Son Bölümü Tartışmalı Olan 10 Anime (Spoilersiz Rehber): Tartışma Başlasın!

Finaliyle ortalığı kasıp kavuran, "Acaba böyle mi olsaydı?" dedirten 18 animeyi keşfetmeye hazır mısın Yolcu? Spoiler yok, sadece bol bol tartışma ve "keşke"ler!

Şubat 21, 2026 - 15:40
Şubat 21, 2026 - 15:40
 0  2
Son Bölümü Tartışmalı Olan 10 Anime (Spoilersiz Rehber): Tartışma Başlasın!

1. Erased (Boku dake ga Inai Machi): Zaman Yolculuğu Mu, Yoksa Hayal Kırıklığı Mı?

Yolcu, Erased'in ilk bölümleri seni de o karanlık atmosfere çekmedi mi? Satoru'nun zaman yolculuğu gücü, geçmişe dönüp cinayetleri engelleme çabası... Her şey o kadar iyi başladı ki, finalin bu kadar tepki çekeceğini kimse tahmin edemezdi. Ana karakterin komadan uyandığında her şeyi unutması, sonra da birdenbire her şeyi hatırlaması... Abi bu ne saçmalık? Tamam, belki de senaryo yazarları bize "hatıraların gücü" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence baltayı taşa vurdular.

Düşünsene, her bölümü merakla bekliyorsun, karakterlerle bağ kuruyorsun, sonra finalde "ee, bu mu yani?" diyorsun. Bazı izleyiciler finali tatmin edici bulsa da, çoğu kişi ana karakterin gelişiminin boşa gittiğini düşünüyor. Özellikle de Kayo Hinazuki ile olan ilişkisi... Sanki aceleye getirilmiş, zorlama bir son gibiydi. Mangayı okuyanlar bile animenin finalinden memnun kalmadı. Acaba stüdyo bütçeden mi kıstı, yoksa senaristler mi yolda kaza geçirdi bilemiyorum ama Erased'in finali, anime dünyasında "tartışmalı final" denince akla ilk gelenlerden biri oldu.

Ama dur, hemen gömmeyelim. Erased'in atmosferi, müzikleri ve ilk bölümlerindeki gizem unsuru hala izlenmeye değer. Sadece finali izlerken beklentini düşük tutarsan, belki sen de keyif alabilirsin. Sonuçta, her anime mükemmel olmak zorunda değil, değil mi Yolcu?

Seyir Defteri Notu: Erased'in finali o kadar tartışmalı ki, bazı hayranlar alternatif sonlar yazmaya başladı. İnternette aratırsan, eminim sen de birkaç tane bulabilirsin.

Rota Önerisi: Eğer Erased'in zaman yolculuğu temasını sevdiysen, Steins;Gate'e bir göz at derim. O anime, zaman yolculuğunu çok daha karmaşık ve tatmin edici bir şekilde ele alıyor.


2. Darling in the Franxx: Robotlar, Aşk ve... Uzaylılar?

Darling in the Franxx... Ah be Franxx, nereden nereye geldin. Başlangıçta robot savaşları, karakterler arası ilişkiler falan derken, birdenbire uzaylılar çıktı ortaya. Ne alaka abi? Sanki iki farklı animeyi birleştirmişler gibiydi. İlk yarıdaki karakter gelişimleri, özellikle Zero Two ve Hiro arasındaki bağ o kadar güzeldi ki, finalin bu kadar garip olacağını kimse tahmin edemezdi. Ama maalesef, senaryo yazarları bir yerden sonra kafayı yediler ve ortaya tuhaf bir uzaylı istilası hikayesi çıktı.

Finalde ana karakterlerin uzaya gidip uzaylılarla savaşması, birçok izleyici için tam bir hayal kırıklığı oldu. Özellikle de o aceleye getirilmiş evlilik sahnesi... Sanki "bir an önce bitirelim de kurtulalım" demişler gibiydi. Darling in the Franxx, potansiyeli yüksek bir animeydi ama maalesef finaliyle kendini batırdı. Karakterlerin fedakarlıkları, duygusal anlar falan hepsi havada kaldı. Uzaylılar nereden çıktı, amaçları neydi, neden dünyaya saldırdılar... Hiçbir şey tam olarak açıklanmadı.

Yine de, Darling in the Franxx'in ilk bölümlerindeki robot savaşları, karakter tasarımları ve müzikleri hala izlenmeye değer. Özellikle Zero Two karakteri, anime dünyasının en popüler karakterlerinden biri haline geldi. Sadece finali izlerken beklentini çok yüksek tutma, yoksa hayal kırıklığına uğrayabilirsin.

Seyir Defteri Notu: Darling in the Franxx'in finali o kadar tartışmalı ki, bazı hayranlar ikinci bir sezon bekliyor. Belki stüdyo bir gün aklını başına toplar ve daha iyi bir final yapar.

