En İyi 10 "Mafya ve Yakuza" Temalı Anime! (Aksiyon Dolu): Suçun ve Onurun Arenasına Hoş Geldin!

Yakuza'nın neon ışıklı sokaklarından, mafyanın karanlık dehlizlerine uzanan bir anime yolculuğuna çıkmaya hazır mısın? İşte kan, ihanet ve intikam dolu en iyi 10 mafya/yakuza temalı anime!

Şubat 23, 2026 - 15:56
Şubat 23, 2026 - 15:56
 0  1
En İyi 10 "Mafya ve Yakuza" Temalı Anime! (Aksiyon Dolu): Suçun ve Onurun Arenasına Hoş Geldin!

1. 91 Days: İntikam Soğuk Yenen Bir Yemektir

Yolcu, bak şimdi, 91 Days var ya, o bildiğin intikam ateşiyle yakıp kavuran cinsten. 1920'lerin Amerika'sındayız, yasakların hüküm sürdüğü, mafyanın kol gezdiği zamanlar. Baş karakterimiz Angelo Lagusa, ailesinin mafya tarafından katledilmesine tanık oluyor. Yıllar sonra intikam almak için geri dönüyor ve bu sefer hedefinde Vanetti ailesi var. Ama olaylar o kadar basit değil tabii ki. Angelo, Vanetti ailesinin içine sızıyor, dostluklar kuruyor, ihanetler görüyor. Her bölüm ayrı bir gerilim, her karakter ayrı bir psikopat. Ortam o kadar karanlık ki, bazen kimin haklı kimin haksız olduğunu bile şaşırıyorsun. Özellikle müzikler, o dönemin atmosferini o kadar iyi yansıtıyor ki, sanki sen de o barlarda viski yudumluyormuşsun gibi hissediyorsun. Karakterlerin derinliği, hikayenin karmaşıklığı, aksiyonun dozu... 91 Days, mafya animesi sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Unutma, yolcu, intikam bazen insanı tüketir.

91 Days'de en sevdiğim şey, karakterlerin gri tonlarda olması. Kimse tamamen iyi ya da tamamen kötü değil. Herkesin kendi motivasyonları, kendi geçmişleri var. Bu da karakterleri daha gerçekçi ve daha ilgi çekici yapıyor. Mesela Angelo, intikam almak için her şeyi yapmaya hazır ama aynı zamanda içten içe acı çekiyor. Vanetti ailesinin üyeleri de kendi içinde çatışmalar yaşıyor. Bu da hikayeye ayrı bir boyut katıyor. Bir de o dönemin Amerika'sının atmosferi var. Yasakların hüküm sürdüğü, mafyanın kol gezdiği, jazz müziğin yükseldiği o dönem o kadar iyi yansıtılmış ki, sanki sen de o sokaklarda yürüyormuşsun gibi hissediyorsun. 91 Days, sadece bir mafya animesi değil, aynı zamanda bir dönem draması, bir intikam hikayesi, bir karakter çalışması.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın karakterlere bağlanmaya çalışma. Çünkü kimin yaşayıp kimin öleceği hiç belli olmuyor. Hikaye o kadar acımasız ki, en sevdiğin karakterler bile bir anda ölebiliyor. Bu da animesine ayrı bir gerilim katıyor. 91 Days, mafya animesi sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Ama uyarayım, bu anime seni biraz depresif yapabilir. Çünkü hikaye o kadar karanlık ki, bazen umutsuzluğa kapılıyorsun. Ama yine de izlemeye değer, çünkü sonu çok etkileyici.

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış ve kapanış müzikleri, o dönemin jazz ve blues etkilerini taşıyor ve hikayenin atmosferini mükemmel bir şekilde destekliyor. Özellikle açılış müziği, izleyiciyi o karanlık dünyaya hazırlıyor.

Rota Önerisi: Eğer 91 Days'i sevdiysen, "Baccano!" animesine de göz atabilirsin. O da 1930'ların Amerika'sında geçiyor ve mafya, gangsterler, ölümsüzlük gibi temaları işliyor. Ama Baccano!, 91 Days'e göre daha eğlenceli ve absürt bir yapım.


