One Piece: En Zayıf 10 Denizci! : Tayfayı batıracak 10 denizci!

One Piece evreninin en dibe batmış denizcilerini keşfetmeye hazır mısın? Korsanların korkulu rüyası olmaktan çok, kahkaha krizine sokan bu 10 denizciye yakından bakıyoruz.

Şubat 21, 2026 - 16:11
Şubat 21, 2026 - 16:11
 0  1
One Piece: En Zayıf 10 Denizci! : Tayfayı batıracak 10 denizci!

1. Koby (İlk Başlardaki Hali)

Yolcu, Koby'nin ilk hallerini hatırlıyor musun? Luffy ile tanıştığında bildiğin, Alvida'nın kölesi olan o minik, ürkek çocuktan bahsediyorum. O zamanlar Koby, denizci olmaktan bile bihaberdi. Sadece hayalleri vardı, o kadar! Yumruk bile atamayan, sürekli titreyen bir tip düşün. Luffy'nin gazıyla denizci olmaya karar verdi ama o zamanlar denizci üniforması ona bol geliyordu resmen. Düşünsene, korsanlar karşısında tir tir titreyen bir denizci! Komedi filmi gibiydi. Eğitim almamış, güçsüz ve tecrübesizdi. Denizci olmaya karar vermesi bile başlı başına bir mucizeydi. O zamanlar en zayıf denizcilerden biri olduğu kesin. Ama bak şimdi neler oldu, değil mi? İşte One Piece'in güzelliği de burada yatıyor, karakterlerin inanılmaz gelişimleri!

Koby'nin bu halini düşündüğümüzde, denizcilik kariyerine başlamadan önceki o çaresiz ve güçsüz halini görüyoruz. Elbette, sonradan Garp'ın eğitimiyle inanılmaz bir gelişim gösterdi ve güçlü bir denizci oldu. Ancak, o ilk zamanlarında, Alvida'nın kölesi olarak geçirdiği günlerde, en zayıf denizcilerden biri olduğu su götürmez bir gerçek. Hatta denizci bile sayılmazdı, sadece denizci olma hayalleri kuran bir çocuktu. Bu yüzden, listemizin en başına onu koymak farz oldu.

Şimdi Koby'nin son haline bakınca insan şaşırıyor. Hani o titrek, güçsüz çocuk nerede, bu amiral adayı nerede? Ama işte One Piece böyle bir şey. Karakterlerin potansiyelini ve gelişimini sonuna kadar kullanıyor. Koby'nin bu dönüşümü, serinin en ilham verici anlarından biri. Ama unutmayalım, her kahraman bir zamanlar en dipten başlamıştır. Koby'nin ilk halleri de bunun en güzel örneği.

Seyir Defteri Notu: Koby'nin ilk halini hafife alma yolcu! Onun bu kadar güçlenmesi, One Piece dünyasında imkansız diye bir şeyin olmadığını gösteriyor.

Rota Önerisi: Koby'nin gelişimini daha yakından görmek için Water 7 ve Enies Lobby arc'larını tekrar izlemelisin.


2. Helmeppo (İlk Başlardaki Hali)

Yolcu, Helmeppo'yu hatırla! Babası Aksu El Baltalı Morgan'ın arkasına saklanan, şımarık, zengin velet! O zamanlar Helmeppo, babasının gücüne güvenen, kibirli bir tipti. Elini bile kaldırmadan, babasının nüfuzuyla her işini hallederdi. Luffy ile karşılaştığında bile, babasının arkasına saklanmaya çalışmıştı. Ama Luffy, Helmeppo'nun o sahte özgüvenini yerle bir etti. Helmeppo, o zamanlar tam bir zavallıydı. Güçsüz, beceriksiz ve tamamen babasına bağımlıydı. Denizci üniforması giymesi bile başlı başına bir olaydı, çünkü o üniformayı hak etmiyordu. Sadece babasının oğlu olduğu için denizci olmuştu. O zamanlar en zayıf denizcilerden biri olduğu kesin.

Helmeppo'nun bu hali, aslında birçok şımarık zengin çocuğun tipik bir örneği. Hayatta hiçbir zorlukla karşılaşmamış, her istediği ayağına gelmiş. Bu yüzden de hiçbir yeteneği gelişmemiş. Sadece babasının gücüne güvenerek yaşamış. Ama Luffy ile karşılaşması, Helmeppo için bir dönüm noktası oldu. Luffy, onun o sahte özgüvenini paramparça etti ve onu gerçeklerle yüzleştirdi. Helmeppo, o günden sonra değişmeye başladı. Belki hala tam olarak güçlü bir denizci değil ama en azından artık kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor.

