Grand Blue Benzeri Gülmekten Karnınızı Ağrıtacak 10 Anime!: Kahkaha Evrenine Biletin!
Grand Blue'nun absürt komedisine bayıldıysan, bu 10 anime de seni yerlere yatıracak! Hazır ol, gülmekten kasların ağrıyacak!
1. Prison School: Disiplin Kurulu Kabusu
Yolcu, Prison School'u anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Tamam, Grand Blue'daki o absürt komedi, saçmalık seviyesi var ya? İşte Prison School onu alıp 10'la çarpıyor. Hachiomitsu Akademisi'ne ilk kez kız öğrencilerin arasına giren beş erkek öğrencinin hikayesi bu. Ama durun, daha bitmedi! Ufak bir olay yüzünden Disiplin Kurulu tarafından hapse atılıyorlar! Buradan sonra olaylar tam bir kaosa dönüşüyor. Disiplin Kurulu'nun sadist başkanı, erkeklerin kaçma girişimleri, akıl almaz planlar... Abi, bu anime beni gülmekten öldürmüştü. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri, tepkileri o kadar abartılı ki, her sahnede kahkaha atmamak mümkün değil. Mesela Kiyoshi'nin Shingo'ya olan bağlılığı, Gakuto'nun stratejik dehası (ya da dehasızlığı mı demeliydim?), Andre'nin mazoşist eğilimleri... Her karakter ayrı bir alem. Konu biraz "ecchi"ye kayıyor, yani +18 sahneler var, ama komedi o kadar baskın ki bu durum rahatsız etmiyor. Aksine, absürtlüğe katkıda bulunuyor diyebilirim. Düşünsene, bir yandan hapisten kaçmaya çalışıyorlar, bir yandan da kızlarla konuşmaya çalışıyorlar. İkisini aynı anda becermeye çalışırken de rezil oluyorlar. Tam bir komedi şöleni!
Seyir Defteri Notu: Animenin açılış şarkısı (opening'i) o kadar epik ki, her bölümü izlemeden geçmeyin. Şarkı, animeye o kadar yakışıyor ki, insanı gaza getiriyor. Ayrıca, karakterlerin iç sesleri de çok komik. Özellikle Kiyoshi'nin iç sesi, sürekli panik halinde olduğu için insanı güldürüyor.
Rota Önerisi: Prison School'dan sonra daha "hafif" bir şeyler izlemek istersen, "Seitokai Yakuindomo"ya göz atabilirsin. O da okul hayatını komik bir şekilde ele alıyor, ama Prison School kadar absürt değil.
2. Gintama: Samuraylık ve Uzaylılar Bir Arada
Gintama, anime dünyasının efsanelerinden biri. Yolcu, bu animeyi izlemeden ölme derim! Konusu şöyle: Edo döneminde, uzaylılar (Amanto) Japonya'yı işgal ediyor. Samuraylar da bu duruma karşı koymaya çalışıyor, ama nafile. Ana karakterimiz Gintoki Sakata, eski bir samuray. Ama artık kılıcını bırakmış, "yorozuya" (her işi yapan adam) olarak geçimini sağlıyor. Yanında da Shinpachi ve Kagura adında iki arkadaşı var. Birlikte türlü türlü maceralara atılıyorlar. Ama Gintama'yı diğer animelerden ayıran şey, komedi anlayışı. Anime, sürekli diğer animelere, mangalara, hatta gerçek hayattaki olaylara gönderme yapıyor. Parodiler havada uçuşuyor. Karakterler sürekli dördüncü duvarı yıkıyor, yani direkt izleyiciyle konuşuyorlar. Bir bölümde ciddi bir savaş sahnesi izlerken, diğer bölümde saçma sapan bir yarışmaya katılıyorlar. Gintama'nın komedisi o kadar çeşitli ki, her zevke hitap ediyor. İster absürt komedi, ister kara mizah, ister romantik komedi... Hepsinden bir parça bulabilirsin. Ayrıca, Gintama'nın dramatik bölümleri de çok etkileyici. Karakterlerin geçmişleri, yaşadıkları acılar insanı derinden etkiliyor. Yani Gintama, sadece komik bir anime değil, aynı zamanda çok derin bir hikayesi var.
