Webtoon’dan Animeye Uyarlanan En İyi 10 Seri: Çizgilerden Ekranlara Uzayan Hikayeler

Webtoon'ların anime dünyasına açılan kapılarını aralıyoruz! Kore'nin dijital çizgi roman dehalarından doğan ve animeye uyarlanan en iyi 25 seriyi keşfetmeye hazır ol, yolcu! Sürükleyici hikayeler, unutulmaz karakterler ve görsel şölenlerle dolu bu galaktik turda bize katıl.

Şubat 18, 2026 - 10:17
Şubat 18, 2026 - 10:20
 0  2
Webtoon’dan Animeye Uyarlanan En İyi 10 Seri: Çizgilerden Ekranlara Uzayan Hikayeler

1. Tower of God

Yolcu, Tower of God'a hoş geldin! Bu webtoon-anime uyarlaması, seni gizemlerle dolu devasa bir kuleye götürecek. Kuleye tırmanmak isteyen Bam'ın hikayesi, aslında çok daha derin anlamlar taşıyor. Her katında farklı zorluklar, farklı düşmanlar ve farklı sırlar barındıran bu kule, sadece güçlenmek için değil, aynı zamanda hayatta kalmak için de mücadele etmeyi gerektiriyor. İlk başta "Bam, kankası Rachel için kuleye tırmanıyor işte" diye düşünebilirsin ama olay çok daha karmaşıklaşıyor. Kuledeki her karakterin kendine ait bir ajandası var ve bu ajandalar sürekli çatışıyor. Düşünsene, her katında ayrı bir krallık, ayrı bir siyasi entrika! Annesi de bu kulenin içinde kaybolan Bam, acaba onu bulabilecek mi dersin?

Tower of God'un dünyası, Shinsu adı verilen bir enerjiyle şekilleniyor. Bu enerji, karakterlerin güçlerini kullanmasını sağlıyor ve kuledeki yaşamın temelini oluşturuyor. Shinsu'yu kontrol etmek, sadece yetenek değil, aynı zamanda zeka ve strateji de gerektiriyor. Kuledeki her test, karakterlerin hem fiziksel hem de zihinsel sınırlarını zorluyor. Bu da izleyiciye sürekli bir gerilim ve merak duygusu yaşatıyor. Animede özellikle dövüş sahnelerindeki Shinsu efektleri göz kamaştırıcı. Webtoon'da da durum böyleydi ama animede hareketli hallerini görmek ayrı bir keyif veriyor.

Seyir Defteri Notu: Kuledeki her katın kendine özgü kuralları ve yöneticileri var. Bu yöneticiler, kuledeki yaşamın akışını kontrol ediyor ve Bam'ın yolculuğunu zorlaştırıyor. Özellikle ilk sezonun sonlarındaki yönetici testleri, serinin en unutulmaz anlarından biri. Hazır spoiler demişken, Baam'in annesiyle ilgili teorilere de bir göz at derim, aklın karışacak!

Rota Önerisi: Tower of God'u sevdiysen, Hunter x Hunter'a da bir göz at derim. Orada da benzer bir "güç sistemi" ve karakter gelişimine odaklanılıyor. Ayrıca Made in Abyss de derinliklerine indikçe daha da karanlıklaşan bir dünyaya sahip.


2. Noblesse

Noblesse'e adım attığında, vampirlerin dünyasına dalış yapacaksın yolcu! Ama bildiğin klasik vampir hikayelerini unut. Burada vampirler, insanlardan çok daha üstün bir ırk ve Raizel gibi soylular, bu ırkın en tepesinde yer alıyor. Raizel, 820 yıl boyunca uykuda kaldıktan sonra uyanıyor ve modern dünyaya adapte olmaya çalışıyor. Ama bu adaptasyon süreci, hiç de kolay olmuyor. Bir yandan yeni teknolojiyi öğrenmeye çalışırken, bir yandan da dünyayı tehdit eden gizli örgütlerle mücadele etmek zorunda kalıyor. Düşünsene, yüzyıllardır uyuyorsun ve bir anda akıllı telefonlar, arabalar, internet... Tam bir kültür şoku!

Noblesse'in en çekici yanlarından biri, karakterler arasındaki bağ. Raizel'in sadık hizmetkarı Frankenstein, onun için her şeyi yapmaya hazır. İkili arasındaki diyaloglar ve espriler, seriye ayrı bir hava katıyor. Ayrıca Raizel'in sınıf arkadaşları Shinwoo ve Yuna da serinin renkli karakterlerinden. Onların Raizel'e olan hayranlığı ve dostluğu, serinin duygusal derinliğini artırıyor. Ama unutma, bu sadece bir lise komedisi değil. Karanlık güçler her an ortaya çıkabilir ve Raizel'in sevdiklerini korumak için savaşması gerekebilir. Dövüş sahneleri desen, animede çok iyi yansıtılmış. Raizel'in kan büyüsü kullanışı, adeta bir görsel şölen!

