Sürpriz Sonuyla Akılda Kalan 15 Kısa Anime Serisi!: Ters Köşe Evreni

Kısa ama unutulmaz! Sürpriz sonlarıyla aklını başından alacak 15 anime serisiyle galaksiler arası bir yolculuğa çıkmaya hazır ol, Yolcu!

Şubat 21, 2026 - 15:32
Şubat 21, 2026 - 15:32
 0  1
Sürpriz Sonuyla Akılda Kalan 15 Kısa Anime Serisi!: Ters Köşe Evreni

1. Puella Magi Madoka Magica

Yolcu, bak şimdi. İlk başta tipik bir "büyülü kız" anime'si gibi duruyor, değil mi? Tatlış karakterler, renkli dönüşümler, neşeli müzikler... Ama sakın aldanma! Madoka Magica, seni öyle bir ters köşeye yatıracak ki, anime izleme alışkanlıkların bile değişebilir. Hikaye, Madoka ve Sayaka adlı iki ortaokul öğrencisinin, Kyubey adında sevimli mi sevimli bir yaratık tarafından büyülü kız olma teklifi almasıyla başlıyor. İlk bölümlerde her şey güllük gülistanlık gibi, kötülerle savaşıyorlar, dünyayı kurtarıyorlar falan. Ama sonra işler sarpa sarıyor. Büyülü kız olmanın bedeli, karanlık gerçekler, karakterlerin iç çatışmaları... Resmen travma sebebi! Özellikle Homura Akemi karakterine dikkat et. O kızın geçmişi, tüm hikayeyi bambaşka bir boyuta taşıyor.

Madoka Magica'nın en büyük özelliği, "deconstruction" denen bir şeyi çok iyi yapması. Yani, klasik "büyülü kız" türünü alıp, onu parçalarına ayırıyor, karanlık ve gerçekçi bir şekilde yeniden inşa ediyor. Bu animeyi izledikten sonra, büyülü kızlara bakışın asla eskisi gibi olmayacak. Hazır ol, Yolcu, çünkü bu anime seni duygusal olarak paramparça edecek!

Seyir Defteri Notu: Sakın ilk bölümden yargılama! İlk 2-3 bölüm biraz yavaş ilerliyor olabilir, ama sabret. Asıl olaylar ondan sonra başlıyor. Bir de, soundtrack'i dinlemeyi unutma. Yuki Kajiura'nın müzikleri, anime'nin atmosferine bambaşka bir boyut katıyor.

Rota Önerisi: Eğer Madoka Magica'yı sevdiysen, "Re:Zero - Starting Life in Another World" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, ilk başta tipik bir isekai anime'si gibi duruyor, ama sonra işler çok karanlıklaşıyor.


2. Erased (Boku Dake ga Inai Machi)

Yolcu, bak bu da tam bir zaman yolculuğu karmaşası! Erased, Satoru Fujinuma adında, geçmişe kısa süreliğine gidebilme yeteneği olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Bu yeteneği, çevresindeki kötü olayları engellemek için kullanıyor. Ama bir gün, annesi öldürülünce, Satoru çok daha uzak bir geçmişe, ilkokul çağına geri dönüyor. Amacı, geçmişte yaşanan bir cinayet serisini çözerek hem annesini kurtarmak, hem de geleceği değiştirmek.

Animenin en büyük özelliği, gizem ve gerilimi çok iyi harmanlaması. Satoru, geçmişte ipuçlarını takip ederken, bir yandan da çocukluk travmalarıyla yüzleşiyor. Karakterler çok derin ve gerçekçi, özellikle de Kayo Hinazuki karakteri, izleyicinin kalbine dokunuyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir düğümleniyor ki, kimin iyi, kimin kötü olduğunu kestirmek imkansız hale geliyor. Ve final... Ah o final! Beklenmedik bir sürprizle bitiyor ve izleyiciyi uzun süre düşündürmeye devam ediyor.

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış ve kapanış müzikleri de çok iyi. Özellikle "Re:Re:" şarkısı, anime'nin atmosferini çok iyi yansıtıyor. Bir de, anime'nin mangası da var. Eğer hikayeyi daha detaylı öğrenmek istersen, mangasını da okuyabilirsin.

Rota Önerisi: Eğer Erased'ı sevdiysen, "Steins;Gate" animesine de bir göz atabilirsin. O da zaman yolculuğu temalı ve benzer şekilde, çok karmaşık ve sürükleyici bir hikayeye sahip.


