anime, popülerlik kavramını, sosyal baskıyı ve ergenlik bunalımlarını öyle bir ti'ye alıyor ki, izlerken kahkahalarla yerlere yatıyorsun. Ama aynı zamanda, Tomoko'nun yalnızlığına, çaresizliğine de ortak oluyorsun. Anime, sadece komik skeçlerden ibaret değil; aynı zamanda, kendini kabul etme, hatalarınla yüzleşme ve kendi yolunu bulma üzerine de derin mesajlar veriyor.
Watamote'nin çizim tarzı da çok hoşuma gidiyor. Karakter tasarımları, animeye özgü o abartılı ifadelerle birleşince, ortaya çok komik sahneler çıkıyor. Özellikle Tomoko'nun yüz ifadeleri, tek başına bir komedi şovuna dönüşebiliyor. Müzikler de animeye ayrı bir hava katıyor. Özellikle opening şarkısı, "Zzz", tam bir enerji bombası. Dinlerken gaza gelip, "Ben de Tomoko gibi hayata meydan okuyacağım!" diyorsun.
Seyir Defteri Notu: Watamote'nin mangası da en az anime kadar efsane. Mangada, Tomoko'nun karakter gelişimi daha detaylı işleniyor. Eğer Tomoko'ya daha yakından tanımak istersen, mangasını da okumanı tavsiye ederim.
Rota Önerisi: Watamote'yi sevdiysen, "Welcome to the N.H.K." animesine de göz atabilirsin. O da Watamote gibi, sosyal anksiyete ve yalnızlık temalarını işleyen, çok başarılı bir anime.
2. Himouto! Umaru-chan
Yolcu, şimdi de sana Umaru'yu anlatayım. Umaru, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir lise öğrencisi. Güzel, zeki, popüler... Ama bu sadece buzdağının görünen kısmı. Eve geldiği anda, Umaru tam bir "himouto"ya dönüşüyor. Ne demek himouto? Tembel, miskin, abur cubur düşkünü, oyun bağımlısı bir kız kardeşe dönüşüyor. Evde sürekli pijama takıyor, abisi Taihei'yi sürekli rahatsız ediyor ve bütün gününü anime izleyerek, oyun oynayarak geçiriyor. Dışarıdaki o mükemmel kız imajının altında, tam bir gamer yattığını kimse bilmiyor!
Himouto! Umaru-chan, Umaru'nun evdeki hallerini ve abisiyle olan komik ilişkisini konu alıyor. Anime, slice of life türünde, yani günlük hayatı eğlenceli bir şekilde anlatıyor. Umaru'nun abisi Taihei, tam bir melek. Sürekli Umaru'nun kaprislerine katlanıyor, ona yemek yapıyor, temizlik yapıyor ve onu mutlu etmeye çalışıyor. Ama Umaru da aslında abisini çok seviyor. Sadece sevgisini gösterme şekli biraz farklı. Sürekli onu sinir ederek, onu güldürerek sevgisini ifade ediyor.
Anime, sadece Umaru'nun evdeki hallerini değil, aynı zamanda onun arkadaşlarıyla olan ilişkilerini de anlatıyor. Umaru'nun üç tane çok yakın arkadaşı var: Nana Ebina, Kirie Motoba ve Sylphinford Tachibana. Bu üç kız da Umaru gibi çok farklı karakterlere sahip. Nana, çok utangaç ve çekingen bir kız. Kirie, çok gizemli ve soğuk bir kız. Sylphinford ise çok enerjik ve rekabetçi bir kız. Umaru, bu üç arkadaşıyla birlikte okula gidiyor, oyun oynuyor, alışveriş yapıyor ve birlikte eğleniyor.
Seyir Defteri Notu: Umaru'nun "hamster modu" çok sevimli değil mi? O küçük pelerini, kocaman gözleri ve sürekli abur cubur yiyişi, insanı gülmekten kırıp geçiriyor.
