One Piece Evrenindeki En Zeki 10 Deniz Rotası! Strateji Maceraları!: Grand Line'da Akıl Oyunları!
Hasır Şapka Korsanları gibi denizlere açılmaya hazır mısın? One Piece evreninin en karmaşık ve zekice tasarlanmış 25 deniz rotasını keşfet, stratejilerini öğren ve maceraya atıl!
1. Reverse Mountain: Tersine Akan Nehirlerin Gizemi
Yolcu, Reverse Mountain'a ayak bastığında, "Bu ne lan?" diye şaşırmayacak insan yoktur herhalde. Dört farklı denizden gelen suların bir dağın tepesine doğru akması, sonra da tek bir nehir gibi Grand Line'a doğru deli gibi yol alması... Bildiğin fizik kurallarına meydan okuyor! Ama işin sırrı burada bitmiyor. Bu rotayı çözmek için sadece iyi bir gemiye değil, aynı zamanda sağlam bir akla da ihtiyacın var. Çünkü bu dağ, Grand Line'ın giriş kapısı olduğu kadar, aynı zamanda denizcileri test eden bir zeka sınavı gibi. Buradan geçmek, sadece coğrafyayı değil, aynı zamanda denizin ruhunu da anlamak demek. Yanlış bir hesap, seni bambaşka bir yere sürükleyebilir, hatta daha kötüsü...
Reverse Mountain'ın asıl olayı, manyetik alanların çılgınlığı. Normal pusulalar burada beş para etmez. Log Pose denilen bir alet kullanmak zorundasın. Bu alet, bir sonraki adanın manyetik alanını algılayarak seni doğru rotaya sokuyor. Ama Log Pose'un da bir sınırı var: Sadece bir sonraki adayı gösteriyor. Yani uzun vadeli planlar yapmak için, adaların manyetik alanlarını iyi öğrenmek, hatta haritalarını çıkarmak gerekiyor. İşte bu noktada işin içine zeka giriyor. Hangi adaların birbirine yakın olduğunu, hangi adaların daha tehlikeli olduğunu, hangi adalarda daha iyi kaynaklar bulabileceğini bilmek, hayatta kalmak için kritik öneme sahip.
Reverse Mountain'dan geçmek, sadece bir başlangıç. Grand Line'ın ilk adalarına ulaştığında, işler daha da karmaşıklaşıyor. Çünkü her adanın kendine özgü bir manyetik alanı var ve bu alanlar sürekli değişiyor. Bu da demek oluyor ki, sürekli olarak rotanı güncellemek, yeni haritalar çizmek ve yeni stratejiler geliştirmek zorundasın. Eğer zeki bir denizci değilsen, Grand Line'da beş para etmezsin. Seni yutarlar, tükürürler. O yüzden şimdiden kafanı çalıştırmaya başla, yoksa okyanusun dibini boylarsın!
Seyir Defteri Notu: Reverse Mountain'ın tepesindeki deliğin sırrı, bilinmeyen bir enerji kaynağıyla bağlantılı olabilir. Belki de antik bir uygarlığın kalıntıları...
Rota Önerisi: Reverse Mountain'dan sonra Whiskey Peak'e uğramayı unutma. Orada seni bir ziyafet bekliyor olacak... tabii, kandırılmamaya dikkat et!
2. Whiskey Peak: Dostluk Maskesi Altındaki Tehlike
Yolcu, Whiskey Peak'e ilk geldiğinde, "Ulan cennete mi düştüm?" diye düşünebilirsin. Herkes güler yüzlü, misafirperver, içki su gibi akıyor... Ama dur bakalım, bu kadar kolay sevinme. Çünkü Whiskey Peak, dostluk maskesi takan bir düşman yuvası. Buradaki insanlar, aslında Baroque Works adlı gizli bir örgütün üyeleri. Amaçları, korsanları tuzağa düşürüp, ödüllerini almak. Yani, seni ağırlarken aslında ölüm fermanını hazırlıyorlar. İşte bu noktada zeka devreye giriyor. Kimin dost, kimin düşman olduğunu anlamak, hayatta kalmak için kritik öneme sahip.
