Princess Mononoke Serisindeki En Efsane 12 Doğa Çatışması! Orman Savaşları!: Ruhlar Arenasına Dalış!

Princess Mononoke'nin epik doğa çatışmalarına hazır ol! Orman tanrılarının hiddetini, insanların açgözlülüğünü ve doğanın intikamını bu rehberde keşfet. Unutulmaz savaşlar ve doğaüstü olaylar seni bekliyor.

Şubat 21, 2026 - 15:51
Şubat 21, 2026 - 15:51
 0  1
Princess Mononoke Serisindeki En Efsane 12 Doğa Çatışması! Orman Savaşları!: Ruhlar Arenasına Dalış!

1. Tatarigami'nin Doğuşu: Lanetin Fısıltıları

Yolcu, ilk durağımızda Tatarigami'nin doğuşuna tanık oluyoruz. Hani şu Ashitaka'yı lanetleyen, deliren domuz tanrı var ya? İşte o! Bu sahne sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda serinin temel çatışmasının da fitilini ateşliyor. Bir zamanlar barışçıl bir orman tanrısı olan Nago, insanların açgözlülüğü yüzünden deliliğe sürükleniyor. Vücudunu kaplayan demir bilyeler, içindeki nefreti ve acıyı simgeliyor. Bu çatışma, doğanın insan eliyle nasıl bozulabileceğini ve bunun nelere yol açabileceğini tokat gibi yüzümüze vuruyor. Ashitaka'nın bu yaratıkla mücadelesi, sadece hayatta kalma savaşı değil, aynı zamanda doğanın çığlığına bir cevap arayışı. O lanet, aslında hepimizin omzunda taşıdığı bir sorumluluğun sembolü gibi. Sahne o kadar iyi ki, izlerken içimde bir şeyler koptu resmen. Miyazaki üstadın bu açılışı, daha ilk dakikadan bizi filmin büyülü ve karanlık dünyasına çekiyor.

Tatarigami'nin saldırısı, sadece Ashitaka'yı değil, tüm köyü tehdit ediyor. Bu sahne, doğanın intikamının ne kadar acımasız olabileceğini gösteriyor. Nago'nun dönüşümü, aslında doğanın çaresizliğinin bir yansıması. İnsanların ormanı talan etmesi, madenleri açması ve doğayı hiçe sayması, Nago'nun içindeki öfkeyi körüklüyor. Bu öfke, sonunda onu bir Tatarigami'ye dönüştürüyor. Ashitaka'nın lanetlenmesi ise, onun bu çatışmanın ortasında kalmasına ve gerçekleri aramak için bir yolculuğa çıkmasına neden oluyor. Bu yolculuk, onu sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda ruhsal olarak da değiştiriyor. Tatarigami'nin doğuşu, serinin en çarpıcı ve unutulmaz anlarından biri.

Seyir Defteri Notu: Tatarigami'nin vücudundaki demir bilyeler, aslında insanların doğaya verdiği zararın somut bir göstergesi. Bu bilyeler, sadece Nago'nun acısını değil, aynı zamanda tüm ormanın çektiği ızdırabı simgeliyor.

Rota Önerisi: Bu sahneden sonra, doğa temalı diğer Miyazaki filmlerine göz atabilirsin. Özellikle "Rüzgar Yükseliyor" ve "Komşum Totoro" filmleri, doğa ile insan arasındaki ilişkiyi farklı açılardan ele alıyor.


2. Demir Şehri'nin Yükselişi: Endüstrinin Karanlık Yüzü

Demir Şehri, Yolcu, insanların doğayla olan savaşının en somut örneği. Burası, Lady Eboshi'nin liderliğinde, ormanı yok ederek demir üretimi yapan bir yerleşim yeri. Eboshi, güçlü ve kararlı bir lider olsa da, hırsı ve açgözlülüğü onu doğanın düşmanı haline getiriyor. Demir Şehri'nin yükselişi, ormanın yok olması ve doğal kaynakların tükenmesi anlamına geliyor. Bu durum, orman tanrıları ve insanlar arasında kaçınılmaz bir çatışmaya yol açıyor. Eboshi'nin amacı, sadece demir üretmek değil, aynı zamanda toplumunu kalkındırmak ve güçlendirmek. Ancak, bu amaca ulaşmak için doğayı feda etmekten çekinmiyor. Bu durum, "amaç uğruna her şey mübah mıdır?" sorusunu akıllara getiriyor. Demir Şehri, sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda insanların doğayla olan ilişkisinin bir metaforu.

