Sword Art Online Benzeri 10 VR Anime Önerisi!: Sanal Dünyalara Dalış Rehberi
Sword Art Online'u bitirdin ve boşluğa mı düştün? Merak etme Yolcu! SAO tadında, VR dünyalarına ışınlanacağın 10 anime önerisiyle maceraya atılmaya hazır ol!
1. Overlord: İskelet Büyücünün Yükselişi
Yolcu, Overlord'a adımını attığında bildiğin "kahramanlık" kavramını unut gitsin! Bu anime, Yggdrasil adlı VRMMORPG sunucularının kapanmasıyla başlıyor. Ana karakterimiz Momonga, oyunda yarattığı güçlü iskelet büyücü karakteriyle birlikte oyunun içinde hapsoluyor. Fakat bu bildiğimiz "sıkışıp kalma" hikayelerinden değil. Momonga, artık Ainz Ooal Gown adıyla anılıyor ve amacı, bu yeni dünyada kendi gücünü ve hakimiyetini kurmak. Burada "iyi adam" yok, sadece hayatta kalmak ve hükmetmek var. Büyü sistemleri inanılmaz detaylı, her bir büyünün kendine has açıklaması ve kullanım alanı var. Taktikler, stratejiler havada uçuşuyor. Aksiyon sahneleri desen, görsel şölen! Resmen "Bu kadar güç de mi olur?" dedirten anlar yaşayacaksın. Overlord, sadece VR dünyasına sıkışıp kalma temasını değil, aynı zamanda güç, liderlik ve ahlaki gri alanlar üzerine de derinlemesine düşündürüyor. Ainz'in kararları, her zaman sorgulanabilir ve bu da animeye ayrı bir tat katıyor.
Overlord'da en sevdiğim şeylerden biri, karakterlerin derinliği. Sadece Ainz değil, onun hizmetkarları da kendi motivasyonlarına, geçmişlerine ve karmaşık kişiliklerine sahip. Nazarick'in her bir üyesi, Ainz'e olan bağlılıklarıyla birlikte, kendi iç çatışmalarını da yaşıyor. Bu da hikayeyi çok daha zengin ve katmanlı hale getiriyor. Mesela Albedo'nun Ainz'e olan saplantılı aşkı, Shalltear Bloodfallen'ın çocuksu tavırları ve Demiurge'ün şeytani zekası... Hepsi bir araya geldiğinde, unutulmaz bir karakter kadrosu ortaya çıkıyor. Bir de politik entrikalar var ki, aman diyeyim! Ainz, yeni dünyada güç kazanmaya çalışırken, sürekli olarak diğer krallıklar, loncalar ve güçlü varlıklarla karşı karşıya geliyor. Diploması, savaş taktikleri, ittifaklar... Her şey ustaca örülmüş bir ağ gibi.
Seyir Defteri Notu: Overlord'un dünyasında "Dünya Öğesi" denen olaylara dikkat et. Oyuncuların getirdiği ve dünyanın dengesini değiştiren eşyalar. Hikayede kilit rol oynayabiliyorlar. Ayrıca, Ainz'in iç monologlarına kulak ver. Dışarıya karşı ne kadar soğukkanlı ve otoriter görünse de, aslında içten içe panik ataklar geçirdiğini görmek çok komik.
Rota Önerisi: Overlord'dan sonra "That Time I Got Reincarnated as a Slime" animesine göz atabilirsin. Orada da güçlenen ve hükmeden bir ana karakter var, ama atmosfer daha eğlenceli ve dostane.
2. Log Horizon: Oyunun İçinde Hayatta Kalma Mücadelesi
Log Horizon, "Elder Tales" adlı popüler bir MMORPG'nin oyuncularının, aniden oyunun içinde hapsolmasıyla başlıyor. Ama bu sadece bir "sıkışıp kalma" hikayesi değil, Yolcu! Burası, oyuncuların yeni bir toplum inşa etmek, ekonomiyi yeniden kurmak ve oyunun kurallarını kendi lehlerine çevirmek zorunda oldukları bir dünya. Ana karakterimiz Shiroe, zeki ve stratejik bir oyuncu. Oyunda "Villain in Glasses" olarak tanınıyor. Amacı, bu kaotik dünyada düzeni sağlamak ve oyuncuların hayatta kalmasına yardımcı olmak. Log Horizon, sadece aksiyon ve macera değil, aynı zamanda politika, sosyoloji ve ekonomi üzerine de düşündüren bir anime. Oyuncuların, oyunun kurallarını kullanarak nasıl yeni bir toplum inşa ettiklerini görmek, gerçekten etkileyici.
