Tek Sezonda Bitip Tamamlanan En İyi 10 Anime: Zaman Kaybı Yok, Doyasıya Anime!

Tek solukta biten, tadı damağınızda kalan en iyi anime serileriyle galaksiler arası bir maceraya hazır ol! Spoiler yok, sadece keyif var.

Şubat 21, 2026 - 15:31
Şubat 21, 2026 - 15:31
 0  1
Tek Sezonda Bitip Tamamlanan En İyi 10 Anime: Zaman Kaybı Yok, Doyasıya Anime!

1. Erased (Boku dake ga Inai Machi)

Yolcu, "Erased" varya, seni alıp 2006'ya ışınlayacak, oradan da hop 1988'e! Satoru Fujinuma diye bir abimiz var, "Yeniden Canlanma" (Revival) diye bir yeteneği var. Bu yetenek sayesinde kötü olayları engellemek için zamanda kısa sıçrayışlar yapıyor. Ama bir gün annesi öldürülünce, olaylar sarpa sarıyor ve Satoru kendini ilkokul çağına geri dönmüş buluyor. Amacı, sınıf arkadaşlarından birinin kaçırılmasını ve cinayetini engellemek.

Abi bu anime o kadar iyi ki, resmen içine çekiyor. Karakterlerin derinliği, gizem unsuru, gerilim... Hepsi bir arada muazzam bir şekilde harmanlanmış. Satoru'nun çocuk haliyle yetişkin zekasını birleştirmesi, olayları çözmeye çalışması falan efsane. Hele o final sahnesi yok mu? Ağzım açık kaldı resmen. Bir de müzikleri var, insanı alıp götürüyor. Özellikle opening'i dinlerken gaza geliyorum.

"Erased" sadece bir gizem-gerilim animesi değil, aynı zamanda arkadaşlık, aile, fedakarlık gibi temaları da işliyor. Satoru'nun arkadaşlarıyla olan ilişkisi, annesiyle olan bağı falan çok dokunaklı. İzlerken hem geriliyorsun, hem de duygulanıyorsun. Kesinlikle izlemen gereken bir başyapıt. Zaten tek sezonluk, hemen bitirirsin.

Seyir Defteri Notu: Dikkat et yolcu, "Erased"in live-action uyarlaması da var. Ama anime bambaşka bir seviyede. Live-action'ı izlemeden önce animeyi bitirmeni şiddetle tavsiye ederim. Spoiler yeme riskini de ortadan kaldırmış olursun.

Rota Önerisi: Eğer "Erased" gibi gizem ve zamanda yolculuk temalı animeleri seviyorsan, "Steins;Gate"e de bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha karmaşık bir hikayesi var.


2. Devilman Crybaby

Yolcu, hazır ol çünkü "Devilman Crybaby" seni karanlık ve acımasız bir dünyaya davet ediyor. Akira Fudo diye bir lise öğrencisi var, çok duygusal ve zayıf bir çocuk. Arkadaşı Ryo Asuka, onu şeytanların varlığına ikna ediyor ve birlikte bir ayin düzenliyorlar. Ayin sırasında Akira, şeytan Amon ile birleşiyor ve Devilman oluyor. Ama şeytanın gücünü kontrol altında tutmayı başarıyor.

Abi bu anime o kadar vahşi ve acımasız ki, izlerken miden bulanabilir. Ama aynı zamanda çok da etkileyici ve düşündürücü. Şeytanların insanları ele geçirmesi, dünyanın kaosa sürüklenmesi falan çok iyi işlenmiş. Akira'nın Devilman olarak şeytanlarla savaşması, insanlığı korumaya çalışması falan çok epik. Ama işler hiç de kolay değil.

"Devilman Crybaby" sadece aksiyon ve şiddet içeren bir anime değil, aynı zamanda insan doğası, ahlak, sevgi gibi derin temaları da işliyor. Akira'nın insan mı yoksa şeytan mı olduğuna karar vermesi, sevdiklerini korumak için nelerden vazgeçeceği falan çok çarpıcı. Bir de müzikleri var, özellikle opening'i dinlerken tüylerim diken diken oluyor. İzlemesi zor ama kesinlikle unutulmaz bir anime.

Seyir Defteri Notu: "Devilman Crybaby"nin yönetmeni Masaaki Yuasa'nın tarzı biraz farklı. Alışmak zaman alabilir ama animeye kendini kaptırdığında bu tarzın ne kadar özgün ve etkileyici olduğunu anlayacaksın.

Rota Önerisi: Eğer "Devilman Crybaby" gibi karanlık ve şiddet içeren animeleri seviyorsan, "Berserk"e de bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha uzun soluklu bir seri.