Rota Önerisi: Eğer Darling in the Franxx'in robot savaşları temasını sevdiysen, Neon Genesis Evangelion'a bir göz at derim. O anime, robot savaşlarını çok daha derin ve psikolojik bir şekilde ele alıyor.


3. Akame ga Kill!: Herkes Ölüyor Mu?

Akame ga Kill! için "karakterlerin %90'ı ölüyor" desek yanlış olmaz herhalde. Abi ne bu şiddet, bu ölüm aşkı? Tamam, karanlık bir hikaye anlatmak istiyorlar ama bu kadar da olmaz ki. Ana karakterler bile ölüyor, bu ne biçim iş? Başlangıçta Night Raid ekibinin hükümete karşı mücadelesi çok heyecan vericiydi ama bir yerden sonra herkesin ölmesi, hikayenin duygusal etkisini azalttı.

Finalde ana karakter Tatsumi'nin ölmesi, birçok izleyici için bardağı taşıran son damla oldu. Tamam, belki de senaryo yazarları bize "savaşın acımasızlığı" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence bu kadar çok karakteri öldürmek, sadece şok etkisi yaratmaktan başka bir işe yaramadı. Karakterlerle bağ kuruyorsun, onları seviyorsun, sonra birdenbire ölüyorlar. Bu ne biçim bir duygu sömürüsü?

Akame ga Kill!'in aksiyon sahneleri ve karakter tasarımları güzel olsa da, hikayenin sürekli olarak karakterleri öldürmesi, birçok izleyici için büyük bir sorun. Eğer karakterlerin ölümüne dayanıklı değilsen, bu animeyi izlerken çok dikkatli olmalısın.

Seyir Defteri Notu: Akame ga Kill!'in mangası, animeden farklı bir sona sahip. Eğer animenin finalinden memnun kalmadıysan, mangaya bir göz atabilirsin.

Rota Önerisi: Eğer Akame ga Kill!'in karanlık temasını sevdiysen, Attack on Titan'a bir göz at derim. O anime de karanlık bir dünyaya sahip ve karakterlerin sürekli olarak ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bir hikaye anlatıyor.


4. Aldnoah.Zero: Dahi Çocuk Mu, Yoksa Senaryo Hatası Mı?

Aldnoah.Zero'nun ilk sezonu o kadar iyiydi ki, ikinci sezonun bu kadar kötü olacağını kimse tahmin edemezdi. Ana karakter Inaho'nun dahi zekası, Marslılara karşı verdiği mücadele, siyasi entrikalar... Her şey o kadar iyi başladı ki, finalin bu kadar saçma olacağını kimse düşünemezdi. Ama maalesef, senaryo yazarları ikinci sezonda tamamen kafayı yediler ve ortaya mantık hatalarıyla dolu bir hikaye çıktı.

Finalde ana karakter Inaho'nun prenses Asseylum'u kurtarmak için kendini feda etmesi, sonra da birdenbire hayatta kalması... Abi bu ne saçmalık? Sanki senaryo yazarları bize "mucizeler vardır" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence bu kadar bariz bir senaryo hatası, izleyicinin zekasıyla dalga geçmekten başka bir şey değil. Ayrıca prenses Asseylum'un birdenbire başka biriyle evlenmesi de, birçok izleyici için büyük bir hayal kırıklığı oldu.

Aldnoah.Zero'nun ilk sezonundaki robot savaşları, müzikleri ve siyasi entrikaları hala izlenmeye değer. Sadece ikinci sezonu izlerken beklentini çok düşük tutarsan, belki sen de keyif alabilirsin. Sonuçta, her anime mükemmel olmak zorunda değil, değil mi Yolcu?

Seyir Defteri Notu: Aldnoah.Zero'nun finali o kadar tartışmalı ki, bazı hayranlar alternatif bir ikinci sezon bekliyor. Ama bence stüdyo bu kadar büyük bir hatayı telafi edemez.

Rota Önerisi: Eğer Aldnoah.Zero'nun robot savaşları temasını sevdiysen, Code Geass'a bir göz at derim. O anime, robot savaşlarını çok daha zeki ve karmaşık bir şekilde ele alıyor.


5. School Days: Güzelim Okul Hayatı Faciası

School Days... Adı üstünde okul hayatını anlatması gerekirken, ortalık tam bir aşk üçgeni ve cinayetle sonuçlanıyor. Abi bu ne şiddet, bu nefret? Tamam, belki de senaryo yazarları bize "aşkın kör ettiği" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence bu kadar vahşi bir son, sadece şok etkisi yaratmaktan başka bir işe yaramadı. Ana karakter Makoto'nun sürekli olarak kızlarla yatıp kalkması, sonra da hiçbir sorumluluk almaması, birçok izleyici için büyük bir antipati yarattı.