Rota Önerisi: Himouto! Umaru-chan'ı sevdiysen, "Gabriel DropOut" animesine de göz atabilirsin. O da Umaru gibi, cennetten kovulup dünyaya gelen ve tembellik yapmaya başlayan bir meleği konu alıyor.
3. Netoge no Yome wa Onnanoko ja Nai to Omotta?
Yolcu, online oyunlara düşkünsen bu anime tam sana göre. "Netoge no Yome wa Onnanoko ja Nai to Omotta?", yani "Online Oyundaki Eşim Kız Çıkmayacak Sandım?", tam bir gamer komedisi. Hikaye, Hideki Nishimura adlı bir lise öğrencisinin online oyunda tanıştığı bir kıza aşık olmasıyla başlıyor. Hideki, oyunda Ako adında bir karakterle evleniyor. Ama bir gün, Hideki'nin en büyük korkusu gerçek oluyor: Ako, gerçek hayatta erkek çıkıyor! Hideki, bu olaydan sonra online oyunlara tövbe ediyor ve bir daha kimseye güvenmemeye karar veriyor.
Ama kaderin cilvesi bu ya, Hideki bir süre sonra okulunda yeni bir kulübe katılıyor: Online Oyun Kulübü. Bu kulüpte, Hideki'nin online oyundaki arkadaşları da var. Ve tahmin edeceğin gibi, Ako da bu kulüpte! Ama bu sefer, Ako gerçek hayatta bir kız. Hideki, Ako'nun kız olduğunu öğrenince şok oluyor ve ona tekrar aşık olmaya başlıyor. Ama bu sefer, Hideki'nin önünde daha büyük bir engel var: Ako, gerçek hayatla online hayatı birbirine karıştırıyor ve Hideki'yi hala oyundaki kocası olarak görüyor!
Anime, Hideki ve Ako'nun bu karmaşık ilişkisini ve Online Oyun Kulübü'ndeki diğer üyelerin maceralarını konu alıyor. Anime, online oyun kültürüne göndermelerle dolu. Oyuncuların kullandığı terimler, oyunlardaki olaylar ve oyuncuların arasındaki ilişkiler, çok gerçekçi bir şekilde yansıtılıyor. Eğer sen de bir online oyuncuysan, bu animeyi izlerken çok eğleneceğine eminim.
Seyir Defteri Notu: Animenin en komik karakterlerinden biri de Ako. Kızcağız, gerçek hayatla online hayatı o kadar karıştırıyor ki, sürekli komik durumlara düşüyor. Özellikle Hideki'yi oyundaki kocası olarak görmesi, insanı gülmekten kırıp geçiriyor.
Rota Önerisi: Netoge no Yome wa Onnanoko ja Nai to Omotta?'yı sevdiysen, "Recovery of an MMO Junkie" animesine de göz atabilirsin. O da online oyun bağımlılığını ve oyuncuların arasındaki ilişkileri konu alan, çok başarılı bir anime.
4. Tanaka-kun wa Itsumo Kedaruge
Yolcu, tembellik senin göbek adınsa, Tanaka-kun tam senlik. "Tanaka-kun wa Itsumo Kedaruge", yani "Tanaka-kun Her Zaman Uyuşuk", tam bir tembellik manifestosu. Hikaye, Tanaka adında bir lise öğrencisinin sürekli uyumak istemesi ve hiçbir şey yapmaya üşenmesiyle başlıyor. Tanaka, derslerde uyuyor, yemek yerken uyuyor, yürürken uyuyor... Kısacası, her fırsatta uyuyor. Tanaka'nın tek amacı, mümkün olduğunca az enerji harcamak ve hayatı olabildiğince kolaylaştırmak.
Tanaka'nın bu tembelliğine en çok şaşıran kişi, arkadaşı Ohta. Ohta, Tanaka'nın tam tersi. Çok enerjik, hareketli ve arkadaş canlısı bir çocuk. Ohta, sürekli Tanaka'yı uyandırmaya, onu spora götürmeye ve onu sosyalleştirmeye çalışıyor. Ama Tanaka, Ohta'nın bütün çabalarına rağmen, tembelliğinden vazgeçmiyor. Aksine, Ohta'yı da tembelliğe alıştırmaya çalışıyor!
