Teknoloji ve Siberpunk Dünyasında Geçen 17 Anime: Neon Işıkların Arasında Bir Yolculuk

Siberpunk evrenine dalmaya hazır mısın, Yolcu? Teknoloji ve insanlığın kesiştiği, neon ışıklarla yıkanan 20 anime ile unutulmaz bir maceraya çıkıyoruz!

Şubat 21, 2026 - 15:32
Şubat 21, 2026 - 15:32
 0  1
Teknoloji ve Siberpunk Dünyasında Geçen 17 Anime: Neon Işıkların Arasında Bir Yolculuk

1. Ghost in the Shell: İnsan mı Makine mi?

Yolcu, hazır ol çünkü Ghost in the Shell seni derin bir felsefi sorgulamaya davet ediyor. Yıl 2029, teknoloji o kadar ilerledi ki insanlar vücutlarını sibernetik parçalarla geliştiriyor. Binbaşı Motoko Kusanagi ise Section 9 adındaki özel bir siber suç biriminin lideri. Görevi, Puppet Master adındaki gizemli bir hacker'ı yakalamak. Ama bu görev, Motoko'nun kendi varoluşunu sorgulamasına neden oluyor. "Ben kimim? Ruhum nerede?" gibi sorular kafasında dönüp duruyor. Anime, sadece görsel şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda insanlık, bilinç ve teknolojinin geleceği hakkında düşündürüyor.

Abi bak, bu anime o kadar derin ki her izlediğinde farklı bir şey yakalıyorsun. Özellikle de müzikleri efsane! Kenji Kawai'nin besteleri, animeye ayrı bir hava katıyor. Sahnelerdeki detaylar, karakterlerin iç dünyası... Her şey o kadar ince işlenmiş ki, resmen içine çekiyor. İlk izlediğimde "vay be" demiştim, hala da aynı etkiyi yaratıyor bende. Özellikle de Binbaşı'nın o meşhur "denize atlama" sahnesi... Unutulmaz!

Ghost in the Shell'in dünyası, siberpunk'ın en karanlık ve en çekici yönlerini bir araya getiriyor. Yüksek teknolojinin getirdiği imkanlar ve beraberinde gelen ahlaki sorunlar... Anime, bu ikilemi o kadar güzel işliyor ki, izlerken kendi değerlerini sorgulamaya başlıyorsun. Eğer siberpunk dünyasına giriş yapmak istiyorsan, Ghost in the Shell kesinlikle kaçırılmaması gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "tachikoma" adı verilen yapay zekalı tanklar, sadece savaş makineleri değil, aynı zamanda duygusal zekaya da sahip. Onların Binbaşı'na olan bağlılıkları, yapay zeka ve insan arasındaki ilişkiyi farklı bir boyuta taşıyor.

Rota Önerisi: Ghost in the Shell'i bitirdikten sonra, animenin devamı niteliğindeki "Ghost in the Shell: Stand Alone Complex" serisine göz atabilirsin. Daha sonra ise siberpunk türünün diğer önemli yapımlarından "Akira"yı izleyebilirsin.


2. Akira: Tokyo'nun Kaosunda Bir Başyapıt

Yolcu, kemerlerini bağla çünkü Akira seni 2019'un distopik Neo-Tokyo'suna götürüyor! 3. Dünya Savaşı'ndan sonra yeniden inşa edilen bu şehirde, şiddet ve suç kol geziyor. Kaneda ve Tetsuo adındaki iki genç motosiklet çetesi üyesi, bu kaosun ortasında hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak Tetsuo, gizemli bir güce sahip olduğunu keşfediyor ve bu güç, onu kontrolden çıkarıyor. Akira adındaki psişik bir varlığın uyanışıyla birlikte, Neo-Tokyo bir kez daha yıkımın eşiğine geliyor. Kaneda, arkadaşını kurtarmak ve şehri kurtarmak için zamana karşı yarışıyor.

