Tarihî Dönem (Sageuk) K-Dramalar İçin 10 Öneri: Geçmişin Tozlu Sayfalarında Bir Yolculuk

Kore tarihinin derinliklerine dalmaya hazır mısın Yolcu? Taht kavgaları, aşk hikayeleri ve epik savaşlarla dolu 25 Sageuk K-Draması seni bekliyor.

Şubat 21, 2026 - 15:31
Şubat 21, 2026 - 15:31
 0  1
Tarihî Dönem (Sageuk) K-Dramalar İçin 10 Öneri: Geçmişin Tozlu Sayfalarında Bir Yolculuk

1. Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo – Kaderin Ağlarını Örmek

Yolcu, bak şimdi, bu dizi seni alıp götürecek. Günümüzden Joseon Hanedanlığı'na ışınlanan Go Ha-jin'in hikayesi. Kızımız, prensler arasındaki taht kavgasının tam ortasına düşüyor. Lee Joon-gi'nin oyunculuğu dillere destan, o nasıl bir karizma, o nasıl bir acı çekme abi! IU da fena değil ama Joon-gi resmen döktürüyor. Dizide aşk var, entrika var, ihanet var, gözyaşı desen şelale. Ama sakın aldanma, romantizm diye başlarsın, finalde mendil yetiştiremezsin. O OST'ler yok mu, her biri ayrı bir olay. Özellikle "For You" çalmaya başlayınca içim bir garip oluyor, sanki ben de o sarayda dolanıyormuşum gibi. Bu dizi, Sageuk dünyasına giriş için harika bir başlangıç. Tarihi olayları da merak uyandırıyor, sonra gidip gerçek Joseon tarihini araştırmaya başlıyorsun. İşte bir dizinin yapması gereken de bu değil mi?

Bu dizideki karakterlerin derinliği beni benden aldı. Her bir prensin ayrı bir derdi, ayrı bir hikayesi var. Kimisi tahta gözünü dikmiş, kimisi sadece sevilmek istiyor. Go Ha-jin'in bu karmaşık ilişkiler ağı içinde hayatta kalmaya çalışması, verdiği kararlar, yaptığı fedakarlıklar... Hepsi çok etkileyici. Özellikle Wang So (Lee Joon-gi) karakterinin dönüşümü, acımasız bir prensten sevgiye aç bir adama evrilmesi, gerçekten görülmeye değer. Ama finali hazırlıklı izle, çünkü kalbin paramparça olabilir. Şimdiden uyarayım, sonra bana demedi deme.

Seyir Defteri Notu: Dizideki kostümler ve mekanlar muazzam. Gerçekten o dönemi yansıtmışlar. Özellikle taht odası sahneleri, o ihtişam, o detaylar... Göz kamaştırıcı. Ama dikkatli ol, bazı sahneler çok kanlı olabilir, hassas bünyeliler için uyarıyorum.

Rota Önerisi: Eğer bu diziyi sevdiysen, "The Crowned Clown" da tam sana göre. O da taht kavgaları ve entrikalarla dolu, benzer bir atmosfere sahip.


2. Kingdom – Zombiler Joseon'u İstila Ederse?

Yolcu, şimdi sana öyle bir dizi anlatacağım ki, Joseon Hanedanlığı'nı zombiler basıyor! Evet, yanlış duymadın, zombiler! "Kingdom" dizisi, tarihi ve korkuyu müthiş bir şekilde harmanlıyor. Açlıktan kırılan halk, gizemli bir hastalık yüzünden zombiye dönüşüyor ve prens Lee Chang, bu felaketin arkasındaki sırları çözmek için yola koyuluyor. Dizi, sadece zombi temasıyla değil, aynı zamanda siyasi entrikalarla da dolu. Saraydaki güç savaşları, halkın çektiği acılar, hepsi çok gerçekçi bir şekilde işlenmiş. Zombi makyajları da çok başarılı, gece izlerken tırsmadım desem yalan olur. Özellikle o toplu zombi sahneleri, tüyler ürpertici. Dizi, görsel olarak da çok etkileyici. Kore'nin doğal güzellikleri, o tarihi mekanlar, hepsi muazzam bir şekilde çekilmiş. Sanki bir belgesel izliyormuşsun gibi hissediyorsun. Ama belgeselde zombiler yok tabii ki.

