Zaman Yolculuğu Konulu 15 Farklı Türde Anime Önerisi: Paralel Evrenlere Biletin Hazır!

Zamanı bükmeye hazır mısın Yolcu? 20 farklı anime evreninde solucan deliklerinden geç, geçmişi değiştir, geleceği kurtar! Türler arası bu galaktik turda, bilim kurgudan fanteziye, aksiyondan drama her şey var.

Ocak 31, 2026 - 12:51
Ocak 31, 2026 - 12:53
 0  3
Zaman Yolculuğu Konulu 15 Farklı Türde Anime Önerisi: Paralel Evrenlere Biletin Hazır!

1. Steins;Gate: Kaderin Ağlarını Çöz Yolcu!

Yolcu, bak şimdi, Steins;Gate... Bu anime seni alıp bambaşka bir boyuta taşıyacak, garanti veriyorum. Okabe Rintarou adında, kendini deli bilim insanı ilan eden bir arkadaşımız var. Arkadaşlarıyla beraber, mikrodalga fırınla zaman yolculuğu yapmaya çalışıyorlar. İlk başta her şey eğlenceli bir deney gibi başlıyor ama sonra işler çığırından çıkıyor. Zamanla oynadıkça, farklı zaman çizgilerinde, farklı felaketlerle karşılaşıyorlar. İşte olaylar bundan sonra başlıyor. Okabe, sevdiği insanları kurtarmak için defalarca geçmişe gidip geliyor, ama her seferinde işler daha da karmaşıklaşıyor.

Steins;Gate'in en sevdiğim yanı, zaman yolculuğu mekaniklerini çok iyi işlemesi. "Kelebek etkisi" denen şeyi iliklerine kadar hissediyorsun. Ufacık bir değişiklik bile, geleceği tamamen değiştirebiliyor. Karakterler o kadar derin ki, onların acılarını, umutlarını, çaresizliklerini resmen yaşıyorsun. Özellikle Okabe'nin çöküşlerini izlemek, insanın içini paramparça ediyor. Ama pes etmiyor, her seferinde yeniden deniyor. İşte bu azmi, bu kararlılığı beni benden alıyor. İzlerken sürekli "Acaba bu sefer başaracak mı?" diye düşünüyorsun. Gerilim, dram, bilim kurgu... Ne ararsan var bu animede.

Steins;Gate sadece bir anime değil, adeta bir deneyim. Zaman yolculuğu temasına farklı bir bakış açısı getiriyor. Eğer daha önce izlemediysen, kesinlikle bir şans vermelisin. Ama uyarayım, bağımlılık yapabilir. İzledikten sonra günlerce etkisinden çıkamayabilirsin. Hazır ol, çünkü bu anime seni derinden sarsacak. Zamanın labirentlerinde kaybolmaya hazır mısın?

Seyir Defteri Notu: Steins;Gate'in son bölümündeki o epik sahne... Okabe'nin çaresizliği, Mayuri'nin umutsuzluğu... O anı unutmak mümkün değil. Ayrıca, anime boyunca gizli mesajlar ve göndermeler var. Dikkatli izlersen, çok daha fazla keyif alabilirsin.

Rota Önerisi: Steins;Gate bittikten sonra, Steins;Gate 0'ı izlemeyi unutma. O da ayrı bir efsane.


2. Erased (Boku Dake ga Inai Machi): Zamanda Geriye Git, Geleceği Kurtar!

Yolcu, Erased tam sana göre bir gizem-gerilim şöleni! Satoru Fujinuma, "diriliş" adında özel bir yeteneğe sahip. Bu yetenek sayesinde, kötü bir olay yaşanmadan hemen önce zamanda geriye gidip, olayı engelleme şansı buluyor. Ama bir gün, annesi öldürülünce, Satoru kendini 18 yıl öncesinde, ilkokul sıralarında buluyor. Katili bulmak ve geleceği değiştirmek için çocukluğuna dönmek zorunda kalıyor.

Erased'in en çekici yanı, hikayenin sürükleyiciliği. Her bölüm sonunda "Acaba ne olacak?" diye merak ediyorsun. Satoru'nun çocuk haliyle katilin kimliğini çözmeye çalışması, arkadaşlarını korumaya çalışması, izlerken insanı hem heyecanlandırıyor hem de duygulandırıyor. Anime, sadece bir cinayet gizemi değil, aynı zamanda çocukluk travmaları, arkadaşlık, aile bağları gibi derin temaları da işliyor. Özellikle Kayo Hinazuki karakterinin hikayesi, insanın içini burkuyor. Satoru, Kayo'yu kurtarmak için elinden geleni yapıyor, ama geçmişi değiştirmek hiç de kolay değil.

