Steam’de Ucuza Alınabilecek Anime Tarzı 10 Oyun: Keşfedilmemiş Cevherler!

Steam'in derinliklerinde saklı kalmış, anime esintili, bütçe dostu oyunlarla dolu bir maceraya atılmaya hazır mısın? Bu rehber, seni bilinmeyen diyarlara götürecek!

Şubat 21, 2026 - 15:34
Şubat 21, 2026 - 15:34
 0  1
Steam’de Ucuza Alınabilecek Anime Tarzı 10 Oyun: Keşfedilmemiş Cevherler!

1. Code Vein: Karanlık Ruhların Anime Kuzeni

Yolcu, Code Vein var ya, Dark Souls'u alıp anime sosuna batırmışlar resmen! Vampirler, gotik hava, zorlu dövüşler... Ne ararsan var. Hikaye de fena değil; Vein denen bu yerde hayatta kalmaya çalışan Revenant'larız. Güçlerimizi geri kazanmak için kan kaynakları arıyoruz falan. Ama en gıcık kısım, sürekli "acaba doğru yolda mıyım" diye düşünmek. Harita desen labirent gibi, düşmanlar da affetmiyor. Ama bir boss'u devirince gelen o tatmin hissi... İşte o paha biçilemez!

Dövüş mekanikleri Souls oyunlarına benziyor ama daha hızlı ve akıcı. Bir de "Blood Code" sistemi var; farklı sınıflara geçiş yapıp yeteneklerini değiştirebiliyorsun. Bu da oyuna bayağı bir çeşitlilik katıyor. Karakter yaratma ekranı da efsane; anime karakteri yaratma hayallerini gerçeğe dönüştürebilirsin. Grafikler de gayet güzel; özellikle çevre tasarımları çok etkileyici. Müzikler de atmosfere cuk oturuyor. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun zorluğuna rağmen asla pes ettirmemesi. Sürekli "bir daha deneyeceğim" diyorsun.

Ancak şunu söylemeliyim, hikaye bazı yerlerde biraz karışık gelebilir. Karakterler arasındaki ilişkiler de biraz havada kalmış gibi. Ama genel olarak Code Vein, anime ve Souls oyunlarını sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Hele bir de indirimde yakalarsan, tadından yenmez.

Seyir Defteri Notu: Blood Code'ları iyi incele. Bazıları çok OP (OverPowered) olabiliyor!

Rota Önerisi: Code Vein'i bitirdikten sonra, benzer bir deneyim için "God Eater" serisine göz atabilirsin.


2. Ni no Kuni: Wrath of the White Witch - Ghibli Büyüsü

Ni no Kuni, tam bir görsel şölen! Studio Ghibli'nin elinden çıkmış gibi duruyor. Hani o "Ruhların Kaçışı" filmi var ya, aynı o vibe'ı alıyorsun. Hikaye de çok tatlı; annesini kaybeden Oliver adındaki bir çocuğun, paralel bir dünyaya geçip onu kurtarmaya çalışmasını konu alıyor. Ama bu dünya bildiğin dünya değil; konuşan hayvanlar, büyülü yaratıklar falan... Her köşe başında ayrı bir sürpriz var.

Oyunun dövüş sistemi biraz tuhaf; sıra tabanlı ve gerçek zamanlı elementleri birleştirmişler. Başlarda alışmak zor olabilir ama sonra bayağı keyifli hale geliyor. Bir de "familiars" denen yaratıkları yakalayıp eğitebiliyorsun; Pokemon gibi düşün. Bu familiarlar da dövüşlerde sana yardım ediyor. Grafikler desen muazzam; renkler canlı, karakter tasarımları çok sevimli. Müzikler de Joe Hisaishi'nin elinden çıkmış; tam Ghibli filmlerinden aşina olduğumuz o büyülü melodiler.