3. Devilman Crybaby

Yolcu, hazırlan çünkü bu anime seni fena halde sarsacak! Devilman Crybaby, Akira Fudo adında, duygusal ve naif bir gencin, şeytanlarla savaşmak için Devilman'a dönüşmesini konu alıyor. Ama bu dönüşüm, Akira'yı sadece fiziksel olarak değil, duygusal olarak da değiştiriyor. Şeytanların acımasızlığına tanık oldukça, Akira'nın insanlığı da sınanıyor.

Animenin en büyük özelliği, şiddet ve cinselliği çok açık bir şekilde işlemesi. Şeytanların dünyası, tam bir kaos ve yıkım. İnsanlar birbirine acımasızca davranıyor, şeytanlar ise her türlü kötülüğü yapıyor. Bu durum, Akira'nın iç dünyasında büyük bir çatışmaya yol açıyor. Akira, hem insanları korumak istiyor, hem de şeytanların gücüne sahip olmak istiyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir kontrolden çıkıyor ki, dünya resmen cehenneme dönüyor. Ve final... Ah o final! Tam bir trajedi! İzleyiciyi şoke ediyor ve uzun süre etkisinden çıkamıyorsun.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, herkese göre değil. Şiddet ve cinsellik içerdiği için, hassas izleyicilerin uzak durması gerekebilir. Bir de, anime'nin çizim tarzı da biraz farklı. Bazı insanlar sevmeyebilir, ama bence anime'nin atmosferine çok yakışıyor.

Rota Önerisi: Eğer Devilman Crybaby'i sevdiysen, "Berserk" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, karanlık ve şiddetli bir dünyaya sahip ve karakterlerin iç çatışmalarını çok iyi işliyor.


4. Angel Beats!

Yolcu, mendilleri hazırla çünkü bu anime seni ağlatacak! Angel Beats!, ölümden sonraki bir dünyada geçiyor. Bu dünyada, hayattayken pişmanlıkları olan gençler toplanıyor ve bu pişmanlıklarıyla yüzleşerek huzura kavuşmaya çalışıyorlar. Hikayenin kahramanı, Otonashi adında bir genç. Otonashi, bu dünyaya geldiğinde hiçbir şey hatırlamıyor. Ama kısa sürede, bu dünyada savaşan bir grup gençle tanışıyor ve onlara katılıyor.

Animenin en büyük özelliği, dram ve komediyi çok iyi harmanlaması. Bir yandan karakterlerin geçmişleriyle yüzleşmelerine tanık olurken, bir yandan da onların komik ve absürt hallerine gülüyoruz. Karakterler çok sevimli ve cana yakın, özellikle de Kanade Tachibana karakteri, izleyicinin kalbine dokunuyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir duygusallaşıyor ki, gözyaşlarını tutmak imkansız hale geliyor. Ve final... Ah o final! Tam bir duygusal patlama! İzleyiciyi perişan ediyor ve uzun süre unutulmuyor.

Seyir Defteri Notu: Animenin müzikleri de çok iyi. Özellikle "My Soul, Your Beats!" şarkısı, anime'nin atmosferini çok iyi yansıtıyor. Bir de, anime'nin özel bölümleri de var. Eğer hikayeyi daha detaylı öğrenmek istersen, özel bölümlerini de izleyebilirsin.

Rota Önerisi: Eğer Angel Beats!'i sevdiysen, "Clannad" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, dram ve komediyi harmanlıyor ve karakterlerin duygusal gelişimlerini çok iyi işliyor.


5. Shinsekai Yori (From the New World)

Yolcu, bu anime seni bambaşka bir dünyaya götürecek! Shinsekai Yori, insanların psişik güçlere sahip olduğu ve doğayla uyum içinde yaşadığı bir gelecekte geçiyor. Hikayenin kahramanı, Saki Watanabe adında bir kız. Saki, 12 yaşına geldiğinde psişik güçlerini kazanıyor ve okuldaki arkadaşlarıyla birlikte, bu yeni dünyanın sırlarını keşfetmeye başlıyor.

