One Piece'teki En Yavaş 13 Karakter Gelişimi! Komik Tempo Hikayeleri!: Luffy'nin Elastik Vitesleri Gibi Uzayan Serüvenler!

One Piece evrenindeki karakterlerin salyangoz hızında evrimine tanık ol! Luffy'nin tayfasından düşmanlara, kimler en ağır aksak ilerliyor? Bu rehber, sabrınızı test edecek karakter gelişimlerini mercek altına alıyor. Korsanlık kariyerinde zirveye ulaşmak bu kadar zor olmamalıydı!

Şubat 21, 2026 - 16:00
Şubat 21, 2026 - 16:00
 0  2
One Piece'teki En Yavaş 13 Karakter Gelişimi! Komik Tempo Hikayeleri!: Luffy'nin Elastik Vitesleri Gibi Uzayan Serüvenler!

1. Usopp: Korkak Savaşçıdan Keskin Nişancıya Dönüşüm Macerası

Yolcu, Usopp... Ah be Usopp! Serinin başlarında, yalanları ve korkaklığıyla nam salmış bu eleman, serinin sonlarına doğru keskin nişancı kralı olmayı hedefliyor. Ama o kadar uzun sürdü ki, Nami'nin hava durumunu tahmin etmesi bile daha hızlı gelişti diyebilirim. East Blue'dan Grand Line'a geçişi bile karakter gelişiminden daha hızlıydı sanki. Adamın potansiyeli var, yalanları bir nevi önsezi gibi, ama o potansiyeli açığa çıkarması için o kadar zaman geçti ki, biz bile dede olduk.

Usopp'un dönüşümü, bir sümüklü böceğin Usain Bolt olmaya çalışması gibi bir şey. Her seferinde "Acaba bu sefer mi?" diye umutlanıyoruz ama sonra yine aynı korkak Usopp beliriyor. Dressrosa'da Sugar'ı bayıltması falan efsaneydi, tamam da, o noktaya gelene kadar çektiğimiz çileye değer miydi, orası tartışılır. Belki de Eiichiro Oda, Usopp'u bilerek böyle yavaş geliştiriyor, çünkü onunla özdeşleşen o korkak ve komik halleri kaybetmek istemiyor. Bilemiyorum, ama sabrımızı sınadığı kesin.

Şimdi Wano'da neler yapacak merak ediyorum. Acaba bu sefer gerçekten bir şeyler başarabilecek mi, yoksa yine bizi hayal kırıklığına mı uğratacak? Usopp'un karakter gelişimini izlemek, bir yandan komik, bir yandan da sinir bozucu. Ama ne olursa olsun, Usopp, Straw Hat tayfasının vazgeçilmez bir parçası. Onun o sakarlıkları, o yalanları, o korkaklığı olmasa, tayfa eksik kalır. Umarım bir gün o keskin nişancı kralı olur da, biz de gururla "İşte bizim Usopp!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Usopp'un yalanları aslında geleceği görme yeteneğinin bir tezahürü olabilir mi? Belki de Usopp, farkında olmadan Haki kullanıyor!

Rota Önerisi: Eğer Usopp'un gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Dressrosa arc'ını tekrar izleyin. Orada Usopp'un kahramanlık anlarına şahit olacaksınız.


2. Nami: Hava Durumu Gurusu ve Harita Çizerinden Daha Fazlası Olması Beklenirken...

Nami, tayfanın beyni, navigatörü, para kasası... Ama bir savaşçı olarak gelişimi, Luffy'nin yemek yeme hızına kıyasla bir hayli yavaş. Tamam, Clima-Tact'ı var, hava durumuyla oynayabiliyor, ama işin içine Haki falan girince, Nami'nin silahları biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan rakiplerle dolu bir ortamda, Nami'nin sadece hava durumuyla yetinmesi biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Zekası, kurnazlığı ve navigasyon yetenekleri onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Nami'nin karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok kaçmaya odaklanması. Tamam, zeki bir taktikçi, ama bazen savaşmaktan kaçmak yerine savaşması gerekiyor. Özellikle tayfayı korumak söz konusu olduğunda, Nami'nin daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Nami'yi bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o zeki ve kurnaz halleri tayfaya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Nami'nin biraz daha güçlenmesi, tayfanın genel gücünü artıracaktır.