Seyir Defteri Notu: Gintama'yı izlemeye başlarken sabırlı olun. İlk bölümler biraz yavaş ilerleyebilir, ama ilerleyen bölümlerde anime açılıyor. Özellikle 50. bölümden sonra olaylar bambaşka bir boyuta taşınıyor.
Rota Önerisi: Gintama'nın komedi anlayışını sevdiyseniz, "Saiki Kusuo no Ψ-nan" (The Disastrous Life of Saiki K.) animesine de göz atabilirsiniz. O da süper güçleri olan bir lise öğrencisinin günlük hayatını komik bir şekilde anlatıyor.
3. Sakamoto Desu ga?: Cool Olmak Sanattır
Sakamoto, lisenin en havalı öğrencisi. Ama sadece havalı değil, aynı zamanda mükemmeliyetçi. Her şeyi kusursuz yapıyor. Derslerde en yüksek notları alıyor, sporlarda en iyisi, kızlar ona hayran... Ama Sakamoto'nun sırrı ne? İşte bu anime, Sakamoto'nun "cool" olma sanatını komik bir şekilde anlatıyor. Sakamoto, her duruma kendine özgü bir çözüm buluyor. Mesela, sınıfta kavga çıktığında, kavgayı ayırmak yerine origami kuğular yaparak ortamı yatıştırıyor. Ya da, birisi ona sataştığında, onu bir satranç oyununa davet ediyor ve zekasıyla alt ediyor. Sakamoto'nun coolluğu o kadar abartılı ki, bazen insanı güldürüyor. Sanki her şeyi önceden planlamış gibi, her zaman bir B planı var. Anime, Sakamoto'nun günlük hayatını, okul arkadaşlarının onunla olan etkileşimlerini komik bir şekilde anlatıyor. Sakamoto'nun coolluğuna hayran olanlar, onu kıskananlar, ona aşık olanlar... Herkes Sakamoto'nun büyüsüne kapılıyor. Ama Sakamoto, her zaman sakinliğini koruyor ve olaylara "cool" bir şekilde yaklaşıyor. Bu animeyi izlerken, Sakamoto gibi cool olmaya özenmeye başlayacaksınız!
Seyir Defteri Notu: Sakamoto'nun anime boyunca değişmeyen ifadesi, onun cool karakterini daha da vurguluyor. Sanki hiçbir şey onu şaşırtamıyor, hiçbir şey onu heyecanlandıramıyor. Bu durum, animeye ayrı bir hava katıyor.
Rota Önerisi: Sakamoto Desu ga?'yı sevdiyseniz, "Tanaka-kun wa Itsumo Kedaruge" (Tanaka-kun is Always Listless) animesine de göz atabilirsiniz. O da tembel bir lise öğrencisinin günlük hayatını komik bir şekilde anlatıyor.
4. Daily Lives of High School Boys: Liseli Olmak Böyle Bir Şey Mi?
Daily Lives of High School Boys, üç liseli arkadaşın (Tadakuni, Hidenori ve Yoshitake) günlük hayatını anlatan bir anime. Ama bu anime, diğer okul animelerinden çok farklı. Çünkü bu anime, liseli olmanın "gerçek" yüzünü gösteriyor. Ders çalışmak, sınavlara hazırlanmak, kızlarla konuşmak... Bunlar da var, ama asıl olaylar bambaşka. Mesela, bir bölümde üç arkadaş, nehir kenarında oturup hayaller kuruyorlar. Birbirlerine saçma sapan sorular soruyorlar, komik senaryolar üretiyorlar. Ya da, başka bir bölümde, okulun etrafında dolanıp "kahraman" olduklarını hayal ediyorlar. Kötü adamları yeniyorlar, dünyayı kurtarıyorlar. Ama aslında sadece boş boş dolanıyorlar. Anime, liseli olmanın sıkıntılarını, heyecanlarını, hayallerini komik bir şekilde anlatıyor. Karakterler sürekli birbirleriyle dalga geçiyor, birbirlerine şakalar yapıyorlar. Ama aynı zamanda birbirlerine destek oluyorlar, birbirlerini anlıyorlar. Bu animeyi izlerken, kendi liseli günleriniz aklınıza gelecek. Belki de o zamanlar bu kadar komik olmadığını düşünüyordunuz, ama şimdi bakınca gülmekten kendinizi alamayacaksınız!
