One Piece Evrenindeki En Zayıf 13 Şeytan Meyvesi! Komik Güçler!: Korsanlığın Güldüren Yüzü!
One Piece dünyasının en 'işe yaramaz' Şeytan Meyvelerine doğru epik bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın? Luffy'nin aksine, sana lastik gibi yetenekler kazandırmayacak, aksine kahkahadan kırılmana sebep olacak meyveleri keşfet!
1. Bomu Bomu no Mi (Mr. 5): Patlamayan Bomba Olmak?
Yolcu, şimdi sıkı dur çünkü Mr. 5'in Bomu Bomu no Mi'siyle tanışacaksın! Bu meyve sayesinde adam vücudunun her yerini bomba gibi kullanabiliyor. Burun sümüğünden tut, nefesine kadar her şey patlayıcı maddeye dönüşüyor. İlk duyduğunda "Vay be, ne güç!" diyorsun ama sonra düşünüyorsun: Abi bu adam normalde de patlamıyor mu? Yani sürekli kendini patlatma tehlikesiyle mi yaşıyor? Tamam, barok organizasyonunda işe yaramış olabilir ama açıkçası, tuvaletteyken falan yanlışlıkla kendini havaya uçurma ihtimali beni geriyor. Düşünsene, en kritik anda hapşırıyorsun ve bum! Game over. Korsanlık kariyerin bitti.
Mr. 5'in bu meyveyi nasıl kullandığına bakınca da pek bir numarası yok. Adam bildiğin kendini fırlatıyor, sonra patlatıyor. Yani biraz daha antrenmanla aynı şeyi meyvesiz de yapabilirdi sanki. Ayrıca, bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanı değil, aynı zamanda stratejik dezavantajları da var. Düşünsene, karşında su kullanan bir düşman var ve sen patlamaya hazırlanıyorsun. O su senin bütün hayallerini suya düşürebilir. Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika ama güç sıralamasında en diplerde yer almayı hak ediyor.
Bu meyvenin potansiyeli aslında biraz daha farklı kullanılabilirdi belki. Mesela, Mr. 5 daha zeki bir karakter olsaydı, patlayıcı sümüğünü daha yaratıcı şekillerde kullanabilirdi. Belki de gizli tuzaklar kurabilirdi veya düşmanlarını şaşırtmak için farklı patlama teknikleri geliştirebilirdi. Ama maalesef, Mr. 5'in hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Bomu Bomu no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda.
Seyir Defteri Notu: Mr. 5'in sümüğünü yediği zaman tadı nasıl acaba? Merak ettim şimdi.
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "işe yaramaz" güç görmek istersen, Buggy'nin Bara Bara no Mi'sine bir göz at derim. O da benzer seviyede komik ve kullanışsız.
2. Sube Sube no Mi (Alvida): Kaygan Bir Ciltle Korsanlık?
Alvida'nın Sube Sube no Mi'si, yiyeni kaygan bir cilde sahip yapıyor. İlk bakışta "Cilt kremi gibi meyve mi olur?" diyebilirsin. Ama dur bakalım, bu meyvenin Alvida'yı nasıl değiştirdiğini unutmayalım. Meyveyi yedikten sonra, Alvida sadece daha kaygan olmakla kalmadı, aynı zamanda fiziksel görünümü de önemli ölçüde değişti. Yani, bildiğin güzelleşti! Bu meyve, estetik operasyonlara bir gönderme mi yoksa sadece bir tesadüf mü, bilemiyorum ama Alvida'nın dönüşümü gerçekten dikkat çekici.
Ancak, kaygan bir cilde sahip olmanın savaşta ne kadar işe yaradığı tartışılır. Tamam, belki bazı saldırılardan sıyrılmak daha kolay olabilir ama sonuçta bu seni yenilmez yapmıyor. Üstelik, kayganlığın getirdiği bazı dezavantajlar da var. Mesela, dengeni sağlamakta zorlanabilirsin veya bir yere tutunmakta güçlük çekebilirsin. Düşünsene, en kritik anda elin kayıyor ve yere kapaklanıyorsun. Hiç havalı değil, değil mi?
