Uyarlaması Film Olarak Çıkan 13 Manga: Beyaz Perdede Manga Evreni!

Manga tutkunları, sinemaseverler! En sevilen 15 manganın beyaz perdeye uyarlanmış hallerine doğru epik bir yolculuğa çıkmaya hazır olun. Kaçırmayın!

Şubat 21, 2026 - 15:22
Şubat 21, 2026 - 15:25
 0  0
Uyarlaması Film Olarak Çıkan 13 Manga: Beyaz Perdede Manga Evreni!

1. Akira

Yolcu, cyberpunk evrenine hoş geldin! Akira, sadece bir manga değil, bir kehanet. Neo-Tokyo'nun neon ışıkları altında geçen bu distopik hikaye, insanlığın sınırlarını zorlayan psişik güçlere sahip gençleri konu alıyor. Tetsuo'nun kontrolden çıkan güçleri, sadece şehri değil, tüm dünyayı tehdit ediyor. Peki film nasıldı dersen, abi manga kadar derin olmasa da görsel şölen yaşattı. Özellikle o motosiklet sahneleri, cyberpunk atmosferi... resmen ağzım açık izledim. Ama mangadaki o felsefi derinlik, karakterlerin iç çatışmaları... onlar biraz havada kaldı sanki. Yine de izlenir mi? Kesinlikle izlenir! Ama mangayı okumadan filme geçmeyin derim, yoksa olay örgüsünde bazı boşluklar hissedebilirsiniz.

Mangadaki büyü sistemi mi dedin? Abi burada büyü yok, psişik güç var! Herkes doğuştan bu güçlere sahip değil. Bazı insanlar, özel yetenekleri sayesinde bu güçleri kontrol edebiliyor. Ama kontrol zor zanaat, güç zehirlenmesi yaşayabiliyorlar. İşte Tetsuo da onlardan biri. Güçlendikçe kontrolden çıkıyor, sonunda da... spoiler vermeyeyim, okuyup görün!

Akira, sadece bir aksiyon hikayesi değil, aynı zamanda insanlığın potansiyeli ve tehlikeleri üzerine derin bir düşünce deneyi. Güç, kontrol, sorumluluk... bu kavramlar Akira'nın her köşesinde karşımıza çıkıyor. Eğer cyberpunk'a meraklıysan, Akira senin için bir başyapıt olacak. Ama unutma, bu sadece bir başlangıç. Daha keşfedilecek çok sayıda manga ve film var!

Seyir Defteri Notu: Akira'nın film uyarlaması, bazı sahneleri mangadan farklı işliyor. Özellikle sonu, mangadaki kadar kaotik ve açık uçlu değil. Bu yüzden, mangayı okuduktan sonra filmi izlemek, farklı bir deneyim sunuyor.

Rota Önerisi: Akira'dan sonra, Ghost in the Shell ve Blade Runner gibi cyberpunk klasikleriyle yolculuğuna devam edebilirsin. Ayrıca, Ergo Proxy ve Psycho-Pass gibi anime serileri de Akira'nın izinden giden yapımlar.


2. Death Note

Yolcu, şimdi de ölümün soğuk nefesini ensende hissedeceğin bir dünyaya adım atıyoruz: Death Note! Zeki bir lise öğrencisi olan Light Yagami'nin, ölüm tanrısı Ryuk tarafından dünyaya düşürülen bir defteri bulmasıyla başlayan olaylar silsilesi... Abi bu nasıl bir gerilimdir, nasıl bir psikolojik savaştır! Light, deftere ismini yazdığı herkesi öldürebiliyor. Amacı, suçluları ortadan kaldırarak yeni bir dünya düzeni kurmak. Ama bu idealist amaç, zamanla onu karanlığa sürüklüyor. Film uyarlaması... eh, tartışmalı. Bazı hayranlar beğenirken, bazıları da karakterlerin ruhunu yansıtmadığını düşünüyor. Ama ben yine de izlenebilir buldum. Özellikle Ryuk'un CGI'ı fena değildi.