Log Horizon'da en sevdiğim şeylerden biri, karakterlerin gelişimleri. Shiroe'nin liderlik vasıfları, Akatsuki'nin savaşçı ruhu, Naotsugu'nun komik halleri... Her biri, oyunun içinde yaşadıkları zorluklarla birlikte büyüyor ve gelişiyor. Özellikle Shiroe'nin stratejik dehası, animeye ayrı bir heyecan katıyor. Düşmanlarını alt etmek için kullandığı taktikler, resmen ders niteliğinde. Bir de Guild'ler arası ilişkiler var ki, aman diyeyim! Oyuncular, hayatta kalmak için ittifaklar kurmak, rekabet etmek ve hatta savaşmak zorunda kalıyor. Bu da hikayeye bolca entrika, gerilim ve dram katıyor. Log Horizon, sadece bir VR anime değil, aynı zamanda insan doğası, toplum ve liderlik üzerine de derinlemesine düşündüren bir yapım.
Seyir Defteri Notu: Log Horizon'da "Sub-Class" olayına dikkat et. Oyuncuların ana sınıflarının yanı sıra, sahip oldukları ek yetenekler ve beceriler. Savaşlarda ve stratejilerde kilit rol oynayabiliyorlar. Ayrıca, "Round Table Conference" toplantılarına kulak ver. Shiroe ve diğer güçlü oyuncuların, oyunun geleceği hakkında verdikleri kararlar, tüm dünyayı etkiliyor.
Rota Önerisi: Log Horizon'dan sonra "Maoyuu Maou Yuusha" animesine göz atabilirsin. Orada da bir kahraman ve şeytan kraliçesi, dünyayı kurtarmak için işbirliği yapıyor ve ekonomi, politika üzerine derinlemesine tartışıyorlar.
3. Accel World: Hızlandırılmış Dünyada Yükseliş
Accel World, dış görünüşü nedeniyle sürekli zorbalığa maruz kalan Haruyuki'nin, Kuroyukihime ile tanışmasıyla başlıyor. Kuroyukihime, ona "Brain Burst" adlı bir hızlandırılmış gerçeklik programını tanıtıyor. Bu program sayesinde Haruyuki, gerçek dünyada yapamadığı şeyleri sanal dünyada yapma fırsatı buluyor. Accel World, sadece VR teknolojisi değil, aynı zamanda sosyal sorunlar, özgüven eksikliği ve arkadaşlık üzerine de düşündüren bir anime. Haruyuki'nin ezik bir karakterden güçlü bir savaşçıya dönüşümünü izlemek, gerçekten ilham verici.
Accel World'de en sevdiğim şeylerden biri, dövüş sahneleri. Hızlandırılmış gerçeklik sayesinde, dövüşler çok daha hızlı, heyecanlı ve görsel olarak etkileyici. Haruyuki'nin Silver Crow olarak dövüşürken kullandığı taktikler, resmen akıl dolu. Bir de "Burst Linker"lar arasındaki ilişkiler var ki, aman diyeyim! Oyuncular, kendi aralarında ittifaklar kurmak, rekabet etmek ve hatta savaşmak zorunda kalıyor. Bu da hikayeye bolca entrika, gerilim ve dram katıyor. Kuroyukihime'nin gizemli geçmişi, Haruyuki'nin ona olan bağlılığı ve diğer Burst Linker'ların motivasyonları... Hepsi bir araya geldiğinde, unutulmaz bir karakter kadrosu ortaya çıkıyor.
Seyir Defteri Notu: Accel World'de "Incarnate System" olayına dikkat et. Oyuncuların bilinçaltlarından kaynaklanan ve dövüş stillerini etkileyen özel yetenekler. Hikayede kilit rol oynayabiliyorlar. Ayrıca, "Seven Kings of Pure Color" olayına kulak ver. Kuroyukihime'nin geçmişi ve amaçları hakkında önemli ipuçları veriyor.
Rota Önerisi: Accel World'den sonra "Btooom!" animesine göz atabilirsin. Orada da oyuncular, gerçek dünyada hayatta kalmak için oyun içi yeteneklerini kullanmak zorunda kalıyor.