3. Terror in Resonance (Zankyou no Terror)

Yolcu, "Terror in Resonance" ile aklın sınırlarını zorlamaya hazır ol. Tokyo'da bir terör saldırısı gerçekleşiyor ve arkasında Sphinx adlı iki genç var. Nine ve Twelve adındaki bu gençler, polisle kedi-fare oyunu oynayarak bombalı saldırılar düzenliyorlar. Amaçları sadece kaos yaratmak değil, aynı zamanda dünyaya bir mesaj vermek.

Abi bu anime o kadar zeki ve sürükleyici ki, izlerken resmen nefesim kesildi. Nine ve Twelve'ın planları, polisin onları yakalamaya çalışması, Lisa Mishima adlı bir kızın olaylara dahil olması falan çok iyi işlenmiş. Bombalı saldırıların nedenleri, Sphinx'in gerçek amacı falan sürekli merak uyandırıyor. Bir de müzikleri var, Yoko Kanno'nun besteleri animeye ayrı bir hava katıyor.

"Terror in Resonance" sadece bir terör animesi değil, aynı zamanda toplumsal sorunlar, insan psikolojisi, adalet gibi temaları da işliyor. Nine ve Twelve'ın geçmişi, yaşadıkları travmalar falan çok dokunaklı. İzlerken hem geriliyorsun, hem de düşünüyorsun. Kesinlikle izlemen gereken bir başyapıt.

Seyir Defteri Notu: Anime'deki bulmacaları çözmeye çalışırken dikkatli ol yolcu, çünkü bazıları gerçekten zorlayıcı. Ama çözdüğünde hissedeceğin o tatmin duygusu paha biçilemez.

Rota Önerisi: Eğer "Terror in Resonance" gibi zeki ve sürükleyici animeleri seviyorsan, "Death Note"a da bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha fantastik unsurlar içeriyor.


4. Anohana: The Flower We Saw That Day

Yolcu, mendillerini hazırla çünkü "Anohana" seni gözyaşlarına boğacak. Bir grup çocukluk arkadaşı, Menma adlı bir kızın ölümüyle dağılıyor. Yıllar sonra, Jinta Yadomi adlı bir genç, Menma'nın hayaletini görüyor. Menma'nın bir dileği var ve bu dileği gerçekleştirmek için Jinta'nın eski arkadaşlarıyla tekrar bir araya gelmesi gerekiyor.

Abi bu anime o kadar duygusal ki, izlerken resmen içim parçalandı. Karakterlerin geçmişi, yaşadıkları acılar, birbirleriyle olan ilişkileri falan çok dokunaklı. Menma'nın hayaletinin Jinta'yı yönlendirmesi, arkadaşların tekrar bir araya gelmesi falan çok güzel işlenmiş. Bir de müzikleri var, özellikle ending'i dinlerken gözlerim doluyor.

"Anohana" sadece bir dram animesi değil, aynı zamanda arkadaşlık, kayıp, affetme gibi temaları da işliyor. Çocukluk arkadaşlığının önemi, geçmişle yüzleşmenin zorluğu falan çok iyi anlatılmış. İzlerken hem ağlıyorsun, hem de umutlanıyorsun. Kesinlikle izlemen gereken bir başyapıt.

Seyir Defteri Notu: "Anohana"yı izlerken kendini karakterlerin yerine koy yolcu, onların duygularını anlamaya çalış. Böylece anime'den alacağın keyif katlanacak.

Rota Önerisi: Eğer "Anohana" gibi duygusal animeleri seviyorsan, "Your Lie in April"e de bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha müzik temalı.


5. Puella Magi Madoka Magica

Yolcu, sakın aldanma, "Madoka Magica" ilk bakışta sevimli gözükse de aslında karanlık bir hikaye. Madoka Kaname ve Sayaka Miki adlı iki ortaokul öğrencisi, Kyubey adlı bir yaratıkla karşılaşıyor. Kyubey onlara bir dilek dileyerek Magical Girl olma teklif ediyor. Ama Magical Girl olmak göründüğü kadar masum değil.

Abi bu anime o kadar ters köşe ki, izlerken şok üstüne şok yaşadım. Magical Girl konseptini alıp bambaşka bir boyuta taşımışlar. Şeytanlarla savaşmak, dileklerin sonuçları, kaderin acımasızlığı falan çok iyi işlenmiş. Karakterlerin derinliği, psikolojik gerilim unsuru falan efsane. Bir de müzikleri var, Yuki Kajiura'nın besteleri animeye ayrı bir hava katıyor.

"Madoka Magica" sadece bir Magical Girl animesi değil, aynı zamanda umut, çaresizlik, fedakarlık gibi temaları da işliyor. Magical Girl olmanın bedeli, kaderi değiştirmenin mümkün olup olmadığı falan çok düşündürücü. İzlerken hem geriliyorsun, hem de felsefe yapıyorsun. Kesinlikle izlemen gereken bir başyapıt.