Seyir Defteri Notu: Animenin "Literary Girl" (Edebi Kız) skeçleri, animenin en komik bölümlerinden biri. Bu skeçlerde, Edebi Kız, sürekli tuhaf davranışlar sergiliyor ve diğer karakterleri şaşırtıyor.
Rota Önerisi: Daily Lives of High School Boys'u sevdiyseniz, "Danshi Koukousei no Nichijou" (Daily Lives of High School Boys) animesine de göz atabilirsiniz. Bu iki anime, aynı isimle farklı stüdyolar tarafından yapılmış, ama ikisi de liseli erkeklerin günlük hayatını komik bir şekilde anlatıyor.
5. Asobi Asobase: Oyun Oynamak Bu Kadar Ciddi Olabilir Mi?
Asobi Asobase, üç liseli kızın (Olivia, Hanako ve Kasumi) kurduğu "Oyun Kulübü"nün hikayesini anlatan bir anime. Ama bu kızlar, bildiğimiz oyun kulübü üyelerinden çok farklı. Olivia, aslında İngiliz olmasına rağmen İngilizce konuşamıyor. Hanako, zengin bir ailenin kızı, ama sürekli tuhaf davranışlar sergiliyor. Kasumi ise, oyun oynamakta çok kötü, ama bir türlü bunu kabul etmek istemiyor. Bu üç kız, oyun kulübünde sürekli saçma sapan oyunlar oynuyorlar, birbirlerine şakalar yapıyorlar. Ama oyun oynarken o kadar ciddiler ki, sanki hayat memat meselesiymiş gibi davranıyorlar. Anime, kızların oyun oynarkenki hallerini, birbirleriyle olan etkileşimlerini komik bir şekilde anlatıyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, tepkileri o kadar abartılı ki, her sahnede kahkaha atmamak mümkün değil. Özellikle Olivia'nın İngilizce konuşmaya çalıştığı sahneler, anime tarihine geçecek kadar komik. Anime, aynı zamanda arkadaşlığın, rekabetin ve eğlenmenin önemini vurguluyor. Kızlar, oyun oynarken birbirleriyle rekabet ediyorlar, ama aynı zamanda birbirlerine destek oluyorlar, birbirlerini anlıyorlar. Bu animeyi izlerken, siz de oyun oynamanın ne kadar eğlenceli olduğunu hatırlayacaksınız!
Seyir Defteri Notu: Animenin açılış ve kapanış şarkıları, animenin komedi anlayışıyla tam olarak örtüşüyor. Şarkılar, hem eğlenceli hem de absürt.
Rota Önerisi: Asobi Asobase'yi sevdiyseniz, "Nichijou" (My Ordinary Life) animesine de göz atabilirsiniz. O da liseli kızların günlük hayatını komik bir şekilde anlatıyor, ama Asobi Asobase kadar absürt değil.
6. Konosuba: Fantastik Dünyada Bir Felaket
Konosuba, Kazuma Satou adında bir NEET'in (Not in Education, Employment, or Training) hikayesini anlatan bir anime. Kazuma, bir trafik kazasında ölüyor (ya da ölüyor gibi yapıyor) ve bir tanrıça (Aqua) tarafından fantastik bir dünyaya gönderiliyor. Ama bu dünya, bildiğimiz fantastik dünyalardan çok farklı. Bu dünyada, kahramanlar güçlü ve karizmatik değil, aksine beceriksiz ve sorunlu. Kazuma, Aqua, Megumin ve Darkness adında üç sorunlu kızla birlikte bir grup oluşturuyor. Aqua, sürekli ağlayan ve içki içen bir tanrıça. Megumin, sadece "Explosion" büyüsünü kullanabilen bir büyücü. Darkness ise, mazoşist bir şövalye. Bu dörtlü, birlikte türlü türlü maceralara atılıyorlar, ama her seferinde bir felakete yol açıyorlar. Anime, fantastik dünyayı, kahramanlık kavramını ve RPG oyunlarını tiye alıyor. Karakterler sürekli birbirleriyle dalga geçiyor, birbirlerine şakalar yapıyorlar. Ama aynı zamanda birbirlerine destek oluyorlar, birbirlerini anlıyorlar. Konosuba, fantastik dünyada geçen en komik animelerden biri. Eğer RPG oyunlarını seviyorsanız ve absürt komediye açıksanız, bu animeyi kaçırmayın!