2. Black Lagoon: Vahşi Batı'nın Asyalı Kuzeni

Black Lagoon, yolcu, tam bir adrenalin patlaması! Burası bildiğin korsanların, gangsterlerin, paralı askerlerin cirit attığı, kanunsuzluğun kol gezdiği bir yer. Güney Çin Denizi'ndeyiz, 1990'ların sonları. Rock, Japon bir iş adamı, şirketi tarafından hayatta kalması için terk ediliyor ve kendini birden Black Lagoon şirketinin içinde buluyor. Bu şirket, her türlü pis işi yapan, acımasız insanlardan oluşuyor. Rock da mecburen onlara katılıyor ve hayatı tamamen değişiyor. Silahlar konuşuyor, bombalar patlıyor, kan gövdeyi götürüyor. Ama Black Lagoon sadece aksiyondan ibaret değil. Karakterlerin geçmişleri, motivasyonları, kendi içlerindeki çatışmalar da hikayenin önemli bir parçası. Özellikle Revy, namı diğer Two Hands, tam bir psikopat. Ama onun da geçmişinde yaşadığı travmalar var. Black Lagoon, şiddetin, suçun, ahlaksızlığın kol gezdiği bir dünyayı acımasızca gözler önüne seriyor.

Black Lagoon'da en sevdiğim şey, karakterlerin çeşitliliği. Her biri birbirinden farklı, her biri kendi geçmişinin izlerini taşıyor. Rock, normal bir iş adamıyken birden kendini suç dünyasının içinde buluyor ve hayatta kalmak için değişmek zorunda kalıyor. Revy, acımasız bir katil ama aynı zamanda içten içe sevgiye ve şefkate aç. Dutch, Black Lagoon şirketinin lideri, sakin ve soğukkanlı ama aynı zamanda çok zeki ve stratejik. Benny, bilgisayar uzmanı, grubun beyni, her türlü teknik sorunu çözebiliyor. Bu karakterlerin etkileşimi, hikayeye ayrı bir boyut katıyor. Bir de o Güney Çin Denizi'nin atmosferi var. Sıcak, nemli, tehlikeli... Sanki sen de o botlarda seyahat ediyormuşsun gibi hissediyorsun.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın ahlaki değerlerini sorgulamaya başlama. Çünkü Black Lagoon'da iyi ve kötü diye bir şey yok. Herkes kendi çıkarları için savaşıyor. Şiddet, normal bir şey haline gelmiş. Ama yine de izlemeye değer, çünkü Black Lagoon sana suç dünyasının karanlık yüzünü gösteriyor. Ama uyarayım, bu anime biraz kanlı ve şiddetli. Eğer hassas bir yapın varsa, belki de izlememelisin.

Seyir Defteri Notu: Animenin İngilizce dublajı, Japonca versiyonundan bile daha başarılı. Çünkü karakterlerin konuşma tarzları, o Güney Çin Denizi'nin atmosferine daha uygun.

Rota Önerisi: Eğer Black Lagoon'u sevdiysen, "Jormungand" animesine de göz atabilirsin. O da paralı askerlerin dünyasını anlatıyor ve silahlar, aksiyon, strateji gibi temaları işliyor. Ama Jormungand, Black Lagoon'a göre daha politik ve komplike bir yapım.


3. Gungrave: Dostluk, İhanet ve Cehennem Azabı

Gungrave, yolcu, tam bir erkeklik destanı! Burası dostluğun, ihanetin, intikamın kol gezdiği, kurşunların havada uçuştuğu bir yer. Brandon Heat ve Harry McDowell, yetimhanede büyümüş iki sıkı dost. Hayatta kalmak için her türlü pis işi yapıyorlar. Ama Brandon, dürüst ve sadık bir adamken, Harry, hırslı ve açgözlü. Bu ikilinin yolları bir gün büyük bir mafya örgütü olan Millennion ile kesişiyor. İkisi de Millennion'a katılıyor ve hızla yükseliyorlar. Ama Harry'nin hırsları, dostluklarını tehdit etmeye başlıyor. Bir gün Harry, Brandon'a ihanet ediyor ve onu öldürüyor. Brandon, ölümden geri dönüyor, Gungrave olarak. Artık tek amacı var: Harry'den intikam almak. Gungrave, dostluğun, ihanetin, intikamın ne kadar acımasız olabileceğini gösteren bir anime.