Whiskey Peak'in en tehlikeli yanı, kandırma yetenekleri. Sana o kadar iyi davranıyorlar ki, şüphelenmek aklının ucundan bile geçmiyor. Ama dikkatli olursan, bazı ipuçları yakalayabilirsin. Örneğin, sürekli olarak seni övüyorlar, pohpohluyorlar. Ya da çok fazla içki içmeni teşvik ediyorlar. Belki de sana gereğinden fazla ilgi gösteriyorlar. Bu gibi davranışlar, bir şeylerin ters gittiğinin işareti olabilir. Ayrıca, etrafına dikkatlice bakarsan, Baroque Works'ün sembollerini görebilirsin. Bu semboller, genellikle gizli yerlere saklanmış oluyor, ama dikkatli bir göz, onları kolayca fark edebilir.
Whiskey Peak'ten sağ salim kurtulmak için, sadece zeki olmak yetmiyor, aynı zamanda cesur olmak da gerekiyor. Çünkü bir kere tuzağa düştüğünde, kaçmak o kadar kolay olmayacak. Etrafın sarılı olacak, her yerde düşmanlar olacak. Ama panik yapma. Sakin ol, düşün ve bir plan yap. Belki de onlara karşı bir oyun oynayabilirsin. Belki de onları birbirine düşürebilirsin. Belki de kaçmak için bir fırsat yaratabilirsin. Unutma, zeka ve cesaret birleştiğinde, her türlü zorluğun üstesinden gelinebilir. Yeter ki pes etme!
Seyir Defteri Notu: Whiskey Peak'teki insanların Baroque Works'e katılma nedenleri, sadece para değil. Belki de ideolojik bir bağlılıkları var...
Rota Önerisi: Whiskey Peak'ten sonra Little Garden'a gitmeyi düşün. Orada seni dinozorlar ve devler bekliyor olacak!
3. Little Garden: Tarih Öncesi Adanın Sırları
Yolcu, Little Garden'a geldiğinde, Jurassic Park'a ışınlanmış gibi hissedeceksin. Burası, tarih öncesi bitki örtüsüyle kaplı, devasa dinozorların yaşadığı bir ada. Ama Little Garden sadece bir hayvanat bahçesi değil. Aynı zamanda, iki devin yüzyıllardır süren epik düellosuna ev sahipliği yapıyor. Dorry ve Brogy adlı bu iki dev, kimin daha güçlü olduğunu kanıtlamak için sürekli olarak savaşıyorlar. Bu adada hayatta kalmak için, hem dinozorlara karşı, hem de devlerin savaşlarından kaynaklanan tehlikelere karşı dikkatli olman gerekiyor.
Little Garden'ın en büyük zorluğu, dinozorlar. Bu yaratıklar, her yerde karşına çıkabilir ve hiç beklemediğin anda saldırabilirler. Bazıları otobur olsa da, çoğu etobur ve aç olduklarında her şeyi yiyebilirler. O yüzden, dinozorlarla karşılaşmaktan kaçınmak, hayatta kalmak için en iyi strateji. Ama bu o kadar kolay değil. Çünkü Little Garden'ın bitki örtüsü çok yoğun ve görüş mesafesi çok kısa. Bu da demek oluyor ki, dinozorları önceden fark etmek zor. Bu durumda, en iyi çözüm, sessiz olmak ve çevreyi sürekli olarak dinlemek. Dinozorların seslerini, ayak seslerini veya hareketlerini duyarsan, hemen saklan ve onların geçmesini bekle.
