Zom 10 Benzeri Eğlenceli Zombi Animeleri!: Zombilere Kahkahalarla Dal!

Zom 100'ü sevdiysen, bu zombi animeleri listesiyle kahkaha krizine girmeye hazır ol! Aksiyon, komedi ve bolca zombi var!

Ocak 29, 2026 - 15:05
Ocak 29, 2026 - 15:05
 0  0
Zom 10 Benzeri Eğlenceli Zombi Animeleri!: Zombilere Kahkahalarla Dal!

1. Highschool of the Dead: Zombilere Karşı Liseliler!

Yolcu, şimdi sıkı dur çünkü Highschool of the Dead seni bildiğin liseli dramasına değil, zombilerin istila ettiği bir cehenneme davet ediyor! Hikaye, Fujimi Lisesi'nde başlıyor ve zombi salgınıyla birlikte okul tam bir kaos alanına dönüyor. Bir grup öğrenci, hayatta kalmak için bir araya geliyor ve zombilere karşı amansız bir mücadele veriyor. Ama bu bildiğin zombi hikayelerinden değil; burada işin içine bolca ecchi (hafif erotik içerik) ve abartılı aksiyon sahneleri de giriyor. Yani zombilerden kaçarken bir yandan da karakterlerin "gelişimlerini" izliyorsun, anlarsın ya... Atmosfer o kadar gergin ve absürt ki, bazen kahkahalarla bazen de "Yok artık!" diyerek izliyorsun. Zombilerin tasarımları da bayağı detaylı, yani o iğrençliği iliklerine kadar hissediyorsun. Ama en önemlisi, bu anime sadece zombileri öldürmekle kalmıyor, aynı zamanda hayatta kalmanın ne demek olduğunu, arkadaşlığın ve fedakarlığın önemini de vurguluyor. Tabii bunları zombilerin arasında kalmış, minik etekli liseli kızlar eşliğinde yapıyor, o ayrı.

Highschool of the Dead'in en çekici yanı, aksiyon ve komediyi harmanlayabilmesi. Zombi sahneleri kanlı ve acımasız, ama aynı zamanda karakterlerin tepkileri ve diyalogları o kadar komik ki, gerilimi dengelemeyi başarıyorlar. Mesela, bir sahnede zombilerden kaçarken diğer sahnede karakterler arasında saçma sapan bir tartışma çıkabiliyor. Bu da animeye ayrı bir hava katıyor. Grafikler de dönemine göre oldukça iyi, özellikle zombi tasarımları ve aksiyon sahneleri göz dolduruyor. Müzikler de atmosfere katkıda bulunuyor, gerilimi artırıyor ve aksiyon sahnelerini daha da epik hale getiriyor. Ama unutma, bu anime bolca ecchi içeriyor, yani hassas bünyeler için biraz fazla olabilir. Ama eğer zombilere karşı liselilerin mücadelesini, bolca aksiyon ve komediyle izlemek istiyorsan, Highschool of the Dead tam sana göre.

Seyir Defteri Notu: Animenin 2. sezonu bir türlü gelmedi, mangası da yazarın vefatıyla yarım kaldı. Ama yine de ilk sezonu izlemek bile yeterince keyifli. Belki bir gün birileri bu hikayeyi tamamlar, kim bilir?

Rota Önerisi: Eğer Highschool of the Dead'i sevdiysen, Corpse Party: Tortured Souls'a da bir göz atabilirsin. Orada da okul var, kan var, vahşet var. Ama bu sefer zombiler yerine lanetli bir okul ve intikam peşindeki ruhlar var.