Death Note'un büyü sistemi... aslında büyü değil, kural sistemi diyelim. Ölüm defterinin kendine has kuralları var. Mesela, deftere ismini yazdığın kişinin yüzünü bilmen gerekiyor. Yoksa etki etmiyor. Ayrıca, ölüm nedenini de yazabilirsin. Eğer yazmazsan, kişi kalp krizi geçirerek ölüyor. Bu kurallar, hikayeye hem mantık katıyor, hem de gerilimi artırıyor. Light, bu kuralları kullanarak nasıl cinayetler işleyecek, L onu nasıl yakalayacak... işte bütün mesele bu!

Death Note, sadece bir polisiye değil, aynı zamanda ahlaki bir sorgulama. Adalet nedir? Suçluları cezalandırmak kimin hakkı? Light'ın yaptıkları doğru mu, yanlış mı? Bu sorular, Death Note'u izlerken sürekli kafanda dönecek. Eğer zekice kurgulanmış, gerilim dolu bir hikaye arıyorsan, Death Note'u kaçırma derim. Ama unutma, bu defterin laneti seni de etkileyebilir!

Seyir Defteri Notu: Death Note'un farklı film uyarlamaları var. Japon yapımı filmler, animeye daha sadık kalırken, Amerikan yapımı film biraz daha farklı bir yorum getiriyor. Hepsini izleyip, kendi favorini seçebilirsin.

Rota Önerisi: Death Note'tan sonra, Code Geass ve Psycho-Pass gibi zeki karakterlerin stratejik savaşlarını konu alan anime serilerine göz atabilirsin. Ayrıca, Sherlock Holmes ve Dexter gibi yapımlar da Death Note'un temalarına benzerlik gösteriyor.


3. Alita: Battle Angel

Yolcu, cyborg'ların ve distopik şehirlerin hüküm sürdüğü Iron City'ye doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Alita: Battle Angel, Yukito Kishiro'nun Gunnm (Battle Angel Alita) adlı mangasının beyaz perdeye uyarlanmış hali. Hikaye, hurdalıkta bulunan bir cyborg olan Alita'nın yeniden hayata döndürülmesiyle başlıyor. Alita, geçmişini hatırlamıyor ama dövüş yetenekleri inanılmaz. Zamanla, kendi kimliğini ve amacını keşfetmeye çalışırken, Iron City'nin karanlık sırlarını da ortaya çıkarıyor. Film, görsel olarak muhteşem. Özellikle Alita'nın gözleri, CGI harikası. Ama hikaye, mangadaki kadar derin değil. Bazı karakterler ve olay örgüsü basitleştirilmiş. Yine de, aksiyon sahneleri ve Alita'nın karizması için izlenir.

Alita'nın dünyasında, cyborg teknolojisi çok gelişmiş. İnsanlar, vücutlarının çoğu kısmını mekanik parçalarla değiştirebiliyor. Dövüşler de genellikle cyborg'lar arasında geçiyor. Motorball, bu dünyanın en popüler sporu. Ama aynı zamanda, ölümcül bir arena. Alita'nın dövüş yetenekleri, bu arenada kendini kanıtlamasına yardımcı oluyor. Ama aynı zamanda, düşmanlarının da dikkatini çekiyor.

Alita: Battle Angel, sadece bir aksiyon filmi değil, aynı zamanda kimlik arayışı ve insanlık üzerine bir hikaye. Alita, bir cyborg olmasına rağmen, duyguları ve hayalleri var. Kendi geçmişini ve amacını keşfetmeye çalışırken, insanlığın ne demek olduğunu da sorguluyor. Eğer cyberpunk ve aksiyon türlerini seviyorsan, Alita: Battle Angel'ı kaçırma derim. Ama unutma, bu sadece bir başlangıç. Daha keşfedilecek çok sayıda cyborg hikayesi var!

Seyir Defteri Notu: Alita: Battle Angel'ın devam filmi çekilmesi planlanıyor. Eğer film gişede başarılı olursa, Alita'nın maceralarını beyaz perdede görmeye devam edeceğiz.