Animenin en büyük özelliği, distopik bir geleceği çok iyi yansıtması. İnsanlar dışarıdan bakıldığında mutlu ve huzurlu gibi görünüyor, ama aslında toplumun derinliklerinde büyük bir karanlık yatıyor. Çocuklar, psişik güçlerini kontrol etmek için sıkı bir eğitime tabi tutuluyor ve toplumun kurallarına uymayanlar cezalandırılıyor. Saki ve arkadaşları, bu karanlık gerçeği öğrendikçe, toplumun düzenini sorgulamaya başlıyorlar. Sonlara doğru olaylar öyle bir karmaşıklaşıyor ki, kimin haklı, kimin haksız olduğunu kestirmek imkansız hale geliyor. Ve final... Ah o final! Tam bir sürpriz! İzleyiciyi şaşırtıyor ve uzun süre düşündürmeye devam ediyor.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, biraz yavaş ilerliyor olabilir. Ama sabret. Çünkü hikaye, ilerledikçe daha da ilginçleşiyor. Bir de, anime'nin müzikleri de çok iyi. Özellikle kapanış şarkısı, anime'nin atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Shinsekai Yori'yi sevdiysen, "Psycho-Pass" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, distopik bir geleceği konu alıyor ve toplumun kontrol mekanizmalarını sorguluyor.


6. Texhnolyze

Yolcu, karanlığa hoş geldin! Texhnolyze, Lux adında, yeraltı dünyasının kontrolü için savaşan çetelerin olduğu, umutsuz bir şehirde geçiyor. Hikayenin kahramanı, Ichise adında genç bir dövüşçü. Ichise, bir çatışmada kolunu ve bacağını kaybediyor. Ama daha sonra, "Texhnolyze" adı verilen bir teknolojiyle, yapay uzuvlar takılıyor. Bu teknoloji, Ichise'nin hayatını tamamen değiştiriyor ve onu yeraltı dünyasının derinliklerine sürüklüyor.

Animenin en büyük özelliği, distopik ve nihilist bir atmosferi çok iyi yansıtması. Lux şehri, tam bir çöküşün içinde. İnsanlar umutsuz, şiddet her yerde kol geziyor ve teknoloji, insanlığı kurtarmak yerine, daha da yozlaştırıyor. Ichise, bu karanlık dünyada hayatta kalmaya çalışırken, insanlığın anlamını sorguluyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir umutsuzluğa sürükleniyor ki, izleyiciyi karamsarlığa itiyor. Ve final... Ah o final! Tam bir yıkım! İzleyiciyi şoke ediyor ve uzun süre etkisinden çıkamıyorsun.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, çok ağır ve depresif. Eğer hassas bir ruh haline sahipsen, izlememeni tavsiye ederim. Bir de, anime'nin diyalogları çok az. Çoğu zaman, karakterlerin iç dünyalarını sadece mimiklerinden ve hareketlerinden anlamaya çalışıyoruz.

Rota Önerisi: Eğer Texhnolyze'ı sevdiysen, "Ergo Proxy" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, distopik bir geleceği konu alıyor ve insanlığın varoluşsal sorunlarını sorguluyor.


7. Banana Fish

Yolcu, New York'un karanlık sokaklarına inmeye hazır mısın? Banana Fish, Ash Lynx adında, 17 yaşında bir çete liderinin hikayesini anlatıyor. Ash, zeki, yakışıklı ve dövüş yetenekleri üst düzeyde olan bir genç. Ama geçmişi karanlık sırlarla dolu. Bir gün, Ash, "Banana Fish" adında gizemli bir kelimeyle karşılaşıyor ve bu kelimenin ardındaki gerçeği öğrenmeye çalışıyor. Bu süreçte, Eiji Okumura adında Japon bir fotoğrafçıyla tanışıyor ve aralarında sıra dışı bir bağ oluşuyor.

Animenin en büyük özelliği, suç, aksiyon ve dramı çok iyi harmanlaması. Ash ve Eiji, Banana Fish'in sırrını çözmeye çalışırken, New York'un yeraltı dünyasının tehlikeleriyle karşılaşıyorlar. Çeteler, mafyalar, uyuşturucu baronları... Herkes Ash'in peşinde. Ash, hem kendisini, hem de Eiji'yi korumak için amansız bir mücadele veriyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir gerilimle doluyor ki, izleyici nefesini tutarak izliyor. Ve final... Ah o final! Tam bir duygusal yıkım! İzleyiciyi perişan ediyor ve uzun süre unutulmuyor.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, BL (Boys' Love) türüne yakın öğeler içeriyor. Eğer bu türden hoşlanmıyorsan, izlememeni tavsiye ederim. Bir de, anime'nin müzikleri de çok iyi. Özellikle açılış ve kapanış şarkıları, anime'nin atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Banana Fish'i sevdiysen, "91 Days" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, suç, intikam ve dramı konu alıyor ve karakterlerin karmaşık ilişkilerini çok iyi işliyor.