Gungrave'de en sevdiğim şey, Brandon ve Harry'nin arasındaki ilişki. İkisi de birbirlerini çok seviyorlar ama aynı zamanda birbirlerinden çok farklılar. Brandon, sadık ve dürüst bir adamken, Harry, hırslı ve açgözlü. Bu farklılıklar, ilişkilerini zamanla yıpratıyor. Harry'nin ihaneti, Brandon'ı derinden etkiliyor. Brandon, ölümden geri döndükten sonra bile Harry'yi affedemiyor. Bu da hikayeye ayrı bir dram katıyor. Bir de o mafya dünyasının atmosferi var. Şiddet, suç, ihanet... Sanki sen de o sokaklarda yürüyormuşsun gibi hissediyorsun.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın duygusal bağ kurmaya çalışma. Çünkü Gungrave'de herkes ölüyor. Hikaye o kadar acımasız ki, en sevdiğin karakterler bile bir anda ölebiliyor. Bu da animesine ayrı bir gerilim katıyor. Gungrave, mafya animesi sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Ama uyarayım, bu anime seni biraz depresif yapabilir. Çünkü hikaye o kadar karanlık ki, bazen umutsuzluğa kapılıyorsun.

Seyir Defteri Notu: Animenin müzikleri, hikayenin duygusal yoğunluğunu mükemmel bir şekilde destekliyor. Özellikle kapanış müziği, izleyiciyi derinden etkiliyor.

Rota Önerisi: Eğer Gungrave'i sevdiysen, "Berserk" animesine de göz atabilirsin. O da dostluk, ihanet, intikam gibi temaları işliyor ve karanlık bir atmosfere sahip.


4. Baccano!: Kaosun Senfonisi

Yolcu, Baccano! tam bir çılgınlık! 1930'ların Amerika'sında geçen bu anime, mafya savaşları, ölümsüzlük iksiri ve bir sürü birbirinden tuhaf karakteri bir araya getiriyor. Hikaye, farklı zaman dilimlerinde geçiyor ve karakterlerin yolları sürekli kesişiyor. Tren soygunu, mafya hesaplaşmaları, gizli deneyler... Baccano!'da her şey var! Ama en önemlisi, bu anime kendini ciddiye almıyor. Absürt mizah, kanlı şiddet ve sürpriz dolu olay örgüsüyle Baccano!, izleyiciyi sürekli şaşırtmayı başarıyor. Özellikle animenin anlatım tarzı çok farklı. Hikaye, farklı karakterlerin perspektifinden anlatılıyor ve olaylar yavaş yavaş birbirine bağlanıyor. Bu da izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor.

Baccano!'da en sevdiğim şey, karakterlerin çeşitliliği. Her biri birbirinden tuhaf, her biri kendi geçmişinin izlerini taşıyor. Isaac ve Miria, iki hırsız, her şeyi oyuna çeviriyorlar. Ladd Russo, psikopat bir katil, şiddetten zevk alıyor. Firo Prochainezo, genç bir mafya üyesi, aşık oluyor. Bu karakterlerin etkileşimi, hikayeye ayrı bir boyut katıyor. Bir de o 1930'ların Amerika'sının atmosferi var. Caz müziği, gangsterler, yasaklar... Sanki sen de o partilerde dans ediyormuşsun gibi hissediyorsun.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın mantık aramaya çalışma. Çünkü Baccano!'da her şey olabilir. Hikaye o kadar absürt ki, bazen ne olduğunu anlamıyorsun bile. Ama yine de izlemeye değer, çünkü Baccano! sana eğlenceli ve sürpriz dolu bir deneyim sunuyor.

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış müziği, caz müziğinin enerjisini ve heyecanını mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Baccano!'yu sevdiysen, "Durarara!!" animesine de göz atabilirsin. O da farklı karakterlerin perspektifinden anlatılıyor ve şehir efsaneleri, gangsterler, doğaüstü olaylar gibi temaları işliyor.


5. Darker than Black: Kontrat Bedeli

Darker than Black, yolcu, doğaüstü güçler, gizli örgütler ve ahlaki ikilemlerle dolu bir dünya sunuyor. Tokyo'da, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkan "Cehennem Kapısı" ve "Cennet Kapısı", yıldızların sahte olduğu, özel güçlere sahip "Kontraktörler"in ortaya çıktığı bir dönemi başlatır. Kontraktörler, güçlerini kullanmak için bir bedel ödemek zorundadırlar; bu bedel, kişiden kişiye değişen tuhaf davranışlar olabilir. Ana karakterimiz Hei, "Kara Ölüm Meleği" olarak bilinen, son derece yetenekli bir Kontraktördür ve gizli bir örgüt için çalışmaktadır. Hei'nin görevi, Kontraktörlerle ilgili sırları açığa çıkarmak ve örgütün hedeflerine ulaşmasını sağlamaktır. Ancak Hei, görevlerini yerine getirirken, kendi geçmişiyle ve ahlaki değerleriyle de yüzleşmek zorunda kalır.