Demir Şehri'nin inşası, ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe, doğal denge bozuluyor ve orman tanrıları harekete geçiyor. Eboshi ve adamları, ormanı yok etmek için her türlü yolu deniyorlar. Ağaçları kesiyorlar, madenler açıyorlar ve ormanı zehirli dumanlarla dolduruyorlar. Bu durum, orman tanrılarını öfkelendiriyor ve onları insanlara karşı savaşmaya teşvik ediyor. Eboshi'nin en büyük silahı ise, ateşli silahlar. Bu silahlar, orman tanrılarına karşı büyük bir avantaj sağlıyor ve onların gücünü kırıyor. Ancak, doğanın intikamı gecikmiyor ve Demir Şehri, sürekli olarak orman tanrılarının saldırılarına maruz kalıyor. Bu çatışma, sadece fiziksel bir savaş değil, aynı zamanda iki farklı dünya görüşünün de çatışması.

Seyir Defteri Notu: Lady Eboshi, aslında karmaşık bir karakter. Bir yandan toplumunu kalkındırmak için çabalarken, diğer yandan doğayı yok etmekten çekinmiyor. Bu durum, onu hem kahraman hem de kötü karakter yapıyor.

Rota Önerisi: Demir Şehri'nin yükselişini daha iyi anlamak için, endüstri devriminin etkilerini anlatan belgeseller izleyebilirsin. Bu belgeseller, insanların doğayla olan ilişkisini ve endüstrinin çevre üzerindeki etkilerini daha iyi anlamana yardımcı olacaktır.


3. San ve İnsanlık Arasındaki Seçim: Kurtların Kızı

San, Yolcu, insan ve doğa arasındaki çatışmanın tam ortasında kalmış bir karakter. Kurtlar tarafından büyütülen San, insanlığa yabancılaşıyor ve kendini ormanın bir parçası olarak görüyor. Ancak, içindeki insanlık dürtüsü onu sürekli olarak sorgulamaya itiyor. San'ın en büyük çatışması, ait olduğu yeri seçmek. Bir yandan kurt ailesine bağlı kalmak isterken, diğer yandan insanlığa olan merakı onu Demir Şehri'ne çekiyor. San'ın bu ikilemi, serinin en duygusal ve düşündürücü anlarını oluşturuyor. Onun gözünden, insanlığın ve doğanın farklı yönlerini görüyoruz. San, sadece bir karakter değil, aynı zamanda iki farklı dünya arasındaki köprü.

San'ın kurtlarla olan ilişkisi, onun doğayla olan bağını güçlendiriyor. Kurtlar, ona hayatta kalmayı, avlanmayı ve ormanın sırlarını öğretiyorlar. San, kurtların rehberliğinde, ormanın derinliklerinde özgürce dolaşıyor ve kendini doğanın bir parçası olarak hissediyor. Ancak, içindeki insanlık dürtüsü onu sürekli olarak sorgulamaya itiyor. San, insanların neden ormanı yok ettiğini, neden birbirlerine zarar verdiğini ve neden açgözlü olduklarını anlamaya çalışıyor. Bu sorular, onu Demir Şehri'ne doğru çekiyor ve onu Eboshi ile karşı karşıya getiriyor. San'ın Eboshi ile olan ilişkisi, serinin en karmaşık ve düşündürücü anlarını oluşturuyor.

Seyir Defteri Notu: San'ın yüzündeki maske, onun insanlıktan uzaklaşmasının ve kurtlara yakınlaşmasının bir sembolü. Bu maske, aynı zamanda onun kimliğini gizliyor ve onu gizemli bir figür haline getiriyor.

Rota Önerisi: San'ın hikayesini daha iyi anlamak için, kurtlar tarafından büyütülen çocukların hikayelerini anlatan kitaplar okuyabilirsin. Bu kitaplar, doğayla olan bağın ve insanlığa yabancılaşmanın ne anlama geldiğini daha iyi anlamana yardımcı olacaktır.


