Ecchi Dozu Yüksek Ama Sansürsüz İzlenebilen 10 Anime!: Hazır ol, kan basıncın tavan yapacak!

Yolcu, kemerini bağla! Seni +18 dünyaların en ateşli anime galaksisine götürüyoruz. Bol bol "oppai", "ecchi" ve "sansürsüz" aksiyona hazır ol. Unutma, bu yolculukta kan basıncın tavan yapabilir!

Şubat 28, 2026 - 06:02
Şubat 28, 2026 - 06:02
 0  1
Ecchi Dozu Yüksek Ama Sansürsüz İzlenebilen 10 Anime!: Hazır ol, kan basıncın tavan yapacak!

1. High School DxD

Yolcu, High School DxD'ye hoş geldin! Bu anime, ecchi türünün zirvelerinden biri. Hikaye, saf ve temiz kalpli (gibi görünen) Hyodo Issei'nin etrafında dönüyor. Kendisi bir anda şeytan Rias Gremory'nin hizmetkarı oluyor. Buradan sonra olaylar bildiğin çığırından çıkıyor. Issei, bir yandan Rias'a hizmet ederken, bir yandan da harem kurma hayalleriyle yanıp tutuşuyor. Bu anime, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda aksiyon dolu dövüş sahneleriyle de ön plana çıkıyor. Şeytanlar, melekler, düşmüş melekler... Ortam tam bir mitoloji şöleni. Karakter tasarımları da cabası! Her biri birbirinden çekici ve akılda kalıcı. Özellikle Rias Gremory, anime dünyasının ikonik karakterlerinden biri haline gelmiş durumda. İzlerken sürekli "Acaba şimdi ne olacak?" diye merak edeceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken yalnız olmaya özen göster, yoksa ortam biraz garip olabilir.

Tabii ki, High School DxD sadece ecchi ve aksiyondan ibaret değil. Arka planda, karakterlerin gelişimini de izliyoruz. Issei'nin güçlenmesi, Rias ile arasındaki bağın derinleşmesi... Hepsi hikayeye ayrı bir boyut katıyor. Ama kabul edelim, hepimiz o sansürsüz sahneler için izliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlemeden ecchi dünyasına girdiğini söyleme bence. Pişman olmayacaksın!

Seyir Defteri Notu: Dikkat et yolcu! Bazen arka plandaki ufak detaylarda bile inanılmaz göndermeler ve espriler gizli olabiliyor. Gözünü dört aç!

Rota Önerisi: High School DxD'yi bitirdikten sonra, Testament of Sister New Devil'a bir göz atabilirsin. Benzer temaları işleyen, bol aksiyonlu bir anime daha.


2. Testament of Sister New Devil

Yolcu, şimdi de Testament of Sister New Devil'a doğru yelken açıyoruz! Bu anime, üvey kardeş temalı ecchi türünün en bilinen örneklerinden biri. Hikaye, Toujou Basara adında bir lise öğrencisinin etrafında dönüyor. Babası bir gün eve iki tane üvey kız kardeş getiriyor. İlk başta her şey normal gibi görünse de, kız kardeşlerin aslında şeytan ve iblis olduğunu öğreniyoruz. Basara, onları koruma sözü veriyor ve böylece macera başlıyor. Bu anime, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda aksiyon dolu dövüş sahneleriyle de dikkat çekiyor. Şeytanlar, iblisler, büyüler... Ortam tam bir fantastik savaş alanı. Karakterler arasındaki ilişkiler de oldukça karmaşık. Basara, bir yandan kız kardeşlerini korumaya çalışırken, bir yandan da onlara karşı hisler beslemeye başlıyor. Bu durum, hikayeye ayrı bir gerilim katıyor. İzlerken sürekli "Acaba Basara hangi kızı seçecek?" diye merak edeceksin.