4. Bofuri: Savunma Odaklı Oyuncunun Yükselişi
Bofuri, arkadaşının tavsiyesi üzerine VRMMORPG "NewWorld Online" oynamaya başlayan Kaede Honjou'nun hikayesini anlatıyor. Kaede, oyunda Maple adını alıyor ve acıdan hoşlanmadığı için tüm puanlarını savunmaya veriyor. Bu sayede, inanılmaz derecede yüksek bir savunmaya sahip oluyor ve beklenmedik yetenekler kazanıyor. Bofuri, sadece VR teknolojisi değil, aynı zamanda arkadaşlık, eğlence ve beklenmedik başarılar üzerine de düşündüren bir anime. Maple'ın saf ve masum tavırlarıyla, oyunun kurallarını alt üst etmesini izlemek, gerçekten çok eğlenceli.
Bofuri'de en sevdiğim şeylerden biri, Maple'ın sıra dışı oyun tarzı. Normalde kimsenin savunmaya bu kadar odaklanmayacağı bir oyunda, Maple kendi yolunu çiziyor ve inanılmaz derecede güçlü oluyor. Dövüş sahneleri, genellikle komik ve absürt, ama aynı zamanda yaratıcı ve heyecan verici. Bir de Maple'ın arkadaşlarıyla olan ilişkileri var ki, aman diyeyim! Oyuncular, birlikte maceralara atılmak, yeni yetenekler keşfetmek ve eğlenmek için bir araya geliyor. Bu da hikayeye bolca dostluk, neşe ve kahkaha katıyor. Sally'nin Maple'a olan desteği, Kanade'nin zekası ve diğer oyuncuların tepkileri... Hepsi bir araya geldiğinde, unutulmaz bir ekip ortaya çıkıyor.
Seyir Defteri Notu: Bofuri'de Maple'ın kazandığı "Unique Skills" olayına dikkat et. Normalde elde edilmesi çok zor olan ve Maple'ı diğer oyunculardan ayıran özel yetenekler. Hikayede kilit rol oynayabiliyorlar. Ayrıca, "Events" olaylarına kulak ver. Oyuncuların katıldığı ve ödüller kazandığı özel etkinlikler. Maple'ın bu etkinliklerdeki performansı, her zaman beklenmedik sonuçlar doğuruyor.
Rota Önerisi: Bofuri'den sonra "Didn't I Say to Make My Abilities Average in the Next Life?!" animesine göz atabilirsin. Orada da ana karakter, normal olmaya çalışırken, sürekli olarak beklenmedik olaylara karışıyor.
5. Infinite Dendrogram: Sınırsız Potansiyelin Dünyası
Infinite Dendrogram, üniversite sınavını bitirdikten sonra, ağabeyinin tavsiyesi üzerine VRMMORPG "Infinite Dendrogram" oynamaya başlayan Reiji Mukudori'nin hikayesini anlatıyor. Infinite Dendrogram, oyunculara neredeyse sınırsız özgürlük sunan ve her oyuncunun kendi benzersiz gelişim yolunu bulabileceği bir oyun. Reiji, Ray Starling adını alıyor ve bu yeni dünyada maceraya atılıyor. Infinite Dendrogram, sadece VR teknolojisi değil, aynı zamanda seçimlerin önemi, kişisel gelişim ve kader üzerine de düşündüren bir anime. Ray'in kendi potansiyelini keşfetmesini ve karşılaştığı zorluklarla başa çıkmasını izlemek, gerçekten etkileyici.
Infinite Dendrogram'da en sevdiğim şeylerden biri, oyunun sınırsız potansiyeli. Her oyuncunun kendi benzersiz "Embryo"su var ve bu Embryo, oyuncunun oyun tarzına, kararlarına ve deneyimlerine göre gelişiyor. Dövüş sahneleri, bu Embryo'ların farklı yeteneklerini sergilemeleriyle çok daha heyecanlı ve stratejik hale geliyor. Bir de Ray'in karşılaştığı karakterler var ki, aman diyeyim! Oyuncular, kendi amaçları, motivasyonları ve geçmişleriyle birlikte, Ray'in macerasına dahil oluyor. Bu da hikayeye bolca gizem, entrika ve duygu katıyor. Nemesis'in Ray'e olan bağlılığı, Rook Holmes'un zekası ve Franklin'in çılgınlığı... Hepsi bir araya geldiğinde, unutulmaz bir karakter kadrosu ortaya çıkıyor.