Little Garden'daki devlerin savaşları da büyük bir tehlike oluşturuyor. Bu savaşlar, adanın her yerinde hissedilebilen devasa patlamalara ve yıkıma neden oluyor. Devlerin kullandığı silahlar, o kadar büyük ve güçlü ki, bir vuruşta bir dağı bile yok edebilirler. O yüzden, devlerin savaşlarına denk gelmekten kaçınmak, hayatta kalmak için çok önemli. Eğer bir savaşın ortasında kalırsan, hemen güvenli bir yere saklan ve savaş bitene kadar bekle. Ama saklandığın yerin de güvenli olduğundan emin ol. Çünkü devlerin savaşları, her yeri yıkabilir ve saklandığın yeri bile yok edebilir.
Seyir Defteri Notu: Dorry ve Brogy'nin savaşının asıl nedeni, basit bir av anlaşmazlığı değil. Belki de daha derin bir anlamı var...
Rota Önerisi: Little Garden'dan sonra Drum Island'a gitmeyi düşünebilirsin. Orada seni karlı bir macera bekliyor olacak!
4. Drum Island: Karın ve Hastalığın Kol Gezdiği Diyar
Yolcu, Drum Island'a ayak bastığında, karlı bir cehenneme düştüğünü düşünebilirsin. Burası, sürekli kar yağan, soğuk ve acımasız bir ada. Ama Drum Island'ın asıl sorunu, sadece hava koşulları değil. Aynı zamanda, adada kol gezen hastalıklar ve açlık da büyük bir tehdit oluşturuyor. Buradaki insanlar, sürekli olarak hastalanıyor ve yiyecek bulmakta zorlanıyorlar. Eğer Drum Island'da hayatta kalmak istiyorsan, hem soğuğa, hem de hastalıklara karşı hazırlıklı olman gerekiyor.
Drum Island'ın en büyük zorluğu, hastalıklar. Adada, daha önce hiç duymadığın garip ve ölümcül hastalıklar kol geziyor. Bu hastalıkların çoğu, adanın kendine özgü bitki örtüsünden ve hayvanlarından kaynaklanıyor. O yüzden, Drum Island'da ne yediğine ve neye dokunduğuna çok dikkat etmen gerekiyor. Eğer bir hastalık kaparsan, hemen tedavi olmaya çalış. Ama Drum Island'da doktor bulmak o kadar kolay değil. Çünkü adadaki doktorların çoğu, eski kral Wapol tarafından sürgün edilmiş veya öldürülmüş. Geriye sadece Dr. Kureha ve yardımcısı Chopper kalmış. Eğer onlara ulaşabilirsen, belki kurtulabilirsin.
Drum Island'daki açlık da büyük bir sorun. Adada, yiyecek bulmak çok zor. Çünkü kar, bitki örtüsünü ve hayvanları yok etmiş durumda. İnsanlar, genellikle balık tutarak veya avlanarak hayatta kalmaya çalışıyorlar. Ama bu da her zaman mümkün olmuyor. Çünkü hava koşulları çok kötü ve av bulmak çok zor. Eğer Drum Island'da aç kalmak istemiyorsan, yanına bol miktarda yiyecek almalısın. Ya da adadaki insanlarla ticaret yapabilirsin. Ama dikkatli ol. Bazı insanlar, açgözlü olabilir ve seni dolandırmaya çalışabilirler.
Seyir Defteri Notu: Drum Island'ın karlı olmasının nedeni, yapay bir hava durumu manipülasyonu olabilir. Belki de Wapol'un bir icadı...
Rota Önerisi: Drum Island'dan sonra Alabasta'ya gitmeyi planlayabilirsin. Orada seni sıcak bir çöl ve büyük bir savaş bekliyor!
5. Alabasta: Kumun ve İsyanın Ortasında Bir Krallık
Yolcu, Alabasta'ya geldiğinde, kendini bir çölün ortasında bulacaksın. Burası, sıcak, kurak ve kum fırtınalarının eksik olmadığı bir krallık. Ama Alabasta'nın asıl sorunu, sadece iklim değil. Aynı zamanda, krallıkta yaşanan bir iç savaş da büyük bir tehdit oluşturuyor. Crocodile adlı şeytani bir korsan, Alabasta'yı ele geçirmek için bir plan yapıyor ve bu plan, krallığı kaosa sürüklüyor. Eğer Alabasta'da hayatta kalmak istiyorsan, hem sıcağa, hem de savaşa karşı hazırlıklı olman gerekiyor.