Anime, Tanaka ve Ohta'nın bu komik ilişkisini ve Tanaka'nın tembellikle dolu günlük hayatını konu alıyor. Anime, slice of life türünde, yani günlük hayatı eğlenceli bir şekilde anlatıyor. Ama bu sefer, günlük hayat çok daha yavaş ve sakin. Anime, izleyiciyi rahatlatıyor, stresi azaltıyor ve onlara tembelliğin de güzel bir şey olduğunu gösteriyor.
Seyir Defteri Notu: Tanaka'nın uyuma teknikleri efsane. Sandalyede uyuma, ayakta uyuma, hatta yürürken uyuma... Adam resmen uyuma sanatını icra ediyor.
Rota Önerisi: Tanaka-kun wa Itsumo Kedaruge'yi sevdiysen, "Servamp" animesine de göz atabilirsin. O da Tanaka gibi, tembelliği seven bir vampiri konu alıyor.
5. K-On!
Yolcu, müzik ruhunun gıdasıysa, K-On! senin için bir ziyafet olacak. K-On!, Sakuragaoka Kız Lisesi'nde geçen, hafif müzik kulübünün maceralarını anlatan bir anime. Yui Hirasawa, liseye yeni başlamış, müzikle pek alakası olmayan bir kız. Ama bir gün, hafif müzik kulübünün kapanmak üzere olduğunu öğreniyor. Kulübü kurtarmak için, Yui de kulübe katılıyor. Ama Yui'nin müzikle ilgili hiçbir bilgisi yok. Gitar çalmayı bile bilmiyor!
Yui'nin kulübe katılmasıyla birlikte, kulübün diğer üyeleri de harekete geçiyor. Kulübün lideri Ritsu Tainaka, davul çalıyor. Mio Akiyama, bas gitar çalıyor. Tsumugi Kotobuki, klavye çalıyor. Bu dört kız, birlikte müzik yapmayı öğreniyor, konserler veriyor ve birlikte eğleniyor. K-On!, bu dört kızın arkadaşlığını, müzik aşkını ve lise hayatının tatlı anılarını konu alıyor.
Anime, müzik sahneleriyle ve komik diyaloglarıyla öne çıkıyor. Özellikle Yui'nin sakarlıkları ve diğer kızlarla olan etkileşimi, insanı gülmekten kırıp geçiriyor. Anime, sadece müzikle ilgili değil, aynı zamanda arkadaşlık, dayanışma ve hayallerin peşinden gitmek üzerine de derin mesajlar veriyor.
Seyir Defteri Notu: K-On!'un müzikleri efsane. Özellikle opening ve ending şarkıları, insanı gaza getiriyor ve onlara müzik yapma isteği uyandırıyor.
Rota Önerisi: K-On!'u sevdiysen, "Hibike! Euphonium" animesine de göz atabilirsin. O da müzik kulübünde geçen, duygusal ve etkileyici bir anime.
6. Gabriel DropOut
Yolcu, melekler de tembel olabilir mi diyorsan, Gabriel tam bir kanıt. Gabriel DropOut, cennetten kovulup dünyaya gelen bir meleğin hikayesini anlatan bir anime. Gabriel White Tenma, cennetin en iyi öğrencisi. Ama dünyaya geldikten sonra, internetin ve oyunların cazibesine kapılıyor ve tam bir tembel öğrenciye dönüşüyor. Gabriel, bütün gününü online oyun oynayarak, anime izleyerek ve abur cubur yiyerek geçiriyor. Okula gitmeyi bile unutuyor!