Şimdi Helmeppo'nun son haline bakınca insan şaşırıyor. Hani o şımarık, güçsüz velet nerede, bu denizci nerede? Ama işte One Piece böyle bir şey. Karakterlerin potansiyelini ve gelişimini sonuna kadar kullanıyor. Helmeppo'nun bu dönüşümü, serinin en ilginç anlarından biri. Çünkü Helmeppo, en dipten zirveye tırmanmaya çalışan bir karakter. Belki zirveye ulaşamayacak ama en azından deniyor. Bu da onu takdir etmemizi sağlıyor.

Seyir Defteri Notu: Helmeppo'nun gelişimini takip et yolcu! Onun bu kadar değişmesi, One Piece dünyasında her şeyin mümkün olduğunu gösteriyor.

Rota Önerisi: Helmeppo'nun gelişimini daha yakından görmek için Orange Town arc'ını ve sonrasındaki bölümleri tekrar izlemelisin.


3. Tashigi (İlk Başlardaki Hali)

Yolcu, Tashigi'yi hatırla! Smoker'ın yanında sürekli kılıç koleksiyonu yapan, gözlüklü, sakar kız. Tamam, kılıçlara olan tutkusuna lafım yok ama ilk başlarda Tashigi, o kılıçları hakkıyla kullanamıyordu. Zoro ile ilk karşılaştığında ne olmuştu hatırlasana? Zoro, Tashigi'yi resmen tokat manyağı yapmıştı. Tashigi, o zamanlar iyi niyetli, idealist bir denizciydi ama tecrübesizliği ve sakarlığı yüzünden sürekli hata yapıyordu. Kılıç kullanma yeteneği de vasattı. Sadece ünlü kılıçları tanıyordu ama onları nasıl kullanacağını bilmiyordu. Bu yüzden de sürekli yeniliyordu. O zamanlar en zayıf denizcilerden biri olduğu kesin.

Tashigi'nin bu hali, aslında birçok genç denizcinin tipik bir örneği. İdealleri var, hedefleri var ama tecrübesizlikleri yüzünden sürekli hata yapıyorlar. Tashigi de bu genç denizcilerden biriydi. Kılıçlara olan tutkusu onu motive ediyordu ama bu tutku tek başına yeterli değildi. Kılıç kullanma yeteneğini geliştirmesi ve tecrübe kazanması gerekiyordu. Neyse ki Smoker gibi bir mentoru vardı. Smoker, Tashigi'ye hem denizcilik hem de kılıç kullanma konusunda yardımcı oldu. Tashigi, zamanla daha güçlü bir denizci oldu.

Şimdi Tashigi'nin son haline bakınca insan şaşırıyor. Hani o sakar, tecrübesiz kız nerede, bu güçlü denizci nerede? Ama işte One Piece böyle bir şey. Karakterlerin potansiyelini ve gelişimini sonuna kadar kullanıyor. Tashigi'nin bu dönüşümü, serinin en etkileyici anlarından biri. Çünkü Tashigi, sürekli kendini geliştirmeye çalışan bir karakter. Belki hala Zoro kadar güçlü değil ama en azından pes etmiyor ve sürekli çalışıyor.

Seyir Defteri Notu: Tashigi'nin azmini takdir et yolcu! Onun bu kadar gelişmesi, One Piece dünyasında pes etmemenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Rota Önerisi: Tashigi'nin gelişimini daha yakından görmek için Loguetown arc'ından sonraki bölümleri tekrar izlemelisin.


4. Fullbody

Ah be Fullbody! Yolcu, bu adamı unutmak mümkün mü? Restoranlarda şarap içip, artistlik taslayan, kendini bir şey sanan tam bir soytarıydı. Hatırlasana, Sanji ile karşılaştığında ne olmuştu? Sanji, Fullbody'yi resmen rezil etmişti. Fullbody, o zamanlar kendini beğenmiş, kibirli bir denizciydi ama gerçekte hiçbir yeteneği yoktu. Sadece rütbesine güveniyordu. Dövüş yeteneği de yerlerde sürünüyordu. Sanji'nin tek bir tekmeyle yere serdiği bir adamdan ne beklersin ki? O zamanlar en zayıf denizcilerden biri olduğu kesin.