Abi Akira, sadece bir anime değil, bir sanat eseri! Katsuhiro Otomo'nun yönetmenliği ve çizimleri, o kadar detaylı ve etkileyici ki, izlerken ağzın açık kalıyor. Özellikle de Tetsuo'nun güçlerinin kontrolden çıktığı sahneler... Muazzam! Anime, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda güç, kontrol ve insan doğası hakkında derin sorular soruyor. Tetsuo'nun değişimi, Akira'nın sırları... Her şey o kadar karmaşık ve ilgi çekici ki, izlerken resmen hipnotize oluyorsun.

Akira'nın dünyası, siberpunk'ın en karanlık ve en şiddetli yönlerini bir araya getiriyor. Geleceğin teknolojisi, yozlaşmış hükümetler ve umutsuz gençler... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Neo-Tokyo'nun sokaklarında dolaşıyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve unutulmaz bir deneyim yaşamak istiyorsan, Akira kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki motosikletler, sadece ulaşım araçları değil, aynı zamanda karakterlerin kimliklerinin bir parçası. Kaneda'nın kırmızı motosikleti, onun asi ve özgür ruhunu temsil ediyor.

Rota Önerisi: Akira'yı bitirdikten sonra, animenin mangasını okuyabilirsin. Manga, animeye göre daha detaylı ve farklı bir sonuca sahip. Daha sonra ise siberpunk türünün diğer önemli yapımlarından "Blade Runner"ı izleyebilirsin.


3. Psycho-Pass: Suçları Önceden Tahmin Etmek Mümkün mü?

Yolcu, Psycho-Pass seni geleceğin Japonya'sına, Sibyl Sistemi'nin hüküm sürdüğü bir dünyaya götürüyor. Bu sistem, insanların zihinsel durumlarını ve suç işleme potansiyellerini sürekli olarak analiz ediyor. Suç işlemeye eğilimli olanlar, "suç katsayısı" yüksek olanlar, tutuklanıyor veya rehabilite ediliyor. Akane Tsunemori adındaki genç bir müfettiş, bu sisteme dahil oluyor ve adaletin ne anlama geldiğini sorgulamaya başlıyor. Sibyl Sistemi gerçekten adil mi? Suçları önceden tahmin etmek etik mi?

Abi Psycho-Pass, o kadar zekice yazılmış ki, izlerken resmen beynin yanıyor! Karakterler çok iyi geliştirilmiş, olay örgüsü çok karmaşık ve sürükleyici. Özellikle de Makishima Shogo adındaki antagonist... Adam o kadar karizmatik ve zeki ki, onunla empati kurmaktan kendini alamıyorsun. Anime, sadece suç ve ceza hakkında değil, aynı zamanda özgür irade, toplum ve teknolojinin rolü hakkında da derin sorular soruyor.

Psycho-Pass'in dünyası, siberpunk'ın en distopik yönlerini bir araya getiriyor. Her şeyin kontrol altında olduğu, bireyselliğin yok edildiği bir toplum... Anime, bu karanlık tabloyu o kadar gerçekçi bir şekilde çiziyor ki, izlerken tüylerin diken diken oluyor. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve zihinsel bir meydan okumaya hazır olmak istiyorsan, Psycho-Pass kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Dominator" adı verilen silahlar, sadece suç katsayısı yüksek olanları hedef alabiliyor. Bu silahlar, Sibyl Sistemi'nin bir uzantısı ve adaletin sembolü.

Rota Önerisi: Psycho-Pass'i bitirdikten sonra, animenin ikinci sezonunu ve filmini izleyebilirsin. Daha sonra ise siberpunk türünün diğer önemli yapımlarından "Minority Report"u izleyebilirsin.