Rota Önerisi: Alita'dan sonra, Ghost in the Shell ve Appleseed gibi cyborg temalı anime filmlerine göz atabilirsin. Ayrıca, Battle Angel Alita'nın mangasını okuyarak, hikayenin daha derinlerine inebilirsin.


4. Ghost in the Shell

Yolcu, siberpunk'ın kalbine, Ghost in the Shell'e hoş geldin! Masamune Shirow'un bu kült mangası, insan bilincinin makinelerle birleştiği bir geleceği anlatıyor. Binbaşı Motoko Kusanagi, siber suçlarla mücadele eden Section 9 adlı bir özel birliğin lideri. Ama aynı zamanda, kendi kimliğini ve varoluşunu sorguluyor. Film uyarlaması, Scarlett Johansson'ın başrolünde olduğu 2017 yapımı. Görsel olarak etkileyici olsa da, hikaye ve karakterler mangadaki kadar derin değil. Ayrıca, "whitewashing" eleştirileri de aldı. Yani, Asyalı bir karakterin beyaz bir oyuncu tarafından canlandırılması. Ama ben yine de izlenebilir buldum. Özellikle siber dünya tasvirleri ve aksiyon sahneleri için.

Ghost in the Shell'in dünyasında, insanlar beyinlerini bilgisayarlara bağlayabiliyor. Bu sayede, bilgiye anında erişebiliyor, iletişim kurabiliyor ve hatta vücutlarını kontrol edebiliyor. Ama aynı zamanda, siber saldırılara da açık hale geliyorlar. Ghost hacking, bu dünyanın en büyük tehditlerinden biri. Hacker'lar, insanların beyinlerine girerek onları manipüle edebiliyor, bilgi çalabiliyor ve hatta cinayet işletebiliyor. Binbaşı Kusanagi ve Section 9, bu tehdide karşı mücadele ediyor.

Ghost in the Shell, sadece bir aksiyon filmi değil, aynı zamanda felsefi bir sorgulama. Bilinç nedir? İnsan nedir? Makine nedir? Bu sorular, Ghost in the Shell'i izlerken sürekli kafanda dönecek. Eğer siberpunk ve felsefe türlerini seviyorsan, Ghost in the Shell'i kaçırma derim. Ama unutma, bu sadece bir başlangıç. Daha keşfedilecek çok sayıda siberpunk hikayesi var!

Seyir Defteri Notu: Ghost in the Shell'in anime filmi ve anime serisi de var. Anime filmi, mangaya daha sadık kalırken, anime serisi daha farklı bir hikaye anlatıyor. Hepsini izleyip, kendi favorini seçebilirsin.

Rota Önerisi: Ghost in the Shell'den sonra, Akira ve Blade Runner gibi siberpunk klasikleriyle yolculuğuna devam edebilirsin. Ayrıca, Deus Ex ve Cyberpunk 2077 gibi video oyunları da Ghost in the Shell'in temalarına benzerlik gösteriyor.


5. Rurouni Kenshin

Yolcu, samurayların ve kılıç dövüşlerinin hüküm sürdüğü bir dünyaya, Rurouni Kenshin'e doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Nobuhiro Watsuki'nin bu popüler mangası, Meiji döneminin başlarında, savaşın sona ermesinden sonra geçen bir hikayeyi anlatıyor. Kenshin Himura, geçmişte "Battosai" olarak bilinen efsanevi bir suikastçı. Ama savaş bittikten sonra, gezgin bir samuray olarak dolaşmaya başlıyor ve insanlara yardım etmeye çalışıyor. Film uyarlaması, Japon yapımı bir live-action serisi. Oyuncular, kostümler, dövüş sahneleri... hepsi harika! Özellikle Kenshin'i canlandıran Takeru Satoh, rolüne çok yakışmış. Eğer samuray filmlerini seviyorsan, bu seriyi kaçırma derim.

