One Piece: En Gürültülü 10 Karakter! : Ses Bombardımanına Hazır Ol!
Hasır Şapka Korsanları'ndan Grand Line'ın en belalı tiplerine, One Piece evreninin en gürültücü 10 karakterini keşfetmeye hazır ol! Ses seviyesi yüksek, aksiyonu bol bir maceraya atılıyoruz!
1. Monkey D. Luffy: Lastik Adamın Bitmek Bilmeyen Naraları
Yolcu, Luffy'siz bir "en gürültülü karakterler" listesi düşünülemez bile! Adamın sesi, lastik gibi uzayan yumruklarından bile daha meşhur. Sürekli bir şeyler yiyip bağırıyor, yeni bir ada keşfettiğinde sevinçten çığlıklar atıyor, dövüşürken "Gomu Gomu no..." diye başlayan envai çeşit saldırı narası atıyor. Düşünsene, adamın normal bir sohbeti bile desibel rekorları kırıyor olabilir. Luffy'nin bu bitmek bilmeyen enerjisi ve gürültüsü, Hasır Şapka Korsanları'nı her zaman bir adım öne taşıyor. Sessiz sakin bir Luffy düşünebiliyor musun? Bence o zaman One Piece, One Piece olmazdı. O enerji, o coşku... İşte Luffy'nin alametifarikası!
Luffy'nin gürültüsü sadece bağırmaktan ibaret değil. O, bir liderin sesi, bir dostun kahkahası, bir maceracının çığlığı. Tayfası zor durumda olduğunda, o sesi duyduklarında yeniden motive oluyorlar. Düşmanlar ise o sesi duyduklarında, işlerin ciddiye bindiğini anlıyorlar. Yani Luffy'nin sesi, sadece bir ses değil, aynı zamanda bir umut ışığı, bir meydan okuma, bir güç gösterisi. Grand Line'da yankılanan o meşhur kahkahası, korsanlık tarihine altın harflerle yazıldı desek yeridir.
Ve unutmadan, Luffy'nin yemek yerken çıkardığı sesleri de hesaba katmak lazım. Adam sanki bir karadelik gibi, önüne ne gelirse mideye indiriyor ve her lokmada ayrı bir şov yapıyor. O kadar ki, bazen Nami bile dayanamayıp kafasına bir tane geçiriyor. Ama Luffy, yine de durmuyor, yemeğe devam ediyor. Çünkü o, gelecekteki Korsanlar Kralı ve aç karnına krallık falan yönetilmez, değil mi?
Seyir Defteri Notu: Luffy'nin sesi, sadece bir ses değil, aynı zamanda bir Haki türü olabilir mi? Belki de bilinçaltında insanları etkiliyor ve onları kendi tarafına çekiyor. Düşünsene, o kadar gürültüye rağmen kimse ondan nefret etmiyor, aksine seviyorlar!
Rota Önerisi: Luffy'nin sesinden sonra, Zoro'nun kılıç seslerine kulak ver. Emin ol, o da en az Luffy kadar gürültücü!
2. Usopp: Yalanların Efendisi, Çığlıkların Kralı
Usopp, nam-ı diğer Sogeking... Ya da yalancı Usopp. Her ne dersen de, adamın bir numaralı özelliği bağırmak! Korktuğu zaman, heyecanlandığı zaman, bir şeyler uydurduğu zaman... Her durumda bağırıyor. Hatta bazen sırf bağırmak için bahane buluyor. "Aman Tanrım, dev bir böcek!" (Aslında küçük bir sinek) gibi yalanlarla ortalığı ayağa kaldırıyor. Ama kabul edelim, bu yalanlar ve çığlıklar, Usopp'un karakterinin vazgeçilmez bir parçası. Onsuz One Piece aynı olmazdı.