4. Ashitaka'nın Yolculuğu: Denge Arayışı

Ashitaka, Yolcu, laneti yüzünden köyünden ayrılmak zorunda kalan bir savaşçı. Amacı, lanetin kaynağını bulmak ve insanlarla doğa arasındaki dengeyi yeniden sağlamak. Yolculuğu boyunca, hem insanların hem de orman tanrılarının dünyasına giriyor ve her iki tarafın da haklı ve haksız yönlerini görüyor. Ashitaka, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda bir arabulucu. Amacı, çatışmayı sona erdirmek ve herkesin barış içinde yaşamasını sağlamak. Ashitaka'nın yolculuğu, serinin en önemli temalarından biri olan denge arayışını temsil ediyor. Onun gözünden, insanlığın ve doğanın farklı yönlerini görüyoruz ve her iki tarafın da haklı ve haksız yönlerini anlıyoruz.

Ashitaka'nın laneti, ona olağanüstü bir güç veriyor, ancak aynı zamanda onu yavaş yavaş öldürüyor. Bu durum, onun zamanının kısıtlı olduğunu ve bir an önce çözüm bulması gerektiğini gösteriyor. Ashitaka, yolculuğu boyunca birçok zorlukla karşılaşıyor. Orman tanrılarının saldırılarına maruz kalıyor, insanların ihanetine uğruyor ve sürekli olarak lanetin etkileriyle mücadele ediyor. Ancak, tüm bu zorluklara rağmen, amacından vazgeçmiyor ve dengeyi sağlamak için elinden geleni yapıyor. Ashitaka'nın kararlılığı ve cesareti, serinin en ilham verici anlarını oluşturuyor.

Seyir Defteri Notu: Ashitaka'nın yayı ve oku, sadece bir silah değil, aynı zamanda onun denge arayışının bir sembolü. Yayı ve oku kullanarak, hem insanları hem de orman tanrılarını koruyor ve çatışmayı sona erdirmeye çalışıyor.

Rota Önerisi: Ashitaka'nın yolculuğunu daha iyi anlamak için, denge arayışını anlatan diğer filmlere ve kitaplara göz atabilirsin. Özellikle "Yüzüklerin Efendisi" ve "Star Wars" serileri, denge arayışını farklı açılardan ele alıyor.


5. Okkoto'nun Hiddeti: Domuz Tanrı'nın İntikamı

Okkoto, Yolcu, yaşlı ve bilge bir domuz tanrı. Ormanın yok olmasına dayanamayan Okkoto, insanlara karşı savaş açıyor. Hiddeti ve öfkesi, onu acımasız bir savaşçıya dönüştürüyor. Okkoto'nun amacı, insanları ormandan kovmak ve doğayı korumak. Ancak, yaşlılığı ve zayıflığı, onu kolayca manipüle edilebilir hale getiriyor. Okkoto'nun hiddeti, serinin en trajik anlarından birini oluşturuyor. Onun gözünden, doğanın çaresizliğini ve insanların açgözlülüğünü görüyoruz.

Okkoto'nun ordusu, ormanın derinliklerinden geliyor ve Demir Şehri'ne saldırıyor. Domuz tanrıları, insanlara karşı büyük bir üstünlük sağlıyor, ancak ateşli silahlar karşısında çaresiz kalıyorlar. Okkoto, savaşın ortasında yaralanıyor ve gücünü kaybediyor. Ancak, intikam alma arzusundan vazgeçmiyor ve Demir Şehri'ne doğru ilerlemeye devam ediyor. Okkoto'nun kararlılığı ve cesareti, serinin en etkileyici anlarından birini oluşturuyor. Ancak, onun hiddeti, onu sonunda yok ediyor ve doğanın trajik kaderini simgeliyor.

Seyir Defteri Notu: Okkoto'nun yaşlılığı ve zayıflığı, aslında doğanın kırılganlığını simgeliyor. İnsanların doğaya verdiği zarar, onu zayıflatıyor ve savunmasız hale getiriyor.

Rota Önerisi: Okkoto'nun hikayesini daha iyi anlamak için, yaşlılık ve bilgelik temalarını işleyen diğer filmlere ve kitaplara göz atabilirsin. Özellikle "Uzak Doğu" filmleri, bu temaları farklı açılardan ele alıyor.