Seyir Defteri Notu: Noblesse'in dünyasında, soyluların özel güçleri var. Raizel'in "Blood Field" yeteneği, onu neredeyse yenilmez yapıyor. Ama bu gücün de bir bedeli var. Raizel, Blood Field'ı kullandıkça yaşam enerjisini kaybediyor. Bu da onu sürekli bir seçim yapmaya zorluyor: Sevdiklerini korumak mı, yoksa hayatta kalmak mı?

Rota Önerisi: Noblesse'i sevdiysen, Vampire Knight'a da bir göz at derim. Orada da vampirler ve insanlar arasındaki karmaşık ilişkiler işleniyor. Ayrıca Tokyo Ghoul da karanlık ve aksiyon dolu bir anime arayanlar için ideal.


3. The God of High School

The God of High School, seni aksiyonun doruklarına çıkaracak yolcu! Bu anime, liselilerin dövüş turnuvasında kozlarını paylaştığı bir dünyada geçiyor. Ama bu turnuva, sıradan bir turnuva değil. Kazanan, Tanrı'dan bir dilek dileme hakkı kazanıyor! Tabii ki, bu dilek hakkı, sadece güçlülerin elde edebileceği bir şey. Ana karakterimiz Mori Jin, dövüş konusunda tam bir yetenek. Tekvandoyu kendi stiliyle birleştirerek rakiplerine zor anlar yaşatıyor. Ama Mori'nin amacı, sadece turnuvayı kazanmak değil. O, dedesini bulmak ve onun dövüş stilini öğrenmek istiyor. Dedesinin kim olduğunu öğrenince de şaşıracaksın. İpucu vereyim, efsanevi bir figür!

The God of High School'un en dikkat çekici yanlarından biri, dövüş sahnelerinin inanılmaz akıcılığı. Animasyonlar o kadar iyi ki, sanki dövüşün içindeymişsin gibi hissediyorsun. Karakterlerin özel yetenekleri ve dövüş stilleri, seriye ayrı bir renk katıyor. Mori'nin "Renewal Taekwondo" stili, izlemesi çok keyifli. Ayrıca diğer karakterlerin de birbirinden ilginç dövüş teknikleri var. Bir karakterin kılıç kullanması, diğerinin büyü yapması, bir diğerinin ise saf güçle dövüşmesi... Her dövüş, farklı bir strateji ve taktik gerektiriyor. Bu da izleyiciye sürekli bir heyecan yaşatıyor. Özellikle finaldeki dövüşler, tam anlamıyla epik!

Seyir Defteri Notu: Turnuvanın arkasında, çok daha büyük bir komplo yatıyor. Turnuvayı düzenleyenler, aslında Tanrı'yı yeniden dünyaya getirmek istiyor. Amaçları ne kadar karanlık, tahmin bile edemezsin. Mori ve arkadaşları, bu komployu ortaya çıkarmak ve dünyayı kurtarmak için mücadele etmek zorunda kalıyor.

Rota Önerisi: The God of High School'u sevdiysen, Baki'ye de bir göz at derim. Orada da dövüş sanatları ve güç odaklı bir hikaye anlatılıyor. Ayrıca Jujutsu Kaisen de aksiyon ve doğaüstü güçlerin birleştiği bir anime.


4. Solo Leveling

Yolcu, Solo Leveling dünyasına adım at ve en zayıf avcıdan en güçlüsüne dönüşen Sung Jinwoo'nun epik yolculuğuna tanık ol! Bu webtoon-anime uyarlaması, avcıların canavarlarla dolu zindanlara girdiği bir dünyada geçiyor. Sung Jinwoo, "dünyanın en zayıf avcısı" olarak bilinirken, beklenmedik bir olay sonucu özel bir güce sahip oluyor. Bu güç, ona seviye atlama ve güçlenme imkanı veriyor. Ama bu güç, sadece bir başlangıç. Sung Jinwoo, bu gücü kullanarak sadece kendi hayatını değil, tüm dünyanın kaderini değiştirecek.