Darker than Black'de en sevdiğim şey, Kontraktörlerin güçlerinin ve bedellerinin çeşitliliği. Her Kontraktörün gücü, kişiliğini ve geçmişini yansıtır. Örneğin, elektriği kontrol edebilen Hei, soğukkanlı ve acımasız bir katildir, ancak aynı zamanda insanlara karşı şefkat duyar. Ayrıca, animenin atmosferi de çok etkileyici. Karanlık ve gizemli Tokyo, Kontraktörlerin dünyasına mükemmel bir zemin oluşturur. Animenin müzikleri de gerilimi ve duygusal yoğunluğu artırır.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın karakterlere bağlanmaya çalışma. Çünkü Darker than Black'de herkesin sırları vardır ve kimseye tam olarak güvenilemez. Hikaye o kadar karmaşık ki, bazen kimin haklı kimin haksız olduğunu anlamakta zorlanırsın. Ama yine de izlemeye değer, çünkü Darker than Black sana doğaüstü güçlerin, gizli örgütlerin ve ahlaki ikilemlerin dolu bir dünyayı sunuyor.

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış ve kapanış müzikleri, hikayenin atmosferini ve karakterlerin duygusal durumunu mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Darker than Black'i sevdiysen, "Psycho-Pass" animesine de göz atabilirsin. O da gelecekte geçen, suç oranını tahmin edebilen bir sistemin olduğu, ahlaki ikilemlerle dolu bir dünyayı sunuyor.


6. Gangsta.: Kirli İşler, Temiz Kalpler?

Gangsta., yolcu, paralı askerlerin, fahişelerin ve "Twilight" olarak bilinen, süper güçlere sahip insanların yaşadığı Ergastulum adlı bir şehirde geçiyor. Worick Arcangelo ve Nicolas Brown, "Handymen" olarak bilinen, her türlü pis işi yapan iki paralı askerdir. Polis teşkilatı, mafya ve diğer suç örgütleri için çalışırlar. Worick, karizmatik ve zeki bir adamdır, Nicolas ise sağır ve dilsizdir, ancak inanılmaz derecede yetenekli bir kılıç ustasıdır. İkili, Alex Benedetto adlı bir fahişeyi kurtarır ve onu yanlarına alırlar. Alex, Worick ve Nicolas'ın hayatlarına yeni bir boyut getirir ve üçü arasında beklenmedik bir bağ oluşur. Gangsta., şiddetin, suçun ve ayrımcılığın kol gezdiği bir dünyada, dostluğun, sadakatin ve insanlığın önemini vurgulayan bir anime.

Gangsta.'da en sevdiğim şey, Worick ve Nicolas'ın arasındaki ilişki. İkisi de birbirlerine çok bağlıdırlar ve birbirlerini tamamlarırlar. Worick, Nicolas'ın sesi ve aklıdır, Nicolas ise Worick'in koruyucusu ve gücüdür. Alex'in gelişiyle, üçü arasında oluşan bağ da çok etkileyici. Alex, Worick ve Nicolas'ın hayatlarına anlam katar ve onlara yeni bir aile verir. Ayrıca, animenin atmosferi de çok etkileyici. Ergastulum, kirli ve tehlikeli bir şehirdir, ancak aynı zamanda cazibesi de vardır. Animenin müzikleri de hikayenin duygusal yoğunluğunu artırır.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın karakterlere bağlanmaya çalışma. Çünkü Gangsta.'da herkesin geçmişi karanlıktır ve kimseye tam olarak güvenilemez. Hikaye o kadar karmaşık ki, bazen kimin haklı kimin haksız olduğunu anlamakta zorlanırsın. Ama yine de izlemeye değer, çünkü Gangsta. sana şiddetin, suçun ve ayrımcılığın kol gezdiği bir dünyada, dostluğun, sadakatin ve insanlığın önemini gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış müziği, Ergastulum'un tehlikeli ve cazip atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Gangsta.'yı sevdiysen, "91 Days" animesine de göz atabilirsin. O da intikam, dostluk ve ihanet temalarını işliyor ve karanlık bir atmosfere sahip.