Seyir Defteri Notu: Infinite Dendrogram'da "Embryo Types" olayına dikkat et. Oyuncuların Embryo'larının farklı türleri ve bu türlerin oyuncunun oyun tarzını nasıl etkilediği. Hikayede kilit rol oynayabiliyorlar. Ayrıca, "TL;DR" olayına kulak ver. Dünyanın gizemleri ve oyunun arkasındaki sırlar hakkında önemli ipuçları veriyor.
Rota Önerisi: Infinite Dendrogram'dan sonra "Arifureta: From Commonplace to World's Strongest" animesine göz atabilirsin. Orada da ana karakter, beklenmedik bir olay sonucunda güçleniyor ve kendi yolunu çizmek zorunda kalıyor.
6. Is It Wrong to Try to Pick Up Girls in a Dungeon?: Zindanlarda Aşk ve Macera
Bu anime, Orario şehrinin kalbinde yer alan devasa zindanlarda geçen maceraları konu alıyor. Bell Cranel adında genç bir maceraperest, tanrıça Hestia'nın himayesinde zindanlara dalıp canavarlarla savaşıyor ve güçlenmeye çalışıyor. Amaç sadece güçlenmek değil, aynı zamanda zindanların derinliklerinde yatan sırları çözmek ve tabii ki, güzel kızlarla tanışmak! "DanMachi" olarak da bilinen bu anime, sadece aksiyon ve macera değil, aynı zamanda tanrılar ve insanlar arasındaki ilişkiyi, aşkı ve kişisel gelişimi de ele alıyor. Bell'in saflığı ve azmi, onu izleyen herkesi etkiliyor.
DanMachi'de en sevdiğim şeylerden biri, zindanların tasarımı ve canavarların çeşitliliği. Her kat, farklı bir ekosisteme sahip ve farklı türde canavarlar barındırıyor. Bell'in bu zindanlarda hayatta kalmak için geliştirdiği taktikler ve yetenekler, animeye ayrı bir heyecan katıyor. Bir de tanrılar ve insanlar arasındaki ilişki var ki, aman diyeyim! Tanrılar, insanlara güç veriyor, onlara rehberlik ediyor ve bazen de onlara aşık oluyor. Hestia'nın Bell'e olan sevgisi, Ais Wallenstein'ın gizemli geçmişi ve diğer tanrıların entrikaları... Hepsi bir araya geldiğinde, unutulmaz bir hikaye ortaya çıkıyor.
Seyir Defteri Notu: DanMachi'de "Falna" olayına dikkat et. Tanrıların insanlara verdiği güç ve bu gücün maceraperestlerin gelişimini nasıl etkilediği. Hikayede kilit rol oynayabiliyor. Ayrıca, "Status" olayına kulak ver. Maceraperestlerin güçlerini, yeteneklerini ve becerilerini gösteren değerler. Bell'in Status'unun sürekli olarak yükselmesi, onun ne kadar hızlı geliştiğinin bir göstergesi.
Rota Önerisi: DanMachi'den sonra "Grimgar of Fantasy and Ash" animesine göz atabilirsin. Orada da bir grup genç, yabancı bir dünyada hayatta kalmak için mücadele ediyor, ama atmosfer çok daha karanlık ve gerçekçi.
7. The King's Avatar: E-Sporun Zirvesine Dönüş
The King's Avatar, e-spor dünyasının zirvesindeyken düşüşe geçen Ye Xiu'nun hikayesini anlatıyor. "Glory" adlı popüler bir oyunda, "Battle God" olarak tanınan Ye Xiu, takımı tarafından kovuluyor ve tüm itibarını kaybediyor. Ama pes etmiyor! Bir internet kafede çalışmaya başlıyor ve yeni bir karakter yaratarak, Glory'nin zirvesine geri dönmeye karar veriyor. The King's Avatar, sadece e-spor değil, aynı zamanda azim, arkadaşlık ve rekabet üzerine de düşündüren bir anime. Ye Xiu'nun zekası, yeteneği ve kararlılığı, onu izleyen herkesi hayran bırakıyor.