Seyir Defteri Notu: Animenin "Eris pads her chest" repliği, anime dünyasında bir efsane haline geldi. Bu replik, Aqua'nın Eris adındaki başka bir tanrıçayı kıskanmasından kaynaklanıyor.
Rota Önerisi: Konosuba'yı sevdiyseniz, "Cautious Hero: The Hero Is Overpowered but Overly Cautious" animesine de göz atabilirsiniz. O da fantastik bir dünyaya gönderilen bir kahramanın hikayesini anlatıyor, ama Konosuba kadar absürt değil.
7. Cromartie High School: Lise Değil, Akıl Hastanesi Sanki
Yolcu, Cromartie High School'u izlemeye başlarken ne bekleyeceğini bilemiyorsun. Çünkü bu anime, akıl almaz bir absürtlüğe sahip. Takashi Kamiyama adında normal bir lise öğrencisi, Cromartie Lisesi'ne kaydoluyor. Ama bu lise, normal bir lise değil. Bu lisede, goriller, robotlar, Freddy Mercury kılıklı öğrenciler var. Kamiyama, bu garip ortamda hayatta kalmaya çalışıyor. Ama ne kadar uğraşsa da, olayların içine çekilmekten kurtulamıyor. Anime, Cromartie Lisesi'ndeki öğrencilerin günlük hayatını, tuhaf olayları komik bir şekilde anlatıyor. Karakterler sürekli saçma sapan şeyler yapıyor, birbirleriyle anlaşılmaz diyaloglar kuruyor. Anime, lise ortamını, okul kurallarını ve öğrenci tiplerini tiye alıyor. Cromartie High School, absürt komedinin zirvesi. Eğer mantığı bir kenara bırakıp sadece gülmek istiyorsanız, bu animeyi kaçırmayın!
Seyir Defteri Notu: Animenin Freddy Mercury kılıklı öğrencisi, anime tarihinin en unutulmaz karakterlerinden biri. Sürekli şarkı söylüyor, tuhaf danslar yapıyor ve diğer öğrencileri şaşırtıyor.
Rota Önerisi: Cromartie High School'u sevdiyseniz, "Detroit Metal City" animesine de göz atabilirsiniz. O da absürt komediye sahip, müzikle ilgili bir anime.
8. Nichijou: Sıradan Hayatlar, Olağanüstü Komedi
Nichijou, isminden de anlaşılacağı gibi, sıradan hayatları anlatan bir anime. Ama bu anime, sıradan hayatları o kadar olağanüstü bir şekilde anlatıyor ki, insanı gülmekten kırıp geçiriyor. Anime, üç liseli kızın (Yuko, Mio ve Mai) ve Nano adında bir robot kızın günlük hayatını anlatıyor. Yuko, enerjik ve sakar bir kız. Mio, mangaka olmak isteyen, ama sürekli sorun çıkaran bir kız. Mai ise, sessiz ve gizemli bir kız. Nano, Profesör adında küçük bir kız tarafından yapılan bir robot kız. Bu dörtlü, birlikte türlü türlü maceralara atılıyorlar, ama her seferinde bir kaosa yol açıyorlar. Anime, günlük hayatın sıradan olaylarını, abartılı animasyonlarla ve komik diyaloglarla birleştiriyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, tepkileri o kadar abartılı ki, her sahnede kahkaha atmamak mümkün değil. Nichijou, sıradan hayatları komik bir şekilde anlatan en iyi animelerden biri. Eğer günlük hayatın sıkıntılarından uzaklaşmak ve gülmek istiyorsanız, bu animeyi kaçırmayın!