Ni no Kuni, sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir sanat eseri. Hikayesi, karakterleri, müzikleri ve görselliğiyle seni bambaşka bir dünyaya götürüyor. Eğer anime seviyorsan ve iç ısıtan bir macera arıyorsan, bu oyunu kesinlikle denemelisin. Ama uyarmadı deme, bağımlılık yapabilir!

Seyir Defteri Notu: Yan görevleri sakın atlama. Bazıları çok eğlenceli ve değerli ödüller veriyor.

Rota Önerisi: Ni no Kuni'yi sevdiysen, "Dragon Quest XI S: Echoes of an Elusive Age – Definitive Edition" oyununa da bayılacaksın.


3. Danganronpa: Trigger Happy Havoc - Umutsuzluk Tüneli

Danganronpa, tam bir psikolojik gerilim bombası! Bir grup lise öğrencisi, Hope's Peak Academy denen bu okula kapatılıyor ve hayatta kalmak için birbirlerini öldürmek zorunda kalıyorlar. Amaçları, Monokuma denen bu manyak ayının oyununu kazanmak. Hikaye inanılmaz sürükleyici; sürekli "acaba katil kim?" diye düşünüyorsun. Karakterler de çok ilginç; her birinin ayrı bir kişiliği ve geçmişi var. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun sürekli seni ters köşeye yatırması. Hiçbir şey göründüğü gibi değil.

Oyunun oynanışı görsel roman tarzında; diyaloglar okuyorsun, ipuçları topluyorsun ve mahkemelerde katili bulmaya çalışıyorsun. Mahkeme kısımları da çok heyecanlı; delilleri sunuyorsun, tanıkları sorguluyorsun ve katilin yalanlarını ortaya çıkarmaya çalışıyorsun. Grafikler de kendine özgü; 2D karakterler 3D ortamlarda hareket ediyor. Müzikler de atmosfere cuk oturuyor; gerilim dolu anlarda seni daha da geriyor. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun umutsuzluğa rağmen umudu aratması.

Danganronpa, sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir zeka testi. Hikayesi, karakterleri ve oynanışıyla seni kendine bağlıyor. Eğer gizem ve gerilim seviyorsan, bu oyunu kesinlikle denemelisin. Ama uyarmadı deme, gece uykuların kaçabilir!

Seyir Defteri Notu: Her karakterle arkadaş olmaya çalış. Bazıları sana çok değerli yetenekler verebilir.

Rota Önerisi: Danganronpa'yı bitirdikten sonra, serinin diğer oyunlarını da oynamalısın: "Danganronpa 2: Goodbye Despair" ve "Danganronpa V3: Killing Harmony".


4. Dragon's Crown - Retro Dövüşün Dirilişi

Yolcu, Dragon's Crown var ya, eski atari salonlarının o co-op dövüş oyunlarını hatırlatıyor. Yan yana oturup düşmanları patakladığımız zamanları... Ama bu oyun, o nostaljiyi alıp modern bir dokunuşla sunuyor. Hikaye çok basit; hazineler arıyorsun, canavarlarla savaşıyorsun ve dünyayı kurtarmaya çalışıyorsun. Ama asıl eğlence, farklı karakterlerle oynamak ve yeteneklerini geliştirmek.

Oyunda altı farklı karakter var; savaşçı, büyücü, okçu, cüce, amazon ve elf. Her birinin kendine özgü dövüş stili var. Savaşçı kalkanıyla düşmanları bloklarken, büyücü ateş toplarıyla ortalığı yakıp yıkıyor. Grafikler de çok güzel; karakter tasarımları ve arka planlar el çizimi gibi duruyor. Müzikler de epik; savaşırken sana gaz veriyor. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun co-op oynanışı. Arkadaşlarınla birlikte oynamak çok daha keyifli.

Dragon's Crown, sadece bir dövüş oyunu değil, aynı zamanda bir RPG. Karakterini geliştirebiliyorsun, yeni ekipmanlar bulabiliyorsun ve yeteneklerini açabiliyorsun. Eğer retro oyunları seviyorsan ve arkadaşlarınla birlikte eğlenceli bir şeyler oynamak istiyorsan, bu oyunu kesinlikle denemelisin. Ama uyarmadı deme, bağımlılık yapabilir!