Usopp'un çığlıkları, sadece komik değil, aynı zamanda oldukça da işe yarıyor. Özellikle dövüşlerde, rakiplerini şaşırtmak ve dikkatlerini dağıtmak için harika bir taktik. Düşünsene, karşında duran bir adam sürekli bağırıyor, saçma sapan şeyler söylüyor ve bir anda patlayan duman bombaları atıyor. Ne yapacağını şaşırırsın değil mi? İşte Usopp'un dehası tam olarak burada yatıyor. O, korkak olabilir ama asla pes etmiyor ve her zaman bir çözüm yolu buluyor.
Ve unutmayalım, Usopp aynı zamanda keskin nişancı. Yani sadece bağırmakla kalmıyor, aynı zamanda müthiş atışlar yapıyor. Uzaktan, sessizce hedefini belirleyip, tek bir atışla işi bitiriyor. Ama tabii ki o atıştan önce de mutlaka bir çığlık atıyor. Çünkü Usopp, Usopp'tur ve çığlık atmadan hiçbir şey yapamaz. O, Grand Line'ın en gürültülü keskin nişancısı!
Seyir Defteri Notu: Usopp'un yalanları, aslında birer kehanet olabilir mi? Belki de bilinçaltında geleceği görüyor ve bu yüzden sürekli saçmalıyor. Düşünsene, söylediklerinin hepsi bir gün gerçek oluyor!
Rota Önerisi: Usopp'tan sonra, Nami'nin para sayma seslerine kulak ver. Emin ol, o da en az Usopp kadar gürültülü!
3. Brook: Ruh Kralın İskelet Kahkahası
Yohohoho! Brook, Ruh Kralı! Adam zaten bir iskelet, nasıl bu kadar gürültülü olabilir diye düşünüyorsun değil mi Yolcu? Ama Brook, fizik kurallarına meydan okuyan bir karakter. İskelet olmasına rağmen, kahkahası Grand Line'ın dört bir yanında yankılanıyor. Yohohoho! O kadar ki, bazen Luffy bile "Brook, biraz sessiz ol!" demek zorunda kalıyor. Ama Brook, yine de durmuyor, kahkaha atmaya devam ediyor. Çünkü o, Ruh Kralı ve kahkaha atmak onun görevi!
Brook'un kahkahası, sadece komik değil, aynı zamanda oldukça da ürkütücü. Düşünsene, karanlık bir ormanda yürüyorsun ve aniden bir iskelet kahkahası duyuyorsun. Ne yaparsın? Bence oracıkta bayılırsın. Ama Brook, kötü niyetli bir karakter değil. O, sadece eğlenmeyi seviyor ve kahkaha atmak onun için bir yaşam biçimi. Hatta bazen kemiklerini bile sallayarak dans ediyor. O kadar ki, bazen Franky bile "Brook, biraz yavaş ol!" demek zorunda kalıyor. Ama Brook, yine de durmuyor, dans etmeye devam ediyor. Çünkü o, Ruh Kralı ve dans etmek onun görevi!
Ve unutmayalım, Brook aynı zamanda müzisyen. Yani sadece kahkaha atmakla kalmıyor, aynı zamanda müthiş şarkılar çalıyor. Kemanıyla, piyanosuyla, hatta bazen kemikleriyle bile müzik yapıyor. O kadar ki, bazen tayfanın tamamı ona eşlik ediyor. O kadar ki, bazen tayfanın tamamı ona eşlik ediyor. Çünkü Brook, Ruh Kralı ve müzik yapmak onun görevi!
Seyir Defteri Notu: Brook'un kahkahası, aslında bir lanet olabilir mi? Belki de bilinçaltında insanları korkutuyor ve onları uzaklaştırıyor. Düşünsene, o kadar kahkahaya rağmen kimse ona yaklaşmak istemiyor!
Rota Önerisi: Brook'tan sonra, Franky'nin süper pozlarına kulak ver. Emin ol, o da en az Brook kadar gürültülü!
4. Franky: Süper Pozların ve Robotik Gürültülerin Ustası
SÜPER! Franky, cyborg usta! Adamın her hareketi olay, her sözü bir slogan. En ufak bir şeyde bile "SÜPER!" diye bağırmadan duramıyor. Pozları desen ayrı bir alem. O kadar ki, bazen Luffy bile "Franky, biraz sakin ol!" demek zorunda kalıyor. Ama Franky, yine de durmuyor, poz vermeye devam ediyor. Çünkü o, SÜPER Franky ve poz vermek onun görevi!