Bu dizide beni en çok etkileyen şeylerden biri, karakterlerin hayatta kalma mücadelesi. Prens Lee Chang, sadece zombilerle değil, aynı zamanda saraydaki düşmanlarıyla da savaşmak zorunda. Halkını kurtarmak için verdiği mücadele, gerçekten takdire şayan. Seo-bi karakteri de çok güçlü bir kadın figürü. O da hem zombilerle savaşıyor, hem de hastalığın tedavisini bulmaya çalışıyor. Dizideki aksiyon sahneleri de çok iyi çekilmiş. Kılıç dövüşleri, okçuluk sahneleri, hepsi çok gerçekçi ve heyecan verici. Zombilerle savaşırken kullanılan taktikler de çok zekice düşünülmüş. Mesela, güneş ışığından korktukları için gece saldırıyorlar, gündüz ise saklanıyorlar. Bu detaylar, diziyi daha da ilgi çekici hale getiriyor.

Seyir Defteri Notu: Dizideki zombiler, klasik zombilerden biraz farklı. Daha hızlılar, daha agresifler ve daha zekiler. Sanki evrim geçirmişler gibi. Bu da onları daha tehlikeli hale getiriyor.

Rota Önerisi: Eğer zombi temalı dizileri seviyorsan, "Train to Busan" filmini de izlemelisin. O da Kore yapımı, zombilerle dolu bir tren yolculuğunu anlatıyor.


3. Mr. Sunshine – Aşk ve Vatan Arasında Bir Seçim

Yolcu, bu dizi seni duygudan duyguya sürükleyecek. 19. yüzyılın sonlarında, Joseon Hanedanlığı'nın çalkantılı döneminde geçen bir hikaye. Bir Amerikan gemisine sığınarak hayatta kalan Eugene Choi, yıllar sonra Amerikan askeri olarak ülkesine geri dönüyor. Joseon'u kurtarmak için mücadele eden bir grup insanın arasına katılıyor ve Go Ae-shin adında asil bir kıza aşık oluyor. Dizi, aşk, vatanseverlik ve fedakarlık temalarını çok etkileyici bir şekilde işliyor. Lee Byung-hun'un oyunculuğu yine döktürüyor. O nasıl bir karizma, o nasıl bir bakış abi! Kim Tae-ri de çok başarılı, Go Ae-shin karakterine hayat veriyor. Dizideki aşk sahneleri çok romantik, ama aynı zamanda çok da hüzünlü. Çünkü biliyorsun ki, bu aşkın sonu pek de iyi bitmeyecek.

Bu dizide beni en çok etkileyen şeylerden biri, karakterlerin vatanları için yaptıkları fedakarlıklar. Eugene Choi, Amerikan askeri olmasına rağmen, Joseon'u kurtarmak için canını feda ediyor. Go Ae-shin de, asil bir aileden gelmesine rağmen, silahlanıp ülkesi için savaşıyor. Dizideki yan karakterler de çok iyi yazılmış. Her birinin ayrı bir hikayesi, ayrı bir motivasyonu var. Dizideki aksiyon sahneleri de çok iyi çekilmiş. Özellikle o çatışma sahneleri, çok gerçekçi ve heyecan verici. Ama dizi sadece aksiyondan ibaret değil. Aynı zamanda çok da duygusal bir hikaye. Karakterlerin arasındaki ilişkiler, aşkları, dostlukları, hepsi çok dokunaklı bir şekilde işlenmiş.

Seyir Defteri Notu: Dizideki kostümler ve mekanlar yine muazzam. Gerçekten o dönemi yansıtmışlar. Özellikle o geleneksel Kore evleri, o dar sokaklar, o pazarlar... Göz kamaştırıcı.

Rota Önerisi: Eğer bu diziyi sevdiysen, "Chicago Typewriter" da tam sana göre. O da geçmiş ve günümüz arasında gidip gelen bir hikaye anlatıyor.