Erased, görsel olarak da çok etkileyici. Manzara çizimleri, karakter tasarımları, atmosferi çok iyi yansıtıyor. Müzikler de cabası. Özellikle açılış ve kapanış şarkıları, animeye ayrı bir hava katıyor. Eğer gizem, gerilim ve duygusal anlar bir arada arıyorsan, Erased'i kaçırma derim. Ama uyarayım, izlerken bol bol mendil bulundur. Bu anime seni ağlatacak!

Seyir Defteri Notu: Erased'in finali bazı izleyiciler tarafından eleştiriliyor. Ama bence, hikayenin genelini düşündüğümüzde, tatmin edici bir sonuca ulaşıyor. Ayrıca, anime'deki sembolizme dikkat et. Her detayın bir anlamı var.

Rota Önerisi: Erased'i beğendiysen, Death Note'u da sevebilirsin. O da zeka oyunları, gerilim ve gizem dolu bir anime.


3. Tokyo Revengers: Gang Savaşları ve Zamanın Ötesine Yolculuk!

Yolcu, Tokyo Revengers seni 2000'lerin başındaki Japonya'sına ışınlayacak! Takemichi Hanagaki, hayatının en dip noktasında yaşayan bir zavallı. Bir gün, eski sevgilisi Hinata Tachibana'nın Tokyo Manji Çetesi tarafından öldürüldüğünü öğreniyor. Tam o sırada, bir tren kazası geçiriyor ve kendini 12 yıl öncesinde, lise yıllarında buluyor. Hinata'yı ve arkadaşlarını kurtarmak için Tokyo Manji Çetesi'nin yükselişini engellemek zorunda.

Tokyo Revengers'ın en büyük özelliği, aksiyon dolu dövüş sahneleri ve sürükleyici hikayesi. Takemichi, güçsüz ve beceriksiz olmasına rağmen, arkadaşlarını kurtarmak için defalarca geçmişe gidip geliyor. Her seferinde çetelerin arasındaki dengeleri değiştirmeye çalışıyor, ama işler her zaman planladığı gibi gitmiyor. Karakterler çok karizmatik ve derin. Özellikle Mikey ve Draken arasındaki dostluk, insanın içini ısıtıyor. Ama aynı zamanda, çetelerin arasındaki şiddet, ihanet ve entrika da çok etkileyici bir şekilde işleniyor.

Tokyo Revengers, sadece bir zaman yolculuğu hikayesi değil, aynı zamanda arkadaşlık, sadakat ve fedakarlık üzerine de bir anime. Takemichi'nin pes etmeyen ruhu, izlerken insana ilham veriyor. Eğer aksiyon, drama ve zamanda yolculuk temalarını seviyorsan, Tokyo Revengers'ı kaçırma derim. Ama uyarayım, bağımlılık yapabilir. Bir bölüm daha, bir bölüm daha derken, kendini tüm sezonu bitirmiş bulabilirsin!

Seyir Defteri Notu: Tokyo Revengers'ın müzikleri de çok başarılı. Özellikle Official Hige Dandism'in seslendirdiği "Cry Baby" şarkısı, animeye çok yakışıyor.

Rota Önerisi: Tokyo Revengers'ı beğendiysen, Re:Zero - Starting Life in Another World'ü de sevebilirsin. O da zamanda döngüye giren bir karakterin hikayesini anlatıyor.


4. Noein: To Your Other Self: Boyutlar Arası Savaş ve Aşk!

Yolcu, Noein seni paralel evrenlerin karmaşık labirentlerine sokacak! 12 yaşındaki Haruka, savaşın eşiğindeki bir gelecekteki dünyanın varisi olan bir kızdır. Farklı boyutlardan gelen varlıklar, Haruka'yı ele geçirmek için amansız bir mücadele veriyor. Bu sırada, Haruka'nın çocukluk arkadaşı Yuu, Noein adında gizemli bir savaşçı olarak ortaya çıkıyor. Noein, Haruka'yı korumak için elinden geleni yapıyor, ama aynı zamanda Haruka'nın kaderini de değiştirmeye çalışıyor.