Sube Sube no Mi'nin potansiyeli aslında biraz daha farklı alanlarda yatıyor olabilir. Mesela, Alvida bu meyveyi kullanarak casusluk yapabilir veya gizli görevlerde daha başarılı olabilir. Kayganlığı sayesinde daracık yerlerden geçebilir veya düşmanlarının elinden kolayca kurtulabilir. Ama Alvida'nın aklı fikri intikamda olduğu için, bu meyvenin potansiyelini tam olarak kullanamamış. Sonuç olarak, Sube Sube no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak kabul edilebilir. Ama en azından Alvida'yı güzelleştirdiği için, tamamen işe yaramaz da denilemez.
Seyir Defteri Notu: Acaba bu meyveyi yiyen erkekler de güzelleşiyor mu? Bilimsel bir araştırma yapılması lazım.
Rota Önerisi: Eğer güzellik ve güç arasındaki ilişkiyi daha fazla merak ediyorsan, Boa Hancock'un Mero Mero no Mi'sine bir göz at derim. O meyve, güzelliği gerçek bir silaha dönüştürüyor.
3. Kilo Kilo no Mi (Miss Valentine): Kilo Kontrolüyle Savaşmak?
Miss Valentine'ın Kilo Kilo no Mi'si, kullanıcısına kilosunu 1 kilodan 10.000 kiloya kadar değiştirme yeteneği veriyor. Yani, bildiğin canlı canlı ağırlık çalışması yapabiliyorsun. İlk duyduğunda "Oha, ne manyak güç!" diyorsun ama sonra düşünüyorsun: Abi bu adam normalde de kilo alıp veremiyor mu? Yani sürekli kendini tartıyla mı kontrol ediyor? Tamam, Barok organizasyonunda işe yaramış olabilir ama açıkçası, yemek yerken falan yanlışlıkla kendini 10.000 kiloya çıkarma ihtimali beni geriyor. Düşünsene, en sevdiğin yemeği yiyorsun ve bum! Game over. Metabolizman çöktü.
Miss Valentine'in bu meyveyi nasıl kullandığına bakınca da pek bir numarası yok. Adam bildiğin kendini yukarıdan aşağıya bırakıyor, sonra ezmeye çalışıyor. Yani biraz daha antrenmanla aynı şeyi meyvesiz de yapabilirdi sanki. Ayrıca, bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanı değil, aynı zamanda stratejik dezavantajları da var. Düşünsene, karşında hızlı bir düşman var ve sen yavaşça kilo değiştiriyorsun. O hızla seni tokat manyağı yapabilir. Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika ama güç sıralamasında en diplerde yer almayı hak ediyor.
Bu meyvenin potansiyeli aslında biraz daha farklı kullanılabilirdi belki. Mesela, Miss Valentine daha zeki bir karakter olsaydı, ağırlık değiştirme yeteneğini daha yaratıcı şekillerde kullanabilirdi. Belki de gizli tuzaklar kurabilirdi veya düşmanlarını şaşırtmak için farklı ağırlık kombinasyonları geliştirebilirdi. Ama maalesef, Miss Valentine'in hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Kilo Kilo no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda.
Seyir Defteri Notu: Miss Valentine'ın tartısı bozulursa ne olur acaba? Merak ettim şimdi.
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "ağırlık" temalı güç görmek istersen, Machvise'ın kiloton ağırlığına ulaşabildiği güçlerine bir göz at derim. O da benzer seviyede komik ve kullanışsız.
4. Bara Bara no Mi (Buggy): Parçalara Ayrılmanın Avantajı Nerede?
Yolcu, Buggy'nin Bara Bara no Mi'siyle tanışmaya hazır ol! Bu meyve sayesinde Buggy vücudunu istediği gibi parçalara ayırabiliyor ve kontrol edebiliyor. İlk duyduğunda "Vay be, ne havalı!" diyorsun ama sonra düşünüyorsun: Abi bu adam zaten palyaço değil mi? Yani sürekli kendini parçalara ayırıp tekrar birleştirmiyor mu? Tamam, korsanlık dünyasında işe yaramış olabilir ama açıkçası, birleşirken yanlışlıkla kafasını poposuna takma ihtimali beni geriyor. Düşünsene, en kritik anda kafan poponda ve bum! Game over. Korsanlık kariyerin bitti.