4. The Crowned Clown – Kralın Yerine Geçen Soytarı

Yolcu, şimdi sana öyle bir hikaye anlatacağım ki, krallık tahtı bile sallanacak! Joseon Hanedanlığı'nda, taht kavgaları ve iç karışıklıklar yüzünden çılgına dönen kral, kendisine tıpatıp benzeyen bir soytarı bulur ve onu yerine geçirir. Soytarı, kralın hayatını yaşarken, bir yandan da ülkeyi yönetmek zorunda kalır. Ama soytarı, kraldan çok daha vicdanlı ve merhametli biridir. Halkın sorunlarına çözüm bulmaya çalışır, adaleti sağlamaya çalışır. Dizi, siyasi entrikalar, aşk ve kimlik arayışı temalarını çok güzel bir şekilde işliyor. Yeo Jin-goo, hem kralı hem de soytarıyı canlandırıyor ve inanılmaz bir performans sergiliyor. O nasıl bir yetenek, o nasıl bir oyunculuk abi! Lee Se-young da çok başarılı, kraliçe rolünde parlıyor.

Bu dizide beni en çok etkileyen şeylerden biri, soytarının kralın yerine geçtikten sonraki dönüşümü. Başta sadece hayatta kalmaya çalışan bir soytarıyken, zamanla ülkesi için sorumluluk hisseden bir lidere dönüşüyor. Halkın sorunlarını dinliyor, onlara yardım etmeye çalışıyor. Adaleti sağlamak için elinden geleni yapıyor. Ama aynı zamanda, kralın düşmanlarıyla da savaşmak zorunda. Saraydaki entrikalar, suikast girişimleri, hepsi çok tehlikeli. Soytarı, bir yandan kimliğini gizlemeye çalışırken, bir yandan da ülkeyi yönetmek zorunda. Bu durum, onu çok zorluyor. Ama o, asla pes etmiyor. Halkı için, ülkesi için mücadele etmeye devam ediyor.

Seyir Defteri Notu: Dizideki kostümler ve mekanlar yine çok etkileyici. Özellikle o kraliyet sarayı, o ihtişamlı kıyafetler, o geleneksel danslar... Göz kamaştırıcı.

Rota Önerisi: Eğer bu diziyi sevdiysen, "Masquerade" filmini de izlemelisin. O da benzer bir konuyu işliyor, bir soytarının kralın yerine geçmesini anlatıyor.


5. Empress Ki – Bir Kölenin İmparatoriçe Yükselişi

Yolcu, bu dizi seni alıp Yuan Hanedanlığı'na götürecek. Goryeo'dan Yuan'a gönderilen bir köle kızın, entrikalarla dolu saray hayatında yükselerek imparatoriçe olmasının hikayesi. Ki Seungnyang, zekası, cesareti ve savaş yetenekleriyle dikkat çekiyor. İmparator Ta Hwan ile karmaşık bir aşk ilişkisi yaşıyor. Dizi, aşk, siyaset, entrika ve savaş temalarını çok etkileyici bir şekilde işliyor. Ha Ji-won, Ki Seungnyang karakterine hayat veriyor ve muhteşem bir performans sergiliyor. O nasıl bir karizma, o nasıl bir güç abi! Ji Chang-wook da İmparator Ta Hwan rolünde çok başarılı. Dizideki aşk üçgeni, entrikalar, suikast girişimleri, hepsi çok heyecan verici. Ama aynı zamanda, Ki Seungnyang'ın çektiği acılar, yaptığı fedakarlıklar, hepsi çok dokunaklı.

Bu dizide beni en çok etkileyen şeylerden biri, Ki Seungnyang'ın bir köleden imparatoriçe dönüşümü. Başta sadece hayatta kalmaya çalışan bir köle kızken, zamanla ülkesi için sorumluluk hisseden bir lidere dönüşüyor. Zekası ve cesaretiyle, saraydaki entrikaları alt ediyor. İmparatoru etkileyerek, onun güvenini kazanıyor. Ama aynı zamanda, düşmanlarıyla da savaşmak zorunda. Saraydaki güç savaşları, suikast girişimleri, hepsi çok tehlikeli. Ki Seungnyang, bir yandan aşkıyla mücadele ederken, bir yandan da ülkesini yönetmek zorunda. Bu durum, onu çok zorluyor. Ama o, asla pes etmiyor. Halkı için, ülkesi için mücadele etmeye devam ediyor.

