YouTube ve Streaming Dünyasını Anlatan 10 Modern Anime: Pixel Evrenine Dalış

YouTube ve streaming kültürünü anime gözünden keşfetmeye hazır mısın? 18 muhteşem yapımla sanal dünyaların derinliklerine iniyoruz, yolcu!

Şubat 2, 2026 - 13:53
Şubat 2, 2026 - 13:56
 0  4
YouTube ve Streaming Dünyasını Anlatan 10 Modern Anime: Pixel Evrenine Dalış

1. Death Note: Kira'nın Yayıncılık Hamlesi

Yolcu, Death Note'u bilmeyen yoktur herhalde. Ama ben sana bu animeyi YouTube ve streaming dünyasıyla nasıl bağdaştırabileceğinden bahsedeceğim. Şimdi, Light Yagami, o meşhur defteri bulduktan sonra dünyayı "temizlemeye" karar veriyor ya, aslında burada bir nevi "ilk nesil yayıncı" figürü görüyoruz. Düşünsene, Light, Kira kimliğiyle bir mesaj yayınlıyor ve bu mesaj anında tüm dünyaya yayılıyor. Bu, günümüzdeki bir YouTuber'ın viral videosu gibi bir şey. Tabii ki, Light'ın metotları biraz... tartışmalı. Ama sonuçta, dikkat çekme ve mesajını yayma konusunda inanılmaz başarılı. Hatta, L bile yayınlar üzerinden Kira'yı yakalamaya çalışıyor. Bu da bir nevi "streaming savaşı" gibi. Yayıncılar bir tarafta, izleyiciler diğer tarafta. Death Note, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının karanlık bir yansıması gibi. Yani, güç, sorumluluk ve anonimliğin getirdiği tehlikeler...

Bir de şu var, Light'ın takipçileri, onun "abone" kitlesi gibi. Onlar da Light'ın ideolojisini benimsiyor ve yaymaya çalışıyor. Bu da günümüzdeki "fanbase" kültürüne benziyor. Bir YouTuber'ı veya streamer'ı körü körüne takip eden, onun her dediğini doğru kabul eden insanlar var ya, işte onlar gibi. Death Note, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının sadece iyi yanlarını değil, aynı zamanda kötü yanlarını da gösteriyor. Yani, manipülasyon, fanatiklik ve anonimliğin getirdiği tehlikeler... Ama anime sonuçta, biraz da eğlenmek lazım değil mi?

Sonuç olarak, Death Note, sadece bir shinigami ve bir defter hikayesi değil. Aynı zamanda, yayıncılık dünyasının bir alegorisi. Güç, sorumluluk ve anonimliğin getirdiği tehlikeler... Light Yagami, aslında bir nevi "anti-kahraman yayıncı" figürü. Ama onun hikayesi, bize yayıncılık dünyasının ne kadar karmaşık ve tehlikeli olabileceğini gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Light'ın "Kira" olarak kullandığı yöntemler, günümüzdeki "troll" veya "hater" hesaplarına benziyor. Anonimlik sayesinde, istedikleri gibi davranabiliyorlar ve kimse onlara hesap soramıyor.

Rota Önerisi: Death Note'tan sonra, "Psycho-Pass" izleyebilirsin. O da gelecekteki bir toplumu ve suç oranını kontrol etme çabalarını anlatıyor.


2. Sword Art Online: VR Cennetinden Yayıncılık Cehennemine

SAO, VRMMORPG çılgınlığının fitilini ateşleyen anime diyebiliriz, yolcu. Şimdi, Kirito ve arkadaşlarının Sword Art Online'a giriş yapıp orada mahsur kalmaları, aslında bir nevi "yayıncılık tuzağına düşmek" gibi. Düşünsene, bir oyuna giriyorsun ve çıkış yok. Tek kurtuluş yolun, oyunu bitirmek. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Bir kere yayıncılığa başladın mı, kolay kolay bırakamıyorsun. Çünkü para var, şöhret var, takipçi kitlesi var. Ama aynı zamanda stres var, rekabet var, linç kültürü var. SAO'daki oyuncular da bu stresin, rekabetin ve linç kültürünün bir benzerini yaşıyor.