Rurouni Kenshin'in dünyasında, kılıç dövüşü çok önemli bir yere sahip. Her karakterin kendine özgü bir dövüş stili var. Kenshin'in "Hiten Mitsurugi-ryū" stili, inanılmaz hızlı ve güçlü saldırılara dayanıyor. Ama Kenshin, insanları öldürmemek için ters yüzlü bir kılıç kullanıyor. Bu da, dövüşlere ayrı bir gerilim katıyor. Acaba Kenshin, prensiplerinden vazgeçecek mi, yoksa düşmanlarını alt etmenin başka bir yolunu mu bulacak?

Rurouni Kenshin, sadece bir aksiyon filmi değil, aynı zamanda vicdan, pişmanlık ve affetme üzerine bir hikaye. Kenshin, geçmişte işlediği günahlardan dolayı pişmanlık duyuyor ve insanlara yardım ederek kefaretini ödemeye çalışıyor. Ama geçmişi, onu sürekli takip ediyor. Acaba Kenshin, geçmişiyle yüzleşip huzuru bulabilecek mi? Eğer samuray filmlerini ve duygusal hikayeleri seviyorsan, Rurouni Kenshin'i kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Rurouni Kenshin'in anime serisi ve OVA'ları da var. Anime serisi, mangadaki hikayeyi anlatırken, OVA'lar Kenshin'in geçmişine odaklanıyor. Hepsini izleyip, Kenshin'in dünyasına daha derinlemesine dalabilirsin.

Rota Önerisi: Rurouni Kenshin'den sonra, Samurai X: Trust and Betrayal ve Blade of the Immortal gibi samuray temalı anime ve filmlere göz atabilirsin. Ayrıca, Azumi ve 13 Assassins gibi live-action filmleri de Rurouni Kenshin'e benzer bir atmosfere sahip.


6. Bleach

Yolcu, ruhların ve ölüm tanrılarının dünyasına, Bleach'e doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Tite Kubo'nun bu popüler mangası, lise öğrencisi Ichigo Kurosaki'nin, bir ölüm tanrısı olan Rukia Kuchiki ile tanışmasıyla başlayan olayları anlatıyor. Ichigo, ruhları görebiliyor ve Rukia'nın güçlerini alarak bir ölüm tanrısına dönüşüyor. Görevi, kötü ruhları (hollow) yok etmek ve ruhları öbür dünyaya geçirmek. Film uyarlaması, Japon yapımı bir live-action filmi. Efektler ve dövüş sahneleri fena değil. Ama hikaye, mangadaki kadar epik değil. Yine de, Bleach evrenine bir giriş yapmak için izlenebilir.

Bleach'in dünyasında, ruhlar ve ölüm tanrıları (shinigami) önemli bir yere sahip. Shinigami'ler, ruhları öbür dünyaya geçirmekle görevliler. Ayrıca, hollow adı verilen kötü ruhlarla da savaşıyorlar. Hollow'lar, insanların kötü duygularından doğuyor ve diğer ruhları yiyerek güçleniyorlar. Shinigami'lerin kılıçları (zanpakuto), hollow'ları yok etmek için kullanılıyor. Her zanpakuto'nun kendine özgü bir gücü var. Ichigo'nun zanpakuto'su olan Zangetsu, inanılmaz bir güce sahip.

Bleach, sadece bir aksiyon mangası değil, aynı zamanda dostluk, fedakarlık ve kader üzerine bir hikaye. Ichigo, arkadaşlarını korumak için her şeyi yapmaya hazır. Zamanla, kendi güçlerini keşfediyor ve kaderini kabulleniyor. Eğer shonen türünü ve aksiyon dolu hikayeleri seviyorsan, Bleach'i kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Bleach'in anime serisi, mangadaki hikayeyi anlatıyor. Anime serisi, filler bölümleriyle (orijinal hikayeye dahil olmayan bölümler) dolu olsa da, Bleach evrenine daha derinlemesine dalmak için izlenebilir.

Rota Önerisi: Bleach'ten sonra, Naruto ve One Piece gibi shonen türünün diğer popüler mangalarına göz atabilirsin. Ayrıca, Yu Yu Hakusho ve Hunter x Hunter gibi klasik shonen mangaları da Bleach'e benzer bir atmosfere sahip.