6. Moro ve İnsanlığın Çıkmazı: Kurt Tanrıça'nın Bakışı

Moro, Yolcu, San'ı büyüten ve kurt sürüsünün lideri olan bir kurt tanrıça. İnsanlığa karşı derin bir nefret besleyen Moro, ormanı korumak için her şeyi yapmaya hazır. Zekası, gücü ve kararlılığı, onu Demir Şehri'nin en büyük düşmanı yapıyor. Moro'nun amacı, Eboshi'yi öldürmek ve Demir Şehri'ni yok etmek. Ancak, San'a olan sevgisi, onu insanlığa karşı daha toleranslı olmaya itiyor. Moro'nun insanlıkla olan ilişkisi, serinin en karmaşık ve düşündürücü anlarını oluşturuyor.

Moro, Eboshi ile karşı karşıya geldiğinde, insanlığın ve doğanın arasındaki uçurumu daha net görüyor. Eboshi'nin hırsı ve açgözlülüğü, Moro'yu daha da öfkelendiriyor. Ancak, San'ın varlığı, Moro'nun insanlığa karşı olan nefretini yumuşatıyor. Moro, San'ın iyiliği için, insanlığa karşı daha toleranslı olmaya çalışıyor. Ancak, Eboshi'nin hain planları, Moro'nun sabrını taşıyor ve onu son bir savaşa sürüklüyor. Moro'nun Eboshi ile olan savaşı, serinin en epik ve unutulmaz anlarından biri.

Seyir Defteri Notu: Moro'nun gözleri, insanlığın ve doğanın arasındaki farkı gören bir ayna gibi. Onun bakışları, izleyiciye derin bir düşünceye sevk ediyor ve insanlığın geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor.

Rota Önerisi: Moro'nun hikayesini daha iyi anlamak için, anaerkil toplumları ve kadın liderleri anlatan kitaplar okuyabilirsin. Bu kitaplar, Moro'nun karakterini ve motivasyonlarını daha iyi anlamana yardımcı olacaktır.


7. Shishigami'nin Gizemi: Orman Ruhunun Gücü

Shishigami, Yolcu, ormanın derinliklerinde yaşayan ve hayat verme ve alma gücüne sahip olan bir orman ruhu. Gündüz geyik şeklinde, gece ise dev bir varlığa dönüşen Shishigami, serinin en gizemli ve güçlü karakterlerinden biri. Shishigami'nin amacı, doğanın dengesini korumak ve insanların açgözlülüğüne karşı koymak. Ancak, onun gücü, onu aynı zamanda tehlikeli bir varlık haline getiriyor. Shishigami'nin varlığı, serinin en büyülü ve fantastik anlarını oluşturuyor.

Shishigami, Eboshi tarafından hedef alınıyor ve başı kesiliyor. Bu olay, ormanın dengesini bozuyor ve büyük bir felakete yol açıyor. Shishigami'nin başı, öfkeyle doluyor ve her şeyi yok etmeye başlıyor. Ashitaka ve San, Shishigami'nin başını geri yerine koymak için çabalıyorlar. Bu görev, onları büyük bir tehlikeye sürüklüyor ve insanlığın geleceği için bir umut ışığı oluyor. Shishigami'nin başının geri yerine konması, serinin en duygusal ve umut verici anlarından biri.

Seyir Defteri Notu: Shishigami'nin geyik ve gece varlığı formları, doğanın farklı yönlerini simgeliyor. Geyik, barışı ve uyumu temsil ederken, gece varlığı, gücü ve yıkımı temsil ediyor.

Rota Önerisi: Shishigami'nin hikayesini daha iyi anlamak için, mitolojik varlıkları ve doğaüstü güçleri anlatan kitaplar okuyabilirsin. Bu kitaplar, Shishigami'nin karakterini ve rolünü daha iyi anlamana yardımcı olacaktır.


8. Eboshi'nin Hırsı: Tanrıları Bile Alt Etme İsteği

Lady Eboshi, Yolcu, Demir Şehri'nin lideri ve hırslı bir kadın. Amacı, toplumunu kalkındırmak ve güçlendirmek. Ancak, bu amaca ulaşmak için doğayı feda etmekten çekinmiyor. Eboshi'nin hırsı, onu sadece bir lider değil, aynı zamanda bir kötü karakter yapıyor. Onun gözünden, insanlığın açgözlülüğünü ve doğaya olan saygısızlığını görüyoruz. Eboshi'nin hırsı, serinin en önemli temalarından biri olan insanlığın sınırlarını sorguluyor.