Kirito'nun yayıncılıkla olan bağlantısı da çok net. O, oyunun en güçlü oyuncularından biri ve sürekli dikkat çekiyor. Yayıncılar da öyle değil mi? En iyi oyunları oynuyorlar, en iyi taktikleri kullanıyorlar ve sürekli dikkat çekiyorlar. Hatta, Kirito'nun "Black Swordsman" lakabı, bir nevi "markalaşma" gibi. Yayıncılar da kendilerine bir marka yaratıyor ve o markayla tanınıyorlar. SAO, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının bir yansıması gibi. Yani, rekabet, şöhret ve markalaşma... Ama aynı zamanda, oyun bağımlılığı, sosyal izolasyon ve gerçeklikten kopma gibi tehlikeler...

Unutma, SAO sadece bir oyun hikayesi değil. Aynı zamanda, VR teknolojisinin potansiyel tehlikelerini de gösteriyor. İnsanlar sanal dünyada o kadar çok vakit geçiriyor ki, gerçek dünyayı unutuyorlar. Bu da günümüzdeki sosyal medya bağımlılığına benziyor. İnsanlar Instagram'da, TikTok'ta o kadar çok vakit geçiriyor ki, gerçek hayattaki ilişkilerini ihmal ediyorlar. SAO, bu açıdan bakıldığında, teknolojiye karşı bir uyarı niteliğinde.

Seyir Defteri Notu: SAO'daki "game over" kavramı, yayıncılar için "kariyer sonu" anlamına gelebilir. Bir hata yaparsan, linç yiyebilir ve tüm takipçilerini kaybedebilirsin.

Rota Önerisi: SAO'dan sonra, "Log Horizon" izleyebilirsin. O da bir VRMMORPG'de mahsur kalan oyuncuların hikayesini anlatıyor. Ama Log Horizon, SAO'dan daha çok strateji ve politika üzerine odaklanıyor.


3. Bofuri: I Don't Want to Get Hurt, so I'll Max Out My Defense: Noob'dan Efsaneye Yayıncılık Serüveni

Bofuri, tam bir "noob'dan efsaneye" yayıncılık hikayesi, yolcu. Maple, oyuna ilk girdiğinde hiçbir şey bilmiyor ve sadece eğlenmek istiyor. Ama savunmasını abartınca, oyunun en güçlü oyuncularından biri oluyor. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Bazı yayıncılar, hiçbir şey bilmeden yayın yapmaya başlıyor ve bir anda viral oluyor. Maple'ın hikayesi, yayıncılık dünyasının ne kadar sürprizlerle dolu olduğunu gösteriyor.

Maple'ın yayıncılıkla olan bağlantısı da çok açık. O, oyun içinde sürekli dikkat çekiyor ve insanlar onun ne yaptığını merak ediyor. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, oyun içinde ilginç şeyler yapıyor ve insanlar onları izliyor. Hatta, Maple'ın "savunma odaklı" oyun tarzı, bir nevi "niş yayıncılık" gibi. Yayıncılar da kendilerine bir niş buluyor ve o nişte uzmanlaşıyorlar. Bofuri, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının bir yansıması gibi. Yani, eğlence, sürprizler ve niş yayıncılık... Ama aynı zamanda, şans faktörü, rekabet ve linç kültürü gibi tehlikeler...