Buggy'nin bu meyveyi nasıl kullandığına bakınca da pek bir numarası yok. Adam bildiğin kendini havaya atıyor, sonra parçalarını fırlatıyor. Yani biraz daha antrenmanla aynı şeyi meyvesiz de yapabilirdi sanki. Ayrıca, bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanı değil, aynı zamanda stratejik dezavantajları da var. Düşünsene, karşında keskin bir kılıç kullanan bir düşman var ve sen parçalara ayrılıyorsun. O kılıç senin bütün parçalarını doğrayabilir. Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika ama güç sıralamasında en diplerde yer almayı hak ediyor.
Bu meyvenin potansiyeli aslında biraz daha farklı kullanılabilirdi belki. Mesela, Buggy daha zeki bir karakter olsaydı, parçalanma yeteneğini daha yaratıcı şekillerde kullanabilirdi. Belki de gizli tuzaklar kurabilirdi veya düşmanlarını şaşırtmak için farklı parçalanma teknikleri geliştirebilirdi. Ama maalesef, Buggy'nin hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Bara Bara no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda.
Seyir Defteri Notu: Buggy'nin parçaları kaybolursa ne olur acaba? Merak ettim şimdi.
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "parçalanma" temalı güç görmek istersen, Jozu'nun elmas vücuduna bir göz at derim. O da benzer seviyede komik ve kullanışsız.
5. Bane Bane no Mi (Bellamy): Zıp Zıp Tavşan Gibi Dövüşmek?
Bellamy'nin Bane Bane no Mi'si, kullanıcısına yay gibi zıplama yeteneği veriyor. İlk duyduğunda "Vay be, ne enerjik güç!" diyorsun ama sonra düşünüyorsun: Abi bu adam zaten sirkte çalışmıyor mu? Yani sürekli zıplayıp durmuyor mu? Tamam, Doflamingo'nun altında işe yaramış olabilir ama açıkçası, zıplarken yanlışlıkla kafasını tavana çarpma ihtimali beni geriyor. Düşünsene, en kritik anda zıplıyorsun ve bum! Game over. Beyin sarsıntısı geçirdin.
Bellamy'nin bu meyveyi nasıl kullandığına bakınca da pek bir numarası yok. Adam bildiğin kendini duvardan duvara fırlatıyor, sonra yumruk atıyor. Yani biraz daha antrenmanla aynı şeyi meyvesiz de yapabilirdi sanki. Ayrıca, bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanı değil, aynı zamanda stratejik dezavantajları da var. Düşünsene, karşında hızlı bir düşman var ve sen zıplıyorsun. O seni havada yakalayıp yere serebilir. Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika ama güç sıralamasında en diplerde yer almayı hak ediyor.
Bu meyvenin potansiyeli aslında biraz daha farklı kullanılabilirdi belki. Mesela, Bellamy daha zeki bir karakter olsaydı, zıplama yeteneğini daha yaratıcı şekillerde kullanabilirdi. Belki de gizli tuzaklar kurabilirdi veya düşmanlarını şaşırtmak için farklı zıplama teknikleri geliştirebilirdi. Ama maalesef, Bellamy'nin hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Bane Bane no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda.
Seyir Defteri Notu: Bellamy'nin ayakkabıları özel yaylı mı acaba? Merak ettim şimdi.
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "zıplama" temalı güç görmek istersen, Sarquiss'in maymun gibi tırmanma yeteneğine bir göz at derim. O da benzer seviyede komik ve kullanışsız.
6. Nui Nui no Mi (Leo): Dikiş Makinesiyle Dünyayı Kurtarmak?
Leo'nun Nui Nui no Mi'si, kullanıcısına her şeyi birbirine dikme yeteneği veriyor. İlk duyduğunda "Vay be, ne ilginç güç!" diyorsun ama sonra düşünüyorsun: Abi bu adam zaten terzi değil mi? Yani sürekli bir şeyler dikmiyor mu? Tamam, Tontatta kabilesinde işe yaramış olabilir ama açıkçası, dikerken yanlışlıkla parmağını iğneleme ihtimali beni geriyor. Düşünsene, en kritik anda dikiyorsun ve bum! Game over. Kan kaybından öldün.