2. Is This a Zombie?: Zombi Kahraman mı Dedin?

Yolcu, bak şimdi sana öyle bir anime anlatacağım ki, "Yok artık!" diyeceksin. Is This a Zombie? bildiğin zombi hikayelerinden çok farklı. Hikaye, Ayumu Aikawa adında bir lise öğrencisinin etrafında dönüyor. Ayumu, gizemli bir şekilde öldürülüyor ve bir nekromancer (ölüleri dirilten kişi) olan Eucliwood Hellscythe tarafından zombi olarak hayata döndürülüyor. Ama işler burada bitmiyor; Ayumu, bir de magical girl (sihirli kız) güçlerini kazanıyor ve vampir ninja Haruna ve sessiz ama ölümcül Eucliwood ile birlikte yaşamaya başlıyor. Yani zombi, sihirli kız ve vampir ninjanın aynı evde yaşadığı bir anime düşün... Saçmalığın daniskası, değil mi? Ama işte tam da bu yüzden bu anime çok eğlenceli.

Is This a Zombie?'nin en büyük özelliği, absürt komedisi. Karakterlerin davranışları, diyalogları ve olay örgüsü o kadar saçma ki, sürekli gülmekten karnın ağrıyacak. Ayumu'nun zombi olarak yaşadığı zorluklar, sihirli kız güçlerini kullanırken yaşadığı sakarlıklar ve Haruna ile Eucliwood arasındaki bitmek bilmeyen atışmalar, animeye ayrı bir renk katıyor. Ama anime sadece komediden ibaret değil; aynı zamanda aksiyon sahneleri de oldukça heyecanlı. Ayumu, zombi güçlerini kullanarak kötü adamlarla savaşıyor ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabii bunu yaparken sürekli sakarlıklar yapıyor ve komik durumlara düşüyor. Grafikler de oldukça renkli ve canlı, karakter tasarımları da sevimli ve dikkat çekici. Müzikler de animeye uyum sağlıyor, komedi sahnelerinde eğlenceli melodiler çalarken aksiyon sahnelerinde gerilimi artıran müzikler duyuyoruz.

Seyir Defteri Notu: Eucliwood'un sessizliği ve Ayumu'nun onun düşüncelerini seslendirmesi, animeye ayrı bir hava katıyor. Eucliwood'un ne düşündüğünü merak ederken bir yandan da Ayumu'nun komik yorumlarına gülüyorsun.

Rota Önerisi: Eğer Is This a Zombie?'yi sevdiysen, Kore wa Zombie Desu ka? of the Dead'e de bir göz atabilirsin. Bu anime de aynı evrende geçiyor ve benzer bir absürt komedi anlayışına sahip.


3. Sankarea: Zombi Kızla Aşk Yaşanır mı?

Yolcu, şimdi sana öyle bir aşk hikayesi anlatacağım ki, "Kalbim eridi!" diyeceksin. Sankarea, zombilere ve ölüme takıntılı olan Chihiro Furuya adında bir lise öğrencisinin hikayesini anlatıyor. Chihiro, ölen kedisini hayata döndürmek için bir iksir yapmaya çalışırken, Sanka Rea adında güzel bir kızla tanışır. Rea, ailesiyle sorunlar yaşayan ve hayattan bıkmış bir kızdır. Bir gün, Chihiro'nun yaptığı iksiri içer ve ölür. Ancak iksir sayesinde zombi olarak hayata geri döner. Chihiro, Rea'yı zombi olarak hayatta tutmaya çalışırken, aralarında beklenmedik bir aşk başlar. Yani zombi kızla aşk yaşayan bir lise öğrencisi düşün... Romantizmin zirvesi, değil mi? Ama işte tam da bu yüzden bu anime çok etkileyici.

Sankarea'nın en büyük özelliği, romantizm ve korkuyu harmanlayabilmesi. Chihiro ve Rea arasındaki aşk hikayesi, oldukça dokunaklı ve duygusal. Bir yandan da Rea'nın zombi olarak yaşadığı zorluklar, animeye gerilim ve korku katıyor. Rea'nın çürümeye başlaması, insan eti yeme isteği ve diğer zombi belirtileri, izleyiciyi rahatsız etmeyi başarıyor. Ama aynı zamanda Chihiro'nun Rea'ya olan sevgisi ve onu kurtarma çabası, animeye umut ve iyimserlik katıyor. Grafikler de oldukça güzel ve detaylı, karakter tasarımları da sevimli ve etkileyici. Müzikler de animeye uyum sağlıyor, romantik sahnelerde duygusal melodiler çalarken korku sahnelerinde gerilimi artıran müzikler duyuyoruz.