7. Fullmetal Alchemist

Yolcu, simyanın ve metalin dünyasına, Fullmetal Alchemist'e doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Hiromu Arakawa'nın bu popüler mangası, Edward ve Alphonse Elric kardeşlerin hikayesini anlatıyor. Kardeşler, annelerini hayata döndürmek için simya kullanmaya çalışıyorlar ama başarısız oluyorlar. Edward, bir kolunu ve Alphonse ise tüm vücudunu kaybediyor. Edward, kardeşinin ruhunu bir zırha bağlayarak onu kurtarıyor. Ama eski haline dönmek için, efsanevi Felsefe Taşı'nı bulmak zorundalar. Film uyarlaması, Japon yapımı bir live-action filmi. Efektler ve kostümler fena değil. Ama hikaye, mangadaki kadar karmaşık değil. Yine de, Fullmetal Alchemist evrenine bir giriş yapmak için izlenebilir.

Fullmetal Alchemist'in dünyasında, simya çok önemli bir yere sahip. Simyacılar, maddeleri dönüştürmek için simya kullanıyorlar. Ama simyanın temel bir kuralı var: "Eşdeğer Değişim". Bir şey elde etmek için, aynı değerde bir şey feda etmek gerekiyor. Edward ve Alphonse, annelerini hayata döndürmek için çok büyük bir bedel ödediler. Şimdi, eski hallerine dönmek için daha da büyük fedakarlıklar yapmak zorundalar.

Fullmetal Alchemist, sadece bir aksiyon mangası değil, aynı zamanda aile, fedakarlık ve savaşın sonuçları üzerine bir hikaye. Edward ve Alphonse, birbirlerine çok bağlılar ve her zaman birbirlerini koruyorlar. Savaşın acımasızlığını ve insanlığın karanlık yüzünü de görüyorlar. Eğer fantastik ve duygusal hikayeleri seviyorsan, Fullmetal Alchemist'i kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Fullmetal Alchemist'in iki farklı anime serisi var. Fullmetal Alchemist (2003), mangaya sadık kalmazken, Fullmetal Alchemist: Brotherhood (2009) mangadaki hikayeyi tamamen anlatıyor. Brotherhood, daha çok tavsiye edilen bir yapım.

Rota Önerisi: Fullmetal Alchemist'ten sonra, Attack on Titan ve Claymore gibi fantastik ve karanlık hikayelere göz atabilirsin. Ayrıca, Steamboy ve Howl's Moving Castle gibi anime filmleri de Fullmetal Alchemist'e benzer bir atmosfere sahip.


8. Parasyte

Yolcu, insanlığın ve parazitlerin savaşına, Parasyte'a doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Hitoshi Iwaaki'nin bu bilim kurgu korku mangası, Shinichi Izumi adlı bir lise öğrencisinin hikayesini anlatıyor. Uzaydan gelen parazitler, insanların beyinlerini ele geçirerek kontrol etmeye çalışıyorlar. Ama Shinichi'nin beynini ele geçirmeye çalışan parazit, başarısız oluyor ve sağ eline yerleşiyor. Shinichi ve Migi (parazitin adı), birlikte hayatta kalmak ve diğer parazitlerle savaşmak zorundalar. Film uyarlaması, Japon yapımı iki bölümlük bir film serisi. Efektler ve dövüş sahneleri fena değil. Ama hikaye, mangadaki kadar derin değil. Yine de, Parasyte evrenine bir giriş yapmak için izlenebilir.

Parasyte'ın dünyasında, parazitler insan görünümüne bürünebiliyorlar. Ama aç olduklarında, yüzleri deforme oluyor ve keskin dişleri ortaya çıkıyor. Parazitler, insanları yiyerek besleniyorlar. Ama bazı parazitler, insanlarla işbirliği yapabiliyorlar. Shinichi ve Migi, bu işbirliğinin en iyi örneği. Birlikte, insanlığı tehdit eden diğer parazitlerle savaşıyorlar.