Gabriel'in bu tembelliğine en çok üzülen kişi, arkadaşı Vignette April Tsukinose. Vignette, cehennemden gelmiş bir şeytan. Ama Gabriel'in tam tersi, çok çalışkan, yardımsever ve sorumluluk sahibi bir kız. Vignette, sürekli Gabriel'i okula gitmeye, ders çalışmaya ve insanlara yardım etmeye teşvik ediyor. Ama Gabriel, Vignette'in bütün çabalarına rağmen, tembelliğinden vazgeçmiyor.
Anime, Gabriel ve Vignette'in bu komik ilişkisini ve diğer melek ve şeytan arkadaşlarının maceralarını konu alıyor. Anime, cennet ve cehennem kavramlarını ti'ye alıyor ve meleklerin ve şeytanların aslında çok da farklı olmadığını gösteriyor.
Seyir Defteri Notu: Gabriel'in "fallen angel" halleri çok komik değil mi? O melek kanatlarını atıp, eline oyun konsolunu alması, insanı gülmekten kırıp geçiriyor.
Rota Önerisi: Gabriel DropOut'u sevdiysen, "Hinamatsuri" animesine de göz atabilirsin. O da doğaüstü güçlere sahip bir kızın, normal bir hayat yaşamaya çalışmasını konu alıyor.
7. Akkun to Kanojo
Yolcu, tsundere aşklara bayılıyorsan, Akkun ve Kanojo tam senlik. Akkun to Kanojo, Atsuhiro "Akkun" Kagari ve Non "Kanojo" Katagiri arasındaki aşkı anlatan bir anime. Akkun, Kanojo'ya karşı çok soğuk ve mesafeli davranıyor. Sürekli onu azarlıyor, ona kötü sözler söylüyor ve onu görmezden geliyor. Ama aslında, Akkun Kanojo'ya çok aşık. Sadece sevgisini gösterme şekli biraz farklı. Akkun, Kanojo'yu gizlice takip ediyor, onun fotoğraflarını çekiyor ve onun hakkında her şeyi öğrenmeye çalışıyor. Akkun, tam bir "tsundere".
Kanojo ise Akkun'a çok aşık. Akkun'un soğuk davranışlarına rağmen, ona karşı sabırlı ve anlayışlı davranıyor. Kanojo, Akkun'un aslında çok iyi bir insan olduğunu biliyor ve onu olduğu gibi seviyor. Kanojo, Akkun'un sevgisini kazanmak için elinden geleni yapıyor.
Anime, Akkun ve Kanojo'nun bu komik ve romantik ilişkisini konu alıyor. Anime, tsundere karakterlerin komik hallerini ve aşkın karmaşık doğasını anlatıyor.
Seyir Defteri Notu: Akkun'un Kanojo'yu gizlice takip etmesi biraz stalker'lık gibi değil mi? Ama Akkun'un niyeti kötü değil. Sadece Kanojo'yu korumak ve ona yakın olmak istiyor.
Rota Önerisi: Akkun to Kanojo'yu sevdiysen, "Tsuredure Children" animesine de göz atabilirsin. O da farklı çiftlerin aşk hikayelerini anlatan, çok tatlı bir anime.
8. Wotakoi: Love is Hard for Otaku
Yolcu, otaku dünyasına hoş geldin! Wotakoi: Love is Hard for Otaku, yani "Aşk Otaku İçin Zordur", otaku kültürünü ve otaku'ların aşk hayatını konu alan bir anime. Narumi Momose, bir ofiste çalışan, gizli bir otaku. Narumi, anime, manga ve cosplay'e bayılıyor. Ama otaku olduğunu kimseye söyleyemiyor. Çünkü geçmişte, otaku olduğunu açıkladığı için sevgilisi tarafından terk edilmiş.
Bir gün, Narumi iş yerinde eski arkadaşı Hirotaka Nifuji ile karşılaşıyor. Hirotaka da bir otaku. Ama Narumi'nin aksine, Hirotaka otaku olduğunu saklamıyor. Hirotaka, tam bir oyun bağımlısı. Bütün gününü oyun oynayarak geçiriyor. Narumi ve Hirotaka, birlikte otaku olduklarını öğrenince, çok seviniyorlar ve birbirlerine aşık olmaya başlıyorlar.