Wano'da Zeus'u ele geçirmesi falan iyi hoş, ama Zeus olmadan Nami ne yapacak? Clima-Tact'ı daha da geliştirmesi, Haki kullanmayı öğrenmesi veya farklı dövüş teknikleri geliştirmesi gerekiyor. Nami'nin karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Nami'nin potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Nami, tayfanın en güçlü savaşçılarından biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Nami!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Nami'nin Clima-Tact'ı aslında gelecekte bir tür hava durumu kontrol cihazına dönüşebilir mi? Belki de Nami, gelecekte dünyayı kurtaracak bir teknoloji geliştirecek!

Rota Önerisi: Nami'nin geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Arlong Park arc'ını tekrar izleyin. Orada Nami'nin ne kadar acı çektiğini ve ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz.


3. Chopper: Sevimli Doktorun Canavarlaşma Süreci Neden Bu Kadar Uzun?

Chopper, tayfanın sevimli doktoru, hayvan formunda dövüşebilen bir geyik... Ama dövüş yetenekleri, Luffy'nin açlığına kıyasla bir hayli yavaş gelişiyor. Tamam, Rumble Ball'u var, farklı formlara girebiliyor, ama işin içine Haki falan girince, Chopper'ın formları biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan rakiplerle dolu bir ortamda, Chopper'ın sadece formlarıyla yetinmesi biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Tıp bilgisi, hayvan formları ve Rumble Ball'u onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Chopper'ın karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok tedavi etmeye odaklanması. Tamam, harika bir doktor, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle tayfayı korumak söz konusu olduğunda, Chopper'ın daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Chopper'ı bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o sevimli ve doktor halleri tayfaya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Chopper'ın biraz daha güçlenmesi, tayfanın genel gücünü artıracaktır.

Monster Point'i kontrol etmeyi öğrenmesi falan iyi hoş, ama Monster Point olmadan Chopper ne yapacak? Farklı Rumble Ball kombinasyonları geliştirmesi, Haki kullanmayı öğrenmesi veya farklı dövüş teknikleri geliştirmesi gerekiyor. Chopper'ın karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Chopper'ın potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Chopper, tayfanın en güçlü savaşçılarından biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Chopper!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Chopper'ın Rumble Ball'u aslında gelecekte farklı hayvan formlarına dönüşmesini sağlayacak bir teknolojiye dönüşebilir mi? Belki de Chopper, gelecekte tüm hayvanların dilini anlayacak!

Rota Önerisi: Chopper'ın geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Drum Island arc'ını tekrar izleyin. Orada Chopper'ın ne kadar acı çektiğini ve ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz.


4. Brook: Ruh Kralın Kemikleşmiş Gelişimi... Kelimenin Tam Anlamıyla!

Brook, tayfanın müzisyeni, ruh formunda dövüşebilen bir iskelet... Ama dövüş yetenekleri, Luffy'nin et bulduğundaki sevincine kıyasla bir hayli yavaş gelişiyor. Tamam, Soul Solid'i var, ruh gücünü kullanabiliyor, ama işin içine Haki falan girince, Brook'un yetenekleri biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan rakiplerle dolu bir ortamda, Brook'un sadece ruh gücüyle yetinmesi biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Müzik yeteneği, ruh gücü ve iskelet formu onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Brook'un karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok müzik yapmaya odaklanması. Tamam, harika bir müzisyen, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle tayfayı korumak söz konusu olduğunda, Brook'un daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Brook'u bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o müzisyen ve iskelet halleri tayfaya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Brook'un biraz daha güçlenmesi, tayfanın genel gücünü artıracaktır.

Soul King olması falan iyi hoş, ama Soul King olmadan Brook ne yapacak? Farklı müzik teknikleri geliştirmesi, Haki kullanmayı öğrenmesi veya farklı dövüş teknikleri geliştirmesi gerekiyor. Brook'un karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Brook'un potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Brook, tayfanın en güçlü savaşçılarından biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Brook!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Brook'un ruh gücü aslında gelecekte ölüleri diriltmesini sağlayacak bir güce dönüşebilir mi? Belki de Brook, gelecekte ölümün sırrını çözecek!