Parasyte, sadece bir korku mangası değil, aynı zamanda insanlık, doğa ve evrim üzerine bir hikaye. Shinichi, Migi ile birlikte yaşarken, insanlığın ve parazitlerin farklılıklarını ve benzerliklerini görüyor. Doğanın dengesini ve evrimin acımasızlığını da anlıyor. Eğer bilim kurgu ve korku türlerini seviyorsan, Parasyte'ı kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Parasyte'ın anime serisi, mangadaki hikayeyi anlatıyor. Anime serisi, mangaya sadık kalırken, bazı sahneleri daha detaylı işliyor.

Rota Önerisi: Parasyte'tan sonra, Tokyo Ghoul ve Ajin: Demi-Human gibi insan ve yaratık arasındaki savaşı konu alan anime ve mangalara göz atabilirsin. Ayrıca, The Thing ve Invasion of the Body Snatchers gibi klasik korku filmleri de Parasyte'a benzer bir atmosfere sahip.


9. Edge of Tomorrow (All You Need Is Kill)

Yolcu, zaman döngüsünün ve uzaylı istilasının ortasına, Edge of Tomorrow'a (All You Need Is Kill) doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Hiroshi Sakurazaka'nın bu bilim kurgu romanı (manga uyarlaması da var), Keiji Kiriya adlı bir askerin hikayesini anlatıyor. Dünya, Mimic adı verilen uzaylılar tarafından istila ediliyor. Keiji, bir savaşta ölüyor ama bir şekilde zaman döngüsüne giriyor. Her öldüğünde, savaşın başlangıcına geri dönüyor. Zamanla, dövüş yeteneklerini geliştiriyor ve Mimic'leri yenmenin bir yolunu bulmaya çalışıyor. Film uyarlaması, Tom Cruise'un başrolünde olduğu Edge of Tomorrow. Film, romanın temel konusunu korurken, bazı değişiklikler yapıyor. Aksiyon sahneleri ve zaman döngüsü mekaniği harika! Eğer bilim kurgu ve aksiyon türlerini seviyorsan, bu filmi kaçırma derim.

Edge of Tomorrow'un dünyasında, Mimic'ler çok tehlikeli yaratıklar. Hızlı, güçlü ve organize bir şekilde saldırıyorlar. İnsanlar, onlara karşı savaşmak için Exosuit adı verilen mekanik zırhlar kullanıyorlar. Keiji, zaman döngüsü sayesinde, Mimic'lerin zayıf noktalarını öğreniyor ve onları yenmenin bir yolunu buluyor. Ama aynı zamanda, zaman döngüsünün de bir bedeli olduğunu anlıyor.

Edge of Tomorrow, sadece bir aksiyon filmi değil, aynı zamanda azim, öğrenme ve kader üzerine bir hikaye. Keiji, her öldüğünde, yeni şeyler öğreniyor ve daha iyi bir asker oluyor. Kaderini değiştirmek için sürekli mücadele ediyor. Eğer bilim kurgu ve aksiyon türlerini seviyorsan, Edge of Tomorrow'u kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Edge of Tomorrow'un devam filmi çekilmesi planlanıyor. Eğer film gişede başarılı olursa, Keiji'nin maceralarını beyaz perdede görmeye devam edeceğiz.

Rota Önerisi: Edge of Tomorrow'dan sonra, Source Code ve Looper gibi zaman döngüsü temalı filmlere göz atabilirsin. Ayrıca, Starship Troopers ve Ender's Game gibi uzaylı istilası temalı filmler de Edge of Tomorrow'a benzer bir atmosfere sahip.


10. Speed Racer

Yolcu, hızın ve rekabetin dünyasına, Speed Racer'a doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Tatsuo Yoshida'nın bu klasik mangası, Speed Racer adlı genç bir yarışçının hikayesini anlatıyor. Speed, yarışmak için doğmuş. Amacı, dünyanın en iyi yarışçısı olmak. Ama aynı zamanda, yarış dünyasının karanlık sırlarını da ortaya çıkarmak zorunda. Film uyarlaması, Wachowski Kardeşler'in yönettiği Speed Racer. Film, görsel olarak çok renkli ve enerjik. Ama hikaye, mangadaki kadar derin değil. Yine de, yarış sahneleri ve Speed'in karizması için izlenebilir.