Seyir Defteri Notu: "Madoka Magica"nın devam filmleri de var yolcu. Ama anime tek başına da gayet tatmin edici bir final sunuyor.

Rota Önerisi: Eğer "Madoka Magica" gibi karanlık ve psikolojik animeleri seviyorsan, "Neon Genesis Evangelion"a da bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha karmaşık bir hikayesi var.


6. Kaiba

Yolcu, "Kaiba" seni hafıza ve kimlik üzerine derin bir yolculuğa çıkaracak. Gelecekte, insanlar hafızalarını transfer edebiliyor ve bedenlerini değiştirebiliyorlar. Kaiba adlı bir adam, hafızasını kaybetmiş bir şekilde uyanıyor. Kim olduğunu, nereden geldiğini hatırlamıyor. Tek ipucu, boynundaki bir delik ve içindeki fotoğraflı bir madalyon.

Abi bu anime o kadar farklı ve deneysel ki, izlerken şaşkınlıktan ağzım açık kaldı. Görsel tarzı, hikaye anlatımı, karakter tasarımları falan hepsi çok özgün. Hafıza transferi, beden değiştirme, sınıf ayrımı gibi konular çok iyi işlenmiş. Kaiba'nın hafızasını arayışı, kimliğini bulmaya çalışması falan çok sürükleyici. Bir de müzikleri var, insanı alıp götürüyor.

"Kaiba" sadece bir bilim kurgu animesi değil, aynı zamanda insan doğası, kimlik, hafıza gibi felsefi temaları da işliyor. Hafızanın önemi, kimliğin ne olduğu, bedenin anlamı falan çok düşündürücü. İzlerken hem eğleniyorsun, hem de sorguluyorsun. Kesinlikle izlemen gereken bir başyapıt.

Seyir Defteri Notu: "Kaiba"nın yönetmeni Masaaki Yuasa'nın tarzı biraz farklı. Alışmak zaman alabilir ama animeye kendini kaptırdığında bu tarzın ne kadar özgün ve etkileyici olduğunu anlayacaksın.

Rota Önerisi: Eğer "Kaiba" gibi deneysel ve felsefi animeleri seviyorsan, "Texhnolyze"a da bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha karanlık bir atmosfere sahip.


7. Banana Fish

Yolcu, New York'un karanlık sokaklarına adım atmaya hazır ol çünkü "Banana Fish" seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Ash Lynx adlı bir sokak çetesi lideri, gizemli bir kelime olan "Banana Fish"in peşine düşüyor. Bu kelime, geçmişteki bir savaşta askerlere verilen bir ilaçla ilgili. Ash, bu sırrı çözmeye çalışırken Dino Golzine adlı bir mafya babasıyla karşı karşıya geliyor.

Abi bu anime o kadar sürükleyici ve heyecanlı ki, izlerken yerimde duramadım. Aksiyon sahneleri, karakterlerin derinliği, gizem unsuru falan çok iyi işlenmiş. Ash'in zekası, karizması, Eiji Okumura adlı bir Japon fotoğrafçıyla olan ilişkisi falan çok etkileyici. Bir de müzikleri var, insanı alıp götürüyor.

"Banana Fish" sadece bir aksiyon animesi değil, aynı zamanda arkadaşlık, aşk, travma gibi temaları da işliyor. Ash ve Eiji'nin arasındaki bağ, geçmişin izleri, mafyanın acımasızlığı falan çok dokunaklı. İzlerken hem geriliyorsun, hem de duygulanıyorsun. Kesinlikle izlemen gereken bir başyapıt.

Seyir Defteri Notu: "Banana Fish"in mangası 1980'lerde yayınlanmış yolcu. Anime, mangaya sadık kalarak günümüze uyarlanmış.

Rota Önerisi: Eğer "Banana Fish" gibi aksiyon ve dram içeren animeleri seviyorsan, "91 Days"e de bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha intikam temalı.


8. Houseki no Kuni (Land of the Lustrous)

Yolcu, kristallerin büyülü dünyasına hoş geldin! "Houseki no Kuni" farklı elementlerden oluşan ve ölümsüz olan Houseki (Mücevher) adı verilen canlıların hikayesini anlatıyor. Bu mücevherler, Ay'dan gelen Lunarian'lar tarafından parçalanıp süs eşyası olarak kullanılıyorlar. Phos adlı genç ve kırılgan bir mücevher, savaşmak için uygun olmadığı için bir görev verilmiyor. Ama sonunda kütüphaneci olarak işe başlıyor ve bu sırada dünyanın sırlarını keşfetmeye başlıyor.

Abi bu anime o kadar görsel olarak çarpıcı ki, izlerken gözlerim kamaştı. 3D animasyon tekniğiyle mücevherlerin parıltısı, hareketleri falan çok iyi yansıtılmış. Karakter tasarımları, dövüş sahneleri, atmosfer falan hepsi çok özgün. Phos'un gelişimi, diğer mücevherlerle olan ilişkisi, Lunarian'ların gizemi falan çok sürükleyici. Bir de müzikleri var, insanı alıp götürüyor.