Seyir Defteri Notu: Sandıkları açarken dikkatli ol. Bazıları tuzaklı olabilir!

Rota Önerisi: Dragon's Crown'u sevdiysen, "Odin Sphere Leifthrasir" oyununa da göz atabilirsin. Aynı yapımcıdan çıkmış, benzer bir tarzı var.


5. Valkyria Chronicles - Strateji ve Duygusallık

Valkyria Chronicles, 2. Dünya Savaşı'nı andıran bir dünyada geçiyor. Ama bu dünyada savaş, sadece silahlarla değil, aynı zamanda strateji ve duygularla da kazanılıyor. Hikaye, Gallia adlı küçük bir ülkenin, büyük bir imparatorluğa karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor. Ama bu mücadele sadece toprak için değil, aynı zamanda özgürlük ve adalet için de veriliyor. Karakterler de çok derin; her birinin ayrı bir hikayesi ve motivasyonu var. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun savaşın acımasızlığını ve insanlığın direncini aynı anda işlemesi.

Oyunun oynanışı sıra tabanlı strateji ve gerçek zamanlı aksiyon elementlerini birleştirmiş. Birimleri harita üzerinde hareket ettiriyorsun, düşmanları hedef alıyorsun ve ateş ediyorsun. Ama her birimin kendine özgü yetenekleri ve zayıflıkları var. Bu da oyuna stratejik bir derinlik katıyor. Grafikler de kendine özgü; CANVAS adlı bir teknik kullanılmış ve oyun, sanki bir suluboya resim gibi duruyor. Müzikler de epik; savaşırken sana gaz veriyor. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun hikayesi ve karakterleriyle seni kendine bağlaması.

Valkyria Chronicles, sadece bir strateji oyunu değil, aynı zamanda bir dram. Hikayesi, karakterleri ve oynanışıyla seni derinden etkiliyor. Eğer strateji oyunlarını seviyorsan ve duygusal bir deneyim arıyorsan, bu oyunu kesinlikle denemelisin. Ama uyarmadı deme, gözlerin dolabilir!

Seyir Defteri Notu: Her karakterin potansiyelini keşfetmeye çalış. Bazıları çok OP (OverPowered) olabiliyor!

Rota Önerisi: Valkyria Chronicles'ı sevdiysen, serinin diğer oyunlarını da oynamalısın: "Valkyria Chronicles 4".


6. Tales of Zestiria - Dostluk ve Kehanetler

Tales of Zestiria, fantastik bir dünyada geçiyor ve dostluğun gücünü konu alıyor. Hikaye, Sorey adlı bir gencin, Shepherd olarak uyanışını ve dünyayı Malevolence'tan kurtarma görevini üstlenmesini anlatıyor. Ama bu görev sadece kılıç ve büyüyle değil, aynı zamanda inanç ve dostlukla da başarılabilir. Karakterler de çok sevimli; her birinin ayrı bir kişiliği ve motivasyonu var. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun dostluğun önemini vurgulaması.

Oyunun dövüş sistemi gerçek zamanlı aksiyon üzerine kurulu; düşmanlara saldırıyorsun, kombolar yapıyorsun ve özel yetenekler kullanıyorsun. Ama aynı zamanda stratejik elementler de var; karakterler arasında geçiş yapabiliyorsun, taktikler belirleyebiliyorsun ve düşmanların zayıflıklarını kullanabiliyorsun. Grafikler de güzel; renkler canlı, karakter tasarımları çok sevimli. Müzikler de epik; savaşırken sana gaz veriyor. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun dünyası ve atmosferi.

Tales of Zestiria, sadece bir RPG değil, aynı zamanda bir macera. Hikayesi, karakterleri ve oynanışıyla seni kendine bağlıyor. Eğer RPG oyunlarını seviyorsan ve iç ısıtan bir macera arıyorsan, bu oyunu kesinlikle denemelisin. Ama uyarmadı deme, bağımlılık yapabilir!