Seyir Defteri Notu: Rea'nın zombi olarak yaşadığı psikolojik sorunlar, animeye derinlik katıyor. Rea'nın insanlığını kaybetme korkusu ve Chihiro'ya zarar verme endişesi, izleyiciyi derinden etkiliyor.

Rota Önerisi: Eğer Sankarea'yı sevdiysen, Tasogare Otome x Amnesia'ya da bir göz atabilirsin. Orada da hayalet bir kızla aşk yaşayan bir lise öğrencisi var. Ama bu sefer zombiler yerine hayaletler ve gizemli olaylar var.


4. Gakkou Gurashi! (School-Live!): Tatlı Kızlar, Acı Gerçekler

Yolcu, bu anime seni fena halde ters köşeye yatıracak, hazır ol! Gakkou Gurashi!, Megurigaoka Lisesi'nde yaşayan bir grup kız öğrencinin hikayesini anlatıyor. İlk bakışta, okul hayatının tadını çıkaran, neşeli ve mutlu kızlar gibi görünüyorlar. Ama gerçek çok farklı; okul, zombi salgını yüzünden terk edilmiş durumda ve kızlar, hayatta kalmak için mücadele ediyorlar. Hikaye, Yuki Takeya adında bir kızın perspektifinden anlatılıyor. Yuki, yaşadığı travma yüzünden gerçekliği algılamakta zorlanıyor ve okul hayatının normal olduğunu sanıyor. Diğer kızlar, Yuki'yi korumak için ellerinden geleni yapıyorlar ve ona gerçekleri saklamaya çalışıyorlar. Yani zombilerin istila ettiği bir okulda, normal okul hayatı yaşadığını sanan bir kız düşün... Trajikomik, değil mi? Ama işte tam da bu yüzden bu anime çok etkileyici.

Gakkou Gurashi!'nin en büyük özelliği, tatlılık ve karanlığı harmanlayabilmesi. İlk bölümlerde, kızların neşeli ve mutlu okul hayatını izlerken içini bir huzur kaplıyor. Ama sonra gerçekler ortaya çıkmaya başlayınca, anime birden karanlık ve ürkütücü bir atmosfere bürünüyor. Kızların hayatta kalma mücadelesi, zombilerle savaşmaları ve yaşadıkları psikolojik sorunlar, izleyiciyi derinden etkiliyor. Yuki'nin gerçekliği algılamakta zorlanması ve diğer kızların onu koruma çabası, animeye ayrı bir duygusal derinlik katıyor. Grafikler de oldukça sevimli ve renkli, karakter tasarımları da şirin ve dikkat çekici. Ama zombi tasarımları da bir o kadar ürkütücü ve gerçekçi. Müzikler de animeye uyum sağlıyor, neşeli sahnelerde eğlenceli melodiler çalarken gerilim sahnelerinde ürkütücü müzikler duyuyoruz.

Seyir Defteri Notu: Yuki'nin hayal dünyasında yaşaması ve diğer kızların onu koruma çabası, animeye ayrı bir dokunaklılık katıyor. Yuki'nin gerçekleri öğrenmesi ve yaşadığı travmayla yüzleşmesi, izleyiciyi derinden etkiliyor.

Rota Önerisi: Eğer Gakkou Gurashi!'yi sevdiysen, Made in Abyss'e de bir göz atabilirsin. Orada da tatlı karakterler var, ama hikaye oldukça karanlık ve rahatsız edici.