Rota Önerisi: Brook'un geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Thriller Bark arc'ını tekrar izleyin. Orada Brook'un ne kadar acı çektiğini ve ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz.


5. Franky: Geminin Marangozu, Ama Hala Süper Güçlü Değil mi?

Franky, tayfanın gemi marangozu, cyborg formunda dövüşebilen bir adam... Ama dövüş yetenekleri, Luffy'nin carne yeme hızına kıyasla bir hayli yavaş gelişiyor. Tamam, Franky Shogun'u var, farklı silahları var, ama işin içine Haki falan girince, Franky'nin silahları biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan rakiplerle dolu bir ortamda, Franky'nin sadece silahlarıyla yetinmesi biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Gemi yapım yeteneği, cyborg formu ve silahları onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Franky'nin karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok gemi yapmaya odaklanması. Tamam, harika bir gemi marangozu, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle tayfayı korumak söz konusu olduğunda, Franky'nin daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Franky'yi bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o gemi marangozu ve cyborg halleri tayfaya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Franky'nin biraz daha güçlenmesi, tayfanın genel gücünü artıracaktır.

General Franky'si falan iyi hoş, ama General Franky olmadan Franky ne yapacak? Farklı silahlar geliştirmesi, Haki kullanmayı öğrenmesi veya farklı dövüş teknikleri geliştirmesi gerekiyor. Franky'nin karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Franky'nin potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Franky, tayfanın en güçlü savaşçılarından biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Franky!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Franky'nin cyborg formu aslında gelecekte farklı gezegenlere gitmesini sağlayacak bir uzay gemisine dönüşebilir mi? Belki de Franky, gelecekte uzayın sırrını çözecek!

Rota Önerisi: Franky'nin geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Water 7/Enies Lobby arc'ını tekrar izleyin. Orada Franky'nin ne kadar acı çektiğini ve ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz.


6. Vivi: Prensesin Savaşçıya Dönüşümünde Turbo Yok Mu?

Vivi, Alabasta'nın prensesi, Luffy'nin eski dostu... Ama savaşçı olarak gelişimi, Luffy'nin uykuya dalma hızına kıyasla bir hayli yavaş. Tamam, Kujakı Slasher'ı var, ama işin içine Haki falan girince, Vivi'nin silahları biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan rakiplerle dolu bir ortamda, Vivi'nin sadece prenses olması biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Zekası, liderlik yetenekleri ve prenses olması onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Vivi'nin karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok ülkesini yönetmeye odaklanması. Tamam, harika bir prenses, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle ülkesini korumak söz konusu olduğunda, Vivi'nin daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Vivi'yi bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o prenses halleri Alabasta'ya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Vivi'nin biraz daha güçlenmesi, ülkesinin genel güvenliğini artıracaktır.

Wano'da neler yapacak merak ediyorum. Acaba bu sefer gerçekten bir şeyler başarabilecek mi, yoksa yine bizi hayal kırıklığına mı uğratacak? Vivi'nin karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Vivi'nin potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Vivi, ülkesinin en güçlü savaşçılarından biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Vivi!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Vivi'nin Kujakı Slasher'ı aslında gelecekte farklı elementleri kontrol etmesini sağlayacak bir silaha dönüşebilir mi? Belki de Vivi, gelecekte dünyayı kurtaracak bir güç olacak!

Rota Önerisi: Vivi'nin geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Alabasta arc'ını tekrar izleyin. Orada Vivi'nin ne kadar acı çektiğini ve ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz.


7. Shirahoshi: Ağlak Prensesin Antik Silah Olma Yükü

Shirahoshi, Deniz Krallarının prensesi, Poseidon... Ama savaşçı olarak gelişimi, Luffy'nin balık yeme hızına kıyasla bir hayli yavaş. Tamam, Deniz Krallarını kontrol edebiliyor, ama işin içine Haki falan girince, Shirahoshi'nin yetenekleri biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan rakiplerle dolu bir ortamda, Shirahoshi'nin sadece prenses olması biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Deniz Krallarını kontrol etme yeteneği ve prenses olması onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Shirahoshi'nin karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok prenses olmaya odaklanması. Tamam, harika bir prenses, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle halkını korumak söz konusu olduğunda, Shirahoshi'nin daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Shirahoshi'yi bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o prenses halleri Deniz Krallığı'na farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Shirahoshi'nin biraz daha güçlenmesi, halkının genel güvenliğini artıracaktır.