Finalde Makoto'nun Sekai tarafından öldürülmesi, birçok izleyici için "oh olsun" dedirtti. Ama sonra Kotonoha'nın Sekai'yi öldürmesi ve Makoto'nun kafasını yanında taşıması... Abi bu ne manyaklık? Sanki senaryo yazarları bize "aşk insanı delirtir" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence bu kadar uç bir son, sadece mide bulandırmaktan başka bir işe yaramadı.

School Days'in karakter tasarımları ve animasyonları güzel olsa da, hikayenin sürekli olarak şiddet ve cinsellik içermesi, birçok izleyici için büyük bir sorun. Eğer rahatsız edici içeriklere dayanıklı değilsen, bu animeyi izlerken çok dikkatli olmalısın.

Seyir Defteri Notu: School Days'in finali o kadar tartışmalı ki, bazı ülkelerde yasaklandı. Eğer bu animeyi izlemeye karar verirsen, kendi sorumluluğunda izle.

Rota Önerisi: Eğer School Days'in aşk üçgeni temasını sevdiysen, White Album 2'ye bir göz at derim. O anime, aşk üçgenini çok daha gerçekçi ve duygusal bir şekilde ele alıyor.


6. Devilman Crybaby: Ağla Be İnsanlık!

Devilman Crybaby... Başlangıçta biraz garip gelse de, hikaye ilerledikçe insanlığın karanlık yüzünü ortaya çıkaran bir başyapıt. Ama finali... Abi o neydi öyle? Tamam, belki de senaryo yazarları bize "insanlığın kendi kendini yok ettiği" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence bu kadar acımasız bir son, izleyiciyi derinden etkiliyor.

Finalde Devilman ve Satan arasındaki savaş, insanlığın sonunu getiriyor. Dünyanın yok olması, karakterlerin ölümü... Her şey o kadar karanlık ve umutsuz ki, izlerken içim karardı. Devilman Crybaby, sadece bir anime değil, aynı zamanda insanlığa bir eleştiri. İnsanların açgözlülüğü, şiddeti ve hoşgörüsüzlüğü, sonunda kendi sonunu getiriyor.

Devilman Crybaby'in animasyonları biraz farklı olsa da, hikayenin derinliği ve karakterlerin duygusallığı, bu animeyi izlenmeye değer kılıyor. Ama finali izlerken hazırlıklı ol, çünkü seni derinden etkileyecek.

Seyir Defteri Notu: Devilman Crybaby, Go Nagai'nin klasik mangasına dayanıyor. Eğer animeden etkilendiysen, mangayı da okuyabilirsin.

Rota Önerisi: Eğer Devilman Crybaby'in karanlık ve umutsuz temasını sevdiysen, Berserk'e bir göz at derim. O anime de karanlık bir dünyaya sahip ve karakterlerin sürekli olarak ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bir hikaye anlatıyor.


7. Charlotte: Güçler Geldi, Saçmalıklar İzledi

Charlotte... Başlangıçta süper güçlere sahip gençlerin okul hayatını anlatan eğlenceli bir anime gibi görünse de, hikaye ilerledikçe saçmalıklar artıyor. Abi bu ne acele, bu ne karmaşa? Tamam, belki de senaryo yazarları bize "süper güçlerin sorumluluğu" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence bu kadar aceleye getirilmiş bir son, izleyicinin zekasıyla dalga geçmekten başka bir şey değil.

Finalde ana karakter Yuu'nun dünyadaki tüm süper güçleri toplamak için dünyayı dolaşması, birçok izleyici için anlamsız geldi. Neden böyle bir şey yaptı, amacı neydi, güçleri nasıl topladı... Hiçbir şey tam olarak açıklanmadı. Ayrıca karakterlerin gelişimleri de yarım kaldı. Özellikle Nao Tomori'nin geçmişi hakkında daha fazla şey öğrenmek isterdim.

Charlotte'un ilk bölümlerindeki komedi unsurları ve karakter tasarımları güzel olsa da, hikayenin aceleye getirilmiş sonu, birçok izleyici için büyük bir hayal kırıklığı oldu.

Seyir Defteri Notu: Charlotte'un finali o kadar tartışmalı ki, bazı hayranlar alternatif bir son bekliyor. Ama bence stüdyo bu kadar büyük bir hatayı telafi edemez.

Rota Önerisi: Eğer Charlotte'un süper güçler temasını sevdiysen, My Hero Academia'ya bir göz at derim. O anime, süper güçlere sahip gençlerin kahraman olma yolculuğunu çok daha detaylı ve eğlenceli bir şekilde ele alıyor.