Maple'ın başarısının sırrı, sadece şans değil. Aynı zamanda, yaratıcılığı ve eğlence anlayışı. O, oyunu sadece kazanmak için oynamıyor. Aynı zamanda, eğlenmek ve insanları eğlendirmek için oynuyor. Bu da günümüzdeki başarılı yayıncıların sırrı. Yayıncılar, sadece iyi oyun oynamakla kalmıyor, aynı zamanda yaratıcı ve eğlenceli içerikler üretiyorlar. Bofuri, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının sadece teknik yönünü değil, aynı zamanda eğlence yönünü de gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Maple'ın "savunma odaklı" oyun tarzı, yayıncılar için bir ders niteliğinde. Kendine özgü bir tarz yaratırsan, rekabette öne geçebilirsin.

Rota Önerisi: Bofuri'den sonra, "Didn't I Say to Make My Abilities Average in the Next Life?!" izleyebilirsin. O da güçlü olmak istemeyen bir kızın hikayesini anlatıyor.


4. Recovery of an MMO Junkie: Online Aşk ve Yayıncılık Çıkmazı

Recovery of an MMO Junkie, tam bir "online aşk ve yayıncılık" draması, yolcu. Moriko Morioka, işinden ayrıldıktan sonra kendini online oyun dünyasına atıyor ve orada aşkı buluyor. Ama aynı zamanda, yayıncılık dünyasının karanlık yüzüyle de karşılaşıyor. Bu anime, yayıncılık dünyasının sadece eğlenceli yanlarını değil, aynı zamanda zorluklarını ve tehlikelerini de gösteriyor.

Moriko'nun yayıncılıkla olan bağlantısı, online oyun dünyasına girmesiyle başlıyor. O, bir karakter yaratıyor ve o karakterle oyun içinde etkileşim kuruyor. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, bir persona yaratıyor ve o personayla yayın yapıyor. Hatta, Moriko'nun "erkek karakter" seçmesi, bir nevi "cinsiyet değiştirme" gibi. Bazı yayıncılar, daha çok izleyici çekmek için cinsiyetlerini değiştiriyor veya farklı bir kimlik yaratıyor. Recovery of an MMO Junkie, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının kimlik karmaşasını ve anonimliğin getirdiği sorunları gösteriyor.

Moriko'nun aşk hikayesi de yayıncılık dünyasıyla bağlantılı. O, online oyunda tanıştığı bir kişiyle gerçek hayatta da tanışıyor ve aralarında bir ilişki başlıyor. Bu da günümüzdeki online flörtleşme ve ilişkilerin bir yansıması. İnsanlar, online oyunlarda, sosyal medyada tanışıyor ve gerçek hayatta da bir araya geliyor. Ama bu ilişkilerin de tehlikeleri var. Kiminle konuştuğunu bilmiyorsun, gerçek kimliğini saklayabilir veya seni manipüle edebilir. Recovery of an MMO Junkie, bu açıdan bakıldığında, online ilişkilerin hem güzel hem de tehlikeli olabileceğini gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Moriko'nun "MMO bağımlılığı", yayıncılar için bir uyarı niteliğinde. Sürekli yayın yapmak, sosyal hayatını ve sağlığını olumsuz etkileyebilir.

Rota Önerisi: Recovery of an MMO Junkie'den sonra, "Wotakoi: Love is Hard for Otaku" izleyebilirsin. O da otaku kültürünü ve aşkı bir araya getiren bir anime.


5. Shirobako: Anime Yapımcılığının Yayıncılıkla Dansı

Shirobako, anime yapımcılığının perde arkasını gösteren bir şaheser, yolcu. Ama aynı zamanda, yayıncılık dünyasıyla da sıkı bir bağı var. Çünkü anime, sonuçta bir "içerik" ve bu içeriğin yayınlanması, pazarlanması ve izleyicilere ulaşması gerekiyor. Shirobako, bu süreçleri detaylı bir şekilde anlatıyor ve yayıncılık dünyasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Aoi Miyamori, anime yapım şirketinde çalışan genç bir kız ve sürekli olarak farklı yayıncılarla, dağıtımcılarla ve pazarlamacılarla iletişim halinde. O, animeyi izleyicilere ulaştırmak için elinden geleni yapıyor ve yayıncılık dünyasının ne kadar karmaşık olduğunu görüyor. Hatta, anime bölümlerinin yayınlanma tarihleri, reytingler, izleyici tepkileri gibi faktörler, Aoi ve ekibi için büyük bir stres kaynağı oluyor. Shirobako, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının baskısını ve rekabetini gösteriyor.