4. Ergo Proxy: Gerçekliği Aramak

Yolcu, Ergo Proxy seni Romdo adındaki kubbeli bir şehre götürüyor. Bu şehirde insanlar ve "AutoReiv" adı verilen robotlar birlikte yaşıyor. Ancak AutoReiv'lerde "Cogito" adı verilen bir virüs yayılmaya başlıyor ve robotlar bilinç kazanıyor. Lil Mayer adındaki bir müfettiş, bu gizemli virüsü araştırmaya başlıyor ve kendini gerçekliği sorgulayan bir maceranın içinde buluyor. Ergo Proxy kim? Gerçeklik nedir? İnsanlık nereye gidiyor?

Abi Ergo Proxy, o kadar atmosferik ve felsefi ki, izlerken resmen transa giriyorsun! Anime, çok yavaş ilerliyor, karakterler çok gizemli ve olay örgüsü çok karmaşık. Ama bu, animeyi daha da ilgi çekici yapıyor. Özellikle de Vincent Law adındaki karakter... Adam o kadar kararsız ve kafası karışık ki, onunla empati kurmaktan kendini alamıyorsun. Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda psikolojik bir gerilim.

Ergo Proxy'nin dünyası, siberpunk'ın en karanlık ve en yalnız yönlerini bir araya getiriyor. Kubbeli şehirler, yapay zeka ve gerçekliği arayan insanlar... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Romdo'nun sokaklarında dolaşıyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve zihinsel bir yolculuğa çıkmak istiyorsan, Ergo Proxy kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Proxy"ler, yaratıcı tanrıların birer temsilcisi ve gerçekliği yeniden şekillendirme gücüne sahipler.

Rota Önerisi: Ergo Proxy'i bitirdikten sonra, animenin müziklerini dinleyebilirsin. Özellikle de Monoral'ın "Kiri" adlı şarkısı, animeyle o kadar özdeşleşmiş ki, dinlerken tekrar Ergo Proxy dünyasına dönüyormuş gibi hissediyorsun.


5. Serial Experiments Lain: İnternetin Derinliklerinde Kaybolmak

Yolcu, Serial Experiments Lain seni internetin bilinmeyen derinliklerine, Wired'a götürüyor. Lain Iwakura adındaki içine kapanık bir kız, ölen bir sınıf arkadaşından bir e-posta alıyor. Bu e-posta, Lain'i Wired'a çekiyor ve onu gerçeklik ile sanallık arasındaki sınırları sorgulamaya itiyor. Lain, Wired'da kim? Gerçek Lain kim? İnternet bizi değiştiriyor mu?

Abi Serial Experiments Lain, o kadar tuhaf ve sürreal ki, izlerken ne olduğunu anlamıyorsun! Anime, çok yavaş ilerliyor, karakterler çok garip ve olay örgüsü çok karmaşık. Ama bu, animeyi daha da ilgi çekici yapıyor. Özellikle de Lain'in farklı versiyonları... Kızın her hali o kadar farklı ki, kimin gerçek Lain olduğunu kestirmek çok zor. Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda psikolojik bir korku.

Serial Experiments Lain'in dünyası, siberpunk'ın en dijital ve en soyut yönlerini bir araya getiriyor. İnternet, gerçeklik ve kimlik... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Wired'ın içinde kayboluyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve zihinsel bir labirente girmek istiyorsan, Serial Experiments Lain kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Wired", sadece bir internet değil, aynı zamanda kolektif bilinçaltının bir yansıması.

Rota Önerisi: Serial Experiments Lain'i bitirdikten sonra, animenin soundtrack'ini dinleyebilirsin. Özellikle de Boa'nın "Duvet" adlı şarkısı, animeyle o kadar özdeşleşmiş ki, dinlerken tekrar Serial Experiments Lain dünyasına dönüyormuş gibi hissediyorsun.


