Tekrar Doğduğu Hayatta Hesap Soran Karakterli 10 Reenkarnasyon Animesi: İntikam Ateşiyle Yanan Ruhlar!

Reenkarnasyonun karanlık sularında intikam arayan ruhların epik yolculuklarına hazır ol! 18 anime önerisiyle, geçmişin gölgeleriyle hesaplaşmaya davetlisin.

Şubat 21, 2026 - 15:28
Şubat 21, 2026 - 15:28
 0  0
Tekrar Doğduğu Hayatta Hesap Soran Karakterli 10 Reenkarnasyon Animesi: İntikam Ateşiyle Yanan Ruhlar!

1. "Mushoku Tensei: Jobless Reincarnation" - Hayata Yeniden Başlamak Ama Nasıl?

Yolcu, "Mushoku Tensei" var ya, işte o bildiğin reenkarnasyon olayını bambaşka bir boyuta taşıyor. Adamımız bildiğin NEET, asosyalın teki. Bir gün kamyon çarpıyor ve hop, bebek olarak uyanıyor! Ama bu sefer işler farklı. Büyü yetenekleri tavan, zeka desen keza. Ama en önemlisi, geçmişteki hatalarından ders çıkarmaya kararlı. İşte bu yüzden bu anime, sadece güçlenip düşmanları yenmekten çok daha fazlası. Rudues'in geçmişiyle yüzleşmesi, yeni bir aile kurması ve hayatta anlam araması seni de derinden etkileyecek. Büyü sistemi o kadar detaylı ki, sanki gerçek bir evrenmiş gibi hissediyorsun. Her büyü elementinin kendine özgü özellikleri, kullanım alanları falan... Tam bir büyü delisi olacaksın! Animasyonlar da cabası. Savaş sahneleri falan, ağzın açık izleyeceksin.

Bu serideki karakter gelişimine bayılıyorum. Rudues'in geçmişteki travmalarıyla başa çıkma çabası, yeni insanlarla kurduğu bağlar... Hepsi çok gerçekçi ve dokunaklı. Özellikle Eris ile olan ilişkisi, inişleri ve çıkışlarıyla tam bir duygusal rollercoaster. Bir de işin içine politika, savaşlar falan girince, olay bambaşka bir boyuta taşınıyor. Yani sadece büyü yapıp canavar kesmekle kalmıyor, aynı zamanda krallıklar arası entrikalara da dahil oluyorsun.

Ha bu arada, sakın "Mushoku Tensei"yi klasik bir isekai sanma. Bu anime, reenkarnasyon temasını çok daha derinlemesine işliyor. Geçmişin hatalarından ders çıkarma, yeni bir hayata başlama, aile bağları gibi konulara odaklanıyor. Ve bunu yaparken de seni sıkmıyor, aksine ekrana kilitliyor. Eğer reenkarnasyon temalı bir anime arıyorsan ve "sadece güçlenip herkesi yeneceğim" kafasında değilsen, "Mushoku Tensei" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Büyü sistemine dikkat! Her elementin kendine özgü incelikleri var. Hangi elementin hangi durumlarda daha etkili olduğunu öğrenmek, savaşlarda sana büyük avantaj sağlayacak.

Rota Önerisi: Eğer "Mushoku Tensei"yi sevdiysen, "That Time I Got Reincarnated as a Slime" da tam sana göre. O da reenkarnasyon temalı ama daha komik ve eğlenceli bir yapım.


2. "The Rising of the Shield Hero" - Kalkan Kahramanı mı? Dalga mı Geçiyorsunuz?

Şimdi yolcu, "The Rising of the Shield Hero" var ya, o bildiğin kahramanlık hikayelerine falan benzemiyor. Adamımız Naofumi, bildiğin bir kitap kurdu. Bir gün kütüphanede eski bir kitap buluyor ve hop, kendini başka bir dünyada buluyor. Ama ne kahramanlık! Kalkan Kahramanı seçiliyor. Ee, kalkanla ne yapacaksın? Saldıramıyorsun, bir işe yaramıyor. Üstüne bir de iftiraya uğruyor, herkes ona düşman kesiliyor. İşte bu noktadan sonra Naofumi'nin intikam yolculuğu başlıyor. Ama bu intikam, bildiğin "ben herkesi öldüreceğim" tarzında değil. Naofumi, kendini kanıtlamaya, itibarını geri kazanmaya ve bu dünyaya yardım etmeye çalışıyor.