Noein'in en dikkat çekici özelliği, görsel tarzı. Anime, 2D ve 3D animasyon tekniklerini ustaca birleştiriyor. Özellikle boyutlar arası geçişler, savaş sahneleri çok etkileyici. Hikaye de oldukça karmaşık ve derin. Paralel evrenler, kuantum fiziği, kader, özgür irade gibi konuları işliyor. Karakterler de çok iyi yazılmış. Haruka'nın masumiyeti, Yuu'nun kararlılığı, Noein'in gizemli kişiliği, izlerken insanı büyülüyor.

Noein, sadece bir bilim kurgu anime değil, aynı zamanda aşk, dostluk ve aile bağları üzerine de bir anime. Haruka ve Yuu arasındaki ilişki, izlerken insanı hem duygulandırıyor hem de umutlandırıyor. Eğer bilim kurgu, fantezi ve duygusal anlar bir arada arıyorsan, Noein'i kaçırma derim. Ama uyarayım, anime bazı izleyiciler için karmaşık gelebilir. Dikkatli izlemen ve hikayenin derinliklerine inmen gerekiyor.

Seyir Defteri Notu: Noein'in son bölümü, bazı izleyiciler tarafından tartışmalı bulunuyor. Ama bence, hikayenin genelini düşündüğümüzde, tatmin edici bir sonuca ulaşıyor. Ayrıca, anime'deki sembolizme dikkat et. Her detayın bir anlamı var.

Rota Önerisi: Noein'i beğendiysen, Puella Magi Madoka Magica'yı da sevebilirsin. O da karanlık ve derin temaları işleyen bir anime.


5. Turn A Gundam: Geçmişin İzleri, Geleceğin Umutları!

Yolcu, dev robotlara ve epik savaşlara hazırsan, Turn A Gundam tam senlik! İnsanlık, uzun süren savaşlar yüzünden Dünya'yı terk etmek zorunda kalmış ve Ay'da yeni bir medeniyet kurmuştur. Yıllar sonra, Ay halkı Dünya'ya geri dönmek ister ve bu durum yeni bir savaşın fitilini ateşler. Loran Cehack adında genç bir Ay askeri, Dünya'ya keşif görevine gönderilir. Burada, antik bir robot olan Turn A Gundam'ı bulur ve savaşın seyrini değiştirmek zorunda kalır.

Turn A Gundam'ın en büyük özelliği, hikayesinin derinliği ve karakterlerinin karmaşıklığı. Anime, sadece robot savaşlarından ibaret değil, aynı zamanda savaşın yıkıcı etkileri, barışın önemi, farklı kültürler arasındaki çatışmalar gibi konuları da işliyor. Karakterler de çok iyi yazılmış. Loran'ın masumiyeti, Dianna Soreil'in kararlılığı, Guin Lineford'un hırsları, izlerken insanı büyülüyor. Anime, aynı zamanda görsel olarak da çok etkileyici. Özellikle robot tasarımları, savaş sahneleri çok detaylı ve gerçekçi.

Turn A Gundam, sadece bir robot anime değil, aynı zamanda insanlık, barış ve umut üzerine de bir anime. Loran'ın Turn A Gundam'ı kullanarak savaşı sona erdirmeye çalışması, izlerken insana ilham veriyor. Eğer robot savaşları, epik hikayeler ve derin temalar bir arada arıyorsan, Turn A Gundam'ı kaçırma derim. Ama uyarayım, anime bazı izleyiciler için yavaş tempolu gelebilir. Dikkatli izlemen ve hikayenin derinliklerine inmen gerekiyor.

Seyir Defteri Notu: Turn A Gundam, Gundam serisinin en farklı yapımlarından biri olarak kabul edilir. Hikayesi, karakterleri ve görsel tarzıyla diğer Gundam animelerinden ayrılır.

Rota Önerisi: Turn A Gundam'ı beğendiysen, Mobile Suit Gundam: The Origin'i de sevebilirsin. O da Gundam serisinin kökenlerini anlatan bir anime.


