Parasyte Gibi Uzaylı İstila Temalı 10 Anime Önerisi! Vücut Değişimi!: Kozmik İşgale Hazır Mısın?

Uzaylı istilası, vücut değişimleri ve insanlığın hayatta kalma mücadelesi! Parasyte hayranları için 10 bomba anime önerisiyle galaksiler arası bir maceraya atıl.

Şubat 21, 2026 - 15:55
Şubat 21, 2026 - 15:55
 0  1
Parasyte Gibi Uzaylı İstila Temalı 10 Anime Önerisi! Vücut Değişimi!: Kozmik İşgale Hazır Mısın?

1. Tokyo Ghoul: Ghoul'ların Kol Gezdiği Karanlık Sokaklar

Yolcu, Tokyo Ghoul'u duymadıysan anime dünyasında biraz geri kalmışsın demektir. Bu anime, Parasyte'ın o karanlık, "insan mı, canavar mı?" ikilemini sonuna kadar yaşatıyor. Hikaye, talihsiz delikanlı Kaneki Ken'in, bir Ghoul saldırısından sağ kurtulup, Ghoul organı nakledilmesiyle başlıyor. Birden bire kendini insanlarla Ghoul'ların arasında sıkışmış buluyor. Artık ne tam insan, ne de tam bir Ghoul.

Ghoul'lar, normal insan eti yiyemeyen, sadece insan eti ve kahveyle beslenebilen yaratıklar. Tokyo'nun karanlık sokaklarında avlanıyorlar ve CCG (Ghoul'ları avlayan özel bir örgüt) tarafından sürekli takip ediliyorlar. Kaneki, bu yeni dünyasında hayatta kalmaya çalışırken, Ghoul'ların da kendi içinde karmaşık bir topluluğu olduğunu keşfediyor. İyi Ghoul'lar, kötü Ghoul'lar, insanlarla barış içinde yaşamak isteyenler... Hepsi var.

Animenin en sevdiğim yanı, karakterlerin iç çatışmaları. Kaneki'nin insanlığını koruma çabası, Ghoul tarafının onu ele geçirmeye çalışması... Müthiş bir gerilim yaratıyor. Ayrıca dövüş sahneleri de efsane! Ghoul'ların "Kagune" adı verilen özel silahları var. Bunlar, vücutlarından çıkan, şekil değiştirebilen organlar. Kaneki'nin Kagune'si ise hem havalı, hem de çok güçlü. Eğer Parasyte'taki o "doğa mı, insan mı?" sorunsalını sevdiysen, Tokyo Ghoul'a kesinlikle bir şans vermelisin. Unutma, Tokyo'nun karanlık sokaklarında av başlıyor!

Seyir Defteri Notu: Animenin ilk sezonu mangaya daha sadık, ama ikinci sezonu biraz farklı bir yöne gidiyor. Eğer hikayenin tamamını öğrenmek istiyorsan mangasına da göz atmanı öneririm.

Rota Önerisi: Tokyo Ghoul'dan sonra, yine karanlık ve doğaüstü temaları işleyen "Devilman Crybaby" animesine geçebilirsin.


2. Attack on Titan: Devlerin Gölgesinde İnsanlık Dramı

Yolcu, eğer devasa yaratıkların insanlığı yok etmeye çalıştığı bir distopya seni cezbediyorsa, Attack on Titan tam sana göre. Bu anime, insanların devasa duvarların ardında yaşadığı bir dünyada geçiyor. Yüzlerce yıldır duvarların arkasında güvende yaşamışlar, ama bir gün devasa bir Titan ortaya çıkıyor ve duvarı yıkıyor. İşte o andan itibaren insanlık için kabus başlıyor.

Hikayenin kahramanı Eren Yeager, Titanlar tarafından ailesi katledildikten sonra intikam yemini ediyor ve asker oluyor. Titanlarla savaşmak için özel bir eğitim alıyor ve "Survey Corps" adı verilen birliğe katılıyor. Survey Corps, duvarların dışına çıkarak Titanlarla savaşan, en tehlikeli görevi üstlenen birlik. Eren ve arkadaşları, Titanların sırlarını çözmeye çalışırken, insanlığın da karanlık sırlarını keşfediyorlar.

Attack on Titan, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda derin bir politik ve felsefi anlatıya sahip. İnsanlığın hayatta kalma mücadelesi, özgürlük kavramı, savaşın acımasızlığı... Hepsi çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Titanların kökeni, duvarların ardındaki gerçekler, insanlığın geçmişi... Her bölüm yeni bir sır perdesini aralıyor. Eğer Parasyte'taki o "kim haklı, kim haksız?" ikilemini sevdiysen, Attack on Titan seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hazır ol, devlerin gölgesinde hayatta kalmak kolay olmayacak!