Alabasta'nın en büyük zorluğu, sıcak. Gündüzleri sıcaklık dayanılmaz seviyelere çıkabiliyor ve susuzluk, en büyük düşmanın haline geliyor. O yüzden, Alabasta'ya gitmeden önce bol miktarda su depolaman gerekiyor. Ayrıca, güneşten korunmak için şapka, gözlük ve güneş kremi gibi malzemeler de kullanmalısın. Eğer susuz kalırsan, hemen bir su kaynağı bulmaya çalış. Ama Alabasta'da su bulmak o kadar kolay değil. Çünkü su kaynaklarının çoğu, Crocodile tarafından kontrol ediliyor. Belki de bir vaha bulabilirsin. Ama vahalar da her zaman güvenli değil. Çünkü vahaların etrafında, haydutlar ve vahşi hayvanlar dolaşabiliyor.
Alabasta'daki iç savaş da büyük bir tehlike oluşturuyor. Crocodile, krallığı ele geçirmek için bir isyan başlatmış durumda ve bu isyan, her yeri yakıp yıkıyor. İnsanlar, birbirleriyle savaşıyor, şehirler harabeye dönüyor. Eğer savaşın ortasında kalırsan, hemen güvenli bir yere saklan ve savaş bitene kadar bekle. Ama saklandığın yerin de güvenli olduğundan emin ol. Çünkü savaş, her yeri etkileyebilir ve saklandığın yeri bile yok edebilir. Belki de isyancılara veya kraliyet ordusuna katılabilirsin. Ama hangi tarafa katılırsan katıl, dikkatli ol. Çünkü savaş, her zaman tehlikeli ve acımasızdır.
Seyir Defteri Notu: Crocodile'ın Alabasta'yı ele geçirme planının arkasında, antik bir silahın sırrı yatıyor olabilir...
Rota Önerisi: Alabasta'dan sonra Jaya'ya gitmeyi düşünebilirsin. Orada seni gökyüzüne yükselen bir macera bekliyor!
6. Jaya: Gökyüzüne Yükselen Lanetli Ada
Yolcu, Jaya'ya geldiğinde, lanetli bir atmosfere sahip, tuhaf bir adayla karşılaşacaksın. Burası, bir zamanlar gelişmiş bir medeniyete ev sahipliği yapmış, ancak şimdi harabe halinde olan bir ada. Adanın ortasında, devasa bir krater bulunuyor ve bu krater, adanın lanetli olduğuna dair bir işaret olarak kabul ediliyor. Jaya'nın asıl sorunu, sadece lanet değil. Aynı zamanda, adada yaşayan tehlikeli korsanlar ve vahşi hayvanlar da büyük bir tehdit oluşturuyor. Eğer Jaya'da hayatta kalmak istiyorsan, hem lanete, hem de tehlikelere karşı hazırlıklı olman gerekiyor.
Jaya'nın en büyük zorluğu, lanet. Adadaki insanlar, lanetin etkisi altında olduklarına inanıyorlar ve bu lanetin, onlara kötü şans getirdiğine inanıyorlar. Lanetin belirtileri, çeşitli şekillerde ortaya çıkabiliyor. Örneğin, insanlar sürekli olarak hastalanabiliyor, eşyaları kaybolabiliyor veya kötü olaylar yaşayabiliyorlar. Eğer lanetin etkisinden kurtulmak istiyorsan, adadaki yerel halka danışabilirsin. Belki onlar, laneti kaldırmak için bir çözüm biliyorlardır. Ama dikkatli ol. Bazı insanlar, lanetten faydalanmak isteyebilir ve seni dolandırmaya çalışabilirler.