Shirobako'nun yayıncılıkla olan bağlantısı, sadece anime bölümlerinin yayınlanmasıyla sınırlı değil. Aynı zamanda, anime karakterlerinin popülerliği, merchandise satışları ve etkinlikler gibi faktörler de yayıncılık dünyasıyla ilgili. Anime yapım şirketleri, karakterlerin popülerliğini artırmak için farklı yayıncılık stratejileri uyguluyor, merchandise ürünleri çıkarıyor ve etkinlikler düzenliyor. Shirobako, bu açıdan bakıldığında, anime endüstrisinin yayıncılık dünyasıyla nasıl iç içe olduğunu gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Shirobako, anime yapımcılarının ne kadar zor şartlarda çalıştığını ve yayıncılık dünyasının baskısına nasıl dayanmaya çalıştıklarını gösteriyor.

Rota Önerisi: Shirobako'dan sonra, "Keep Your Hands Off Eizouken!" izleyebilirsin. O da anime yapımcılığını eğlenceli bir şekilde anlatan bir anime.


6. Eromanga Sensei: Kardeş Yayıncılık ve Çizim Dünyası

Eromanga Sensei, biraz tartışmalı bir anime olabilir, yolcu, ama yayıncılık dünyasıyla olan bağlantısı çok net. İzumi Masamune, light novel yazarı ve üvey kız kardeşi Sagiri Izumi, onun illüstratörü. Birlikte çalışıyorlar ve yayıncılık dünyasında başarıya ulaşmaya çalışıyorlar. Eromanga Sensei, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının işbirliği ve rekabeti nasıl bir araya getirdiğini gösteriyor.

Masamune'nin yayıncılıkla olan bağlantısı, light novel yazmasıyla başlıyor. O, hikayeler yazıyor ve yayın evlerine gönderiyor. Yayın evleri, onun hikayelerini beğeniyor ve yayınlamaya karar veriyor. Bu da günümüzdeki yazarların durumuna benziyor. Yazarlar, kitaplar yazıyor ve yayın evlerine gönderiyor. Yayın evleri, kitapları beğeniyor ve yayınlamaya karar veriyor. Eromanga Sensei, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının seçiciliğini ve rekabetini gösteriyor.

Sagiri'nin yayıncılıkla olan bağlantısı, illüstrasyon çizmesiyle başlıyor. O, Masamune'nin hikayelerine illüstrasyon çiziyor ve bu illüstrasyonlar, light novellerin satışlarını artırıyor. Bu da günümüzdeki illüstratörlerin önemini gösteriyor. İllüstratörler, kitaplara, dergilere ve reklamlara illüstrasyon çiziyor ve bu illüstrasyonlar, ürünlerin satışlarını artırıyor. Eromanga Sensei, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının görsel yönünü ve illüstratörlerin rolünü gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Eromanga Sensei, yayıncılık dünyasının sadece yazmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda çizim, düzenleme ve pazarlama gibi farklı alanları da kapsadığını gösteriyor.

Rota Önerisi: Eromanga Sensei'den sonra, "Bakuman." izleyebilirsin. O da manga yapımcılığını ve yayıncılık dünyasını anlatan bir anime.


7. Blend S: Kafe Yayıncılığı ve Müşteri Memnuniyeti

Blend S, bir kafe anime'si gibi görünse de, aslında yayıncılık dünyasıyla da sıkı bir bağı var, yolcu. Çünkü kafe çalışanları, müşterilere farklı karakterler canlandırıyor ve bu karakterler, müşterilerin ilgisini çekiyor. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, farklı karakterler canlandırıyor ve bu karakterler, izleyicilerin ilgisini çekiyor. Blend S, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının performans ve müşteri memnuniyeti odaklı olduğunu gösteriyor.