6. Texhnolyze: Yıkımın Ortasında Umut Arayışı

Yolcu, Texhnolyze seni yeraltı dünyasının karanlık ve acımasız sokaklarına, Lux'a götürüyor. Bu şehirde insanlar, vücutlarının eksik kısımlarını "Texhnolyze" adı verilen yapay uzuvlarla tamamlıyor. Ichise adındaki genç bir dövüşçü, bir çatışmada kolunu ve bacağını kaybediyor. Bir bilim insanı olan Eriko Kamata, Ichise'ye Texhnolyze uyguluyor ve onu şehrin kaderini değiştirecek bir savaşın içine sürüklüyor. Lux kurtulacak mı? Umut hala var mı?

Abi Texhnolyze, o kadar kasvetli ve umutsuz ki, izlerken için kararıyor! Anime, çok yavaş ilerliyor, karakterler çok sessiz ve olay örgüsü çok karmaşık. Ama bu, animeyi daha da etkileyici yapıyor. Özellikle de Ichise'nin değişimi... Adam o kadar içine kapanık ve öfkeli ki, onunla empati kurmak çok zor. Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir karakter draması.

Texhnolyze'ın dünyası, siberpunk'ın en karanlık ve en çaresiz yönlerini bir araya getiriyor. Yeraltı dünyası, yapay uzuvlar ve umutsuz insanlar... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Lux'un sokaklarında dolaşıyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve karanlık bir yolculuğa çıkmak istiyorsan, Texhnolyze kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Texhnolyze" teknolojisi, sadece vücutları tamamlamakla kalmıyor, aynı zamanda insanları birbirine bağlıyor.

Rota Önerisi: Texhnolyze'i bitirdikten sonra, animenin yönetmeni Hiroshi Hamasaki'nin diğer yapımlarını izleyebilirsin. Özellikle de "Shigurui: Death Frenzy" adlı anime, Texhnolyze kadar karanlık ve şiddetli.


7. Blame!: Sonsuz Bir Yapı İçinde Kaybolmak

Yolcu, Blame! seni sonsuz bir yapı içinde, Megastructure'da kaybolmaya davet ediyor. Bu yapıda insanlar, robotlar ve yapay zekalar birlikte yaşıyor. Killy adındaki gizemli bir gezgin, "Net Terminal Genes" adındaki genetik bir kodu arıyor. Bu kod, insanlığın ağa bağlanmasını ve kontrolü yeniden kazanmasını sağlayabilir. Killy, Megastructure'da kaybolmuş insanlığı kurtarabilecek mi?

Abi Blame!, o kadar görsel olarak etkileyici ki, izlerken ağzın açık kalıyor! Anime, çok az diyalog içeriyor, olay örgüsü çok soyut ve karakterler çok gizemli. Ama bu, animeyi daha da ilgi çekici yapıyor. Özellikle de Megastructure'ın büyüklüğü ve karmaşıklığı... İnanılmaz! Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir sanat eseri.

Blame!'in dünyası, siberpunk'ın en mimari ve en gizemli yönlerini bir araya getiriyor. Sonsuz yapılar, robotlar ve kayıp insanlık... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Megastructure'ın içinde kayboluyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve görsel bir şölen yaşamak istiyorsan, Blame! kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Guardians", Megastructure'ı korumakla görevli robotlar ve insanlığın ağa bağlanmasını engellemeye çalışıyor.

Rota Önerisi: Blame!'i bitirdikten sonra, animenin mangasını okuyabilirsin. Manga, animeye göre daha detaylı ve daha anlaşılır bir olay örgüsüne sahip.


8. Bubblegum Crisis: Neon Şehirde Robot Avcıları

Yolcu, Bubblegum Crisis seni 2033'ün Mega Tokyo'suna götürüyor. Bu şehirde insanlar, "Boomer" adı verilen tehlikeli robotlarla yaşıyor. Knight Sabers adındaki dört kadın savaşçı, Boomer'ları avlayarak şehri koruyor. Priss, Linna, Nene ve Sylia, teknoloji harikası zırhlarıyla Boomer'lara karşı savaşıyor. Mega Tokyo'yu kim kurtaracak?