5. Kabaneri of the Iron Fortress: Zombilere Karşı Buharlı Tren!

Yolcu, şimdi seni steampunk (buhar gücüyle çalışan teknolojilerin kullanıldığı bir bilim kurgu türü) ve zombi karışımı bir dünyaya götürüyorum! Kabaneri of the Iron Fortress, Endüstri Devrimi'nden esinlenilmiş bir dünyada geçiyor. İnsanlık, "Kabane" adı verilen zombiye benzer yaratıklar tarafından tehdit ediliyor. Kabane'ler, demir bir zırhla kaplı kalpleri sayesinde kolayca öldürülemiyorlar. İnsanlar, "istasyon" adı verilen kaleler inşa ederek ve zırhlı trenlerle seyahat ederek hayatta kalmaya çalışıyorlar. Hikaye, Aragane istasyonunda yaşayan Ikoma adında genç bir demir işçisinin etrafında dönüyor. Ikoma, Kabane'leri öldürmek için özel bir silah geliştiriyor. Bir gün, istasyon Kabane'ler tarafından saldırıya uğruyor ve Ikoma, silahını kullanarak Kabane'leri öldürmeye başlıyor. Ancak bu sırada ısırılıyor ve Kabane'ye dönüşmek üzereyken, kendini kontrol etmeyi başarıyor. Ikoma, artık Kabane ve insan arasında bir varlık olan "Kabaneri" olmuştur. Yani zombilere karşı buharlı trenlerle savaşan bir Kabaneri düşün... Aksiyonun dibi, değil mi? Ama işte tam da bu yüzden bu anime çok heyecanlı.

Kabaneri of the Iron Fortress'in en büyük özelliği, aksiyon ve gerilimi harmanlayabilmesi. Kabane'lerle savaş sahneleri oldukça heyecanlı ve kanlı. Karakterlerin hayatta kalma mücadelesi, izleyiciyi derinden etkiliyor. Ikoma'nın Kabaneri olarak yaşadığı zorluklar, insanlarla Kabane'ler arasında kalması ve kendini kanıtlamaya çalışması, animeye ayrı bir dramatik derinlik katıyor. Grafikler de oldukça güzel ve detaylı, karakter tasarımları da etkileyici ve dikkat çekici. Steampunk atmosferi de animeye ayrı bir hava katıyor. Müzikler de animeye uyum sağlıyor, aksiyon sahnelerinde heyecan verici melodiler çalarken gerilim sahnelerinde ürkütücü müzikler duyuyoruz.

Seyir Defteri Notu: Kabaneri'lerin Kabane'lere karşı savaşırken kullandıkları teknikler ve stratejiler, animeye ayrı bir taktiksel derinlik katıyor. Kabaneri'lerin zayıf noktalarını bulmak ve onları etkisiz hale getirmek, izleyiciyi düşünmeye sevk ediyor.

Rota Önerisi: Eğer Kabaneri of the Iron Fortress'i sevdiysen, Attack on Titan'a da bir göz atabilirsin. Orada da insanlık, devasa yaratıklar tarafından tehdit ediliyor ve hayatta kalmak için mücadele ediyor.


6. Tokyo Ghoul: Zombiler Değil, Ghoullar!

Yolcu, zombi konseptine farklı bir bakış açısı getiren bir animeye hazır mısın? Tokyo Ghoul, insanların arasında yaşayan "Ghoul" adı verilen yaratıkların hikayesini anlatıyor. Ghoullar, insan etiyle beslenmek zorundalar ve normal insanlardan daha güçlü ve hızlılar. Ancak dış görünüş olarak insanlardan ayırt edilemiyorlar. Hikaye, Ken Kaneki adında utangaç bir üniversite öğrencisinin etrafında dönüyor. Kaneki, Rize Kamishiro adında güzel bir kızla tanışır. Ancak Rize, aslında bir Ghoul'dur ve Kaneki'yi öldürmeye çalışır. Bir kaza sonucu Rize ölür ve Kaneki ağır yaralanır. Doktorlar, Kaneki'ye Rize'nin organlarını naklederler. Kaneki, artık yarı insan yarı Ghoul olmuştur. Yani insan eti yemek zorunda olan, Ghoul güçlerine sahip bir üniversite öğrencisi düşün... Korkunç, değil mi? Ama işte tam da bu yüzden bu anime çok sürükleyici.