6. Re:Zero - Starting Life in Another World: Ölüm Döngüsünde Hayatta Kalma Mücadelesi!

Yolcu, Re:Zero seni fantastik bir dünyaya ışınlayacak ve ölümün soğuk nefesini ensende hissedeceksin! Subaru Natsuki, marketten dönerken kendini aniden bambaşka bir dünyada bulur. Hiçbir özel gücü olmayan Subaru, kısa sürede tehlikelerle dolu bu dünyada hayatta kalmak zorunda kalır. Ama en büyük özelliği, öldükten sonra belirli bir noktaya geri dönebilmesidir. Bu yetenek sayesinde, hatalarından ders çıkarıp, geleceği değiştirmeye çalışır.

Re:Zero'nun en büyük özelliği, hikayesinin acımasızlığı ve karakterlerinin gerçekçiliği. Subaru, her ölümünde büyük acılar çeker, travmalar yaşar. Ama pes etmez, sevdiklerini kurtarmak için defalarca ölmek zorunda kalır. Anime, sadece bir fantastik macera değil, aynı zamanda psikolojik gerilim, dram ve romantizm öğelerini de içeriyor. Karakterler de çok iyi yazılmış. Subaru'nun çaresizliği, Emilia'nın gizemli kişiliği, Rem'in fedakarlığı, izlerken insanı büyülüyor.

Re:Zero, sadece bir anime değil, aynı zamanda insan doğası, umut ve umutsuzluk üzerine de bir anime. Subaru'nun ölüm döngüsünde hayatta kalma mücadelesi, izlerken insana ilham veriyor. Eğer fantastik macera, psikolojik gerilim ve duygusal anlar bir arada arıyorsan, Re:Zero'yu kaçırma derim. Ama uyarayım, anime bazı izleyiciler için rahatsız edici olabilir. Şiddet sahneleri ve karakterlerin yaşadığı travmalar, izlerken insanı derinden etkileyebilir.

Seyir Defteri Notu: Re:Zero'nun müzikleri de çok başarılı. Özellikle MYTH & ROID'in seslendirdiği "Styx Helix" şarkısı, animeye çok yakışıyor.

Rota Önerisi: Re:Zero'yu beğendiysen, That Time I Got Reincarnated as a Slime'ı da sevebilirsin. O da başka bir dünyaya ışınlanan bir karakterin hikayesini anlatıyor.


7. The Girl Who Leapt Through Time (Toki wo Kakeru Shoujo): Zamanda Ufak Bir Kaçamak, Büyük Değişimler!

Yolcu, bu anime tam bir yaz esintisi gibi! Makoto Konno, sakar ve dikkatsiz bir lise öğrencisidir. Bir gün, laboratuvarda garip bir olay yaşar ve zamanda yolculuk yapma yeteneği kazanır. İlk başta bu yeteneği sadece küçük şeyleri düzeltmek için kullanır. Sınavlardan iyi not almak, utanç verici durumlardan kurtulmak gibi... Ama zamanla, zamanda yaptığı değişikliklerin beklenmedik sonuçları olduğunu fark eder.

The Girl Who Leapt Through Time, basit bir hikaye gibi görünse de, aslında çok derin temaları işliyor. Arkadaşlık, aşk, kayıp, pişmanlık gibi... Makoto'nun zamanda yaptığı değişikliklerin sevdiklerini nasıl etkilediğini görmesi, izlerken insanı hem düşündürüyor hem de duygulandırıyor. Anime, görsel olarak da çok güzel. Manzara çizimleri, karakter tasarımları, atmosferi çok iyi yansıtıyor. Müzikler de cabası. Özellikle kapanış şarkısı, animeye ayrı bir hava katıyor.

The Girl Who Leapt Through Time, sadece bir anime değil, aynı zamanda gençlik, gelecek ve seçimler üzerine de bir anime. Makoto'nun zamanda yolculuk yapma yeteneğini kullanarak doğru kararları vermeye çalışması, izlerken insana ilham veriyor. Eğer sıcak bir hikaye, güzel çizimler ve duygusal anlar arıyorsan, The Girl Who Leapt Through Time'ı kaçırma derim. Ama uyarayım, anime izledikten sonra hayatına farklı bir gözle bakmaya başlayabilirsin!

Seyir Defteri Notu: The Girl Who Leapt Through Time, Yasutaka Tsutsui'nin aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Anime, romandan bazı farklılıklar içeriyor, ama hikayenin özünü koruyor.

Rota Önerisi: The Girl Who Leapt Through Time'ı beğendiysen, Wolf Children'ı da sevebilirsin. O da Mamoru Hosoda'nın yönettiği, duygusal ve güzel bir anime.