Jaya'daki korsanlar da büyük bir tehlike oluşturuyor. Burası, Bellamy Korsanları gibi acımasız ve güçlü korsanların üssü haline gelmiş durumda. Bu korsanlar, adada terör estiriyor, insanları soyuyor ve öldürüyorlar. Eğer korsanlarla karşılaşırsan, hemen kaçmaya çalış. Ama kaçmak o kadar kolay olmayacak. Çünkü korsanlar, çok hızlı ve acımasızlar. Belki de onlara karşı savaşmak zorunda kalabilirsin. Ama korsanlarla savaşmak, çok riskli bir iş. Çünkü korsanlar, genellikle kalabalık ve iyi silahlanmış oluyorlar.
Seyir Defteri Notu: Jaya'daki kraterin nedeni, gökyüzünden düşen bir adanın kalıntıları olabilir. Belki de bu ada, Skypiea'nın bir parçasıydı...
Rota Önerisi: Jaya'dan sonra Skypiea'ya gitmek için hazırlık yap. Gökyüzüne yükselmek için bir yol bulman gerekecek!
7. Skypiea: Bulutların Üzerindeki Cennet ve Savaş
Yolcu, Skypiea'ya ulaştığında, kendini bulutların üzerinde, bambaşka bir dünyada bulacaksın. Burası, Angel Island ve Upper Yard gibi farklı bölgelerden oluşan, cennet gibi bir ada. Ancak Skypiea'nın yüzeyi, göründüğü kadar huzurlu değil. God Enel adlı zalim bir yönetici, adayı terörle yönetiyor ve halkı baskı altında tutuyor. Eğer Skypiea'da hayatta kalmak istiyorsan, hem Enel'in güçlerine, hem de adanın tehlikeli ortamına karşı hazırlıklı olman gerekiyor.
Skypiea'nın en büyük zorluğu, Enel. Bu adam, Goro Goro no Mi adlı Şeytan Meyvesi'nin gücüne sahip ve yıldırımları kontrol edebiliyor. Enel, o kadar güçlü ki, adanın tamamını yok edebilecek kapasiteye sahip. Eğer Enel ile karşılaşırsan, ondan kaçmak en iyi strateji. Ama Enel, her yerde bulunabiliyor ve yıldırım hızında hareket edebiliyor. Belki de ona karşı savaşmak zorunda kalabilirsin. Ama Enel ile savaşmak, neredeyse imkansız. Çünkü Enel, yıldırımlardan oluşuyor ve fiziksel saldırılar ona zarar vermiyor. Ayrıca, Enel'in Observation Haki'si de çok gelişmiş durumda ve her şeyi önceden görebiliyor.
Skypiea'daki Upper Yard da büyük bir tehlike oluşturuyor. Burası, yasak bölge olarak kabul ediliyor ve adadaki en tehlikeli yaratıklara ev sahipliği yapıyor. Upper Yard'da, devasa yılanlar, zehirli böcekler ve vahşi hayvanlar dolaşıyor. Eğer Upper Yard'a girersen, dikkatli ol. Çünkü bu yaratıklar, her an saldırabilirler. Ayrıca, Upper Yard'da, antik kalıntılar ve tuzaklar da bulunuyor. Bu kalıntılar ve tuzaklar, çok tehlikeli olabilir ve seni öldürebilirler.
Seyir Defteri Notu: Skypiea'nın geçmişi, Dünya ile bağlantılı olabilir. Belki de adanın sakinleri, antik bir uygarlığın torunlarıdır...
Rota Önerisi: Skypiea'dan sonra Water 7'ye gitmeyi düşün. Orada seni su şehri ve Franky Ailesi bekliyor!
8. Water 7: Su Şehri ve Gemi Ustalarının Merkezi
Yolcu, Water 7'ye geldiğinde, su üzerinde yüzen, eşsiz bir şehirle karşılaşacaksın. Burası, dünyanın en iyi gemi ustalarına ev sahipliği yapan, hareketli ve canlı bir şehir. Ancak Water 7'nin yüzeyi, göründüğü kadar güvenli değil. Şehirde, Franky Ailesi gibi suç örgütleri kol geziyor ve gemi ustaları arasında da rekabet ve çekişme yaşanıyor. Eğer Water 7'de hayatta kalmak istiyorsan, hem suç örgütlerine, hem de gemi ustalarının rekabetine karşı hazırlıklı olman gerekiyor.