8. Guilty Crown: Taç Ağır Geldi

Guilty Crown... Başlangıçta müzikleri ve görsel stiliyle dikkat çeken bir anime olsa da, hikayenin ilerleyişi ve karakterlerin davranışları birçok tartışmaya yol açtı. Abi bu ne ergenlik, bu ne kararsızlık? Tamam, belki de senaryo yazarları bize "gençliğin karmaşıklığı" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence bu kadar tutarsız bir hikaye, izleyicinin sabrını sınıyor.

Finalde ana karakter Shu'nun kendini feda etmesi, bazı izleyiciler için kahramanca bir hareket olsa da, çoğu kişi için anlamsız geldi. Neden böyle bir şey yaptı, amacı neydi, fedakarlığı ne işe yaradı... Hiçbir şey tam olarak açıklanmadı. Ayrıca karakterlerin arasındaki ilişkiler de çok karmaşıktı. Özellikle Inori ve Shu arasındaki aşk, birçok izleyici için anlaşılmazdı.

Guilty Crown'un müzikleri ve görsel stili hala etkileyici olsa da, hikayenin tutarsızlığı ve karakterlerin davranışları, birçok izleyici için büyük bir sorun.

Seyir Defteri Notu: Guilty Crown'un finali o kadar tartışmalı ki, bazı hayranlar alternatif bir son bekliyor. Ama bence stüdyo bu kadar büyük bir hatayı telafi edemez.

Rota Önerisi: Eğer Guilty Crown'un distopik temasını sevdiysen, Psycho-Pass'a bir göz at derim. O anime, distopik bir gelecekte suç oranını kontrol etmeye çalışan bir sistemi anlatıyor.


9. Glasslip: Camdan Daha Kırılgan Bir Hikaye

Glasslip... Anlatması bile zor. Abi bu neydi böyle? Sanki senaristler bir araya gelip "en anlamsız animeyi biz yapacağız" demişler. Hikaye desen yok, karakterler desen garip, olaylar desen alakasız. Tamam, belki de senaryo yazarları bize "gençliğin belirsizliği" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence bu kadar karmaşık ve anlamsız bir hikaye, izleyicinin kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramadı.

Finalde ana karakter Touko'nun cam parçalarını görmesi, geleceği tahmin etmesi falan... Abi bu ne saçmalık? Ne cam parçası, ne gelecek, ne de karakterlerin amacı belli değil. Glasslip, anime dünyasının en büyük gizemlerinden biri. Neden yapıldı, kim beğendi, amacı neydi... Hala çözemedim.

Glasslip'in görselleri güzel olsa da, hikayenin anlamsızlığı ve karakterlerin garipliği, birçok izleyici için büyük bir sorun. Eğer kafanı yormak istemiyorsan, bu animeyi izleme.

Seyir Defteri Notu: Glasslip'in finali o kadar tartışmalı ki, bazı hayranlar bu animeyi hiç izlememenizi tavsiye ediyor.

Rota Önerisi: Glasslip'ten sonra, beynini dinlendirmek için komik ve eğlenceli bir anime izlemeni tavsiye ederim. Örneğin, Konosuba'ya bir göz atabilirsin.


10. Fairy Tail: Dostluk Mu, Yoksa Güç Patlaması Mı?

Fairy Tail... Başlangıçta eğlenceli ve macera dolu bir anime olsa da, hikayenin ilerleyişi ve karakterlerin güçlenmesi birçok tartışmaya yol açtı. Abi bu ne güç patlaması, bu ne dostluk gücü? Tamam, belki de senaryo yazarları bize "dostluğun her şeyin üstesinden gelebileceği" falan gibi bir şeyler anlatmak istedi ama bence bu kadar abartılı bir şekilde güçlenmeleri, hikayenin gerçekçiliğini zedeliyor.

Finalde ana karakter Natsu'nun ejderhaları yenmesi, dünyayı kurtarması falan... Abi bu ne klişe? Ne ejderha, ne dünya, ne de Natsu'nun gücü belli değil. Fairy Tail, sürekli olarak dostluk ve güç temasını işliyor ama bir yerden sonra bu tekrarlar sıkıcı hale geliyor. Ayrıca karakterlerin arasındaki ilişkiler de çok basitti. Özellikle Natsu ve Lucy arasındaki aşk, birçok izleyici için yetersizdi.

Fairy Tail'in dövüş sahneleri ve müzikleri güzel olsa da, hikayenin klişeliği ve karakterlerin basitliği, birçok izleyici için büyük bir sorun. Ama yine de, eğlenceli bir şeyler izlemek istiyorsan, Fairy Tail'e bir göz atabilirsin.

Seyir Defteri Notu: Fairy Tail'in mangası, animeden daha iyi olduğu söyleniyor. Eğer animeden memnun kalmadıysan, mangayı okuyabilirsin.

Rota Önerisi: Eğer Fairy Tail'in macera temasını sevdiysen, One Piece'e bir göz at derim. O anime, çok daha uzun ve detaylı bir macera hikayesi anlatıyor.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.