Seyir Defteri Notu: Animenin "Helvetica Standard" bölümü, anime tarihinin en komik bölümlerinden biri. Bu bölümde, karakterler Helvetica yazı tipini tartışıyorlar ve bu tartışma, akıl almaz bir boyuta ulaşıyor.
Rota Önerisi: Nichijou'yu sevdiyseniz, "Lucky Star" animesine de göz atabilirsiniz. O da liseli kızların günlük hayatını komik bir şekilde anlatıyor, ama Nichijou kadar absürt değil.
9. Barakamon: Şehirli Hattat, Köyde Yeniden Doğuş
Barakamon, genç bir hattat olan Seishuu Handa'nın hikayesini anlatan bir anime. Handa, ünlü bir hattat olmasına rağmen, bir sergide yaptığı bir hata yüzünden bir adaya sürgün ediliyor. Adada, şehir hayatından çok farklı bir yaşamla karşılaşıyor. Köylüler sıcakkanlı, doğa huzurlu, ama internet yok, market yok, eğlence yok. Handa, bu yeni hayata alışmaya çalışırken, bir yandan da hat sanatını geliştirmeye çalışıyor. Ama adadaki çocuklar, Handa'nın hayatını daha da zorlaştırıyor. Özellikle Naru adındaki küçük bir kız, Handa'nın evine yerleşiyor ve onu sürekli rahatsız ediyor. Anime, Handa'nın adadaki hayatını, köylülerle olan ilişkilerini, hat sanatına olan tutkusunu komik bir şekilde anlatıyor. Karakterler sürekli birbirleriyle dalga geçiyor, birbirlerine şakalar yapıyorlar. Ama aynı zamanda birbirlerine destek oluyorlar, birbirlerini anlıyorlar. Barakamon, şehir hayatından uzaklaşmak, doğayla iç içe yaşamak ve yeni bir başlangıç yapmak isteyenler için ilham verici bir anime. Eğer sıcakkanlı karakterleri, huzurlu atmosferi ve komik diyalogları seviyorsanız, bu animeyi kaçırmayın!
Seyir Defteri Notu: Animenin Naru karakteri, anime tarihinin en sevimli karakterlerinden biri. Sürekli Handa'ya takılıyor, onu güldürüyor ve ona hayatı öğretiyor.
Rota Önerisi: Barakamon'u sevdiyseniz, "Flying Witch" animesine de göz atabilirsiniz. O da kırsal kesimde geçen, huzurlu bir atmosfere sahip bir anime.
10. Hinamatsuri: Yakuza ve Telekinetik Kızın Tuhaf İlişkisi
Hinamatsuri, Nitta adında bir Yakuza üyesinin hikayesini anlatan bir anime. Nitta, lüks bir apartman dairesinde yaşıyor ve antika vazolar koleksiyonu yapıyor. Bir gün, dairesine aniden bir kapsül düşüyor. Kapsülün içinden, Hina adında telekinetik güçlere sahip bir kız çıkıyor. Hina, nereden geldiğini bilmiyor ve Nitta'dan yardım istiyor. Nitta, Hina'yı evlat edinmek zorunda kalıyor. Anime, Nitta ve Hina'nın tuhaf ilişkisini, Yakuza dünyasını ve telekinetik güçlerin kullanımını komik bir şekilde anlatıyor. Karakterler sürekli saçma sapan şeyler yapıyor, birbirleriyle anlaşılmaz diyaloglar kuruyor. Anime, aile kavramını, suç dünyasını ve süper güçleri tiye alıyor. Hinamatsuri, absürt komedinin ve duygusal anların mükemmel bir karışımı. Eğer Yakuza filmlerini, süper güçleri ve komik diyalogları seviyorsanız, bu animeyi kaçırmayın!
Seyir Defteri Notu: Animenin Anzu karakteri, anime tarihinin en trajikomik karakterlerinden biri. Evsiz olmasına rağmen, hayata tutunmaya çalışıyor ve diğer evsizlere yardım ediyor.
Rota Önerisi: Hinamatsuri'yi sevdiyseniz, "Angel Beats!" animesine de göz atabilirsiniz. O da süper güçlere sahip karakterlerin olduğu, duygusal ve komik bir anime.
Tepkiniz Nedir?