Seyir Defteri Notu: Dizideki kostümler ve mekanlar yine çok etkileyici. Özellikle o Yuan Hanedanlığı sarayı, o ihtişamlı kıyafetler, o geleneksel törenler... Göz kamaştırıcı.

Rota Önerisi: Eğer bu diziyi sevdiysen, "Queen Seondeok" dizisini de izlemelisin. O da benzer bir konuyu işliyor, bir prensesin kraliçe olmasını anlatıyor.


6. Sungkyunkwan Scandal – Kız Kılığına Giren Bir Öğrenci

Yolcu, şimdi seni Sungkyunkwan'a götüreceğim. Joseon Hanedanlığı'nda, erkeklerin eğitim gördüğü Sungkyunkwan Üniversitesi'ne, hasta kardeşinin yerine erkek kılığına girerek giren Kim Yun-hee'nin hikayesi. Yun-hee, zekası ve çalışkanlığıyla dikkat çekiyor. Üniversitede Lee Sun-joon, Moon Jae-shin ve Goo Yong-ha gibi yakışıklı ve zeki öğrencilerle arkadaş oluyor. Dizi, aşk, dostluk, gençlik ve kimlik arayışı temalarını çok eğlenceli bir şekilde işliyor. Park Min-young, Kim Yun-hee karakterine hayat veriyor ve çok sevimli bir performans sergiliyor. Park Yoo-chun, Song Joong-ki ve Yoo Ah-in de dizide parlıyorlar. Dizideki aşk üçgeni, komik olaylar, arkadaşlık ilişkileri, hepsi çok keyifli. Ama aynı zamanda, Yun-hee'nin kimliğini gizleme çabası, yaşadığı zorluklar, hepsi çok dokunaklı.

Bu dizide beni en çok etkileyen şeylerden biri, Yun-hee'nin erkek kılığına girerek Sungkyunkwan'da okuma mücadelesi. O dönemde, kadınların eğitim alması yasaktı. Yun-hee, bu yasağı çiğneyerek, kendi hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Zekası ve çalışkanlığı sayesinde, üniversitedeki en iyi öğrenciler arasına giriyor. Ama aynı zamanda, kimliğini gizlemek zorunda olduğu için, sürekli bir stres altında yaşıyor. Erkek arkadaşlarıyla kurduğu dostluklar, ona güç veriyor. Ama aynı zamanda, Lee Sun-joon'a aşık olması, işleri daha da karmaşık hale getiriyor. Yun-hee, aşkı ve hayalleri arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor.

Seyir Defteri Notu: Dizideki Sungkyunkwan Üniversitesi, gerçek bir tarihi mekan. O geleneksel binalar, o geniş avlular, o sessiz kütüphaneler... Göz kamaştırıcı.

Rota Önerisi: Eğer bu diziyi sevdiysen, "Coffee Prince" dizisini de izlemelisin. O da benzer bir konuyu işliyor, bir kızın erkek kılığına girerek bir kafede çalışmasını anlatıyor.


7. Queen Seondeok – Bir Prensesin Kraliçe Yükselişi

Yolcu, şimdi seni Silla Krallığı'na götüreceğim. Silla'nın ilk kadın hükümdarı olan Kraliçe Seondeok'un hayat hikayesi. Deokman, bir prenses olarak doğmasına rağmen, saray entrikaları yüzünden sürgüne gönderilir. Yıllar sonra geri dönerek, tahtı ele geçirmek için mücadele eder. Dizi, siyaset, savaş, aşk ve liderlik temalarını çok etkileyici bir şekilde işliyor. Lee Yo-won, Kraliçe Seondeok karakterine hayat veriyor ve muhteşem bir performans sergiliyor. O nasıl bir zeka, o nasıl bir karizma abi! Go Hyun-jung da Mishil rolünde çok başarılı. Dizideki taht kavgaları, savaş sahneleri, aşk üçgenleri, hepsi çok heyecan verici. Ama aynı zamanda, Deokman'ın çektiği acılar, yaptığı fedakarlıklar, hepsi çok dokunaklı.