"Houseki no Kuni" sadece bir fantastik animesi değil, aynı zamanda kimlik, varoluş, değişim gibi felsefi temaları da işliyor. Mücevherlerin ölümsüzlüğü, Lunarian'ların amacı, dünyanın sırrı falan çok düşündürücü. İzlerken hem eğleniyorsun, hem de sorguluyorsun. Kesinlikle izlemen gereken bir başyapıt.

Seyir Defteri Notu: "Houseki no Kuni"nin mangası hala devam ediyor yolcu. Anime, mangadaki bazı olayları farklı bir şekilde işlemiş. Bu yüzden animeyi bitirdikten sonra mangaya da göz atabilirsin.

Rota Önerisi: Eğer "Houseki no Kuni" gibi görsel olarak çarpıcı ve felsefi animeleri seviyorsan, "Mushishi"ye de bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha sakin bir atmosfere sahip.


9. Odd Taxi

Yolcu, gece yarısı Tokyo'sunda bir taksiye binmeye ne dersin? "Odd Taxi" Odokawa adlı 41 yaşındaki bir mors taksi şoförünün hikayesini anlatıyor. Odokawa, tuhaf müşterileriyle tanışıyor ve yavaş yavaş bir cinayet davasına karışıyor.

Abi bu anime o kadar zeki ve sürpriz dolu ki, izlerken aklım başımdan gitti. Karakterlerin hepsi hayvan figürleri ama davranışları, diyalogları falan çok gerçekçi. Cinayet davası, karakterlerin sırları, Odokawa'nın geçmişi falan çok iyi işlenmiş. Her bölüm sonunda yeni bir ipucu ortaya çıkıyor ve olaylar daha da karmaşıklaşıyor. Bir de müzikleri var, insanı alıp götürüyor.

"Odd Taxi" sadece bir gizem animesi değil, aynı zamanda toplumsal sorunlar, yalnızlık, iletişim gibi temaları da işliyor. Sosyal medyanın etkisi, ünlü olmanın zorlukları, insanların arasındaki ilişkiler falan çok düşündürücü. İzlerken hem geriliyorsun, hem de felsefe yapıyorsun. Kesinlikle izlemen gereken bir başyapıt.

Seyir Defteri Notu: "Odd Taxi"deki hayvan figürleri sadece görsel bir tercih değil yolcu. Karakterlerin kişiliklerini,rollerini yansıtıyorlar.

Rota Önerisi: Eğer "Odd Taxi" gibi zeki ve sürpriz dolu animeleri seviyorsan, "Ergo Proxy"ye de bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha cyberpunk bir atmosfere sahip.


10. Vivy: Fluorite Eye's Song

Yolcu, yapay zekanın geleceğine tanık olmaya hazır ol! "Vivy: Fluorite Eye's Song" Vivy adlı ilk yapay zeka şarkıcısının hikayesini anlatıyor. Vivy'nin görevi, insanları şarkılarıyla mutlu etmek. Ama bir gün Matsumoto adlı bir yapay zeka ortaya çıkıyor ve Vivy'ye 100 yıl sonraki bir savaşı engellemek için yardım etmesini istiyor.

Abi bu anime o kadar aksiyon dolu ve duygusal ki, izlerken hem heyecanlandım, hem de ağladım. Yapay zekanın gelişimi, insanların makinelerle olan ilişkisi, savaşın sonuçları falan çok iyi işlenmiş. Vivy'nin şarkıları, Matsumoto'nun planları, karakterlerin fedakarlıkları falan çok etkileyici. Bir de müzikleri var, insanı alıp götürüyor.

"Vivy: Fluorite Eye's Song" sadece bir bilim kurgu animesi değil, aynı zamanda kimlik, amaç, insanlık gibi temaları da işliyor. Yapay zekanın duyguları, makinelerin özgürlüğü, geleceğin belirsizliği falan çok düşündürücü. İzlerken hem eğleniyorsun, hem de sorguluyorsun. Kesinlikle izlemen gereken bir başyapıt.

Seyir Defteri Notu: "Vivy: Fluorite Eye's Song"un senaryosu "Re:Zero"nun yazarı Tappei Nagatsuki tarafından yazılmış yolcu. Bu yüzden hikayenin karmaşıklığına şaşırmamak gerek.

Rota Önerisi: Eğer "Vivy: Fluorite Eye's Song" gibi aksiyon ve bilim kurgu içeren animeleri seviyorsan, "Psycho-Pass"e de bir göz atabilirsin. O da efsane bir anime, ama biraz daha distopik bir atmosfere sahip.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.