Abi Bubblegum Crisis, o kadar eğlenceli ve aksiyon dolu ki, izlerken yerinde duramıyorsun! Anime, çok hızlı ilerliyor, karakterler çok karizmatik ve olay örgüsü çok heyecanlı. Özellikle de Knight Sabers'ın Boomer'larla dövüştüğü sahneler... Muazzam! Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir süper kahraman hikayesi.

Bubblegum Crisis'in dünyası, siberpunk'ın en neon ve en enerjik yönlerini bir araya getiriyor. Geleceğin teknolojisi, robotlar ve kadın savaşçılar... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Mega Tokyo'nun sokaklarında dolaşıyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve aksiyon dolu bir macera yaşamak istiyorsan, Bubblegum Crisis kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Hardsuits", Knight Sabers'ın giydiği teknoloji harikası zırhlar ve onları Boomer'lara karşı koruyor.

Rota Önerisi: Bubblegum Crisis'i bitirdikten sonra, animenin devamı niteliğindeki "Bubblegum Crash!" serisini izleyebilirsin.


9. Armitage III: Mars'ta Bir Android Dedektif

Yolcu, Armitage III seni 2046'nın Mars'ına götürüyor. Bu gezegende insanlar ve "Third" adı verilen androidler birlikte yaşıyor. Ross Syllabus adındaki bir dedektif, Mars'a geliyor ve bir cinayet davasını araştırmaya başlıyor. Naomi Armitage adındaki gizemli bir android, Ross'a yardım ediyor ve ikili, Mars'ın karanlık sırlarını ortaya çıkarıyor. Mars'ta neler oluyor?

Abi Armitage III, o kadar gizemli ve gerilim dolu ki, izlerken tırnaklarını yiyorsun! Anime, çok sürükleyici, karakterler çok ilginç ve olay örgüsü çok karmaşık. Özellikle de Armitage'in kimliği... Kızın sırları o kadar derin ki, onunla empati kurmak çok zor. Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir dedektif hikayesi.

Armitage III'ün dünyası, siberpunk'ın en uzak ve en tehlikeli yönlerini bir araya getiriyor. Kolonileşmiş Mars, androidler ve cinayetler... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Mars'ın yüzeyinde yürüyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve gizemli bir maceraya atılmak istiyorsan, Armitage III kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Third" androidleri, insanlarla aynı görünüme sahip ve duygusal yeteneklere sahip.

Rota Önerisi: Armitage III'ü bitirdikten sonra, animenin devamı niteliğindeki "Armitage: Dual-Matrix" filmini izleyebilirsin.


10. A.D. Police Files: Tokyo'nun Karanlık Yüzü

Yolcu, A.D. Police Files seni 2027'nin Mega Tokyo'suna götürüyor. Bu şehirde insanlar, "Boomer" adı verilen tehlikeli robotlarla yaşıyor. A.D. Police adındaki özel bir polis birimi, Boomer'ları kontrol altında tutmaya çalışıyor. Leon McNichol adındaki genç bir polis memuru, bu birime katılıyor ve şehrin karanlık yüzüyle karşılaşıyor. Mega Tokyo'da adalet sağlanacak mı?

Abi A.D. Police Files, o kadar gerçekçi ve şiddetli ki, izlerken şok oluyorsun! Anime, çok sert, karakterler çok karmaşık ve olay örgüsü çok karanlık. Özellikle de Boomer'ların işlediği suçlar... İnanılmaz! Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir suç draması.

A.D. Police Files'ın dünyası, siberpunk'ın en tehlikeli ve en yozlaşmış yönlerini bir araya getiriyor. Geleceğin teknolojisi, robotlar ve suç... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Mega Tokyo'nun arka sokaklarında dolaşıyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve karanlık bir gerçeklikle yüzleşmek istiyorsan, A.D. Police Files kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Boomer"lar, sadece robotlar değil, aynı zamanda insanlığın yarattığı sorunların bir sembolü.