Bu dizide beni en çok etkileyen şeylerden biri, Deokman'ın bir prensesten kraliçeye dönüşümü. Başta sadece hayatta kalmaya çalışan bir prensesken, zamanla ülkesi için sorumluluk hisseden bir lidere dönüşüyor. Zekası ve cesaretiyle, saraydaki entrikaları alt ediyor. Halkının güvenini kazanarak, tahta çıkıyor. Ama aynı zamanda, düşmanlarıyla da savaşmak zorunda. Savaş sahneleri çok iyi çekilmiş. Özellikle o büyük orduların çarpışması, o kılıç sesleri, o ok yağmuru... Göz kamaştırıcı. Deokman, bir yandan ülkesini savunurken, bir yandan da halkına refah getirmeye çalışıyor. Bilimi ve sanatı destekliyor, yeni yasalar çıkarıyor. Silla Krallığı'nı altın çağına taşıyor.

Seyir Defteri Notu: Dizideki kostümler ve mekanlar yine çok etkileyici. Özellikle o Silla Krallığı sarayı, o ihtişamlı kıyafetler, o geleneksel törenler... Göz kamaştırıcı.

Rota Önerisi: Eğer bu diziyi sevdiysen, "Jewel in the Palace" dizisini de izlemelisin. O da tarihi bir figürün hayatını anlatıyor, bir aşçının sarayda yükselmesini anlatıyor.


8. Jewel in the Palace (Dae Jang Geum) – Saray Mutfağının Gizemli Dünyası

Yolcu, şimdi seni Joseon Hanedanlığı saray mutfağına götüreceğim. Dae Jang Geum'un, saray mutfağında aşçı olarak başlayıp, kraliyet doktoru olmaya kadar uzanan inanılmaz hayat hikayesi. Jang Geum, zekası, azmi ve yemek yapma yeteneğiyle dikkat çekiyor. Dizi, yemek kültürü, tıp, siyaset ve aşk temalarını çok güzel bir şekilde işliyor. Lee Young-ae, Dae Jang Geum karakterine hayat veriyor ve çok etkileyici bir performans sergiliyor. O nasıl bir zarafet, o nasıl bir azim abi! Dizideki yemek sahneleri, o lezzetli görünen yemekler, o baharat kokuları... Karnını acıktıracak, baştan söyleyeyim. Ama aynı zamanda, Jang Geum'un çektiği acılar, yaptığı fedakarlıklar, hepsi çok dokunaklı.

Bu dizide beni en çok etkileyen şeylerden biri, Jang Geum'un saray mutfağında yükselme mücadelesi. O dönemde, kadınların sarayda yükselmesi çok zordu. Jang Geum, bu zorlukları aşarak, kendi yeteneğiyle başarıya ulaşıyor. Mutfaktaki rakipleriyle mücadele ediyor, yeni yemek tarifleri öğreniyor, kraliyet ailesini memnun etmeye çalışıyor. Ama aynı zamanda, saraydaki siyasi entrikalara da karışıyor. Yanlışlıkla bir suikaste tanık oluyor ve hayatı tehlikeye giriyor. Jang Geum, bir yandan hayatta kalmaya çalışırken, bir yandan da yemek yapmaya devam ediyor. Yemekleriyle, insanların kalplerine dokunuyor, onlara umut veriyor.

Seyir Defteri Notu: Dizideki yemekler, gerçek Joseon Hanedanlığı yemekleri. O geleneksel tarifler, o baharatlar, o pişirme teknikleri... Göz kamaştırıcı.

Rota Önerisi: Eğer bu diziyi sevdiysen, "Pasta" dizisini de izlemelisin. O da bir mutfakta geçen bir hikaye anlatıyor, bir aşçının hayallerini gerçekleştirmeye çalışmasını anlatıyor.