Leo'nun bu meyveyi nasıl kullandığına bakınca da pek bir numarası yok. Adam bildiğin kumaşları birbirine dikiyor, sonra insanları bağlıyor. Yani biraz daha antrenmanla aynı şeyi meyvesiz de yapabilirdi sanki. Ayrıca, bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanı değil, aynı zamanda stratejik dezavantajları da var. Düşünsene, karşında güçlü bir düşman var ve sen dikiyorsun. O ipliğini koparıp seni tokat manyağı yapabilir. Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika ama güç sıralamasında en diplerde yer almayı hak ediyor.
Bu meyvenin potansiyeli aslında biraz daha farklı kullanılabilirdi belki. Mesela, Leo daha zeki bir karakter olsaydı, dikiş yeteneğini daha yaratıcı şekillerde kullanabilirdi. Belki de gizli tuzaklar kurabilirdi veya düşmanlarını şaşırtmak için farklı dikiş teknikleri geliştirebilirdi. Ama maalesef, Leo'nun hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Nui Nui no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda.
Seyir Defteri Notu: Leo'nun iğnesi paslanırsa ne olur acaba? Merak ettim şimdi.
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "zanaat" temalı güç görmek istersen, Paulie'nin ip bağlama yeteneğine bir göz at derim. O da benzer seviyede komik ve kullanışsız.
7. Jake Jake no Mi (Kelly Funk): Ceket Gibi Giyilebilen Adam?
Kelly Funk'ın Jake Jake no Mi'si, kullanıcısına ceket gibi giyilebilme yeteneği veriyor. İlk duyduğunda "Vay be, ne garip güç!" diyorsun ama sonra düşünüyorsun: Abi bu adam zaten gangster değil mi? Yani sürekli ceket giymiyor mu? Tamam, Funk kardeşlerin yanında işe yaramış olabilir ama açıkçası, giyilirken yanlışlıkla fermuarı kapatma ihtimali beni geriyor. Düşünsene, en kritik anda giyiliyorsun ve bum! Game over. Sıkışıp kaldın.
Kelly Funk'ın bu meyveyi nasıl kullandığına bakınca da pek bir numarası yok. Adam bildiğin kendini ceket gibi giydiriyor, sonra güçleniyor. Yani biraz daha antrenmanla aynı şeyi meyvesiz de yapabilirdi sanki. Ayrıca, bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanı değil, aynı zamanda stratejik dezavantajları da var. Düşünsene, karşında sıcak bir hava var ve sen ceket gibi giyiliyorsun. O terleyip bayılabilirsin. Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika ama güç sıralamasında en diplerde yer almayı hak ediyor.
Bu meyvenin potansiyeli aslında biraz daha farklı kullanılabilirdi belki. Mesela, Kelly Funk daha zeki bir karakter olsaydı, ceket olma yeteneğini daha yaratıcı şekillerde kullanabilirdi. Belki de gizli tuzaklar kurabilirdi veya düşmanlarını şaşırtmak için farklı ceket kombinasyonları geliştirebilirdi. Ama maalesef, Kelly Funk'ın hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Jake Jake no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda.
Seyir Defteri Notu: Kelly Funk'ın kuru temizlemeye ihtiyacı olursa ne olur acaba? Merak ettim şimdi.
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "giysi" temalı güç görmek istersen, Kin'emon'un kıyafet yaratma yeteneğine bir göz at derim. O da benzer seviyede komik ve kullanışsız.
8. Guru Guru no Mi (Buffalo): Pervane Gibi Dönerek Uçmak?
Buffalo'nun Guru Guru no Mi'si, kullanıcısına vücudunun herhangi bir yerini pervaneye dönüştürme yeteneği veriyor. İlk duyduğunda "Vay be, ne saçma güç!" diyorsun ama sonra düşünüyorsun: Abi bu adam zaten Donquixote ailesinde değil mi? Yani sürekli uçmuyor mu? Tamam, Baby 5'i taşımak için işe yaramış olabilir ama açıkçası, dönerken yanlışlıkla kusma ihtimali beni geriyor. Düşünsene, en kritik anda dönüyorsun ve bum! Game over. Miden bulandı.