Tokyo Ghoul'un en büyük özelliği, korku ve dramı harmanlayabilmesi. Ghoulların insan eti yeme sahneleri oldukça rahatsız edici ve kanlı. Karakterlerin yaşadığı psikolojik sorunlar, insanlarla Ghoullar arasında kalmaları ve kimliklerini bulmaya çalışmaları, animeye ayrı bir derinlik katıyor. Kaneki'nin Ghoul güçlerini kontrol etmeye çalışması, insanlığını kaybetme korkusu ve diğer Ghoullarla olan ilişkisi, animeye ayrı bir gerilim katıyor. Grafikler de oldukça karanlık ve stilize, karakter tasarımları da etkileyici ve dikkat çekici. Müzikler de animeye uyum sağlıyor, gerilim sahnelerinde ürkütücü melodiler çalarken dramatik sahnelerde duygusal müzikler duyuyoruz.

Seyir Defteri Notu: Ghoulların "Kagune" adı verilen özel güçleri, animeye ayrı bir görsel şölen katıyor. Kagune'lerin farklı türleri ve kullanım şekilleri, izleyiciyi büyülüyor.

Rota Önerisi: Eğer Tokyo Ghoul'u sevdiysen, Devilman Crybaby'e de bir göz atabilirsin. Orada da insanlar ve şeytanlar arasında bir savaş var ve ana karakter, şeytan güçlerine sahip oluyor.


7. Deadman Wonderland: Ölümcül Bir Tema Parkı!

Yolcu, şimdi seni kanlı ve acımasız bir dünyaya götürüyorum! Deadman Wonderland, Ganta Igarashi adında bir lise öğrencisinin hikayesini anlatıyor. Ganta, sınıf arkadaşlarıyla birlikte okuldayken, kırmızı bir adam tarafından katledildiklerini görür. Ganta, bu katliamdan sorumlu tutulur ve Deadman Wonderland adı verilen özel bir hapishaneye gönderilir. Deadman Wonderland, hem bir hapishane hem de bir tema parkıdır. Mahkumlar, izleyiciler için ölümcül oyunlara katılmak zorundadırlar. Ganta, hayatta kalmak için diğer mahkumlarla işbirliği yapmak ve ölümcül oyunlarda başarılı olmak zorundadır. Ancak Ganta'nın asıl amacı, ailesini katleden kırmızı adamdan intikam almaktır. Yani ölümcül oyunlara katılan bir lise öğrencisi düşün... Gerilimin tavan yaptığı bir anime, değil mi? Ama işte tam da bu yüzden bu anime çok heyecanlı.

Deadman Wonderland'in en büyük özelliği, şiddet ve gerilimi harmanlayabilmesi. Ölümcül oyunlar oldukça kanlı ve acımasız. Karakterlerin hayatta kalma mücadelesi, izleyiciyi derinden etkiliyor. Ganta'nın intikam arayışı, diğer mahkumlarla olan ilişkisi ve hapishanenin sırlarını çözmeye çalışması, animeye ayrı bir gizem katıyor. Grafikler de oldukça stilize ve karanlık, karakter tasarımları da etkileyici ve dikkat çekici. Müzikler de animeye uyum sağlıyor, aksiyon sahnelerinde heyecan verici melodiler çalarken gerilim sahnelerinde ürkütücü müzikler duyuyoruz.

Seyir Defteri Notu: Mahkumların "Branch of Sin" adı verilen özel güçleri, animeye ayrı bir görsel şölen katıyor. Branch of Sin'lerin farklı türleri ve kullanım şekilleri, izleyiciyi büyülüyor.

Rota Önerisi: Eğer Deadman Wonderland'i sevdiysen, Mirai Nikki'ye de bir göz atabilirsin. Orada da hayatta kalmak için birbirleriyle savaşan insanlar var ve ana karakter, geleceği gören bir günlük sayesinde hayatta kalmaya çalışıyor.