Testament of Sister New Devil, sadece ecchi ve aksiyondan ibaret değil. Arka planda, karakterlerin geçmişleri ve motivasyonları da işleniyor. Kız kardeşlerin neden Basara'ya ihtiyaç duyduğu, şeytan dünyasındaki politik entrikalar... Hepsi hikayeye ayrı bir derinlik katıyor. Ama kabul edelim, biz yine de o sansürsüz sahneleri bekliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlerken bol bol "oha" ve "yuh" diyeceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken ailenin yanında olmamaya özen göster, yoksa açıklamakta zorlanabilirsin.

Seyir Defteri Notu: Yolcu, bu animede kullanılan büyülü eşyalara ve güçlere dikkat et. Her birinin kendine özgü bir anlamı ve hikayesi var!

Rota Önerisi: Testament of Sister New Devil'ı bitirdikten sonra, Shinmai Maou no Testament Departures'a bir göz atabilirsin. Hikayeye devam niteliğinde olan bu OVA'yı kaçırmamanı öneririm.


3. Prison School

Yolcu, şimdi de Prison School'a doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Bu anime, ecchi ve komediyi harmanlayan, türünün en sıra dışı örneklerinden biri. Hikaye, özel bir kız lisesine ilk defa erkek öğrencilerin alınmasıyla başlıyor. Beş erkek öğrenci, kızların arasında kalıyor ve kısa sürede çeşitli hatalar yaparak okulun "gizli hapishanesine" atılıyorlar. Buradan sonra olaylar tam bir kaosa dönüşüyor. Erkekler, hapishaneden kaçmak için birbirinden absürt planlar yapıyorlar. Bu planlar sırasında da bol bol ecchi sahne yaşanıyor. Prison School, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda absürt komedisiyle de ön plana çıkıyor. Karakterlerin tepkileri, diyaloglar, olay örgüsü... Her şey o kadar abartılı ki, izlerken kahkahalara boğulacaksın. Özellikle okulun öğrenci konseyi üyeleri, anime tarihinin en unutulmaz karakterlerinden bazıları. Onların acımasızlığı ve sadizmi, izlerken hem güldürüyor hem de ürkütüyor. İzlerken sürekli "Bu kadar da olmaz artık!" diyeceksin.

Prison School, sadece ecchi ve komediden ibaret değil. Arka planda, erkeklerin birbirleriyle olan arkadaşlıkları ve kızlara karşı duydukları hisler de işleniyor. Hapishaneden kaçma çabaları, aslında onların birbirlerine daha da yakınlaşmalarını sağlıyor. Ama kabul edelim, biz yine de o sansürsüz sahneleri ve absürt komediyi bekliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlerken karnına ağrılar girecek kadar güleceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken toplu taşımada olmamaya özen göster, yoksa garip bakışlara maruz kalabilirsin.

Seyir Defteri Notu: Yolcu, anime boyunca sık sık tarihi ve kültürel göndermeler göreceksin. Bunları yakalamaya çalış!

Rota Önerisi: Prison School'u bitirdikten sonra, Grand Blue'ya bir göz atabilirsin. Benzer absürt komedi anlayışına sahip, deniz temalı bir anime.


4. Queen's Blade

Yolcu, şimdi de Queen's Blade dünyasına dalış yapıyoruz! Bu anime, tamamen kadın savaşçılardan oluşan, bol aksiyonlu ve ecchi dolu bir yapım. Hikaye, her dört yılda bir düzenlenen Queen's Blade turnuvası etrafında dönüyor. Turnuvayı kazanan, kraliçe olma hakkını elde ediyor. Bu turnuvaya katılmak için birbirinden güçlü ve çekici savaşçılar bir araya geliyor. Queen's Blade, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda dövüş sahneleriyle de dikkat çekiyor. Savaşçılar arasındaki mücadeleler, hem görsel olarak etkileyici hem de taktiksel olarak zengin. Karakter tasarımları da cabası! Her bir savaşçının kendine özgü bir görünümü ve yetenekleri var. İzlerken sürekli "Acaba bu savaşçı nasıl bir taktik uygulayacak?" diye merak edeceksin. Anime, aynı zamanda politik entrikalarla da dolu. Turnuva, sadece güç gösterisi değil, aynı zamanda kraliçe adayları arasındaki rekabetin de bir arenası. İzlerken sürekli "Kim kime ne oyun oynayacak?" diye düşüneceksin.