Wano'da neler yapacak merak ediyorum. Acaba bu sefer gerçekten bir şeyler başarabilecek mi, yoksa yine bizi hayal kırıklığına mı uğratacak? Shirahoshi'nin karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Shirahoshi'nin potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Shirahoshi, halkının en güçlü savaşçılarından biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Shirahoshi!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Shirahoshi'nin Deniz Krallarını kontrol etme yeteneği aslında gelecekte tüm denizleri kontrol etmesini sağlayacak bir güce dönüşebilir mi? Belki de Shirahoshi, gelecekte dünyayı kurtaracak bir güç olacak!

Rota Önerisi: Shirahoshi'nin geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Fish-Man Island arc'ını tekrar izleyin. Orada Shirahoshi'nin ne kadar acı çektiğini ve ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz.


8. Koby: Amiral Olacakmış Da Biz Göreceğiz Sanki...

Koby, Luffy'nin eski dostu, Denizci... Ama amiral olma yolundaki gelişimi, Luffy'nin seriyi bitirme hızına kıyasla bir hayli yavaş. Tamam, Rokushiki kullanabiliyor, Haki'si var, ama işin içine amiraller falan girince, Koby'nin yetenekleri biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, amirallerle dolu bir ortamda, Koby'nin sadece Denizci olması biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Çalışkanlığı, azmi ve Denizci olması onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Koby'nin karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok Denizci olmaya odaklanması. Tamam, harika bir Denizci, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle adaleti sağlamak söz konusu olduğunda, Koby'nin daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Koby'yi bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o Denizci halleri dünyaya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Koby'nin biraz daha güçlenmesi, dünyanın genel güvenliğini artıracaktır.

Wano'da neler yapacak merak ediyorum. Acaba bu sefer gerçekten bir şeyler başarabilecek mi, yoksa yine bizi hayal kırıklığına mı uğratacak? Koby'nin karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Koby'nin potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Koby, dünyanın en güçlü Denizcilerinden biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Koby!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Koby'nin Rokushiki yeteneği aslında gelecekte farklı boyutlara gitmesini sağlayacak bir güce dönüşebilir mi? Belki de Koby, gelecekte dünyanın sırrını çözecek!

Rota Önerisi: Koby'nin geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Alvida arc'ını tekrar izleyin. Orada Koby'nin ne kadar acı çektiğini ve ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz.


9. Tashigi: Zoro'nun Gölgesi Olmaktan Ne Zaman Kurtulacak?

Tashigi, Denizci, kılıç ustası... Ama kılıç ustalığı seviyesi, Zoro'nun kaybolma hızına kıyasla bir hayli yavaş gelişiyor. Tamam, kılıçları biliyor, ama işin içine Haki falan girince, Tashigi'nin yetenekleri biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan kılıç ustalarıyla dolu bir ortamda, Tashigi'nin sadece kılıç bilmesi biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Kılıç bilgisi, azmi ve Denizci olması onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Tashigi'nin karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok kılıçlara odaklanması. Tamam, harika bir kılıç uzmanı, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle adaleti sağlamak söz konusu olduğunda, Tashigi'nin daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Tashigi'yi bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o kılıç uzmanı halleri dünyaya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Tashigi'nin biraz daha güçlenmesi, dünyanın genel güvenliğini artıracaktır.

Wano'da neler yapacak merak ediyorum. Acaba bu sefer gerçekten bir şeyler başarabilecek mi, yoksa yine bizi hayal kırıklığına mı uğratacak? Tashigi'nin karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Tashigi'nin potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Tashigi, dünyanın en güçlü kılıç ustalarından biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Tashigi!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Tashigi'nin kılıç bilgisi aslında gelecekte tüm kılıçların sırrını çözmesini sağlayacak bir güce dönüşebilir mi? Belki de Tashigi, gelecekte dünyanın sırrını çözecek!