Eboshi, Shishigami'nin başını keserek, tanrıları bile alt etme isteğini gösteriyor. Bu olay, onun hırsının ne kadar tehlikeli olduğunu ortaya koyuyor. Eboshi, sadece doğayı yok etmekle kalmıyor, aynı zamanda tanrıların gücüne de meydan okuyor. Bu durum, onu hem kahraman hem de kötü karakter yapıyor. Eboshi'nin eylemleri, serinin en tartışmalı ve düşündürücü anlarını oluşturuyor.

Seyir Defteri Notu: Eboshi'nin silahları, onun hırsının ve gücünün bir sembolü. Bu silahlar, sadece ormanı yok etmekle kalmıyor, aynı zamanda tanrıların gücüne de meydan okuyor.

Rota Önerisi: Eboshi'nin hikayesini daha iyi anlamak için, hırslı liderleri ve iktidar mücadelelerini anlatan kitaplar okuyabilirsin. Bu kitaplar, Eboshi'nin karakterini ve motivasyonlarını daha iyi anlamana yardımcı olacaktır.


9. Kodama'nın Sessizliği: Ormanın Fısıltıları

Kodamalar, Yolcu, ormanın ruhunu temsil eden küçük yaratıklar. Sessiz ve gizemli olan Kodamalar, ormanın sağlığına bağlı olarak ortaya çıkıyor veya kayboluyorlar. Onların varlığı, ormanın canlılığını ve dengesini simgeliyor. Kodamaların sessizliği, serinin en huzurlu ve düşündürücü anlarını oluşturuyor. Onların gözünden, doğanın güzelliğini ve kırılganlığını görüyoruz.

Kodamalar, ormanın yok olmasıyla birlikte yavaş yavaş kayboluyorlar. Bu durum, doğanın çaresizliğini ve insanların açgözlülüğünün sonuçlarını gösteriyor. Kodamaların sessizliği, bir uyarı niteliği taşıyor ve insanları doğaya daha saygılı olmaya çağırıyor. Onların varlığı, serinin en önemli mesajlarından birini veriyor: Doğa korunmalı ve dengesi bozulmamalı.

Seyir Defteri Notu: Kodamaların başlarının sallanması, ormanın ruhunun canlılığını ve dengesini simgeliyor. Onların hareketleri, izleyiciye huzur veriyor ve doğayla olan bağını güçlendiriyor.

Rota Önerisi: Kodamaların hikayesini daha iyi anlamak için, ormanları ve doğayı korumayı amaçlayan belgeseller izleyebilirsin. Bu belgeseller, Kodamaların temsil ettiği değerleri daha iyi anlamana yardımcı olacaktır.


10. Denge Yeniden Sağlanıyor: Geleceğe Umutla Bakış

Yolcu, serinin sonunda, Ashitaka ve San, Shishigami'nin başını geri yerine koyarak, ormanın dengesini yeniden sağlıyorlar. Bu olay, insanlığın ve doğanın bir arada yaşayabileceğine dair bir umut ışığı yakıyor. Ashitaka, Demir Şehri'nde kalırken, San ormanda yaşamaya devam ediyor. Bu durum, her iki tarafın da kendi yolunu çizmesi ve birbirlerine saygı duyması gerektiğini gösteriyor. Serinin sonu, mutlu bir son olmasa da, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.

Denge yeniden sağlandıktan sonra, orman yeniden canlanıyor ve Kodamalar geri dönüyor. Bu olay, doğanın iyileşme gücünü ve insanların hatalarından ders çıkarabileceğini gösteriyor. Ashitaka ve San, birbirlerine veda ederken, insanlığın ve doğanın geleceği için bir söz veriyorlar. Bu söz, serinin en anlamlı ve duygusal anlarından birini oluşturuyor. Onların hikayesi, izleyiciye ilham veriyor ve doğayla olan ilişkisini yeniden düşünmeye sevk ediyor.