The King's Avatar'da en sevdiğim şeylerden biri, Glory oyununun mekanikleri ve karakter sınıflarının çeşitliliği. Her sınıfın kendine has yetenekleri, stratejileri ve zayıflıkları var. Ye Xiu'nun bu sınıfları ustalıkla kullanması ve rakiplerini alt etmek için geliştirdiği taktikler, animeye ayrı bir heyecan katıyor. Bir de Ye Xiu'nun yeni takımıyla olan ilişkisi var ki, aman diyeyim! Oyuncular, birlikte çalışmak, birbirlerine destek olmak ve birlikte zirveye ulaşmak için bir araya geliyor. Chen Guo'nun Ye Xiu'ya olan inancı, Tang Rou'nun azmi ve diğer oyuncuların katkıları... Hepsi bir araya geldiğinde, unutulmaz bir ekip ortaya çıkıyor.
Seyir Defteri Notu: The King's Avatar'da "Unspecialized" sınıfına dikkat et. Ye Xiu'nun kullandığı ve tüm sınıfların yeteneklerini kullanabilen özel bir sınıf. Hikayede kilit rol oynayabiliyor. Ayrıca, "Silver Weapons" olayına kulak ver. Ye Xiu'nun yarattığı ve diğer oyuncuların sahip olmadığı özel silahlar. Bu silahlar, ona büyük avantaj sağlıyor.
Rota Önerisi: The King's Avatar'dan sonra "Haikyuu!!" animesine göz atabilirsin. Orada da bir grup genç, voleybol takımında birlikte çalışarak zirveye ulaşmaya çalışıyor.
8. .hack//Sign: Kimlik Arayışı ve Sanal Gerçeklik
.hack//Sign, Tsukasa adında bir oyuncunun, "The World" adlı bir MMORPG'de uyanmasıyla başlıyor. Tsukasa, oyunun içinde hapsolmuş durumda ve gerçek dünyayla bağlantısı kesilmiş. Ayrıca, konuşamıyor ve hafızasında boşluklar var. Tsukasa, oyunun sırlarını çözmek ve gerçek dünyaya geri dönmek için bir yol arıyor. .hack//Sign, sadece VR teknolojisi değil, aynı zamanda kimlik, yalnızlık ve sanal gerçekliğin insan psikolojisi üzerindeki etkileri üzerine de düşündüren bir anime. Tsukasa'nın gizemli kişiliği, onu izleyen herkesi meraklandırıyor.
.hack//Sign'da en sevdiğim şeylerden biri, oyunun atmosferi ve gizemli olayların sürekli olarak yaşanması. Oyuncular, bilinmeyen güçlerle karşılaşıyor, açıklanamayan olaylar yaşıyor ve oyunun arkasındaki sırları çözmeye çalışıyor. Tsukasa'nın karşılaştığı karakterler, onun gerçek kimliğini bulmasına yardımcı oluyor, ama aynı zamanda onu daha da karmaşık bir duruma sokuyor. Bir de oyunun yaratıcısı olan Harald Hoerwick'in gizemli geçmişi var ki, aman diyeyim! Onun motivasyonları, amaçları ve oyunun geleceği üzerindeki etkisi... Hepsi bir araya geldiğinde, unutulmaz bir hikaye ortaya çıkıyor.
Seyir Defteri Notu: .hack//Sign'da "Fragments" olayına dikkat et. Oyunun sırlarını çözmek için önemli ipuçları veren ve Tsukasa'nın hafızasındaki boşlukları doldurmasına yardımcı olan parçalar. Hikayede kilit rol oynayabiliyor. Ayrıca, "Key of Twilight" olayına kulak ver. Tsukasa'nın sahip olduğu ve oyunun geleceğini etkileyebilecek özel bir yetenek.
Rota Önerisi: .hack//Sign'dan sonra "Serial Experiments Lain" animesine göz atabilirsin. Orada da bir genç kız, internetin derinliklerinde kendi kimliğini aramaya çalışıyor.
9. Sword Art Online Alternative: Gun Gale Online: Ölümcül Silahların Dansı
Sword Art Online Alternative: Gun Gale Online, Sword Art Online evreninde geçen, ama farklı bir hikayeye odaklanan bir anime. Karen Kohiruimaki adında uzun boylu ve çekingen bir üniversite öğrencisi, gerçek hayatta insanlarla iletişim kurmakta zorlanıyor. Bu nedenle, Gun Gale Online adlı bir VRMMORPG'ye katılıyor ve oyunda LLENN adında küçük ve sevimli bir karakter yaratıyor. LLENN, pembe kıyafetleri ve hızlı hareketleriyle, oyunun en tehlikeli oyuncularından biri haline geliyor. Sword Art Online Alternative: Gun Gale Online, sadece VR teknolojisi değil, aynı zamanda özgüven eksikliği, sosyal fobi ve kendini ifade etme üzerine de düşündüren bir anime. LLENN'in gerçek kimliğini keşfetmesini ve oyun sayesinde güçlenmesini izlemek, gerçekten ilham verici.