8. Code Geass: Lelouch of the Rebellion: Zeka Oyunları, Strateji ve İntikam!

Yolcu, Code Geass seni politik entrikalarla dolu bir dünyaya davet ediyor! Lelouch Lamperouge, Britanya İmparatorluğu'na karşı intikam ateşiyle yanan zeki bir gençtir. Bir gün, C.C. adında gizemli bir kızdan "Geass" adında bir güç elde eder. Bu güç sayesinde, insanlara tek bir bakışla emir verebilir. Lelouch, bu gücü kullanarak Britanya İmparatorluğu'na karşı bir isyan başlatır.

Code Geass'ın en büyük özelliği, hikayesinin karmaşıklığı ve karakterlerinin derinliği. Anime, sadece bir aksiyon anime değil, aynı zamanda politik entrika, strateji, ahlaki ikilemler gibi konuları da işliyor. Lelouch'un zekası, stratejik dehası, izlerken insanı büyülüyor. Ama aynı zamanda, Geass'ın gücünü kullanırken yaşadığı vicdan azabı, izlerken insanı düşündürüyor. Anime, görsel olarak da çok etkileyici. Özellikle robot tasarımları, savaş sahneleri çok detaylı ve gerçekçi.

Code Geass, sadece bir anime değil, aynı zamanda güç, adalet ve intikam üzerine de bir anime. Lelouch'un dünyayı değiştirmek için verdiği mücadele, izlerken insana ilham veriyor. Eğer zeka oyunları, strateji ve aksiyon dolu bir anime arıyorsan, Code Geass'ı kaçırma derim. Ama uyarayım, anime bazı izleyiciler için karmaşık gelebilir. Dikkatli izlemen ve hikayenin derinliklerine inmen gerekiyor.

Seyir Defteri Notu: Code Geass'ın müzikleri de çok başarılı. Özellikle FLOW'un seslendirdiği "Colors" şarkısı, animeye çok yakışıyor.

Rota Önerisi: Code Geass'ı beğendiysen, Death Note'u da sevebilirsin. O da zeka oyunları, gerilim ve gizem dolu bir anime.


9. Inuyasha: Feodal Japonya'da Bir Aşk Hikayesi ve Kutsal Mücevher!

Yolcu, Inuyasha seni fantastik bir maceraya davet ediyor! Kagome Higurashi, 15 yaşında normal bir lise öğrencisidir. Bir gün, ailesinin tapınağındaki bir kuyudan düşer ve kendini feodal Japonya'da bulur. Burada, yarı insan yarı şeytan olan Inuyasha ile tanışır. Kagome, yanlışlıkla kutsal mücevheri parçalara ayırır ve Inuyasha ile birlikte mücevher parçalarını toplamak için bir maceraya atılır.

Inuyasha'nın en büyük özelliği, hikayesinin eğlenceli ve sürükleyici olması. Anime, sadece bir macera anime değil, aynı zamanda aşk, dostluk, aile bağları gibi konuları da işliyor. Inuyasha ve Kagome arasındaki ilişki, izlerken insanı hem güldürüyor hem de duygulandırıyor. Anime, görsel olarak da çok güzel. Manzara çizimleri, karakter tasarımları, atmosferi çok iyi yansıtıyor. Müzikler de cabası. Özellikle açılış ve kapanış şarkıları, animeye ayrı bir hava katıyor.

Inuyasha, sadece bir anime değil, aynı zamanda aşk, macera ve fantastik öğeler arayanlar için mükemmel bir seçim. Kagome ve Inuyasha'nın mücevher parçalarını toplarken yaşadığı maceralar, izlerken insana keyif veriyor. Eğer eğlenceli bir hikaye, güzel çizimler ve duygusal anlar arıyorsan, Inuyasha'yı kaçırma derim. Ama uyarayım, anime uzun soluklu bir seri. İzlemeye başlamadan önce hazırlıklı ol!

Seyir Defteri Notu: Inuyasha, Rumiko Takahashi'nin aynı adlı mangasından uyarlanmıştır. Anime, mangadan bazı farklılıklar içeriyor, ama hikayenin özünü koruyor.

Rota Önerisi: Inuyasha'yı beğendiysen, Ranma ½'yi de sevebilirsin. O da Rumiko Takahashi'nin yazdığı, eğlenceli ve fantastik bir anime.