Fullbody'nin bu hali, aslında birçok kibirli insanın tipik bir örneği. Kendini bir şey sanıyor ama gerçekte hiçbir özelliği yok. Sadece başkalarını küçümseyerek kendini iyi hissetmeye çalışıyor. Fullbody de bu insanlardan biriydi. Rütbesini kullanarak başkalarına hava atıyordu ama gerçekte hiçbir yeteneği yoktu. Neyse ki Hina ile tanıştıktan sonra değişmeye başladı. Hina, Fullbody'ye hem denizcilik hem de insanlık dersi verdi. Fullbody, zamanla daha iyi bir insan oldu.

Şimdi Fullbody'nin son haline bakınca insan şaşırıyor. Hani o kibirli, yeteneksiz adam nerede, bu denizci nerede? Ama işte One Piece böyle bir şey. Karakterlerin potansiyelini ve gelişimini sonuna kadar kullanıyor. Fullbody'nin bu dönüşümü, serinin en şaşırtıcı anlarından biri. Çünkü Fullbody, tam bir antipatik karakterden sevilen bir karaktere dönüştü.

Seyir Defteri Notu: Fullbody'nin değişimine şahit ol yolcu! Onun bu kadar gelişmesi, One Piece dünyasında herkesin değişebileceğini gösteriyor.

Rota Önerisi: Fullbody'nin gelişimini daha yakından görmek için Baratie arc'ından sonraki bölümleri ve Hina ile olan sahnelerini tekrar izlemelisin.


5. Django

Yolcu, Django'yu hatırladın mı? Hipnoz yeteneği olan, Michael Jackson taklidi yapan o garip adam! Aslında tam olarak denizci sayılmaz ama sonradan Hina'nın tayfasına katılmıştı. Django, ilk başta Kuro'nun tayfasındaydı ve oldukça tehlikeli bir korsandı. Ama Luffy ile karşılaştıktan sonra hayatı değişti. Kuro'nun planları suya düşünce, Django da ortada kalmıştı. Sonra bir şekilde Hina'nın tayfasına katıldı. Django'nun hipnoz yeteneği işe yarar olsa da, dövüş yeteneği pek iyi değildi. Daha çok arkadan iş çeviren, sinsi bir tipti. O zamanlar en zayıf denizcilerden biri olduğu kesin.

Django'nun bu hali, aslında birçok fırsatçının tipik bir örneği. Duruma göre pozisyon alan, kendi çıkarını düşünen bir karakter. Django da bu insanlardan biriydi. Kuro'nun gücüne güvenerek korsanlık yapıyordu ama Kuro yenilince, hemen Hina'nın yanına sığındı. Django'nun bu davranışları, onun ne kadar omurgasız bir karakter olduğunu gösteriyor. Ama en azından Hina'nın yanında daha iyi bir insan olmaya çalışıyor.

Şimdi Django'nun son haline bakınca insan şaşırıyor. Hani o sinsi, fırsatçı korsan nerede, bu denizci nerede? Ama işte One Piece böyle bir şey. Karakterlerin potansiyelini ve gelişimini sonuna kadar kullanıyor. Django'nun bu dönüşümü, serinin en ilginç anlarından biri. Çünkü Django, kötü bir karakterden nötr bir karaktere dönüştü.

Seyir Defteri Notu: Django'nun hikayesini unutma yolcu! Onun bu kadar değişmesi, One Piece dünyasında herkesin ikinci bir şansı hak ettiğini gösteriyor.

Rota Önerisi: Django'nun gelişimini daha yakından görmek için Syrup Village arc'ından sonraki bölümleri ve Hina ile olan sahnelerini tekrar izlemelisin.


6. Sentomaru (İlk Başlardaki Hali)

Yolcu, Sentomaru'nun ilk hallerini hatırlıyor musun? Kizaru'nun koruması olan, ağzı bozuk, küstah herif! Tamam, Pacifista'ları kontrol edebiliyor ve Haki kullanabiliyor ama ilk başlarda Sentomaru, o kadar da güçlü değildi. Daha çok Kizaru'nun gölgesinde takılan, laf ebeliği yapan bir tipti. Dövüş yeteneği de vasattı. Luffy ile karşılaştığında, Luffy'ye biraz zorluk çıkarmıştı ama Luffy, Sentomaru'yu sonunda alt etmişti. O zamanlar en zayıf denizcilerden biri olduğu kesin.