8. Devilman Crybaby: Şeytanlaşan İnsanlık!

Yolcu, şimdi seni karanlık ve rahatsız edici bir dünyaya götürüyorum! Devilman Crybaby, Akira Fudo adında utangaç bir üniversite öğrencisinin hikayesini anlatıyor. Akira, en yakın arkadaşı Ryo Asuka tarafından şeytanlarla ilgili bir ritüele katılmaya ikna edilir. Ritüel sırasında, Akira'nın vücudu Amon adında güçlü bir şeytan tarafından ele geçirilir. Ancak Akira, Amon'un gücünü kontrol etmeyi başarır ve Devilman olur. Devilman, şeytan güçlerine sahip olan ancak insan kalbini koruyan bir varlıktır. Akira, insanlığı şeytanların tehdidinden korumak için savaşmaya başlar. Ancak bu savaş, Akira'nın hayatını ve insanlığını sonsuza kadar değiştirecektir. Yani şeytan güçlerine sahip bir kahraman düşün... Ahlaki sınırların zorlandığı bir anime, değil mi? Ama işte tam da bu yüzden bu anime çok etkileyici.

Devilman Crybaby'nin en büyük özelliği, şiddet, cinsellik ve felsefeyi harmanlayabilmesi. Şeytanlarla savaş sahneleri oldukça kanlı ve acımasız. Karakterlerin yaşadığı psikolojik sorunlar, insanlığın karanlık yüzü ve şeytanların doğası, animeye ayrı bir derinlik katıyor. Akira'nın insanlığını koruma çabası, Ryo ile olan karmaşık ilişkisi ve dünyanın sonuna doğru gidişi, animeye ayrı bir gerilim katıyor. Grafikler de oldukça stilize ve deneysel, karakter tasarımları da etkileyici ve dikkat çekici. Müzikler de animeye uyum sağlıyor, aksiyon sahnelerinde heyecan verici melodiler çalarken dramatik sahnelerde duygusal müzikler duyuyoruz.

Seyir Defteri Notu: Animenin sonu, izleyiciyi derinden etkiliyor ve insanlığın geleceği hakkında düşündürüyor. İnsanlığın kurtuluşu mümkün mü, yoksa hepimiz şeytanlaşmaya mı mahkumuz?

Rota Önerisi: Eğer Devilman Crybaby'yi sevdiysen, Neon Genesis Evangelion'a da bir göz atabilirsin. Orada da genç pilotlar, devasa robotlarla dünyayı kurtarmaya çalışıyorlar ve bu savaş, onların psikolojilerini derinden etkiliyor.


9. Hellsing Ultimate: Vampirler ve Zombiler Bir Arada!

Yolcu, şimdi seni gotik ve vahşi bir dünyaya götürüyorum! Hellsing Ultimate, İngiltere'yi vampirlerden ve diğer doğaüstü yaratıklardan korumakla görevli olan Hellsing organizasyonunun hikayesini anlatıyor. Hellsing'in lideri, Integra Hellsing adında güçlü bir kadındır. Integra, Alucard adında efsanevi bir vampiri kontrol etmektedir. Alucard, Hellsing'in en güçlü silahıdır ve vampirlerle savaşmak için her türlü vahşeti yapmaya hazırdır. Hikaye, Alucard'ın vampirlerle savaşması ve Hellsing'in sırlarını açığa çıkarması etrafında dönüyor. Ancak Hellsing, sadece vampirlerle değil, aynı zamanda Vatikan'ın gizli örgütü olan Iscariot ve Nazi kalıntılarıyla da savaşmak zorundadır. Yani vampirlerin, zombilerin ve Nazilerin aynı anda savaştığı bir anime düşün... Kaosun zirvesi, değil mi? Ama işte tam da bu yüzden bu anime çok heyecanlı.