Franky'nin gürültüsü, sadece bağırmaktan ibaret değil. Adam aynı zamanda bir gemi ustası ve her türlü aleti kullanırken de acayip sesler çıkarıyor. Çekiç sesleri, kaynak makinesi sesleri, motor sesleri... Sanki bir inşaat şantiyesinde yaşıyormuşsun gibi. Ama kabul edelim, bu sesler, Franky'nin karakterinin vazgeçilmez bir parçası. Onsuz Thousand Sunny aynı olmazdı.
Ve unutmayalım, Franky aynı zamanda bir cyborg. Yani vücudunun her yerinde metal parçalar var ve bu parçalar da sürekli bir şeyler yapıyor. Metal sesleri, dişli sesleri, robotik konuşmalar... Sanki bir robotla sohbet ediyormuşsun gibi. O kadar ki, bazen Usopp bile "Franky, biraz daha insan gibi davran!" demek zorunda kalıyor. Ama Franky, yine de durmuyor, robotik hareketler yapmaya devam ediyor. Çünkü o, SÜPER Franky ve robot olmak onun görevi!
Seyir Defteri Notu: Franky'nin "SÜPER!" sloganı, aslında bir virüs olabilir mi? Belki de bilinçaltında insanları etkiliyor ve onları da "SÜPER!" demeye teşvik ediyor. Düşünsene, herkes "SÜPER!" demeye başlarsa ne olur?
Rota Önerisi: Franky'den sonra, Sanji'nin yemek yapma seslerine kulak ver. Emin ol, o da en az Franky kadar gürültülü!
5. Sanji: Aşkın ve Ateşin Aşçısı, Tavalardan Yükselen Gürültüler
Sanji, nam-ı diğer Kara Bacak Sanji! Adam hem aşçı, hem dövüşçü, hem de tam bir kadın düşkünü. Ama en çok bilinen özelliği, yemek yaparken çıkardığı sesler. Tavalardan yükselen cızırtılar, bıçakların sebzelerle dansı, tencerelerin birbirine çarpması... Sanki bir orkestra şefi gibi, mutfakta müthiş bir senfoni yaratıyor. Ama kabul edelim, bu sesler, Sanji'nin karakterinin vazgeçilmez bir parçası. Onsuz Hasır Şapka tayfasının karnı doymazdı!
Sanji'nin gürültüsü, sadece yemek yaparken değil, aynı zamanda dövüşürken de ortaya çıkıyor. Özellikle kadınlara karşı asla şiddet kullanmadığı için, erkeklerle dövüşürken de sürekli bir şeyler söylüyor. "Hanımlara dokunmak yok!", "Bayan Nami için!", "Bayan Robin için!" gibi sloganlarla rakiplerinin kafasını karıştırıyor. Ama kabul edelim, bu sloganlar, Sanji'nin karakterinin vazgeçilmez bir parçası. Onsuz One Piece aynı olmazdı.
Ve unutmayalım, Sanji aynı zamanda bir sigara tiryakisi. Yani sürekli sigara içiyor ve her nefeste ayrı bir ses çıkarıyor. Dumanı üflerken, sigarayı yakarken, külünü silkerken... Sanki bir duman makinesi gibi, etrafına sürekli bir gürültü yayıyor. O kadar ki, bazen Zoro bile "Sanji, biraz sessiz ol!" demek zorunda kalıyor. Ama Sanji, yine de durmuyor, sigara içmeye devam ediyor. Çünkü o, Kara Bacak Sanji ve sigara içmek onun görevi!
Seyir Defteri Notu: Sanji'nin sigarası, aslında bir güç kaynağı olabilir mi? Belki de bilinçaltında ona enerji veriyor ve daha güçlü dövüşmesini sağlıyor. Düşünsene, sigarasız Sanji ne kadar güçsüz olurdu?
Rota Önerisi: Sanji'den sonra, Zoro'nun uyurken horlama seslerine kulak ver. Emin ol, o da en az Sanji kadar gürültülü!