Rota Önerisi: Tashigi'nin geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Loguetown arc'ını tekrar izleyin. Orada Tashigi'nin ne kadar hırslı olduğunu ve ne kadar güçlü olmak istediğini göreceksiniz.


10. Garp: Efsanevi Denizcinin Yaşlılık Sendromu Mu?

Garp, Denizci kahramanı, Luffy'nin dedesi... Ama gençliğindeki gücüne kıyasla gelişimi, Luffy'nin et yeme hızına kıyasla bir hayli yavaş. Tamam, Haki'si var, efsanevi bir Denizci, ama işin içine amiraller falan girince, Garp'ın yetenekleri biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, amirallerle dolu bir ortamda, Garp'ın sadece dede olması biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle vardı. Eskiden efsanevi gücü ve Denizci olması onu çok değerli kılıyordu, ama yaşlılık onu yavaşlatmış gibi.

Garp'ın karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok torunlarına odaklanması. Tamam, harika bir dede, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle adaleti sağlamak söz konusu olduğunda, Garp'ın daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Garp'ı bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o dede halleri dünyaya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Garp'ın biraz daha güçlenmesi, dünyanın genel güvenliğini artıracaktır.

Wano'da neler yapacak merak ediyorum. Acaba bu sefer gerçekten bir şeyler başarabilecek mi, yoksa yine bizi hayal kırıklığına mı uğratacak? Garp'ın karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Garp'ın potansiyeli çok yüksek, ama yaşlılık onu yavaşlatıyor. Umarım bir gün Garp, dünyanın en güçlü Denizcilerinden biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Garp!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Garp'ın Haki'si aslında gelecekte farklı boyutlara gitmesini sağlayacak bir güce dönüşebilir mi? Belki de Garp, gelecekte dünyanın sırrını çözecek!

Rota Önerisi: Garp'ın geçmişini ve efsanevi anlarını daha yakından takip etmek istiyorsanız, Marineford arc'ını tekrar izleyin. Orada Garp'ın ne kadar güçlü olduğunu ve ne kadar zor kararlar vermek zorunda kaldığını göreceksiniz.


11. Rebecca: Kolizeum'dan Sonra Nereye Kayboldu?

Rebecca, Dressrosa'nın gladyatörü, Kyros'un kızı... Ama savaşçı olarak gelişimi, Luffy'nin yemekten sonra uyuma hızına kıyasla bir hayli yavaş. Tamam, Observation Haki'si var, ama işin içine Haki kullanan rakipler falan girince, Rebecca'nın yetenekleri biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan savaşçılarla dolu bir ortamda, Rebecca'nın sadece gladyatör olması biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Hızlılığı, Observation Haki'si ve Kyros'un kızı olması onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Rebecca'nın karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok babasıyla vakit geçirmeye odaklanması. Tamam, harika bir kız, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle ülkesini korumak söz konusu olduğunda, Rebecca'nın daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Rebecca'yı bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o kız halleri Dressrosa'ya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Rebecca'nın biraz daha güçlenmesi, ülkesinin genel güvenliğini artıracaktır.

Wano'da neler yapacak merak ediyorum. Acaba bu sefer gerçekten bir şeyler başarabilecek mi, yoksa yine bizi hayal kırıklığına mı uğratacak? Rebecca'nın karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Rebecca'nın potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Rebecca, Dressrosa'nın en güçlü savaşçılarından biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Rebecca!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Rebecca'nın Observation Haki'si aslında gelecekte farklı boyutlara gitmesini sağlayacak bir güce dönüşebilir mi? Belki de Rebecca, gelecekte dünyanın sırrını çözecek!

Rota Önerisi: Rebecca'nın geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Dressrosa arc'ını tekrar izleyin. Orada Rebecca'nın ne kadar acı çektiğini ve ne kadar güçlü olmak istediğini göreceksiniz.