Hellsing Ultimate'ın en büyük özelliği, şiddet, gotik atmosfer ve aksiyonu harmanlayabilmesi. Vampirlerle savaş sahneleri oldukça kanlı ve acımasız. Alucard'ın insanüstü güçleri ve vahşi yöntemleri, izleyiciyi büyülüyor. Hellsing organizasyonunun sırları, Iscariot ile olan rekabeti ve Nazi kalıntılarının planları, animeye ayrı bir gizem katıyor. Grafikler de oldukça detaylı ve karanlık, karakter tasarımları da etkileyici ve dikkat çekici. Müzikler de animeye uyum sağlıyor, aksiyon sahnelerinde heyecan verici melodiler çalarken gerilim sahnelerinde ürkütücü müzikler duyuyoruz.

Seyir Defteri Notu: Alucard'ın güçleri ve geçmişi, animeye ayrı bir derinlik katıyor. Alucard'ın kim olduğu, nereden geldiği ve neden Hellsing'e hizmet ettiği, izleyiciyi meraklandırıyor.

Rota Önerisi: Eğer Hellsing Ultimate'ı sevdiysen, Berserk'e de bir göz atabilirsin. Orada da karanlık bir dünyada savaşan bir kahraman var ve bu savaş, onun hayatını ve insanlığını sonsuza kadar değiştiriyor.


10. Ajin: Yarı Ölümsüz Yarı İnsan

Yolcu, şimdi seni ölümsüzlüğün lanetiyle tanıştırıyorum! Ajin, Kei Nagai adında bir lise öğrencisinin hikayesini anlatıyor. Kei, bir trafik kazasında ölür, ancak kısa süre sonra yeniden canlanır. Kei, artık "Ajin" adı verilen ölümsüz bir varlıktır. Ajinler, öldükten sonra yeniden canlanabilen ve "Kara Hayaletler" adı verilen görünmez yaratıklar yaratabilen insanlardır. Ancak Ajinlerin varlığı, dünya tarafından bir tehdit olarak görülmektedir ve Ajinler, yakalanıp üzerinde deneyler yapılmaktadır. Kei, hayatta kalmak için diğer Ajinlerle işbirliği yapmak ve insanlardan kaçmak zorundadır. Ancak Kei'nin asıl amacı, Ajinlerin haklarını savunmak ve insanlarla barış içinde yaşamaktır. Yani ölümsüz bir lise öğrencisi düşün... Hem süper güçlere sahip hem de sürekli kaçmak zorunda, değil mi? Ama işte tam da bu yüzden bu anime çok heyecanlı.

Ajin'in en büyük özelliği, gerilim, aksiyon ve felsefeyi harmanlayabilmesi. Ajinlerin yakalanma ve deneylere maruz kalma sahneleri oldukça rahatsız edici. Karakterlerin hayatta kalma mücadelesi, Ajinlerin hakları ve insanlarla olan ilişkisi, animeye ayrı bir derinlik katıyor. Kei'nin Ajin güçlerini kontrol etmeye çalışması, diğer Ajinlerle olan ilişkisi ve insanlarla barış arayışı, animeye ayrı bir gerilim katıyor. Grafikler de oldukça stilize ve karanlık, karakter tasarımları da etkileyici ve dikkat çekici. Müzikler de animeye uyum sağlıyor, aksiyon sahnelerinde heyecan verici melodiler çalarken gerilim sahnelerinde ürkütücü müzikler duyuyoruz.

Seyir Defteri Notu: Ajinlerin ölümsüzlüğü ve Kara Hayaletleri, animeye ayrı bir görsel şölen katıyor. Kara Hayaletlerin güçleri ve kullanım şekilleri, izleyiciyi büyülüyor.

Rota Önerisi: Eğer Ajin'i sevdiysen, Parasyte -the maxim-'e de bir göz atabilirsin. Orada da insan vücuduna yerleşen parazitler var ve ana karakter, bir parazitle birlikte yaşamak zorunda kalıyor.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Galaksi Yolcusu Galaksiler arası seyahat eden bir blog yazarı.