Seyir Defteri Notu: Animenin müzikleri de efsane! Özellikle açılış şarkıları, insanın içini kıpır kıpır yapıyor ve gaza getiriyor.

Rota Önerisi: Attack on Titan'dan sonra, yine insanlığın hayatta kalma mücadelesini konu alan "Claymore" animesine göz atabilirsin.


3. Devilman Crybaby: Şeytanlaşan İnsanlığın Trajedisi

Yolcu, karanlık ve psikolojik gerilim seviyorsan, Devilman Crybaby seni derinden etkileyecek. Bu anime, insanlığın şeytanlarla savaştığı bir dünyada geçiyor. Hikayenin kahramanı Akira Fudo, arkadaşı Ryo Asuka tarafından şeytanlarla savaşmak için Devilman olması için ikna ediliyor. Akira, bir şeytanla birleşerek Devilman'a dönüşüyor, ama insan kalbini koruyor.

Devilman'lar, şeytanların güçlerine sahip olan, ama insan kalbini koruyan varlıklar. Akira, Devilman olarak şeytanlarla savaşırken, insanlığın da karanlık yüzünü keşfediyor. Şeytanlar kadar acımasız olan insanlar, birbirlerine karşı savaş açıyorlar ve dünya bir kaos ortamına sürükleniyor. Akira, insanlığı korumak için savaşırken, kendi insanlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor.

Devilman Crybaby, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda derin bir felsefi anlatıya sahip. İnsanlığın doğası, iyilik ve kötülük kavramları, aşkın ve fedakarlığın anlamı... Hepsi çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Animenin çizim tarzı da oldukça farklı ve dikkat çekici. Eğer Parasyte'taki o "insan mı, canavar mı?" ikilemini sevdiysen, Devilman Crybaby seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hazır ol, şeytanlaşan insanlığın trajedisine tanık olacaksın!

Seyir Defteri Notu: Animenin sonu oldukça tartışmalı ve üzücü. Hazırlıklı olmanı öneririm.

Rota Önerisi: Devilman Crybaby'dan sonra, yine karanlık ve psikolojik temaları işleyen "Ergo Proxy" animesine geçebilirsin.


4. Ajin: Demi-Human: Ölümsüzlerin Savaşı

Yolcu, ölümsüzlerin var olduğu bir dünya nasıl olurdu merak ediyor musun? Ajin: Demi-Human tam da bu soruyu cevaplıyor. Bu anime, ölümsüz olan "Ajin" adı verilen insanların var olduğu bir dünyada geçiyor. Ajinler, öldükten sonra tekrar diriliyorlar ve bu özellikleri yüzünden devlet tarafından yakalanıp deneylerde kullanılıyorlar.

Hikayenin kahramanı Kei Nagai, bir trafik kazasında ölerek Ajin olduğunu öğreniyor. Devlet tarafından yakalanmaktan kaçarken, diğer Ajinlerle tanışıyor ve Ajinlerin de kendi içinde farklı gruplara ayrıldığını keşfediyor. Bazı Ajinler, insanlarla barış içinde yaşamak isterken, bazıları insanlığa karşı savaş açıyor. Kei, bu savaşın ortasında kalıyor ve kendi yolunu çizmek zorunda kalıyor.

Ajin: Demi-Human, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda derin bir politik ve etik anlatıya sahip. İnsan hakları, ölümsüzlük kavramı, bilim ve teknolojinin sınırları... Hepsi çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Animenin çizim tarzı da oldukça farklı ve 3D animasyon tekniği kullanılıyor. Eğer Parasyte'taki o "öteki" olma hissini sevdiysen, Ajin: Demi-Human seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hazır ol, ölümsüzlerin savaşına tanık olacaksın!

Seyir Defteri Notu: Animenin 3D animasyon tekniği bazı izleyiciler tarafından eleştiriliyor, ama ben bu tarzı oldukça beğendim. Dövüş sahneleri çok daha dinamik ve gerçekçi olmuş.

Rota Önerisi: Ajin: Demi-Human'dan sonra, yine ölümsüzlük temasını işleyen "Tokyo Ghoul" animesine göz atabilirsin.


5. Inuyashiki: Last Hero: Süper Güçlerle Gelen Sorumluluk

Yolcu, süper güçlere sahip olsaydın ne yapardın? Inuyashiki: Last Hero bu soruyu farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Bu anime, yaşlı bir adam olan Inuyashiki Ichiro'nun, uzaylılar tarafından yok edilen bir alanda, robotik bir vücuda sahip olmasıyla başlıyor. Inuyashiki, bu yeni güçleriyle insanları kurtarmaya karar veriyor.

Ancak aynı olayda, lise öğrencisi Hiro Shishigami de robotik bir vücuda sahip oluyor. Hiro, bu güçlerini insanlara zarar vermek için kullanıyor. Inuyashiki ve Hiro arasında bir savaş başlıyor. Inuyashiki, insanları kurtarmaya çalışırken, Hiro ise insanlara acı çektirmekten zevk alıyor.