Sentomaru'nun bu hali, aslında birçok kendini beğenmiş insanın tipik bir örneği. Gücüne güveniyor ama gerçekte o kadar da güçlü değil. Sadece başkalarını küçümseyerek kendini iyi hissetmeye çalışıyor. Sentomaru da bu insanlardan biriydi. Kizaru'nun koruması olduğu için kendini bir şey sanıyordu ama Luffy ile karşılaşınca gerçeklerle yüzleşti. Sentomaru, o günden sonra daha çok çalışmaya başladı. Belki hala Kizaru kadar güçlü değil ama en azından artık kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor.

Şimdi Sentomaru'nun son haline bakınca insan şaşırıyor. Hani o küstah, kendini beğenmiş herif nerede, bu denizci nerede? Ama işte One Piece böyle bir şey. Karakterlerin potansiyelini ve gelişimini sonuna kadar kullanıyor. Sentomaru'nun bu dönüşümü, serinin en ilginç anlarından biri. Çünkü Sentomaru, kibirli bir karakterden daha saygı duyulacak bir karaktere dönüştü.

Seyir Defteri Notu: Sentomaru'nun gelişimini takip et yolcu! Onun bu kadar değişmesi, One Piece dünyasında herkesin daha iyi bir insan olabileceğini gösteriyor.

Rota Önerisi: Sentomaru'nun gelişimini daha yakından görmek için Sabaody Archipelago arc'ından sonraki bölümleri tekrar izlemelisin.


7. Hina

Yolcu, Hina'yı hatırladın mı? Kafes meyvesi yeteneği olan, güzel ve güçlü bir denizci! Tamam, Hina güçlü bir denizci ama bazen çok duygusal ve mantıksız davranabiliyor. Özellikle çocukluk arkadaşı olan Smoker'a karşı çok hassas. Smoker'ın peşinden koşarken, bazen kendi görevlerini bile ihmal edebiliyor. Ayrıca, Fullbody ve Django gibi eski düşmanlarını tayfasına alması da biraz garip bir durum. Hina'nın bu davranışları, bazen onun zayıf yönlerini ortaya çıkarıyor. Bu yüzden, listemizde yer almayı hak ediyor.

Hina'nın bu hali, aslında birçok duygusal insanın tipik bir örneği. Duygularına yenik düşüyor ve mantıklı kararlar veremiyor. Hina da bu insanlardan biri. Smoker'a olan aşkı, onun denizcilik kariyerini olumsuz etkiliyor. Ayrıca, eski düşmanlarına karşı merhametli davranması da bazen tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Ama Hina'nın iyi niyetli olduğunu ve her zaman doğru olanı yapmaya çalıştığını da unutmamak gerekiyor.

Şimdi Hina'nın son haline bakınca insan şaşırıyor. Hani o duygusal, mantıksız denizci nerede, bu güçlü ve kararlı denizci nerede? Ama işte One Piece böyle bir şey. Karakterlerin potansiyelini ve gelişimini sonuna kadar kullanıyor. Hina'nın bu dönüşümü, serinin en etkileyici anlarından biri. Çünkü Hina, duygularıyla mantığı arasında denge kurmaya çalışan bir karakter.

Seyir Defteri Notu: Hina'nın duygusal zekasını takdir et yolcu! Onun bu kadar gelişmesi, One Piece dünyasında duyguların da önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Rota Önerisi: Hina'nın gelişimini daha yakından görmek için Loguetown arc'ından sonraki bölümleri ve Smoker ile olan sahnelerini tekrar izlemelisin.


8. Nezumi

Yolcu, Nezumi'yi hatırladın mı? Arlong ile işbirliği yapan, rüşvetçi, pislik fare! Tamam, Nezumi denizci üniforması giyiyor ama o üniformayı hak etmiyor. Sadece para için her şeyi yapabilecek, ahlaksız bir herif. Köy halkından haraç alıyor, korsanlarla işbirliği yapıyor ve kendi çıkarları için başkalarını satıyor. Nezumi, denizcilik dünyasının yüz karası! Onun gibi denizciler yüzünden, denizcilerin itibarı yerlerde sürünüyor. O zamanlar en zayıf denizcilerden biri olduğu kesin. Sadece rütbesine güveniyordu.

Nezumi'nin bu hali, aslında birçok rüşvetçi insanın tipik bir örneği. Para için her şeyi yapabilecek, ahlaksız ve vicdansız bir karakter. Nezumi de bu insanlardan biri. Rütbesini kullanarak köy halkını sömürüyor ve korsanlarla işbirliği yapıyor. Nezumi'nin bu davranışları, onun ne kadar kötü bir insan olduğunu gösteriyor. Neyse ki Luffy, Nezumi'nin maskesini düşürdü ve onu adalete teslim etti.