10. Assassination Classroom: Öğretmen Bir Ahtapot, Amaç Dünyayı Kurtarmak!

Yolcu, Assassination Classroom seni sıra dışı bir okula davet ediyor! Kunugigaoka Ortaokulu'nun en başarısız sınıfı olan 3-E sınıfı, garip bir öğretmenle karşılaşır. Bu öğretmen, ayın %70'ini yok etmiş ve bir yıl sonra Dünya'yı da yok edeceğini iddia eden bir ahtapottur. Ancak, bir şartı vardır: 3-E sınıfına öğretmenlik yapmasına izin verilirse, Dünya'yı yok etmeden önce öğrencilerine bir yıl süre verecektir. Öğrencilerin görevi ise, öğretmenleri öldürmektir.

Assassination Classroom'un en büyük özelliği, hikayesinin komik ve duygusal olması. Anime, sadece bir aksiyon anime değil, aynı zamanda öğretmenlik, arkadaşlık, öğrenme gibi konuları da işliyor. Koro-sensei'nin öğrencilerine verdiği dersler, izlerken insana hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Öğrencilerin Koro-sensei'yi öldürmek için geliştirdiği stratejiler, izlerken insanı heyecanlandırıyor. Anime, görsel olarak da çok güzel. Özellikle Koro-sensei'nin animasyonu, çok detaylı ve etkileyici.

Assassination Classroom, sadece bir anime değil, aynı zamanda öğretmenlik, öğrenme ve arkadaşlık üzerine de bir anime. Koro-sensei'nin öğrencilerine verdiği değer, izlerken insana ilham veriyor. Eğer komik bir hikaye, aksiyon dolu sahneler ve duygusal anlar arıyorsan, Assassination Classroom'u kaçırma derim. Ama uyarayım, anime izledikten sonra öğretmenlerine farklı bir gözle bakmaya başlayabilirsin!

Seyir Defteri Notu: Assassination Classroom, Yusei Matsui'nin aynı adlı mangasından uyarlanmıştır. Anime, mangadan bazı farklılıklar içeriyor, ama hikayenin özünü koruyor.

Rota Önerisi: Assassination Classroom'u beğendiysen, Great Teacher Onizuka'yı da sevebilirsin. O da sıra dışı bir öğretmenin hikayesini anlatan bir anime.


11. Vivy: Fluorite Eye's Song: Şarkılarla Geleceği Kurtarma Görevi!

Yolcu, Vivy seni bilim kurgu dolu bir müzik yolculuğuna çıkaracak! İlk yapay zeka olan Vivy, insanları şarkılarıyla mutlu etmek için yaratılmıştır. Ancak, bir gün Matsumoto adında gelecekteki bir yapay zeka, Vivy'nin karşısına çıkar ve ona 100 yıl sonra insanların ve yapay zekaların arasında bir savaşın çıkacağını söyler. Vivy'nin görevi, Matsumoto ile birlikte geleceği değiştirmek ve savaşı engellemektir. Bunu da şarkılarıyla yapacaktır!

Vivy: Fluorite Eye's Song'un en büyük özelliği, hikayesinin orijinal ve sürükleyici olması. Anime, sadece bir bilim kurgu anime değil, aynı zamanda müzik, yapay zeka, insanlık gibi konuları da işliyor. Vivy'nin şarkıları, izlerken insanı hem duygulandırıyor hem de umutlandırıyor. Anime, görsel olarak da çok etkileyici. Özellikle konser sahneleri, çok detaylı ve gerçekçi. Vivy'nin animasyonu, çok akıcı ve güzel.

Vivy: Fluorite Eye's Song, sadece bir anime değil, aynı zamanda müzik, yapay zeka ve insanlık üzerine de bir anime. Vivy'nin şarkılarıyla geleceği kurtarma çabası, izlerken insana ilham veriyor. Eğer bilim kurgu, müzik ve duygusal anlar arıyorsan, Vivy: Fluorite Eye's Song'u kaçırma derim. Ama uyarayım, anime izledikten sonra yapay zekalara farklı bir gözle bakmaya başlayabilirsin!

Seyir Defteri Notu: Vivy: Fluorite Eye's Song, Tappei Nagatsuki ve Eiji Umehara tarafından yazılmıştır. Tappei Nagatsuki, Re:Zero - Starting Life in Another World'ün de yazarıdır.