Maika Sakuranomiya, kafede çalışan genç bir kız ve "sadist" karakterini canlandırıyor. Başta bu karakterden hoşlanmasa da, zamanla bu karakteri benimsemeye başlıyor ve müşterilerin ilgisini çekiyor. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, başta istemedikleri bir karakteri canlandırsalar da, zamanla bu karakteri benimsemeye başlıyor ve izleyicilerin ilgisini çekiyor. Blend S, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının adaptasyon ve performans gerektirdiğini gösteriyor.

Kafenin diğer çalışanları da farklı karakterler canlandırıyor ve her karakterin kendine özgü bir hayran kitlesi var. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, farklı karakterler canlandırıyor ve her karakterin kendine özgü bir izleyici kitlesi var. Blend S, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının çeşitliliğini ve niş yayıncılığın önemini gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Blend S, yayıncılık dünyasının sadece eğlence olmadığını, aynı zamanda müşteri memnuniyetini sağlamak için sürekli çaba göstermeyi gerektirdiğini gösteriyor.

Rota Önerisi: Blend S'den sonra, "Working!!" izleyebilirsin. O da bir restoranda çalışanların komik hikayelerini anlatan bir anime.


8. Idolmaster: İdol Yayıncılığı ve Sahne Arkası

Idolmaster, idol dünyasının perde arkasını gösteren bir anime serisi, yolcu. Ama aynı zamanda, yayıncılık dünyasıyla da sıkı bir bağı var. Çünkü idoller, sürekli olarak televizyon programlarına çıkıyor, konserler veriyor ve hayranlarıyla etkileşim kuruyor. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, sürekli olarak yayın yapıyor, etkinliklere katılıyor ve izleyicileriyle etkileşim kuruyor. Idolmaster, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının yoğun temposunu ve rekabetini gösteriyor.

765 Production'daki idoller, sürekli olarak kendilerini geliştirmeye çalışıyor ve farklı yayıncılık stratejileri uyguluyor. Şarkı söylüyorlar, dans ediyorlar, oyunculuk yapıyorlar ve hayranlarıyla etkileşim kuruyorlar. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, farklı içerikler üretiyor, farklı platformlarda yayın yapıyor ve izleyicileriyle etkileşim kuruyor. Idolmaster, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının çok yönlülüğünü ve sürekli yenilenmeyi gerektirdiğini gösteriyor.

Idollerin hayranlarıyla olan ilişkisi de yayıncılık dünyasıyla bağlantılı. İdoller, hayranlarına karşı her zaman nazik ve ilgili davranıyor ve onların beklentilerini karşılamaya çalışıyor. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, izleyicilerine karşı her zaman saygılı ve ilgili davranıyor ve onların isteklerini dikkate alıyor. Idolmaster, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının topluluk oluşturma ve hayran bağlılığı yaratma üzerine kurulu olduğunu gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Idolmaster, idollerin sadece yetenekli olmakla kalmayıp, aynı zamanda disiplinli, çalışkan ve hayranlarına karşı sorumlu olmaları gerektiğini gösteriyor.

Rota Önerisi: Idolmaster'dan sonra, "Love Live! School Idol Project" izleyebilirsin. O da okul idollerinin hikayesini anlatan bir anime.


9. Aggretsuko: Ofis Stresinden Karaoke Yayıncılığına

Aggretsuko, ofis hayatının stresini ve zorluklarını mizahi bir dille anlatan bir anime, yolcu. Ama aynı zamanda, yayıncılık dünyasıyla da sıkı bir bağı var. Çünkü Retsuko, stresini atmak için karaoke yapıyor ve bu karaoke performansları, aslında bir nevi "yayın" gibi. Aggretsuko, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının ifade özgürlüğü ve kendini ifade etme aracı olarak nasıl kullanılabileceğini gösteriyor.