Buffalo'nun bu meyveyi nasıl kullandığına bakınca da pek bir numarası yok. Adam bildiğin kendini pervaneye dönüştürüyor, sonra uçuyor. Yani biraz daha antrenmanla aynı şeyi meyvesiz de yapabilirdi sanki. Ayrıca, bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanı değil, aynı zamanda stratejik dezavantajları da var. Düşünsene, karşında rüzgar kullanan bir düşman var ve sen dönüyorsun. O seni savurup atabilir. Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika ama güç sıralamasında en diplerde yer almayı hak ediyor.
Bu meyvenin potansiyeli aslında biraz daha farklı kullanılabilirdi belki. Mesela, Buffalo daha zeki bir karakter olsaydı, pervaneye dönüşme yeteneğini daha yaratıcı şekillerde kullanabilirdi. Belki de gizli tuzaklar kurabilirdi veya düşmanlarını şaşırtmak için farklı pervane kombinasyonları geliştirebilirdi. Ama maalesef, Buffalo'nun hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Guru Guru no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda.
Seyir Defteri Notu: Buffalo'nun pervaneleri yağlanırsa ne olur acaba? Merak ettim şimdi.
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "uçma" temalı güç görmek istersen, Pell'in kuş gibi uçma yeteneğine bir göz at derim. O da benzer seviyede komik ve kullanışsız.
9. Ato Ato no Mi (Jora): Sanatla Savaşmak?
Jora'nın Ato Ato no Mi'si, kullanıcısına her şeyi sanata dönüştürme yeteneği veriyor. İlk duyduğunda "Vay be, ne artistik güç!" diyorsun ama sonra düşünüyorsun: Abi bu kadın zaten sanatçı değil mi? Yani sürekli bir şeyler çizmiyor mu? Tamam, Donquixote ailesinde işe yaramış olabilir ama açıkçası, çizerken yanlışlıkla boyayı yeme ihtimali beni geriyor. Düşünsene, en kritik anda çiziyorsun ve bum! Game over. Zehirlendin.
Jora'nın bu meyveyi nasıl kullandığına bakınca da pek bir numarası yok. Kadın bildiğin her şeyi sanata dönüştürüyor, sonra insanları hapsediyor. Yani biraz daha antrenmanla aynı şeyi meyvesiz de yapabilirdi sanki. Ayrıca, bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanı değil, aynı zamanda stratejik dezavantajları da var. Düşünsene, karşında sanatla ilgilenmeyen bir düşman var ve sen sanata dönüştürüyorsun. O seni anlamayıp geçebilir. Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika ama güç sıralamasında en diplerde yer almayı hak ediyor.
Bu meyvenin potansiyeli aslında biraz daha farklı kullanılabilirdi belki. Mesela, Jora daha zeki bir karakter olsaydı, sanat yeteneğini daha yaratıcı şekillerde kullanabilirdi. Belki de gizli tuzaklar kurabilirdi veya düşmanlarını şaşırtmak için farklı sanat akımları geliştirebilirdi. Ama maalesef, Jora'nın hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Ato Ato no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda.
Seyir Defteri Notu: Jora'nın fırçaları temiz mi acaba? Merak ettim şimdi.
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "sanat" temalı güç görmek istersen, Kanjuro'nun çizim yeteneğine bir göz at derim. O da benzer seviyede komik ve kullanışsız.
10. Mini Mini no Mi (Lily Enstomach): Küçülmenin Nesi Havalı?
Lily Enstomach'ın Mini Mini no Mi'si, kullanıcısına minyatür boyutlara küçülme yeteneği veriyor. Yolcu, ilk duyduğunda "Aa, karınca gibi mi oluyorsun?" diye düşünebilirsin. Haklısın da! Bu meyve, seni minicik yapıp, düşmanlarının ayaklarının altında ezilmeye davetiye çıkarıyor. Tamam, belki gizli görevlerde işe yarar diyebilirsin ama minicikken bir sineğin bile seni tokat manyağı yapabileceğini unutma.
Lily'nin bu meyveyi nasıl kullandığına bakarsak, pek de bir numarası yok. Kendini küçültüp, ortalıkta koşturuyor. Yani, normalde de ufak tefek biri olsaydı, aynı şeyi yapabilirdi sanki. Bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanıyla sınırlı değil; stratejik dezavantajları da cabası. Düşünsene, karşında devasa bir yaratık var ve sen miniciksin. O seni fark etmeden ezip geçebilir. Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika olsa da, güç sıralamasında en diplerde yer almayı sonuna kadar hak ediyor.