Bu animede en sevdiğim şey, Naofumi'nin karakter gelişimi. İftiraya uğradıktan sonra tamamen değişiyor. Daha acımasız, daha pragmatik oluyor. Ama içindeki iyiliği de kaybetmiyor. Raphtalia ile olan ilişkisi de çok güzel. Kölelikten kurtardığı Raphtalia, Naofumi'nin en yakın dostu ve en büyük destekçisi oluyor. Birlikte zorlukların üstesinden geliyorlar, birbirlerine güç veriyorlar. Bu anime, sadece aksiyon ve fantastikten ibaret değil. Aynı zamanda arkadaşlık, güven, adalet gibi temaları da işliyor.

Sakın "The Rising of the Shield Hero"yu klasik bir isekai sanma. Bu anime, kahramanlık kavramını sorgulatıyor. Kahraman olmak için güçlü olmak mı gerekiyor? Yoksa doğru olanı yapmak mı? Naofumi'nin hikayesi, bu sorulara cevap arıyor. Eğer farklı bir kahramanlık hikayesi arıyorsan ve "herkes bana düşman ama ben yine de iyilik yapacağım" kafasında değilsen, "The Rising of the Shield Hero" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Kalkanın özelliklerine dikkat! Naofumi, kalkanını farklı materyallerle güçlendirerek yeni yetenekler kazanıyor. Hangi materyalin hangi özelliği verdiğini öğrenmek, savaşlarda sana büyük avantaj sağlayacak.

Rota Önerisi: Eğer "The Rising of the Shield Hero"yu sevdiysen, "Arifureta: From Commonplace to World's Strongest" da tam sana göre. O da benzer temaları işliyor ama daha karanlık ve acımasız bir yapım.


3. "Re:Zero - Starting Life in Another World" - Öl, Tekrar Doğ, Öl, Tekrar Doğ... Sonsuza Kadar!

Yolcu, "Re:Zero" var ya, o seni bildiğin depresyona sokar. Adamımız Subaru, marketten dönerken bir anda kendini başka bir dünyada buluyor. Ama bu dünya, bildiğin fantastik dünyalara falan benzemiyor. Tehlike her yerde, ölüm kol geziyor. Subaru'nun özel bir yeteneği var: Öldükten sonra zamanı geri sarabiliyor. Ama bu yetenek, ona hiçbir avantaj sağlamıyor. Çünkü her öldüğünde acı çekiyor, umutsuzluğa kapılıyor. Ve en kötüsü, kimse onun zamanı geri sardığını hatırlamıyor.

Bu animede en sevdiğim şey, Subaru'nun karakter gelişimi. Başlarda bildiğin şımarık bir veletken, zamanla olgunlaşıyor, sorumluluk almayı öğreniyor. Her ölüm, onu daha da güçlendiriyor. Ama bu güç, bildiğin fiziksel güç falan değil. Subaru, zekasını, stratejilerini ve insanlarla olan ilişkilerini geliştiriyor. Emilia ile olan ilişkisi de çok güzel. Emilia, Subaru'nun umudu, motivasyonu oluyor. Subaru, Emilia'yı korumak için her şeyi yapmaya hazır.

Sakın "Re:Zero"yu klasik bir isekai sanma. Bu anime, psikolojik gerilim ve dramı çok iyi harmanlıyor. Her bölüm, seni gerim gerim geriyor. Subaru'nun çaresizliği, umutsuzluğu seni de derinden etkiliyor. Eğer karanlık ve zorlu bir reenkarnasyon hikayesi arıyorsan ve "her şey güllük gülistanlık olacak" kafasında değilsen, "Re:Zero" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Subaru'nun her ölümünden sonra çevresindeki detaylara dikkat et! Zamanı geri sardığında bazı şeyler değişmiş olabilir. Bu değişiklikler, sana gelecekteki olaylar hakkında ipuçları verebilir.