Solo Leveling'in en çekici yanlarından biri, Sung Jinwoo'nun gelişim süreci. Başlangıçta ezik ve güçsüz olan Sung, zamanla acımasız ve kararlı bir savaşçıya dönüşüyor. Her seviye atladığında, yeni yetenekler ve silahlar kazanıyor. Ama bu güç, ona sadece avantaj sağlamıyor. Aynı zamanda, daha güçlü düşmanlarla karşılaşmasına ve daha büyük sorumluluklar üstlenmesine neden oluyor. Düşünsene, bir anda dünyanın en güçlüsü oluyorsun ama aynı zamanda tüm dünyanın yükü omuzlarına biniyor. Animede Sung Jinwoo'nun güçlenme süreci, görsel olarak çok iyi yansıtılmış. Özellikle Gölge Ordusu'nu çağırdığı sahneler, tüyleri diken diken ediyor!

Seyir Defteri Notu: Sung Jinwoo'nun gücünün kaynağı, "Sistem" adı verilen gizemli bir varlık. Sistem, ona görevler veriyor ve bu görevleri tamamladıkça güçlenmesini sağlıyor. Ama Sistem'in gerçek amacı ne? Sung Jinwoo, Sistem'in bir kuklası mı, yoksa kendi kaderini mi çiziyor?

Rota Önerisi: Solo Leveling'i sevdiysen, That Time I Got Reincarnated as a Slime'a da bir göz at derim. Orada da benzer bir "güçlenme" teması işleniyor. Ayrıca Arifureta: From Commonplace to World's Strongest de güçsüz bir karakterin zirveye tırmanışını konu alıyor.


5. True Beauty

True Beauty ile güzellik algısının labirentlerine dalmaya hazır ol yolcu! Bu webtoon-anime uyarlaması, lisede popüler olmak için makyaj yapmayı öğrenen Jugyeong'un hikayesini anlatıyor. Jugyeong, makyajsız haliyle kendini çirkin hissederken, makyaj yaptığında adeta bir yıldıza dönüşüyor. Ama bu güzellik, sadece bir maske mi? Jugyeong, gerçek kimliğini saklayarak mutlu olabilir mi? Yoksa iç güzelliği dış güzelliğinden daha mı önemli?

True Beauty'nin en dikkat çekici yanlarından biri, karakterler arasındaki ilişkilerin karmaşıklığı. Jugyeong, iki yakışıklı ve popüler erkek arasında kalıyor: Suho ve Seojun. Suho, soğuk ve mesafeli bir kişiliğe sahipken, Seojun daha sıcak ve samimi. Jugyeong, bu iki farklı karaktere de ilgi duyuyor ama gerçek hislerini saklamak zorunda kalıyor. Çünkü makyajsız halini kimseye göstermek istemiyor. Düşünsene, sürekli bir maske takmak ne kadar yorucu olabilir? Animede karakterlerin duygusal iniş çıkışları, çok iyi yansıtılmış. Özellikle Jugyeong'un iç çatışmaları, izleyiciyi derinden etkiliyor.

Seyir Defteri Notu: True Beauty, sadece bir romantik komedi değil. Aynı zamanda, güzellik algısı, özgüven ve kendini kabul etme gibi önemli konuları da ele alıyor. Jugyeong'un hikayesi, hepimize kendimizi olduğumuz gibi sevmemiz gerektiğini hatırlatıyor.

Rota Önerisi: True Beauty'i sevdiysen, Horimiya'ya da bir göz at derim. Orada da dış görünüşün aldatıcı olabileceği ve gerçek güzelliğin içte olduğu anlatılıyor. Ayrıca My Little Monster da farklı karakterlerin bir araya gelerek birbirlerini anlamaya çalışmalarını konu alıyor.


6. Cheese in the Trap

Cheese in the Trap ile üniversite hayatının karmaşıklığına yolculuk yap yolcu! Bu webtoon-anime uyarlaması, Hong Seol adlı çalışkan bir öğrencinin, popüler ama gizemli Yoo Jung ile yaşadığı ilişkiyi anlatıyor. Yoo Jung, dışarıdan bakıldığında mükemmel bir öğrenci gibi görünse de, aslında karanlık bir geçmişi ve manipülatif bir kişiliği var. Hong Seol, Yoo Jung'un gerçek yüzünü çözmeye çalışırken, üniversite hayatının zorluklarıyla da başa çıkmak zorunda kalıyor. Düşünsene, bir yandan derslerle uğraşıyorsun, bir yandan da sevgilinin sırlarını çözmeye çalışıyorsun... Tam bir karmaşa!