8. Death Parade

Yolcu, ölüme hoş geldin! Death Parade, öldükten sonra insanların gittiği bir barda geçiyor. Bu barda, Decim adında bir barmen var. Decim, ölen insanları çeşitli oyunlara sokarak, onların gerçek kimliklerini ortaya çıkarıyor. Oyunların sonunda, Decim, insanların ruhlarının cennete mi, yoksa cehenneme mi gideceğine karar veriyor.

Animenin en büyük özelliği, ölüm, yaşam ve insan doğası üzerine derin sorular sorması. Her bölümde, farklı insanların hayat hikayelerine tanık oluyoruz ve onların pişmanlıklarını, korkularını ve umutlarını görüyoruz. Decim, bu insanları yargılarken, kendi duygularıyla da yüzleşiyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir felsefi derinliğe ulaşıyor ki, izleyiciyi düşünmeye sevk ediyor. Ve final... Ah o final! Tam bir aydınlanma! İzleyiciyi şaşırtıyor ve uzun süre etkisinden çıkamıyorsun.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, biraz yavaş ilerliyor olabilir. Ama sabret. Çünkü her bölüm, farklı bir mesaj veriyor ve karakterlerin gelişimini çok iyi işliyor. Bir de, anime'nin müzikleri de çok iyi. Özellikle açılış şarkısı, anime'nin atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Death Parade'i sevdiysen, "Mushishi" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, doğaüstü olayları konu alıyor ve insan doğası üzerine derin sorular soruyor.


9. Terror in Resonance (Zankyou no Terror)

Yolcu, Tokyo'nun kalbine bomba düşürmeye hazır mısın? Terror in Resonance, Nine ve Twelve adında iki genç teröristin hikayesini anlatıyor. Bu iki genç, Tokyo'ya bombalı saldırılar düzenleyerek, polise meydan okuyorlar. Amaçları, topluma bir mesaj vermek ve adaletsizliğe dikkat çekmek. Hikayenin kahramanı, Lisa Mishima adında genç bir kız. Lisa, teröristlerin bir saldırısına tanık oluyor ve olaylara dahil oluyor.

Animenin en büyük özelliği, gerilim, gizem ve aksiyonu çok iyi harmanlaması. Nine ve Twelve, polisle kedi fare oyunu oynarken, Lisa da kendi iç çatışmalarıyla yüzleşiyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir karmaşıklaşıyor ki, kimin iyi, kimin kötü olduğunu kestirmek imkansız hale geliyor. Ve final... Ah o final! Tam bir sürpriz! İzleyiciyi şaşırtıyor ve uzun süre düşündürmeye devam ediyor.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, terörizm temasını işlediği için, bazı izleyiciler tarafından eleştirilebilir. Ama bence anime, terörizmi desteklemek yerine, toplumsal sorunlara dikkat çekmeye çalışıyor. Bir de, anime'nin müzikleri de çok iyi. Özellikle Yoko Kanno'nun müzikleri, anime'nin atmosferine bambaşka bir boyut katıyor.

Rota Önerisi: Eğer Terror in Resonance'ı sevdiysen, "Code Geass" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, terörizm, savaş ve siyasi entrikaları konu alıyor.


10. Odd Taxi

Yolcu, taksiye atla ve Tokyo'nun arka sokaklarına doğru yolculuğa çık! Odd Taxi, Odokawa adında, 41 yaşında, huysuz ve asosyal bir taksi şoförünün hikayesini anlatıyor. Odokawa, antropomorfik hayvanların yaşadığı bir dünyada, taksicilik yaparak geçiniyor. Bir gün, Odokawa'nın müşterilerinden biri kayboluyor ve Odokawa, olaylara dahil oluyor.

Animenin en büyük özelliği, gizem, suç ve kara mizahı çok iyi harmanlaması. Odokawa, kayıp müşteriyi ararken, Tokyo'nun yeraltı dünyasının karanlık sırlarını keşfediyor. Yakuza, idoller, sosyal medya fenomenleri... Herkesin bir sırrı var. Sonlara doğru olaylar öyle bir karmaşıklaşıyor ki, izleyiciyi şaşırtıyor ve uzun süre düşündürmeye devam ediyor. Ve final... Ah o final! Tam bir ters köşe! İzleyiciyi şoke ediyor ve uzun süre etkisinden çıkamıyorsun.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, ilk başta biraz yavaş ilerliyor olabilir. Ama sabret. Çünkü hikaye, ilerledikçe daha da ilginçleşiyor. Bir de, anime'nin karakterleri çok sevimli ve cana yakın. Özellikle Odokawa karakteri, izleyicinin kalbine dokunuyor.