Rota Önerisi: Vivy: Fluorite Eye's Song'u beğendiysen, Beatless'ı da sevebilirsin. O da yapay zekalar ve insanlık arasındaki ilişkiyi konu alan bir anime.


12. Orange: Pişmanlıklar ve Geleceği Değiştirme Umudu!

Yolcu, Orange seni duygusal bir yolculuğa çıkaracak! Naho Takamiya, lise ikinci sınıfa başlarken, gelecekteki kendisinden bir mektup alır. Mektupta, Naho'nun gelecekte pişman olacağı şeyler yazmaktadır. Özellikle, Kakeru Naruse adında yeni bir öğrencinin hayatına girmesiyle ilgili pişmanlıkları anlatmaktadır. Naho, gelecekteki kendisinin pişmanlıklarını yaşamamak ve Kakeru'yu kurtarmak için elinden geleni yapmaya karar verir.

Orange'ın en büyük özelliği, hikayesinin duygusal ve gerçekçi olması. Anime, sadece bir romantik anime değil, aynı zamanda depresyon, intihar, arkadaşlık gibi konuları da işliyor. Naho'nun Kakeru'yu kurtarma çabası, izlerken insanı hem duygulandırıyor hem de umutlandırıyor. Anime, görsel olarak da çok güzel. Manzara çizimleri, karakter tasarımları, atmosferi çok iyi yansıtıyor.

Orange, sadece bir anime değil, aynı zamanda pişmanlıklar, gelecek ve arkadaşlık üzerine de bir anime. Naho'nun gelecekteki pişmanlıklarını yaşamamak için verdiği mücadele, izlerken insana ilham veriyor. Eğer duygusal bir hikaye, güzel çizimler ve gerçekçi karakterler arıyorsan, Orange'ı kaçırma derim. Ama uyarayım, anime izledikten sonra sevdiklerine daha sıkı sarılmak isteyebilirsin!

Seyir Defteri Notu: Orange, Ichigo Takano'nun aynı adlı mangasından uyarlanmıştır. Anime, mangadan bazı farklılıklar içeriyor, ama hikayenin özünü koruyor.

Rota Önerisi: Orange'ı beğendiysen, Your Lie in April'ı da sevebilirsin. O da duygusal ve güzel bir anime.


13. Ergo Proxy: Gerçekliği Sorgulatan Distopik Bir Dünya!

Yolcu, Ergo Proxy seni karanlık ve gizemli bir geleceğe götürecek! İnsanların ve yapay zekaların bir arada yaşadığı Romdo şehrinde, "Cogito Virüsü" adında bir virüs yayılmaya başlar. Bu virüs, yapay zekaların bilinç kazanmasına ve kontrolden çıkmasına neden olmaktadır. Lil Meyer adında bir dedektif, Cogito Virüsü vakalarını araştırmaya başlar ve bu sırada Proxy adında gizemli varlıklarla karşılaşır. Lil, gerçekliği sorgulamasına neden olacak bir komployu ortaya çıkarmak zorundadır.

Ergo Proxy'nin en büyük özelliği, hikayesinin karmaşık ve felsefi olması. Anime, sadece bir bilim kurgu anime değil, aynı zamanda gerçeklik, bilinç, kimlik gibi konuları da işliyor. Lil'in Proxy'lerin sırrını çözmeye çalışması, izlerken insanı hem düşündürüyor hem de heyecanlandırıyor. Anime, görsel olarak da çok etkileyici. Distopik Romdo şehri, karanlık atmosferi ve karakter tasarımlarıyla izlerken insanı büyülüyor.

Ergo Proxy, sadece bir anime değil, aynı zamanda gerçeklik, bilinç ve kimlik üzerine de bir anime. Lil'in Proxy'lerin sırrını çözme çabası, izlerken insana ilham veriyor. Eğer karmaşık bir hikaye, felsefi temalar ve karanlık bir atmosfer arıyorsan, Ergo Proxy'i kaçırma derim. Ama uyarayım, anime izledikten sonra gerçekliği sorgulamaya başlayabilirsin!

Seyir Defteri Notu: Ergo Proxy, Dai Sato tarafından yazılmıştır. Dai Sato, Cowboy Bebop ve Ghost in the Shell: Stand Alone Complex gibi ünlü animelerin de senaristidir.

Rota Önerisi: Ergo Proxy'i beğendiysen, Serial Experiments Lain'i de sevebilirsin. O da gerçeklik, bilinç ve kimlik gibi konuları işleyen bir anime.