6. Zoro: Uyku Sersemi Kılıç Ustasının Horultuları
Zoro, nam-ı diğer Korsan Avcısı Zoro! Adamın en bilinen özelliği uyumak! Nerede olursa olsun, ne zaman olursa olsun, uyuyabiliyor. Ama uyurken de sessiz durmuyor. Horluyor, inliyor, hatta bazen kılıç sallıyor. Sanki rüyasında dövüşüyormuş gibi, sürekli bir şeyler mırıldanıyor. O kadar ki, bazen Luffy bile "Zoro, biraz sessiz ol!" demek zorunda kalıyor. Ama Zoro, yine de durmuyor, uyumaya devam ediyor. Çünkü o, Korsan Avcısı Zoro ve uyumak onun görevi!
Zoro'nun gürültüsü, sadece uyurken değil, aynı zamanda dövüşürken de ortaya çıkıyor. Üç kılıcıyla dövüşürken, sürekli bir şeyler bağırıyor. "Santoryu!", "Oni Giri!", "Tora Gari!" gibi sloganlarla rakiplerinin kafasını karıştırıyor. Ama kabul edelim, bu sloganlar, Zoro'nun karakterinin vazgeçilmez bir parçası. Onsuz One Piece aynı olmazdı.
Ve unutmayalım, Zoro aynı zamanda yolunu kaybeden bir adam. Yani sürekli kayboluyor ve nereye gideceğini şaşırıyor. Kaybolurken de sürekli bir şeyler mırıldanıyor. "Nereye gidiyorum?", "Bu yol nereye çıkıyor?", "Ben neredeyim?" gibi sorularla etrafındakileri deli ediyor. O kadar ki, bazen Nami bile "Zoro, haritaya baksana!" demek zorunda kalıyor. Ama Zoro, yine de durmuyor, kaybolmaya devam ediyor. Çünkü o, Korsan Avcısı Zoro ve kaybolmak onun görevi!
Seyir Defteri Notu: Zoro'nun uyku düzeni, aslında bir güç kaynağı olabilir mi? Belki de bilinçaltında ona enerji veriyor ve daha güçlü dövüşmesini sağlıyor. Düşünsene, uykusuz Zoro ne kadar güçsüz olurdu?
Rota Önerisi: Zoro'dan sonra, Nami'nin para sayma seslerine kulak ver. Emin ol, o da en az Zoro kadar gürültülü!
7. Nami: Para Sayma Makinesi ve Hava Durumu Spikeri
Nami, nam-ı diğer Hırsız Kedi Nami! Adamın en bilinen özelliği para saymak! Ne kadar parası olursa olsun, sürekli sayıyor ve her kuruşun hesabını tutuyor. Para sayarken de sessiz durmuyor. "1, 2, 3...", "Daha fazla para!", "Benim param!" gibi sloganlarla etrafındakileri deli ediyor. O kadar ki, bazen Luffy bile "Nami, biraz sessiz ol!" demek zorunda kalıyor. Ama Nami, yine de durmuyor, para saymaya devam ediyor. Çünkü o, Hırsız Kedi Nami ve para saymak onun görevi!
Nami'nin gürültüsü, sadece para sayarken değil, aynı zamanda hava durumunu tahmin ederken de ortaya çıkıyor. Hava durumunu tahmin ederken, sürekli bir şeyler bağırıyor. "Yağmur geliyor!", "Fırtına yaklaşıyor!", "Güneş açacak!" gibi sloganlarla tayfayı uyarıyor. Ama kabul edelim, bu sloganlar, Nami'nin karakterinin vazgeçilmez bir parçası. Onsuz Grand Line'da yolculuk yapmak imkansız olurdu.
Ve unutmayalım, Nami aynı zamanda tayfanın navigatörü. Yani sürekli harita okuyor ve nereye gideceklerini belirliyor. Harita okurken de sürekli bir şeyler mırıldanıyor. "Sağa dön!", "Sola dön!", "Düz git!" gibi talimatlarla tayfayı yönlendiriyor. O kadar ki, bazen Zoro bile "Nami, beni de yönlendir!" demek zorunda kalıyor. Ama Nami, yine de durmuyor, harita okumaya devam ediyor. Çünkü o, Hırsız Kedi Nami ve harita okumak onun görevi!