Rota Önerisi: Eğer Odd Taxi'yi sevdiysen, "Baccano!" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, suç, gizem ve kara mizahı harmanlıyor ve karakterlerin karmaşık ilişkilerini çok iyi işliyor.


11. Plastic Memories

Yolcu, bu anime kalbini paramparça edecek! Plastic Memories, Giftia adı verilen, insan görünümünde olan androidlerin üretildiği bir gelecekte geçiyor. Bu androidlerin ömrü 9 yıl ve ömürleri dolduğunda, duyguları siliniyor ve kontrolden çıkabiliyorlar. Hikayenin kahramanı, Tsukasa Mizugaki adında genç bir adam. Tsukasa, Giftiaları geri toplamakla görevli bir şirkette çalışıyor.

Animenin en büyük özelliği, bilim kurgu, romantizm ve dramı çok iyi harmanlaması. Tsukasa, Isla adında bir Giftia ile birlikte çalışmaya başlıyor. Isla, sessiz, sakin ve duygusal bir android. Tsukasa ve Isla, birlikte çalışırken, birbirlerine aşık oluyorlar. Ama Isla'nın ömrü giderek kısalıyor ve Tsukasa, onu kaybetme korkusuyla yüzleşiyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir duygusallaşıyor ki, gözyaşlarını tutmak imkansız hale geliyor. Ve final... Ah o final! Tam bir duygusal yıkım! İzleyiciyi perişan ediyor ve uzun süre unutulmuyor.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, çok duygusal ve hüzünlü. Eğer hassas bir ruh haline sahipsen, izlememeni tavsiye ederim. Bir de, anime'nin müzikleri de çok iyi. Özellikle kapanış şarkısı, anime'nin atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Plastic Memories'i sevdiysen, "Clannad: After Story" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, romantizm, dram ve aile temasını işliyor ve karakterlerin duygusal gelişimlerini çok iyi işliyor.


12. Ergo Proxy

Yolcu, gerçekliği sorgulamaya hazır ol! Ergo Proxy, Romdo adında, insan ve androidlerin birlikte yaşadığı, distopik bir şehirde geçiyor. Şehir, dış dünyadan izole edilmiş ve insanlar, mutlu ve huzurlu bir hayat yaşadıklarına inanıyorlar. Hikayenin kahramanı, Re-l Mayer adında genç bir dedektif. Re-l, şehirde yaşanan bir dizi cinayeti araştırmaya başlıyor. Cinayetlerin ardında, "Proxy" adı verilen, gizemli yaratıkların olduğunu keşfediyor.

Animenin en büyük özelliği, bilim kurgu, gizem ve felsefeyi çok iyi harmanlaması. Re-l, Proxy'lerin sırrını çözmeye çalışırken, kendi varoluşsal sorunlarıyla da yüzleşiyor. Şehirdeki insanlar, gerçekliği sorgulamadan yaşıyorlar. Ama Re-l, gerçeği öğrenmek için her şeyi göze alıyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir karmaşıklaşıyor ki, izleyiciyi düşünmeye sevk ediyor. Ve final... Ah o final! Tam bir aydınlanma! İzleyiciyi şaşırtıyor ve uzun süre etkisinden çıkamıyorsun.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, biraz yavaş ilerliyor olabilir. Ama sabret. Çünkü hikaye, ilerledikçe daha da ilginçleşiyor. Bir de, anime'nin diyalogları çok derin ve felsefidir. Bazı izleyiciler sıkılabilir, ama bence anime'nin atmosferine çok yakışıyor.

Rota Önerisi: Eğer Ergo Proxy'yi sevdiysen, "Ghost in the Shell" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, bilim kurgu, felsefe ve siberpunk temasını işliyor.


13. Kaiba

Yolcu, hafızanın ne demek olduğunu sorgulamaya hazır mısın? Kaiba, insanların hafızalarının değiştirilebildiği ve vücutlarının farklı bedenlere aktarılabildiği bir gelecekte geçiyor. Hikayenin kahramanı, Kaiba adında hafızasını kaybetmiş bir adam. Kaiba, bir uzay gemisinde uyanıyor ve kim olduğunu hatırlamıyor. Ama kısa sürede, hafızasının peşine düşüyor ve bu süreçte, toplumun karanlık sırlarını keşfediyor.