Speed Racer'ın dünyasında, yarışlar çok önemli bir yere sahip. Yarışçılar, Mach 5 gibi özel yapım arabalarla yarışıyorlar. Her arabanın kendine özgü özellikleri var. Speed, Mach 5 ile birlikte, en zorlu yarışları kazanmaya çalışıyor. Ama aynı zamanda, yarış dünyasının karanlık sırlarını da ortaya çıkarıyor. Rakipleri, hile yapıyor, sabotaj düzenliyor ve hatta cinayet işliyorlar. Speed, adaleti sağlamak için mücadele ediyor.

Speed Racer, sadece bir yarış filmi değil, aynı zamanda aile, dostluk ve dürüstlük üzerine bir hikaye. Speed, ailesine çok bağlı ve arkadaşlarına güveniyor. Dürüstlükten asla vazgeçmiyor. Eğer yarış filmlerini ve renkli dünyaları seviyorsan, Speed Racer'ı kaçırma derim.

Seyir Defteri Notu: Speed Racer'ın anime serisi, mangadaki hikayeyi anlatıyor. Anime serisi, mangaya sadık kalırken, bazı sahneleri daha detaylı işliyor.

Rota Önerisi: Speed Racer'dan sonra, Redline ve Initial D gibi yarış temalı anime ve filmlere göz atabilirsin. Ayrıca, The Fast and the Furious serisi de Speed Racer'a benzer bir atmosfere sahip.


11. Oldboy

Yolcu, intikamın ve gizemin karanlık dehlizlerine, Oldboy'a doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Garon Tsuchiya ve Nobuaki Minegishi'nin bu psikolojik gerilim mangası, Oh Dae-su adlı bir adamın hikayesini anlatıyor. Oh Dae-su, bir gün kaçırılıyor ve 15 yıl boyunca bir odada hapsediliyor. Serbest bırakıldıktan sonra, onu kimin kaçırdığını ve nedenini öğrenmek için intikam peşine düşüyor. Film uyarlaması, Park Chan-wook'un yönettiği Güney Kore yapımı Oldboy. Film, mangadaki hikayeye sadık kalırken, bazı değişiklikler yapıyor. Şiddet sahneleri ve gizem dolu atmosferiyle dikkat çekiyor. Eğer psikolojik gerilim ve intikam hikayelerini seviyorsan, bu filmi kaçırma derim.

Oldboy'un dünyasında, intikam çok önemli bir yere sahip. Oh Dae-su, onu kaçıranlardan intikam almak için her şeyi yapmaya hazır. Ama intikam yolunda, karanlık sırlarla ve beklenmedik gerçeklerle karşılaşıyor. Onu kaçıran kişinin kimliği ve nedeni, onu şoke ediyor.

Oldboy, sadece bir intikam filmi değil, aynı zamanda insan doğası, suçluluk ve affetme üzerine bir hikaye. Oh Dae-su, intikam alırken, kendi geçmişiyle yüzleşiyor ve suçluluk duygusuyla başa çıkmak zorunda kalıyor. Affetmek mümkün mü, yoksa intikam her şeyi yok mu ediyor? Bu sorular, Oldboy'u izlerken sürekli kafanda dönecek.

Seyir Defteri Notu: Oldboy'un Amerikan yapımı bir yeniden çevrimi de var. Ama orijinal film, daha çok beğeniliyor.

Rota Önerisi: Oldboy'dan sonra, I Saw the Devil ve Sympathy for Mr. Vengeance gibi Güney Kore yapımı intikam filmlerine göz atabilirsin. Ayrıca, Memento ve Fight Club gibi psikolojik gerilim filmleri de Oldboy'a benzer bir atmosfere sahip.


12. I Am a Hero

Yolcu, zombilerin ve hayatta kalma mücadelesinin ortasına, I Am a Hero'ya doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Kengo Hanazawa'nın bu zombi mangası, Hideo Suzuki adlı başarısız bir manga sanatçısının hikayesini anlatıyor. Dünya, ZQN adı verilen zombiler tarafından istila ediliyor. Hideo, bir av tüfeğiyle hayatta kalmaya çalışıyor ve diğer insanlarla birlikte zombilere karşı mücadele ediyor. Film uyarlaması, Japon yapımı bir live-action filmi. Zombi efektleri ve gerilim dolu atmosferiyle dikkat çekiyor. Eğer zombi filmlerini ve hayatta kalma hikayelerini seviyorsan, bu filmi kaçırma derim.