Belki de bu meyvenin potansiyeli, Lily daha zeki bir karakter olsaydı farklı şekillerde kullanılabilirdi. Mesela, düşmanlarının içine sızıp, içeriden sabotaj yapabilirdi ya da mikroskobik silahlar kullanarak onları zehirleyebilirdi. Ama maalesef, Lily'nin hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Mini Mini no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda. Ama en azından, saklambaç oynarken çok iyi işe yarayacağını garanti ederim!
Seyir Defteri Notu: Lily küçülünce kıyafetleri de mi küçülüyor? Yoksa çıplak mı kalıyor? Kafamda deli sorular!
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "boyut değiştirme" temalı güç görmek istersen, Charlotte Linlin'in büyüyüp küçülme yeteneğine bir göz at derim. Ama o meyve, Mini Mini no Mi'ye kıyasla biraz daha işe yarıyor, itiraf edeyim.
11. Hore Hore no Mi (Byron): İçi Boş Bir Adam Olmak?
Byron'ın Hore Hore no Mi'si, kullanıcısına "içi boş" hale gelme yeteneği veriyor. Yolcu, ilk duyduğunda "Ne demek içi boş?" diye sorabilirsin. Haklısın, ben de ilk duyduğumda bayağı bir afallamıştım. Bu meyve sayesinde Byron, adeta bir kabuğa dönüşüyor ve içindeki her şeyi dışarı atabiliyor. Ama bu ne işe yarar ki? Yani, içi boş bir adam olmak, korsanlık dünyasında sana ne gibi avantajlar sağlar?
Byron'ın bu meyveyi nasıl kullandığına bakarsak, pek de bir numara göremiyoruz. Kendini içi boş bir kabuğa dönüştürüp, saldırılardan kaçmaya çalışıyor. Ama bu, sadece geçici bir çözüm. Sonuçta, içi boş bir kabuk da kolayca parçalanabilir. Ayrıca, bu meyvenin zayıflığı sadece savunmayla sınırlı değil; saldırı gücü de sıfır! Yani, içi boş bir adam olarak, düşmanlarına nasıl zarar verebilirsin ki? Bu meyve, One Piece evreninde komedi unsuru olarak bile zorlama duruyor. Güç sıralamasında kesinlikle en diplerde yer almayı hak ediyor.
Belki de bu meyvenin potansiyeli, Byron daha yaratıcı bir karakter olsaydı farklı şekillerde kullanılabilirdi. Mesela, içini zehirli gazla doldurup, düşmanlarına karşı kimyasal bir saldırı yapabilirdi ya da içine patlayıcılar yerleştirip, kendini canlı bomba olarak kullanabilirdi. Ama maalesef, Byron'ın hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Hore Hore no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda. Ama en azından, kilo vermek isteyenler için ideal bir meyve olduğunu söyleyebiliriz!
Seyir Defteri Notu: Byron içi boşken rüzgarda savruluyor mudur acaba? Merak ettim şimdi!
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "boşluk" temalı güç görmek istersen, Gecko Moria'nın gölgeleri kontrol etme yeteneğine bir göz at derim. Ama o meyve, Hore Hore no Mi'ye kıyasla biraz daha havalı, kabul edelim.
12. Baku Baku no Mi (Wapol): Her Şeyi Yemek, Sonra Ne Olacak?
Wapol'un Baku Baku no Mi'si, kullanıcısına her şeyi yeme yeteneği veriyor. Yolcu, ilk duyduğunda "Oha, süper güç!" diye düşünebilirsin. Ama dur biraz! Wapol sadece her şeyi yemekle kalmıyor, aynı zamanda yediklerini birleştirerek yeni şeyler de yaratabiliyor. Tamam, bu kulağa hoş geliyor ama Wapol'un yarattığı şeyler genellikle tuhaf ve işe yaramaz oluyor.