Rota Önerisi: Eğer "Re:Zero"yu sevdiysen, "Erased" da tam sana göre. O da zaman yolculuğu temalı ama daha gizemli ve sürükleyici bir yapım.


4. "Arifureta: From Commonplace to World's Strongest" - Ezikten Süper Güce!

Yolcu, "Arifureta" var ya, o bildiğin underdog hikayesi. Adamımız Nagumo, bildiğin sınıfın ezik karakteri. Bir gün sınıf arkadaşlarıyla birlikte başka bir dünyaya ışınlanıyorlar. Herkes güçlü yetenekler kazanırken, Nagumo sadece basit bir simyacı oluyor. Ama bir zindanda ihanete uğruyor, derinlere düşüyor ve hayatta kalmak için kendini geliştirmek zorunda kalıyor. İşte bu noktadan sonra Nagumo, bildiğin süper güçlü bir karaktere dönüşüyor. Ama bu güç, ona pahalıya mal oluyor. Nagumo, insanlığını kaybediyor, acımasızlaşıyor.

Bu animede en sevdiğim şey, Nagumo'nun dönüşümü. Ezik bir karakterden süper güçlü bir karaktere dönüşmesi çok etkileyici. Ama bu dönüşüm, onu iyi bir insan yapmıyor. Nagumo, intikam hırsıyla yanıp tutuşuyor, önüne çıkan herkesi yok etmeye hazır. Yue ile olan ilişkisi de çok ilginç. Yue, güçlü bir vampir ama Nagumo'ya aşık oluyor ve onun sadık bir yoldaşı oluyor. Birlikte zorlukların üstesinden geliyorlar, birbirlerine güç veriyorlar.

Sakın "Arifureta"yı klasik bir isekai sanma. Bu anime, karanlık ve acımasız bir hikaye anlatıyor. Nagumo'nun intikam yolculuğu, seni derinden etkileyecek. Eğer güçlü bir karakterin yükselişini izlemek istiyorsan ve "herkes iyi olacak" kafasında değilsen, "Arifureta" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Nagumo'nun kullandığı silah ve ekipmanlara dikkat et! Simyacılık yeteneği sayesinde çok çeşitli silahlar ve ekipmanlar üretebiliyor. Hangi silahın hangi durumlarda daha etkili olduğunu öğrenmek, savaşlarda sana büyük avantaj sağlayacak.

Rota Önerisi: Eğer "Arifureta"yı sevdiysen, "Overlord" da tam sana göre. O da benzer temaları işliyor ama daha stratejik ve entrikalarla dolu bir yapım.


5. "That Time I Got Reincarnated as a Slime" - Balçık Olarak Yeniden Doğmak mı? Ciddiyim!

Yolcu, "Tensura" var ya, o bildiğin kafa dağıtmalık anime. Adamımız Satoru, sokakta bıçaklanarak ölüyor ve bir anda kendini başka bir dünyada balçık (slime) olarak buluyor! Evet, yanlış duymadın, bildiğin balçık. Ama bu balçık, sıradan bir balçık değil. Özel bir yeteneği var: Tükettiği her şeyin yeteneklerini kazanabiliyor. İşte bu noktadan sonra Rimuru (yeni adı), bildiğin efsanevi bir varlığa dönüşüyor. Ama bu dönüşüm, onu kötü yapmıyor. Rimuru, barışçıl bir şekilde yaşamak, canavarlar ve insanlar arasında bir köprü kurmak istiyor.

Bu animede en sevdiğim şey, Rimuru'nun liderlik vasıfları. Canavarlara önderlik ediyor, onlara yeni bir yaşam sunuyor. İnsanlarla işbirliği yapıyor, ticaret yolları kuruyor. Rimuru, sadece güçlü bir savaşçı değil, aynı zamanda akıllı bir yönetici. Büyük Bilge ile olan ilişkisi de çok komik. Büyük Bilge, Rimuru'nun zihninde yaşayan ve ona her konuda yardımcı olan bir yapay zeka. Birlikte komik diyaloglara giriyorlar, birbirlerine akıl veriyorlar.