Retsuko, ofiste yaşadığı stresli olaylardan sonra karaoke bara gidiyor ve death metal şarkılar söyleyerek rahatlıyor. Bu şarkılar, onun iç dünyasını ve duygularını yansıtıyor ve diğer insanlarla iletişim kurmasına yardımcı oluyor. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, yayınlarında kendi düşüncelerini ve duygularını ifade ediyor ve diğer insanlarla etkileşim kuruyor. Aggretsuko, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının kişisel ifade ve iletişim için bir platform olduğunu gösteriyor.

Retsuko'nun karaoke performansları, zamanla popüler hale geliyor ve insanlar onu izlemeye geliyor. Bu da günümüzdeki yayıncıların durumuna benziyor. Yayıncılar, düzenli olarak yayın yapıyor ve zamanla izleyici kitlesi oluşturuyor. Aggretsuko, bu açıdan bakıldığında, yayıncılık dünyasının sabır ve tutarlılık gerektirdiğini gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Aggretsuko, yayıncılık dünyasının sadece eğlence olmadığını, aynı zamanda stres atma, kendini ifade etme ve diğer insanlarla iletişim kurma aracı olarak kullanılabileceğini gösteriyor.

Rota Önerisi: Aggretsuko'dan sonra, "Servant x Service" izleyebilirsin. O da ofis hayatının komik ve absürt yanlarını anlatan bir anime.


10. Virtual Youtuber in Another World!?: Isekai ve VTuber Füzyonu

Direkt olarak VTuber'lığı konu alan bir isekai mi? İşte geldik zurnanın zırt dediği yere, yolcu! Bu anime, yayıncılık dünyasının en modern ve çılgın trendlerinden birini, VTuber'lığı alıp başka bir dünyaya taşıyor. Kahramanımız, bir VTuber olarak ünlenmek isterken kendini fantastik bir dünyada buluyor ve orada da yayın yapmaya devam ediyor. Bu, yayıncılık dünyasının sınırlarının ne kadar genişleyebileceğini gösteren harika bir örnek.

VTuber'lar, sanal karakterler kullanarak yayın yapan kişiler ve giderek daha popüler hale geliyorlar. Bu anime, VTuber'ların sadece eğlence amaçlı yayın yapmadıklarını, aynı zamanda kendi kimliklerini ve kişiliklerini ifade edebildiklerini gösteriyor. Kahramanımız, sanal karakteri aracılığıyla fantastik dünyadaki insanlarla etkileşim kuruyor, onlara yardım ediyor ve kendi yayıncılık kariyerini geliştiriyor. Bu, yayıncılık dünyasının sosyal sorumluluk ve topluluk oluşturma potansiyelini vurguluyor.

Anime, aynı zamanda isekai türünün klasik öğelerini de içeriyor. Kahramanımız, fantastik dünyada karşılaştığı zorluklarla başa çıkmaya çalışırken, VTuber yeteneklerini kullanıyor ve yeni arkadaşlar ediniyor. Bu, yayıncılık dünyasının adaptasyon ve yaratıcılık gerektirdiğini gösteriyor. Kahramanımız, farklı kültürlere ve ortamlara uyum sağlayarak yayıncılık kariyerini sürdürüyor ve izleyicilerine yeni deneyimler sunuyor.

Seyir Defteri Notu: Bu anime, yayıncılık dünyasının geleceğinin ne kadar parlak ve çeşitli olabileceğini gösteriyor. VTuber'lar, sadece bir trend değil, aynı zamanda yeni bir iletişim ve ifade biçimi.

Rota Önerisi: Bu animeyi beğendiysen, "Nijisanji" veya "Hololive" gibi popüler VTuber gruplarının yayınlarını takip edebilirsin. Onlar da sanal karakterler aracılığıyla eğlenceli ve yaratıcı içerikler üretiyorlar.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.