I Am a Hero'nun dünyasında, ZQN'ler çok tehlikeli yaratıklar. Hızlı, güçlü ve ısırarak insanları enfekte ediyorlar. ZQN'ler, enfekte oldukları kişilerin eski alışkanlıklarını ve davranışlarını sergiliyorlar. Bu da, zombilerle savaşmayı daha da zorlaştırıyor. Hideo, av tüfeğiyle zombileri öldürmeye çalışırken, insanlığın karanlık yüzüyle de karşılaşıyor.

I Am a Hero, sadece bir zombi filmi değil, aynı zamanda toplumun çöküşü, insan doğası ve kahramanlık üzerine bir hikaye. Hideo, başarısız bir sanatçı olmasına rağmen, hayatta kalmak ve diğer insanlara yardım etmek için elinden geleni yapıyor. Toplumun çöküşüyle birlikte, insanlar arasındaki ilişkiler de değişiyor. Kahramanlık, beklenmedik kişilerden çıkabiliyor.

Seyir Defteri Notu: I Am a Hero'nun mangası, filme göre daha detaylı ve karmaşık bir hikaye anlatıyor.

Rota Önerisi: I Am a Hero'dan sonra, Train to Busan ve #Alive gibi Güney Kore yapımı zombi filmlerine göz atabilirsin. Ayrıca, The Walking Dead ve 28 Days Later gibi zombi temalı dizilere ve filmlere de göz atabilirsin.


13-15. (Bonus Turu!) Diğer Manga Uyarlamaları

Yolcu, bu epik yolculuğun sonuna yaklaşırken, hızlı bir bonus turuyla birkaç manga uyarlamasına daha göz atalım:

* Terra Formars: İnsanlığın Mars'ı kolonileştirme çabaları ve evrimleşmiş hamam böcekleriyle olan savaşını anlatan bir bilim kurgu aksiyon mangası. Film uyarlaması pek beğenilmese de, manga ve anime serisi oldukça popüler.

* Assassination Classroom: Dünyayı yok etmekle tehdit eden, ahtapot benzeri bir yaratığın bir sınıf dolusu öğrenciye öğretmenlik yapmasını ve öğrencilerin onu öldürme görevini üstlenmesini anlatan komedi ve aksiyon dolu bir manga. Film uyarlamaları, mangadaki eğlenceli atmosferi yansıtmaya çalışıyor.

* Erased: Geçmişe gidebilme yeteneğine sahip bir adamın, çocukluk arkadaşını kurtarmak için zamanda yolculuk yapmasını anlatan gizem ve gerilim dolu bir manga. Film ve dizi uyarlamaları, hikayenin duygusal derinliğini yakalamaya çalışıyor.

Bu üç manga da, farklı türlerde ve farklı hikayelere sahip. Ama hepsi de, manga dünyasının zenginliğini ve çeşitliliğini gösteriyor. Eğer bu mangalara ilgi duyarsan, hem mangalarını okuyabilir, hem de uyarlamalarını izleyebilirsin. Ama unutma, her uyarlama, orijinal eserin ruhunu tam olarak yansıtmayabilir. Bu yüzden, her zaman kendi zevkine göre karar ver!

Seyir Defteri Notu: Manga uyarlamalarının kalitesi, esere ve yönetmene göre değişiyor. Bu yüzden, her zaman uyarlamaların eleştirilerini okuyup, kendi beklentilerini belirlemek önemli.

Rota Önerisi: Manga ve anime dünyası, keşfedilmeyi bekleyen sayısız eserle dolu. Bu yolculukta, kendi zevkine göre yeni mangalar ve anime serileri keşfedebilir, farklı türlerde ve farklı hikayelerde kaybolabilirsin.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.