14. Mushishi: Doğaüstü Varlıklar ve İnsanların Uyum Arayışı!

Yolcu, Mushishi seni huzurlu ve gizemli bir dünyaya davet ediyor! Mushishi, "Mushi" adı verilen doğaüstü varlıkları inceleyen gezginlerdir. Mushi, ne bitki ne de hayvan olan, canlılara benzeyen gizemli varlıklardır. Ginko adında bir Mushishi, Mushi'lerin neden olduğu sorunları çözmek için köyleri ve ormanları dolaşır. Ginko, Mushi'ler ve insanlar arasındaki dengeyi korumaya çalışır.

Mushishi'nin en büyük özelliği, hikayesinin sakin ve düşündürücü olması. Anime, sadece bir doğaüstü anime değil, aynı zamanda doğa, insan, denge gibi konuları da işliyor. Ginko'nun Mushi'lerin neden olduğu sorunları çözme çabası, izlerken insana huzur veriyor. Anime, görsel olarak da çok güzel. Manzara çizimleri, doğanın güzelliğini ve gizemini çok iyi yansıtıyor.

Mushishi, sadece bir anime değil, aynı zamanda doğa, insan ve denge üzerine de bir anime. Ginko'nun Mushi'ler ve insanlar arasındaki dengeyi koruma çabası, izlerken insana ilham veriyor. Eğer sakin bir hikaye, güzel çizimler ve doğaüstü öğeler arıyorsan, Mushishi'yi kaçırma derim. Ama uyarayım, anime izledikten sonra doğaya farklı bir gözle bakmaya başlayabilirsin!

Seyir Defteri Notu: Mushishi, Yuki Urushibara'nın aynı adlı mangasından uyarlanmıştır. Anime, mangadan bazı farklılıklar içeriyor, ama hikayenin özünü koruyor.

Rota Önerisi: Mushishi'yi beğendiysen, Natsume's Book of Friends'i de sevebilirsin. O da doğaüstü varlıklarla etkileşim kuran bir karakterin hikayesini anlatan bir anime.


15. Psycho-Pass: Suç Oranının Ölçüldüğü Bir Gelecek!

Yolcu, Psycho-Pass seni distopik bir geleceğe götürecek! Bu gelecekte, Sibyl Sistemi adında bir sistem, insanların zihinsel durumunu ve suç işleme potansiyelini ölçebilmektedir. Bu sisteme göre, suç işleme potansiyeli yüksek olan kişiler, henüz suç işlemeden tutuklanabilmektedir. Akane Tsunemori adında genç bir müfettiş, Sibyl Sistemi'nin adaletini sorgulamaya başlar ve sistemin karanlık sırlarını ortaya çıkarmak zorunda kalır.

Psycho-Pass'ın en büyük özelliği, hikayesinin gerilim dolu ve düşündürücü olması. Anime, sadece bir bilim kurgu anime değil, aynı zamanda adalet, özgürlük, sistem gibi konuları da işliyor. Akane'nin Sibyl Sistemi'nin adaletini sorgulama çabası, izlerken insanı hem heyecanlandırıyor hem de düşündürüyor. Anime, görsel olarak da çok etkileyici. Distopik şehir manzaraları, karakter tasarımları, atmosferi çok iyi yansıtıyor.

Psycho-Pass, sadece bir anime değil, aynı zamanda adalet, özgürlük ve sistem üzerine de bir anime. Akane'nin Sibyl Sistemi'nin adaletini sorgulama çabası, izlerken insana ilham veriyor. Eğer gerilim dolu bir hikaye, düşündürücü temalar ve distopik bir gelecek arıyorsan, Psycho-Pass'ı kaçırma derim. Ama uyarayım, anime izledikten sonra adalet kavramını sorgulamaya başlayabilirsin!

Seyir Defteri Notu: Psycho-Pass, Gen Urobuchi tarafından yazılmıştır. Gen Urobuchi, Puella Magi Madoka Magica ve Fate/Zero gibi ünlü animelerin de senaristidir.

Rota Önerisi: Psycho-Pass'ı beğendiysen, Ghost in the Shell: Stand Alone Complex'i de sevebilirsin. O da distopik bir gelecekte geçen, siber suçlarla mücadele eden bir ekibin hikayesini anlatan bir anime.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.