Sakın "Tensura"yı klasik bir isekai sanma. Bu anime, komedi, aksiyon ve fantastik unsurları çok iyi harmanlıyor. Rimuru'nun maceraları, seni güldürecek ve eğlendirecek. Eğer eğlenceli ve macera dolu bir reenkarnasyon hikayesi arıyorsan ve "her şey çok ciddi olacak" kafasında değilsen, "Tensura" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Rimuru'nun tükettiği canavarların yeteneklerine dikkat et! Hangi canavarın hangi yeteneği verdiğini öğrenmek, savaşlarda sana büyük avantaj sağlayacak.

Rota Önerisi: Eğer "Tensura"yı sevdiysen, "Kuma Kuma Kuma Bear" da tam sana göre. O da benzer temaları işliyor ama daha sevimli ve rahatlatıcı bir yapım.


6. "Overlord" - Artık Kötü Adam Olma Zamanı!

Yolcu, "Overlord" var ya, işte o bildiğin "güç bende artık" animesi. Adamımız Momonga, popüler bir online oyunun kapanış gününde oyunda kalmaya karar veriyor. Ama bir anda kendini oyunun içinde buluyor! Ve en önemlisi, karakteri bildiğin iskelet büyücü, yani kötü adam. Ama Momonga, kötü olmak istemiyor. Sadece eski arkadaşlarını bulmak ve bu dünyayı keşfetmek istiyor. Ama etrafındaki NPC'ler canlanınca ve ona sadakat yemini edince, işler değişiyor. Momonga, istemeden de olsa bir kötü adam imparatorluğunun lideri oluyor.

Bu animede en sevdiğim şey, Momonga'nın çaresizliği. Güçlü olmasına rağmen ne yapacağını bilmiyor. Eski arkadaşlarını ararken bir yandan da imparatorluğunu yönetmek zorunda kalıyor. Albedo ve Shalltear ile olan ilişkisi de çok komik. Albedo, Momonga'ya deliler gibi aşık bir succubus. Shalltear ise güçlü bir vampir ve Momonga'nın sadık bir hizmetkarı. İkisi de Momonga'nın ilgisini çekmek için birbirleriyle yarışıyorlar.

Sakın "Overlord"u klasik bir isekai sanma. Bu anime, strateji, entrika ve aksiyonu çok iyi harmanlıyor. Momonga'nın imparatorluğunu yönetme çabaları, seni derinden etkileyecek. Eğer güçlü bir karakterin yükselişini izlemek istiyorsan ve "herkes iyi olacak" kafasında değilsen, "Overlord" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Momonga'nın kullandığı büyülere ve eşyalara dikkat et! Oyundaki tüm bilgisi sayesinde inanılmaz derecede güçlü. Hangi büyünün hangi durumlarda daha etkili olduğunu öğrenmek, savaşlarda sana büyük avantaj sağlayacak.

Rota Önerisi: Eğer "Overlord"u sevdiysen, "Saga of Tanya the Evil" da tam sana göre. O da benzer temaları işliyor ama daha askeri ve stratejik bir yapım.


7. "Saga of Tanya the Evil" - Küçük Kız Vücudunda Bir Savaş Delisi!

Yolcu, "Youjo Senki" var ya, o bildiğin "savaşmak için doğmuşum" animesi. Adamımız, ateist bir Japon iş adamı. İşten atılan bir çalışanıyla tartışırken trenin önüne itiliyor ve ölüyor. Ama Tanrı, onun ateistliğini kabul etmiyor ve onu başka bir dünyaya, savaşın ortasına gönderiyor. Ama bu sefer bir kız çocuğu olarak reenkarne oluyor! Tanya Degurechaff, savaş yetenekleri sayesinde hızla yükseliyor ve imparatorluğun en tehlikeli askerlerinden biri oluyor. Ama Tanya, savaşmak istemiyor. Sadece güvenli bir şekilde yaşamak ve Tanrı'ya meydan okumak istiyor.