Nezumi'nin son haline bakınca insan şaşırmıyor. Çünkü Nezumi, hiçbir zaman değişmedi. Hala aynı rüşvetçi, ahlaksız herif. Ama en azından artık denizci üniforması giyemiyor. Umarım hapiste çürür gider.

Seyir Defteri Notu: Nezumi'den uzak dur yolcu! Onun gibi insanlardan her zaman kaçınmak gerekiyor.

Rota Önerisi: Nezumi'nin yaptıklarını daha yakından görmek için Arlong Park arc'ını tekrar izlemelisin. Ama uyarayım, sinirlerin bozulabilir.


9. Kumadori (CP9'un Acemi Hali)

Yolcu, Kumadori'yi hatırladın mı? CP9'un Kabuki makyajlı, garip konuşan üyesi. Soru işaretleriyle dolu bir karakterdi! Tamam, Rokushiki tekniklerini kullanabiliyor ama ilk başlarda Kumadori, o kadar da güçlü değildi. Daha çok laf ebeliği yapan, kendini beğenmiş bir tipti. Dövüş yeteneği de vasattı. Chopper ile karşılaştığında, Chopper'a biraz zorluk çıkarmıştı ama Chopper, Kumadori'yi sonunda alt etmişti. O zamanlar en zayıf CP9 üyelerinden biri olduğu kesin.

Kumadori'nin bu hali, aslında birçok kendini beğenmiş insanın tipik bir örneği. Gücüne güveniyor ama gerçekte o kadar da güçlü değil. Sadece başkalarını küçümseyerek kendini iyi hissetmeye çalışıyor. Kumadori de bu insanlardan biriydi. Rokushiki tekniklerini kullanabildiği için kendini bir şey sanıyordu ama Chopper ile karşılaşınca gerçeklerle yüzleşti. Kumadori, o günden sonra daha çok çalışmaya başladı. Belki hala Lucci kadar güçlü değil ama en azından artık kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor.

Şimdi Kumadori'nin son haline bakınca insan şaşırmıyor. Hala aynı garip konuşan, Kabuki makyajlı herif. Ama en azından artık daha saygı duyulacak bir karakter. Belki hala CP9'un en güçlü üyesi değil ama en azından pes etmiyor ve sürekli çalışıyor.

Seyir Defteri Notu: Kumadori'nin azmini takdir et yolcu! Onun bu kadar gelişmesi, One Piece dünyasında pes etmemenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Rota Önerisi: Kumadori'nin gelişimini daha yakından görmek için Enies Lobby arc'ını tekrar izlemelisin.


10. Spandam

Yolcu, Spandam'ı hatırladın mı? CP9'un lideri olan, korkak, beceriksiz herif! Tamam, Spandam'ın rütbesi yüksek ama o rütbeyi hak etmiyor. Sadece babasının nüfuzunu kullanarak o mevkiye gelmiş. Dövüş yeteneği yerlerde sürünüyor. Usopp ve Nami bile Spandam'ı kolayca alt edebilmişti. Spandam, tam bir zavallı! Onun gibi adamlar yüzünden, CP9'un itibarı yerlerde sürünüyor. O zamanlar en zayıf karakterlerden biri olduğu kesin.

Spandam'ın bu hali, aslında birçok nepotist insanın tipik bir örneği. Sadece ailesinin gücünü kullanarak yükselmiş, hiçbir yeteneği olmayan bir karakter. Spandam da bu insanlardan biri. Babasının nüfuzunu kullanarak CP9'un lideri olmuş ama hiçbir liderlik vasfı yok. Korkak, beceriksiz ve sürekli hata yapıyor. Spandam'ın bu davranışları, onun ne kadar acınası bir karakter olduğunu gösteriyor. Neyse ki Robin ve Franky, Spandam'ı adalete teslim etti.

Spandam'ın son haline bakınca insan şaşırmıyor. Hala aynı korkak, beceriksiz herif. Ama en azından artık CP9'un lideri değil. Umarım hapiste çürür gider.

Seyir Defteri Notu: Spandam'dan uzak dur yolcu! Onun gibi insanlardan her zaman kaçınmak gerekiyor.

Rota Önerisi: Spandam'ın yaptıklarını daha yakından görmek için Enies Lobby arc'ını tekrar izlemelisin. Ama uyarayım, sinirlerin bozulabilir.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.