Seyir Defteri Notu: Nami'nin para sevgisi, aslında bir travma olabilir mi? Belki de geçmişte yaşadığı bir olay yüzünden paraya bu kadar düşkün. Düşünsene, parasız Nami ne kadar mutsuz olurdu?
Rota Önerisi: Nami'den sonra, Chopper'ın şaşkınlık çığlıklarına kulak ver. Emin ol, o da en az Nami kadar gürültülü!
8. Tony Tony Chopper: Şaşkınlık Çığlıkları ve Doktorluk Gürültüsü
Chopper, nam-ı diğer Pamuk Şeker Aşığı Chopper! Adamın en bilinen özelliği şaşırmak! Ne olursa olsun, sürekli şaşırıyor ve her şaşkınlığında ayrı bir çığlık atıyor. "Vay canına!", "İnanılmaz!", "Bu mümkün mü?" gibi sloganlarla etrafındakileri eğlendiriyor. O kadar ki, bazen Luffy bile "Chopper, biraz sakin ol!" demek zorunda kalıyor. Ama Chopper, yine de durmuyor, şaşırmaya devam ediyor. Çünkü o, Pamuk Şeker Aşığı Chopper ve şaşırmak onun görevi!
Chopper'ın gürültüsü, sadece şaşırırken değil, aynı zamanda doktorluk yaparken de ortaya çıkıyor. Hastaları tedavi ederken, sürekli bir şeyler söylüyor. "Şimdi iğne yapacağım!", "Aç ağzını!", "Derin nefes al!" gibi talimatlarla hastaları yönlendiriyor. Ama kabul edelim, bu talimatlar, Chopper'ın karakterinin vazgeçilmez bir parçası. Onsuz tayfa hasta olduğunda kim iyileştirecek?
Ve unutmayalım, Chopper aynı zamanda bir ren geyiği. Yani hayvan gibi davranıyor ve sürekli garip sesler çıkarıyor. Meelülülü! O kadar ki, bazen Usopp bile "Chopper, biraz daha insan gibi davran!" demek zorunda kalıyor. Ama Chopper, yine de durmuyor, hayvan gibi davranmaya devam ediyor. Çünkü o, Pamuk Şeker Aşığı Chopper ve hayvan olmak onun görevi!
Seyir Defteri Notu: Chopper'ın doktorluk bilgisi, aslında bir mucize olabilir mi? Belki de bilinçaltında insan vücudunu okuyor ve hangi hastalığa neyin iyi geleceğini biliyor. Düşünsene, Chopper'sız tayfa ne kadar çaresiz kalırdı?
Rota Önerisi: Chopper'dan sonra, Robin'in gizemli fısıltılarına kulak ver. Emin ol, o da en az Chopper kadar ilginç!
9. Nico Robin: Arkeologun Gizemli Fısıltıları ve Tarihi Anlatıları
Robin, nam-ı diğer Şeytan Çocuğu Robin! Adamın en bilinen özelliği okumak! Tarihi Poneglifleri okurken, sürekli fısıldıyor ve kimsenin duymadığı şeyler söylüyor. "Bu çok ilginç!", "Burada ne yazıyor?", "Bu çok gizli!" gibi sloganlarla etrafındakileri meraklandırıyor. O kadar ki, bazen Luffy bile "Robin, biraz yüksek sesle konuş!" demek zorunda kalıyor. Ama Robin, yine de durmuyor, fısıldamaya devam ediyor. Çünkü o, Şeytan Çocuğu Robin ve okumak onun görevi!