Sword Art Online Alternative: Gun Gale Online'da en sevdiğim şeylerden biri, Gun Gale Online oyununun mekanikleri ve silahların çeşitliliği. Her silahın kendine has özellikleri, avantajları ve dezavantajları var. LLENN'in bu silahları ustalıkla kullanması ve rakiplerini alt etmek için geliştirdiği taktikler, animeye ayrı bir heyecan katıyor. Bir de LLENN'in diğer oyuncularla olan ilişkisi var ki, aman diyeyim! Oyuncular, birlikte turnuvalara katılıyor, birbirlerine destek oluyor ve birlikte güçleniyor. Pitohui'nin gizemli kişiliği, M'in LLENN'e olan desteği ve diğer oyuncuların katkıları... Hepsi bir araya geldiğinde, unutulmaz bir ekip ortaya çıkıyor.
Seyir Defteri Notu: Sword Art Online Alternative: Gun Gale Online'da "Squad Jam" turnuvalarına dikkat et. Oyuncuların takımlar halinde yarıştığı ve büyük ödüller kazandığı özel turnuvalar. Hikayede kilit rol oynayabiliyor. Ayrıca, "P-chan" olayına kulak ver. LLENN'in en sevdiği silah olan pembe P90 makineli tüfek. Bu silah, LLENN'in sembolü haline geliyor.
Rota Önerisi: Sword Art Online Alternative: Gun Gale Online'dan sonra "Girls' Last Tour" animesine göz atabilirsin. Orada da iki genç kız, kıyamet sonrası bir dünyada birlikte seyahat ediyor ve hayatta kalmaya çalışıyor.
10. Death March to the Parallel World Rhapsody: Rahat Bir Isekai Macerası
Death March to the Parallel World Rhapsody, Ichirou Suzuki adında bir oyun programcısının, bir gün uyandığında, yarattığı oyunun içinde hapsolmasıyla başlıyor. Ichirou, Satou adını alıyor ve inanılmaz derecede güçlü bir karakter olarak, bu yeni dünyada maceraya atılıyor. Ama Satou, kahraman olmak yerine, sadece rahat bir hayat yaşamak istiyor. Bu nedenle, zorlu görevlerden kaçınıyor, yeni yerler keşfediyor ve güzel kızlarla tanışıyor. Death March to the Parallel World Rhapsody, sadece VR teknolojisi değil, aynı zamanda rahatlık, eğlence ve beklenmedik olaylar üzerine de düşündüren bir anime. Satou'nun sakin ve keyifli hayatını izlemek, gerçekten dinlendirici.
Death March to the Parallel World Rhapsody'de en sevdiğim şeylerden biri, dünyanın detaylı tasarımı ve karakterlerin çeşitliliği. Her bölge, farklı bir kültüre, tarihe ve ekosisteme sahip. Satou'nun bu dünyayı keşfederken karşılaştığı insanlar, elfler,兽人ler ve diğer yaratıklar, animeye ayrı bir renk katıyor. Bir de Satou'nun haremindeki kızlarla olan ilişkisi var ki, aman diyeyim! Oyuncular, Satou'ya aşık oluyor, ona hizmet ediyor ve onu koruyor. Liza'nın sadakati, Arisa'nın zekası ve Lulu'nun masumiyeti... Hepsi bir araya geldiğinde, unutulmaz bir ekip ortaya çıkıyor.
Seyir Defteri Notu: Death March to the Parallel World Rhapsody'de "Skill Points" olayına dikkat et. Satou'nun kazandığı ve yeni yetenekler öğrenmek için kullandığı puanlar. Hikayede kilit rol oynayabiliyor. Ayrıca, "Map" olayına kulak ver. Satou'nun sahip olduğu ve dünyanın tüm bölgelerini gösteren özel bir harita. Bu harita, onun macerasında büyük kolaylık sağlıyor.
Rota Önerisi: Death March to the Parallel World Rhapsody'den sonra "Isekai Cheat Magician" animesine göz atabilirsin. Orada da bir genç, başka bir dünyaya ışınlanıyor ve inanılmaz derecede güçlü oluyor.
Tepkiniz Nedir?