Rota Önerisi: A.D. Police Files'ı bitirdikten sonra, animenin evreninde geçen "Bubblegum Crisis" serisini izleyebilirsin.


11. Megazone 23: Gerçeklik mi, Sanal Dünya mı?

Yolcu, Megazone 23 seni 24. yüzyıla, Dünya'nın yok olmasının ardından uzayda seyahat eden bir koloni gemisine götürüyor. Shougo Yahagi adında genç bir motosiklet yarışçısı, gizemli bir disk buluyor. Bu disk, Megazone 23 adındaki sanal bir dünyaya ait. Shougo, gerçekliğin ne olduğunu sorgulamaya başlıyor. Yaşadığı dünya gerçek mi, yoksa sanal bir simülasyon mu?

Abi Megazone 23, o kadar kafa karıştırıcı ve düşündürücü ki, izlerken beynin yanıyor! Anime, çok katmanlı bir hikayeye sahip, karakterler çok karmaşık ve olay örgüsü çok sürprizli. Özellikle de sanal dünya ile gerçek dünya arasındaki geçişler... İnanılmaz! Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda felsefi bir drama.

Megazone 23'ün dünyası, siberpunk'ın en sanal ve en gerçek dışı yönlerini bir araya getiriyor. Uzay kolonileri, sanal gerçeklik ve gerçekliğin sorgulanması... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Megazone 23'ün içinde kayboluyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve gerçekliğin sınırlarını zorlamak istiyorsan, Megazone 23 kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Eve Tokimatsuri", sadece bir sanal idol değil, aynı zamanda Megazone 23'ün sırlarını saklayan bir anahtar.

Rota Önerisi: Megazone 23'ü bitirdikten sonra, animenin devamı niteliğindeki "Megazone 23 Part II" ve "Megazone 23 Part III" bölümlerini izleyebilirsin.


12. Angel Cop: Tokyo'da Acımasız Adalet

Yolcu, Angel Cop seni 1990'ların distopik Tokyo'suna götürüyor. Bu şehirde terörizm ve suç kol geziyor. Angel adındaki acımasız bir polis memuru, teröristlerle savaşmak için her şeyi yapmaya hazır. Angel ve ekibi, yasa dışı yollarla bile olsa adaleti sağlamaya çalışıyor. Tokyo'yu kim kurtaracak?

Abi Angel Cop, o kadar şiddetli ve aşırı ki, izlerken şok oluyorsun! Anime, çok kanlı, karakterler çok sert ve olay örgüsü çok karanlık. Özellikle de Angel'ın teröristlere karşı kullandığı yöntemler... İnanılmaz! Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir aksiyon ve gerilim filmi.

Angel Cop'un dünyası, siberpunk'ın en tehlikeli ve en acımasız yönlerini bir araya getiriyor. Terörizm, polis şiddeti ve yozlaşmış bir toplum... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Tokyo'nun arka sokaklarında dolaşıyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve şiddetli bir maceraya atılmak istiyorsan, Angel Cop kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Psi"ler, psişik güçlere sahip insanlar ve teröristler tarafından silah olarak kullanılıyor.

Rota Önerisi: Angel Cop'u bitirdikten sonra, şiddet ve aksiyon dolu diğer 1990'lar animelerini izleyebilirsin. Özellikle de "Violence Jack" adlı anime, Angel Cop kadar aşırı ve kanlı.


13. Dennou Coil: Sanal Gerçeklik Gözlükleriyle Yaşamak

Yolcu, Dennou Coil seni 2026'nın gelişmiş bir Japon şehrine götürüyor. Bu şehirde çocuklar, sanal gerçeklik gözlükleriyle (Dennou Coil) yaşıyor ve gerçek dünya ile sanal dünya arasında kolayca geçiş yapabiliyor. Yuuko Okonogi adındaki genç bir kız, yeni bir okula taşınıyor ve sanal dünyadaki gizemli olayları araştırmaya başlıyor. Sanal dünya tehlikeli mi?