Seyir Defteri Notu: Equipment'ları iyi incele. Bazıları sana çok değerli bonuslar verebilir.

Rota Önerisi: Tales of Zestiria'yı sevdiysen, serinin diğer oyunlarını da oynamalısın: "Tales of Berseria".


7. Ys VIII: Lacrimosa of Dana - Adanın Sırları

Ys VIII, ıssız bir adada geçiyor ve hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Hikaye, Adol Christin adlı maceraperestin, gemi kazası sonucu Siren Adası'na düşmesini ve adanın sırlarını çözmeye çalışmasını anlatıyor. Ama bu ada sadece canavarlarla değil, aynı zamanda gizemli bir geçmişle de dolu. Karakterler de çok ilginç; her birinin ayrı bir hikayesi ve motivasyonu var. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun adanın atmosferi ve gizemleri.

Oyunun dövüş sistemi gerçek zamanlı aksiyon üzerine kurulu; düşmanlara saldırıyorsun, kombolar yapıyorsun ve özel yetenekler kullanıyorsun. Ama aynı zamanda stratejik elementler de var; karakterler arasında geçiş yapabiliyorsun, taktikler belirleyebiliyorsun ve düşmanların zayıflıklarını kullanabiliyorsun. Grafikler de güzel; adanın manzaraları çok etkileyici. Müzikler de epik; savaşırken sana gaz veriyor. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun keşif duygusu.

Ys VIII, sadece bir RPG değil, aynı zamanda bir macera. Hikayesi, karakterleri ve oynanışıyla seni kendine bağlıyor. Eğer RPG oyunlarını seviyorsan ve gizemli bir adayı keşfetmek istiyorsan, bu oyunu kesinlikle denemelisin. Ama uyarmadı deme, bağımlılık yapabilir!

Seyir Defteri Notu: Adadaki tüm kaynakları toplamaya çalış. Onlar sana çok lazım olacak.

Rota Önerisi: Ys VIII'i sevdiysen, serinin diğer oyunlarını da oynamalısın: "Ys IX: Monstrum Nox".


8. Fairy Fencer F: Advent Dark Force - Tanrıça ve Şeytan

Fairy Fencer F, tanrıça ve şeytan arasındaki ebedi savaşı konu alıyor. Hikaye, Fang adlı tembel bir gencin, Fury denen büyülü silahları bulması ve tanrıçanın dirilişine yardım etme görevini üstlenmesini anlatıyor. Ama bu görev sadece kılıç ve büyüyle değil, aynı zamanda inanç ve dostlukla da başarılabilir. Karakterler de çok komik; her birinin ayrı bir kişiliği ve motivasyonu var. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun mizah anlayışı.

Oyunun dövüş sistemi sıra tabanlı strateji ve gerçek zamanlı aksiyon elementlerini birleştirmiş. Karakterleri harita üzerinde hareket ettiriyorsun, düşmanlara saldırıyorsun ve özel yetenekler kullanıyorsun. Ama aynı zamanda stratejik elementler de var; Fairy Force kullanarak güçlenebiliyorsun, düşmanların zayıflıklarını kullanabiliyorsun ve kombolar yapabiliyorsun. Grafikler de güzel; karakter tasarımları çok sevimli. Müzikler de epik; savaşırken sana gaz veriyor. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun eğlenceli atmosferi.

Fairy Fencer F, sadece bir RPG değil, aynı zamanda bir komedi. Hikayesi, karakterleri ve oynanışıyla seni güldürüyor. Eğer RPG oyunlarını seviyorsan ve eğlenceli bir şeyler oynamak istiyorsan, bu oyunu kesinlikle denemelisin. Ama uyarmadı deme, bağımlılık yapabilir!

Seyir Defteri Notu: Fairy Force'u doğru zamanda kullanmaya çalış. O sana savaşta çok yardımcı olacak.