Wapol'un bu meyveyi nasıl kullandığına bakarsak, genellikle metal yiyip, silahlar yaratmaya çalışıyor. Ama bu silahlar, genellikle kalitesiz ve dayanıksız oluyor. Ayrıca, Wapol'un yeme alışkanlıkları da oldukça tuhaf. Bildiğin her şeyi ağzına atıyor! Düşünsene, karşında savaşırken bir yandan da metal yiyen bir adam var. Bu, hem komik hem de biraz ürkütücü! Bu meyvenin zayıflığı sadece kullanım alanıyla sınırlı değil; Wapol'un oburluğu da büyük bir dezavantaj. Sürekli yemek yemek zorunda olduğu için, enerjisi çabuk tükeniyor ve savaşta zor durumda kalıyor. Baku Baku no Mi, One Piece evreninde komedi unsuru olarak harika olsa da, güç sıralamasında en diplerde yer almayı hak ediyor.
Belki de bu meyvenin potansiyeli, Wapol daha zeki ve yaratıcı bir karakter olsaydı farklı şekillerde kullanılabilirdi. Mesela, nadir metalleri yiyerek, çok güçlü silahlar yaratabilirdi ya da farklı canlıları yiyerek, hibrit yaratıklar ortaya çıkarabilirdi. Ama maalesef, Wapol'un hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Baku Baku no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda. Ama en azından, aç kalma derdi yok!
Seyir Defteri Notu: Wapol ne kadar yemek yiyebilir ki? Midesi bir kara delik gibi mi acaba?
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "yeme" temalı güç görmek istersen, Big Mom'ın ruhları yeme yeteneğine bir göz at derim. Ama o meyve, Baku Baku no Mi'ye kıyasla biraz daha tehlikeli, benden söylemesi!
13. Kopi Kopi no Mi (Colonel Modda): Bir Dokunuşla Kopya Çekmek?
Colonel Modda'nın Kopi Kopi no Mi'si, kullanıcısına bir şeye dokunarak onun kopyasını oluşturma yeteneği veriyor. Yolcu, ilk duyduğunda "Vay be, fotokopi makinesi gibi!" diye düşünebilirsin. Ama dur biraz! Modda sadece dokunduğu şeylerin kopyasını çıkarabiliyor; canlıların değil. Yani, bu meyveyle Luffy'nin kopyasını yaratıp, kendi ordunu kuramazsın.
Modda'nın bu meyveyi nasıl kullandığına bakarsak, genellikle silahların ve eşyaların kopyasını çıkarıyor. Ama bu kopyalar, orijinali kadar güçlü ve dayanıklı olmuyor. Yani, sahte bir kılıçla gerçek bir kılıca karşı savaşmak pek mantıklı değil, değil mi? Ayrıca, Modda'nın kopyalama yeteneği de sınırlı. Bir şeyi çok fazla kopyalarsa, gücü tükeniyor ve yorgun düşüyor. Bu meyvenin zayıflığı sadece kopyaların kalitesiyle sınırlı değil; Modda'nın stratejik yetenekleri de pek parlak değil. Kopyalama yeteneğini yaratıcı bir şekilde kullanamıyor ve genellikle basit taktiklere başvuruyor. Kopi Kopi no Mi, One Piece evreninde komedi unsuru olarak bile zorlama duruyor. Güç sıralamasında kesinlikle en diplerde yer almayı hak ediyor.
Belki de bu meyvenin potansiyeli, Modda daha zeki ve stratejik bir karakter olsaydı farklı şekillerde kullanılabilirdi. Mesela, düşmanlarının silahlarını kopyalayıp, onlara karşı kullanabilirdi ya da karmaşık makinelerin kopyasını çıkarıp, düşmanlarının planlarını bozabilirdi. Ama maalesef, Modda'nın hayal gücü de en az meyvesi kadar sınırlı kalmış. Sonuç olarak, Kopi Kopi no Mi, One Piece evrenindeki en komik ve en zayıf Şeytan Meyvelerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda. Ama en azından, sınavda kopya çekmek için ideal bir meyve olduğunu söyleyebiliriz!
Seyir Defteri Notu: Modda dokunduğu şeylerin tadını da alıyor mu acaba? Merak ettim şimdi!
Rota Önerisi: Eğer daha fazla "kopyalama" temalı güç görmek istersen, Bentham'ın yüzleri kopyalama yeteneğine bir göz at derim. Ama o meyve, Kopi Kopi no Mi'ye kıyasla biraz daha eğlenceli, kabul edelim.
Tepkiniz Nedir?