Water 7'nin en büyük zorluğu, Franky Ailesi. Bu örgüt, şehrin sokaklarını kontrol ediyor ve insanları soyuyor, gasp ediyor. Franky Ailesi'nin üyeleri, genellikle güçlü ve acımasız oluyorlar. Eğer Franky Ailesi ile karşılaşırsan, onlardan kaçmak en iyi strateji. Ama kaçmak o kadar kolay olmayacak. Çünkü Franky Ailesi, her yerde bulunabiliyor ve şehrin her köşesini kontrol ediyor. Belki de onlara karşı savaşmak zorunda kalabilirsin. Ama Franky Ailesi ile savaşmak, çok riskli bir iş. Çünkü Franky Ailesi, genellikle kalabalık ve iyi silahlanmış oluyor.
Water 7'deki gemi ustalarının rekabeti de büyük bir sorun oluşturuyor. Şehirde, Galley-La Company gibi birçok gemi şirketi bulunuyor ve bu şirketler, birbirleriyle rekabet halinde oluyorlar. Bu rekabet, bazen şiddete dönüşebiliyor ve gemi ustaları arasında kavgalar, çatışmalar yaşanabiliyor. Eğer gemi ustalarının rekabetine denk gelirsen, hemen güvenli bir yere saklan ve rekabet bitene kadar bekle. Ama saklandığın yerin de güvenli olduğundan emin ol. Çünkü rekabet, her yeri etkileyebilir ve saklandığın yeri bile yok edebilir. Belki de bir gemi şirketine katılabilirsin. Ama hangi şirkete katılırsan katıl, dikkatli ol. Çünkü rekabet, her zaman tehlikeli ve acımasızdır.
Seyir Defteri Notu: Water 7'nin su üzerinde yüzen yapısı, antik bir teknolojinin ürünü olabilir. Belki de bu teknoloji, Pluton adlı antik silahla bağlantılıdır...
Rota Önerisi: Water 7'den sonra Enies Lobby'ye gitmeyi düşün. Orada seni hükümetin en güçlü savunma hattı ve büyük bir kurtarma operasyonu bekliyor!
9. Enies Lobby: Hükümetin Adalet Kulesi ve Kaçış İmkansızlığı
Yolcu, Enies Lobby'ye geldiğinde, hükümetin en güçlü savunma hatlarından biriyle karşılaşacaksın. Burası, adalet kulesi olarak bilinen, devasa bir yapı ve etrafı denizlerle çevrili. Enies Lobby'den kaçmak, neredeyse imkansız olarak kabul ediliyor. Çünkü adada, güçlü denizciler ve hükümet ajanları bulunuyor ve kaçmaya çalışan herkesi yakalamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Eğer Enies Lobby'de hayatta kalmak istiyorsan, hem denizcilere, hem de hükümet ajanlarına karşı hazırlıklı olman gerekiyor.
Enies Lobby'nin en büyük zorluğu, denizciler. Adada, yüzlerce denizci bulunuyor ve bu denizcilerin çoğu, güçlü ve deneyimli savaşçılar. Denizciler, adanın her yerini kontrol ediyor ve kaçmaya çalışan herkesi yakalamak için devriye geziyorlar. Eğer denizcilerle karşılaşırsan, onlardan kaçmak en iyi strateji. Ama kaçmak o kadar kolay olmayacak. Çünkü denizciler, çok hızlı ve acımasızlar. Belki de onlara karşı savaşmak zorunda kalabilirsin. Ama denizcilerle savaşmak, çok riskli bir iş. Çünkü denizciler, genellikle kalabalık ve iyi silahlanmış oluyorlar.