7. Hinamatsuri: Yakuza, Esp, ve Babalık Dersleri

Hinamatsuri, yolcu, yakuza, psişik güçler ve beklenmedik aile bağlarını harmanlayan, absürt komedi ve dokunaklı anların mükemmel bir karışımı. Yoshifumi Nitta, zengin ve başarılı bir yakuzadır. Bir gün, evinde aniden ortaya çıkan psişik güçlere sahip Hina adlı genç bir kızın bakımını üstlenmek zorunda kalır. Hina'nın güçleri çok tehlikelidir ve Nitta, onu kontrol altında tutmak için elinden geleni yapar. Ancak Hina, yavaş yavaş Nitta'nın hayatına girer ve onu değiştirir. Hinamatsuri, bir yakuza ve bir psişik kızın arasındaki garip ilişkiyi, komik ve duygusal bir şekilde anlatıyor.

Hinamatsuri'de en sevdiğim şey, Nitta ve Hina'nın arasındaki ilişki. İkisi de birbirinden çok farklıdır, ancak birbirlerini tamamlarırlar. Nitta, Hina'ya babalık yapmayı öğrenir, Hina ise Nitta'ya hayatın anlamını gösterir. Ayrıca, animenin diğer karakterleri de çok renkli ve eğlenceli. Anzu, yetimhanede yaşayan psişik bir kızdır ve hayatta kalmak için mücadele eder. Hitomi Mishima, barmenlik yapmak zorunda kalan bir ortaokul öğrencisidir. Bu karakterlerin hikayeleri, Hinamatsuri'ye ayrı bir derinlik katıyor.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın sıkılmaya çalışma. Çünkü Hinamatsuri, absürt komedi ve dokunaklı anların mükemmel bir karışımı. Hikaye o kadar eğlenceli ki, sürekli gülmekten karnın ağrıyacak. Ama aynı zamanda, karakterlerin duygusal anları da seni derinden etkileyecek. Hinamatsuri, sana yakuza dünyasının karanlık yüzünü gösterirken, aynı zamanda aile bağlarının ve insanlığın önemini de vurguluyor.

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış ve kapanış müzikleri, Hinamatsuri'nin komik ve duygusal atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Hinamatsuri'yi sevdiysen, "Aggretsuko" animesine de göz atabilirsin. O da komedi ve dramı harmanlayan, çalışan kadınların hayatını anlatan bir anime.


8. Michiko to Hatchin: Kaçışın Cazibesi

Michiko to Hatchin, yolcu, suç dünyasının karanlık sokaklarından, güneşin kavurduğu Latin Amerika manzaralarına uzanan bir kaçış hikayesi. Michiko Malandro, hapishaneden kaçmış seksi ve tehlikeli bir suçludur. Hatchin, şiddet dolu bir ailede büyüyen, kaderine terk edilmiş küçük bir kızdır. Michiko, Hatchin'i kurtarır ve birlikte, Hatchin'in kayıp babasını bulmak için bir yolculuğa çıkarlar. Bu yolculuk, onları suçlularla, polislerle ve geçmişleriyle yüzleşmeye zorlar. Michiko to Hatchin, bir kaçış hikayesi olmasının yanı sıra, aile, kimlik ve özgürlük temalarını da işliyor.

Michiko to Hatchin'de en sevdiğim şey, Michiko ve Hatchin'in arasındaki ilişki. İkisi de birbirinden çok farklıdır, ancak birbirlerini tamamlarırlar. Michiko, Hatchin'e hayatta kalmayı öğretir, Hatchin ise Michiko'ya insan olmayı. Ayrıca, animenin Latin Amerika atmosferi de çok etkileyici. Renkli şehirler, sıcak insanlar ve canlı müzikler, Michiko to Hatchin'e ayrı bir cazibe katıyor.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın rahat durmaya çalışma. Çünkü Michiko to Hatchin, sürekli hareket halinde olan bir hikaye. Hikaye o kadar sürükleyici ki, bir sonraki bölümde ne olacağını merak edeceksin. Ama aynı zamanda, karakterlerin duygusal anları da seni derinden etkileyecek. Michiko to Hatchin, sana suç dünyasının karanlık yüzünü gösterirken, aynı zamanda umudun ve sevginin gücünü de vurguluyor.

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış ve kapanış müzikleri, Michiko to Hatchin'in Latin Amerika atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Michiko to Hatchin'i sevdiysen, "Cowboy Bebop" animesine de göz atabilirsin. O da kaçış, suç ve ödül avcılığı temalarını işliyor ve farklı bir atmosfere sahip.