Animenin en büyük özelliği, bilim kurgu, distopya ve felsefeyi çok iyi harmanlaması. Kaiba'nın dünyasında, zenginler hafızalarını ve bedenlerini koruyabiliyorlar. Ama fakirler, hafızalarını ve bedenlerini kaybediyorlar. Kaiba, bu adaletsizliğe karşı mücadele ediyor ve hafızasının ardındaki gerçeği öğrenmeye çalışıyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir karmaşıklaşıyor ki, izleyiciyi düşünmeye sevk ediyor. Ve final... Ah o final! Tam bir sürpriz! İzleyiciyi şaşırtıyor ve uzun süre etkisinden çıkamıyorsun.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, çizim tarzı olarak biraz farklı. Bazı izleyiciler sevmeyebilir, ama bence anime'nin atmosferine çok yakışıyor. Bir de, anime'nin müzikleri de çok iyi. Özellikle açılış şarkısı, anime'nin atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Kaiba'yı sevdiysen, "Serial Experiments Lain" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, bilim kurgu, felsefe ve internetin insan üzerindeki etkilerini konu alıyor.


14. Now and Then, Here and There

Yolcu, savaşın acımasızlığına tanık olmaya hazır mısın? Now and Then, Here and There, Shu adında normal bir çocuğun, Lala-Ru adında gizemli bir kızla karşılaşmasıyla başlıyor. Lala-Ru, Hellywood adında, su kıtlığı çeken bir dünyadan geliyor. Shu, Lala-Ru'yu korumaya çalışırken, kendisini Hellywood'da buluyor ve savaşın acımasızlığına tanık oluyor.

Animenin en büyük özelliği, savaş, dram ve insan doğasını çok iyi işlemesi. Shu, idealist ve iyimser bir çocuk. Ama savaşın ortasında, masumiyetini kaybediyor ve dünyanın ne kadar acımasız olduğunu öğreniyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir umutsuzluğa sürükleniyor ki, izleyiciyi karamsarlığa itiyor. Ve final... Ah o final! Tam bir sürpriz! İzleyiciyi şaşırtıyor ve uzun süre etkisinden çıkamıyorsun.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, çok şiddetli ve rahatsız edici sahneler içeriyor. Eğer hassas bir ruh haline sahipsen, izlememeni tavsiye ederim. Bir de, anime'nin müzikleri de çok iyi. Özellikle kapanış şarkısı, anime'nin atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Now and Then, Here and There'ı sevdiysen, "Grave of the Fireflies" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, savaşın acımasızlığını ve insanlığın dramını konu alıyor.


15. ACCA: 13-Territory Inspection Department

Yolcu, politik entrikaların labirentine girmeye hazır mısın? ACCA: 13-Territory Inspection Department, 13 özerk bölgeden oluşan bir krallıkta geçiyor. Hikayenin kahramanı, Jean Otus adında, ACCA adlı bir denetleme kurumunda çalışan bir memur. Jean, bölgeleri gezerek, kurumun faaliyetlerini denetliyor. Ama aslında, Jean, bir politik komplonun ortasında.

Animenin en büyük özelliği, gizem, politik entrika ve karakter odaklı anlatımı çok iyi harmanlaması. Jean, bölgeleri gezerken, farklı karakterlerle tanışıyor ve krallığın sırlarını keşfediyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir karmaşıklaşıyor ki, kimin dost, kimin düşman olduğunu kestirmek imkansız hale geliyor. Ve final... Ah o final! Tam bir sürpriz! İzleyiciyi şaşırtıyor ve uzun süre düşündürmeye devam ediyor.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, biraz yavaş ilerliyor olabilir. Ama sabret. Çünkü hikaye, ilerledikçe daha da ilginçleşiyor. Bir de, anime'nin karakterleri çok karizmatik ve gizemli. Özellikle Jean Otus karakteri, izleyicinin kalbine dokunuyor.

Rota Önerisi: Eğer ACCA: 13-Territory Inspection Department'ı sevdiysen, "House of Five Leaves" animesine de bir göz atabilirsin. O da benzer şekilde, politik entrikalar, gizem ve karakter odaklı anlatımı harmanlıyor.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.