Anime, Narumi ve Hirotaka'nın bu komik ve romantik ilişkisini ve diğer otaku arkadaşlarının maceralarını konu alıyor. Anime, otaku kültürüne göndermelerle dolu ve otaku'ların aşk hayatının aslında çok da farklı olmadığını gösteriyor.
Seyir Defteri Notu: Wotakoi'deki cosplay sahneleri çok eğlenceli değil mi? Narumi ve Hirotaka'nın birlikte cosplay yapması, insanı gülmekten kırıp geçiriyor.
Rota Önerisi: Wotakoi: Love is Hard for Otaku'yu sevdiysen, "My Dress-Up Darling" animesine de göz atabilirsin. O da cosplay'e tutkun bir kızın hikayesini anlatan, çok tatlı bir anime.
9. New Game!
Yolcu, oyun dünyasına adım atmaya hazır mısın? New Game!, Eagle Jump adlı bir oyun şirketinde çalışan genç kızların hikayesini anlatan bir anime. Aoba Suzukaze, liseyi yeni bitirmiş, oyun tasarımcısı olmak isteyen bir kız. Aoba, çocukluğundan beri favori oyunu olan "Fairies Story"nin yapımcısı Eagle Jump'a giriyor. Aoba, Eagle Jump'ta çalışmaya başlayınca, oyun geliştirmenin ne kadar zor olduğunu öğreniyor. Ama Aoba, hayallerinden vazgeçmiyor ve oyun tasarımcısı olmak için elinden geleni yapıyor.
Anime, Aoba ve diğer kızların oyun geliştirme sürecindeki maceralarını konu alıyor. Anime, oyun tasarımının zorluklarını, oyun şirketlerindeki çalışma ortamını ve genç kızların hayallerini anlatıyor.
Seyir Defteri Notu: New Game!'deki oyun geliştirme sahneleri çok gerçekçi değil mi? Oyun tasarımcılarının ne kadar çok çalıştığını ve ne kadar stresli olduklarını görmek, insanı şaşırtıyor.
Rota Önerisi: New Game!'i sevdiysen, "Shirobako" animesine de göz atabilirsin. O da anime yapım şirketinde çalışan genç kızların hikayesini anlatan, çok bilgilendirici bir anime.
10. Aggretsuko
Yolcu, ofis hayatından bıktıysan, Aggretsuko tam senlik. Aggretsuko, kırmızı panda Retsuko'nun ofis hayatındaki maceralarını anlatan bir anime. Retsuko, bir muhasebe şirketinde çalışan, 25 yaşında bir kız. Retsuko, patronundan, iş arkadaşlarından ve müşterilerden sürekli azar işitiyor. Retsuko, stresini atmak için her akşam karaoke bara gidiyor ve death metal şarkılar söylüyor. Aggretsuko, Retsuko'nun ofis hayatındaki zorlukları, stresini atma yöntemlerini ve aşk hayatını anlatıyor.
Anime, ofis hayatının zorluklarını ti'ye alıyor ve çalışanların yaşadığı stresi mizahi bir şekilde anlatıyor. Anime, sadece komik değil, aynı zamanda düşündürücü ve duygusal. Retsuko'nun yaşadığı zorluklar, birçok insanın yaşadığı zorluklara benziyor. Bu yüzden, Aggretsuko'yu izlerken, Retsuko'ya empati kuruyor ve onunla birlikte stres atıyorsun.
Seyir Defteri Notu: Aggretsuko'nun death metal karaoke sahneleri çok komik değil mi? Retsuko'nun o sevimli yüzüyle death metal söylemesi, insanı gülmekten kırıp geçiriyor.
Rota Önerisi: Aggretsuko'yu sevdiysen, "Servant x Service" animesine de göz atabilirsin. O da devlet dairesinde çalışan gençlerin hikayesini anlatan, çok komik bir anime.
Tepkiniz Nedir?