Abi Dennou Coil, o kadar sevimli ve gizemli ki, izlerken hem eğleniyorsun hem de meraklanıyorsun! Anime, çok yaratıcı bir dünyaya sahip, karakterler çok sempatik ve olay örgüsü çok sürükleyici. Özellikle de sanal dünyadaki yaratıklar ve hatalar... İnanılmaz! Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir macera ve gizem hikayesi.

Dennou Coil'in dünyası, siberpunk'ın en çocuksu ve en masum yönlerini bir araya getiriyor. Sanal gerçeklik, çocuklar ve gizemli olaylar... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta sanal gözlükleri takıp şehri keşfetmek istiyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve eğlenceli bir macera yaşamak istiyorsan, Dennou Coil kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Densuke", sanal dünyadaki hataları ve yaratıkları temizlemekle görevli bir araç.

Rota Önerisi: Dennou Coil'i bitirdikten sonra, sanal gerçeklik temalı diğer animeleri izleyebilirsin. Özellikle de "Sword Art Online" adlı anime, Dennou Coil kadar popüler ve eğlenceli.


14. Mardock Scramble: Hafızası Silinen Bir Kadın

Yolcu, Mardock Scramble seni geleceğin Mardock şehrine götürüyor. Rune Balot adındaki genç bir kadın, hayatta kalmak için her şeyi yapmaya hazır. Shell adındaki gizemli bir adam, Rune'u kurtarıyor ve ona yeni bir hayat veriyor. Rune, hafızasını kaybediyor ve suçlularla savaşmak için bir silah olarak kullanılıyor. Rune, geçmişini hatırlayacak mı?

Abi Mardock Scramble, o kadar karanlık ve şiddetli ki, izlerken miden bulanıyor! Anime, çok rahatsız edici sahneler içeriyor, karakterler çok sorunlu ve olay örgüsü çok karmaşık. Özellikle de Rune'un geçmişi ve Shell'in motivasyonları... İnanılmaz! Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir psikolojik gerilim filmi.

Mardock Scramble'ın dünyası, siberpunk'ın en acımasız ve en yozlaşmış yönlerini bir araya getiriyor. Suç, şiddet ve hafıza kaybı... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Mardock şehrinin arka sokaklarında dolaşıyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve rahatsız edici bir gerçeklikle yüzleşmek istiyorsan, Mardock Scramble kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Oeufcoque Penteano", Rune'a yardım eden ve ona rehberlik eden bir fare.

Rota Önerisi: Mardock Scramble'ı bitirdikten sonra, animenin devamı niteliğindeki "Mardock Scramble: Compression" ve "Mardock Scramble: The Third Exhaust" filmlerini izleyebilirsin.


15. Code Geass: Zekice Planlanmış Bir İntikam Hikayesi

Yolcu, Code Geass seni Kutsal Britanya İmparatorluğu'nun işgali altında olan Japonya'ya (Area 11) götürüyor. Lelouch Lamperouge adındaki sürgündeki bir prens, C.C. adındaki gizemli bir kızdan Geass adı verilen özel bir güç kazanıyor. Bu güç, Lelouch'a insanlara tek seferlik emir verme yeteneği veriyor. Lelouch, Britanya İmparatorluğu'na karşı bir isyan başlatıyor ve dünyayı değiştirmeye çalışıyor. Lelouch başarılı olacak mı?

Abi Code Geass, o kadar zekice yazılmış ve heyecanlı ki, izlerken yerinde duramıyorsun! Anime, çok stratejik savaşlar içeriyor, karakterler çok karizmatik ve olay örgüsü çok sürprizli. Özellikle de Lelouch'un planları ve stratejileri... İnanılmaz! Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir savaş draması ve siyasi gerilim filmi.