Queen's Blade, sadece ecchi ve aksiyondan ibaret değil. Arka planda, savaşçıların geçmişleri ve motivasyonları da işleniyor. Neden turnuvaya katıldıkları, neyi amaçladıkları... Hepsi hikayeye ayrı bir derinlik katıyor. Ama kabul edelim, biz yine de o sansürsüz sahneleri ve çekici savaşçıları bekliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlerken bol bol "vay be" ve "helal olsun" diyeceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken kulaklık kullanmaya özen göster, yoksa yanındakiler ne izlediğini merak edebilir.

Seyir Defteri Notu: Yolcu, animedeki zırh tasarımlarına dikkat et. Gerçekten de çok yaratıcı ve detaylılar!

Rota Önerisi: Queen's Blade'i bitirdikten sonra, Ikkitousen'e bir göz atabilirsin. Benzer temaları işleyen, dövüş odaklı bir anime daha.


5. Sekirei

Yolcu, şimdi de Sekirei'nin gizemli dünyasına adım atıyoruz! Bu anime, harem, aksiyon ve ecchi türlerini bir araya getiren, kendine özgü bir yapım. Hikaye, Minato Sahashi adında bir üniversite öğrencisinin etrafında dönüyor. Minato, hayatta başarısız, özgüvensiz bir gençtir. Bir gün, Musubi adında gizemli bir kızla tanışır. Musubi, "Sekirei" olarak adlandırılan, özel güçlere sahip 108 kızdan biridir. Minato, Musubi'nin "Ashikabi"si yani partneri olur ve böylece macera başlar. Sekirei, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda dövüş sahneleriyle de dikkat çekiyor. Sekireiler arasındaki mücadeleler, hem görsel olarak etkileyici hem de taktiksel olarak zengin. Karakterler arasındaki ilişkiler de oldukça karmaşık. Minato, bir yandan Musubi'yi korumaya çalışırken, bir yandan da diğer Sekireilerle tanışıyor ve onlarla da bağ kuruyor. Bu durum, hikayeye ayrı bir gerilim katıyor. İzlerken sürekli "Minato hangi Sekirei'yi seçecek?" diye merak edeceksin.

Sekirei, sadece ecchi ve aksiyondan ibaret değil. Arka planda, Sekireilerin kökenleri ve amaçları da işleniyor. "MIA" adında gizemli bir organizasyon, Sekireileri kontrol altında tutmaya çalışıyor. Bu durum, hikayeye ayrı bir gizem katıyor. Ama kabul edelim, biz yine de o sansürsüz sahneleri ve çekici Sekireileri bekliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlerken bol bol "oha" ve "vay canına" diyeceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken ses seviyesine dikkat et, yoksa komşuların şikayet edebilir.

Seyir Defteri Notu: Yolcu, animedeki Sekireilerin güçlerine dikkat et. Her birinin kendine özgü bir elementi ve yeteneği var!

Rota Önerisi: Sekirei'yi bitirdikten sonra, Date A Live'a bir göz atabilirsin. Benzer temaları işleyen, harem ve aksiyon dolu bir anime daha.