Inuyashiki: Last Hero, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda derin bir ahlaki anlatıya sahip. İyilik ve kötülük kavramları, süper güçlerin sorumluluğu, yaşlılık ve gençlik arasındaki farklar... Hepsi çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Animenin çizim tarzı da oldukça gerçekçi ve detaylı. Eğer Parasyte'taki o "güç" kavramını sevdiysen, Inuyashiki: Last Hero seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hazır ol, süper güçlerle gelen sorumluluğa tanık olacaksın!

Seyir Defteri Notu: Animenin sonu oldukça duygusal ve insanın içini burkuyor. Mendillerini hazırlamanı öneririm.

Rota Önerisi: Inuyashiki: Last Hero'dan sonra, yine süper güçler temasını işleyen "One Punch Man" animesine göz atabilirsin.


6. Terra Formars: Mars'ı İşgal Eden Hamam Böcekleri

Yolcu, hamam böceklerinden korkar mısın? Terra Formars bu korkuyu bambaşka bir boyuta taşıyor. Bu anime, insanların Mars'ı kolonileştirmek için hamam böcekleri ve yosun gönderdiği bir gelecekte geçiyor. Ancak hamam böcekleri evrim geçirerek insan formuna yakın, kaslı ve ölümcül yaratıklara dönüşüyorlar.

İnsanlar, bu yeni yaratıklarla savaşmak için Mars'a özel olarak eğitilmiş askerler gönderiyorlar. Askerler, böcek DNA'sı enjekte edilerek böceklerin özelliklerine sahip oluyorlar. Mars'ta hayatta kalmak için hem hamam böcekleriyle, hem de kendi içlerindeki canavarla savaşmak zorundalar.

Terra Formars, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda bilim kurgu ve korku türlerini de bir araya getiriyor. Evrim kavramı, genetik mühendisliğinin tehlikeleri, insanlığın doğaya karşı savaşı... Hepsi çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Animenin çizim tarzı da oldukça karanlık ve vahşeti gözler önüne seriyor. Eğer Parasyte'taki o "evrim" temasını sevdiysen, Terra Formars seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hazır ol, Mars'ı işgal eden hamam böcekleriyle savaşacaksın!

Seyir Defteri Notu: Animenin sansürlenmiş versiyonu biraz hayal kırıklığı yaratabilir. Mümkünse sansürsüz versiyonunu izlemeni öneririm.

Rota Önerisi: Terra Formars'tan sonra, yine uzay temalı ve aksiyon dolu olan "Knights of Sidonia" animesine göz atabilirsin.


7. Seraph of the End: Vampirlerin Kölesi İnsanlık

Yolcu, vampirlerin insanlığı köleleştirdiği bir dünya nasıl olurdu merak ediyor musun? Seraph of the End tam da bu soruyu cevaplıyor. Bu anime, bir virüsün dünyayı kasıp kavurduğu ve sadece 13 yaşın altındaki çocukların hayatta kaldığı bir gelecekte geçiyor. Vampirler, bu çocukları himayelerine alıyorlar ve kanlarını emerek hayatta kalıyorlar.

Hikayenin kahramanı Yuichiro Hyakuya, vampirlerden intikam almak için asker oluyor. Vampirlerle savaşmak için özel bir eğitim alıyor ve "Moon Demon Company" adı verilen birliğe katılıyor. Yuichiro ve arkadaşları, vampirlerin sırlarını çözmeye çalışırken, insanlığın da karanlık sırlarını keşfediyorlar.

Seraph of the End, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda dram ve fantastik türlerini de bir araya getiriyor. İntikam duygusu, arkadaşlık bağları, insanlığın umudu... Hepsi çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Animenin çizim tarzı da oldukça renkli ve detaylı. Eğer Parasyte'taki o "intikam" temasını sevdiysen, Seraph of the End seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hazır ol, vampirlerin kölesi insanlığın kurtuluş mücadelesine tanık olacaksın!

Seyir Defteri Notu: Animenin müzikleri de oldukça başarılı. Özellikle açılış ve kapanış şarkıları çok akılda kalıcı.

Rota Önerisi: Seraph of the End'den sonra, yine vampir temalı olan "Vampire Knight" animesine göz atabilirsin.


8. Kiseijuu: Sei no Kakuritsu (Parasyte: The Maxim): Orijinal İşgal Başlıyor!

Yolcu, madem bu kadar uzaylı işgali meraklısısın, bu listeyi başlatan efsaneyi unutmak olmaz: Kiseijuu: Sei no Kakuritsu, yani Parasyte: The Maxim. Bu anime, uzaydan gelen parazitlerin insan vücuduna girerek kontrolü ele geçirdiği bir dünyada geçiyor. Hikayenin kahramanı Shinichi Izumi, bir parazitin saldırısına uğruyor, ancak parazit beynine ulaşamadan sağ eline yerleşiyor.