Bu animede en sevdiğim şey, Tanya'nın zekası ve acımasızlığı. Savaş taktikleri, stratejileri seni hayran bırakacak. Ama Tanya, iyi bir insan değil. Sadece kendi çıkarlarını düşünüyor ve hedefine ulaşmak için her şeyi yapmaya hazır. Erich von Rerugen ile olan ilişkisi de çok ilginç. Rerugen, Tanya'nın yeteneklerini takdir ediyor ama aynı zamanda ondan korkuyor. İkisi de birbirlerine güvenmiyorlar ama birlikte çalışmak zorundalar.

Sakın "Youjo Senki"yi klasik bir isekai sanma. Bu anime, savaş, politika ve felsefeyi çok iyi harmanlıyor. Tanya'nın savaş meydanındaki maceraları, seni derinden etkileyecek. Eğer stratejik bir anime arıyorsan ve "herkes iyi olacak" kafasında değilsen, "Youjo Senki" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Tanya'nın kullandığı büyülü silah ve ekipmanlara dikkat et! Büyü yetenekleri sayesinde savaş meydanında çok etkili olabiliyor. Hangi büyünün hangi durumlarda daha etkili olduğunu öğrenmek, savaşlarda sana büyük avantaj sağlayacak.

Rota Önerisi: Eğer "Youjo Senki"yi sevdiysen, "Code Geass" da tam sana göre. O da benzer temaları işliyor ama daha politik ve entrikalarla dolu bir yapım.


8. "Tsukimichi: Moonlit Fantasy" - Tanrıça Tarafından Terk Edilmek mi? Pes!

Yolcu, "Tsukimichi" var ya, o bildiğin "benim yolumdan çekilin" animesi. Adamımız Makoto, sıradan bir lise öğrencisi. Ailesi tarafından başka bir dünyaya ışınlanıyor. Ama Tanrıça, onun yüzünü beğenmiyor ve onu dünyanın en uzak köşesine, canavarların yaşadığı bir yere gönderiyor. Makoto, insanlarla iletişim kuramıyor, kimse ona yardım etmiyor. Ama Makoto, pes etmiyor. Kendi yeteneklerini geliştiriyor, canavarlarla arkadaş oluyor ve kendi krallığını kuruyor.

Bu animede en sevdiğim şey, Makoto'nun pes etmemesi ve kendi yolunu çizmesi. Tanrıça tarafından terk edilmesine rağmen güçlü kalıyor ve kendi krallığını kuruyor. Tomoe ve Mio ile olan ilişkisi de çok komik. Tomoe, güçlü bir ejderha. Mio ise bir örümcek iblisi. İkisi de Makoto'ya sadık ve onun için her şeyi yapmaya hazır. Ama birbirleriyle sürekli kavga ediyorlar ve Makoto'yu kıskanıyorlar.

Sakın "Tsukimichi"yi klasik bir isekai sanma. Bu anime, komedi, macera ve fantastik unsurları çok iyi harmanlıyor. Makoto'nun krallığını kurma çabaları, seni derinden etkileyecek. Eğer eğlenceli ve macera dolu bir reenkarnasyon hikayesi arıyorsan ve "herkes bana yardım edecek" kafasında değilsen, "Tsukimichi" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Makoto'nun kullandığı okçuluk yeteneklerine dikkat et! Okları sayesinde çok çeşitli büyülü efektler yaratabiliyor. Hangi okun hangi durumlarda daha etkili olduğunu öğrenmek, savaşlarda sana büyük avantaj sağlayacak.

Rota Önerisi: Eğer "Tsukimichi"yi sevdiysen, "Isekai Nonbiri Nouka" da tam sana göre. O da benzer temaları işliyor ama daha sakin ve huzurlu bir yapım.


9. "Kemono Michi: Rise Up Beastar" - Hayvan Sevgisiyle Dolu Bir Güreşçi!