12. Carrot: Minks'in Gizli Silahı Mı, Yoksa Maskotu Mu?

Carrot, Mink kabilesinden, Sulong formuna girebilen bir savaşçı... Ama savaşçı olarak gelişimi, Luffy'nin kahkaha atma hızına kıyasla bir hayli yavaş. Tamam, Sulong formuna girebiliyor, ama işin içine Haki kullanan rakipler falan girince, Carrot'un yetenekleri biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan savaşçılarla dolu bir ortamda, Carrot'un sadece Sulong formuna girmesi biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Hızlılığı, Sulong formu ve Mink kabilesinden olması onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Carrot'un karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok etrafta zıplamaya odaklanması. Tamam, harika bir Mink, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle tayfayı korumak söz konusu olduğunda, Carrot'un daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Carrot'u bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o Mink halleri tayfaya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Carrot'un biraz daha güçlenmesi, tayfanın genel gücünü artıracaktır.

Wano'da neler yapacak merak ediyorum. Acaba bu sefer gerçekten bir şeyler başarabilecek mi, yoksa yine bizi hayal kırıklığına mı uğratacak? Carrot'un karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Carrot'un potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Carrot, tayfanın en güçlü savaşçılarından biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Carrot!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Carrot'un Sulong formu aslında gelecekte farklı gezegenlere gitmesini sağlayacak bir güce dönüşebilir mi? Belki de Carrot, gelecekte uzayın sırrını çözecek!

Rota Önerisi: Carrot'un geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Zou arc'ını tekrar izleyin. Orada Carrot'un ne kadar güçlü olduğunu ve ne kadar maceraperest olduğunu göreceksiniz.


13. Momonosuke: Ejderha Formu Var Ama Kullanmayı Bilmiyor!

Momonosuke, Kozuki klanından, yapay şeytan meyvesi sayesinde ejderha formuna girebilen bir çocuk... Ama savaşçı olarak gelişimi, Luffy'nin şekerleme yapma hızına kıyasla bir hayli yavaş. Tamam, ejderha formuna girebiliyor, ama işin içine Haki kullanan rakipler falan girince, Momonosuke'nin yetenekleri biraz yetersiz kalıyor gibi. Özellikle Yeni Dünya'da, Haki kullanan savaşçılarla dolu bir ortamda, Momonosuke'nin sadece ejderha formuna girmesi biraz üzücü. Potansiyeli var mı? Kesinlikle var. Soylu kanı, ejderha formu ve Kozuki klanından olması onu çok değerli kılıyor, ama fiziksel olarak daha da güçlenmesi gerekiyor.

Momonosuke'nin karakter gelişiminde en büyük sıkıntı, dövüşmekten çok çocuk olmaya odaklanması. Tamam, harika bir çocuk, ama bazen savaşması gerekiyor. Özellikle ülkesini korumak söz konusu olduğunda, Momonosuke'nin daha cesur ve daha güçlü olması gerekiyor. Belki de Oda, Momonosuke'yi bilerek böyle tutuyor, çünkü onun o çocuk halleri Wano'ya farklı bir boyut katıyor. Ama yine de, Momonosuke'nin biraz daha güçlenmesi, ülkesinin genel güvenliğini artıracaktır.

Wano'da neler yapacak merak ediyorum. Acaba bu sefer gerçekten bir şeyler başarabilecek mi, yoksa yine bizi hayal kırıklığına mı uğratacak? Momonosuke'nin karakter gelişimini izlemek, bir yandan heyecan verici, bir yandan da sinir bozucu. Çünkü Momonosuke'nin potansiyeli çok yüksek, ama o potansiyeli açığa çıkarması için daha çok çalışması gerekiyor. Umarım bir gün Momonosuke, Wano'nun en güçlü liderlerinden biri olur da, biz de gururla "İşte bizim Momonosuke!" deriz.

Seyir Defteri Notu: Momonosuke'nin ejderha formu aslında gelecekte farklı elementleri kontrol etmesini sağlayacak bir güce dönüşebilir mi? Belki de Momonosuke, gelecekte dünyanın sırrını çözecek!

Rota Önerisi: Momonosuke'nin geçmişini ve gelişimini daha yakından takip etmek istiyorsanız, Wano arc'ını tekrar izleyin. Orada Momonosuke'nin ne kadar acı çektiğini ve ne kadar büyümek zorunda kaldığını göreceksiniz.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.