9. Rainbow: Nisha Rokubō no Shichinin: Umudun Zincirleri

Rainbow: Nisha Rokubō no Shichinin, yolcu, 1950'lerin Japonya'sında geçen, bir ıslah evinde tanışan yedi gencin umut ve hayatta kalma mücadelesini anlatan dokunaklı bir drama. II. Dünya Savaşı'nın ardından, yoksulluk ve suç oranlarının arttığı bir dönemde, yedi genç çeşitli suçlardan tutuklanır ve Shonan Özel Islah Evine gönderilir. Burada, acımasız gardiyanlar ve diğer mahkumlar tarafından sürekli işkenceye maruz kalırlar. Ancak, yedi genç birbirlerine destek olur ve umutlarını kaybetmemeye çalışırlar. Rainbow, umudun, dostluğun ve hayatta kalma mücadelesinin ne kadar önemli olduğunu gösteren bir anime.

Rainbow'da en sevdiğim şey, yedi gencin arasındaki ilişki. İkisi de birbirinden çok farklıdır, ancak birbirlerine çok bağlıdırlar. Birbirlerine destek olur, birbirlerini korur ve birbirlerine umut verirler. Ayrıca, animenin atmosferi de çok etkileyici. Islah evinin karanlık ve kasvetli ortamı, yedi gencin yaşadığı zorlukları daha da vurguluyor. Animenin müzikleri de hikayenin duygusal yoğunluğunu artırır.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın ağlamaya çalışma. Çünkü Rainbow, çok duygusal bir hikaye. Hikaye o kadar dokunaklı ki, karakterlerin acılarını ve umutlarını derinden hissedeceksin. Ama aynı zamanda, yedi gencin hayatta kalma mücadelesi sana ilham verecek. Rainbow, sana umudun, dostluğun ve hayatta kalma mücadelesinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış ve kapanış müzikleri, Rainbow'un duygusal atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Rainbow'u sevdiysen, "Grave of the Fireflies" animesine de göz atabilirsin. O da II. Dünya Savaşı'nın ardından hayatta kalmaya çalışan iki kardeşin hikayesini anlatan dokunaklı bir drama.


10. Tokyo Revengers: Zamanda Yolculuk ve Gang Savaşları

Tokyo Revengers, yolcu, zamanda yolculuk, çeteler ve kaderi değiştirme temalarını bir araya getiren, aksiyon dolu bir anime. Takemichi Hanagaki, hayatının en dip noktasında olan 26 yaşında bir adamdır. Bir gün, eski sevgilisi Hinata Tachibana'nın bir çete savaşında öldürüldüğünü öğrenir. Ertesi gün, bir tren kazası geçirir ve 12 yıl öncesine, ortaokul yıllarına geri döner. Takemichi, Hinata'yı kurtarmak ve Tokyo Manji Çetesinin yükselişini engellemek için elinden geleni yapar. Ancak, zamanda yolculuk yapmanın sonuçları vardır ve Takemichi, geleceği değiştirmek için büyük fedakarlıklar yapmak zorunda kalır. Tokyo Revengers, kaderi değiştirme, dostluk ve cesaretin önemini vurgulayan bir anime.

Tokyo Revengers'da en sevdiğim şey, Takemichi'nin karakter gelişimi. İkisi de birbirinden çok farklıdır, ancak birbirlerine çok bağlıdırlar. Birbirlerine destek olur, birbirlerini korur ve birbirlerine umut verirler. Ayrıca, animenin çete savaşları da çok heyecanlı ve aksiyon dolu. Animenin müzikleri de hikayenin gerilimini ve duygusal yoğunluğunu artırır.

Yolcu, bu animeyi izlerken sakın pes etmeye çalışma. Çünkü Tokyo Revengers, çok heyecanlı bir hikaye. Hikaye o kadar sürükleyici ki, bir sonraki bölümde ne olacağını merak edeceksin. Ama aynı zamanda, karakterlerin duygusal anları da seni derinden etkileyecek. Tokyo Revengers, sana kaderi değiştirme, dostluk ve cesaretin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Seyir Defteri Notu: Animenin açılış ve kapanış müzikleri, Tokyo Revengers'ın enerjik ve duygusal atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Rota Önerisi: Eğer Tokyo Revengers'ı sevdiysen, "Erased" animesine de göz atabilirsin. O da zamanda yolculuk ve cinayetleri önleme temalarını işliyor.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.