9. 100 Days My Prince – Hafızasını Kaybeden Veliaht Prens

Yolcu, şimdi seni romantik komedi dolu bir Sageuk'a götüreceğim. Joseon Hanedanlığı'nın veliaht prensi Lee Yul, bir suikast girişiminden sonra hafızasını kaybeder ve bir köylü kızı olan Hong-shim ile evlenmek zorunda kalır. Dizi, aşk, komedi ve hafıza kaybı temalarını çok eğlenceli bir şekilde işliyor. Do Kyung-soo (D.O.), Lee Yul karakterine hayat veriyor ve çok sevimli bir performans sergiliyor. Nam Ji-hyun da Hong-shim rolünde çok başarılı. Dizideki komik olaylar, romantik anlar, aşk üçgenleri, hepsi çok keyifli. Ama aynı zamanda, Lee Yul'un hafızasını geri kazanma çabası, geçmişiyle yüzleşmesi, hepsi çok dokunaklı.

Bu dizide beni en çok etkileyen şeylerden biri, Lee Yul'un hafızasını kaybettikten sonraki dönüşümü. Başta soğuk ve mesafeli bir prensken, zamanla sevecen ve şefkatli bir adama dönüşüyor. Hong-shim'e aşık oluyor ve onunla birlikte köy hayatının tadını çıkarıyor. Ama aynı zamanda, geçmişiyle de yüzleşmek zorunda. Hafızası yavaş yavaş geri geliyor ve prenslik görevlerini hatırlıyor. Lee Yul, aşkı ve sorumlulukları arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor. Krallık tahtına geri dönmek mi, yoksa Hong-shim ile birlikte köyde kalmak mı? Bu soru, onu çok zorluyor.

Seyir Defteri Notu: Dizideki köy sahneleri çok sıcak ve samimi. O geleneksel evler, o dar sokaklar, o pazarlar... Göz kamaştırıcı.

Rota Önerisi: Eğer bu diziyi sevdiysen, "Rooftop Prince" dizisini de izlemelisin. O da zamanda yolculuk temalı bir romantik komedi, bir prensin günümüze gelmesini anlatıyor.


10. Rookie Historian Goo Hae-ryung – Kaleminden Tarih Yazan Kadın

Yolcu, şimdi seni Joseon Hanedanlığı'nda kadınların tarihçi olmasının hayal bile edilemediği bir döneme götüreceğim. Goo Hae-ryung, geleneklere meydan okuyarak saray tarihçisi olmak isteyen bir kadındır. Dizi, kadın hakları, aşk ve tarih yazımı temalarını çok güzel bir şekilde işliyor. Shin Se-kyung, Goo Hae-ryung karakterine hayat veriyor ve çok güçlü bir performans sergiliyor. Cha Eun-woo da Prens Yi Rim rolünde çok başarılı. Dizideki aşk hikayesi çok tatlı, ama aynı zamanda çok da anlamlı. Goo Hae-ryung, saraydaki cinsiyet ayrımcılığına karşı mücadele ediyor, kadınların da erkekler kadar yetenekli olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Her olayı olduğu gibi kayda geçirmek istiyor, sansüre karşı direniyor. Bu durum, onu saraydaki güçlü figürlerle karşı karşıya getiriyor.

Bu dizide beni en çok etkileyen şeylerden biri, Goo Hae-ryung'un kadınların sesi olma mücadelesi. O dönemde, kadınların söz hakkı yoktu, erkeklerin egemen olduğu bir dünyada yaşıyorlardı. Goo Hae-ryung, bu durumu değiştirmek için elinden geleni yapıyor. Tarihi olayları olduğu gibi kayda geçirerek, gelecek nesillere doğru bir miras bırakmak istiyor. Ama aynı zamanda, Prens Yi Rim ile de karmaşık bir aşk ilişkisi yaşıyor. Prens, saraydaki siyasi entrikalardan uzak durmaya çalışan, yalnız bir adam. Goo Hae-ryung, ona hayata yeniden bağlanması için ilham veriyor. Birlikte, saraydaki adaletsizliklere karşı mücadele ediyorlar.

Seyir Defteri Notu: Dizideki saray kütüphanesi, gerçek bir tarihi mekan. O eski kitaplar, o sessiz ortam, o bilgelik kokusu... Göz kamaştırıcı.

Rota Önerisi: Eğer bu diziyi sevdiysen, "The King's Affection" dizisini de izlemelisin. O da cinsiyet rollerini sorgulayan bir hikaye anlatıyor, bir prensesin erkek kılığına girerek tahta geçmesini anlatıyor.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.