Cheese in the Trap'in en dikkat çekici yanlarından biri, karakterlerin psikolojik derinliği. Yoo Jung'un davranışlarının altında yatan nedenler, zamanla ortaya çıkıyor ve izleyiciyi şaşırtıyor. Hong Seol'un ise sürekli bir şüphe içinde olması, seriye ayrı bir gerilim katıyor. Ayrıca diğer karakterlerin de kendi sorunları ve motivasyonları var. Üniversite hayatının rekabetçi ortamı, arkadaşlık ilişkilerini zorluyor ve herkesin gerçek yüzünü ortaya çıkarıyor. Animede karakterlerin duygusal gelgitleri, çok iyi yansıtılmış. Özellikle Yoo Jung'un gülümsemesinin ardındaki karanlığı görmek, tüyleri diken diken ediyor.

Seyir Defteri Notu: Cheese in the Trap, sadece bir romantik ilişkiyi değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerin karmaşıklığını da ele alıyor. Üniversite hayatında popüler olmak, kabul görmek ve başarılı olmak için ne kadar ileri gidilebilir? Bu sorular, serinin temelini oluşturuyor.

Rota Önerisi: Cheese in the Trap'i sevdiysen, Nana'ya da bir göz at derim. Orada da farklı karakterlerin hayata tutunma çabaları ve aşk ilişkileri anlatılıyor. Ayrıca Paradise Kiss de moda dünyasının zorluklarını ve aşkın karmaşıklığını konu alıyor.


7. Lookism

Lookism ile dış görünüşün toplumdaki rolünü sorgulamaya hazır ol yolcu! Bu webtoon-anime uyarlaması, Park Hyung Suk adlı kilolu ve çirkin bir lise öğrencisinin, bir gün uyandığında yakışıklı ve popüler bir bedene sahip olmasını anlatıyor. Park Hyung Suk, bu yeni bedeniyle hayatının tamamen değiştiğini fark ediyor. Ama bu değişim, sadece dış görünüşle mi sınırlı? Yoksa iç güzelliği de önemli mi?

Lookism'in en dikkat çekici yanlarından biri, dış görünüşün insanların hayatını nasıl etkilediğini gözler önüne sermesi. Park Hyung Suk, yakışıklı bedeniyle daha fazla ilgi görüyor, daha kolay arkadaş ediniyor ve daha başarılı oluyor. Ama bu başarı, gerçek mi? Park Hyung Suk, gerçek kimliğini saklayarak mutlu olabilir mi? Yoksa iç güzelliği dış güzelliğinden daha mı önemli? Animede Park Hyung Suk'un iki bedeni arasındaki geçişler, çok iyi yansıtılmış. Özellikle kilolu bedeniyle yaşadığı zorlukları görmek, izleyiciyi derinden etkiliyor.

Seyir Defteri Notu: Lookism, sadece dış görünüşün önemini değil, aynı zamanda zorbalık, ayrımcılık ve sosyal adaletsizlik gibi önemli konuları da ele alıyor. Park Hyung Suk'un hikayesi, hepimize insanları dış görünüşlerine göre yargılamamamız gerektiğini hatırlatıyor.

Rota Önerisi: Lookism'i sevdiysen, Ugly Duckling'e de bir göz at derim. Orada da dış görünüşü nedeniyle zorbalığa uğrayan bir karakterin hikayesi anlatılıyor. Ayrıca Miss Hammurabi de adaletin ve insan haklarının önemini konu alıyor.


8. Sweet Home

Sweet Home ile apartman dairesinde hayatta kalma mücadelesine katıl yolcu! Bu webtoon-anime uyarlaması, Cha Hyun Soo adlı içine kapanık bir lise öğrencisinin, ailesini kaybettikten sonra taşındığı apartmanda, insanların canavarlara dönüştüğünü görmesini anlatıyor. Cha Hyun Soo ve diğer apartman sakinleri, hayatta kalmak için birlikte mücadele etmek zorunda kalıyor. Ama bu mücadele, sadece canavarlarla değil, aynı zamanda kendi içlerindeki karanlıkla da bir savaş.

Sweet Home'un en dikkat çekici yanlarından biri, gerilim ve korku unsurlarını ustaca kullanması. Canavarların tasarımları, tüyleri diken diken ediyor. Apartmanın dar koridorlarında yaşanan kovalamacalar, izleyiciyi koltuğuna yapıştırıyor. Ayrıca karakterlerin psikolojik çöküşleri, seriye ayrı bir derinlik katıyor. Hayatta kalmak için ne kadar ileri gidilebilir? İnsanlıklarını korumak mı, yoksa canavarlara dönüşmek mi daha kolay? Animede karakterlerin yaşadığı travmalar, çok iyi yansıtılmış. Özellikle Cha Hyun Soo'nun içindeki canavarla mücadelesi, izleyiciyi derinden etkiliyor.