6. To LOVE-Ru

Yolcu, şimdi de To LOVE-Ru'nun kaotik dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyoruz! Bu anime, harem, romantik komedi ve ecchi türlerini bir araya getiren, türünün en bilinen örneklerinden biri. Hikaye, Rito Yuuki adında bir lise öğrencisinin etrafında dönüyor. Rito, sınıf arkadaşı Haruna Sairenji'ye aşıktır, ancak ona bir türlü açılamaz. Bir gün, banyosunda Lala Satalin Deviluke adında uzaylı bir prensesle karşılaşır. Lala, evliliğinden kaçmak için Dünya'ya gelmiştir ve Rito'ya aşık olur. Buradan sonra olaylar tam bir kaosa dönüşüyor. Rito, bir yandan Haruna'ya açılmaya çalışırken, bir yandan da Lala'nın ve diğer uzaylı kızların ilgisiyle baş etmek zorunda kalıyor. To LOVE-Ru, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda absürt komedisiyle de ön plana çıkıyor. Karakterlerin tepkileri, diyaloglar, olay örgüsü... Her şey o kadar abartılı ki, izlerken kahkahalara boğulacaksın. Özellikle Lala'nın sürekli Rito'nun üzerine atlaması ve çeşitli kazalara yol açması, anime tarihinin en unutulmaz sahnelerinden bazıları. İzlerken sürekli "Bu kadar da olmaz artık!" diyeceksin.

To LOVE-Ru, sadece ecchi ve komediden ibaret değil. Arka planda, karakterlerin duygusal gelişimleri de işleniyor. Rito'nun Haruna'ya olan aşkı, Lala ile arasındaki bağın derinleşmesi... Hepsi hikayeye ayrı bir boyut katıyor. Ama kabul edelim, biz yine de o sansürsüz sahneleri ve absürt komediyi bekliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlerken karnına ağrılar girecek kadar güleceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken aile büyüklerinin yanında olmamaya özen göster, yoksa açıklamakta zorlanabilirsin.

Seyir Defteri Notu: Yolcu, animedeki uzaylı teknolojilerine dikkat et. Her birinin kendine özgü bir amacı ve işlevi var!

Rota Önerisi: To LOVE-Ru'yu bitirdikten sonra, Motto To LOVE-Ru'ya bir göz atabilirsin. Hikayeye devam niteliğinde olan bu sezonu kaçırmamanı öneririm.


7. Kiss x Sis

Yolcu, şimdi de Kiss x Sis'in tartışmalı dünyasına adım atıyoruz! Bu anime, üvey kardeşler arasındaki romantik ilişkiyi konu alan, ecchi türünün sınırlarını zorlayan bir yapım. Hikaye, Keita Suminoe adında bir lise öğrencisinin etrafında dönüyor. Keita'nın Ako ve Riko adında ikiz üvey ablaları vardır. Ablaları, Keita'ya karşı romantik hisler beslemektedir ve onu sürekli baştan çıkarmaya çalışmaktadırlar. Kiss x Sis, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda taboo temasıyla da dikkat çekiyor. Üvey kardeşler arasındaki ilişki, izleyiciler arasında büyük tartışmalara yol açmıştır. Anime, bazıları tarafından rahatsız edici bulunurken, bazıları tarafından da eğlenceli ve sıra dışı olarak değerlendirilmektedir. Karakterler arasındaki çekim, anime boyunca hissediliyor. Keita, bir yandan ablalarının ilgisinden kaçmaya çalışırken, bir yandan da onlara karşı hisler beslemeye başlıyor. Bu durum, hikayeye ayrı bir gerilim katıyor. İzlerken sürekli "Keita hangi ablasını seçecek?" diye merak edeceksin.

Kiss x Sis, sadece ecchi ve taboo'dan ibaret değil. Arka planda, karakterlerin ailevi ilişkileri ve kişisel gelişimleri de işleniyor. Ablaların Keita'ya olan ilgisinin nedenleri, Keita'nın kendi kimliğini bulma çabası... Hepsi hikayeye ayrı bir derinlik katıyor. Ama kabul edelim, biz yine de o sansürsüz sahneleri ve tartışmalı temayı bekliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlerken bol bol "oha" ve "bu ne şimdi?" diyeceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken ailenin yanında olmamaya özen göster, yoksa açıklamakta çok zorlanabilirsin.