Enies Lobby'deki hükümet ajanları da büyük bir tehlike oluşturuyor. Adada, CP9 gibi gizli ve güçlü hükümet ajanları bulunuyor. Bu ajanlar, Rokushiki adlı özel bir dövüş tekniği kullanıyorlar ve insanüstü yeteneklere sahipler. Eğer CP9 ajanlarıyla karşılaşırsan, onlardan kaçmak neredeyse imkansız. Çünkü CP9 ajanları, çok hızlı, güçlü ve acımasızlar. Belki de onlara karşı savaşmak zorunda kalabilirsin. Ama CP9 ajanlarıyla savaşmak, intihar etmekle eşdeğer. Çünkü CP9 ajanları, dünyanın en iyi savaşçıları arasında yer alıyor.
Seyir Defteri Notu: Enies Lobby'nin yıkılmaz olduğu düşünülmesine rağmen, zayıf bir noktası olabilir. Belki de adanın temelinde, gizli bir geçit bulunuyor...
Rota Önerisi: Enies Lobby'den sonra Thriller Bark'a gitmeyi düşün. Orada seni zombiler ve ürkütücü bir macera bekliyor!
10. Thriller Bark: Zombilerin ve Gölge Hırsızının Adası
Yolcu, Thriller Bark'a geldiğinde, devasa bir gemi-ada ile karşılaşacaksın. Burası, Gecko Moria adlı Şichibukai'nin kontrolünde olan, zombilerle dolu, ürkütücü bir ada. Moria, Kage Kage no Mi adlı Şeytan Meyvesi'nin gücüne sahip ve insanların gölgelerini çalarak zombiler yaratabiliyor. Eğer Thriller Bark'ta hayatta kalmak istiyorsan, hem zombilere, hem de Moria'nın güçlerine karşı hazırlıklı olman gerekiyor.
Thriller Bark'ın en büyük zorluğu, zombiler. Adada, binlerce zombi bulunuyor ve bu zombiler, Moria'nın gölgeleriyle canlandırılmış ölü bedenlerden oluşuyor. Zombiler, yavaş ve beceriksiz olsalar da, çok sayıda oldukları için tehlikeli olabilirler. Ayrıca, bazı zombiler, özel yeteneklere sahip oluyor ve daha da tehlikeli hale geliyorlar. Eğer zombilerle karşılaşırsan, onlardan kaçmak en iyi strateji. Ama kaçmak o kadar kolay olmayacak. Çünkü zombiler, her yerde bulunabiliyor ve adanın her köşesini doldurmuş durumdalar. Belki de onlara karşı savaşmak zorunda kalabilirsin. Ama zombilerle savaşmak, çok yorucu bir iş. Çünkü zombiler, kolay kolay ölmüyorlar ve sürekli olarak yenileri ortaya çıkıyor.
Thriller Bark'daki Gecko Moria da büyük bir tehdit oluşturuyor. Moria, gölgeleri kontrol edebiliyor ve insanlardan gölge çalarak zombiler yaratabiliyor. Ayrıca, Moria, devasa bir gölge canavarı olan Oars'ı da kontrol ediyor. Eğer Moria ile karşılaşırsan, ondan kaçmak neredeyse imkansız. Çünkü Moria, çok güçlü ve hızlı. Belki de ona karşı savaşmak zorunda kalabilirsin. Ama Moria ile savaşmak, çok riskli bir iş. Çünkü Moria, çok güçlü ve Oars da devasa bir güç.
Seyir Defteri Notu: Moria'nın zombileri yaratma yöntemi, antik bir büyü tekniğiyle bağlantılı olabilir. Belki de Moria, bu tekniği, unutulmuş bir uygarlığın kalıntılarında keşfetti...
Rota Önerisi: Thriller Bark'tan sonra Sabaody Takımadaları'na gitmeyi düşün. Orada seni yeni bir dünya ve büyük bir savaş bekliyor!
Tepkiniz Nedir?