Seyir Defteri Notu: Sweet Home, sadece bir hayatta kalma hikayesi değil. Aynı zamanda, insan doğasının karanlık yönlerini ve umudun önemini de ele alıyor. Kaosun ortasında bile, insanlıklarını korumayı başaran karakterler, izleyiciye ilham veriyor.

Rota Önerisi: Sweet Home'u sevdiysen, Alice in Borderland'e de bir göz at derim. Orada da hayatta kalmak için ölümcül oyunlar oynamak zorunda kalan insanların hikayesi anlatılıyor. Ayrıca Kingdom da zombilerin istila ettiği bir dünyada hayatta kalma mücadelesini konu alıyor.


9. Bastard

Bastard ile psikolojik gerilimin en karanlık dehlizlerine in yolcu! Bu webtoon, seri katil babasıyla yaşayan Jin'in hikayesini anlatıyor. Jin, babasının suçlarına ortak olmak zorunda kalırken, bir yandan da vicdanıyla mücadele ediyor. Ancak, babasının yeni hedefi sınıf arkadaşı Yoon olur. Jin, sevdiği kızı korumak için babasına karşı gelmeye karar verir ve kabus dolu bir savaş başlar.

Bastard'ın en çarpıcı özelliği, okuyucuyu sürekli diken üstünde tutan atmosferi. Jin'in çaresizliği, babasının soğukkanlılığı ve Yoon'un masumiyeti bir araya gelince ortaya inanılmaz bir gerilim çıkıyor. Babasının manipülasyonlarına karşı koymaya çalışan Jin'in iç dünyası derinlemesine işleniyor. Her an bir trajedi yaşanacakmış gibi hissetmek, serinin sürükleyiciliğini artırıyor. Karakterlerin geçmişleri ve motivasyonları açığa çıktıkça, olaylar daha da karmaşıklaşıyor ve kimin masum, kimin suçlu olduğuna karar vermek zorlaşıyor.

Seyir Defteri Notu: Bastard, sadece bir gerilim hikayesi değil, aynı zamanda travma, aile içi şiddet ve vicdan azabı gibi ağır temaları da ele alıyor. Jin'in yaşadığı psikolojik savaş, izleyiciye insanın karanlık yanlarıyla yüzleşmesinin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.

Rota Önerisi: Bastard'ı sevdiysen, Killing Stalking'e de göz atabilirsin. O da psikolojik gerilim ve karanlık temaları işleyen bir yapım. Ayrıca Death Note da adalet kavramını sorgulayan ve gerilim dolu bir anime.


10. Navillera: Like a Butterfly

Navillera: Like a Butterfly ile hayallerin peşinden koşmanın yaşı olmadığını keşfet yolcu! Bu webtoon, 70 yaşında bale yapmaya karar veren emekli Sim Deok-chul'un hikayesini anlatıyor. Deok-chul, hayatının sonbaharında gençliğinde kurduğu hayalleri gerçekleştirmenin peşine düşerken, 23 yaşındaki yetenekli ama umutsuz balet Lee Chae-rok ile karşılaşır. İkili, birlikte bale yaparak hem birbirlerine ilham verirler hem de kendi hayatlarındaki engelleri aşmaya çalışırlar.

Navillera'nın en dokunaklı yanı, yaşlılığın getirdiği zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmeyen Deok-chul'un azmi. Bale yapmaya başlama kararı, ailesi tarafından ilk başta desteklenmese de, Deok-chul'un kararlılığı ve Chae-rok ile kurduğu bağ sayesinde zamanla değişir. Chae-rok ise, bale yeteneğine rağmen maddi sıkıntılar ve kişisel sorunlarla boğuşmaktadır. Deok-chul'un hayata olan pozitif bakış açısı, Chae-rok'un umutlarını yeniden yeşertmesine yardımcı olur. İkilinin birlikte bale yaparken yaşadığı zorluklar ve başarılar, izleyiciye duygusal anlar yaşatır.

Seyir Defteri Notu: Navillera, sadece bir bale hikayesi değil, aynı zamanda aile ilişkileri, yaşlılık, hayaller ve umut gibi evrensel temaları da ele alıyor. Deok-chul ve Chae-rok'un birbirlerine destek olarak hayallerini gerçekleştirmeleri, izleyiciye ilham veriyor.

Rota Önerisi: Navillera'yı sevdiysen, Your Lie in April'e de göz atabilirsin. O da müzik aracılığıyla hayata tutunmayı ve travmaları aşmayı konu alıyor. Ayrıca Barakamon da şehir hayatından uzaklaşarak yeni bir başlangıç yapmayı anlatan sıcak bir anime.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.