Seyir Defteri Notu: Yolcu, animedeki karakterlerin psikolojik durumlarına dikkat et. Her birinin kendine özgü bir travması ve motivasyonu var!

Rota Önerisi: Kiss x Sis'i bitirdikten sonra, Yosuga no Sora'ya bir göz atabilirsin. Benzer taboo temalarını işleyen, dramatik bir anime daha.


8. Valkyrie Drive: Mermaid

Yolcu, şimdi de Valkyrie Drive: Mermaid'in aksiyon dolu dünyasına dalıyoruz! Bu anime, kızların öpüşerek silah dönüştüğü, bol aksiyonlu ve ecchi dolu bir yapım. Hikaye, Mamori Tokonome adında bir kızın, yapay bir adada uyanmasıyla başlıyor. Mamori, kısa süre sonra Mirei Shikishima adında bir kızla tanışır. Mirei, Mamori'yi öperek bir kılıca dönüştürür. Buradan sonra olaylar tam bir kaosa dönüşüyor. Mamori ve Mirei, diğer kızlarla birlikte adadaki tehlikelere karşı savaşmak zorunda kalıyorlar. Valkyrie Drive: Mermaid, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda dövüş sahneleriyle de dikkat çekiyor. Kızların silah formlarına dönüşmesi, görsel olarak etkileyici ve yaratıcı. Karakterler arasındaki ilişkiler de oldukça karmaşık. Mamori ve Mirei arasındaki bağ, anime boyunca güçleniyor. İzlerken sürekli "Acaba bu ikili nasıl bir silah kombinasyonu oluşturacak?" diye merak edeceksin. Anime, aynı zamanda bilim kurgu öğeleriyle de dolu. Yapay adanın sırları, kızların güçlerinin kaynağı... Hepsi hikayeye ayrı bir gizem katıyor. İzlerken sürekli "Bu adada neler oluyor böyle?" diye düşüneceksin.

Valkyrie Drive: Mermaid, sadece ecchi ve aksiyondan ibaret değil. Arka planda, kızların geçmişleri ve motivasyonları da işleniyor. Neden bu adaya getirildikleri, neyi amaçladıkları... Hepsi hikayeye ayrı bir derinlik katıyor. Ama kabul edelim, biz yine de o sansürsüz sahneleri ve yaratıcı silah dönüşümlerini bekliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlerken bol bol "vay be" ve "helal olsun" diyeceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken kulaklık kullanmaya özen göster, yoksa yanındakiler ne izlediğini merak edebilir.

Seyir Defteri Notu: Yolcu, animedeki silah tasarımlarına dikkat et. Her birinin kendine özgü bir özelliği ve gücü var!

Rota Önerisi: Valkyrie Drive: Mermaid'i bitirdikten sonra, Senran Kagura'ya bir göz atabilirsin. Benzer temaları işleyen, dövüş odaklı bir anime daha.


9. Shinmai Maou no Testament (The Testament of Sister New Devil)

Yolcu, bu sefer Shinmai Maou no Testament'ın şeytani dünyasına doğru yola çıkıyoruz! Bu anime, üvey kardeş temalı ecchi türünün öne çıkan yapımlarından biri. Hikaye, Toujou Basara adında bir lise öğrencisinin etrafında dönüyor. Basara'nın babası, bir gün eve iki tane üvey kız kardeş getiriyor. Başlangıçta her şey normal gibi görünse de, bu kız kardeşlerin aslında şeytan ve iblis olduğunu öğreniyoruz. Basara, onları koruma sözü veriyor ve böylece macera başlıyor. Bu anime, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda aksiyon dolu dövüş sahneleriyle de dikkat çekiyor. Şeytanlar, iblisler, büyüler... Ortam tam bir fantastik savaş alanı. Karakterler arasındaki ilişkiler de oldukça karmaşık. Basara, bir yandan kız kardeşlerini korumaya çalışırken, bir yandan da onlara karşı hisler beslemeye başlıyor. Bu durum, hikayeye ayrı bir gerilim katıyor. İzlerken sürekli "Acaba Basara hangi kızı seçecek?" diye merak edeceksin.