Seyir Defteri Notu: Serinin son sahnesi, doğanın ve insanlığın geleceği için bir umut mesajı taşıyor. Bu sahne, izleyiciye ilham veriyor ve doğayla olan ilişkisini yeniden düşünmeye sevk ediyor.

Rota Önerisi: Bu seriden sonra, çevre sorunlarını ve çözüm önerilerini anlatan kitaplar okuyabilirsin. Bu kitaplar, doğayla olan ilişkini daha iyi anlamana ve geleceğe daha umutla bakmana yardımcı olacaktır.


11. Maymun Klanı'nın Direnişi: Yok Olmaya Karşı Son Çırpınış

Yolcu, bu klan var ya, ormanın derinliklerinde yaşayan, insanlardan nefret eden ve Shishigami'ye tapan bir grup maymundan oluşuyor. Liderleri yok, ama aralarında en yaşlı ve bilge olanları söz sahibi. Aslında bu maymunlar, ormanın insanlar tarafından yok edilmesine karşı direniyorlar. Ağaçları korumaya, tohumları saklamaya ve insanları ormandan uzak tutmaya çalışıyorlar. Ama ne yazık ki güçleri yetmiyor. Ellerinde taşlardan başka bir şey yok, insanlarsa ateşli silahlarla geliyor. Bu asil direniş, aslında doğanın insanlığa karşı verdiği son çırpınış gibi.

Demir Şehri'nin ormana doğru ilerlemesiyle birlikte, maymunların yaşam alanı daralıyor. Açlık ve hastalıklarla mücadele ediyorlar. Shishigami'ye yalvarıyorlar, yardım istiyorlar. Ama tanrı sessiz kalıyor. Maymunlar, çaresizlik içinde insanlara saldırıyorlar, ama her seferinde yeniliyorlar. Bu sahneler, izlerken içimi acıttı. Çünkü bu maymunlar, aslında hepimizin bir parçası. Onlar, doğanın ta kendisi. Ve onların yok oluşu, aslında bizim de yok oluşumuz anlamına geliyor.

Seyir Defteri Notu: Maymunların Shishigami'ye olan bağlılığı, doğanın insanlardan daha büyük bir güce sahip olduğuna olan inancı simgeliyor. Onlar, tanrıya sığınarak, insanlığın açgözlülüğüne karşı direnmeye çalışıyorlar.

Rota Önerisi: Bu bölümden sonra, doğal yaşamı ve hayvan haklarını savunan belgeseller izleyebilirsin. Bu belgeseller, maymunların ve diğer hayvanların yaşam alanlarının nasıl yok edildiğini daha yakından görmeni sağlayacak.


12. Orman Ruhları ve İnsanların Kaderi: Ortak Yaşam Mümkün mü?

Yolcu, serinin sonunda gördüğümüz şey, aslında insanların ve orman ruhlarının bir arada yaşamasının mümkün olup olmadığı sorusu. Ashitaka, bu sorunun cevabını bulmak için çabalıyor. Hem insanları hem de orman ruhlarını anlamaya çalışıyor. İki taraf arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Ama bu çok zor. Çünkü insanların hırsları ve açgözlülükleri, doğayı yok etmeye devam ediyor.

San, ormanın içinde yaşamaya devam ediyor. İnsanlardan uzak duruyor. Ama Ashitaka'ya olan sevgisi, onu insanlığa karşı daha toleranslı olmaya itiyor. San, insanların değişebileceğine inanıyor. Ama bunun için zamana ihtiyaç var. İnsanların doğaya saygı duymayı öğrenmeleri gerekiyor. Orman ruhları da, insanlara karşı daha açık olmalılar. İki tarafın da birbirini anlaması gerekiyor. Ancak o zaman ortak bir yaşam mümkün olabilir.

Seyir Defteri Notu: Serinin sonunda gördüğümüz şey, aslında bir umut ışığı. İnsanlar ve orman ruhları bir arada yaşayabilirler. Ama bunun için çaba göstermeleri gerekiyor. Birbirlerine saygı duymaları ve birbirlerini anlamaları gerekiyor.

Rota Önerisi: Bu bölümden sonra, çevre sorunlarına çözüm önerileri sunan kitaplar okuyabilirsin. Bu kitaplar, insanların doğayla olan ilişkisini nasıl düzeltebileceğine dair fikirler verecek.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.