Shinichi ve Migi (sağ eline yerleşen parazitin adı) birlikte yaşamak zorunda kalıyorlar. Migi, Shinichi'yi diğer parazitlerden korurken, Shinichi de Migi'ye insan duygularını öğretiyor. Birlikte, diğer parazitlerle savaşıyorlar ve parazitlerin amacını öğrenmeye çalışıyorlar.

Parasyte: The Maxim, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda derin bir felsefi anlatıya sahip. İnsanlığın doğası, yaşamın anlamı, iyilik ve kötülük kavramları... Hepsi çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Animenin çizim tarzı da oldukça gerçekçi ve detaylı. Eğer uzaylı istilası temalı animeleri seviyorsan, Parasyte: The Maxim'i kesinlikle izlemelisin. Hazır ol, parazitlerin dünyasına adım atacaksın!

Seyir Defteri Notu: Animenin mangası da oldukça başarılı. Hatta bazılarına göre anime, mangayı tam olarak yansıtamamış. Eğer hikayenin tamamını öğrenmek istiyorsan mangasına da göz atmanı öneririm.

Rota Önerisi: Parasyte: The Maxim'den sonra, yine uzaylı temalı olan "Devilman Crybaby" animesine geçebilirsin.


9. Deadman Wonderland: Ölümcül Bir Tema Parkı

Yolcu, ölümcül bir tema parkında hayatta kalmaya çalışmak nasıl olurdu merak ediyor musun? Deadman Wonderland tam da bu soruyu cevaplıyor. Bu anime, bir depremin Tokyo'yu yerle bir ettiği bir gelecekte geçiyor. Hikayenin kahramanı Ganta Igarashi, işlemediği bir suçtan dolayı Deadman Wonderland adı verilen bir hapishaneye gönderiliyor.

Deadman Wonderland, mahkumların ölümcül oyunlara katılarak hayatta kalmaya çalıştığı bir tema parkı gibi. Ganta, burada hayatta kalmak için özel güçlerini kullanmak zorunda kalıyor. Aynı zamanda, işlemediği suçun ardındaki gerçeği öğrenmeye çalışıyor.

Deadman Wonderland, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda gerilim ve gizem türlerini de bir araya getiriyor. İnsanlığın karanlık yüzü, suç ve ceza kavramları, hayatta kalma mücadelesi... Hepsi çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Animenin çizim tarzı da oldukça karanlık ve vahşeti gözler önüne seriyor. Eğer Parasyte'taki o "hayatta kalma" temasını sevdiysen, Deadman Wonderland seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hazır ol, ölümcül bir tema parkında hayatta kalmaya çalışacaksın!

Seyir Defteri Notu: Animenin sonu biraz açık uçlu bırakılmış. Devamı için mangasına göz atmanı öneririm.

Rota Önerisi: Deadman Wonderland'dan sonra, yine hayatta kalma temasını işleyen "Attack on Titan" animesine geçebilirsin.


10. Blue Gender: Böceklerin Hüküm Sürdüğü Bir Dünya

Yolcu, böceklerin insanlığın yerini aldığı bir dünya nasıl olurdu merak ediyor musun? Blue Gender tam da bu soruyu cevaplıyor. Bu anime, insanlığın "Blue" adı verilen devasa böcekler tarafından yok edildiği bir gelecekte geçiyor. Hikayenin kahramanı Yuji Kaido, dondurulmuş halde uyandırılıyor ve insanlığı kurtarmak için savaşmak zorunda kalıyor.

Yuji, insanlığın son umudu olan "Second Earth" adlı uzay istasyonuna götürülüyor. Burada, Blue'larla savaşmak için eğitiliyor ve Blue'ların sırlarını çözmeye çalışıyor. Aynı zamanda, insanlığın da kendi içindeki sorunlarla mücadele ettiğini görüyor.

Blue Gender, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda bilim kurgu ve romantizm türlerini de bir araya getiriyor. İnsanlığın doğaya karşı savaşı, aşkın gücü, umut kavramı... Hepsi çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Animenin çizim tarzı da oldukça eski, ama hikayesi hala çok etkileyici. Eğer Parasyte'taki o "doğa vs insan" temasını sevdiysen, Blue Gender seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hazır ol, böceklerin hüküm sürdüğü bir dünyada hayatta kalmaya çalışacaksın!

Seyir Defteri Notu: Animenin sonu biraz tartışmalı. Bazıları beğenirken, bazıları hayal kırıklığına uğradı.

Rota Önerisi: Blue Gender'dan sonra, yine böcek temalı olan "Terra Formars" animesine göz atabilirsin.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.