Shinmai Maou no Testament, sadece ecchi ve aksiyondan ibaret değil. Arka planda, karakterlerin geçmişleri ve motivasyonları da işleniyor. Kız kardeşlerin neden Basara'ya ihtiyaç duyduğu, şeytan dünyasındaki politik entrikalar... Hepsi hikayeye ayrı bir derinlik katıyor. Ama kabul edelim, biz yine de o sansürsüz sahneleri bekliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlerken bol bol "oha" ve "yuh" diyeceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken ailenin yanında olmamaya özen göster, yoksa açıklamakta zorlanabilirsin.

Seyir Defteri Notu: Yolcu, bu animede kullanılan büyülü eşyalara ve güçlere dikkat et. Her birinin kendine özgü bir anlamı ve hikayesi var!

Rota Önerisi: Shinmai Maou no Testament'ı bitirdikten sonra, Shinmai Maou no Testament Departures'a bir göz atabilirsin. Hikayeye devam niteliğinde olan bu OVA'yı kaçırmamanı öneririm.


10. Monster Musume no Iru Nichijou (Everyday Life with Monster Girls)

Yolcu, son durağımız Monster Musume no Iru Nichijou'nun fantastik dünyası! Bu anime, canavar kızlarla dolu bir harem komedisi. Hikaye, Kimihito Kurusu adında bir lise öğrencisinin etrafında dönüyor. Kimihito, hükümetin yeni başlattığı bir program kapsamında, evinde canavar kızlara bakmakla görevlendirilir. Kısa süre sonra, Lamia, Harpy, Centaur gibi birbirinden farklı canavar kızlarla yaşamaya başlar. Bu durum, hayatını tamamen değiştirir. Monster Musume no Iru Nichijou, sadece ecchi sahneleriyle değil, aynı zamanda komedisiyle de ön plana çıkıyor. Canavar kızların farklı kültürleri ve davranışları, sürekli komik durumlara yol açıyor. Karakterler arasındaki ilişkiler de oldukça ilginç. Kimihito, bir yandan canavar kızları anlamaya çalışırken, bir yandan da onlara karşı hisler beslemeye başlıyor. Bu durum, hikayeye ayrı bir gerilim katıyor. İzlerken sürekli "Kimihito hangi canavar kızı seçecek?" diye merak edeceksin. Anime, aynı zamanda canavar kızların dünyasına da ışık tutuyor. Onların toplumdaki yerleri, hakları... Hepsi hikayeye ayrı bir boyut katıyor. İzlerken sürekli "Canavar kızlar gerçek olsa nasıl olurdu?" diye düşüneceksin.

Monster Musume no Iru Nichijou, sadece ecchi ve komediden ibaret değil. Arka planda, karakterlerin kişisel gelişimleri de işleniyor. Kimihito'nun canavar kızlara karşı olan önyargıları, canavar kızların insanlarla olan ilişkileri... Hepsi hikayeye ayrı bir derinlik katıyor. Ama kabul edelim, biz yine de o sansürsüz sahneleri ve sevimli canavar kızları bekliyoruz, değil mi? Neyse, şaka bir yana, bu animeyi izlerken bol bol "aww" ve "çok tatlı" diyeceksin, garanti veriyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu animeyi izlerken hayvansever arkadaşlarınla birlikte olmamaya özen göster, yoksa garip bakışlara maruz kalabilirsin.

Seyir Defteri Notu: Yolcu, animedeki canavar kızların türlerine dikkat et. Her birinin kendine özgü bir özelliği ve yeteneği var!

Rota Önerisi: Monster Musume no Iru Nichijou'yu bitirdikten sonra, Interviews with Monster Girls'e bir göz atabilirsin. Benzer temaları işleyen, daha sakin ve sevimli bir anime.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.