Yolcu, "Hataage! Kemono Michi" var ya, o bildiğin "hayvanları seviyorum ve güreşiyorum" animesi. Adamımız Shibata Genzo, profesyonel bir güreşçi. Ama hayvanlara olan sevgisi, güreşten bile daha önemli. Bir gün ringde bir prenses tarafından başka bir dünyaya ışınlanıyor. Prenses, ondan canavarları yok etmesini istiyor. Ama Genzo, canavarları yok etmek yerine onlarla arkadaş olmak istiyor. İşte bu noktadan sonra Genzo, bildiğin bir hayvan barınağı açıyor ve canavarlarla birlikte yaşamaya başlıyor.

Bu animede en sevdiğim şey, Genzo'nun hayvanlara olan sevgisi ve komik tavırları. Canavarlarla olan ilişkisi, seni güldürecek. Hiroyuki ve Shigure ile olan ilişkisi de çok komik. Hiroyuki, Genzo'nun menajeri ve onun çılgın fikirlerine ayak uydurmaya çalışıyor. Shigure ise Genzo'ya aşık bir kız ve onun ilgisini çekmek için her şeyi yapıyor.

Sakın "Kemono Michi"yi klasik bir isekai sanma. Bu anime, komedi ve hayvan sevgisini çok iyi harmanlıyor. Genzo'nun hayvan barınağındaki maceraları, seni derinden etkileyecek. Eğer eğlenceli ve macera dolu bir reenkarnasyon hikayesi arıyorsan ve "her şey çok ciddi olacak" kafasında değilsen, "Kemono Michi" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Genzo'nun güreş tekniklerine dikkat et! Güreş yetenekleri sayesinde canavarlarla başa çıkabiliyor. Hangi güreş tekniğinin hangi durumlarda daha etkili olduğunu öğrenmek, savaşlarda sana büyük avantaj sağlayacak.

Rota Önerisi: Eğer "Kemono Michi"yi sevdiysen, "Konosuba" da tam sana göre. O da benzer temaları işliyor ama daha absürt ve komik bir yapım.


10. "Konosuba: God's Blessing on This Wonderful World!" - Yeniden Doğuşun Böylesi!

Yolcu, "Konosuba" var ya, işte o bildiğin "keşke ölmeseydim" animesi. Adamımız Kazuma, asosyal bir oyun bağımlısı. Bir gün bir kızı kurtarmaya çalışırken ölüyor. Ama cennette Tanrıça Aqua ile tanışıyor. Aqua, Kazuma'yı aşağılıyor ve ona başka bir dünyada yeniden doğma şansı veriyor. Ama Kazuma, Aqua'yı da yanına alıyor! Ve işte macera başlıyor. Kazuma, Aqua, Megumin ve Darkness ile birlikte bir maceracı grubu kuruyor. Ama bu grup, bildiğin beceriksizler ordusu. Sürekli sorun çıkarıyorlar, görevleri batırıyorlar ve para sıkıntısı çekiyorlar.

Bu animede en sevdiğim şey, karakterlerin komikliği ve uyumsuzluğu. Kazuma, sürekli Aqua'yı azarlıyor. Aqua, sürekli ağlıyor. Megumin, sürekli patlamalar yapıyor. Darkness ise sürekli dayak yemek istiyor. Bu dört karakterin bir araya gelmesi, tam bir felaket. Ama bu felaket, seni güldürmekten öldürecek.

Sakın "Konosuba"yı klasik bir isekai sanma. Bu anime, komedi ve parodiyi çok iyi harmanlıyor. Kazuma'nın maceracı grubundaki maceraları, seni derinden etkileyecek. Eğer eğlenceli ve macera dolu bir reenkarnasyon hikayesi arıyorsan ve "her şey çok ciddi olacak" kafasında değilsen, "Konosuba" tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Karakterlerin yeteneklerine dikkat et! Her karakterin kendine özgü güçlü ve zayıf yönleri var. Hangi yeteneğin hangi durumlarda daha etkili olduğunu öğrenmek, savaşlarda sana büyük avantaj sağlayacak.

Rota Önerisi: Eğer "Konosuba"yı sevdiysen, "Cautious Hero: The Hero Is Overpowered but Overly Cautious" da tam sana göre. O da benzer temaları işliyor ama daha absürt ve komik bir yapım.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.