Rota Önerisi: Fairy Fencer F'i sevdiysen, "Hyperdimension Neptunia" serisine de göz atabilirsin. Aynı yapımcıdan çıkmış, benzer bir tarzı var.


9. One Piece: Pirate Warriors 4 - Korsanlığın Coşkusu

One Piece: Pirate Warriors 4, One Piece evrenini sevenler için tam bir şölen! Hikaye, Luffy ve arkadaşlarının maceralarını konu alıyor; Alabasta'dan Wano'ya kadar tüm önemli olayları tekrar yaşıyorsun. Ama bu sadece bir tekrar değil; oyun, One Piece'in o coşkulu ve eğlenceli atmosferini çok iyi yansıtıyor. Karakterler de çok karizmatik; her birinin kendine özgü dövüş stili var. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun kalabalık düşman gruplarını pataklama hissi.

Oyunun dövüş sistemi Musou tarzında; tek başına yüzlerce düşmanı alt ediyorsun, özel yetenekler kullanıyorsun ve kombolar yapıyorsun. Ama aynı zamanda stratejik elementler de var; karakterler arasında geçiş yapabiliyorsun, taktikler belirleyebiliyorsun ve düşmanların zayıflıklarını kullanabiliyorsun. Grafikler de güzel; karakter tasarımları animeye çok benziyor. Müzikler de epik; savaşırken sana gaz veriyor. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun One Piece hayranlarına sunduğu nostalji.

One Piece: Pirate Warriors 4, sadece bir Musou oyunu değil, aynı zamanda bir One Piece deneyimi. Hikayesi, karakterleri ve oynanışıyla seni One Piece evrenine çekiyor. Eğer One Piece hayranıysan ve eğlenceli bir şeyler oynamak istiyorsan, bu oyunu kesinlikle denemelisin. Ama uyarmadı deme, bağımlılık yapabilir!

Seyir Defteri Notu: Special Attack'leri doğru zamanda kullanmaya çalış. Onlar sana savaşta çok yardımcı olacak.

Rota Önerisi: One Piece: Pirate Warriors 4'ü sevdiysen, serinin diğer oyunlarını da oynamalısın: "One Piece: Burning Blood".


10. Senran Kagura: Shinovi Versus - Ninja Kızların Savaşı

Senran Kagura: Shinovi Versus, ninja kızların arasındaki amansız rekabeti konu alıyor. Hikaye, farklı ninja okullarına mensup kızların, Shinobi Masters olmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Ama bu mücadele sadece kılıç ve büyüyle değil, aynı zamanda dostluk ve rekabetle de dolu. Karakterler de çok sevimli; her birinin ayrı bir kişiliği ve motivasyonu var. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun aksiyon dolu dövüşleri.

Oyunun dövüş sistemi hızlı ve akıcı; düşmanlara saldırıyorsun, kombolar yapıyorsun ve özel yetenekler kullanıyorsun. Ama aynı zamanda stratejik elementler de var; Shinobi Transformation kullanarak güçlenebiliyorsun, düşmanların zayıflıklarını kullanabiliyorsun ve hava komboları yapabiliyorsun. Grafikler de güzel; karakter tasarımları animeye çok benziyor. Müzikler de epik; savaşırken sana gaz veriyor. Ama en çok hoşuma giden şey, oyunun çılgın atmosferi.

Senran Kagura: Shinovi Versus, sadece bir aksiyon oyunu değil, aynı zamanda bir görsel şölen. Hikayesi, karakterleri ve oynanışıyla seni eğlendiriyor. Eğer aksiyon oyunlarını seviyorsan ve eğlenceli bir şeyler oynamak istiyorsan, bu oyunu kesinlikle denemelisin. Ama uyarmadı deme, bağımlılık yapabilir!

Seyir Defteri Notu: Shinobi Transformation'ı doğru zamanda kullanmaya çalış. O sana savaşta çok yardımcı olacak.

Rota Önerisi: Senran Kagura: Shinovi Versus'u sevdiysen, serinin diğer oyunlarını da oynamalısın: "Senran Kagura: Estival Versus".


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.