Robin'in gürültüsü, sadece fısıldarken değil, aynı zamanda tarihi anlatırken de ortaya çıkıyor. Tarihi olayları anlatırken, sürekli bir şeyler bağırıyor. "Bu çok önemli!", "Bunu bilmeniz gerekiyor!", "Bu tarihin sırrı!" gibi sloganlarla tayfayı bilgilendiriyor. Ama kabul edelim, bu sloganlar, Robin'in karakterinin vazgeçilmez bir parçası. Onsuz One Piece dünyasının geçmişini kim anlatacak?
Ve unutmayalım, Robin aynı zamanda bir arkeolog. Yani sürekli kazı yapıyor ve tarihi eserler buluyor. Kazı yaparken de sürekli bir şeyler mırıldanıyor. "Burada bir şey var!", "Bu çok eski!", "Bu bir hazine!" gibi sloganlarla etrafındakileri heyecanlandırıyor. O kadar ki, bazen Usopp bile "Robin, ben de kazmak istiyorum!" demek zorunda kalıyor. Ama Robin, yine de durmuyor, kazı yapmaya devam ediyor. Çünkü o, Şeytan Çocuğu Robin ve kazmak onun görevi!
Seyir Defteri Notu: Robin'in Poneglifleri okuma yeteneği, aslında bir lanet olabilir mi? Belki de geçmişte yaşadığı bir olay yüzünden bu yeteneğe sahip. Düşünsene, Poneglifleri okuyamayan Robin ne kadar çaresiz kalırdı?
Rota Önerisi: Robin'den sonra, Luffy'nin kahkahalarına kulak ver. Emin ol, o da en az Robin kadar unutulmaz!
10. Marshall D. Teach (Karasakal): "Zehahaha!" Şeytani Kahkahası
Evet Yolcu, geldik listemizin sonuna! Ve bu son, tam bir şeytani kahkaha ile taçlanıyor: Karasakal! Marshall D. Teach, nam-ı diğer Karasakal! Adamın en bilinen özelliği kahkaha atmak! Ama bu kahkaha, diğerlerinden çok farklı. Şeytani, ürkütücü, acımasız... "Zehahaha!" diye gülerken, sanki tüm Grand Line titriyor. O kadar ki, bazen Akainu bile "Karasakal, biraz sessiz ol!" demek istiyor. Ama Karasakal, yine de durmuyor, kahkaha atmaya devam ediyor. Çünkü o, Karasakal ve kahkaha atmak onun görevi!
Karasakal'ın gürültüsü, sadece kahkaha atarken değil, aynı zamanda plan yaparken de ortaya çıkıyor. Planlarını anlatırken, sürekli bir şeyler bağırıyor. "Dünyayı ele geçireceğim!", "Korsanlar Kralı olacağım!", "Her şeyi yok edeceğim!" gibi sloganlarla etrafındakileri korkutuyor. Ama kabul edelim, bu sloganlar, Karasakal'ın karakterinin vazgeçilmez bir parçası. Onsuz One Piece dünyası ne kadar sıkıcı olurdu?
Ve unutmayalım, Karasakal aynı zamanda iki Şeytan Meyvesi gücüne sahip tek kişi. Yani hem deprem yaratabiliyor, hem de karanlığı kontrol edebiliyor. Güçlerini kullanırken de sürekli garip sesler çıkarıyor. Gürültüler, patlamalar, karanlık fısıltılar... Sanki cehennemden gelmiş gibi, etrafına sürekli bir gürültü yayıyor. O kadar ki, bazen Beyazbıyık bile "Karasakal, sen bir felaketsin!" demek zorunda kalıyor. Ama Karasakal, yine de durmuyor, güçlerini kullanmaya devam ediyor. Çünkü o, Karasakal ve güç kullanmak onun görevi!
Seyir Defteri Notu: Karasakal'ın şeytani kahkahası, aslında bir lanet olabilir mi? Belki de bilinçaltında insanları ele geçiriyor ve onları kötü şeyler yapmaya teşvik ediyor. Düşünsene, Karasakal'ın kahkahasına kapılanlar ne kadar tehlikeli olabilir?
Rota Önerisi: Karasakal'dan sonra, İmparatorların diğer seslerine kulak ver. Emin ol, hepsi birbirinden etkileyici!
Tepkiniz Nedir?