Code Geass'ın dünyası, siberpunk'ın en siyasi ve en stratejik yönlerini bir araya getiriyor. İmparatorluklar, robotlar (Knightmare Frames) ve isyan... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Lelouch'un yanında savaşmak istiyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve zekice planlanmış bir maceraya atılmak istiyorsan, Code Geass kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Knightmare Frames", savaşlarda kullanılan robotlar ve Lelouch'un planlarını uygulamasına yardımcı oluyor.

Rota Önerisi: Code Geass'ı bitirdikten sonra, animenin devamı niteliğindeki "Code Geass: Lelouch of the Rebellion R2" sezonunu izleyebilirsin.


16. Psycho-Pass 2: Sibyl Sistemi'ne Karşı Yeni Bir Tehdit

Yolcu, Psycho-Pass 2 seni Sibyl Sistemi'nin hüküm sürdüğü geleceğin Japonya'sına geri götürüyor. Akane Tsunemori adındaki müfettiş, Sibyl Sistemi'nin kusurlarını görmeye başlıyor. Yeni bir tehdit ortaya çıkıyor ve Akane, bu tehdidi durdurmak için mücadele ediyor. Sibyl Sistemi gerçekten adil mi? Yeni tehdit ne?

Abi Psycho-Pass 2, ilk sezondan daha karanlık ve karmaşık! Anime, yeni karakterler ve yeni felsefi sorular sunuyor. Özellikle de Kamui adındaki antagonist... Adamın motivasyonları o kadar karmaşık ki, onu anlamak çok zor. Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir psikolojik gerilim filmi.

Psycho-Pass 2'nin dünyası, siberpunk'ın en distopik ve en sorgulayıcı yönlerini bir araya getiriyor. Kontrol, özgürlük ve adalet... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Sibyl Sistemi'nin içinde yaşıyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve felsefi bir tartışmaya katılmak istiyorsan, Psycho-Pass 2 kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Holon", Sibyl Sistemi'nin bir parçası olan ve insanların zihinsel durumlarını analiz eden bir yapı.

Rota Önerisi: Psycho-Pass 2'yi bitirdikten sonra, animenin filmi olan "Psycho-Pass: The Movie" izleyebilirsin.


17. Appleseed: İnsanlık ve Biyoidler Arasında Barış

Yolcu, Appleseed seni 2131 yılının Olympus şehrine götürüyor. Bu şehir, 3. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan bir ütopyadır. Deunan Knute adındaki kadın asker ve Briareos Hecatonchires adındaki sibernetik savaşçı, Olympus'u korumakla görevli. İnsanlar ve Biyoidler (genetik olarak tasarlanmış insanlar) arasında barışı sağlamaya çalışıyorlar. Olympus gerçekten bir ütopya mı?

Abi Appleseed, o kadar aksiyon dolu ve görsel olarak etkileyici ki, izlerken ağzın açık kalıyor! Anime, çok hızlı ilerliyor, karakterler çok güçlü ve olay örgüsü çok heyecanlı. Özellikle de Deunan ve Briareos'un savaş sahneleri... Muazzam! Anime, sadece bilim kurgu değil, aynı zamanda bir aksiyon ve savaş filmi.

Appleseed'in dünyası, siberpunk'ın en teknolojik ve en umutlu yönlerini bir araya getiriyor. Ütopik şehirler, sibernetik savaşçılar ve barış arayışı... Anime, bu unsurları o kadar güzel birleştiriyor ki, izlerken adeta Olympus'un sokaklarında dolaşıyormuş gibi hissediyorsun. Eğer siberpunk dünyasına dalmak ve aksiyon dolu bir maceraya atılmak istiyorsan, Appleseed kesinlikle izlemen gereken bir yapım.

Seyir Defteri Notu: Animedeki "Landmates", Deunan ve Briareos'un kullandığı savaş robotları ve onlara büyük bir güç veriyor.

Rota Önerisi: Appleseed'i

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.